SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/592 E. 2024/387 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/592

Karar No

2024/387

Karar Tarihi

28 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/592 Esas

KARAR NO :2024/387

DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ:09/09/2022

KARAR TARİHİ:28/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin 01.02.2022 tarihinde, saat 22.30 sıralarında işten evine gitmek için ... durağından sürücü ...'ün sevk ve idaresinde bulunan ... adına kayıtlı ... plakalı otobüse bindiğini, otobüsen bindikten hemen sonra şoförün ani fren yapması sonucunda sırt üstü düşerek köprücük kemiğinin (klavikula) kırıldığını, kaza sonrasında müvekkili ve otobüste bulunan birkaç yolcu, otobüsü kötü kullandığı için şoför ile tartıştığını, ancak kaza tespit tutanağı tutulamadığını, müvekkilinin otobüsten indikten sonra hastaneye gittiğini ve kemik kırığı tespit edildiğini, kazaya sebep olan aracın 20.06.2022 bitiş tarihli, ... poliçe, ... acente nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından, 01.01.2023 bitiş tarihli, .../0 poliçe nolu Grup Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından yapıldığını, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları uyarınca sigortacı, sigortalısının üçüncü kişilere vermiş olduğu maddi ve bedeni zararlara karşı teminat limitleri dahilinde kalmak kaydıyla müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğunu, 01.04.1977 doğumlu müvekkilinin bedensel zararlara uğradığını ve hastane masraflarına katlanmak zorunda kaldığını, müvekkilinin kaza tarihinde ... Restaurant'ta aşçı olarak aylık net 9.000,00-TL ile çalıştığını, tedavi süreci boyunca çalışamadığını, geçici olarak iş göremez duruma geldiği gibi sürekli işgücü kaybına da uğradığını, müvekkilinin hayatı boyunca kazanın ruhsal ve psikolojik etkisi ile yaşamaya devam edeceğini, gördüğü tedaviler nedeniyle de fiziki ve ruhsal acılar çektiğini, maddi zararın giderilmesi bakımından; 26.04.2022 tebellüğ tarihli dilekçe ile ... Sigorta Anonim Şirketi'ne başvuru yapıldığını ancak taleplerinin karşılanmadığını, 22.04.2022 tebellüğ tarihli dilekçe ile ... Sigorta Anonim Şirketi'ne başvuru yapıldığını ancak taleplerinin karşılanmadığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; trafik kazasında yaralanan ve bedensel zarara uğrayan davacı müvekkili için, 6100 sayılı yasanın 107. maddesi uyarınca şimdilik 500 TL geçici işgücü kaybı için, 500 TL daimi işgücü kaybı için, 100 TL tedavi masrafları için olmak üzere toplam 1.100 TL maddi tazminat ile 100.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi, yargılama gideri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine (davalı sigorta şirketlerinin; sigorta limitiyle sınırlı olarak, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama gideri ve avukatlık ücretiyle birlikte maddi tazminat ödemekle yükümlü tutulmasına) karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:

Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; Somut olayda başvuran, huzurdaki davadan önce ve sonra Trafik Sigortası Genel Şartlarında belirtilen belge ve bilgileri ibraz etmemiş olması nedeniyle geçerli bir başvurudan söz edilemeyeceğini, kanun ile düzenlenen emredici nitelikteki özel dava şartını yerine getirmeyen başvuranın talebi; dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, başvuran tarafın dosyaya sunmuş olduğu evraklar üzerinde müvekkil şirketçe tıbbı değerlendirme raporu alınmış, bunun neticesinde başvuranda sürekli maluliyet oluşup oluşmadığı tespit edilemediğini, her halükarda “maluliyet tazminatına” ilişkin tazminat hesabının ZMS Sigortası Genel Şartları A.5/C maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, üniversite hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı bölümlerinden seçilmiş adli tıp anabilim dalı uzmanlarından evraklar üzerinden yapılacak inceleme ile değil bizzat kişinin muayenesi sonucu genel şartlara uygun ve makul iyileşme süresi beklenerek Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranının belirlenmesini talep ettiklerini, TRH %2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı üzerinden hesaplama yapılmasını bu anlamda progresif rant yönteminin hukuka aykırı olacağını belirtir, her halükarda TRH 2010 hayat tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılan hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri trafik poliçesi teminatı dışında olduğunu, yaralanmalı ve maddi hasarlı kaza sonucunda savcılık tarafından başlatılan ceza soruşturma dosyasının celp edilmesi ve savcılık tarafından tespit edilen hususlarda değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğini, KZMSS sigortası ile işletenin veya araç sürücüsünün kusurlu davranışı bu tür sigorta ile teminat altına alındığını, maddi giderler için geçerli olan teminat her halükarda verilecek bir teminat olmayıp KZMSS sigortası kapsamında müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında olduğunu, sorumluluğa esas kusur oranlarının tespit edilebilmesi için konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmasını, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden her halükarda faiz başlangıcına dair taleplerin (olay tarihinden itibaren) yerinde olmadığını beyanla davanın reddine, müvekkili şirketin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını talep etmiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili sigorta şirketinin yerleşim yeri İstanbul olması sebebiyle HMK madde 6/1 gereği; İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirkete usulüne uygun olarak müracaat etmediğini, davacının maluliyet oranının tespit edilebilmesi için öncelikle sürekli sakatlık kurul raporu alınması gerektiğini, davacı vekili tarafından sunulan uygun yönetmelik uyarınca alındığını bir Sağlık Kurulu Raporu olmadığını, davacı her ne kadar bir kaza yaşandığını öne sürüp sürekli sakatlık tazminatı talep etmişse de maluliyetine ilişkin yalnızca kemik kırığı röntgen filmi ilettiğini, bahsedilen sakatlığın ve kazanın gerçekleştiğine, gerçekleşmiş olsalar bile sakatlığa kazanın sebebiyet verdiğine dair herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığından kaza ile sakatlık arasında illiyet bağı da kurulamadığını, davacı taraf dava konusu ... plakalı aracın ZMMS poliçesinin ... Sigorta A.Ş. tarafından tanzim edildiğini belirttiğini, bu sebeple davacı tarafından öncelikle davaya konu talepleri dava konusu aracın ZMMS poliçe sahibi ... Sigorta tarafından karşılanması gerektiğini, tedavi masraflarından öncelikle ... ve söz konusu aracın ZMMS poliçe sahibi ... Sigorta tarafından karşılanması gerektiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen 01.02.2022 tarihinde kazaya karıştığı belirtilen araç müvekkili şirkete 01.01.2021-01.01.2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere .../0 numaralı Grup Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza sonucu kalıcı sakatlık teminatı 70.000,00-TL, kazaen tedavi masrafları teminatı 15.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, davacının maluliyetinin 01.02.2022 tarihli kaza neticesinde oluştuğuna dair uygun yönetmelik gereğince alınmış maluliyet raporu bulunmadığını, işbu nedenle kazazedenin ATK tarafından muayene edilerek Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında ve davaya konu kaza sonucu meydana gelen yaralanmanın maluliyet üzerindeki etkisinin belirtilmek suretiyle sürekli sakatlık kurul raporu alınmasını talep ettiklerini, manevi tazminat, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri poliçe kapsamında olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin meydana gelen zarardan sorumluluğu ancak sigortalının kusuru kadar olduğunu, bahse konu kazada ise kazaya ilişkin kusur oranları belirlenemediğini, ortada bir kaza olduğu dahi şüpheli olduğunu, her halükarda davacının avans faizi talepleri usul ve yasaya aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek almak kaydıyla dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Olaya ilişkin karakol tutanaklarında ve sair belgelerde davacının olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğu, müvekkili kurumun herhangi bir kusurunun ve sorumluluğunun olmadığının tespit edildiğini, davacı yolcunun hareket halindeki otobüsün trafik ve yol şartlarından dolayı kasis bulunabileceğini gözönünde bulundurarak kendi emniyetini sağlama açısından bir yerlere tutunmak suretiyle önlem alması gerekirken, bu kurallara riayet etmediğini, trafik ve yol şartlarından dolayı araç sürücüsü tarafından yolun durumu nedeniyle frene basılması sırasında tutamaçlara tutunmak suretiyle önlem almamasından dolayı dengesini kaybederek kendi yaralanmasına sebebiyet verdiğini, kusur durumunun belirlenerek, davacının olay nedeniyle herhangi bir maluliyetinin bulunup bulunmadığının tespitini talep ettiklerini, mahkemeye sunulan bordro bulunmaması nedeniyle davacının beyan ettiği gelirin gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin idarenin şoför personele gerekli eğitimleri yaptırdığını, idare şoförü olaydan sonra hemen aracı durdurup yaralıya müdahale ettiğini, dava dilekçesine ekli belgelerin incelenmesinde, özel hastanelerde yapılan giderlerin, taksi ücretlerini, masrafların fahiş nitelikte olduğunu, doktrin ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca manevi tazminat ne ceza ne gerçek anlamda tazminat olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... cevap dilekçesinde; ... işletmesinde çalıştığın, 01/02/2022 günü saat 23:00 sıralarında MK13 hattında ... plakalı resmi otobüsle çalışırken ... durağından yolcu aldığını, havanın yağışlı ve karanlık olduğunu, duraktan yaklaşık 40 metre uzaklaştıktan sonra, aracının bu mesafede 30 km hıza ulaşabildiğini, sağ tarafındaki ara sokaktan ışıkları sönük vaziyette ... Transit ticari kamyonet aniden önüne çıktığını, aracı fark ettiğini, direksiyonu sola manevra yaparak usulünce fren yaptığını, yaklaşık 15 metrede durduğunu, ani fren dahi yapmadığını, ... marka ticari kamyonetin geri manevra çapıp kendisine yol verdiğini, otobüste toplam 6 yolcunun olduğunu, en son binen davacı hariç hepsinin oturduğunu, bütün koltukların boş olduğunu, davacının orta kapının önünde yere çökmüş vaziyette olduğunu, aracını emniyetli bir şekilde sağa park ettiğini, yolcunun yanına gittiğini, yolcunun sağ elinde telefon olduğunu, sol elinde çamaşır olan poşet olduğunu, yolcu otobüs fren yapınca telefondan dolayı direğe tutunamadığını söylediğini, hiçbir yolcu ile hız ve fren konusunda tartışma yapamadığını, aşırı hız yapmadığını, yolcunun uyarı levhalarında belirtiltiği gibi kendi yolculuk güvenliğini sağlamadığını, suçlamaları kabul etmediğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

GEREKÇE:

Dava; 01.02.2022 tarihinde meydana geldiği belirtilen kazadan kaynaklı maddi-manevi tazminat davasıdır.

Davacı tanığı ... duruşmadaki beyanlarında; Davacıyı komşum olması nedeniyle tanırım, davaya konu edilen kazaya ilişkin bir bilgim yoktur, ancak o gün gece 11:00, 12:00 sıralarında davacının eşi benim eşimi arayıp davacının bir kaza geçirdiğini, araçları bulunmadığını söylemiş, benimde aracım olduğu için davacıyı hastaneye ben götürdüm, ne olduğunu sorduğumda kendisi bindiği otobüsün ani fren yaptığını, düşerek omzunu vurduğunu ve omzunun ağrıdığını söyledi, daha sonra hastaneye gittiğimizde davacının köprücük kemiğinin kırıldığını davacı bana hastane çıkışı söyledi, davacı taraf bu kaza neticesinde uzun süre çalışamadı, şu an ne kadar olduğunu hatırlamıyorum, bizde komşu olduğumuzdan bu süreçte davacının faturalarını yardımcı olmaya çalıştık, kendisinin kaza öncesi ... AVM'de bir kebapçıda çalıştığını biliyorum, ancak maaşını bilmiyorum, ben en az 2, 3 kez davacının sargısının değişimi için hastaneye götürdüm, davacının şu an çalıştığını bilmiyorum bildiklerim bunlardan ibarettir şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davacı tanığı ... duruşmadaki beyanlarında; Davacıyı eşim olması nedeniyle tanırım, davaya konu edilen kazayı ben görmedim, o gün evdeydim, eşimin işten dönüşünü bekliyordum, eşim 23:30 sıralarında beni telefonla arayarak bindiği otobüsün ani fren yaptığını , düştüğünü ve omuzunda ağrı olduğunu bana söyledi, daha sonra eşim eve geldi, ancak ağrısı dinmeyince bende komşumuz ...'i aradım, bizde araç yoktu, bu nedenle bizi hastaneye götürmesini rica ettim, hastaneye gittiğimizde eşimin köprücük kemiğinin kırıldığını söylediler ve kolunu bandajla bağladılar, eşim yaklaşık 2 ay kolunda bu bandajla kaldı, halen bu durumun sıkıntısını yaşamaktadır, bandaj takılı olduğu için sabaha kadar uyumuyordu, ağrısı acısı dinmiyordu, maddi manevi bu süreçte büyük acı çekti, eşim kaza olmadan önce ...'da ... Restaurant'ta Usta olarak çalışıyordu, aldığı maaş 9 - 10 bin TL civarındaydı, bu süreçte yaklaşık 2 ay çalışamadı, maddi olarak da sıkıntı çektik, bu kazaya sebebiyet veren kişi herhangi bir şekilde bize bağlantıya geçmediler ve herhangi bir zararı karşılamadılar, bildiklerim bunlardan ibarettir şeklinde beyanda bulunmuştur.

Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiden alınan 11/06/2023 tarihli raporunda;

"..1. ... plakalı ... otobüs sürücüsü ...'ün %100 oranında tam derecede etkili olduğu,

  1. ... plakalı ... otobüs içerisinde yolcu olan ...'un kusur ve etkisinin olmadığı.." tespit ve rapor edilmiştir.

Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 25/09/2023 tarihli raporunda özetle; "...

A) Davalı sürücü ...'ün kusursuz olduğu,

B) Davacı yolcu ...'un %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu,

C) Kimliği belirsiz sürücünün %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu..." bildirilmiş,

Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 02/01/2024 tarihli raporunda özetle; "...

A) Davalı sürücü ...' ün kusursuz olduğu,

B) Plakalı ve sürücüsü belirsiz araç sürücüsünün %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu,

C) Davacı yolcu ...' un %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, oy birliği ile karar verildiği..." tespit ve rapor edilmiştir.

Tarafların iddia ve savunmaları , toplanan deliller , aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında mahkememizce yapılan değerlendirme sonucunda ;01/02/2022 tarihinde saat 22:30 sıralarında ... adına kayıtlı Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otobüs ile ... Caddesini takiben seyir halinde iken kaza mahalli olan kavşağa geldiği esnada sağ tarafındaki tali yol olan ... Caddesini takiben gelen plakalı ve sürücüsü belirsiz araca çarpmamak için fren yapması akabinde otobüs içerisinde yolcu olarak bulunan Davacı ...'un araç içerisine düşerek yaralanması ile davaya konu trafik kazası meydana geldiği ,

Mahkememiz tarafından yapılan keşif sonrası aldırılan raporda davalı ...'ün havanın yağışlı olduğu bildirilen yol üzerinde seyir halinde iken, aracının hızını, cinsine, teknik özelliğine, hava ve yol durumuna uygun ve süratini görüş alanı içerisindeki kavşaklara yaklaşırken bir tehlike anında emniyetle durabileceği seviyeye göre ayarlaması, yolun icap ve şartlarına uygun seyrederek, trafik durumunun gerektirdiği şartlara uyması, dikkatli ve özenli seyretmesi, aracının içerisindeki yolcuların güvenli bir şekilde taşınmasından sorumlu olduğu hususunu dikkate alarak, yolcuların sağlıklı ve güvenli bir şekilde yolculuk yapmasını sağlaması ve bu konuda gerekli tedbirleri alması gerekirken bu kurallara uymayarak kazanın meydana gelmesinde 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda bulunan 47/d, 52/a ve 52/b kuralını ihlal ederek %100 oranında tam kusurlu olduğu, ... plakalı ... otobüs içerisinde yolcu olan ...'un; ... Durağında bindiği ... plakalı ... otobüsünün yaklaşık 60 metre kadar seyrettikten sonra kavşakta manevra ve fren yapması nedeniyle araç içerisinde yolcu olarak bulunan ...'un araç içerisinde düşmesi sonucu meydana gelen yaralanmadan dolayı atfı kabil kusur olmadığı tespit edildiği ,

Dosyanın tetkikinde davalıların kusura yönelik alınan rapora karşı itirazda bulundukları anlaşıldığından, öncelikle tarafların kusur durumuna yönelik alınan rapora karşı itirazları da değerlendirmek ve kusur tespiti için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesine karar verildiği ,

İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinden oluşturulan heyetten alınan 25/09/2023 tarihli rapora göre ; davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otobüs ile geldiği üç yönlü T kavşakta, sağ tarafındaki kavşak kolunu takiben dikkatsiz ve kontrolsüz şekilde gelerek istikametini kapatan kimliği belirsiz sürücü yönetimindeki araca karşı sola direksiyon ve fren tedbirine başvurduğu sırada, otobüs içerisindeki davacı yolcunun araç içerisinde düşmesinde atfı kabil bir kusuru bulunmadığı , davacı yolcu ... otobüste yolculuğu sırasında kendi can güvenliği açısından etkin şekilde tutunması gerekirken buna riayet etmediği anlaşılmakla; kazada%25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu , kimliği belirsiz sürücü yönetimindeki plakası belirsiz araç ile tali yoldan anayola giriş yapmak istediği sırada düz seyirle yaklaşan otobüsün hız ve konumunu dikkate almadığı, ilk geçiş hakkını otobüse vermediği, dikkatsiz ve kontrolsüz şekilde anayola giriş yapıp otobüsün istikametini kapatarak dava konusu olayın meydana gelmesine zemin hazırladığı anlaşılmakla kimliği belirsiz sürücünün %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu tespit edildiği ,

Mahkememiz 19/10/2023 tarihli ara kararı ile ; mahkememiz dosyasında keşif sonrası alınan bilirkişi raporu ile ATK Trafik İhtisas Dairesinin 25/09/2023 tarihli raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için ve ayrıca ilgili ATK raporunda keşif sonrası alınan rapora ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla bu tespit edilen hususların tartışılarak çelişkilerin giderilmesine yönelik ATK genişletilmiş uzmanlar komisyonundan rapor aldırılmasına karar verildiği ,

İstanbul ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan oluşturulan heyetten alınan 02/01/2024 tarihli rapora göre ; davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otobüs ile geldiği üç yönlü T kavşakta, sağ tarafındaki kavşak kolunu takiben dikkatsiz ve kontrolsüz şekilde gelerek istikametini kapatan kimliği belirsiz sürücü yönetimindeki araca karşı sola direksiyon ve fren tedbirine başvurduğu sırada, otobüs içerisindeki davacı yolcunun araç içerisinde düşmesinde atfı kabil bir kusuru bulunmadığı , davacı yolcu ... otobüste yolculuğu sırasında kendi can güvenliği açısından etkin şekilde tutunması gerekirken buna riayet etmediği anlaşılmakla; kazadan %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu , kimliği belirsiz sürücü yönetimindeki plakası belirsiz araç ile tali yoldan anayola giriş yapmak istediği sırada düz seyirle yaklaşan otobüsün hız ve konumunu dikkate almadığı, ilk geçiş hakkını otobüse vermediği, dikkatsiz ve kontrolsüz şekilde anayola giriş yapıp otobüsün istikametini kapatarak dava konusu olayın meydana gelmesine zemin hazırladığı anlaşılmakla kazada %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş olmakla , davalı sürücü ... ün kusuru bulunmadığı kanaatine varıldığı ,

Dosya kapsamına uygun İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi ve Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan alınan raporlar doğrultusunda , davalı sürücü ... atfı kabil bir kusuru bulunmadığı tespit edilmiş olmakla , malik... Genel Müdürlüğünün , bu aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalayan ... Sigorta Anonim Şirketinin Grup Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi ile sigortalayan ... Sigorta Anonim Şirketinin sorumluluğu yoluna da gidilemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek yasal ve yerinde görülmüştür.

Her ne kadar davacı vekili duruşmada alınan beyanları ve 30/03/2024 tarihli beyan dilekçesinde ; Sürücü ..., işleten ... ve ZMSS (Trafik) Sigortacısı davalı ... Sigorta Anonim Şirketi sorumluluktan her ne kadar kurtulabilecek ise de, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluğu şoförün kusuruna bağlı bir sorumluluk olmadığı , davalı ... Sigorta Anonim Şirketi; dosyada mevcut ve ekte de sunduğumuz "Grup Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi"nden açıkça anlaşıldığı üzere, kaza sonucu kalıcı sakatlıktan 70.000 TL, tedavi masraflarından 15.000 TL ile sorumludur. Poliçenin son sayfasında açıkça ve büyük harflerle ayrıca belirtildiği üzere "poliçeler Ferdi Kaza Genel Şartlarını Kapsayacaktır. Otobüsler Hareket Halinde İken, Otobüslere İnip Binilirken, Durakta Beklerken, Yolculuk Başlangıçtan Bitimine Kadar Meydana Gelecek Her Türlü Kaza Ve Terör Olayları Neticesinde Araçta Seyahat Eden (oturan Ve Ayakta) Tüm Yolcuları Ve Otobüs Sürücülerini Kapsayacaktır." hükümleri gereği davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluğu şoförün kusuruna bağlı bir sorumluluk olmadığından bu sigorta şirketi yönünden yargılamaya devam edilmesini talep etmiş ise de; ilgili sigorta poliçe hükümleri incelendiğinde araç şoförünün kusuru bulunmasa bile sigorta şirketinin sorumlu olacağına dair bir teminat hükmünün yer almadığı bu nedenle davacı vekilinin beyanlarına itibar edilmeyerek aşağıdaki karar verilmiştir.

HÜKÜM:

  1. Davanın REDDİNE,

  2. Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60. TL harcın peşin alınan 345,31 . TL harçtan mahsubu ile bakiye 82,29. TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  1. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  2. Kendini vekille temsil ettiren davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

  3. Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine,

Dair taraf vekillerinin yüzünde; tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/05/2024

Katip ...

e-imzalıdır

Hakim ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistanbulTARİHİ09/09/2022gerekçehükümkzmss

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim