İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/881 E. 2024/214 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/881
2024/214
26 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/881 Esas
KARAR NO:2024/214
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:29/12/2022
KARAR TARİHİ:26/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı Vekili Dava Dilekçesinde: “müvekkili şirketin ...’de hâkim ortak olduğunu, ... tarafından açılan ihalelere katılarak kazanması durumunda müvekkilinin işi parçalara bölerek alt yüklenicilere yaptırmakta olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında 21 Kasım 2016 tarihli Avrupa Yakası Ana Ulaşım Yollarında Geometrik Düzenleme bakım, onarım ve yapım işi kapsamımda 3. Bölge 3. Grup işine ait sözleme akdedildiğini, müvekkili şirket ile davalının işçileri arasında herhangi bir asıl-alt işverenlik ilişkisi bulunmadığını, ancak taşeronda çalışmış işçilerin müvekkiline asıl işveren sıfatı ile ikame ettikleri davalar neticesinde müvekkili şirketin söz konusu işçilere icra zoru altında yüklü miktarda ödeme yapmak zorunda kaldığını, sözleşmenin 29. Maddesinde; “yüklenicilerin sözleşme konusu işte çalıştıracağı personelle ilgili sorumlulukları ve buna ilişkin şartlarda yapım işleri genel şartnamesi hükümleri uygulanır” hükmüne haiz olduğunu, yapım işleri genel şartnamesinin 34/5. Maddesinde; “yüklenicinin iş verdiği diğer yüklenicilerin gündelikçi, haftalıkçı veya aylıkçı olarak işyerinde çalıştırıldığı işçi, personel ve elemanların tamamı da yüklenicinin elemanları hükmünde olup, bunların ücretlerinin ödenmesinden doğrudan doğruya yüklenici sorumludur, bunların ücretleri hakkında aynen kendi elemanları gibi ve yukarıdaki fıkralarda belirtildiği şekilde işlem yapmak zorunda olduğu” hükmüne yer verildiğini, müvekkili şirketin tüm çabalarına rağmen faturaların ödenmediğini ve icra takibi başlatmak zorunda olduklarını, arabuluculuk başvurusundan da netice alamadıklarını, yukarıda izah edilen sebeplerden dolayı .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesini” talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Dava; Fatura / cari hesap bakiyesi alacağından kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine açılan İİK. 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, “30.12.2021 tarihinde davacı tarafından davalı aleyhine (cari hesap bakiyesi) dayanağı ile 18.518,84 TL için ilamsız takip yapıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu” görülmüştür.
Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiler heyetinden alınan 06.03.2024 tarihli raporunda; "...Yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda;
➢ Davacı şirketin, defter belge ve kayıtlarının Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak yasal süresi içinde düzenlemiş olduğu ve sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu,
➢ 2021 Yıl sonu itibariyle, Davacı ... A.Ş.’nin, Davalı ... Ltd.Şti.’nden 18.518,84 TL alacaklı olduğu, söz konusu alacağın “iş davaları” nedeniyle kesilen yansıtma faturalarına istinaden doğan bir alacak olduğu,
➢ Dolayısıyla, Dava tarihi olan 29/12/2022 tarihi itibariyle Davacı ... A.Ş.’nin, Davalı ... Ltd.Şti.’nden 18.518,84 TL alacaklı olduğu,
➢ Davalının defter ve beyan sunmaması nedeniyle, delilden vazgeçip vazgeçmediği hususunun Mahkemenizin takdirinde olduğu..." tespit ve rapor edilmiştir.
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında alacaklı/davacı tarafından borçlu/davalı aleyhine 18.518,84 TL tutarlı alacak üzerinden takip başlattıkları, davalı borçlunun 03/01/2022 tarihinde takibe, takip konusu borca, faizlerine, faiz oranı ve miktarına ve ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu , davacının 18.518,84 TL asıl alacağını davalı yandan tahsil edemedikleri iddiası üzerine mahkememize itirazın iptali istemli iş bu davanın açılmış olduğu ;
Taraflar arasında 21 Kasım 2016 tarihli “Avrupa Yakası Ana Ulaşım Yollarında Geometrik Düzenleme (UTK) Bakım, Onarım ve Yapım İşi Kapsamında 3. Bölge 3. Grup İşine ait Sözleşme” imzalandığı ; taşeronda çalışmış işçilerin davacı şirkete asıl işveren sıfatı yönelterek ikame ettikleri davalar neticesinde davacı şirket söz konusu işçilere ödemeler yaptığı, ödediği bedelleri davalıya rücu ve fatura tanzim ettiği ancak fatura bedellerinin ödenmemesi sonra takibin başlatıldığının anlaşıldığı ,
Tarafların iddia ve savunmaları , toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ,mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, mali müşavir bilirkişinin defterler üzerinde yaptığı değerlendirmede ; incelenen davacı şirketin defter belge ve kayıtlarının Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak yasal süresi içinde düzenlemiş olduğu ve sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu, davalı şirket inceleme gününde mahkememiz duruşma salonunda incelemeye katılmamış ve davalı yan yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı ,
.... İş Mahkemesi nin ... sayılı ilamı , alınan bilirkişi raporu ve yerleşik yargıtay kararları da göz önüne alındığında ; Hizmet Alımları Tip Sözleşmelerinin 22. Maddesi ve genel şartnamenin 6. Bölümünün 38. Maddesi uyarınca, işçilerin ödemeleri ile ilgili hukuki sorumluluğun davalı yüklenicilere ait olduğunun kararlaştırıldığı, bu şekilde TBK m. 167 nin uygulanmayarak ödenen işçilik alacaklarından davalı şirketlerin, dava dışı işçinin çalıştığı dönem açısından sorumluluğu tam olarak kabul edildiğinden davacı kurumun davalı şirketlerde çalışan dava dışı işçinin açtığı işçilik haklarına yönelik dava nedeniyle, ödediği bedelden tüm alt işverenler çalışılan süre ile orantılı olmak üzere, çalışılan dönemler açısından işçilik alacaklarından sorumlu olup, davacı kurum bu yönde ödediği bedeli davalı alt işverenlerden talep etme hakkına sahiptir. Bu nedenle davacının ödediği bedelleri müteselsil sorumluluk kapsamında davalıya rücu edebileceği , davacı şirketin usulüne uygun tutulmuş defterlerinde yapılan incelemeler de; 2021 Yıl sonu itibariyle, Davacı ... A.Ş.'nin, Davalı ... Ltd.Şti nden 18.518,84 TL alacaklı olduğu, söz konusu alacağın “iş davaları” nedeniyle kesilen yansıtma faturalarına istinaden doğan bir alacak olduğu, ispat kuralına ilişkin TMK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”. HMK. m. 190/1 hükmüne göre: “İspat Yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir”.Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur.Davacı şirketin incelenen defterlerde 18.518,84 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, davalının defterleri ibraz edilmediği, ibraz edilmemesi durumunda bu durumun aleyhine karar olacağının ihtar edildiği anlaşılmakla, (davalının iddialarını ispatlayamadığı) davalının icra takibine yapılan itirazın yerinde olmadığı, denetlemeye elverişli rapor da gözetilerek tüm bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Davanın KABULÜ ile;
-
)Davalının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki itirazının 18.518,84 TL alacak üzerinden iptali ile takibin talep gibi aynen devamına,
-
)Alacağın %20'si oranındaki 3.703,76 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.265,02. TL harçtan peşin alınan 223,67. TL harcın mahsubu ile bakiye 1.041,35 . TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan 80,70 . TL başvurma harcı, 223,67. TL peşin harç, 11,50 . TL vekalet harcı, 58,00. TL tebligat/ posta gideri, 4.000,00. TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.373,87 . TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda; tarafların gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 6100 sayılı HMK nın 341/2 maddesi gereği karar tarihi dikkate alınarak miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/03/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49