SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/588 E. 2024/298 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2016/588

Karar No

2024/298

Karar Tarihi

3 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2016/588 Esas

KARAR NO:2024/298

DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ:25/05/2016

KARAR TARİHİ:03/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mealen ve özetle; davacı müvekkil ile davalı taraf arasında daha önceden Akaryakıt Bayilik sözleşmesi bulunduğunu, Akaryakıt istasyonu ... (daha önceden ...” a bağlı bir belde iken yakın tarihte ilçe olduğunu) bulunduğunu, müvekkil daha önceden davalı tarafa akaryakıt alımlarında kullanmak üzere verilen ... Bankası aracılığıyla ... numaralı 200.000,00 TL değerinde teminat mektubu verdiğini, müvekkilin uğraştığı sektörlerden olan demir-çelik sektöründe mali kriz yaşaması nedeniyle elinde bulundurduğu gayrimenkulleri nakde çevirmek amacıyla satışa çıkardığını, bu gayrimenkuller arasında sözleşmeye konu akaryakıt istasyonunun arsasısının da bulunduğunu, müvekkilin yaptığı görüşmeler neticesinde akaryakıt istasyonunu dava dışı 3. Bir şahsa 31.05.2014 tarihinde sattığını, ve bu durumu davalı tarafa bildirdiğini, davalı taraf ise daha sonraki süreç zarfında müvekkile akaryakıt sevkiyatını ve sözleşmede yazılı olan ürünlerin sevkiyatını durdurduğunu, daha sonraki süreç zarfında davalı taraf müvekkilin sözleşmede yazdığı sadece akaryakıt alımlarında doğacak risklere karşılık olarak verdiği teminatı akaryakıt borcu bulunmadığı olmadığını bankaya teminati nakde çevirmek amacıyla başvuruda bulunduğunu, bu durum üzerine müvekkilin bankalar nezdinde ticari olarak riskli duruma düşmemek adına 09.03.2015 tarihinde teminat bedelini ödediğini, teminatı hükümsüz hale getirdiğini, müvekkilin keşide edilen .... Noterliğinin ... yevmiye, 13 Nisan 2015 tarihli ihtarnameyle davalı tarafa teminatın neden nakde çevrildiği hususu sorulduğunu ve teminat bedelinin taraflarına lep edildiğini, aynı gün ise davalı tarafça keşide edilen ....Noterliğinin ... yevmi numaralı 17 Mart 2015 keşide tarihli ihtarnamesini tebliğ almış bulunduğunu, bahse konu ihtarnamede akaryakıt otomasyon sistemlerinin açık tutulması gerektiğini, açık tutulmadığı takdirde sözleşmeyi fesih edeceklerini vs. hükümleri yazan samimiyetten uzak olan bir takım hususlardan bahsedildiğini, 17.03.2015 tarihinde otomasyon sistemlerini açık tutmamız konusunda ihtarname keşide edildiğini, davalı taraf müvekkile ait teminat senedini 09.03.2015 tarihinde nakde çevirmek için başvuruda bulunduğunu, biran bile sözleşmenin fesih edilmediğini düşünerek davalı taraf bu durumda teminatı neden bozdurduğunu, davalı tarafın ihtarnamesine .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı 27.04.2015 tarihli ihtarnamede ayrıntılı olarak cevap verildiğini, sebepsiz olarak kesilen 200.000,00 TL'nin kesinti tarihinden itibaren müvekkiline iadesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının akaryakıt alımlarından doğan borçlarının teminatını oluşturduğunu, ... Bankası tarafından düzenlenen 200.000,00 TL bedelli teminat mektubu davalıya verdiğini, taraflar arasında akdedilen bayilik anlaşmasına konu taşınmazın 31.05.2014 tarihinde davacı tarafından üçüncü kişilere satıldığını, bayilik anlaşmasının son bulduğunu, teminat mektubu nedeni olan 200.000,00 TL'nin 09.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi talebinde bulunduğunu, davacı tarafından keşide edilen .... Noterliğinin 27.04.2015 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile bayilik sözleşmesinin arsanın satış tarihi 31.05.2014 tarihinde sonlandığını, davacı tarafın müvekkil şirkete bildirdiğini, tacir olan davacının kanunlardan kaynaklanan yükümlülükleri mevcut olduğunu, 18.392 USD + KDV tutarında kar kaybı ve 25.000 USD + KDV cezai şart alacağını, davacının faaliyet göstermediği döneme ilişkin müvekkil kar kaybının hesaplanmasını talep ettiğini, davacıya ariyeten demirbaş ve yatırım bırakıldığını, Kurumsal kimlik uygulaması içerisinde yer alan dev amblem, Pompa otomasyonu/turpak, Tank otomasyonu/turpak, Tanker folyo uygulaması, Kanopi tadilatı, Kanal açma, kapama ada paslanmaz inşaatı, 1 adet lpg transfer pompası(bta-318)'nın motoru, Boru tesisatı, topraklama, izolasyon ve katodik koruma, elektrik tesisatı, Müvekkil şirkete iade edilmediğini, iade edilmeyen ekipmanların parasının ödenmesi gerektiğini, davacının ticari ilişkiden ve cari hesapta doğan borçlar mahsup edildiğini, 175.077,12 TL kaldığını, bu tutardan yukarıda açıklanan 18.392 USD + KDV tutarında kar kaybı ve 25.000 USD + KDV cezai şart alacağı ile davacı tarafından iade edilmeyen ariyet demirbaş ve yatırımların bedellerininden doğan müvekkil alacağının mahsubu gerektiğini, müvekkili şirketin söz konusu alacaklarının mahsup edilmesi neticesinde davacının teminat mektubu bedelinden kaynaklı bir alacağı kalmayacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Davanın; Bayilik Sözleşmesinden kaynakalanan alacak davası olduğu anlaşılmıştır.

Davacı vekili davada; Davacı taraf ile yapmış olduğumuz sözleşmeler, .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı, 13 Nisan 2015 tarihli, .... Noterliğinin ... Yevmiye 17 Mart 2015 keşide tarihli, .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı 27.04.2015 tarihli ihtarnameleri, Tanık, Keşif, Bilirkişi, taraflara ait ticari kayıtlar, defterler ve her türlü yasal delile dayanmıştır.

....Asliye Hukuk Mahkemesince ifadesi alınan tanık ... ifadesinde;"Şirket bayiye destek çıkmayınca, bayi kan kaybetmeye başladı. İşlememeye başladı. Bunun üzerine ...tan yakın çevresi dahi kendisinden yakıt almamaya başlayınca söz konusu yeri elden çıkarmaya karar verdi ve başkasına sattı. Bu durumu davalı şirkete bildirdiler. Ancak yeni alanlar biz sizinle iş yapmayacağız dediler. Bu sırada ...ın davalıya akaryakıt borcu yoktu. Sadece otomosyon borcu vardı. Şirket bu borca istinaden teminat mektubunu bozdurmuştur" şeklinde beyanda bulunmuştur.

İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesince ifadesi alınan tanık ... ifadesinde;" Ben şuan ...San. A.Ş. de finans müdürü olarak görev yapıyorum. ...San. A.Ş. den önce davacı şirketin finans müdürü olarak görev yapıyordum. Davacı şirket mali olarak sıkıntıya girdi. ... A.Ş. De bir ortağımız vardı. Bu orağımız olan ... Ltd Şti. İflas etti. Bunun üzerine bizde ...san. A.Ş. De ki hissesini satın aldık. Bankalar bizden borçları kapamamızı istediler. Bizde bu borçları kapatmak için nakide ihtiyacımız vardı. Bunun üzerine bazı gayri menkullerimizi, arabalarımızı satışa çıkardık. Ve sattık. Biz davalı şirketin bayisiydik. Biz davalı şirketten petrol alıyorduk. Ve satıyorduk. Davalı şirketten peşin petrol alıyorduk. Bedelini peşin olarak ödüyorduk. Mali olarak sıkışmamız nedeniyle davacı şirketi satacağımızı davalı şirkete bildirdik. Ancak davalı şirkete borçumuz olmadığı halde kendilerine teminat olarak verdiğimiz 200.000,00 TL teminatı nakde döndürdüler. Biz şirket olarak peşin çalıştığımız için ipotek bile vermemiştik. Basiretli bir tüccar olmamız nedeniyle borcumuz olmamasına rağmen yenide bunu ödedik. Bu teminatı ödemememiz durumunda ticari hayattımızı etkilerdi. Ve daha sonra davamızı da açtık. Davalı şirket daha sonra bize 197.000,00 TL lik muhasebe mutabakatı için bize yazı gönderdi. Bizde ilgili bankamıza iadesi için yazı gönderdik. Benim olayla ilgili bilgim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.

....Asliye Hukuk Mahkemesince ifadesi alınan tanık ... ifadesinde; "...ta satın alma ve satışa bakıyorum, 13 yıldır burada çalışmaktayım, 2013 yılında fabrika ortağımız ... iflas ettiğinden dolayı bankalar kredileri geri istedi biz de şirketi satmak durumunda kaldık, bahse konu akaryakıt istasyonunu da satışa çıkardık, bunun bilgisini de ... verdik, biz peşin çalışıyoruz, hiçbir borcumuz olmadığı halde teminat mektubumuzu bozdurdu, bu teminat mektubunu aramızdaki sözleşmeye binaen verdik, risk gerçekleşmeden bozdurdular, teminat bedelini banka ödedi, daha sonra iadesi için ihtar yaptık fakat bize cevap vermediler, bizim verdiğimi teminatın kapsamı ... veresiye akaryakıt alıp karşılığını ödeyemediğimiz takdirde garanti altına almak içindi, Tufan Nak. Sadece akaryakıt istasyonu ve bunun arsasını sattı fakat kendi bünyesini koruyup faaliyetine devam ediyordu, şirketimiz bayilik lisansını da iptal etti, bildiklerim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.

... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden talimat yolu ile SMM Bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi 16/04/2019 tarihli raporunda özetle; Davacı ... Nak, Dem. .... Ltd. Şirkeli'nin dava tarihi olan dava tarihi olun 25/05/2016 tarih itibarıyla ... ... Petrol A.Ş.'den “Teminat Senedi” olarak verilen 200.000,00 TL'nin Ticari dekterlerindeki kayıtlara göre: 0910272015 tarihli kayıt ile 159 verilen sipariş avanslar hesabı ile davalının borçlandırıklığı, 320 satıcılar hesap bakiyesinde 4609.46 TL'nin mahsubu ile 195.390.554 TL davacının davalıdan bakiye avans alacağının bulunabileceği hususu tespit ve rapor edilmiştir.

Bilirkişi 09/11/2020 tarihli ek raporunda özetle; Davacı tarafin ticari defter kayıtlarına göre 01/01/2016 yılı açılış fişi ile davalıdan 159 verilen sipariş avansları hesabında kayıtlı 2015 yılından devreden 200.000 TL alacaklı olduğu kapanış kaydında ise aynı alacağın devam ettiği yönündeki tespitimiz yine davacı tarafın defterleri üzerinde yapılan sınırlı inceleme ile anlaşıldığı, davacı tarafın iddiası doğrultusunda Davalı Firmaya “Teminat Senedi” olarak verilen 200.000,00 TL'nin Ticari defterlerindeki kayıtlara göre; 09/03/2015 tarihli kayıt ile 159 ön sipariş avansları hesabı ile davalının borçlandırıldığı, 320 satıcılar hesap bakiyesinde 4.609,46 TL'nin mahsubu ile 200.000,00-4.609,46 TL =195.390,54 TL davacının bakiye alacağının bulunabileceği hususu tespit edilmiştir.

Alacağın varlığı ve miktarının hesaplanması hususunda mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi heyeti 11/01/2022 tarihli raporlarında özetle; Davalının 2011, 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017 ve 2018 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, mahkemece Cezai Şartın kabul edilmesi halinde davalı yanın davacı yandan protokolün 10. Maddesi gereğince cezai şart bedeli olarak 25.000- Dolar alacaklı olabileceği, davalının ariyet giderlerinin kabul edilmesi halinde davalı yan davacı yandan defter değeri olarak ariyetlerden kaynaklı 183.909,54 TL alacaklı olabileceği, Davalı yan tarafından dosyaya sunulu kar kaybına ilişkin çalışmada belirtilen "216,90 Dolar/Ton” kar marjının neye göre hesaplandığı ve çalışmada belirtilen mali verilerin rapor tarihine kadar tarafımıza ibraz edilmediğinden kar kaybına ilişkin hesaplama yapılamadığı, kar kaybına ilişkin dayanak belgelerin dosyaya ibraz edilmesi halinde hesaplamanın yapılabileceği, Davalı tarafından davacının 200.000,00 TL tutarlı teminat mektubu 09.03.2015 tarihinde nakte çevrilerek davacının cari hesap borcunda düşülmüş olduğu, davalı yan Teminat mektubunu nakde çevrimden önce (30.09.2014) davacı yandan 2.690,40 TL alacaklı, teminat mektubunun nakde çevrilmesi sonucu ise (09.03.2015) 197.309,60 TL davacı yana cari hesap olarak borçlu olduğu, İş bu borca (197.309,60 TL) karşılık ise davalı yan tarafından davacı yana 5 adet fatura düzenleyerek bu fatura bedellerinin davacı yana olan bakiye borçtan düşülmek suretiyle dava tarihi itibariyle davalının davacı yana cari hesap olarak 175.077,12 TL borçlu olduğu, Diğer yandan davalı yan dava tarihinden son davacı yana temliğe istinaden ... yansıtma bedelli virman kayıtları ve cezai şart bedeli kaydı olmak üzere toplamda 75.666,27 TL tutarlı kayıt oluşturmak suretiyle 30.10.2018 tarihi itibariyle davacı yana cari hesap olarak borcunun 99.411,85 TL'ye düşmüş olduğu görüldüğü, somut olayın incelenmesinden davacı yanın davalı ile olan bayilik anlaşmasına konu arsayı 31.05.2014 tarihinde sattığı görülmekle birlikte, bu hususun taşınmazın devrine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesine aykırılık anlamına gelmeyeceği, zira taraflar arasındaki bayilik anlaşmasının kurucu unsurunun, istasyonun tesis edildiği taşınmazın mülkiyetinin davacıya ait olması biçiminde bulunmadığının açık olduğu, davacı tarafın istasyonunda bulunan otomasyon sisteminin kapalı bulunduğu hususunun teknik ve sektör bilirkişisifotomasyon uzmanı tarafından tespiti halinde, sistemin kapalı olduğu dönemde davacı tarafından hiçbir faaliyetin yürütülmediği, davalıdan hiçbir ürünün tedarik edilmediği hususunun anlaşılması halinde, davacının akde aykırı hareket etmiş sayılabileceği, söz konusu teminatın da LPG ve madeni yağ ile ... ile imzalamış olduğu ve/veya imzalayacağı sözleşmelerdeki taahhütlerin teminatını oluşturmak üzere verildiği dikkate alındığında bu teminat mektubunun paraya çevrilmesinin mümkün olabileceği, zira teminat mektubunun paraya çevrilmesini gerektiren riskin davalı için ortaya çıkmış sayılabileceği, mahkemeyi bilirkişi görüşü takyit etmediğinden, yargı makamının tamamen davacı savları veya tamamen davalı savunmaları yönünde hüküm kurmakta bütünüyle muhtar olduğu, meselenin asli ve nihai hukuki tavsifinin mahkemeye ait olduğu hususu tespit ve rapor edilmiştir.

Bilirkişi heyeti 03/11/2022 tarihli ek raporunda özetle; kök rapordaki tespitlere göre; davacı tarafın istasyonunda bulunan otomasyon sisteminin kapalı bulunduğu hususunun teknik ve sektör bilirkişisi fotomasyon uzmanı tarafından tespiti halinde, sistemin kapalı olduğu dönemde davacı tarafından hiçbir faaliyetin yürütülmediği, davalıdan hiçbir ürünün tedarik edilmediği hususunun anlaşılması halinde, davacının akde aykırı hareket etmiş sayılabileceği, söz konusu teminatın da LPG ve madeni yağ ile ... ile imzalamış olduğu ve/veya imzalayacağı sözleşmelerdeki taahhütlerin teminatını oluşturmak üzere verildiği dikkate alındığında bu teminat mektubunun paraya çevrilmesinin mümkün olabileceği, zira teminat mektubunun paraya çevrilmesini gerektiren riskin davalı için ortaya çıkmış sayılabileceği hususu tespit ve rapor edilmiştir.

.... Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimat sonrası mahkememize rapor sunan Makine Mühendisi bilirkişi ... 26/01/2024 tarihli raporunda özetle; Akaryakıt istasyonuna ait Otomasyon sistemi ve Ariyetlerin arsa üzerinden sökülerek götürülmüş olduğu, mevcut durumda ise arsa üzerinde davaya konu olmayan farklı taşınmazların bulunduğu tespit edilmiştir.

Huzurdaki davada ihtilaf, davacı tarafın davalı şirkete vermiş olduğu teminat bedelinin ödenmesine dayalı olarak davalının sebepsiz zenginleşmiş olup olmadığı ile davalı şirketin kar kaybı cezai şart ve iade edilmeyen ariyet demirbaşları ve cari hesap yönünden alacaklı olup olmadığının belirlenmesine ilişkin olduğu,

Davalı yan tarafından .... Noterliğine 17.03.2015 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamede; “...Davacı tarafın ticari faaliyette bulunduğu istasyonda “otomasyon sistemi” olarak bilindiğini, akaryakıt tank ve pompalarından gerçekleşen satış verilerini kaydeden sistemin veri kesintisi olmadan EPKD'YA aktarılması esas olduğunu, müvekkil şirketin, davacı taraf ile akdettiği 18.09.2010 tarihli Bayilik sözleşmesi gereği davacı taraf ile ilgili bildirim yükümlülüğü halen devam ettiğini, müvekkil şirket tarafından yapılan tespit neticesinde davacı tarafın istasyonunda bulunan otomasyon sisteminin kapalı bulunduğunu, davacı tarafın şifahi uyarılara rağmen söz konusu sistemin açılması için gerekli özen ve dikkati göstermediğini, müvekkil şirket davacı taraf ile imzalamış olduğu 18.09.2015'e kadar geçerli olan bayilik sözleşmesini tek taraflı, derhal ve haklı sebeple feshedeceğini...” ihtar ettiği, iş bu ihtarnamenin 13.04.2015 tarihinde şirket yetkilisine tebliğ edildiği,

Davacı yan tarafından .... Noterliğine 27.04.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamede; “...Müvekkile ait olan istasyonu 31.05.2014 tarihinde müvekkil arsa olarak sattığını, 09.03.2015 tarihinde taraflar arası akaryakıt alımlarında aksi bir durum olması halinde kullanılmak üzere verilen 200.000,00 TL teminat bedelini davalı tarafça nakde çevirdiğini, sözleşme madem fesih edilmediğini, davalı tarafça o paranın neden nakde çevrildiğini, arsanın satıldığı tarihten itibaren davalı taraftan, müvekkilin istasyonunda satılmak üzere tek bir litre akaryakıt veya davalı tarafa ait hiçbir lisanslı ürün almadığını..” ihtar ettiği,iş bu ihtarnamenin 04.05.2015 tarihinde şirket yetkili sekreterine tebliğ edildiği,

Taraflar arasında 18.09.2010 tarihli Bayilik Sözleşmesi ... A.Ş. İle ... ....... Ltd. Şti. Arasında Bayilik Sözleşmesinin bağıtlandığı, sözleşmenin 12 maddelik olduğu,

EPDK petrol dairesi başkanlığına 07.03.2017 tarihli dosyamıza sunulu yazısında;“...06.03.2017 tarih ve ... kurum evrak giriş sayılı yazı ile mahkemenin 01.03.2017 tarih ve 2016/... Esas sayılı ara kararı gereğince ... ... ...'ne ait lisansın hangi tarihte ve ne şekilde sonlandırıldığının acele olarak tarafınıza bildirilmesi talep edildiğini, 16.03.2015 tarih ve ... sayılı Daire Başkanlığı oluru ile ... ... Kömür Petrol Ürünleri Sanayi ve Tic. Lim. Şirketi'ne ait 15.12.2015 tarih ve ... sayılı lisans sona erdiğini...” beyan edildiği,

Davacı yanın davalı ile olan bayilik anlaşmasına konu arsayı 31.05.2014 tarihinde sattığı görülmekle birlikte, bu hususun taşınmazın devrine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesine aykırılık anlamına gelmeyeceği, zira taraflar arasındaki bayilik anlaşmasının kurucu unsurunun, istasyonun tesis edildiği taşınmazın mülkiyetinin davacıya ait olması biçiminde bulunmadığının açık olduğu, esasen taraflar arasındaki sözleşmede yasaklanan, ya da davalının bilgisine sunulması gereken ya da cezai şartın talep edilmesini mümkün kılan akde aykırılığa konu edilebilecek husus, istasyonun tesis edildiği taşınmazın mülkiyetinin devrine ilişkin olmayıp, bayinin başkasına devri hususu olduğu da izahtan vareste olduğu, ayrıca taraflar arasında, istasyonun tesis edildiği taşınmazın mülkiyetinin 3. kişiye devrinin de bir fesih ya da akde aykırılık sebebi olarak değerlendirilmesini mümkün kılan hiçbir sözleşmesel hüküm mevcut olmadığı, somut olayda davalının, davacının bayilik ilişkisinin devamı sırasında hangi dönme ya da süre zarfında faaliyette bulunmadığı hususunu da ispat edemediği,

Davalı tarafından davacıya gönderilen ihtarnamede, “müvekkil şirket tarafından yapılan tespit neticesinde davacı tarafın istasyonunda bulunan otomasyon sisteminin kapalı bulunduğunu, davacı tarafın şifahi uyarılara rağmen söz konusu sistemin açılması için gerekli özen ve dikkati göstermediğini, müvekkil şirket davacı taraf ile imzalamış olduğu 18.09.2015'e kadar geçerli olan bayilik sözleşmesini tek taraflı, derhal ve haklı sebeple feshedeceğini...” ihtar ettiği, bununla birlikte bir fesih beyanı da olmadığı, ayrıca davalı yanın cevap dilekçesine göre, teminatın davacının akaryakıt alımlarından doğan borçlarının teminatını oluşturduğu hususunun açık olarak ikrar edildiği, davalıdan TL alacaklı olduğu dikkate alındığında teminat mektubunun paraya çevrilmesini gerektirecek bir halin bulunmadığı,

Ariyet bedelleri yönünden dava konusu taşınmaz üzerinde makine mühendisi aracılığı ile keşif icra edildiği ve bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait akaryakıt istasyonunun kurulu bulunduğu arsanın satılmış olduğu, üzerinde daha önce ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait olan taşınmazların sökülmüş olduğu ve arsa üzerinde şu an ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait olmayan ancak arsanın şu anki sahiplerine ait olan taşınmazların bulunduğu, dava konusu olan otomasyon sistemine ve ariyetlere ilişkin hiçbir unsur, davaya konu arsa üzerinde, hali hazırda bulunmadığı, davacı müvekkili tarafından Otomasyon sisteminin ve ariyetlerin davalı tarafından götürüldüğü beyan edildiği, buna ilişkin herhangi bir teslim tutanağı paylaşılmadığı, 11.01.2022 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde, raporda bulunan davalı tarafa ait ticari defterlere ilişkin dökümde 21.09.2015 tarihli "Akaryakıt Ariyetleri Söküm Yansıtma Bedeli"ne ilişkin borç kaydı bulunmakta olup, 21.09.2015 tarihinden önce ariyetlerin sökülmüş olduğu anlaşıldığı,

Davalı yan Teminat mektubunu nakde çevrimden önce (30.09.2014) davacı yandan 2.690,40 TL alacaklı, teminat mektubunun nakde çevrilmesi sonucu ise (09.03.2015) 197.309,60 TL davacı yana cari hesap olarak borçlu olduğu, iş bu borca (197.309,60 TL) karşılık ise davalı yan tarafından davacı yana 5 adet fatura düzenleyerek bu fatura bedellerinin davacı yana olan bakiye borçtan düşülmek suretiyle dava tarihi itibariyle davalının davacı yana cari hesap olarak 175.077,12 TL borçlu olduğu görüldüğü, hususlarının tespit ve rapor edildiği denetlemeye ve hükme elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

  1. Davacının davasının KISMEN KABÜLÜ İLE:

  2. 75.077,12. TL nin 09/3/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine

-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

  1. Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 11.959,52. TL harçtan peşin alınan 3.415,50 . TL harcın mahsubu ile bakiye 8.544,02 . TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  2. Davacı tarafından yapılan 29,20. TL başvurma harcı, 3.415,50. TL peşin harç, 4,30. TL vekalet harcı olmak üzere toplam 3.449,00 . TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

  3. Davacı tarafından yapılan 506,55. TL tebligat ve tezkere gideri, 5.100,00. TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.606,55. TL yargılama giderinden 4.907,89. TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

  4. Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 28.012,34 . TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

  5. Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00. TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

  6. Karar kesinleştiğinde davacının / davalının gider avansından artan bakiyesinin talep halinde iadesine,

Dair, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.. 03/05/2024

Katip ... Hakim ...

e-imzalıdır e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapreddineistanbulepkd'yaTARİHİ25/05/2016hüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim