İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/738 E. 2024/144 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2020/738
2024/144
23 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/738 Esas
KARAR NO : 2024/144
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/09/2014
KARAR TARİHİ : 23/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01/06/2013 tarihinde imzalanan satıcılık sözleşmesi ile müvekkili şirketin ticaretini yaptığı ürünlerin sadece müvekkilden alınarak 3.kişilere ve/veya müvekkili şirketin onayı alınmak suretiyle ürünlerin ticaretini yapan diğer şahıslara satılmasının kararlaştırıldığı, davalı sözleşme ile taahhüt ettiği satış miktarına ulaşamadığı, sözleşmenin "Ürünün Satışına İlişkin Şartlar" başlığını taşıyan 5/b maddesinin ihlal edildiği, sözleşmenin ihlali nedeniyle, sözleşmenin "Genel Şartlar" başlıklı 6/f maddesi uyarınca 30.000-USD cezai şart ödemesi gerektiği, sözleşme ihlali ile muaccel hale gelen cezai şart için Kadıköy ... Noterliği 25/03/2014 tarih ...yevmiye nolu ihtarname ile talep edildiği, ihtarname 26/03/2014 tarihinde ... imzasına tebliğ edildiği, davalı şirket, Kartal... Noterliğinin 02/05/2014 tarih ... yevmiye nolu fesih ihtarname ile taraflar arasındaki yetkili satıcılık sözleşmesi tek taraflı ve haksız olarak fesih edildiğinin bildirildiği, fesih ihtarnamesinde daha önce keşideedilen ihtarnameye cevaben sözleşmenin 4. Maddesinde her iki tarafın fiyat listesinde belirtilen fiyatlara bağlı kalınacağının düzenlendiği, anılan maddeye riayet edilmediği ve davalının salt bu nedenle sözleşme ile taahhüt edilen satış miktarına ulaşılamadığı iddiasının hiçbir şekilde gerçeği yansıtmadığı, sözleşmenin 5/g maddesi gereği satın alınacak ürünlerin fatura bedellerinin ilk 6 ay için ön ödeme yapılacağının taahhüt edildiği, ön ödeme gerçekleşmediği, müvekkili tarafından keşide edilen ihtarnamede bu hususta temerrüt ihtarında da bulunulduğu, davalı şirketin ihtardan sonra hiçbir ödemede bulunmadığı, taraflar arasındaki akdi ilişki süresince her zaman iyi niyetle davranıldığı, sözleşmeyi sarsan önemli ihlallere rağmen sözleşmenin feshi yerine akdi ilişkinin sürdürülmesinin tercih edildiği, ancak davalı sözleşmede öngörülen cezai şartı ifa etmemek gerçek dışı iddialarda bulunarak sözleşmeyi haksız ve tek taraflı fesih ettiği, açıklanan nedenlerle, 30.000-USD tutarındki cezai şart alacağının tahsili amacıyla davalı şirket ve sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil borçlu ve garantör sıfatıyla imzalayan şirket yetkilisi ...aleyhine işbu davanın ikame edildiği, izah olunan nedenlerle, davanın kabulüne, sözleşme ile taahhüt edilen satış miktarına ulaşılamaması nedeniyle muaccel hale gelen 30.000-USD tutarındaki cezai şartın ihtarnamenin tebliğinden itibaren bir hafta sonrası olan 02/04/2014 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 1995-2010 yılları arasında ... marka... ambalaj tabancalarının Türkiye Disribütörlüğünü yaptığı, ticari faaliyetin sürdürülmesi için, yeni distribütör ...Endüstri Ambalaj Malz. Tic. Ltd. Şti. / İzmir firmasında... ürünlerinin alımına 2013 yılına kadar devam edildiği, müvekkili şirket ticari faaliyetini sürdürmek için... ürünlerinin Türkiye Distribütörlüğünü alan davacı şirket ile 01/06/2013 tarihinde Yetkili Satıcılık Sözleşmesi imzaladığını, ...Ltd. Şti. İle davacı ... Ltd. Şti. Arasında... marka ürünlerin satışı konusunda 2013 yılı sonuna kadar sorunlar yaşandığı ve sorunların çözülememesi üzerine ...Ltd. Şti.'nin ... Ltd. Şti'ne sipariş vermeyi 31/12/2013 tarihi itibariyle durdurduğu, Şubat 2014 tarihinde ... Ltd. Şti. Yetkilisi...ile ...Ltd. Şti. Yetkilisi ... karşılıklı görüşerek sözleşmenin sözlü olarak fesih edildiği, satıcılık sözleşmesinin feshine ilişkin yazılı fesih belgesi verilmesi istenmesine rağmen bahaneler ileri sürülerek verilmediğini, davacı şirket yetkilisinin, müvekkili şirketin satış ve pazarlama sorumlusu ...'a 01/04/2014 tarihinde iş teklifinde bulunması ve sözleşmenin yürürlükte olduğu aylarda satış fiyatlarına uyulmadığının öğrenilmesi ile 02/05/2014 tarihinde tek taraflı olarak sözleşmenin fesih edildiğini, mağdur durumda kalan ...Ambalaj Ltd. Şti'den Yetkili Satıcılık Sözleşme'nin cezai şartı talep edildiğini, sunulan delillerin incelenmesi ve tanıkların dinlenmesi sonucu dava sonucunun Mahkemenin takdirlerine bırakıldığını beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; taraflar arasındaki yetkili satıcılık sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağının tahsili istemiyle açılan tazminat davasıdır.
Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmişler, davada; 01/06/2013 tarihli yetkili satıcılık sözleşmesine, Kadıköy ... Noterliğinin 25/03/2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesine, Kartal ... Noterliğinin 02/05/2014 tarih ve...yevmiye numaralı fesih ihbarnamesine, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı dosyasına, bilirkişi incelemesi, Yargıtay Kararlarına ve her tür yasal delil ve diğer sair delillere dayanmış, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmış ve yapılan yargılama sonunda 2014/1364 Esas 2018/292 karar sayılı 16/04/2018 tarihli ilamı ile "davanın reddine" karar verilmiştir.
Verilen kararı davacı vekili istinaf etmiş olup İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43.Hukuk Dairesinni 2020/76 E 2020/296 K sayılı 12/11/2020 tarihli ilamı ile "Davacı taraf, taraflar arasındaki 01/06/2013 tarihli sözleşmenin 5/b maddesindeki alım taahhüdünün davalı tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle sözleşmenin 6/f maddesi gereğince davalının cezai şart ödemesi gerektiğini ileri sürmüş, davalı ise sözleşmenin varlığı ve içeriğini kabul etmekle birlikte davacının fiyat listesine uymadığı ve çalışanına ürün satışı teklif ettiği bu nedenle sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, davacının cezai şart isteminin haksız olduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle dava reddedilmiş, bu karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak bunun dışında kamu düzenine aykırılık yönünden re'sen yapılmıştır. Taraflar arasında imzalanan 01/06/2013 tarihli yetkili satıcılık sözleşmesinin iki yıl süreli olup, sürenin sona ermesinden üç ay önce taraflardan herhangi birinin itiraz etmemesi halinde bir yıllık süreler halinde kendiliğinden uzayacağı, sözleşme konusu ürünün " ..." marka tüm el shrink cihazları ve ilgili yedek parçaları olduğu, davalının yetkili satıcı konumunda bulunduğu anlaşılmaktadır. Sözleşmenin 5/b maddesinde, davalının, bu anlaşma kapsamında ilk 6 ayda, aylık olarak 8 adet toplam 48 adet ... cihazı almayı taahhüt ettiği, 6 aydan sonra aylık 12 adet alım taahhüdünde bulunduğu, aylık bazda alınacak ürünlerin iki veya üç periyotta alınabileceği ancak ay sonunda taahhüt edilen miktarda ürün alınmaması halinde davacı tarafından, alınmayan ürün tutarında ... cihazı faturasının düzenleneceği, 6/f maddesinde de, iş bu sözleşmenin 4a,5b,5j,6c maddelerinin ihlali halinde, davalının 30.000 USD ceza şartı derhal nakden ve defaten ödeyeceği, sözleşmenin her ihlalinde davacının ayrı ayrı cezai şart talep etme hakkının saklı olduğu, cezai şart bedelinin davacı tarafından ilk defasında talep edilmemesi bu haktan vazgeçildiği veya feragat edildiği olarak yorumlanamayacağının hükme bağlandığı anlaşılmıştır. Sözleşme 01/06/2013 tarihinde imzalanarak yürürlüğe girmiştir. Davacı tarafından, alım taahhüdünün ihlal edildiği ileri sürülerek 25/03/2014 tarihli ihtarname ile davalıdan cezai şart ödemesi talep edilmiş, davalı tarafından keşide edilen 02/05/2014 tarihli ihtarname ile sözleşme feshedilmiştir.6098 Sayılı TBK 179 .maddesi uyarınca, sözleşmenin hiç ve gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun yada cezanın ifasını isteyebilir. Ceza borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı hakkından açıkca feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir. Bu hükme göre borçlunun borca aykırı davranması halinde alacaklı hem aynen ifayı hemde kararlaştırılan cezanın ödenmesini talep edebilmesi için alacaklının borcun ifasını ceza koşulu alacağını saklı tutarak kabul etmesi gerekmekte olup, ifanın ceza koşulu alacağını saklı tutmadan kabul edilmesi halinde alacaklı ceza koşulu talep etme hakkını kayıp edecektir. Alacaklı ifaya eklenen ceza koşulu alacağını kayıp etmemesi için bu hakkını saklı tuttuğunu en geç ifa anına kadar açıkça ortaya koyması gerekir. Alacaklı taraf bu iradesini açıklamadığı takdirde ceza koşulu talep edebilme hakkını kayıp eder ceza koşulu alacağa bağlı ( fer'i ) nitelikte bir alacak olduğundan ifa ile birlikte TBK 131 maddesi gereğince son bulur. (Prof. Dr. Ahmet . M. Kılıçoğlu Borçlar Hukuk Genel Hükümler Sayfa 808-809 Davaya konu cezai şart, cihaz alımında asgari alım taahhüdünün ihlali nedeniyle talep edilen ifaya eklenen cezai şart niteliğindedir.YHGK.’nun 20.01.2013 tarih 2012/19-670 E. ve 2013/171 K. sayılı kararında ve sonraki kararları uyarınca (örn. Y. 19. HD. 07.04.2014 tarih 2014/4694 E. ve 2014/6585 K. S.lı kararları). cezai şartın talep edilebilmesi için takip eden yılda henüz mal vermeden önce ceza koşulu ile ilgili "çekince" (ihtirazi kayıt) bildirmesi ya da bu konuda noterden bir ihtarname göndermesi gerekir. Fesih tarihine kadar davalı şirket alımlarına çekince konmadan ifaya devam edilmiş ve borçluda, “ceza koşulu istenmeyeceği” ne dair haklı bir güven oluşturulmuş ve oluşan bu haklı güven ve dürüstlük ilkesi nedeniyle önceki yıla veya yıllara ait ceza koşulları talep edilemeyecektir. Önceki yıllara ilişkin olarak ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş ise eksik alımda ancak son yılın cezai şart tutarı talep edilebilecektir. Somut olaya dönüldüğünde, taraflar arasındaki sözleşmede asgari alım taahhüdü aylık olarak yapılmıştır. Davalı tarafından, sözleşmenin yürürlüğe girdiği haziran ayında iki adet, temmuz ayında üç adet, ağustos ayında da altı adet olmak üzere üç ayda toplam 11 adet ürün alındığı tespit edilmiştir. Böylece davalının sözleşmenin 5/b maddesindeki, ilk altı ay için aylık 8 adet cihaz alma konusundaki taahhüdünü ihlal ettiği açıkça anlaşılmaktadır. Esasen bu durum ilk derece mahkemesince de kabul edilmiş ancak davacının eksik alınan ürün tutarında fatura düzenleme hak ve yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve hazirandan sonraki temmuz ve ağustos ayında ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin ürün satımına devam etmesi karşısında artık davalıda, cezai şart istenmeyeceği yönünde haklı bir güven oluşturması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme, davalı tarafından fesih ihtarının gönderildiği 02/05/2014 tarihine kadar ayaktadır. Nitekim, davalılar tarafından sözleşmenin 2014 yılı şubat ayında karşılıklı olarak anlaşma yoluyla sonlandırıldığı savunulmuşsa da, bu yönde yazılı bir belge ibraz edilemediği gibi yine feshe ilişkin anlaşmanın yazılı olarak yapılmadığı ve sözleşmenin 02/05/2014 tarihli ihtarnamenin gönderilerek tek taraflı olarak feshedildiğinin beyan edilmesi karşısında ve HMK 200.maddesi hükmü de dikkate alınarak bu yöndeki savunmaya itibar edilemeyecektir. Bu durumda fesih ihtarının davacıya ulaştığı ana kadar sözleşmenin yürürlükte olduğunun kabulü gerekir. Davalı taraf fesih ihtarında, davacının, sözleşmenin 4/c maddesine aykırı olarak fiyat listesine uymadığı ve davalı şirketin satış ve pazarlama sorumlusu olan çalışanına ürün satışı teklifinde bulunduğu gerekçesiyle sözleşmeyi feshettiğini bildirmiştir. Mahkemece davalının bu savunması ve buna bağlı olarak sözleşmeyi fesihte haklı olup olmadığı konusunda araştırma yapılmamıştır. Tarafların iddia ve savunması ve tüm dosya kapsamına göre, iş bu davanın halli için öncelikle davalının sözleşmeyi fesihte haklı olup olmadığının tespiti gerekir. Nitekim sözleşme davalı tarafından feshedildiğine göre, davacının cezai şart alacağının isteyebilmesi için davalının sözleşmeyi fesihte haksız olduğunun sabit olması gerekmekte olup, bu durum borçlar kanunu hükümleri ve özellikle TMK 2. maddesindeki dürüstlük kuralının bir sonucudur. Bu nedenle öncelikle davalının sözleşmenin feshinde haklı olup olmadığının açık ve somut gerekçelerle ve delillere dayalı olarak ortaya konulmasından sonra mahkemenin ve tarafların kabulünde olduğu üzere, davalı tarafından sözleşmenin devam ettiği 11 aylık sürede, ilk üç ay eksik alım yapıldığı, devam eden aylarda ise hiç alım yapılmadığı, buna göre asgari alım taahhüdünün davalılar tarafından ihlal edildiği, davacı tarafından gönderilen 25/03/2014 tarihli ihtarname ile temerrüde düşürüldükleri gibi asgari alım taahhüdünün aylık olarak yapıldığı nazara alındığında, davacının mart ayında gönderdiği ihtarın, bir sonraki ay olan nisan ayı bakımından ihtirazi kayıt olarak kabul edilmesi gerektiği( Yargıtay 19 Hukuk Dairesi 2014/1853 E : 2014/13693 K sayılı 17.09.2014 tarihli, 2013/6585 e 2014/4148 K sayılı 03.03.2014 tarihli ilamları) gözetilerek ceza koşuluna ilişkin alacak hakkındaki talebin sonuca bağlanması ayrıca yerleşik yargıtay içtihatları gereği (Yargıtay 19. HD 2016/6702 Esas 2016/16086 Karar 21/12/2016 tarihli ilamı) 6102 sayılı TTK'nın 22. maddesi uyarınca tacir sıfatını haiz borçlu, fahiş olduğu iddiasıyla cezai şarttan indirim yapılmasını mahkemeden isteyemez ise de kararlaştırılan cezai şartın, davalının ekonomik yönden yıkımına sebep olacak derecede fahiş olduğunun belirlenmesi halinde makul düzeyde indirim yapılabileceği dikkate alınarak cezai şartın ekonomik yönden davalının yıkımına sebep olup olmayacağı konusunda inceleme ve değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesi gerekmektedir." gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılarak dosya iade edilmiştir.
BAM kararı doğrultusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi heyeti 10/01/2022 tarihli raporunda özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından haklı bir neden olmaksızın feshedildiği, davalının sözleşmeden kaynaklanan satın alma taahhüdünü yerine getirmediği bu bakımdan davacının sözleşmede kararlaştırılan 30.000 USD karşılığı 339.000,00 TL'yi talep edebileceği, talep edilen cezai şart tutarının davalının mahvına yol açacak nitelikte olduğu, bu bakımdan cezai şart tutarının 194.467,74-TL'ye indirilmesi gerektiği hususu tespit ve rapor edilmiştir.
Davalı tanığı ... 12/01/2024 tarihli celsedeki beyanında; "1999 yılında çalışmaya başladım ara ara işten ayrılmama rağmen 10 yıla yakın davalı firmada satış elemanı olarak çalıştım. Davalı şirket ambalaj sektöründe iş koluydu. Benim çalıştığım dönemde ... markasının türkiye temsilciliği davalı ...LTD ŞTİ, ben işten ayrılınca farklı firmalar dispratörlüğünü yapmaya başladı. Bu işi yapan bir kaç firma vardır bende işten ayrıldıktan sonra aynı sektör kolunda çalışmaya devam ettim, bizzat görmeme ve duymama rağmen piyasadan edindiğim bilgilere göre ... markasının Türkiyedeki temsilciliğini İzmir de ki ...Dış Tic. üstlendiğini, ayrıca davacı firmada ... markasının dispiratörlüğünün verildiğini söylüyorlardı yani iki firmaya da Türkiye temsilciliği verilmişti. Bunun dışında bir bilgim yoktur, 2015-2016 yıllarında ben işsizdim davacı firma yetkilisi beni arayarak ' sektörü biliyorsun bizimle çalışmak ister misin ' diye teklifte bulundu, bende şartlar uymadığı için kabul etmedim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
...Endüstriyel Ambalaj'a mahkememizce müzekkere yazıldığı, verilen 31.08.2022 tarihli cevapta 01.06.2013-31.12.2013 tarihleri arasında davalı ve davacı taraflara ait herhangi bir fatura kaydı bulunmadığı bildirilmiştir.
...Endüstriyel Ambalaj'ın 20.02.2023 tarihli müzekkere cevabında1.Mahkemenizde görülmekte olan ... Temsilcilik Dış Ticaret Ltd. Şti. ile ... - ...Ambalaj San. Ve Tic, Ltd. Şti. Arasındaki Alacak davası ile ilgili olarak belirtmiş olduğunuz tarihler arasındaki (01/06/2013 - 31/12/2013) ... markali ürünlere ilişkin faturalarımızın birer sureti istenmiş ise de, müşterileri ile yapmış olduğu gizlilik sözleşmeleri ve KVKK kapsamındaki sorumlulukları sebebi ile tarafı olmadığı davaya yine taraf olmayan müşterilerine ait faturaları gönderemeyecekleri bildirilmiştir.
Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller, dosya üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere 10.01.2022 tarihli raporda, davacı yanın davayı cari alacak yönünden başlatmadığı, sözleşme gereği işbu cezai şart alacağına ilişkin davanın ikame edildiği,
İstinaf Mahkemesi bozma ilamında, taraflar arasındaki sözleşmenin, davalı tarafından fesih ihtarının gönderildiği 02/05/2014 tarihine kadar ayakta olduğunu, bu durumda fesih ihtarının davacıya ulaştığı ana kadar sözleşmenin yürürlükte olduğunun kabulü gerekeceği, davalı tarafın fesih ihtarında, davacının, sözleşmenin 4/c maddesine aykırı olarak fiyat listesine uymadığı ve davalı şirketin satış ve pazarlama sorumlusu olan çalışanına ürün satışı teklifinde bulunduğu gerekçesiyle sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, davalının bu savunması ve buna bağlı olarak sözleşmeyi fesihte haklı olup olmadığı konusunda araştırma yapılmadığını, tarafların iddia ve savunması ve tüm dosya kapsamına göre, iş bu davanın halli için öncelikle davalının sözleşmeyi fesihte haklı olup olmadığının tespiti gerektiğini, asgari alım taahhüdünün davalılar tarafından ihlal edildiğini, davacı tarafından gönderilen 25/03/2014 tarihli ihtarname ile temerrüde düşürüldükleri gibi asgari alım taahhüdünün aylık olarak yapıldığı nazara alındığında, davacının Mart ayında gönderdiği ihtarın, bir sonraki ay olan Nisan ayı bakımından ihtirazi kayıt olarak kabul edilmesi gerektiğini, cezai şartın ekonomik yönden davalının yıkımına sebep olup olmayacağı konusunda inceleme ve değerlendirmesi yapılması gerektiği,
Davalı şirketin davacı tarafından gönderilen 25/03/2014 tarihli ihtarname ile (ihtarname muhataba 26.03.2014 tarihinde tebliğ edilmiş) temerrüde düşürüldükleri ve bu ihtarın aylık asgari alım taahhüdü yönünden, bir sonraki ay olan Nisan ayı bakımından ihtirazi kayıt olarak kabul edildiğinde, ihtirazi kayıttan sonraki faaliyet döneminin 26.03.2014-03.05.2014 arası dönem olabileceği, bu anlamda da Nisan ayı için taahhüt ihlal şartlarının varlığının irdelenmesi gerekeceği,
Bu durumda, sözleşmenin 5.b maddesinde yer verilen aylık alım taahhüdü Nisan ayına ilişkin olarak da gerçekleşmemiş olduğundan, aynı sözleşmenin 6.f maddesine göre davacı yanın 30.000,00 USD cezai şart talep etme hakkı doğmuş olacağı,
Bununla birlikte sözleşmenin 4.c maddesinde, “Bu sözleşme yetkili satıcıya ürünün veya Metpakın ürettiği veya pazarladığı diğer ürünlerin satışa arz edilmesi hususunda satış yetkisi verir buna karşılık yetkili satıcı satışlarında serbest olmakla birlikte ...Ambalaj ve ... mevcut müşterilerine karşılıklı olarak teklif verilmesine engel olmayacak fakat fiyat listesinde belirtilen rakamlara ilk bildirimde kesinlikle bağlı kalacaklardır. seçim müşteriye bırakılacaktır” düzenlemesinin yer aldığı,
Aynı sözleşmenin 5.b maddesinin son bölümünde “Bu ürünler için uygulanacak fiyatlar işbu sözleşmenin EK-1 de belirtilen fiyat listesinde detaylı olarak verildiği, yetkili satıcı ve ... müşterilerine yapacakları ilk fiyat bildiriminde liste fiyatlarına bağlı kalacaklardır” düzenlemesinin yer aldığı, bahse konu fiyat listesi bilirkişi raporunun görsel kısmında belirtildiği (Fiyat listesinde para birimi belirtilmemiş olmakla birlikte, dosyaya sunulu teklif metninden, Euro bazlı oldukları anlaşılmaktadır) belirlenen ürünler için her iki tarafın da müşterilerine yapacakları ilk fiyat bildiriminde “liste fiyatı” sütununda yer verilen fiyatlara bağlı kalmaları gerektiği, ancak burada önemli olan husus, “bildirim” ibaresinin ne anlama geldiği hususu olduğu, buradan anlaşılan ise en fazla liste fiyatının teklif edilebileceği, bu fiyatlar üzerinden de en fazla % 5 indirim yapılabileceğidir.
Davalı yanın cevap dilekçesi ekinde, dava dışı eski distribütör olduğu ifade edilen ...Endüstri tarafından bir müşteriye, taraflar arasında devam eden sözleşme dönemi içerisinde kalan Kasım 2013 tarihli, ...model ürün için KDV hariç 700,00 Euro fiyat teklif ettiğini gösteren teklif mektubunun yer aldığı, bu tutarın da yukarıda bu ürün için belirlenen liste fiyatının altında kaldığı görülmektedir. Davalının, davacı şirketin bu yönde iş ve işlemler yaptığı yönünde bir iddiası bulunmamakta, bu durumun, distribütör sıfatı ile davacı şirket sorumluluğunda olduğunu ifade etmektedir.
Davalı yan, bu durumun süreklilik arz ettiğini ve davacı yana bildirilmesine rağmen konunun çözüme ulaştırılmaması nedeni ile de satışlara olumsuz etki yaptığını, dolayısıyla da satış yapmanın zorlaşması ve buna dayalı ürün alım taahhütlerinin yerine getirilememesine sebebiyet verdiğini, netice itibarıyla da sözleşmeyi fesih etmek zorunda kaldığını beyan etmektedir. Ancak davalı tarafından “01/06/2013 tarihinde Yetkili Satıcılık Sözleşmesi imzaladığını, ...Ltd. Şti. İle davacı ... Ltd. Şti. Arasında... marka ürünlerin satışı konusunda 2013 yılı sonuna kadar sorunlar yaşandığı ve sorunların çözülememesi üzerine ...Ltd. Şti.'nin ... Ltd. Şti'ne sipariş vermeyi 31/12/2013 tarihi itibariyle durdurduğu, Şubat 2014 tarihinde ... Ltd. Şti. Yetkilisi ...ile ...Ltd. Şti. Yetkilisi ... karşılıklı görüşerek sözleşmenin sözlü olarak fesih edildiği” yönünde herhangi bir somut delil sunulmamış olup, BAM kararında da ifade edildiği üzere, sözleşmenin davalının fesih ihbarıyla sona erdirildiğinin kabulü gerekir. Dava dışı eski distribütör olduğu ifade edilen ...Endüstri tarafından bir müşteriye yapılan teklifin davacı tarafından yapılmış bir teklif olarak değerlendirilememesi, davalının sözleşmenin başından itibaren satın alma taahhüdünü yerine getirmemek suretiyle sözleşmeyi ihlal etmesi, davalıya sözleşmeden kaynaklanan taahhütlerini yerine getirmesi için ihtarda bulunulması, davalının “...Ltd. Şti. İle davacı ... Ltd. Şti. Arasında... marka ürünlerin satışı konusunda 2013 yılı sonuna kadar sorunlar yaşandığı ve sorunların çözülememesi üzerine ...Ltd. Şti.'nin ... Ltd. Şti'ne sipariş vermeyi 31/12/2013 tarihi itibariyle durdurduğu ” ifadesiyle sipariş vermemek suretiyle sözleşmeyi ihlal ettiğini ikrar etmesi, ...Ltd. Şti. ile davacı ... Ltd. Şti. Arasında ... marka ürünlerin satışı konusunda 2013 yılı sonuna kadar yaşandığı iddia edilen soruların, bu ilişkiye taraf olmayan davalıyı ilgilendirmemesi sonucu davalının bu soruları fesih veya sözleşmeyi ihlal sebebi olarak göstermesinin hukuken kabul edilebilir olmaması, TBK. m. 97 hükmü uyarınca davalının öncelikle kendi yükümlülüklerini yerine getirmesinin gerekmesi gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafından yapılan fesih bildiriminin haklı nedene dayanmadığı sonucuna varılmaktadır.
(Dosya kapsamında İhar eden ...Ambalaj Ltd Şti'nin 02.05.2014 tarihli Kartal...Noterliğniin 02.05.2014 tarih... yevmiye nolu ihbarnamesi incelendiğinde "......Ambalaj San. Tic.Ltd.Şti tarafından ... Temsilcilik Dış Tic.Ltd.Şti sahibi ve genel müdürü görevinde bulunmakta olan ... 01.04.2014 tarihinde ...Ambalaj Ltd Şti'nde satış ve pazarlama müdürü görevinde bulunan ...'a iş teklifinde bulunmuşlardır, ... Temsilcilik Dış Tic Ltd Şti'nin yaptığı bu ticari ahlaksızlıklar ve sözleşmeye uyulmayan maddeler karşısında ...Ambalaj.. Ltd.Şti'nin 01.06.2013 tarihli yetkili satıcılık sözleşmesini kanuni hakları saklı kalmak kaydı ile tek taraflı olarak feshetmiştir" ibaresi karşısında 12.01.2024 tarihli duruşmada davalı tanığı olarak dinlenen ...'ın ifadesinde 2015-2016 yıllarında kendisinin işsiz olduğu davacı firma yetkilisinin kendilerini arayarak çalışmak isteyip istemeyeceğini teklifinde bulunduğu, şartlar uymadığı için kendisini kabul etmediğini beyan etmiştir.)
Cezai şart ödemesinin davalı şirketin mahvına neden olup olmayacağı noktasında mahkememizce bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılmış, bilançonun öz varlık hesap grubu incelendiğinde, şirketin ödenmiş sermayesinin 250.000,00 TL, öz varlık tutarının ise 277.800,74 TL olduğu görülmektedir. 30.000,00 USD tutarındaki cezai şartın ödenmesine karar verilmesi halinde, anılan tutarın işbu raporun hazırlanma dönemi itibarı ile TL karşılığının yaklaşık 339.000,00 TL civarında olduğu ve yapılacak ödemenin direkt olarak tazminat gideri şeklinde kaydedileceği dikkate alındığında, şirketin tüm öz varlığını (sermayesi dahil) ortadan kaldıracağı ve şirketin borca batık hale geleceği, bu anlamda cezai şartın sözleşmede belirlenen tutar üzerinden ödenmesinin, davalı şirketin mahvına sebep olacağı, TTK. m. 376 hükmünden yola çıkılarak sermayenin kaybı dolayısıyla şirketin mahvı için sermayenin 2/3'nün kaybı gerekmekte olduğu, şirketin ödenmiş sermayesinin 250.000,00 TL olduğu dikkate alındığında, şirketin mahvına yol açılaması için şirket sermayesinin 1/3'nün yani (250.000/3-) 83.333-TL'lik malvarlığına dokunulmaması gerekmekte olduğu, Şirketin öz varlığının 277.800,74 TL olduğu dikkate alındığında, şirketten tahsil edilebilecek alacak tutarı (277.800,74-83.333)=194.467,74 TL olarak hesaplandığı,
Taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından haklı bir neden olmaksızın feshedildiği, davalının sözleşmeden kaynaklanan satın alma taahhüdünü yerine getirmediği bu bakımdan davacının sözleşmede kararlaştırılan 30.000 USD karşılığı 339.000,00 TL'yi talep edebileceği, talep edilen cezai şart tutarının davalının mahvına yol açacak nitelikte olduğu, bu bakımdan cezai şart tutarının 194.467,74-TL'ye indirilmesi gerektiği hususunun tespit ve rapor edildiği denetlemeye ve hükme elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
- Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE;
-30.000,00-EURO cezai şart alacağı talebinin davalının mahfına yol açıcak nitelikte olduğundan takdiren 194.467,74-TL'nin 02/04/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
-
Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 13.284,09 . TL harçtan peşin alınan 1.129,35. TL harcın mahsubu ile bakiye 12.154,74 . TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan 25,20 . TL başvuru harcı, 1.129,35. TL peşin harç, 3,80. TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.158,35. TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan 813,50. TL teb.tezkere gideri ve 3.000,00 . TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.813,50. TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 31.114,84. TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Cezai şart tutarında takdiren indirim yapılarak hüküm kurulduğu gözetilerek reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Karar kesinleştiğinde davacının / davalının gider avansından artan bakiyesinin talep halinde iadesine,
Dair, Davacı vekili ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/02/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12