SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/484 E. 2024/50 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2017/484

Karar No

2024/50

Karar Tarihi

25 Ocak 2024

T.C.

İSTANBUL

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2017/484 Esas

KARAR NO :2024/50

DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ:22/05/2017

KARAR TARİHİ:25/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde; “.. Davacı ... ile davalı ... ... yılında kurulan ... Turizm ve Tic. Ltd. Şti.'nin %50'şer pay sahibi eşit hissedarları olduğunu, ortaklar şirketi müştereken temsil ve ilzam hususunda anlaştıklarını, davacı aynı zamanda ... tur isimli tanınmış bir seyahat acentasının da sahibi bulunduğundan ... Turizm ve Tic. Ltd. Şti.'nin yönetim işlerini ağırlıklı olarak ortağı davalı ...'ya bıraktığı, davacı ... şirketin kuruluşunda taahhüt ettiği sermayeyi ödediğini, şirketin rutin faaliyetlerini sürdürebilmesi için gereken sermayeyi tedarik ettiği halde, Ocak ayında davalı tarafça kendisinden yeniden para istenmesi sebebiyle şirket defterlerini incelemek istemiş, yapılan inceleme neticesinde muhasebe kayıtlarında, banka hesaplarında ve kasada açıklar bulunduğunu ve davalı tarafından talep olunan ödemenin yapılmayacağı bilgisi verildiğini, davalı şirket ortağı, hesaplardaki açıklar nedeniyle toplantıya çağrılmış olduğu halde, toplantılara katılmaktan imtina ettiğini, nihayetinde 23 Şubat 2017 tarihinde şirkete ait, içinde şirketin mali kayıtları ve ticari sırlarının bulunduğu 4 adet ... marka dizüstü bilgisayarı, hard diskleri, kredi kartı, hesap cüzdanları ve çek yaprağını alarak gittiğini, davacının babası ...23.02.2017 tarihinde davalı ...'yu ... çıkışında gördüğünü davalı ile selamlaştıklarını ve davalı elinde 3 adet büyük boy valiz ile uzaklaştığını, davacı ... tüm çabalarına rağmen davalıya ulaşamadığını, şirket müştereken temsil olunduğu için şirketin rutin işleyişi dahi sağlanamaz hale geldiğini, bu aşamada davacı ve şirket Muhasebecisi tarafından şirketin mali tablolarının, kayıt ve defterlerinin detaylı incelenmesi neticesinde;

a) 22 Şubat 2017 tarihinde şirkete ait banka hesabından, davalı tarafından usulsüz bir şekilde 4.755 USD'nin çekildiğini,

b) Muhasebe kayıtlarında kasada görülen 76.772,43 TL, 10.429,01 EURO ve 550,00 USD'nin kasada bulunmadığını,

c) Davalının, şirket hesaplarından düzenli olarak kendi şahsi hesabına para aktardığını,

d) Davalı tarafından Şirket kredi kartı ile ciddi oranlarda şahsi harcamaların yapıldığını, şirket adına yapıldığı ifade olunan ödemelerin belgelendirilmediğini,

e) Davalının Şirket adına usulsüz ve karşılığı bulunmayan 59.398,68 TL tutarında bir adet çeki tek başına keşide ettiği ve kullandığını,

f) Sahte kredi kartı ile ödemesi yapılan bilet bedeli iade tutarının dahi davalının şahsi hesabına aktarıldığını, kart sahibine iade edilmesi gereken 19.631,50 TL'tik bedelin de Aralık 2016 tarihinden bu yana uhdesinde olduğunu,

g) Davalının, ... ... ... isimli bir şirket kurduğunu, şirket kasasından bu şirkete elden 3 seferde 5.000.00 EURO, yapılan iki havale ile de 5.164,00 EURO olmak üzere toplam 10.164,00 EURO tutarında ödeme yapıldığını,

h) ... faaliyet gösteren ... Turs'dan bir hizmet alınmadığı halde ... Şirket Kredi kartı ile çekilen 10.000,00 EURO karşılığı 34.334,89 TL'nin, davalıya ait ... şirketine aktarıldığını, tesbit edildiğini,

i) Ayrıca ... ile yurt dışına gönderilen turistlerden, rehberler tarafından satışı yapılan ekstra günlük tur ve organizasyonlar ile elde edilen gelirler toplamı 113.665,00 EURO olup, bu turların maliyeti 49.960,50 EURO olduğunu, bu tutardan elde edilen 63.754,50 EURO şirket hesaplarına alınmadığını bizzat davalı uhdesinde kaldığını, bu turlara ait gelirlerin rehberler tarafından davalıya teslimine dair evraklar talep halinde sunulacağını,

j) Ek olarak davalı taraf şirketten ayrıldıktan sonra şirketin borçlarını davacının ... şahsi hesabından ödemek durumunda kalmış olup, davacının ödemiş olduğu telefon faturası, vergi, çalışanların sosyal güvenlik prim borçları gibi kalemlerin taplamı şimdilik 4.073,27 TL olduğunu,

k) Davalı taraf şirketten ayrılmasına rağmern şirketini ve davacının zarara uğratan haksız füil niteliğindeki eylemlerine devam ettiğini, nitekim davalı 01.03.2017 tarihinde, davacının ...'in şahsi kefaletinin bulunduğu şirkete ait kredi kartından, şahsı adına kullanmak üzere 2.000,00TL para çektiğini, bu meblağ ve daha bunun gibi davalı tarafça şahsi harcamaları için kullanılan pek çok meblağ da davacı tarafından karşılanacağını, davacı tarafından elde edilen bilgiler bu aşamada yukarıdaki kalemlerden ibaret olduğunu, mali incelemeler devam ettiğini, Yargılama sırasında şirket ticari defterini ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde de, şirketin uğramış olduğu zararın miktan tüm gerçekliğiyle ortaya çıkacağını, davalının kötü yönetimi ve hukuka aykırı eylem ve işlemleri nedeniyle kendi lehine fakat davacı ve şirket aleyhine menfaat temin ettiğini, buna mukabil şirketin borca batık hale geldiği açık bir şekilde tespit edildiğini, bunun üzerine .... Noterliği'nin 17.03.2017 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek, davalının şirketten alarak uhdesinde tuttuğu meblağlarını ve şirkete ait bilgisayarlar, çekler, kıymetli evrak ve diğer tim menkulleri iade etmesi, şirketin mutat işlerinin sekteye uğramaması için davacı ile iş birliği yapması istenildiğini, ancak ihtarname sonuçsuz kalmış olup, davalı taraf davacının aramalarına yanıt vermediği gibi, Şirkete de gelmediğini ve ihtarname konusu talepleri de yerine getirmediğini, davalı taraf, .... Noterliği'nin 28 Mart 2017 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ederek, davacı taleplerine olumsuz yanıt verdiğini, davalı şirketin yönetiminde bulunduğu süre içerisinde; özen, sadakat ve denetleme görevlerini yerine getirmediğini, şirkete ait banka hesabında bulunan döviz cinsi tutarını ve şirket kasasında olması gereken TL cinsinden parayı aldığını ve şirket kredi kartını şahsi harcamaları için kullanmış olup, şirketi ve dolayısıyla davacının son derece ciddi maddi zarara uğrattığını, davalı ... bununla da yetinmeyerek, davacının ticari itibarını ve kişilik haklarını zedeleyerek davacının hakkında sosyal medya üzerinden olumsuz, gerçeğe aykırı hatta hakarete varan beyanlarda bulunulduğunu, davalı ...'nun gerek ... Turizm ve Tic. Ltd. ŞTİ.'nin hesaplarından kendi hesabına düzenli bir biçimde para aktarmak, gerekse ... kurmuş olduğu ... unvanlı şirkete kaynak sağlamak ve üsulsüz, karşılığı olmayan harcamalar yapmak suretiyle ... Turizm Tic. Ltd. ŞTİ.'nin son derece ciddi maddi zarara uğrattığını, hali hazırda davalının haksız ve hukuka aykırı eylemleri, usulsüz harcamaları neticesinde ... Turizm Tic. Ltd, Şti.'nin uğramış olduğu zarar miktarı ise şimdilik 100.000,00 TL olduğunu, ayrıca davalının hukuka aykırı eylemleri sebebiyle ... Turizm ve Tic. Ltd. ŞTİ.'nin seyahat acentası lisansı da ... tarafından iptal edileceğini, davacının ortağı olduğu ... şirketinin seyahat acentası İisansının iptal edilmesini, davacının aynı zamanda ... Tur adlı, sektörde tanınmış başka bir turizm şirketinin sahibi olması sebebiyle davacının ticari itibarına ve güvenilirliğine de büyük zarar verdiğini, davacının ortağı olduğu şirketin uğramış olduğu maddi zarardan da öte ticari itibarının zedelenmesi sebebiyle mağduriyeti katbekat arttığını, Neticeten; Davalının haksız fül niteliğindeki eylemleri, özellikle de ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sarsılması ve ortaklık ilişkisinin sürdürülemez hale gelmesi nedeniyle öncelikle TTK m. 630 uyarınca davalı tarafın ... Turizm ve Tic. Ltd. Şti. nezdindeki şirket müdürlüğü görevinden azline ve yargılama sonuçlanıncaya kadar şirkete kayyum atanmasına ve şirketin kayyum ile idare edilmesine, davalı ...'nun şirket nam ve hesabına işlem yapma ve şirket hesaplarından para çekme ve şirket adına borçlarndırıcı her türlü işlem yapma yetkilerinin durdurulmasına ve sona erdirilmesine, davalı tarafın kötü yönetimi ve haksız fiilleri neticesinde TTK m. 555 uyarınca ... Turizm ve Tic, Ltd. Şti.'nin uğradığı maddi zararın tazmini bakımından fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini ...” talep ve dava etmişlerdir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde; “..Davacı yan vekilinin de belirttiği üzere, taraflar davaya konu ... Turizm Ve Tic. Ltd. Şti. üzerinde %50'şer pay sahibi eşit hissedar olduklarını, taraflar yürütmekte oldukları bu ticari faaliyetlerini, hedefledikleri ticari başarıyı elde edememeleri üzerine, davacı yanın talebi üzerine ortak bir karar alarak sonlandırmak ve tasfiye etmek istediklerini. hatta bu konu ile ilgili beyan ve taleplerini kendi aralarındaki e-mail yazışmaları ile oldukça detaylı bir şekilde görüldüğünü, tarafların bu görüşmeler neticesinde tasfiye kararının ardından bizzat tarafımca ve davacı yanın vekili tarafından yapılacak tasfiye aşamasına gelindiğinde, davalıya ait %50 hissenin kendisine bila bedel karşılığında devredilmesini ve hatta şirket borçlarının tamamının davalı yan tarafından ödenmesini talep edildiğini, işbu görüşmeler devam ettiği sırada, davalı şirket faaliyetlerine devam edilmeyeceği anlaşılmış olduğundan 23.02.2017 tarihinde şahsi eşyalarını tek bir bavul halinde aldığını ve geri kalan hiçbir eşyaya dokunmayarak şirketten ayrıldığını, davacı yanın babasının şahitliğine itibar olunamayacağından, davalı şirketi 3 adet bavul ile terk ettiği iddia edilen gün ve saatteki şirket çevresindeki kamera kayıtlarının. incelenmesini ve şirket çalışanlarının şahitliğini talep edildiğini, ayrıca şirketin kendine ait kamera kayıtları da eğer davacı yan tarafından silinmedi yahut yok edilmedi ise mevcut olduğunu, kendisinin şirketten ayrılmasının bir yahut iki gün sonrasında, kendisine istihbar olunduğu üzere şirket bulunduğu bina önüne getirtilen kamyonet ile şirket içerisindeki tüm eşyalar adeta yangından mal kaçırırcasına, davacı yan tarafından boşaltıldığını ve davalı yanın içeri girememesi için şirket kapı anahtarları değiştirildiğini, bununla da yetinilmeyip, birçok şahıs ve şirkete, davalı yanın şirketi boşalttığını ve dolandırıp kaçtığı yönünde e-mailler atıldığını, telefon görüşmeleri yapıldığını, bu hadiseler neticesinde tarafınca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na 2017/... HZ. Numaralı soruşturma dosyası ile şikayette bulunulduğunu, söz konusu şikayet derdestte olduğunu ve devam ettiğini, bu şikayetin ardından, sayın davacı vekili tarafından .... Noterliği'nin 17.03.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini ve işbu ihtarnamede işbu davaya konu çeşitli iddialarda bulunulduğunu, bu ihtarname incelendiği takdirde, hem daha önceki belirtmiş olduğu e-mail görüşmeleri hem de işbu dava içerisinde beyan edilmiş olan hususların çeliştiği açıkça görüldüğünü, işbu ihtarnamede tasfiye kararı ortak bir şekilde alınmış olduğu halde tarafının bu tasfiyeden ve görüşmelerden kaçındığını, davalının davacı yandan talep edilen para verilmemesi sebebi ile şirketi terk ettiği, şirkete ait çek defterleri, senetlerin, kıymetli evrakın ve menküllerin talep edildiğini, ayrıca davalının usulsüz bir şekilde 4.755 USD çektiği, kasada bulunan 154.000 TL'yi alındığını, şirket adına karşılığı bulunmayan ve usulsüz 59.398,68 TL bedelli bir çekin keşide edildiğini, şirket hesabına davalı yanca 185.939,93 TL yatırılması gerektiği gibi birçok afaki beyan ve talepte bulunulduğu görüldüğünü, işbu ihtarnameye tarafımızca .... Noterliği'nin 28.03.2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile cevap verildiğini, davacı yanın da beyanlarında belirttiği üzere tüm deliller toplandıktan sonra yapılacak inceleme, şirketin davalı yanı tarafından zarara uğratılıp uğratılmadığını ortaya koyacağını, ilginç bir şekilde davacı yan, kendisi davalı şahsi ve ticari itibarını zedelediği halde, davalırın şirketten ayrıldığını beyan eden sosyal medya içeriğini delil olarak göstererek, kendisinin itibarının zedelendiğini iddia ettiğini, tarafların. sosyal medya paylaşımları incelendiği takdirde kimin itibarının zedelenmiş olduğu hususu sayın mahkemenizin takdirine bırakıldığını, bu hususlar ili ilgili olarak da her türlü dava hakkını saklı tutulduğunu, Neticeten; Yukarda arz ve izah edilmiş olunan nedenlerle ile davanın reddi ile şirketin tasfiyesine yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini..." Talep etmişlerdir.

DELİLLER

Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; İmza Sirküleri, Ticaret Sicil Gazetasi, Ortaklar Kurulu Kararı, Şikayet Tutanağı, ...'e ait Bilgi Alma Tutanağı, Banka Dekantu, Kasa Muavitni, Banka Dekontları, Banka Dekantları, Çek sureti, ... Bilgilendirme Maili, Banka dekontu ve el makbuzları, Banka Kredi kattı Hesap ekstresi, İhtarname, .... Noterliği'nin 28 Mart 2017 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi, Davalının ... hesabı üzerinden yaptığı paylaşıma ilişkin ekran görüntüsü, Ticari Defter ve Kayıtlar, ticaret sicil kayıtları, Muhasabe Kayıtları, Banka Kayıtları, Bilirkişi incelemesi, tanık, keşif, yemin ve her türlü yasal delile dayanmışlardır.

Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiler ... ve Prof. Dr. ...'den alınan 13/03/2019 tarihli raporunda özetle; "...8.1 Dava dışı şirketin ... yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunmadığı, 2016 - 2017 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu kanaatine varıldığı,

8.2 Şirketin Kurumlar vergisi Beyannameleri ve Geçici vergi beyannameleri ekinde tarafımıza sunduğu 2016, 2017 ve 2018 Yıllarına ait Gelir tabloları incelendiğinde, 2016 yılında 3.416.027,96 TL Brüt Satış, 123.342,41 TL zarar, 2017 Yılında 907.325,68 TL Brüt Satış 14.174,42 TL zarar, 2018 Yılında ise her hangi bir Brüt satışı olmayıp 863,20 TL zarar etmiş olduğu, diğer bir Mali anlatımla Şirketin 2018 yılında Gayri Faal olduğu,

8.3 Dava dışı şirkete .... Tic. Mahkemesinin 28.12.2017 tarih ve ... E. Sayılı dosyası ile kayyum atandığı ve müdürlerin görevine son verilmiş olduğu anlaşılmakta olup, bu durumda davalı müdürün azlinin söz konusu olamayacağı,

8.4 Şirketin yıllar itibarıyla uğradığı zararlar yukanda tespit edilmiş olup, davacı ve davalı bu zararlardan kusurları oranında müteselsilen sorumlu tutulabilecekleri,

8.5 Şirkette %50 paya sahip ortaklarının dosya içerisinde mevcut belgeler de dikkate alındığında aralarında anlaşmazlık bulunduğu ortaklık ve yönetim ilişkisinde güven ortamının kalmadığı, birlikte şirket faaliyetlerine devam etmelerinin mümkün olmadığı, gayrı faal durumdaki şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesinin uygun çözüm olacağı..."

Bilirkişiler ... ve Prof. Dr. ...'in 12/02/2020 tarihli 2. ek raporunda özetle; "...Mali olarak tekraren yapmış olduğumuz incelemelerde;

22 Şubat 2017 tarihinde şirkete dit banka hesabından, davalı tarafından 4.755 USD'nin çekilmiş olduğu, banka dekontu incelendiğinde paranın neden çekildiği İle ilgili bir açıklamanın mevcut olmadığının görüldüğü,

Davalı yan bu tuftarın şirket müşterilerine ait bilet bedeli olduğunu, müşteriye iade edildiğini beyan ettiği, buna ilişkin banka dekontu dosyada mevcut olmadığı,

Dosyaya sunulu dava dışı şirketin 100 no.lu Kasa Muavin hesabı incelendiğinde, 08.03.2017 tarihi itibariyle kasa bakiyesinin 76.772.43TL, 10.429,01 EURO ve 550,00 USD olduğu,

Davalı tarafından şirket kendi şahsi hesabına muhtelif tarihlerde para aktardığının görüldüğü, banka dekontları incelendiğinde paranın neden çekildiği ile ilgili bir açıklamanın mevcut olmadığının görüldüğü,

Davalı yan İse aktanlan paraların şirket harcamalarında kullanıldığını beyan ettiği, ancak buna ilişkin harcama giderleri dosyaya sunulmamış olduğunun görüldüğü,

Davalı tarafından Şirket kredi kartı ile ciddi oranlarda şahsi harcamaların yapıldığı, şirket adına yapıldığı ifade olunan ödemelerin belgelerini dosyada mevcut olmadığı,

Davalı şirket adına 03.03.2017 . keşide tarihli 59.398,68 TL tutarında bir adet çekin ... yatırımları ve İşletmeciliği AŞ. adına keşide edildiğinin görüldüğü, verilen çekin neye istinaden verildiği ile ilgili dosyada somut bir belge ve verinin mevcut olmadığının görüldüğü,

Sahte kredi kartı iddiası ile ödemesi yapılan bilet bedeli iade tutarının dava dışı şirket hesabına aktarıldığı, kart sahibine iade edilmesi gereken 19.631,50 TL'lik bedelin de Aralık 2016 tarihinden bu yana dava dışı şirket ühdesinde olduğunun anlaşıldığı, buna ilişkin mail yazışmalarının dosyada mevcut olduğu,

Davalı yan ise bu tutarın şirketin işleri için kullanıldığını beyan etmiş ancak buna İlişkin belge ve veri sunmadığı,

Dava dışı şirket tarafından ... isimli bir şirkete 19.08.2016 tarihinde 3.500,00 EURO, 23.09.2016 tarihinde 1.664,00 Evro tutarında ödeme yapıldığının görüldüğü, Davacı yan ... isimli şirketin davalı tarafından...'da kurulmuş olduğunu beyan etliği, ... fadaliyet gösteren ... Turs'dan bir hizmet alınmadığı halde ... Şirket Kredi kartı ile çekilen 10.000,00 EURO karşılığı 34.334,89 TL'nin, ... şirketine aktarıldığının görüldüğü,

Dava dışı şirketin İncelenen ticari defterlerinde ise ... isimli şirket ile ficari ilişkinin mevcut olduğu, 320.01.0062 no.lu satıcılar hesabında dava dışi şirketin ... isimli şirkete 01.01.2017 tarihi itibariyle 67.255,65 TL cari hesap olarak borçlu olduğu tespit edilmiştir.

Huzurdaki davada Sayın Davacı vekilinin beyan ettiği Üzere; bilirkişiliğimizce yerindelik denetimi yapılamayacağı, bunun için tek tek evrak bazlı İnceleme ve bunların kayıtlara infikalinin nasıl yapıldığının yerinde görülmesi gerekeceği, bunun ancak Özel denetimle evrak bazlı yerindelik denetimi ile yaklaşık 1 ayda yapılabileceğinin kanaati oluştuğu, kök raporumuzda varmış olduğumuz sonucu değiştirecek bir durum olmadığından;

Dava dışı şirketin ... yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunmadığı, 2016 - 2017 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu,

Şirketin Kurumlar vergisi Beyannameleri ve Geçici vergi beyannameleri ekinde tarafımıza sunduğu 2016, 2017 ve 2018 Yıllarına ait Gelir tabloları incelendiğinde, 2016 yılında 3.416.027,96 TL Brüt Satış, 123.342,41 TL zarar, 2017 Yılında 907.325,68 TL Brüt Satış 14.174,42 TL zarar, 2018 Yılında ise her hangi bir Brüt satışı olmayıp 863,20 TL zarar etmiş olduğu, diğer bir Mali anlatımla Şirketin 2018 yılında Gayri Faal olduğu,

Dava dışı şirkete .... Tic. Mahkemesinin 28.12.2017 tarih ve ... E. Sayılı dosyası İle kayyum atandığı ve müdürlerin görevine son verilmiş olduğu anlaşılmakta olup, bu durumda davalı müdürün azlinin söz konusu olamayacağı,

Şirketin yıllar itibarıyla uğradığı zararlar yukarıda tespit edilmiş olup, davacı ve davalı bu zararlardan kusurları oranında müteselsilen sorumlu tutulabilecekleri,

Şirkette 450 paya sahip ortaklarının dosya içerisinde mevcut belgeler de dikkate alındığında aralarında anlaşmazlık bulunduğu ortaklık ve yönetim ilişkisinde güven ortamının kalmadığı, birlikte şirket faaliyetlerine devam etmelerinin mümkün olmadığı, gayrı faal durumdaki şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesinin uygun çözüm olacağı..."

Bilirkişiler ... ve Prof. Dr. ...'in 04/12/2020 tarihli 3. Ek raporunda özetle; "...tekraren yapılan inceleme ve değerlendirmelerimiz sonucunda; kök ve ek raporumuzda varmış olduğumuz genel durumu değiştirecek bir durum olmadığından;

Dava dışı şirketin ... yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunmadığı, 2016 - 2017 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu,

Şirketin Kurumlar vergisi Beyannameleri ve Geçici vergi beyannameleri ekinde tarafımıza sunduğu 2016, 2017 ve 2018 Yıllarına ait Gelir tabloları incelendiğinde,

2016 yılında 3.416.027,96 TL Brüt Satış, 123.342,41 TL zarar, 2017 Yılında 907.325,68 TL Brüt Satış 14.174,42 TL zarar, 2018 Yılında ise her hangi bir Brüt satışı olmayıp 863,20 TL zarar etmiş olduğu, diğer bir Mali anlatımla Şirketin 2018 yılında Gayri Faal olduğu,

Dava dışı şirkete .... Tic. Mahkemesinin 28.12.2017 tarih ve ... E. Sayılı dosyası ile kayyum atandığı ve müdürlerin görevine son verilmiş olduğu anlaşılmakta olup, bu durumda davalı müdürün azlinin söz konusu olamayacağı,

Şirketin yıllar itibarıyla uğradığı zararlar yukarıda tespit edilmiş olup, davacı ve davalı bu zararlardan kusurları oranında yani %50, %50 oranında müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulabilecekleri,

Şirkette %50 paya sahip ortaklarının dosya içerisinde mevcut belgeler de dikkate alındığında aralarında anlaşmazlık bulunduğu ortaklık ve yönetim ilişkisinde güven ortamının kalmadığı, birlikte şirket faaliyetlerine devam etmelerinin mümkün olmadığı, gayri faal durumdaki şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesinin uygun çözüm olabileceği..."

Bilirkişiler Dr. ... ve ...'ın 28/03/2022 tarihli raporunda özetle; "...a) Şirket yöneticilerinin sorumluluğuna gidilebilmesi için basiretli davranmakla yükümlü olan bir yöneticinin yapmaması gereken işlemlerin davalı tarafından yapılmış olduğunun ve bunun sonucunda da bir zararın meydana geldiğinin kanıtlanmış olması gerektiği,

b) Limited şirketin müdürlerinin devredilmez görev ve yetkileri arasında “… Şirketin yönetimi için gerekli olduğu takdirde, muhasebenin, finansal denetimin ve finansal planlamanın oluşturulması…. Şirket finansal tablolarının, yıllık faaliyet raporunun ve gerekli olduğu takdirde topluluk finansal tablolarının ve yıllık faaliyet raporunun düzenlenmesi…” hususlarının da yer aldığı,

c) Bu görevler dikkate alındığında, şirket adına bir takım işlemler yapan davalının, şirket adına işlem yaptığı dönemde, şirketin defter ve kayıtlarının tutulmasından ya da en azından şirket adına almış olduğu ödemeleri şirketin ticari defter ve kayıtlarına işlenmesinden de sorumlu olması gerektiği,

d) Bu bakımdan davalının görev yaptığı dönem itibariyle şirketin elde etmiş olduğu gelirlerin ve şirkete ödenen paraların usulüne uygun olarak şirketin menfaatlerine harcanmış olduğunun davalı tarafından ispat edilmesi gerektiği, aksi takdirde basiretli davranma yükümlülüğünü ve yukarıda anılan yasa hükümlerini ihlal eden davalının makul bir harcama sebebi gösteremediği bedellerden sorumlu olması gerektiği, bu konuda ispat yükü, şirket adına ödeme alan ve ödemede bulunan, bu işlemleri basiretli yapmakla yükümlü olan davalıda olduğu,

e) Dolayısıyla yapılması gereken hususun, davalının görev yapmış olduğu dönem esas alınarak, davalıya ve şirkete yapılan ödemeler, davalı tarafından yapılan borçlandırıcı işlem ve ödemeler tespit edilerek, bu ödemelerden davalı tarafından şirket lehine ödendiği ispat edilen veya ödendiği karine olarak kabul edilen (örneğin elektrik, su faturaları ile kira gibi) tutarların tenzil edilmesi, çıkacak olan (davalı tarafından şirket lehine kullanıldığı ispat edilemeyen) bakiyenin davalının şirkete vermiş olduğu zarar tutarı olarak kabul edilmesi gerektiği,

f) Yapılan mali inceleme neticesinde; Dava dışı ... Turizm ve Ticaret Limited Şirket’in 2016-2017 yıllarına ait ticari defter ve belgelerinde yapılan incelemeler neticesinde, Ticari Defter ve Muavin Defter kayıtlarının delil olarak kabul edilip edilmeyeceğinin takdiri Sn. Mahkeme’ ye ait olmak üzere,

  • Davalı tarafından 22.02.2017 tarihinde 4.755 USD’nin bankadan çekildiği görülmüştür. Bu tutara ilişkin sunulmuş dekont ile ... İspanya grubu bilet iadesi ödemesi yapıldığı belirtilmiştir. Ancak bu ödeme dekontu ne şirketin banka hesabından, ne de ortağın banka hesabından çıkmamış olup, dekonta ait banka hesabı ... Taşımacılık Ltd.’ye ait olması sebebiyle bu dekontun kabul edilemeyeceği, ortağın çekmiş olduğu tutarın şirkete iadesinin gerektiği,

  • ... ... ... şirketine ödenen 10.000 Euro karşılığı 34.334,89 TL’nin ... Tur Ltd. şirketinin pos cihazı kullanılmak suretiyle ödenmiştir. Ancak ... şirketinin ticari defter ve kayıtlarında ... Tur şirketine ödenen tutarın... ... hesabına virman yapılmadığı görülmüştür. Bu işlem sonrasında... ... şirketine 32.920,76 TL borç kalacaktır.

  • 03.03.2017 tarihli 59.398,68 TL’lik keşide edildiği bahsedilen çeke ilişkin, şirketin ticari defter ve kayıtlarında herhangi bir çek hesabının bulunmadığı, ...’un ticari defter kayıtlarında ... A.Ş’ye 2016 yılında yapılan ödemenin hesap virmanı yapılacak olması sonucunda şirketin 59.398,67 TL borcu olduğu kanısına varılmış olup, taraflarca keşide edildiği belirtilen 03.03.2017 tarih ve 59.398,68 TL’lik çek tutarına ait çek bedelinin tahsil edilip edilmediği, çek’in kim adına düzenlendiği, ciro edilip edilmediği, kim tarafınca tahsil olunduğu bilgisinin bankaya müzekkere yazılarak kesinleşebileceği, çek tutarının ... AŞ’ tarafınca tahsil edildiği görülmesi üzerine ticari defter kayıtların bu hususta değerlendirilmesi gerekmektedir.

  • Yapılan incelemenin kaydi olması sebebiyle Kasa, Banka ve kredi kartı ile çekilen tutarlarının tek tek nereye harcama yapıldığının tespiti çok güç olup, Kasa hesap hareketleri dökümleri ekte olup ancak şirketin ticari defter ve kayıtlarından elde edilen bu bilgilerin tevsik edici belge ile ispatlanabilir olması gerekmektedir.

  • ... ile yurtdışına gönderilen turistlerden rehberler tarafından satışı yapılan ekstra günlük tur ve organizasyonlar ile elde edilen gelirler ile maliyet çıkarıldıktan sonra kalan tutarın davalı uhdesinde kaldığı belirtilmiş ise de, inceleme ve değerlendirme bölümünde detaylı açıklandığı üzere, kaydi inceleme yapıldığından söz konusu satışları elde edebilmek için katlanılan hizmet üretim maliyetinin fiili olarak maliyet unsurunun tespit edilmesinin imkansız olduğunu, söz konusu maliyetlere ilişkin şirketin 740-Hizmet Üretim Maliyeti hesabına ait muavin defter dökümü ektedir.

  • Sahte kredi kartı ile ödemesi yapılan bilet bedelini iade tutarını davalı tarafın şahsi hesabına aktarıldığı belirtilmiş olup, 19.631,50 TL’lik şirketin banka hesabına aktarıldığı görülmüştür.

  • İşbu fiktif kayıtların kabul edilip edilmeyeceğinin takdiri Sn. Mahkeme’ye ait olduğu..."

Bilirkişiler Dr. ... ve ...'ın 02/05/2023 tarihli ek raporunda özetle; "... A. Davacı ve Davalı vekilinin itiraz olarak beyanları tekrar değerlendirilmiş, beyan edilen tüm hususlar kök bilirkişi heyet raporumuzda belirtilen tespitlere ilişkin değişikliğe elverişli kanıt bulunmamıştır.

B. Bilirkişi kök raporumuzda belirtilen 03.03.2017 tarih 59.398,68 TL’lik çek ve bankaya yazılan müzekkere cevabının (çek imzasının uyumsuz olması sebebi) delil teşkil ettiği üzere, Davalı vekilinin daha önceki beyanlarında bulunan 03.03.2017 tarih 59.398,68 TL’lik çek tutarının ... AŞ’ye organizasyon hizmet bedeli olduğuna ilişkin şirketin ticari defter kayıtlarında ne faturası ne de ödemesi mevcut olmadığından, şirketin 59.398,68 TL tutarın da ... AŞ’ye borcu olmadığı..." tespit ve rapor edilmiştir.

Tanık ...duruşmada alınan beyanında: "...Davacı venim oğlumdur davalı ile birlikte Turizm Şirketi kurdular, ben davalının babasınıda kendisinide tanırım, her ikisi birlikte yurtdışına turlar düzenliyorlardı, oğlum olan davacının aynı şirkete yakın 50 metre mesafede başka bir turizm şirketi daha vardır, zaman zaman her iki şirketede giderim, olay günüde oğlumun davalı ile ortak olduğu şirketin caddesinden geçerken davalı ...'i arabasına 3 tane valiz yüklerken gördüm, bana güldü, ben de kendisinin seyahate gittiğini düşündüm, onra acenteye döndüğümde 12'ye doğru ... Bey'in anahtar bıraktığını, yanında çalışan bir kız söyleyerek anahtarı şirkete bıraktı, kendisi de işten ayrılacağını ve ücretini almaya geldiğini, ücretinde siz ödeyecekmişsiniz dedi, bunun üzerine biz de Kaanla birlikte şirkete gidip ... Turizm'i açtık, içeride laptoplar defterler ve bütün bilgisayların yok olduğunu , ortalığın birbirine girdiğini gördük, bi tek masalar kalmıştı, para edecek herşey alınmıştı, öğleden sonra da bankalara gittik, bankalardanda tüm parayı almış, bankaya sorduğumda geç kaldınız paralar çekildi dediler, bir ay kadar ortaya çıkmadı, onun kestiği çekleri şirket olarak oğlum ödedi, şirketin kredi kartlarından çok harcama yapmış onları da oğlum ödedi, bunlar kayıtlarda mevcuttur rakam olarak hatırlamam mümkün değildir, şirket de daha sonra işlevsiz kaldı, dükkanın sahibi de gelip bakiye kiraları oğlum daha önce peşin ödemişti, davalı biz dükkandan çıkıyoruz kiraları ver diyerek geriye kalan kiraları da almış..." şeklinde beyanda bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; davalı limited şirket müdürünün sorumluluğuna dayalı olarak açılan tazminat istemi ile davalı müdürün görevinden azli ve şirkete kayyım atanmasına ilişkindir.

TTK'nin 644. Maddesindeki atıf nedeniyle LTD şirket müdürlerinin sorumluluğu ile ilgili uygulanacak ...m.553 hümüne göre:

"(1) Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.

  1. Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar.

(3) Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz."

Mahkememizce hükme elverişli bulunan 28.03.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporuna göre; davalının görev yaptığı dönem itibariyle şirketin elde etmiş olduğu gelirlerin ve şirkete ödenen paraların usulüne uygun olarak şirketin menfaatlerine harcanmış davalı tarafından ispat edilmesi gerektiği, aksi takdirde basiretli davranma yükümlü yukarıda anılan yasa hükümlerini ihlal eden davalının makul bir harcama sebebi gösteremediği bedellerden sorumlu olması gerektiği, bu konuda ispat yükü, şirket adına ödeme alan ve ödemede bulunan, bu işlemleri basiretli yapmakla yükümlü olan davalıda olduğu, davalının görev yapmış olduğu dönem esas alınarak, davalıya ve şirkete yapılan ödemeler, davalı tarafından yapılan borçlandırıcı işlem ve ödemeler tespit edilerek, bu ödemelerden davalı tarafından şirket lehine ödendiği ispat edilen veya ödendiği karine olarak kabul edilen (örneğin elektrik, su faturaları ile kira gibi) tutarların tenzil edilmesi, çıkacak olan (davalı tarafından şirket lehine kullanıldığı ispat edilemeyen) bakiyenin davalının şirkete vermiş olduğu zarar tutarı olarak kabul edilmesi gerektiği, davalı tarafından 22.02.2017 tarihinde bankadan çekilen 4.755 USD'nin (dava tarihi itibariyle 3,56=16.927,80) şirkete iadesinin gerektiği, yine ... ... ... şirketine ödenen 10.000 Euro karşılığı 34.334,89 TL'nin ... Tur Ltd. şirketinin pos cihazı kullanılmak suretiyle ödendiği, ancak ... şirketinin ticari defter ve kayıtlarında ... Tur şirketine ödenen tutarın... ... hesabına virman yapılmadığı, bu işlem sonrasında... ... şirketine 32.920.76 TL borçlu kalınarak dava dışı ... Turizm ve Tic. Ltd. Şti.'nin toplam 49.848,56-TL zarara uğratıldığı anlaşılmıştır.

Yargıtayın istikrarlı şekilde benimsendiği üzere şirket yöneticilerinin sorumluluğu ters çevrilmiş bir kusur sorumluluğudur. Sorumluluğun doğması bakımından öncelikli koşul şirket zararının bulunmasıdır. Zarar gören bu zararın varlığını kanıtlamalıdır. Zararın varlığı sabit ise kusur karinesi söz konusu olduğundan şirket yöneticilerinin bu zarardan sorumlu olduğu karine olarak kabul edilir. Şirket yöneticisi ancak kendisine bir kusur izafe edilemeyeceğini kanıtlayarak sorumluluktan kurtulabilir. Buna göre davacı şirketin zarara uğradığını ispatlaması yeterli olup, bundan sonra yöneticilerin zarardan kendilerinin sorumlu olmadıklarını ispat etmeleri gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle davacı şirket zararının meydana gelmesinde davalı yönetim kurulu üyelerinin herhangi bir kusurlarının bulunmadığını ispatlamaları gerekmektedir (Yargıtay 11.HD 2022/4461-2023/4517 )

Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, hükme elverişli bulunan 28.03.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre, yukarıda değinilen hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda; davalının dava dışı ... Turizm ve Tic. Ltd. Şti.'nin yöneticisi, davacının ise anılan şirketin ortağı olduğu, bilirkişi raporunda değinildiği gibi davalının kanuna ve ana sözleşmeye aykırı kusurlu eylemleri sonucu şirketin toplam 49.848,56-TL zarara uğradığı, şirket yöneticisi davalının zarara ilişkin olarak kendisine bir kusur izafe edilemeyeceğine ilişkin kanıt ortaya koyamadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, 49.848,56-TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak şirketin ...'ne ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı müdürün azli ve kayyım atanması taleplerinin ise .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ve 2017/1574 Karar sayılı kesinleşen ilamı ile hüküm altına alındığı anlaşılmakla işbu taleplerin konusuz kaldığı anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

  1. Davanın KISMEN KABULÜNE, 49.848,56. TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak şirketin ...'ne ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

  2. Davalı müdürün azli ve kayyım atanması taleplerinin konusuz kaldığı anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  3. Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 3.405,15 . TL harçtan peşin alınan 1.707,75 . TL, mahsubu ile bakiye 1.697,40 . TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  4. Davacı tarafından yapılan 31,40. TL başvurma harcı, 1.707,75 . TL peşin harç, 4,60 . TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.743,75 . TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

  5. )Davacı tarafından yapılan 331,95 . TL davetiye gideri 7.500,00 . TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.831,95 . TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre 3.904,11 . TL davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  6. )Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 . TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

  7. )Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13(3) md uyarınca uyarınca 17.900,00. TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

  8. ). Karar kesinleştiğinde davacının / davalının gider avansından artan bakiyesinin talep halinde iadesine

Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/01/2024

Başkan ...

¸e-imzalıdır

Üye ...

¸e-imzalıdır

Üye ...

¸e-imzalıdır

Katip ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistanbuldelillerTARİHİ22/05/2017hüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim