İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/884 E. 2024/300 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/884
2024/300
3 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/884 Esas
KARAR NO:2024/300
DAVA:Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:29/12/2022
KARAR TARİHİ:03/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı ... Aş. ( Eski Adı ... AŞ. ) arasında 01.06.2010 tarihli Kurumsal Satış Sözleşmesi imzalanmış olup, ... anılan sözleşmeyi 06.09.2013 tarihinde ekte sunulan ihtarname ile tek taraflı olarak haksız bir şekilde feshettiğini, yine davalı şirket müvekkil şirkete Eksik & Gelmeyen Evrak Kesintisi, FCT Birim Kesinti Bedeli, JET Prim Kesinti Bedeli, YTS Bedeli- Bayi Ceza, Tamamen Duygusal Kampanya Cezası, Aktiflik Ceza Kesintisi Bedeli… gibi isimler altında fatura keserek her ay müvekkil şirketin hak edişlerinden bu cezaları mahsup ettiğini, ancak davalı ... bu kesintileri hangi hatlar için uygulandığını müvekkil şirkete bildirmediğini, şirketin kendi kayıtları ile davalı ... ‘nın cezalara ilişkin gönderdiği faturalar karşılaştırıldığında arada fahiş bir fark göründüğünü, davacı müvekkilinin şirket gerek feshin haksızlığı gerekse kesilen cezaların usulsüzlüğü ve iadesine ilişkin İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E . sayılı dosyası ile feshin haksız olduğun tespiti ile haksız kesilen cezaların iadesi talepli alacak davası ikame ettiğini, mahkemenin ... K. Sayılı ilamı ile feshin geçerli olduğuna ancak kesilen cezaların dayanaksız olduğundan bilirkişi raporunda hesaplanan davalı defterlerinde görülen 259.821,63 TL nin davacıya iadesine karar verildiğini, ancak kararın müvekkilince davalı defterlerinde görülen ve haksız olarak kesilen prim cezalarının daha fazla olması sebebiyle istinaf edilmiş olup, İstinaf Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk dairesinin 2018 / 347 Esas ve 2018 /1395 Karar sayılı ilamı ile " Davalı tarafından sunulan ve Sözleşmeye aykırılık halinde hangi işleme hangi cezanını uygulanacağına dair yazışma ve duyurular, sözleşmenin yukarıda yer verilen hükümleri uyarınca sözleşme eki olarak kabulü gerekir. Bu hükümler uyarınca davacıya kesilen cezaların sözleşmede hüküm bulunmaması nedeniyle dayanaksız olduğu yönündeki bilirkişi görüşü yerinde olmamakla birlikte;
Davalı kestiği cezaların faturalarını ve her bir faturanın somut olayını gösteren dayanaklarını sunmamıştır. Ayrıca davacının kabülünde olmayan ceza faturalarını davacıya tebliğ ettiğini ve fatura içeriklerini de kanıtlamayamamaktadır. Taraflar arasında davalının defterlerinin münhasır delil olduğuna ilişkin anlaşma, ticari defterlerde yazılan herşeyin mutlak olarak kabul edileceği anlamına gelmez. Davalı ticari defterlerine işlediği faturaların somut dayanaklarını da gösterip haklı ceza kestiğini her bir somut olay için ayrı ayrı kanıtlamakla yükümlüdür. Beyanlarda geçen savcılık soruşturmaları bu savunmayı kanıtlamaya yeterli değildir.
Davalı davacıdan hizmet almadığını savunmamakta ancak davacının alacağını kestiği ceza faturalarına mahsuben ödemekten kaçınmaktadır. Bu durumda ispat yükünün davalıda olduğu anlaşılmakta olup, davalı taraf ceza futaralarına ilişkin her bir somut vakıayı ortaya koyup dayanakları ile ispat edemediğinden ispat yükünü yerine getirmemiştir. O halde davacının 259.821,63 TL hizmet bedeli alacağı bulunduğuna dair ... kararı isabetli olup davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde değildir.
Davacının artırım talebi doğrultusunda hakediş bedeli alacağının kabulüne karar verildiğine göre ve mahkemenin talepten fazlasına karar veremeyeceği de dikkate alındığında, davacının istinaf başvurusu da yerinde görülmemiştir. " şeklinde karar verildiğini, daha sonrasında kararı temyiz ettiklerini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020 / 4828 E. 2020 / 5188 K. Sayılı ilamı ile 2 nolu kararında ;" ... Kabule göre de, bölge adliye mahkemesince, davalı tarafından sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı hususunda karar yerinde tartışma yapılıp gerekçe gösterilmeden sonuca varılması doğru olmadığı gibi " her iki tarafın defterleri arasındaki farklılığın gerekçelerini ortaya koyacak şekilde hükme ve denetime elverişli bir rapor alınmadan karar verilmesi dahi doğru olmamıştır."şeklinde bir gerekçe ile kararın bozulduğunu ve dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 14. Hukuk dairesine iade edildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi ilk derece mahkemesi gibi duruşmalı yargılama yaparak taraf defterleri arasındaki farkılığın tespiti açısından davacıdan kesilen cezalara ilişkin bilgi belge ve faturaları sunmasını tekrar tekrar talep etmiş ancak davacı yan haksız ve dayanaksız olarak kesmiş olduğu cezalara ilişkin bilgi ve belge sunamadığını, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların yeniden incelenerek ayrıntılı bir rapor alınması için taraf defterleri bilirkişiye tevdi edilmiş ve 13.09.2021 tarihli rapor ile taraf defterleri ayrıntılı olarak incelendiğini, rapora göre ; raporun 19 sayfasında davalı kayıtlarına göre davacıya toplam 713.147,04 TL kesinti ve ceza tutarı düzenlenmiş olduğunun rapor edildiğini, ilk davadak iddianın alacağın kendilerince net bilinmediği çünkü davalının kestiği cezalara ilişkin bilgi belge ve faturaları kendilerihne yollamadığı olduğunu, keza ceza faturaları kendilerine sunulmadığı gibi mahkemeye de sunulamadığını, her nekadar bilirkişi raporunda kesilen cezalara itiraz edilmediğinin görülmektedir denilse de kendilerine tebliğğ edilmeyen faturaya itiraz edemeyeceklerinin aşikar olduğunu, kesilen cezaarın toplamının 713.147.04 TL olduğundan bu cezalara ilişkin dayanak sunulmadığındn gerek yargıtay gerekse istinaf kararlarına göre de cezaların neye ilişkin olduğunun ispatı davalı da olduğundan ve davalı da bunu ispat edemedinden davalıdan alacağının 713.147 ,04 TL olduğu izahtan vareste olduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2021 / 75 Esas ve 2021 / 1375 Karar sayılı kararında özetle; "Bozma ilamı doğrultusunda, taraf defterlerinin karşılıklı olarak incelenmesine karar verilmiştir. Öncelikle davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak bilirkişi incelemesi yapılmış ve rapor alınmıştır. Talimat mahkemesinden rapor geldikten sonra oluşturuluna 09.06.2021 tarihli ara kararıyla, bilirkişiden istenilen hususlar ayrıntılı olarak gösterilmek suretiyle, davalının ticari defter ve kayıtları ile defterlerin dayanağı olan kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış ve 13.09.2021 tarihli rapor alınmıştır. Bu raporda, davalı kayıtlarında 2010 yılından davanın açıldığı 2014 yılına kadar, davalı tarafından davacıya toplam 713.147,40 TL tutarında kesinti ve ceza faturaları düzenlendiği, bu ceza ve kesinti faturalarının 252.877,00 TL'lik kısmının davacı kayıtlarında yer almadığı, 460.270,04 TL'lik kısmının ise davalı defterlerinde kayıtlı olduğu belirlenmiştir. Bu tespitler, talimat yoluyla davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan raporla da uyumludur.
Yine 13.09.2021 tarihli raporda, davalının davacıya kestiği ceza ve kesinti faturalarının dayanak belgelerinin davalı tarafından sunulamadığı, sunulan belgelerin tutar içermediği ve faturalarla bağlantısının anlaşılamadığı belirtilmiştir.
Yargıtay tarafından bozulan kararımız gerekçesinde de belirtildiği üzere;
... Davalı tarafından sunulan ve sözleşmeye aykırılık halinde hangi işleme hangi cezanını uygulanacağına dair yazışma ve duyurular, sözleşmenin yukarıda yer verilen hükümleri uyarınca sözleşme eki olarak kabulü gerekir. Bu hükümler uyarınca davacıya kesilen cezaların sözleşmede hüküm bulunmaması nedeniyle dayanaksız olduğu yönündeki bilirkişi görüşü yerinde olmamakla birlikte; davalı kestiği ceza ve kesinti faturalarının somut olaylarını gösteren dayanaklarını sunmamıştır. Ayrıca davacının kabülünde olmayan ceza faturalarını davacıya tebliğ ettiğini ve fatura içeriklerini de kanıtlayamamaktadır.
Yargıtay bozma ilamından sonra alınan ve yukarıda açıklanan bilirkişi raporuna göre de davalının ceza ve kesinti faturalarının dayanak kayıtlarının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Taraflar arasında davalının defterlerinin münhasır delil olduğuna ilişkin anlaşma, ticari defterlerde yazılan her şeyin mutlak olarak kabul edileceği anlamına gelmez. Davalı ticari defterlerine işlediği faturaların somut dayanaklarını da gösterip haklı ceza kestiğini her bir somut olay için ayrı ayrı kanıtlamakla yükümlüdür. Beyanlarda geçen savcılık soruşturmaları bu savunmayı kanıtlamaya yeterli değildir.
Davalı davacıdan hizmet almadığını savunmamakta ancak davacının alacağını, kestiği ceza ve kesinti faturalarına mahsuben ödemekten kaçınmaktadır. Bu durumda ispat yükünün davalıda olduğu anlaşılmakta olup, davalı taraf ceza futaralarına ilişkin her bir somut vakıayı ortaya koyup dayanakları ile ispat edemediğinden ispat yükünü yerine getirmemiştir. Davalı vekili bu konuda belgeleri dosyaya sunduğunu bildirmiş ise de yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda alınan raporda değerlendirildiği üzere, sunulan belgelerle ceza ve kesinti faturaları arasında bağlantı kurulamamıştır. O halde davacının 259.821,63 TL hizmet bedeli alacağı bulunduğuna dair ... kararı sonucu itibariyle isabetli olup davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde değildir.
Davacının artırım talebi doğrultusunda hakediş bedeli alacağının kabulüne karar verildiğine göre ve mahkemenin talepten fazlasına karar veremeyeceği de dikkate alındığında, davacının istinaf başvurusu da yerinde görülmemiştir.
Davacı vekili istinaf aşamasında HMK'nın 107. maddesi uyarınca talep artırımı yapmak istediğini belirterek harç ikmali konusunda süre verilmesini istemiş ise de davacının HMK'nın 107. maddesi uyarınca talebini artırma hakkını ilk derece aşamasında kullandığı, bundan sonra ancak ıslah yoluna gidilebileceği, ancak istinaf aşamasında ıslahın mümkün olmadığı anlaşıldığından, davacının talebin artırılması ve harç ikmali konusundaki taleplerinin reddine karar verilmiştir." kararın kendileri tarafından temyiz edilmiş olup dosyanın halen Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin 2022 / 487 Esas sayılı dosyası ile incelemede olduğunu belirterek, davalı tarafından davacı müvekkilin hak edişlerinden dayanaksız olarak kesilen ve bilirkişi raporu ile sabit olan 460.270.04 TL alacağımıızn davalıdan ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Türk Borçlar Kanunu’nun 147. Maddesine göre acentelik sözleşmelerinden doğan alacak iddiaları 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan öncelikle zaman aşımı itirazında bulunduklarını, Davacı ile müvekkil şirket arasında 01/06/2010 tarihinde 1 (bir) yıl süreli Ofis Satış Ortaklığı Sözleşmesi imzalandığını, Davacı, Sözleşme kapsamında Ege bölgesinde ... Bayi kodu ile faaliyet gösterdiğini, Ofis Satış Ortaklığı adı, daha sonra alınan ticari bir kararla Kurumsal Teknoloji Merkezi (...) olarak değiştirildiğini, Davacı şirkete, müvekkil şirket tarafından .... Noterliği'nin 05/06/2013 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edilerek, sözleşmeye aykırı durum ve sözleşme maddeleri nedeni ile son kez uyarıldığı, usule aykırı işlemler nedeni ile tek sorumlunun davacı olacağı, müvekkil şirketin bu nedenle uğradığı/ uğrayacağı her türlü zarar ve ziyanın davacıdan türlü zarar ve ziyanın davacıdan talep edilmesi hakkı da dahil sözleşme ve yasalardan kaynaklanan her türlü hakkın saklı tutulduğu bildirilerek, davacının hukuka aykırı eylemlerini sona erdirmesi talep edildiğini ancak davacının hukuka uygun olmayan eylem ve işlemlerine devam etmesi nedeni ile taraflar arasında akdedilen sözleşmenin .... Noterliği'nin 06.09.2013 tarih ve 16073 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile müvekkil şirket tarafından haklı olarak, usul, sözleşme ve yasaya uygun suretle feshedildiğini, Müvekkil Şirketin, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'na bağlı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ile imzaladığı imtiyaz sözleşmeleri çerçevesinde kamu hizmeti niteliğinde elektronik haberleşme ... sunmakla yetkilendirilmiş bir işlemci olduğunu, gerek anılan idare ile imzalamış olduğu imtiyaz sözleşmeleri gerekse de başta 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ve BTK tarafından yayımlanan Yönetmelik, Tebliğ, Kurul Kararı gibi pek çok mevzuat hükmüne uygun faaliyet gösterme yükümlülüğü altında olduğunu, bahsi geçen mevzuat hükümleri çerçevesinde Müvekkil Şirket'in özellikle abonelik işlemlerinin güvenliğini sağlama ve abonelerin kimlik bilgilerini kontrol ederek abonelik tesis etme yükümlülüğü bulunmakta olup bu yükümlülüğün ihlalinin yüksek idari para cezası yaptırımları ile karşılanması yol açabildiğini, kamu güvenliğini ve ülkemizin maliyesini de etkileme potansiyeli olan bu işlemlere otoritelerince de hassasiyetle yaklaşılmakta ve Müvekkil Şirket'in faaliyetleri mevzuattan kaynaklanan bu yükümlülüklerini yerine getirebilmesi için özellikle de bayilerin usulen uygun işlem yapmamaları sağlanmak üzere işlemlerde uygulanacak prosedürler belirlenerek bu prosedürlere uymayan bayilere uymama işleminin niteliğine bağlı olarak ceza kesilmesi öngörüldüğünü, bu cezalar arasında en yüksek ceza ''fraud'' Türkçe ifadesi ile ''sahtecilik'' işlemlerine verildiğini, bu işlemler abonelik sözleşmesini akdeden kişinin TC kimlik numarası ile nüfus cüzdan bilgilerinin uyuşmaması, işlemler sırasında sahte kimlik kullanması, imzanın taklit olması gibi işlemler olup açıkça hukuka aykırı olduğunu, bu işlemler bir taraftan Müvekkil Şirket'i, kanuni yükümlülüklerini yerine getirmesini engelleyerek zarar uğrattığı gibi diğer taraftan da Müvekkil Şirket abonesi olan tüketicilerin mağduriyetine yol açabilmekte ve bu yönden de Müvekkilinin ticari itibarı ile marka algısı zarar gördüğünü, Davacının 2012 yılında 323 adet sahtecilik işlemi gerçekleştirilmiş, küçük ve orta ölçekli işletmeler için yapılan abonelik sözleşmelerinde, Müvekkil Şirket kontrolünden geçerek belgeleri sahte olduğu gerekçesi ile (sahte kimlik, imzanın taklit edilmesi vs.) sözleşmesi kabul edilmeyenlerin %25'i Davacı'nın abonelik sözleşmelerini yaptığı işletmelerin sözleşmeleri olduğunu, davacının hakkında şikayetlerin bir kısmı abonelikler/ müşteriler tarafından Savcılıklara aktarılmış, Müvekkil Şirket farklı farklı dosyalar üzerinden gelen suç duyuları kapsamında Davacı'nın sahtecilik sahtecilik faaliyetlerinden haberdar olduğunu, üstelik bu durum Davacı ile Müvekkil Şirket'în Sözleşmesi'nin sona erdirilmesinden sonra dahi devam ettiğini, Müvekkil Şirketin Sözleşme sona erdikten sonra bile Davacı'nın yaptığı abonelik işlemlerine ilişkin savcılık şikayetlerini tebliğ aldığını, davacı'nın bu eylemleri basit bilgi hataları gibi hayatın olağan akışı içerisinde kabul edilebilecek nitelikte olmadığı gibi, müşterilerden gelen şikayetlerde, yoğun olarak bayi tarafından ihtiyaçlardan fazla hat almaya yönlendirildiklerini, kapatmak istediklerinde kendilerine yüksek bedelli cezai şartlar uygulanacağı yönünde tehdit edildiklerini ve vaat edilen hizmet şartlarının karşılanmaması gibi son derece ciddi ve bir kısmı Müvekkil Şirket'in tabi olduğu elektronik haberleşme mevzuatına aykırı faaliyetler olduğunu, uyarılara ve aldığı cezalara rağmen hukuka ve Sözleşme'ye eylemlerini kötü niyetli olarak sürdürmek sureti ile müşteri memnuniyetsizliğine ve Müvekkil Şirket'in ticari itibarini da ciddi oranda zedelenmesi neden olan Davacı'ya, Müvekkil Şirket tarafından .... Noterliği'nin 05/06/2013 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi gönderilerek, Sözleşmeye aykırı durum ve Sözleşme maddeleri nedeni ile son kez uyarıldığı, usule aykırı işlemler nedeni ile tek sorumlunun Davacı olacağı, Müvekkil şirketin bu nedenle uğratıldığı/ uğrayacağı her türlü zarar ve ziyanın Davacı'dan talep edilmesi hakkı da dahil Sözleşme ve yasalardan kaynaklanan her türlü hakkın saklı tutulduğu bildirilerek Davacının söz konusu eylemlerini sona erdirmesi talep edildiğini, bu işlem ve eylemlerin tekrarı halinde, sözleşme'nin müvekkil şirket tarafından haklı nedenle ve derhal feshedileceği ihtar edildiğini belirterek, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davanın; mahkememizce verilen ... esas sayılı dosyanın istinaf incelemesinin İstanbul BAM 14 HD 2018/1395 E. Kararına istinaden Yargıtay 11 HD gönderildiği Yargıtayca 14 HD kararının kaldırıldığı, buna istinaden BAM 14 HD yeni esas numarasının ... E. Sayısı olduğu buna istinaden yargılamanın BAM da yapıldığı ve İstinaf aşamasında davacının ıslahın mümkün olmaması iddiasına dayalı olarak iş bu taraflar arasında kurumsal satış ortaklığı sözleşmesi gereği davalı tarafından davacının hakedişinden muhtelif zamanlarda ceza adı altında kesinlen haksız ve dayanıksız kesintilerin iadesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili davada; Taraflar arasında akdedilen sözleşme, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı kararı ve dosya dosya içeriği ( celbinin talep ederiz ) İstanbul Bam 14 Hukuk Dairesinin 2018 / 347 E Ve 2018 / 1395 K. Sayılı Kararı ve dosya içeriği( celbinin talep ederiz ) ,Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020 / 4828 E. 2020 / 5188 K. Sayılı ilamı ve dosya içeriği( celbinin talep ederiz ) İstanbul Bölge Adliye Mahkemesin14. Hukuk Dairesinin 2021 / 75 Esas Ve 2021 / 1375 Karar Sayılı İlamı ve dosya içeriği ( celbinin talep ederiz ), arabuluculuk son tutanağı, Ticari Defterler, Tanık, vs ikamesi caiz her türlü yasal delile dayanmıştır.
Mahkememizin ... dava dosyası dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Davacı ... İletişim ... San. Ve Tic. Ltd Şti tarafından Davalı ... ... A.ş aleyhine açılan tazminat davası olduğu, 11/10/2017 tarihinde " İş bu asıl ve ıslahla açılan davanın Kabulü ile 259.821,63-Tl nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine" karar verildiği, kararın 23/01/2023 tarihinde kesinleşmiş olduğu, anlaşılmıştır.
Mahkememizin ... esas sayılı dosyasının istinafı üzerine İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi ... E sayılı dosyası kapsamında davacı ve davalı şirketin ticari defter ve belgeleri incelenmiş, davalı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde alınan bilirkişi raporunda; 13/09/2021 tarihli Mali Müşavir ...'ın raporunda özetle; 2010-2011-2012-2013-2014 yılları ticari defterlerinin kendi adına delil vasfına haiz olduğu, davalı kayıtlarında 2010 yılından 04/03/2014 dava tarihine kadar davacıya toplam 713.147,04-TL kesinti ve ceza tutarı düzenlendiği, yapılan inceleme neticesinde söz konusu tutarın 252.877,00-TL sinin davacı kayıtlarında bulunmadığı, 460.270,04-TL sinin davacı kayıtlarında yer aldığı, dosya içerisinde davacının, kayıtlarında yer alan davalının düzenlendiği, 460.270,04-TL tutarındaki kesinti ve ceza tutarlarına itiraz ettiğine dair bir tutanak ve belgenin bulunmadığı, davalının düzenlediği ve davacı kayıtlarında yer almayan 252.877,00-TL tutarındaki kesinti ve ceza tutarları ile ilgili olarak davalı tarafından sunulan belgelerde tutarların bulunmadığı, belgelerden kesinti ve cezalara ilişkin gerekli açıklamaların anlaşılamadığı, 04/03/2014 dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 259.821,63 TL alacaklı olduğu hususu tespit ve rapor edilmiştir.
İstanbul BAM 14.H.D'nin ... esas sayılı dosyasında 17/05/2021 tarihli SMM Bilirkişi ...'in raporunda özetle; davacı ile davalı taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, davacı ve davalı taraf arasında 01.06.2010 tarihinde 1 yıl süreli Ofis Satış Ortaklığı Sözleşmesi imzalanmış olduğu, davacı ...... Ltd.Şti firmasının 2010-2011 yıllarına ait ticari defterlerinin mülga 6762 sayılı TTK 69.maddesine göre 2012-2013-2014 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK 64/3 maddesine göre Noterden açılış onaylarının yaptırılmış olduğu, 2010 ve 2014 yıllarına ait ticari defterlerinin kapanış onaylarının yaptırılmamış olduğu, takdiri mahkemeye ait olmak üzere davacı şirketin 2010 ve 2014 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinde olmadığı, 2011,2012 ve 2013 yıllarına ait ticari defterlerinin kapanış onaylarının yaptırılmış olduğu, takdiri mahkemeye ait olmak üzere davacı ... ..... Ltd.Şti. Firmasının 2011,2012 ve 2013 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinde olduğu, davalı ... A.Ş firmasının Resmi Defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde ve usulüne uygun olarak yapıldığı, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtlarının düzenli ve yasaya uygun tutulduğu, TTK 70-72 ve YTTK 64.maddelerine istinaden yapılması gereken kapanış tasdikinin zamanında ve yasalara uygun olarak yapılmış olduğu görüldüğünden ticari defterlerin sahipleri lehine delil vasfına haiz olduğu, davacı ... İletişim Hiz.San.ve Tic.Ltd.Şti. Firmasının davalı ... ... A.Ş firmasından yasal defter ve dayanağı olan cari hesap ekstresinin karşılığı olarak 21/12/2013 son cari hesap işlem tarihi ve 04/03/2014 dava tarihi itibari ile 259.821,63-TL tutarında alacaklı olduğu,davalı ... A.Ş 'nin davacı ile olan ticari ilişkisini takip ettiği cari (açık) hesapta 22/09/2014 (son işlem tarihi) itibarı ile 13.441,02-TL davacı ... firmasına borçlu göründüğü ancak davalı ... A.Ş firmasının kendi ticari defter -kayıtlarındaki hesaba göre 04/03/2014 dava tarihi itibariyle rdavacı ... firmasından 1.919,60-TL alacaklı olduğu, iki cari hesap arasındaki fark toplamının (259.821,63-13.441,02=) 246.380,61-TL tutarında olduğu farklılığın sebebinin; davacı ... İletişim ... Ltd.Şti firmasının resmi defterlerinde kayıtlı olup davalı ... Hiz.A.Ş firmasının cari hesabında kayıtlı olmayan cari hesap kalemlerinin tablosu alacak bakiye tutarının -513.517,14-TL + davalı ... Hiz.A.Ş firmasının resmi defterlerinde kayıtlı olup davacı ... İletişim... Ltd. Şti. Firmasının cari hesabında kayıtlı olmayan cari hesap kalemlerinin tablosu borç bakiye tutarının 759.538,60TL, fark tutarının 246.381,46 TL, davalı ... Hiz. A.Ş firmasının resmi defterlerinde kayıtlı olup davacı ... İletişim.... Ltd.Şti firmasının cari hesabında kayıtlı olmayan cari hesap kalemlerinin tablosundaki alacak kalemlerinde işli olan 8 adet kaydın davalı ... firmasının davacı ... firmasına kesmiş olduğu ceza bedeli faturalarının ters kayıt atarak ceza bedellerinden yapmış olduğu indirimlerden kaynaklanmakta olduğu, ilgili 8 adet kaydın tutarının 7.669,08-TL tutarında olduğu ve ilgili tutarın davalı ... firmasının davacı ... firmasına kesmiş olduğu ceza bedellerinden mahsup edilmesi gerektiği , davalı firmanın kayıtlarında olan 1 adet 01.07.2014 tarihli 50.000,00 TL tutarlı alacak kaydının davalı ... firmasının davacı ... firmasının kendisine vermiş olduğu teminat mektubunu bozdurarak nakde çevirmesinden kaynaklı olarak tahsil etmiş olduğu tutar olduğu ve ilgili bedelin davalı ... firmasının davacı ... firmasına kesmiş olduğu ceza ve kesinti faturaları ile ilgili olmadığı, davalı ... Hiz.A.Ş firmasının davacı ... KSS İletişim... Ltd.Şti firmasına kesmiş olduğu (147-8-1=) 138 adet (817.207,68 - 7.668,09=) 809.538,60-TL tutarlı ceza ve yapılan kesinti faturalarının davacı ... İletişim.... Ltd Şti firmasının resmi defter ve belgelerinde kayıtlı olmadığı hususu tespit ve rapor edilmiştir.
İstanbul BAM 14 HD 'nin ... esas sayılı dava dosyasında davacı vekilinin talep arttırım dilekçesi, harcın ikmali konusunda süre talep ettiği, davacının HMK 107 maddesi uyarınca talep arttırma hakkını ilk derece mahkemesinde kullanıldığı, bundan sonra ancak ıslah yoluna gidilebileceği ancak istinaf aşamasında ıslahın mümkün olmadığı anlaşıldığından davacının taleplerinin reddine karar verildiği ve bunun üzerine mahkememizde işbu davanın açıldığı, anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları, İstanbul BAM 14.H.D'nin ... Esas, Yargıtay 11.H.D'nin 23/01/2023 tarihli onama kararı tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasındaki hukuki ihtilafın mahkememizce verilen ... esas sayılı dosyanın istinaf incelemesinin İstanbul BAM 14 HD 2018/1395 E. Kararına istinaden Yargıtay 11 HD gönderildiği Yargıtayca 14 HD kararının kaldırıldığı, buna istinaden BAM 14 HD yeni esas numarasının ... E. Sayısı olduğu buna istinaden yargılamanın BAM da yapıldığı ve İstinaf aşamasında davacının ıslahın mümkün olmaması iddiasına dayalı olarak iş bu taraflar arasında kurumsal satış ortaklığı sözleşmesi gereği davalı tarafından davacının hakedişinden muhtelif zamanlarda ceza adı altında kesinlen haksız ve dayanıksız kesintilerin iadesi talebine ilişkin olduğu,
İstanbul BAM 14.H.D ... Esas sayılı dosyasında alınan 13/09/2021 tarihli raporda davalı kayıtlarında 2010 yılından 04/03/2014 dava tarihine kadar davacıya toplam 713.147,04-TL kesinti ve ceza tutarı düzenlendiği, davalının davacıya kestiği ceza ve kesinti faturalarının dayanak belgelerin davalı tarafından sunulamadığı, sunulan belgelerin tutar içermediği ve faturalarla bağlantısının anlaşılamaması sebebi ile İstanbul BAM 14.H.D ... esas sayılı dosyasında davacının cari hesap alacağı talebinin kabulü ile 259.821,63-TLalacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verildiği, dosya kapsamında alınan bilirikşi raporu ve Yargıtay onama ilamı göz önüne alındığında davacının davasının kısmen kabulüne ( 713.147,04 - 259.821,63=453.325,41) karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
- Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE;
-453.325,41-TL' nin 29/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
- Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 30.966,66 . TL harçtan peşin alınan 7.860,27 . TL harcın mahsubu ile bakiye 23.106,39. TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan 80,70. TL başvurma harcı, 7.860,27 . TL peşin harç, 11,50. TL vekalet harcı olmak üzere toplam 7.952,47. TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan 76,00 . TL tebligat ve tezkere giderinden 74,85. TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 69.465,56. TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 6.944,63 . TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
-
Karar kesinleştiğinde davacının / davalının gider avansından artan bakiyesinin talep halinde iadesine,
Dair, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.. 03/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32