İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/511 E. 2024/496 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/511
2024/496
9 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/511 Esas
KARAR NO:2024/496
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:28/07/2022
KARAR TARİHİ:09/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı Vekili Dava Dilekçesinde: müvekkilinin kozmetik ürünlerin pazarlama ve satış faaliyetlerini yürüttüğünü, davalı/borçlu taraf ile jel ürünlerinin kavanozu konusunda anlaştıklarını, müvekkili şirketin bunun üzerine davalıya banka üzerinden jel ödemesi açıklamalı 49.620,00 TL bedeli davalıya gönderdiğini, daha sonra müvekkilinden 4.620,00 TL ambalaj için ödeme mdiğini ve bunun da davalıya ödendiğini, davalı borçlunun bir hafta içinde göndermesi gerektiği ürünleri göndermediğini, geç teslim ve hatalı olarak teslim edilen ürünlerin iade edildiğini ve davalının ödenen tutarı iade etmekten kaçındığını, müvekkili şirketin, davalıya ödenen tutarın davalı tarafından iade edilmemesi üzerine davalı aleyhine takip başlattığını, davalının haksız ve hukuka aykırı bir şekilde takibe itiraz ettiğini, davalı tarafından müvekkili şirkete fatura kesilmediğini davalının sebepsiz olarak zenginleştiğini, davalının bu sebeple takibe haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunduğunu, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2014/17305 Esas, 2016/283 Karar sayılı ve 2013/259 Esas, 2013/2543 Karar sayılı ve 4. Hukuk Dairesinin 2010/8933 Esas ve 2010/12096 Karar sayılı ilamının da bu yönde olduğunu, müvekkili tarafından davalı borçluya yapılan ödemelere ilişkin dekontun dava dosyasına sunulduğunu, yukarıda izah edilen sebeplerden dolayı davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının takibe konu miktar üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Dava; Taraflar arası yapılan sözleşmeye istinaden sözleşme hükümlerini yerine getirmediği ve jel ücret iadesinin de yapılmadığı iddiasıyla başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine açılan İİK. 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... borçlu ... olduğu, 49.620,00 - TL alacak için 30/05/2022 tarihinde takibe girişildiği, davalı/ borçluya usulüne uygun tebligatın yapıldığı borçlunun süresi içerisinde borca, ferilerine itiraz ettiği görülmüştür.
Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiler heyetinden alınan 15/02/2024 tarihli ön raporunda; "...Yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda;
-
Davacı ... Ltd.Şti.'nin ... Bankasından ve ... Bankasından gelen cevabi yazılara göre, ... Bankası aracılığı ile 24/02/2022 tarihinde 45.000 TL ve ... Bankası aracılığı ile 30/03/2022 tarihinde 4.620 TL olmak üzere toplam (45.000 TL + 4.620 TL=) 49.620 TL, Davalı ...'e ödeme yaptığı,
-
Davalı ...'in İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'ndan gelen cevabi yazıya göre, 24/11/2020 tarihi itibariyle ... Vergi Dairesi'nde mükellefiyet başlangıcının olduğu, ödeme tarihleri olan 24/02/2022 (... Bankası) ve 30/03/2022 (... Bankası) tarihi itibariyle ... Vergi Dairesinde faal olarak, mükellefiyet kaydının bulunduğu,
-
Sayın Mahkeme tarafından, “tarafların ilişik dönemini kapsayan ticari defter ve dayanağı belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davalı yanın icra ve dava takip tarihi itibariyle davalıya takip konusu alacaktan dolayı borçlu olup olmadığının tespiti "ne ilişkin Bilirkişi Raporu talep edildiği, ancak dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarından, gerek inceleme günü, gerek sonrasında Bilirkişi incelemesine esas, defter ve kayıtların sunulmadığının görüldüğü, dolayısıyla Bilirkişi Raporu yazılamayacağı,
-
Ancak, takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, tarafların defter incelemesine ilişkin beyanda bulunmaları halinde, defter incelemesi yapılarak Bilirkişi Raporu tanzim edilebileceği hususlarını..." tespit ve rapor edilmiştir.
Dava, davacı tarafından taraflar arası yapılan sözleşmeye istinaden sözleşme hükümlerini yerine getirmediği ve jel ücret iadesinin de yapılmadığı iddiasıyla davalı aleyhine .... icra müdürlüğü ... esas sayılı takip dosyasında başlatılan takibe karşı davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı taraf, davalıya muhtelif banka havaleleri yoluyla taraflara aralarında kurulan sözleşmeye istinaden para gönderdiğini , davalı tarafından sözleşme hükümlerine uyulmadığı , geç teslim edilen ve hatalı olan ürünler davalı tarafından kabul edilerek iade alındığı ; ancak davalı/ borçlu ücret iadesinden de kaçarak kendisine ödeme yapılmadığını iddia etmektedir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2014/6216 Esas ve 2014/9236 Karar sayılı ilamında ve 2020/3226 Esas ve 2020/4359 Karar sayılı ilamında ve yerleşik Yargıtay içtihatlarında da değinildiği üzere; "Borçlar Kanunu'nun 457 (TBK'nın 555) ve ardından gelen maddelerinde düzenlenmiş olan havale, hukuksal nitelikçe (tıpkı onun özel biçimlerinden biri niteliğindeki çek gibi) bir ödeme vasıtasıdır. Eş söyleyişle, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur.
Bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür (HGK. 9.6.2004 tarih, 2004/4–362 E. 2004/347 K.)Bu yasal karine karşısında davacı taraf, davalı tarafa yapılan dava konusu havalenin, bir borcun ödenmesinden başka bir amaca yönelik bulunduğunu kanıtlama yükümlülüğü altındadır. Diğer bir ifadeyle, havale kavramından hareketle yapılacak değerlendirmeye göre de, somut olayda kanıtlama yükümlülüğü yine davacı tarafa aittir." şeklinde belirtilmiş olmakla, davacı tarafından davalılara gönderilen havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaca yönelik olduğunu davacının kanıtlaması gerekmektedir.
6098.s.TBK'nun 102.m.sine göre havale;" Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur.Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmişse, mahsup orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır."
Havalelerin bir kısmında herhangi bir açıklamanın bulunmadığı, bir kısmında ise "..." kaydı bulunduğu görülmüştür. Türk Borçlar Kanunu'nun 555 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan havale, ödeme vasıtası olup sözleşme ilişkisinin varlığını tek başına ispatlamaz. Havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci, bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür.HMK'nın 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri üçbin Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir.Ancak davacının delil olarak sunduğu, watsapp yazışmaları, davalı tarafından yapıldığı belirtilen bir kısım ödemeler içeren banka dekontları mahkememizce belge olarak kabul edilmiştir. Açıklanan nedenle, davacı tarafın sunduğu deliller yazılı delil başlangıcı niteliğindedir. (Bkz. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 08/09/2015 tarihli 2015/28467 E. 2015/26584 K., 03/04/2014 tarihli 2014/5149 E., 2014/10114 K. sayılı içtihatları vb.) Hal böyle olunca, somut olayda yazılı delil başlangıcı bulunması nedeniyle ve 6100 Sayılı HMK 170-175 m.lerinde düzenlenen isticvap hükümleri gereği davalıya bizzat isticvap olunmak üzere davetiye ile dosyada mevcut davacı tarafından dayanılan watsapp yazışmaları/banka dekontları gönderilerek davalının geçerli bir özrü olmaksızın gelmediği veya gelip de sorulara cevap vermediği takdirde, isticvap konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı ihtarı mahkememizce yapılmış, davalı usulune uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen duruşmaya katılmadığından açıklanan tüm nedenlerle , davacının davasının kabulü ile; davalının .... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 49.620,00-TL alacak üzerinden iptaline, takibin takip talebindeki talep gibi devamına, asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatı 9.924,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Davacının DAVASININ KABULÜ ile;
-
Davalının .... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 49.620,00. TL alacak üzerinden İPTALİNE, takibin takip talebindeki talep gibi DEVAMINA,
-
Asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatı 9.924,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Karar tarihi itibariyle alınması gereken 3.389,54. TL harçtan peşin alınan 599,29. TL harcın mahsubu ile bakiye 2.790,25 . TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan 80,70 . TL başvurma harcı, 599,29. TL peşin harç, 11,50. TL vekalet harcı, 188,25. TL tebligat/ posta gideri, 2.500,00 . TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.379,74. TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzünde, davalının / vekilinin yokluğunda; tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01