İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1033 E. 2024/513 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2018/1033
2024/513
10 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/1033 Esas
KARAR NO:2024/513
DAVA:Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:26/11/2013
BİRLEŞEN ....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... ESAS SAYILI DAVADA;
DAVA:Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:22/02/2017
KARAR TARİHİ:10/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davacı müvekkili şirket 2009 yılı şubat ayından itibaren davalı ... Sigorta A.Ş'nin açık ekran A acentesi olarak hizmet verdiğini, davalı şirket müvekkili acentenin 2009 ve 2010 müşteri ve sigortalılarının ismine, müvekkili acentenin ve sigortalılarının haberi olmaksızın hayali poliçeler üretmiş ve üretmiş olduğu bu hayali poliçelere istinaden müvekkili acente kredi kart bilgilerini kullanarak sayısız kez bu kredi kartından haksız çekim ve tahsilat yapıldığını, müvekkili acente bu haksız çekimleri ve ödemeleri fark etmesi ile acentelik fesih bildiriminde bulunduğunu, müvekkili acente bu bildirimde bulunmasına rağmen, acente ekranının bir kısmının halen kapatılmadığını, müvekkili acente sorumlusu 31.05.2012 tarihi itibariyle davalı şirketin tahsilat yetkilisi ... ile çıkardığı poliçelere ilişkin borcun 2.883,18-TL olduğuna ilişkin mutabakata vardığını, müvekkilinin bu mutabakat sonucu 19.06.2012 tarihinde 2.883,18-TL borcun ödenmesi için bu kadar limiti acentenin sahibi olduğu kredi kartından çekebileceğine ilişkin talimat verdiğini, bu talimatın müvekkili acente tarafından davalı şirkete verilen tek talimat olduğunu, ancak davalı şirket mutabakata varılmasına rağmen bu talimata uymamış ve aynı gün müvekkili şirket kartından 4.493,52-TL çektiğini, davalı bu talimat ile kredi kartı bilgilerini öğrenmiş ve talimat dışı olarak ve mükellefin haberi olmaksızın çekimlere devam ettiğini ve aynı karttan 19.06.2012 - 30.11.2012 tarih arası toplam olarak 12 ayrı çekim ile toplam 18.807,31 -TL çekim yaptığını, müvekkili şirketçe 30.11.2013 ve 08.01.2013 tarihinde .... ... Bireysel Operasyon Müdürlüğü' ne yazılı olarak başvurulmuş ve ... Sigortanın müvekkili şirket hesabından haksız olarak çekmiş olduğu paraların iadesinin istendiğini, ...’ın haksız ve talimatsız olarak çekildiği aşikar olan ve meblağ toplamı 9.546,45 -TL olan meblağların müvekkili şirkete iade edildiğini beyan etmiş, dilekçesinde vs açıklamalarda bulunarak sonuç olarak, Müvekkili şirketin ... kredi kartından yapılan haksız çekim miktarından ...’ın iadesi sonucunda içeride kalan 9.260,86-TL’ nin davalı şirketten alınarak müvekkili şirkete iadesine, müvekkili şirketin Halkbank kredi kartından yapılan haksız çekim miktarı olan kısımların tespiti ile bu haksız çekim meblağlarının davalı şirketten alınarak müvekkil şirkete iadesine, Müvekkil şirketin acentelik sözleşmesini haklı nedenle feshetmesi nedeniyle, davalıdan 20.000,00-TL portföy tazminatının müvekkili şirkete verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacı münfesih acente ile müvekkili ... Sigorta A.Ş. arasındaki acentelik sözleşmesi tarihinde akdedilmiş olup, taraftar arasındaki ticari ilişki, davacı acentenin borcunu ödememesi nedeniyle 25.12.2013 tarihinde sigorta şirketi tarafından gönderilen fesihname ile sona erdirildiğini, davacı acentenin ödeme günü geçmiş 13.397,11-TL borcu olduğunu, ilgili davacı acente tarafından müvekkili şirkete verilmiş ... Bankası ... Caddesi ... Şubesi ... 8000- USD tutarlı teminatın bozulması için şubeye yapılan yazılı müracaat üzerine, 18.12.2013 tarih banka cevap yazısı ile tedbir kararı konulduğu ve başkaca tedbir kararlarının da olduğu bilgisi verildiğini, ... Araç.Hiz. ... SİGORTA A.Ş. Marmara Bölge Müdürlüğü ile Acente cari hesap ve poliçe üretim ve iptallerini kendisi yapabilmesi yetkisine sahip olduğunu, Bu nedenle “Acentenin bilgim dışında poliçe yenilemesi yapılmıştır ve iptal taleplerim yerine getirilmemiştir. " iddiası gerçeği hiçbir suretle yansıtmamakta olduğunu, yenileme poliçeler müvekkili şirket bölge müdürlüğü tarafından teklif olarak çalışılmakta ve acentenin sözlü/yazılı onayına istinaden poliçeleştirilmekte olduğunu, davacı acentenin 2012, 2011 yılında mail attığı ve/veya şifahi olarak beyan ettiğinde iptaller gerçekleştirildiğini, davacı acentenin 2010 yılında iptal yetkisi bulunmadığını, bu neden ile acentenin ifade ettiği gibi ... Bölge Müdürlüğü tarafından iptal edilmeyen işlem bulunmadığını, davacı acente ile müvekkili şirket Marmara Bölge Müdürlüğü arasında her ay sonunda mutabakat yapılır ve acente tarafından imzalandığını, acentenin 16.033,15- TL lik borcunu kabul ettiğine dair yazısı bulunduğunu, davacı acentenin talimatı üzerine 2.883,18- TL lik kısmı çekilmiş daha sonra şifahi olarak davacı acentenin verdiği talimatlar ile de acentenin belirttiği tutarlar belli aralıklarda çekildiğini beyan etmiş, dilekçesinde vs açıklamalarda bulunarak sonuç olarak, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 2014/... esas sayılı dosyasında ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzeri İstanbul BAM 12.HD 2018/98 esas ... karar sayılı ilamında hüküm kurmaya elverişle olmayan bilirkişi raporu ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle Mahkememizin 2014/... esas 2017/769 karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve dosya Mahkememizin 2018/1033 esas sırasına kaydedilmiştir.
Mahkememizin 2014/... esas sayılı dosyasında verilen kararın kaldırılması üzerine, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası Mahkememizin 2018/1033 esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında ... Noterliğinde düzenlenen acentelik sözleşmesi sonrası davalının 13.397,11 TL tutarındaki tahsilatı sözleşmeye aykırı olarak şirket hesaplarına devretmesinden dolayı müvekkilinin sözleşmeyi feshettiğini, davalı tarafından cari hesap borcunun müvekkiline ödenmediğini, davalı firmaya daha önce birçok kez gerek yazılı gerek sözlü olarak müşterilerinden tahsil etmiş olduğu tutarın tahsilatı için ikazlarda bulunulmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını müvekkili aleyhine ....ATM ... esas sayılı dosyası ile menfi tesit davası açıldığını, söz konusu tutarın davalıdan tahsiline ve her iki davanın birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile yapılan sözleşme sonrasında acente ile davacı şirket arasında çalışmaların devam ettiğini davacı şirket müvekkilinin portföyünü kullanarak kendi ekranlarından poliçe yenilemesi yaptığını ve davacı şirket tarafından yapılan poliçeler sebebiyle müvekkilinin haksız olarak borçlandırılmasının hukuki dayanağı olmadığını ve derdest olan İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/... esas sayılı dosyasında da bu hususun tartışıldığını, 13 ATM'de alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin vergi dairesine vermiş olduğu gelir beyannamesi ekinde sigorta komisyon gider belgelerinin iddialarını teyit etmesi ve hayali olduğunu bildirdikleri sigorta poliçelerine ait komisyon gelirinin bulunmaması halinde yeniden değerlendirme yapılacağı şeklinde görüş bildirildiğini raporda bahsedilen vergi dairesine ilişkin kayıtlar toplandıktan sonra tekrar heyete tevdi edileceğini sonuç olarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl dava, davacının talimatı olmadan yenilenen poliçelerin tespiti ile davacının kredi kartlarından haksız çekilen tutarların tespiti, haksız çekilen tutarlardan bakiye alacağın tahsili ve davacının sözleşmeyi haklı feshettiği iddiasıyla portföy tazminatı talebine ilişkindir.
Birleşen dava, taraflar arasındaki acentelik sözlemesinin davalı acentenin şirket adına yaptığı 13.397,11-TL tutarındaki tahsilatı sözleşmeye aykırı olarak şirkete devretmemesi nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmeyi haklı olarak feshettiği iddiasıyla 13.397,11-TL'nin fesih tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talebine ilişkindir.
Asıl ve birleşen dosya kapsamında bilirkişi bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti 27.10.2020 tarihli ek raporunda özetle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesinin, 2018/1120 no lu kararı kapsamında inceleme yapabilmek için, davacı tarafın, 2012 ve 2013 yıllarına ait yıllık gelir beyannameleri ile davalı tarafından düzenlenen aynı yıllara ait Komisyon Gider Belgeleri ve bu belgelerin hangi poliçelerden oluştuğunu gösteren detay listelerinin, inceleme için dosyaya sunulması gerektiği, Birleşen, .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... esas sayılı dosyasında, davalı ... Sigorta A.Ş.” nin, 25.12.2013 ihtar tarihi itibariyle, davacı ...'dan 13,397,11 TL' sı alacak talebinde bulunduğu, huzurdaki dava dosyası kapsamında hazırlanan 18.02.2015 tarihli raporlarında, davalı tarafın ticari defterlerinde, 20.11.2013 tarihi itibariyle, davacı taraftan görünen alacağının, birleşen dosya kapsamında talep edilen alacak tutarıyla aynı olduğu hususları tespit ve rapor edilmiştir.
Bilirkişi heyeti 07.12.2022 tarihli ek raporunda özetle; Sigorta poliçesinin düzenlenmesi ilişkin olarak “ sigorta sözleşmelerinde bilgilendirmeye ilişkin yönetmelik “ mevcut olduğu, Bu Yönetmelikte gereğince belli bir sigorta ilişkisine girmek isteyen kişilerin, gerek sözleşmenin kurulmasından önce gerekse kurulması sırasında sözleşmenin konusu, teminatları ve diğer özellikleri hakkında oluşabilecek bilgi eksikliklerinin giderilmesi ile sözleşmenin devamı sırasında ortaya çıkabilecek ve sözleşmenin işleyişi ile ilgili olarak sigorta ettireni, sigortalı veya lehdarı etkileyebilecek nitelikteki değişiklik ve gelişmelerden ilgililerin haberdar edilebilmesini teminen sigortacı tarafından yerine getirilmesi gereken görev ve yükümlülüklere yer verildiği, Sigortacının bilgilendirme yükümlülüğü, sigortacı tarafından sigorta ettirene ve sigorta sözleşmesine taraf olmak isteyen kişilere sözlü ve yazılı şekilde yerine getirildiği, Bilgilendirmenin yazılı olarak yapılması esas olduğu, Bilgilendirme yükümlülüğü, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce başlar ve sözleşmenin geçerli olduğu süre içinde devam ettiği, Bu yasal düzenleme çerçevesinde Sigorta Şirketi yükümlülüğünün yerine getirerek ...'in bilgilendirilmiş olduğunu ispat edememiş bulunduğundan listesi verilmiş olan aşağıdaki sigorta poliçelerinin sigortalının rızası Davacının da bilgisi dışında düzenlenmiş bulunduğu kabul edildiği, Buna göre ; ... nolu konut sigorta poliçesi prim tutarı 273,11 TL, ... nolu konut sigorta poliçesi prim tutarı 300,37 TL, ... nolu ferdi kaza sigorta poliçesi prim tutarı 157,50 TL, ... nolu ferdi kaza sigorta poliçesi prim tutarı 147,00TL, ... nolu ferdi kaza sigorta poliçesi prim tutarı 262.50 TL, Toplam 1.140,48 TL Buna göre Davacı ... Aracılık Ltd.Şti. nin ... Sigorta A.Ş. tarafından talep edilmiş olan 13.397,11 TL sından bu tutar kadar sorumluluğu bulunmamakta olup sorumlu olduğu tutar ; 13.397,11 - 1.140,48 = 12.256,63 TL olduğu, davacının dosyaya sunmuş bulunduğu belgelerin yeniden değerlendirilmesi sonucunda ; Birleşen ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasında ... Sigorta A.Ş. nin ... Aracılık Ltd.Şti. nden 12.256,63 TL alacaklı bulunduğu, daha önceki raporlarımızda açıkladığımız nedenlerle Davacı Acentenin Davalı Sigorta Şirketine Bilirkişi incelemesinin yapılmış olduğu tarihte dahi halen borcu bulunduğundan Sigortacılık Kanununun 23/16.maddesi gereğince portföy tazminatı talebinin de mümkün bulunmadığı, Davacının kendi kredi kartından rızası dışında çekilmiş olduğunu bildirdiği 9.260,66 TL sının çekilmesinin mümkün olamayacağı, kredi kartından ancak kredi kartı sahibinin şifre kullanmak suretiyle harcamalara karşılık ödeme yapabileceği, başkasına ait kredi kartını izinsiz kullanmanın TCK na göre suç teşkil ettiği, Davacının bu iddiasının T. Ceza Kanununun konusunu teşkil ettiği hususları tespit ve rapor edilmiştir.
Bilirkişi heyeti 23.10.2023 tarihli ek raporunda özetle; Davalı Sigorta Şirketi personelinin Davacının talimatı olmaksızın kredi kartından toplam 15.924413 TL sini çekmiş olmasinin Davalı Sigorta Şirketi ile ilgisinin bulunmadığı, Davacıya ait kredi kartının şifresi ile birlikte Davalı Sigorta Şirketi personelinde ne maksatla bulunduğunun bilinmediği, Davalı Sigorta Şirketinin böyle bir talimat vermiş olduğuna dair bir belgenin dosyada bulunmadığı, Davacının da kredi kartı ile birlikte şifresini Davalı Sigorta Şirketine teslim ettiği ve bu karttan sadece 2.883,13 TL çekilmesi talimatı verdiği yönünde bir delil bulunmadığı, bunun yanı sira Davacının kredi kartından Haziran 2012 ile kasım 2012 tarihleri arasında muhtelif para çekme işlemi yapılmış olması karşısında bu tutarların Davacı tarafından hesap hareketleri ve kredi kartı ekstreleri ile gördüğü, bu harcamaların bilgisi dışında olduğu yönünde ilgili bankaya bir ihbarda bulunduğu yönünde delil olmadığı hususları tespit ve rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
Asıl davada talep; davacının talimatı olmadan yenilenen poliçelerin tespiti ile davacının kredi kartlarından haksız çekilen tutarların tespiti, haksız çekilen tutarlardan bakiye alacağın tahsili ve davacının sözleşmeyi haklı feshettiği iddiasıyla portföy tazminatının davalıdan tahsiline ilişkin iken birleşen davada talep, taraflar arasındaki acentelik sözlemesinin davalı acentenin şirket adına yaptığı 13.397,11-TL tutarındaki tahsilatı sözleşmeye aykırı olarak şirkete devretmemesi nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmeyi haklı olarak feshettiği iddiasıyla 13.397,11-TL'nin fesih tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talebine ilişkindir.
Mahkememizce istinaf kaldırma ilamı sonrası alınan 27/10/2020 tarihli 2. Ek raporda asıl dava yönünden eksik belgelerin belirtildiği ve birleşen dava yönünden de Mahkememizin 2014/740 esas sayılı dosyasında düzenlenen 18/02/2015 tarihli raporda davalının defterlerinin incelenerek davalının 20/11/2013 tarihi itibariyle alacağının birleşen davada talep edilen alacakla aynı tutarda olduğu belirtilmiştir. Tarafların itirazı üzerine alınan 20/01/2022 tarihli 3. Ek raporda uyuşmazlığın çözümü için yine gerekli bilgi ve belgeler belirtilmiştir. Bunun üzerine Mahkememizin 05/10/2022 tarihli celsesinde davacı vekiline belirtilen belgeleri sunması için süre verilmiş ve dosya yeniden bilirkişi heyetine verilmiştir. Bilirkişi heyeti 07/12/2022 tarihli ek raporunda özetle; davacının bilgisi dışında düzenlendiği belirlenen 5 adet poliçenin primleri toplamı olan 1.140,48-TL'den davacının (...) sorumluluğunun bulunmadığı, davacının (...) sorumluluğunun bulunmadığı belirlenen bu tutarın davalının (...) 13.397,11-TL tutarındaki alacağından mahsubu ile birleşen davada davacının (...) davalıdan 12.256,63-TL alacaklı olduğu, asıl davada davacı acentenin (...) portföy tazminatı talebinin mümkün olmadığı tespit ve rapor edilmiştir.
Her iki davada da dava dilekçesi ekinde tarafların birbirlerine gönderdiği fesih ihbarları bulunmakta olup, ...'ın ...'e gönderdiği fesih ihbarı 08/01/2013 tarihli, ...'ün ...'a gönderdiği fesih ihbarı 25/12/2013 tarihlidir. Bu durumda her iki tarafın da fesih ihbarlarının değerlendirilerek taraflar arasında sözleşmenin fesih tarihinin net olarak belirlenerek, hangi tarafın feshi ile sona erdiği ve feshin haklı olup olmadığının belirlenmesi için, öncelikle Mahkememizin 01/02/2023 tarihli celse 2 nolu ara kararı ile taraf vekillerine gönderdikleri fesih ihbarlarının tebliğine dair evrakları sunması için süre verilmiş, asıl davada davacı vekili 02/02/2023 tarihli dilekçe ekinde tebliğe dair belgeleri sunduğunu belirtmiş, dilekçe ekinde sunulan evraklar incelendiğinde asıl davada davacının asıl davada davalıya keşide ettiği fesih ihbarı ve buna ilişkin 09/01/2013 tarihli APS gönderi alındısını sunduğu görülmüş, asıl davada davacı vekilinin 08/01/2013 tarihli fesih ihbarının asıl davada davalıya 09/01/2013 tarihinde gönderildiği anlaşılmış, asıl davada davalı birleşen davada davalı vekilince ise 01/02/2023 tarihli celse 2 nolu ara kararı doğrultusunda 25/12/2013 tarihli fesih ihbarının tebliğine dair herhangi bir evrak sunulmamış olup, netice olarak taraflar arasındaki sözleşmenin asıl davada davacı birleşen davada davalı ... tarafından feshedildiği anlaşılmış, fesih sebebi olarak da kredi kartından izin ve talimatına aykırı olarak fazladan çekim yapılması nedeniyle davalı ... Sigorta AŞ'ye güveni kalmadığından sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiği gösterilmiştir. 23/10/2023 tarihli bilirkişi heyetinin raporunda da belirlendiği üzere davacı ...'ın kredi kartının şifresi ile birlikte davalı ... Sigorta çalışanında ne maksatta bulunduğu, verdiğini iddia ettiği talimat içeriğinin ne olduğu, talimata aykırı davranılıp davranılmadığı hususlarının belirlenemediği, davacının bu iddialarını ispata yarar somut herhangi bir delil sunulmadığı anlaşıldığından davacı ...'ın fesih sebebi olarak gösterdiği hususu ispatlayamadığından yapılan feshin haksız olduğu değerlendirilmiştir.
Yapılan fesih haksız olmakla birlikte 07/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda belirlendiği üzere, dava dışı sigortalı ...'in adına düzenlenmiş üç poliçenin bildiriminin yapılmadığı ve bu bildirim yükümlülüğünün yasal düzenleme uyarınca yazılı olarak davalı ... Sigorta tarafından yapılması gerektiği belirlenmişse de poliçelerin kim tarafından yapıldığı hususu belirlenmemiştir, ancak bildirim yükümlülüğü sigorta şirketi olan ... Sigortada olduğundan bu poliçelere ilişkin 1.140,48-TL tutarındaki primlerden davacı acente olan ...'ın sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmıştır.
Netice olarak asıl davada davacı, kredi kartlarından haksız çekilen tutarların tespiti, haksız çekilen tutarlardan bakiye alacağın tahsili ve davacının sözleşmeyi haklı feshettiği iddiasıyla portföy tazminatı taleplerinde bulunmuş olup, 23/10/2023 tarihli bilirkişi heyetinin raporunda da belirlendiği üzere davacı ...'ın kredi kartının şifresi ile birlikte davalı ... Sigorta çalışanında ne maksatta bulunduğu, verdiğini iddia ettiği talimat içeriğinin ne olduğu, talimata aykırı davranılıp davranılmadığı hususlarının belirlenemediği, davacının bu iddialarını ispatlayamadığı, ayrıca davacının kredi kartından yapılan işlemleri hesap hareketleri ve kredi kartı ekstreleri ile haberdar olduğu ve bankaya da bilgisi dışında işlem yapıldığına dair ihbarının bulunmadığı belirlendiğinden kredi kartlarından haksız çekilen tutarların tespiti ve haksız çekilen tutarlara ilişkin bakiye alacağının tahsili taleplerinin yerinde olmadığı değerlendirilmiş, portföy tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede davacı ... tarafından yapılan feshin haksız olduğu değerlendirildiğinden ve Sigortacılık Kanunu 23/16. Madde gereği tazminat talebinin haksız olduğu belirlendiğinden portföy tazminatı talebinin de yerinde olmadığı değerlendirilmiş ve asıl davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede, 18/02/2015 tarihli bilirkişi raporunda incelenen ticari defter kayıtlarına göre birleşen davada davacı ... Sigorta AŞ'nin davalı ... ... Ltd Şti'den 20/11/2013 tarihi itibariyle 13.397,11-TL tutarında alacaklı olduğu belirlenmiş, aynı zamanda 07/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda da dava dışı sigortalı ...'in adına düzenlenmiş üç poliçenin bildiriminin yapılmaması ve bu bildirim yükümlülüğünün ... Sigorta tarafından yapılması gerektiği halde bildirim yapılmadığından bu poliçelere ilişkin 1.140,48-TL tutarındaki primlerden acente olan ...'ın sorumluluğunun bulunmadığı belirlendiğinden bu tutarın mahsup edilmesiyle, birleşen davada davacının davalıdan talep edebileceği bakiye alacağının 12.256,63-TL olduğu anlaşılmakla birleşen davada davanın kısmen kabulü ile 12.256,63-TL alacağın davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş, birleşen davada davacı vekili alacağının fesih bildiriminin davalıya ulaştığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini talep etmişse de Mahkememizin 01/02/2023 tarihli celse 2 nolu ara kararı ile taraf vekillerine gönderdikleri fesih ihbarlarının tebliğine dair evrakları sunması için süre verilmişse de asıl davada davalı birleşen davada davalı vekilince ise 01/02/2023 tarihli celse 2 nolu ara kararı doğrultusunda 25/12/2013 tarihli fesih ihbarının tebliğine dair herhangi bir evrak sunmadığından ve birleşen davada davalının dava açılmadan evvel temerrüte düşürüldüğüne dair başkaca somut delil sunulmadığından dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
A)Asıl Davada;
-
Davanın reddine,
-
Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60. TL harcın peşin alınan 768,50. TL harçtan mahsubu ile fazla 340,90. TL harcın hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine,
-
Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00 . TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
B)Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas Sayılı Davada;
- Davanın kısmen kabulüne,
12.256,63-TL alacağın dava tarihi olan 22/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya dair talebin reddine,
-
Karar tarihi itibariyle alınması gereken 837,25. TL harçtan, peşin alınan 228,79. TL harcının mahsubu ile bakiye 608,46. TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan 100,00. TL tebligat/ posta giderinin haklılık durumuna göre 91,48. TL tutarındaki kısmı ile 31,40. TL başvurma harcı, 228,79. TL peşin harç, 4,60. TL vekalet harcı olmak üzere toplam 356,27. TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 12.256,63. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 1.140,48. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili ve asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/07/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01