İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/778 E. 2024/15 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/778
2024/15
12 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/778 Esas
KARAR NO:2024/15
DAVA:Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:02/06/2015
KARAR TARİHİ:12/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı Şirket ile Müvekkil Şirket arasında, 27/06/2011 tarihinde .... Noterliğinin ... yevmiye numarası ile Acentelik Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeye göre ekteki sözleşmede belirtilen 3 adreste satmakta olduğunu bu hizmetlerin karşılığı da bilet satış işlemlerinden %10 acentelik ücretinin davalı tarafından davacıya ödenmesinin taahhüt edildiğini, sözleşme ilişkisi devam ederken, acente davacıya ait bilet satış ekran ve işlemlerinin davalı firma tarafından kapatıldığını, bilet satışını engellediğini, davacı firmanın başka taşıma firmalarının bilet satış işlemlerini yaptığı ancak davalı firmanın haksız olarak bilet satış ekranının kapatması sebebiyle gelir kaybına uğradığını bu hususun 03/06/2014 tarihinde ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. İŞ sayılı dosyası ile tespit edildiği, davalı firmanın tam turizm hareketliliği döneminde davacının bilet satış ekranını kapatarak bilet satışına engel olmasının haksız ve hukuka aykırı olduğu, davalının haksız eylemi sebebiyle ... biletlerini satarak acente ücreti kazanacak olan davacının kar mahrumiyetine uğradığını ayrıca davalı tarafından bir fesih bildirimi de yapılmadığı için uzun bir süre başka bir firma ile anlaşmadığını, yazıhanelerde personel bulundurduğunu, kira vs giderlerinin olduğunu, yoksun kalınan karın beklenen kazancın ve davacının acentecilik hizmeti adına yaptığı yatırımların toplam miktarının tespiti ile şimdilik 10.000 TL üzerinden açtıklarını, menfi ve müspet zararlarımızın tazmini talebimizin kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Dava dilekçesinde bahsedilen ve dava dilekçesine ekli olduğu ifade edilen ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İŞ sayılı dosyanın HMK hükümleri gereğince davalıya tebliğ edilmesinin gerektiğini, eksik harcın ikmal edilmesini, zamanaşımı itirazları olduğunu, davalı firmanın yokluğunda yapılan tespit ve keşfin hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında Acentelik Sözleşmesi 22/10/2013 tarihi itibari ile sona erdiği, davacı şirket ile organik bağ bulunan ... Turizm Taşımacılık... Ltd. Şti. İle davalı firma arasında ticari ilişkinin bozulduğunu bu firma ile ... firması arasında davalar olduğunu, bu sebeple sözleşmelerinin feshedildiğini, ... Turizm firması ile davalı şirket arasında ortaya çıkan ihtilafların 2013 Sonbahar aylarında olduğunu, davacı şirketin davalı firma hakkında ihtarname keşide ettiğini, icra takibi yaptığını ve en nihayetinde ... 2. Asliye Hukuk ... e. sayılı dosyası ile ve .... Hukuk ... E. sayılı dosyası ile dava açtığını, ancak yetki itirazlarının kabul edildiğini, taraflar arasındaki güven duygusunun sona erdiğini, bu şartlar altında da ticari ilişkinin devamını beklemenin mümkün olmadığını, davacı şirketin büyük hissedarı olan ...'ın ... Turizm firmasının sahibi olan ... 'in dayısı olduğunu, her iki şirket ortakları arasında yalan bir akrabalık ilişkisi olduğunu, ayrıca , ... ile ... Turizm arasında imzalanan protokolün 1.maddesinde ... Turizm Taşımacılık İnşaat Gıda Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yürütmekte olduğu acentelik faaliyetleri kapsamında tahsil edilen bilet bedelleri ... tarafından aksi yazılı olarak bildirilmediği sürece ...'a iletilmek üzere ... TAŞIMACILIK TURİZM ve SEYAHAT LİMİTED SÎRKETl'ne teslim edilecektir hükmünün yer aldığını, bu hüküm gereğince faaliyet konuları aynı olan ve hissedarları arasında yakın akrabalık ilişkisi bulunan ... TURİZM ve ... TURİZM şirketleri arasında organik bağ bulunduğunu, davacı şirket ve ... Turizm şirketleri tarafindan imzalanan sözleşmelerin aynı kişi tarafından atıldığını. ... Turizm şirketinin sahibi ... 'in uzun yıllar davacı şirkette müdür olarak çalıştığını, davacı şirketin ... isimli müdürünün aynı zamanda ... Turizm vekili olarak da görev yaptığını, davacının acentelik hizmeti verdiği iki adresin davalı firma tarafindan alt kiracılık ilişkisi ile davacıya kira verildiğini kira bedellerinin davacı tarafindan ödenmemesi sebebiyle Ankara .. icra Müd.... sayılı dosyası ile icra - tahliye işlemlerinin başlatıldığını, itiraz üzerine de .... Sulh Huk ... e. ve .... Sulh Huk ... E. sayılı dosyaları ile dava açıldığım davanın halen derdest olduğunu, acentelik ilişkisinin yaklaşık 2 yıl önce davacı ve organik bağ bulunan ... Turizm şirketinin eylemleri sebebiyle fesih edildiğini,TTKMad 18/3 gereğince davacının ispat külfeti bulunduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Acentalık sözleşmesinin feshinden kaynaklı menfi ve müspet zararların tanzimi istemiyle açılan maddi tazminat davası niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmişler, davada; ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İŞ sayılı dosyası, bilet satış sistemleri, banka kayıtları, keşif, tanık, tarafların ticari defterleri v.s delile dayanmışlardır.
Mahkememizin 31.05.2019 tarih ... sayılı ilamı ile "Davacının asıl ve ıslahla açılan davasının KISMEN KABULÜ ile, 289.738,85 TL'nin 10.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 02/06/2015 tarihinden, 279.738,85 TL'nin ıslah tarihi olan 18/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiş, verilen kararı davalı tarafın istinaf etmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesinin 20.10.2022 tarih 2019/... esas 2022/... karar sayılı ilamı ile "...Taraflar arasında ....Noterliğinin 27.06.2011 tarih ve 7926 yevmiye numaralı işlemi ile acentelik sözleşmesi düzenlenmiştir. Belirtilen sözleşme ile davacı, davalı şirkete ait yolcu bileti satış işlemleri ve diğer acentelik hizmetlerini yerine getirecektir. Sözleşme ilişkisi ... ilçesindeki üç farklı bilet satış noktasında geçerli olmak üzere yapılmıştır. Acentelik sözleşmesinden kaynaklanan ücretin ne şekilde hesaplanacağı sözleşmenin 7. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre satılan bilet bedelinin % 10'u acentelik ücreti olarak belirlenmiştir. Düzenlenen sözleşmenin 7.3. maddesinde, acentenin münhasıran ...'un sözleşmede belirtilen adreslerde biletlerini satacağı, bu kapsamda başka bir acentelik yapamayacağı ve kendi araçlarıyla veya başka araçlarla ...'un sefer yaptığı güzergahlarda taşımacılık faaliyeti yapamayacağı belirlenmiştir. Maddenin son kısmında ...'un, acentenin faaliyet gösterdiği bölgelerde dilerse başka acente veya acenteleri tayin edebileceği ve bu sözleşmenin acentenin tek yetkili olması anlamına gelmediği belirlenmiştir.
Sözleşmenin 8. maddesinde iş bu sözleşmenin acente olacak tarafın acentelik hizmeti verdiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı ve taşımacının yetki belgesinin sonuna kadar devam edeceği ve bu sürenin hiçbir şekilde taşımacının yetki belgesinin süresinin bitiş tarihini geçemeyeceği, taraflardan her birinin noter aracılığıyla fesih namenin bir nüshasını Ulaştırma Bakanlığına, bir nüshasını diğer tarafa göndererek acentelik sözleşmesini feshetmediği sürece bu sözleşmenin geçerliliğinin devam edeceği belirlenmiştir. Maddenin devam eden fıkrasında taraflardan tek taraflı olarak sözleşmeyi fesih etme hakkı bulunduğu, sözleşmenin süresinin bitiminden önce taraflardan birinin usulüne uygun bir fesih ihbarnamesi ile bu sözleşmeyi fesih edebileceği ancak ... tarafından sunulan hizmetin devamlılığı ve kalitesinin sürüdürülebilir olması amacıyla acentenin fesih iradesinin iki ay önce ...'a bildirmesi gerektiği belirlenmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının eylemleri nedeniyle acentelik sözleşmesinin yürütülmesinin imkânsız hale geldiğini ileri sürerek, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle bakiye süre için yoksun kalınan kazanç ve sözleşmenin devam edeceği inancıyla yapılan iş yeri ve personel giderleri nedeniyle 10.000,00 TL tazminat isteminde bulunmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen ara karar uyarınca davacı vekili 14.12.2015 tarihli açıklama tarihli dilekçesi ile acenteliğin sürdürülmesi için kiralanan yazıhanenin halen boş olduğunu, bu nedenle kiralama için 500 TL, personel ödemeleri için 500 TL ve fesih sonrası boş kalan yazıhane için 500 TL ile fesih nedeniyle mahrum kalınan % 10 oranındaki acentelik ücreti için şimdilik 8.500 TL mahrum kalınan kar talep edilmiştir.
Bilirkişi raporunun alınmasından sonra davacı vekilince, dava ıslah edilerek dava dilekçesinde belirtilen 10.000 TL alacak 289.738,85 TL'ye yükseltilmiştir.
Davacı vekilince dava yalnızca bir kez ıslah işlemi yapıldığı, 14.10.2015 tarihli açıklama dilekçesinin dava dilekçesindeki istek kalemlerinin açıklaması ve ayrıştırılmasına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili 23.03.2016 tarihli dilekçesi ile davalının TTK'nın 121. maddesi gereğince belirlenen sürede sözleşmeyi ihtarla feshetmemesi nedeniyle davalı şirketin ticari defterlerinin incelenerek ... ilçesinde kesilen biletler üzerinden hak kazanılan acentelik ücretinin belirlenmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince davalı şirketin ticari defterleri üzerinde talimat yoluyla yapılan inceleme sonucu düzenlenen 27.04.2018 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde, raporda sadece davalının ticari defterlerinin incelendiği, 2014 ve 2015 yılları için acentelik verilen ... şirketi ile ... şirketinin satmış olduğu biletler dikkate alınarak, acente ücretinin hesaplandığı anlaşılmıştır. Tarafların itirazı üzerine alınan ek raporda da, davacının ticari defterleri incelenmemiştir.
İlk derece mahkemesince, davalı tarafından eylemli şekilde davacının bilet satışı yaptığı sistemin kapatılması suretiyle, sözleşmenin davalının da kabulünde olduğu üzere 22.10.2013 tarihinde eylemli olarak fesih edildiğini ve feshin sözleşmenin 8. maddesinde belirtilen şekilde yapılmadığına, feshin haklı nedene dayanmadığına ilişkin tespitler yapılmıştır.
Davacı, haksız fesih nedeniyle mahrum kaldığı kârın tazminini istemiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 02.02.2010 tarih ve ... sayılı ilamında belirtildiği üzere, taraflar arasındaki sözleşmenin bitiminin davalının yetki belgesinin sona erdiği tarihtir. Ancak, davalı bu süre bitmeden fiili olarak acentelik sözleşmesini 22.10.2013 tarihinde fesih etmiştir. Bu durumda öncelikle feshin haklı olup olmadığı üzerinde durularak, feshin haksız olduğu kanaatine varılırsa; fesih tarihinden, davacının aynı veya benzer nitelikte bir iş veya acentelik alabilmesinin mümkün olup olmadığı ve mümkün ise bunun süresinin belirlenerek ve bu süre içinde davacının uğrayacağı kazanç kaybı nedeniyle makul bir tazminatın takdiri gerekir. Diğer yandan, ilk derece mahkemesince davacı acentenin ticari defterleri incelenmemiştir. Sadece davalının ticari defterleri incelenerek fesih sonrası ... ilçesinde davalının acentelik yetkisi verdiği ... şirketi ile ... şirketi tarafından düzenlenen biletler için belirlenen komisyon oranı üzerinden hesaplama yapılmıştır. Oysa, bilet satışı acentenin kişisel çabalarına bağlı olup, davacının ticari defterlerinin de incelenerek makul bir süre için belirlenen kâr kaybının aralarında taşıma konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi kurulundan alınacak raporla belirlenmesi gerekir. Zira, taraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesinde, davacıya ... ilçesinde münhasıran acentelik verilmemiş olup, davalının aynı bölgede başka acentelerle de çalışabileceği kabul edildiğinden, davacı acentenin kendi emek ve çabası ve kişisel becerileri ile elde ettiği gelirler belirlenerek davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazları da değerlendirilerek, alınacak bilirkişi raporuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen ilkelere göre taşıma uzmanının da bulunduğu bilirkişi kurulundan rapor alınmadan eksik inceleme ile karar verilmiştir.
Diğer yandan, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü kısmen reddine karar verilmesine rağmen hangi istek kalemleri yönünden davanın reddine karar verildiği açıklanmadığı gibi reddedilen kısım yönünden davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi de yerinde değildir.
Açıklanan bu gerekçelerle, ilk derece mahkemesinin uyuşmazlığın çözümü için yeterli inceleme ve araştırma yapmadan, delilleri tümüyle toplayıp denetlenebilir teknik tespitleri yaptırmadan hüküm verdiği, ilk derece mahkemesinin gerçek anlamda bilirkişi incelemesi yaptığından söz edilemeyeceği, ilk derece mahkemesince delil toplama faaliyetinin tamamlanması gerektiği kanaatine varıldığından, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca kaldırılmasına " karar verilerek dosya mahkememize iade edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları BAM kaldırma kararı gözönüne alındığında feshin haklı olup olmadığı buna ilişkin alacağın olup olmadığı konusunda davacının ticari defter ve belgeleri üzerinde dosyanın SMM..., taşıma konusunda uzman bilirkişi ...ve nitelikli hesap uzmanı ...'a tevdi edilerek rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti 05/04/2023 tarihli raporunda özetle ; İstanbul BAM 14. HD'nin kaldırma kararında da tespit edildiği gibi davanın acentelik sözleşmesinin haksız feshinden dolayı tazminat istemine ilişkin olmasından dolayı somut olayda öncelikle davalı ... şirketinin feshinin haklı olup olmadığının irdelenmesi gerektiğinin değerlendirildiği; Acentelik ilişkisinin temelde nitelikli ve sürekli bir vekalet ilişkisi olması nedeniyle vekilin özen ve sadakat borcu ölçütünün esas olduğu, acentenin müvekkilinin ticari itibarını koruma, bölgesi içindeki işleri artırma, müşteri çevresini genişletme, müvekkilinin menfaatlerini koruma gibi yükümlülüklerin bu özen borcunun gereği ve sonucu olduğu, sır saklama borcu, aksi karşılaştırılmamışsa rekabet etmeme borcunun da acentenin sadakat yükümünden doğduğu; Acentenin çalışması sırasında müvekkilinin çalışma yöntemini, kendi faaliyet çevresindeki müşteri portföyünü, müvekkilinin fiyat politikasını, üretim ve pazarlama yöntem, strateji ve sırlarını, rekabet gücünü ve reklam kampanyalarını piyasadan önce öğrenmesinin kaçınılmaz olduğundan dolayı acente ile müvekkili arasındaki güven ilişkisinin ortadan kalkması müvekkilin beklenen faydayı elde edememesine ve üstelik büyük oranda masraf yüklenmesine neden olabileceği; hatta müvekkilinin ekonomik rekabet gücü gibi bazı önemli bilgilerin rakiplerle paylaşılması durumunda müvekkilinin ticari hayatı bakımından çok daha ağır sonuçların doğurabileceği; Acentelik ilişkisi yönünden ele alındığında haklı sebep, somut olayın koşullarıyla bağlantılı olarak fesih hakkını kullanan taraf bakımından acentelik sözleşmesi: sözleşme süresinin sonuna kadar devam ettirmesini dürüstlük kuralları çerçevesinde beklenemeyecek duruma sokan her olayı, yani bir çekilmezlik durumunu ifade ettiğinden haklı sebebin sınırlı sayılı olarak sayılmasının veya belirli örnekler oluşturarak bunlar üzerinden belirlenmesinin mümkün olmadığı, somut olayın koşulları içinde bu hususun değerlendirilmesi gerektiği; haklı sebebe konu olgunun objektif ve subjektif açıdan bir ağırlığı olması gerektiği, objektif ağırlığını haklı sebebe gerekçe gösterilen olgunun, dürüstlük kuralı çerçevesinden fesih beyanında bulunan tarafın sözleşmeye devamı ve sözleşme süresinin sonuna kadar beklemesinin kendisinden beklemeyecek durum/durumları ifade ettiği ve bunun aynı koşullar altında bulunan makul bir insana sözleşmeyi haklı sebeple fesih imkânı tanıyıp tanımayacağına bakılarak tespit edilmesi gerektiği (TMK m.2); Sebebin sübjektif olarak ağır olması, sözleşmeyi fesheden taraf açısından acentelik sözleşmesine devamın çekilmez hâle gelmiş olmasını ifade ettiği, burada taraflar arasındaki menfaatler dengesinin gözetilerek bu tespitin yapılması gerektiği; Somut olayda ... Turizm şirketi ile davalı şirketin ticari ilişkilerinin ciddi şekilde bozulduğu, aralarındaki davalarda mahkemeler tarafından verilen kararların " davalı şirketin lehine veya aleyhine olmasının bu gerçeği değiştirmeyeceği; ... Turizm ile davacı şirket arasında organik bağ olduğunun dava dosyasındaki Kök ve Ek raporlarla tespit edildiği, Mahkemenin kararında da buna işaret edildiği; ancak işbu dava bakımından ele alınması gereken hususun, genel anlamda organik bağ kavramına hangi durumlarda başvurulduğu değil somut olayda davacı şirket ile ... Turizm arasındaki organik bağın davacı acente bakımından güven ilişkisini ortadan kaldırıp kaldırmadığı ve davalı şirketin acentelik sözleşmesini haklı sebeple feshi için yeterli Tekçe olup olmadığının tespit edilmesi olduğu; Davacı şirket, davalı şirket ve ... Turizm şirket arasında üçlü protokol imzalanması, bu protokolün 1. Maddesi olduğunu ve buna göre ... Turizm tarafından bizzat yürütülen acentelik faaliyetleri kapsamında tahsil edilen bilet bedellerinin Müvekkili şirkete iletilmek üzere davacı şirkete teslim edileceği hükmünün bulunması, ayrıca ek protokolde davacı şirket ile ... Turizm şirketini temsilen aynı kişinin imzasının bulunması (ayrıca davacı şirket ile ... Turizm arasında üst düzey yöneticileri yer değiştirmesi ve bir şirket çalışanının diğer şirketin vekaletini üstlenmesi) gibi olguların bu iki şirketten birinin vakıf olduğu ticari sır dahil her şeye diğerinin de vakıf olması sonucunu doğuracak şekilde ortak hareket ettiklerini gösterdiği; bu durumda davacı şirket ile ... Turizm şirketi arasındaki ciddi organik bağ ve davalı şirketin ... Turizm ile ilişkilerinin ciddi şekilde bozulması olgusu birlikte değerlendirildiğinde şirketten acentelik ilişkisini sürdürmesi objektif olarak beklenemeyeceği gibi somut olayın koşulları içinde acentelik ilişkisinin davalı şirket sürdürülemezlik durumu da gerçekleştiği için acentelik sözleşmesinin davalı şirket tarafından derhal feshinin haklı sebebe dayandığının değerlendirildiğini, Mahkemenin aksi yönde takdirde bulunması halinde davacı şirketin davalı ... büyüklüğünde ve hacminde bir firma ile acentelik ilişkisi kurmasının mümkün olmadığı, bu nedenle sözleşmenin eylemsel olarak feshedildiği 22.10.2013 tarihinden taşımacının yetki belgesinin sonuna kadar davacı şirketin olası gelir kayıplarına karşılık makul bir tazminat istemine hakkı bulunduğu; olası tazminatın davacının acentelik dönemindeki kazançlarına göre belirlenmesi gerektiği ve ayrıca bu kazançları elde etmek için yapması gereken olası giderlerin de tazminat miktarından mahsup edilmesi gerektiğinin değerlendirildiği; Dosyaya alınan kök ve ek raporlarda Sözleşmenin feshi ile Sözlşemenin İfa edilemeyen dönemlerde, Davalı şirket ticari defter kayıtları incelemesinde tespit edildiği üzere; Sözleşmenin Feshi sonrasında, Dava dışı ... ve ... Firmaları üzerinden yapılan bilet satışlarının toplamda (Davalı şirket Ticari defter kayıtlarından tespit edilen) 289.738.85 TL tutarında bilet satışı gerçekleştiği, Taraflar arasında feshedilen Acentelik sözleşmesine göre, Bilet satışlarından % 10 Acentelik Komisyon ücreti tutarında davacının 289.738.85 TL x %10 - 28.973.89 TL komisyon gelirinden Mahrum kalmış olabileceği, (Sözleşmenin ifa edilemeyen dönem için) hususunun mahkemenin takdirinde olduğunu, bildirmişlerdir.
Mahkememizce 17.02.2023 tarihli celsede davacının ticari defter ve belgelerinin ibrazı için 14.03.2023 tarihinde defter inceleme günü verildiği, davacının sunmadığı, 09.06.2023 tarihli celsede ise davacı vekiline gelecek celseye kadar BAM kararı doğrultusunda ticari defter ve belgelerini sunması için son kez süre verildiği, bu süre zarfında sunulmadığı takdirde dosyanın mevcut hali ile karar verileceğinin ihtar edildiği, ancak bu süre içerisinde de ticari defter ve belgelerin sunulmadığı anlaşılmıştır.
Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller, getirtilen icra dosyası,davalı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere; Davacı acente tarafından davalı ... firması aleyhine açılan iş bu dava dosyasında; Davacı, acente'lik sözleşme ilişkisinin devam ettiğini, bu dönem içerisinde davalı firmanın bilet satış ekranını kapatarak satış yapmasına izin vermediğini bu sebeple %10 Acente ücretinin kendisine ödenmesi gerektiğini, ayrıca yazıhanede görevli personel - kira vs. harcamaları sebebiyle tazminat ve acente faaliyeti gösterdiği adresin devir esnasında ödediği bedelin tahsilini talep ettiği, davalı firma ise davacı firma ile organik bağı bulunan ... Turizm firması ile arasında meydana gelen ve adli merciilere intikal eden ihtilaf sebebiyle davacı ile acentelik ilişkisinin devam ettiğini iddia etmenin mümkün olmadığım, davacının haksız ve kötü niyetli olduğunu, dava dilekçesindeki taleplerin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği,
İstanbul BAM 14. HD'nin kaldırma kararında da tespit edildiği gibi davanın acentelik sözleşmesinin haksız feshinden dolayı tazminat istemine ilişkin olmasından dolayı somut olayda öncelikle davalı ... şirketinin feshinin haklı olup olmadığının irdelenmesi gerektiğinin değerlendirildiği,
Acentelik ilişkisinin temelde nitelikli ve sürekli bir vekalet ilişkisi olması nedeniyle vekilin özen ve sadakat borcu ölçütünün esas olduğu, acentenin müvekkilinin ticari itibarını koruma, bölgesi içindeki işleri artırma, müşteri çevresini genişletme, müvekkilinin menfaatlerini koruma gibi yükümlülüklerin bu özen borcunun gereği ve sonucu olduğu, sır saklama borcu, aksi karşılaştırılmamışsa rekabet etmeme borcunun da acentenin sadakat yükümünden doğduğu,
Acentenin çalışması sırasında müvekkilinin çalışma yöntemini, kendi faaliyet çevresindeki müşteri portföyünü, müvekkilinin fiyat politikasını, üretim ve pazarlama yöntem, strateji ve sırlarını, rekabet gücünü ve reklam kampanyalarını piyasadan önce öğrenmesinin kaçınılmaz olduğundan dolayı acente ile müvekkili arasındaki güven ilişkisinin ortadan kalkması müvekkilin beklenen faydayı elde edememesine ve üstelik büyük oranda masraf yüklenmesine neden olabileceği, hatta müvekkilinin ekonomik rekabet gücü gibi bazı önemli bilgilerin rakiplerle paylaşılması durumunda müvekkilinin ticari hayatı bakımından çok daha ağır sonuçların doğurabileceği,
Acentelik ilişkisi yönünden ele alındığında haklı sebep, somut olayın koşullarıyla bağlantılı olarak fesih hakkını kullanan taraf bakımından acentelik sözleşmesi: sözleşme süresinin sonuna kadar devam ettirmesini dürüstlük kuralları çerçevesinde beklenemeyecek duruma sokan her olayı, yani bir çekilmezlik durumunu ifade ettiğinden haklı sebebin sınırlı sayılı olarak sayılmasının veya belirli örnekler oluşturarak bunlar üzerinden belirlenmesinin mümkün olmadığı, somut olayın koşulları içinde bu hususun değerlendirilmesi gerektiği,
Haklı sebebe konu olgunun objektif ve subjektif açıdan bir ağırlığı olması gerektiği, objektif ağırlığını haklı sebebe gerekçe gösterilen olgunun, dürüstlük kuralı çerçevesinden fesih beyanında bulunan tarafın sözleşmeye devamı ve sözleşme süresinin sonuna kadar beklemesinin kendisinden beklemeyecek durum/durumları ifade ettiği ve bunun aynı koşullar altında bulunan makul bir insana sözleşmeyi haklı sebeple fesih imkânı tanıyıp tanımayacağına bakılarak tespit edilmesi gerektiği (TMK m.2),sebebin sübjektif olarak ağır olması, sözleşmeyi fesheden taraf açısından acentelik sözleşmesine devamın çekilmez hâle gelmiş olmasını ifade ettiği, burada taraflar arasındaki menfaatler dengesinin gözetilerek bu tespitin yapılması gerektiği,
Somut olayda ... Turizm şirketi ile davalı şirketin ticari ilişkilerinin ciddi şekilde bozulduğu, aralarındaki davalarda mahkemeler tarafından verilen kararların " davalı şirketin lehine veya aleyhine olmasının bu gerçeği değiştirmeyeceği; ... Turizm ile davacı şirket arasında organik bağ olduğu, ancak işbu dava bakımından ele alınması gereken hususun, genel anlamda organik bağ kavramına hangi durumlarda başvurulduğu değil somut olayda davacı şirket ile ... Turizm arasındaki organik bağın davacı acente bakımından güven ilişkisini ortadan kaldırıp kaldırmadığı ve davalı şirketin acentelik sözleşmesini haklı sebeple feshi için yeterli gerekçe olup olmadığının tespiti olduğu,
Davacı şirket, davalı şirket ve ... Turizm şirket arasında üçlü protokol imzalanması, bu protokolün 1. Maddesi olduğunu ve buna göre ... Turizm tarafından bizzat yürütülen acentelik faaliyetleri kapsamında tahsil edilen bilet bedellerinin Müvekkili şirkete iletilmek üzere davacı şirkete teslim edileceği hükmünün bulunması, ayrıca ek protokolde davacı şirket ile ... Turizm şirketini temsilen aynı kişinin imzasının bulunması (ayrıca davacı şirket ile ... Turizm arasında üst düzey yöneticileri yer değiştirmesi ve bir şirket çalışanının diğer şirketin vekaletini üstlenmesi) gibi olguların bu iki şirketten birinin vakıf olduğu ticari sır dahil her şeye diğerinin de vakıf olması sonucunu doğuracak şekilde ortak hareket ettiklerini gösterdiği, bu durumda davacı şirket ile ... Turizm şirketi arasındaki ciddi organik bağ ve davalı şirketin ... Turizm ile ilişkilerinin ciddi şekilde bozulması olgusu birlikte değerlendirildiğinde şirketten acentelik ilişkisini sürdürmesi objektif olarak beklenemeyeceği gibi somut olayın koşulları içinde acentelik ilişkisinin davalı şirket sürdürülemezlik durumu da gerçekleştiği için acentelik sözleşmesinin davalı şirket tarafından derhal feshinin haklı sebebe dayandığı, mahkememizce davacının ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılması bakımından ara karar kurulduğu, ancak bu süre içerisinde davacının mahkememize defterlerini sunamadığı anlaşılmış olmakla denetime ve hükme elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
-
Davacının davasının REDDİNE,
-
Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 427,60 . TL harcın, peşin alınan 170,78. TL harç ile 4.778,00. TL ıslah harcından mahsubu ile fazla 4.521,18. TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,(davalı adına 12/10/2019 tarih 2019/513 harç nolu harç tahsil müzekkeresinin işlemsiz olarak iadesinin istenilmesine)
-
Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
-
Davalı ... Sigorta A.Ş duruşmalarda kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 45.460,83. TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Karar kesinleştiğinde davacının / davalının gider avansından artan bakiyesinin talep halinde iadesine,
Dair, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/01/2024
Katip ...
E-imzalıdır.
Hakim ...
E-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29