İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/360 E. 2024/462 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/360
2024/462
2 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/360 Esas
KARAR NO :2024/462
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:07/07/2020
KARAR TARİHİ:02/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı adına kayıtlı olan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu aracın 23/12/2018 tarihinde sürücüsü dava dışı ... olan ... plakalı aracın sol ön kısmına çarparak aracın ... mevkiine savrulmasına sebebiyet verdiğini, çarpa sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle müvekkili şirketin ... plakalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle 3.676,00 TL ve 16.500,00 TL tazminat ödediğini, meydana gelen kaza sonrasında davalıya ait olan sigorta aracın araç sürücüsünün kaza mahallini terk ettiğini ve bu hususun düzenlenen 23.12.2018 tarihli “Ölümlü” Yaralamalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı” ile tespit edildiğini, Karayolları Trafik Yönetmeliği” nin 152. Maddesinin c ve ç bentlerinde trafik kazasına karışanların yaralanmamış olan veya hafif yaralı olanların yetkililer gelmeden veya bunların iznini almadan kaza yerinden ayrılmamak zorunda olduklarını, ayırca Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı” başlıklı B-4 maddesi b bendi uyarınca ilgili maddede belirtilen istisnai haller dışında sigortalının olay yerini terk etmesi veya kaza tutamağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, ödemede bulunan sigortacının sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebileceğini, bu nedenle ödenen tazminatların rücuen tazmini için davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ve .... İcra Müdürlüğü” nün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının her iki takibe, borca ve ferilerine itiraz ettiğini, davalının itirazlarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun ve müvekkili şirketin alacağını geciktirmeye matuf bir itiraz olduğunu beyan ederek, ....İcra Müdürlüğü'nün ... VE ... E. Sayılı dosyalara yapılan itirazların iptali ile takiplerin devamına, davalının %20 inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazada olay mahallinin terk edilmesinin söz konusu olmadığını, kaza mahalli terk edilmiş olsa bile bu durumun sigortacıya rücu hakkı vermeyeceğini, rücu şartlarının oluşması halinde bile müvekkilinin kusuru oranında rücunun mümkün olabileceğini, araç sürücüsünün ... olduğunu, kendisinin korku ve panikle farklı ifadeler vermesinden dolayı polis memuru tarafından tespit değil bilgiye dayalı olarak “Bu kazanın oluşumunda ... plaka sayılı araç sürücüsü kaza yerinden firari olduğu, tarafıma bilgi verilmiştir. daha sonra ... sücünün kendisi olduğunu ve kazayı çelişkili anlattığı tespit edilmiş...” ifadeleri ile tutanak tutulduğunu, söz konusu tutanak değerlendirilerek müvekkiline ait araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği sonucuna varılamayacağını, ayrıca araç sürücüsü ...” in söz konusu kazadan dolayı ... ... Ceza Mahkemesi' nin ... E. Sayılı dosyasından ve ... Asliye Ceza Mahkemesi ... E. Sayılı dosyasından ayrı ayrı yargılandığını ve hakkında beraat kararı verildiğini, söz konusu kararların kesinleştiğini, ceza dosyalarında iddia makamınca ve mahkemece kaza anında araç sürücüsünün ... olduğu, olay anında alkol muayene testlerinin yapıldığı, bu hususun şüpheye mahal vermeyecek derecede tespit edilmiş olduğunu, davacının olay yeri terk iddiasının asılsız olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde söz konusu durumun anlatılmış olduğunu buna rağmen müvekkili aleyhine kötü niyetli olarak dava ikame edildiğini, kabul etmemekle birlikte bir an olsun olay yeri terk edildiği düşülse dahi olay yerinin terk edilmesinin sigortacıya rücu hakkı vermeyeceğini, olay yeri terk nedeninin sigorta şirketince ispat edilmesi gerektiğinin Yargıtay kararları ile sabit olduğunu, ayrıca rücunun kusur ve hasarın tespit edilerek yapılması gerektiği hususunun da Yargıtay Kararları ile sabit olduğunu, kusur dağılımına ilişkin dosyada herhangi bir belge olmadığı gibi zararın gerçek olup olmadığı hususunun da tartışmalı olduğunu, bu nedenle zararın ve kusurun tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin hasar ve değer kaybı alacağına ilişkin Sigorta Tahkim Komisyonunun ... sayılı dosyası ve sigorta tahkim komisyonu ... sayılı dosyaları ile davacı sigorta şirketine dava açıldığını ve müvekkili araç sürücüsünün kusurunun %25 olduğunun tespit edildiğini, davacının icra takiplerinde kusur tespiti olmaksızın kötü niyetli olarak müvekkiline yönelik icra takibi yapmış olduğunu bu nedenle davacının icra inkar tazminatı taleplerinin reddi gerektiğini beyan ederek davanın reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; ZMM sigortalı aracın yapmış olduğu çift taraflı trafik kazası sonucunda karşı araçta oluşan hasar bedeli ve değer kaybını ödeyen sigortacının ödediği bedeli sigortalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatmış olduğu icra takiplerine davalının itirazı üzerine açılan İİK. 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Davacı sigortacı, ZMMS kapsamında hasar gören araç için sigorta bedelini ödedikten sonra davalıya ait araç sürücüsünün kazadan sonra olay yerini terk etmesi nedeniyle ağır kusurlu olduğunu ve hasarın poliçe kapsamında olmadığını iddia ederek kendi sigortacısına karşı eldeki davayı açmıştır.
İş bu dava, davacı tarafça öncelikle ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne (Tüketici Mahkemesi Sıfatı ile ) dava açıldığı, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas-Karar sayılı kararı ile Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu kanaatiyle görevsizlik kararı verildiği, işbu 13/07/2020 tarihli hüküm, "Tarafların Kararı İstinaf Etmemesi Üzerine 16/09/2020 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme sonrası dosyanın mahkememize gönderildiği, yapılan yargılama sonucunda 05/10/2021 tarih 2020/562 Esas 2021/661 Karar sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği, davacı vekilinin istinaf etmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 2022/105 Esas 2024/973 Karar sayılı kararı ile; "HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
Davacı sigortacı, ZMMS kapsamında hasar gören araç için sigorta bedelini ödedikten sonra davalıya ait araç sürücüsünün kazadan sonra olay yerini terk etmesi nedeniyle ağır kusurlu olduğunu ve hasarın poliçe kapsamında olmadığını iddia ederek kendi sigortacısına karşı eldeki davayı açmıştır.
28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanunun “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için Kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımı verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukukî işlemin olması gerekir.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevlidir.
Somut olayda, davacıya zmss sigortası bulunan davalıya ait aracın karıştığı kaza sebebi ile dava dışı 3. kişiye ödenen hasar bedelinin davalının olay yerini terk etmesi sebebi ile rücuen tahsiline karar verilmesi talep edilmektedir. Davalı sigortalı, 6502 sayılı Kanun’un 3.maddesinin k bendi kapsamında tüketici; sigortalı ile davacı arasındaki sigorta sözleşmesi ise aynı Kanun’un 3.maddesinin l bendi gereğince tüketici işlemidir. Bu durumda uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Bu nedenlerle davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi için daha önce Tüketici Mahkemesince görevsizlik kararı verildiğinden karşı görevsizlik karar verilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek davanın esası hakkında yargılama yapılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a/3. ve 355. maddesi gereğince kaldırılmasına " kararı verildiği BAM kaldırma kararı sonrası iş bu esası alan dosyada, BAM ilamı da göz önüne alındığında davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği sonucuna varılmakla mahkememizin karşı görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, verilecek görevsizlik kararı ile mahkememiz ve .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas-Karar sayılı kararı arasında görev uyuşmazlığı oluştuğundan, merci tayini için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
-
İş bu davaya bakmaya mahkememiz görevli olmadığından HMK 'nun 114/1. c ve 115/2 madde uyarınca Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, görevli mahkemenin .... Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) olduğuna,
-
Mahkememiz kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde daha önce .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas. Karar sayılı ile görevsizlik kararı verildiğinden olumsuz görev uyuşmazlığının halli merci tayini için dosyanın HMK 22/2 maddesi uyarınca İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
-
Merci tayini sonrasında verilen kararda mahkememizin görevli bulunmaması halinde dosyanın re'sen görevli .... Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) gönderilmesine,
-
6100 sayılı HMK 331/2 madde ve bendi uyarınca yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda; taraflara gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2024
Katip ...
(E-İmzalı)
Hakim ...
(E-İmzalı)
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09