İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1010 E. 2024/167 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2018/1010
2024/167
5 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/1010 Esas
KARAR NO:2024/167
DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:26/10/2018
KARAR TARİHİ:05/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketlerin, 2018 yılı içerisinde davalı şirkete ürün taşıma hizmeti verdiği; Bu kapsamda davacı şirketler tarafından faturalar tanzim edildiği ve davalı tarafça bir kısım ödemeler yapıldığı; Bir kısım ödemelerin yapılmadığı, davalı tarafın buna gerekçe olarak ürünlerin taşıma esnasında bozulduğunun gösterildiği; Ürünlerin bozulmasında davacı şirketlere izafe edilebilir bir kusurun bulunmadığı, zira bu şekilde teslimat yapılmayacağı belirtilmesine rağmen davalının diretmesiyle birden fazla yere teslimat yapıldığı, bunun neticesinde dorsenin açılması ve içerideki soğuk havanın ısınması nedeniyle ürünlerin bozulmuş olduğu; Ürünlerin bozulduğunun kabulü durumunda dahi kusurlu olanın, bir taşıma işinde birden fazla yere teslimat yapılmasında direten davalı şirket olduğu; Davacı şirketin kusurundan kaynaklı olarak ürünlerin bozulduğu kabul edilse dahi davalı tarafın davacı şirkete süresi içerisinde ve usulüne uygun bildirim yapmadığı, doğrudan tek taraflı olarak tespit ve tayin ettikleri zararı fatura bedeline yansıtmak suretiyle davacı şirketlere eksik ödeme yapıldığı; Davacı şirketlere ait bütün çekici ve dorselerin taşınan ürünlerde meydana gelecek zarar ve ziyana karşı CMR ve taşıma sigortası marifetiyle teminat altında olduğu; Davalı şirketin lojistik işi yapan tacir olarak, davacı şirketin sigortasının bulunduğunu bilmemesi hayatın olağan akışına aykırı olduğu; Davacı şirketin kusurundan doğduğunu iddia ettikleri zararı müvekkil şirkete bildirerek sigortasından zararın tazminini sağlamak yerine tek taraflı tanzim edilen tutanaklarla eksik ödeme yapılmasının davalı şirketin kötüniyetini kanıtladığı beyan edilmekte, şu aşamada her bir davacı için 2.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmektedir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacılardan ...'in müvekkil şirketten hiçbir hak ve alacağının kalmadığı, kendilerine dava tarihinden önce ödeme yapıldığı; Diğer davacı ... şirketinin ise davalı şirketten alacaklı olmadığı, aksine borçlu olduğu; Zira davacı taraflarca da kabul edildiği üzere; davacıların üstlendiği nakliye sırasında emtiaların ziyana uğradığının ortada olduğu; Meydana gelen zararlara yönelik davacıların sorumlu olduğu; Taşımaya konu emtialardaki zarar ve de hasarı, davacıların fiili taşıyıcı olarak nakliye işini üstlenmiş oldukları düşünüldüğünde ve de iş görülürken meydana geldiğinden, davacıların doğrudan sorumluluğu söz konusu olduğu; Davacıların, TTK m.888 f.1 ve TTK m.879 hükümleri gereği ihtilaf konusu zararı tazminle yükümlü oldukları; Ayrıca davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinden de davacı şirketlere herhangi bir borcunun olmadığı, bilakis alacaklı olduğunun görüleceği beyan edilmekte davanın reddi talep edilmektedir.
GEREKÇE:
Dava; Ürün taşıma hizmetinden kaynaklı fatura bedelinin eksik ödenmesinden dolayı bakiye alacağın tahsilinden kaynaklı alacak davasıdır.
Talimat yolu ile aldırılan bilirkişi ...'in 06/07/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...2018 Yılı Yevmiye Defterinde: Toplam KDV Dahil 141.841,10 TL Fatura Kesildiği 141.841,10 TL nın 9.137,13 TL Nakit olarak Tahsil edildiği Geri kalan 132.146,96 TL 2018 yılı Yevmiye defterinde Kapanış yevmiyesinde 132.146,96 Borç bakiyesinin olduğu görülmüştür. Başkada Davalı Şirket Hakkında başkaca bir kayda rastlanmadı. Davacı Şirket ... Ltd Şti “nın 2018 yılı Ticari Defterin kayıtlı yevmiye kayıtlarından anlaşıldığı kadarıyla Davalı Şirket'ten 2018 yılı sonu itibarıyla 132.146,96 TL Alacaklı olduğu..."
Talimat yolu ile aldırılan bilirkişi ...'ın 13/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ".....Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığı'nın ... Talimat Esas sayılı dosyasında bulunan belgelerin incelenmesinin sonuçları; Yapılan inceleme ve tespitler neticesinde; Davacı firmanın ticari defterlerine göre; Davacı ...'nin, Davalı firmadan TOPLAM 20.773,81.- TL alacağının mevcut olduğu..."
Bilirkişi heyetinin 23/02/2023 tarihli raporunda özetle; "...Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf vekillerinin sair dilekçe ve beyanları, tutanaklar, faturalar, mailler, sevk irsaliyeleri, taşıma sözleşmesi, tüm dosya içeriği ile yukarıda arz edilen inceleme ve değerlendirme neticesinde özelle;
- Fiili Taşıyıcı Davacılar. davalı/akdi taşıyıcı ... şirketinin, davacıların cari hesapları (kendisi tarafından tutulan) üzerinden alacaklarından mahsup ettiği bir kısım müşteri zararlarının davacının verdiği talimatlar nedeniyle oluştuğundan bahisle kendilerinin sorumlu olmadıklarını ve kendilerine yansıtılmasının yerinde olmadığını ileri sürdükleri, bu durumda öncelikle davalının davalılara böyle bir talimat verip vermediği, verdiyse söz konusu yansıtma zararlarının bu nedenle oluşup oluşmadığı ve oluştuysa miktarının tespit edilmesi gerektiği:
2)Davalının ticari defterleri noter tasdik ve beratlarının HMK 222'ye uygun olduğu, ticari defterlerin sahibi fehine delil olması yönünde takdir yüce mahkemeye ait olduğu:
3)Davalı ticari kayıtlarında. davacı ....Şti.nin. 31.12.2018 tarihi itibariyle cari hesap bakiyesinin bulunmadığı, davalının davacıya düzenlediği ve davacı cari hesabına borç kaydettiği, fiyat farkı, yansıtma ve yakıt alım dekontları karşılığı toplam 20.774,03 TL lik borç ve iade tutarlarının, talimat ile görevlendirilen sayın bilirkişinin davacı kayıtları üzerine yapmış olduğu incelemede. davalı tarafından, davacıya borç olarak yansıtılan işlemlerin, davacı kayıtlarında yer almadığı. davacının davalıdan 20.773,81 TL alacaklı olduğu tespit edildiği, Davacı Kayıtlarında davalı ... cari hesabının davalının düzenlemiş olduğu faturalar toplam tutarını, sehven 0,24 TL eksik alacak tahakkukunda bulunduğu tespit edil edildiği;
4)Davalı ticari kayıtları üzerine yapılan incelemede, 31.12.2018 tarihi itibariyle. ... Ltd.Şti.nin hesap bakiyesinin bulunmadığı, ... UA.Nak. A.Ş.nin 11.669,07 TL borç bakiyesi bulunduğu, tespit edildiği;
5)Davalı kayıtlarında, davacılardan ... Lıd.Şti.nin, 31.12.2018 tarihi itibariyle cari hesap bakiyesinin bulunmadığı, davalının davacıya düzenlediği ve davacı cari hesabına borç kaydettiği, fiyat farkı, yansıtma ve yakıt alım dekontları karşılığı toplam 20.774,03 TI. lik borç ve iade tutarlarının davalı kayıtlarında işleme alınmamış olmasından kaynaklarımış olduğu;
6)Davalı Kayıtlarında, davacının 11.669.07 TL'lik borç lularımı oluşturan işlemlere ilişkin olarak. davacının, davalıya düzenlediği 12 adet fatura karşılığı toplam 141.284.06 TL'lik 12 adet faturanın davalı kayıtlarında alacak kaydının yer aldığı, davalı tarafından davacı ... .... A.Ş. Cari hesabına borç kaydedilen toplam 152.935,27 TLlik işleme ilişkin olarak, 99.7 230 TL lik, 6 adet işlem karşılığı davalının YKB hesabından davacının ... No.lu hesabına yapılmış ödemenin. (bu tutarın 9.137,14 TL'lik kısmının, davacı kaydında yer aldığının talimatla görevlendirilen bilirkişi tarafından tespit edilmiştir) (99.782.30 TL-9.137.14 TL.) toplam 90.645.16 TL'lik kısmının davacı ... .... Nak. A.Ş. Tarafından kayıtlara alınmadığı, davalı tarafından yapılan ödemelerin davacının banka kayıtlarından teyit edilebileceği, 23.440.-TL'lik yakıt yansıtma borç dekontunun tedarikçi... Ofisinin yapmış olduğu ürün satım raporlarında yazılı davacıya teslim olunduğu iddia olunan ancak taşıt tanıma teslim tutanakları ibraz edilmeyen araç yakıt ürün alımlarına ait olduğu. 9 adet fiyat farkı ve bozulmuş ürün sebebi ile oluşan yansıtma faturaları karşılığı 29.731.03 TL ye ilişkin, davacıya yansıtılan faturalara ilişkin davacı ile davalı arasında yapılmış her hangi bir yazışma ya da mutabakat mektubunun tarafıma ibraz edilmediği. Bunun dışındaki farklılıkların tarafların kayıtlarında oluşan yuvarlama farklarından oluştuğu;
7)Kural olarak fiili taşıyıcılar kendilerinin taşıması sırasında ortaya çıkan Zzararlardan sorumlu olmakla birlikte (TTK m.888) "Filli taşıyıcı, taşıma sözleşmesinden doğan asıl taşıyıcıya ait bütün def'ileri ileri sürebilir. Fiili taşıyıcı, taşıma sözleşmesinden doğan asıl taşıyıcıya ait bütün def ileri ileri sürebileceği (TTK m.888:2) bu bağlamda Davacıların, Davalı şirket tarafından verilen talimatlar gereği araç kapaklarının hirden fazla verde açılmasının gerekli olduğunu, somut olayın verileri içinde böyle hir talimat nedeniyle hasar oluştuğunu ve miktarını ispat etmesi gerekliği (TMK m.6);
- Dava dosyasında somut taşımalarda davalı şirkel tarafından yanlış ve halalı talimat verildiğine ve bunun olumsuz sonuçlarına ilişkin hiç bir veri bulunmadığı, aksine davalıların araçlarında termoking cihazının bozuk olduğuna, eksik leslimat yapıldığına ve davacılara ait araçların hız limitlerini asmasından dolayı trafik cezası aldıklarına dair belgeler bulunduğu..."
Bilirkişi...'in 23/11/2023 tarihli raporu ile; "...Yukarıda yapılan tüm açıklamalar ve dosya içeriğine göre,
-
Taşıma Sözleşmesinin içeriği ile dava ve cevap dilekçelerinden, davacının fiili taşıyıcı, davalının ise asıl taşıyıcı olduğunun anlaşıldığı;
-
Cevap dilekçesinde davacıların TTK m.888 f.1 ve TTK m.879 hükümleri gereği ihtilaf konusu zararı tazminle yükümlü olduklarının ileri sürüldüğü;
3.Ancak TTK m.888 f.3'te asıl taşıyıcı ve fiili taşıyıcının müteselsilen sorumlu olduğunun hükme bağlandığı;
4.Buna göre davalının TBK m.62 f.2 ve Taşıma Sözleşmesi m.7 f.c'ye göre diğer müteselsil sorumlu davacıya karşı rücu hakkına sahip olduğu;
-
Dava dilekçesinde dorsenin açılması ve içerideki soğuk havanın ısınması nedeniyle ürünlerin bozulmuş olduğu kabul edildiğinden, davacının kusurlu olduğunun söylenebileceği; Her ne kadar davacı tarafından, davalının diretmesiyle birden fazla yere teslimat yapıldığı beyan edilse de görülebildiği kadarıyla dosyada buna dair bir bilgi/belge yer almadığından, davalının kusurunun ve bunun derecesinin belirlenemediği;
-
Tüm bunlara göre davalı, kural olarak, rücu hakkına sahip olmasına rağmen, tazmin edildiği beyan edilen zararların hangi dava veya yasal süreç sonunda mesela ne kadar olarak belirlendiğinin ve Taşıma Sözleşmesine göre davacının üstlendiği kısmın bunun ne kadarını teşkil ettiğinin dosya içeriğinden anlaşılamadığı;
-
Dosya içerisinde yer alan ve ticari defterlere göre davacının alacak miktarını belirleyen bilirkişi raporları muhasebe alanına dair olduğundan ve uzmanlık alanıma girmediğinden, bu konuda bir değerlendirmenin yapılamadığı;
-
Davacı vekilinin ise “Bilirkişi raporuna karşı beyanlarımızdan ibaret dilekçemizdir.” Konulu 07/03/2023 tarihli dilekçesinde, “08/11/2019 tarihli beyan dilekçemizde belirttiğimiz üzere davacı müvekkilimiz şirket ... için 20.773,83 TL'nin diğer davacı müvekkilimiz ... için ise 37.955,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği..."
Davacıların ; davalı şirket tarafından kendilerine teslim edilen emtiaları, belirlenen iklimlendirme koşulları alında taşıyarak teslimat adreslerinde alıcısına teslim etmeyi üstlendikleri uzun süreli bir taşıma ilişkisi içine giriştikleri , bu taşımalar bakımından davalının müşterileri ile taşıma sözleşmesi yaptığı bu nedenle akdi taşıyıcı olduğu , davacıların ise fiili taşıyıcı olduğu , davalı gönderen konumunda olduğundan eşyanın taşıma süreci ve koşullarına ilişkin talimat verme yetkisi davalı şirketin yetkisinde olduğu , davacılar davalı ... şirketinin davacıların cari hesapları (kendisi tarafından tutulan) üzerinden alacaklarından mahsup ettiği bir kısım müşteri zararlarının davalının verdiği talimatlar nedeniyle oluştuğundan bahisle kendilerinin sorumlu olmadıklarını ve kendilerince yansıtılmasının yerinde olmadığını ileri sürdüğü , davalının davacılara böyle bir talimat verip vermediği, verdiyse söz konusu yansıtma zararlarının bu nedenle oluşup oluşmadığı ve oluştuysa miktarının tespit edilmesi gerektiği ,
Kural olarak fiili taşıyıcılar kendilerinin taşıması sırasında ortaya çıkan zararlardan sorumludurlar(TTK m.888). Bununla birlikte "Fiili taşıyıcılar taşıma sözleşmesinden doğan asıl taşıyıcıya ait bütün def ileri ileri sürebilir. Fiili taşıyıcılar taşıma sözleşmesinden doğan asıl taşıyıcıya ait bütün def'ileri ileri sürebilir" (TTK m.888/2), Somut olayda davacılar , akdi taşıyıcı tarafından iklimlendirmeli taşımanın gereklerine aykırı olarak çeşitli yerlerde ve bir birinden uzak adreslerde teslimat yapılması talimatının verildiğini ve araçların donanımi ve termoking cihazlarında bir arıza olmamasına rağmen araç kapaklarını farklı farklı adreslerde tekrar tekrar açılmasından dolayı soğuk zincirin kırıldığını ileri sürmekte olduğu ; davacıların somut olayın verileri içinde böyle bir talimat verilmediğini, talimat nedeniyle hasar oluşluğunu ve miktarını ispat etmesi gerektiği (TMK m.6);bununla birlikte dava dosyasında somut taşımalarda davalı yan tarafından yanlış ve hatalı talimat verildiğine ve bunun olumsuz sonuçlarına ilişkin hiç bir veri bulunmamakta; aksine davacıların araçlarında termoking cihazının bozuk olduğuna, eksik teslimat yapıldığına ve davacılara ait araçların hız limitlerini aşmasından dolayı trafik cezası aldıklarına dair belgeler bulunduğu;
İspat kuralına ilişkin TMK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”. HMK. m. 190/1 hükmüne göre: “İspat Yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir”.Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur ilgili madde hükümleri , mahkememizce yapılan yargılama tarafların iddia ve savunmaları , aldırılan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda ; dava dilekçesinde dorsenin açılması ve içerideki soğuk havanın ısınması nedeniyle ürünlerin bozulmuş olduğu kabul edildiğinden, davacının kusurlu olduğu ve her ne kadar davacı tarafından, davalının diretmesiyle birden fazla yere teslimat yapıldığı beyan edilse de dosyada buna dair bir bilgi/belge yer almadığından, davalının kusuru bulunduğunun somut verilerle ispatlanamadığı anlaşılmakla dosya kapsamına ve hükme dayanak rapordan da anlaşılacağı üzere, ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM:
-
)Davanın REDDİNE,
-
Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60. TL harcın peşin alınan 68,31 . TL, tamamlama harcı 360,00 TL, tamamlama harcı 655,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 655,71 . TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00. TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
-
Davalı tarafından yapılan 83,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı; tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57