İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/749 E. 2024/119 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2019/749
2024/119
15 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2019/749 Esas
KARAR NO:2024/119
DAVA:İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:26/12/2019
KARAR TARİHİ:15/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şahıs ve şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, icra takibi ile birlikte ... ATM'nin ... D. İş dosyası ile ihtiyati haciz alınmak suretiyle müvekkilinin tüm işletme ve adreslerinde haciz ve muhafaza işlemi yapılmış olduğunu, sahte senetten ötürü yapılan icra takibi sonrasında müvekkilinin tüm banka hesaplarına, araç ve tapularına, işletmesinde bulunan tüm malzemelere haciz ve muhafaza işlemi yapılmış ve bu şekilde müvekkilinin ticari hayatının bitirilmiş olduğunu, takibe konulan senetteki imzanın müvekkili şirkete ve şirketin yasal temsilcisi olan ...'a ait olmadığını, hiç bir faktoring şirketinin hiç bir şahıs ve şirkete 1 milyon TL gibi yüklü bir miktarı elden ödemesinin mümkün olmadığını, ayrıca 1 milyon TL tutarında bir paranın ne müvekkili şirketin, ne de diğer müvekkili şahsın hesabında bulunmadığını, senet üzerinde yazılan miktarların hayal ürünü olduğunu, haksız ve hukuksuz olarak yapılan işlemler nedeniyle müvekkilinin takip dosyasına 205.721,58 TL ödemek zorunda kalmış olduğunu, davalının 1 milyon TL tutarındaki senede ilişkin olarak 161.092,29 TL tutarında takip yapmış olup, fazlaya ait talep ve dava haklarını saklı tutmuş olduğunu, bu nedenle müvekkilinin halen icra tehdidi altında olduğunu, sahte senedin iptal edilmesi gerektiğini, senet sahte olduğu gibi müvekkillerinin işbu senede dayalı her hangi bir borçlarının da olmadığını beyan ederek; müvekkili şirket ve şahsın borçlu olmadıkları halde ödemek zorunda kaldıkları 205.725,58 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren faizi ile birlikte davalı taraftan geri alınmasına, takibe konulan senedin sahte olduğunun, müvekkillerinin borçlu olmadıklarının ve imzanın müvekkillerine ait olmadığının tespiti ile davalı tarafın senet miktarı olan 1.000.000,00 TL'nin % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacının müşterisi ... Gıda İnş. San. Tic. Ltd. Şti. arasında faktoring sözleşmesi imzalanmış olup, davacıların da sözleşmeyi müşterek müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduklarını, faktoring sözleşmesine binaen müvekkili şirketin müşterisinin faturadan doğan alacağı temlik alınmış ve sözleşme kapsamında çekler ve dava konusu senedin ödeme aracı olarak alınmış olduğunu, senedin davacılar tarafından aval veren sıfatıyla imzalanmış olduğunu, davacının süreci uzatmak için davayı açmış veya imzasını değiştirmek suretiyle ödeme araçlarını imzalamış olduğunu, davacının imzasını değiştirerek atması durumunun müvekkili tarafından bilinebilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle faktoring işleminin tamamlanması ile birlikte dava dışı müşterinin temlik alınan alacağına karşılık hesabına ödeme yapılmış olduğunu, davacıların sözleşme kefili ve aval veren sıfatları nedeniyle borçlu oldukları bir parayı ödemiş olmalarına rağmen kötü niyetli imza itirazı ile ödedikleri paranın iadesini talep ettiklerini, iadesi talep edilen 205.721,58 TL'nin tamamını davacıların ödememiş olduklarını, davacı şirket tarafından ödenen miktarın 57.629,29 TL olup, kalan kısmın ödeme aracı olarak verilen çeklerin tahsili ile sağlanmış olduğunu, bu tutarın takibin ferilerine karşılık ödenmiş olduğunu, davacıların ödemenin tamamını kendileri yapmış gibi algı oluşturarak sebepsiz zenginleşmeye çalıştıklarını, davacının senedin sonradan doldurulmuş olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının bu iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiğini, davacı şirket ile dava dışı takip borçlusu müşteri şirket arasında organik bağ bulunmakta olup, davacının bu nedenle de borçtan sorumlu tutulması gerektiğini, davacıların borçlu olduğunun tespiti açısından davacı ile dava dışı şirket yetkilisinin nüfus kayıt örneklerinin ve şirketlerin sicil kayıtlarının celbini talep ettiklerini, ödemelerin hiç bir ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin yapılmış olduğunu, ihtirazi kayıt konulmaksızın yapılan ödemenin iadesinin istenemeyeceğini beyan ederek; davanın reddi ile davacı tarafın alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; .... İcra Dairesi'nin ... E Sayılı icra takip dosyası, ....Asliye Ticaret Mahkemesi ... D. İş sayılı dosyasındaki deliller, imza sirküleri, imza örnekleri, bilirkişi incelemesi, imzası inkar edilen senet, müvekkile ait resmi kurumlardaki imza örnekleri, banka üzerinden karşı tarafa yapılan haricen ödeme belgeleri, karşı tarafla yapılan mesaj ve görüşme kayıtları, arabuluculuk tutanakları ve her türlü yasal delile dayanmışlardır.
Davaya dayanak .... İcra Dairesi'nin ... E sayılı takip dosyasında; alacaklı ... tarafından borçlular ... ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti, ... Dış Tic. Ltd. Şti, ... ve ... aleyhine 161.092,29 TL asıl alacak, 610,81 TL işlemiş faiz, 3.000,00 TL komisyon ve 383,54 TL protesto masrafı olmak üzere toplam 165.086,64 TL alacağın tahsili için 15/10/2018 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe girişildiği görülmüştür.
Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiler heyetinden alınan 01/04/2021 tarihli raporlarında: ''....1. İnceleme konusu 08.10.2018 Tediye Tarihi, 04.05.2018 Düzenlenme Tarihli, ... Nolu, 1.000.000 (bir milyon) TL tutarlı, aval verenleri Özlem Kandemir ve ... adına atfen imzalı senet aslı metninde ... Şirket kaşesi üzerinde yer alan imza ve Özlem Kandemir adına atfen atılı imza ile ...'un mukayese imza örnekleri arasında (Resim 2 b, 3) kaligrafik ve grafolojik özellikler bakımından ilgi ve irtibatın olmadığı,
- İnceleme konusu senet metninde, gerek “...” yazısı ile ...un yazı örnekleri arasında, gerekse Karakuş kaşesi üzerindeki imza ve ... adına atfen atılı imza ile ...'un mukayese imza örnekleri arasında bir kısmı Resim 2 a ve Resim 3'te işaretlenmiş olan önemli derecedeki benzerlikler nedeniyle, Karakuş kaşesi üzerindeki imza ile ... adına atfen atılı imzanın ...'un eli ürünü olduğu..." tespit ve rapor edilmiştir.
Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi, Genişletilmiş Uzmanlar Kurulunun 24/08/2022 tarihli raporunda özetle; "...18/04/2022 tarihli ve .../... esas sayılı yazı ile 25/04/2022 tarihinde şubemize verilen dosya içerisinde; 18/03/2022 tarihli, 2022/365/128/128 ve 20/11/2020 tarihli, 2020/.../.../... sayılı raporlarımız ile 01/04/2021 ve 27/02/2020 tarihli bilirkişi raporları arasında çelişkinin giderilmesi hususunda Adli Tıp Genel Kurulu'nda inceleme yapılması istenilmiş olup; Adli Tıp Genel Kurulunun Çalışma Usulüne Ait Genel Hükümler, Adli Tıp Kurumu Kanunu Uygulama Yönetmeliği 2659 sayılı Adlî Tıp Kurumu Kanununun 4810 sayılı Kanun ile değişik 23. maddesine dayanılarak hazırlanmış olup (Madde 23), Adli Tıp Genel Kurulunun çalışma usullerine ait genel hükümlerinde yer alan " Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi ve Trafik İhtisas Dairesi’nin işleri Adli Tıp Genel Kurulu’nda incelemeye alınmaz. Bu dairelerden birinin raporu ile diğer bir bilirkişi raporu arasında çelişki varsa, mahkeme veya Cumhuriyet savcılıklarınca gerekçesi belirtilmek suretiyle ihtisas dairesi en az yedi uzmanın katılımıyla rapor hazırlar. Bu raporda daha önceki raporda imzası bulunan uzmanların, ihtisas dairesindeki görevi devam ettiği sürece, katılımı zorunludur. " hükmü gereğince, inceleme konusu belgenin genişletilmiş uzmanlar kurulunca dosya kapsamında mevcut 21/05/2018 tarihli ...'un kimlik fotokopisini havi belgede atılı imza mukayese dışı tutularak yapılan incelemede; inceleme konusu senette "karakuş ... San. İç. ve Dış Tic. Ltd. Şti" kaşe izi üzerine ve ... adına atılı basit tersimli imzalar ile ...'un mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'un eli ürünü olmadığı..." kanaati bildirilmiştir.
Talimat yolu ile aldırılan bilirkişi ...'in 10/05/2023 tarihli raporunda özetle; "...1) Dava dışı şirkete ait yukarıda tasdik bilgileri yer alan ticari defterler HMK' un 222. Maddesinin 2. Fıkrasında yer alan "...Ticari deflerlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, Kanun'a göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak doğrulamış olması şarttır.” hükümleri kapsamında dikkate alındığında, delil niteliğine haiz olduğu,
2)Dava dışı şirketin delil niteliğine haiz, 2018 ve 2019 yılına ait ticari defterlerinde, dava konusu, .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyasında, 15.10.2018 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus ödeme emrine konu edilmiş, 04.05.2018 düzenleme, 08.10.2018 ödeme tarihli 1.000.000,00 TL bedelli senede ilişkin herhangi bir kayıt ve karşılığın mevcut olmadığı..." tespit ve rapor edilmiştir.
Bilirkişiler ...'nün 29.08.2023 tarihli raporlarında özetle; "...Tüm delillerin takdir ve değerlendirmesi sayın mahkemeye ait olmak üzere; .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takibin iptaline karar verilmiş olduğuna göre davacıların fiili haciz baskısı altında takip dosyasına ödemek zorunda kaldıkları tutarların iadesini talep edebilecekleri,
Takip dosyasına yapılan 128.092,29 TL tutarındaki harici ödemenin hangi tarafça yapılmış olduğu hususunun incelemeye sunulan davalı tarafa ait ticari defter ve belgeler üzerinden tespit edilemediği, ancak gerek tahsil harcı makbuzunun davacı ... adına düzenlenmiş olması ve gerekse asıl borçlu tarafa ödeme emri tebliğ edilememiş olup, fiili hacizlerin davacı ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şirketi'ne yapılmış olmasından hareketle söz konusu harici ödemelerin davacılar tarafından yapılmış olduğu kanaatine varıldığı, Davalı ... vekili tarafından dava dışı asıl borçlu ... Şirketi'nce ödenmiş olduğu beyan edilen 20.000,00 TL'nin dışında, takip dosyasına muhtelif tarihlerde olmak üzere toplam 185.721,58 TL ödeme yapılmış olup, söz konusu ödemelerin tamamının davacı tarafça yapılmış olduğunun kabulü halinde, davacı tarafın ödeme tarihlerinden 26.12.2019 dava tarihine kadar TCMB avans faizi üzerinden talep edebileceği faiz miktarının 38.736,52 TL olarak hesaplandığı,
Ancak sayın mahkemenizce işbu kanaatimize iştirak edilmeyerek, ödemeleri asıl borçlunun değil kendilerinin yaptığını iddia eden davacı tarafın tevsik edici belgelerle iddiasını ispatlaması gerektiği görüşünün benimsenmesi ihtimalinde; davacı tarafça yapılmış olduğu tartışmasız olan 57.629,29 TL tutarındaki ödeme için 26.12.2018 ödeme tarihinden 26.12.2019 dava tarihine kadar davacı tarafın talep edebileceği faiz miktarının 11.052,19 TL olabileceği..."
Bilirkişiler... ve ...'nün 15/01/2024 tarihli ek raporlarında özetle; "...Tarafımıza tevdi olunan görev doğrultusunda yapılan inceleme, tespit, İrdeleme ve Değerlendirmeler sonucunda,
- ) Kök raporumuzda değişikliği gerektirir bir konuya rastlanılamamış olmakla;
1.1-) .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takibin iptaline karar verilmiş olduğuna göre davacıların fiili haciz baskısı altında takip dosyasına ödemek zorunda kaldıkları tutarların iadesini talep edebilecekleri,
1.2-) Takip dosyasına yapılan 128.092,29 TL tutarındaki harici ödemenin hangi tarafça yapılmış olduğu hususunun incelemeye sunulan davalı tarafa ait ticari defter ve belgeler üzerinden tespit edilemediği, ancak gerek tahsil harcı makbuzunun davacı ... adına düzenlenmiş olması ve gerekse asıl borçlu tarafa ödeme emri tebliğ edilememiş olup, fiili hacizlerin davacı ... ... San. ve Tic. Ltd. Şirketi'ne yapılmış olmasından hareketle söz konusu harici ödemelerin davacılar tarafından yapılmış olduğu kanaatine varıldığı,
1.3-) Davalı ... vekili tarafından dava dışı asıl borçlu ... Şirketi'nce ödenmiş olduğu beyan edilen 20.000,00 TL'nin dışında, takip dosyasına muhtelif tarihlerde olmak üzere toplam 185.721,58 TL ödeme yapılmış olup, söz konusu ödemelerin tamamının davacı tarafça yapılmış olduğunun kabulü halinde, davacı tarafın ödeme tarihlerinden 26.12.2019 dava tarihine kadar TCMB avans faizi üzerinden talep edebileceği faiz miktarının 38.736,52 TL olarak hesaplandığı,
1.4-) Ancak sayın mahkemenizce işbu kanaatimize iştirak edilmeyerek, ödemeleri asıl borçlunun değil kendilerinin yaptığını iddia eden davacı tarafın tevsik edici belgelerle iddiasını ispatlaması gerektiği görüşünün benimsenmesi ihtimalinde; davacı tarafça yapılmış olduğu tartışmasız olan 57.629,29 TL tutarındaki ödeme için 26.12.2018 ödeme tarihinden 26.12.2019 dava tarihine kadar davacı tarafın talep edebileceği faiz miktarının 11.052,19 TL olabileceği,
- ) Davaya Konu İşbu Senedin; Taraflar Arasında Akdolunan 04.05.2018 Tarihli Faktoring Sözleşmesi İle Birlikte (Senet 04.05.2018 Tanzim Tarihli Olmakla) Faktoring Şirketinin Müşterisi ... ... İnş San ve Tic Ltd Şti tarafından ...Faktoring AŞ lehine keşide edilen, (Sözleşme kefilleri tarafından aval veren / müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalanarak; (davalı) Faktoring Şirketine (teminata alınan çek ve senetlerin karşılıksız çıkması ve borcun ödenmemesi haline) borcun ifası amacıyla verilmiş bir SENET olduğu, dolayısıyla; Teminat Senedi olmayan, Yönetmeliğin 8/2 maddesi içerisinde yer almayan SENET ile ilgili olmak üzere; davalı ... Şirketi tarafından “Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yoluyla Takibe geçilebileceği..." tespit ve rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası kapsamında menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.
Davacı yan, senette kendi ismi ve şirket kaşesi üstünde bulunan imzayı inkâr ederek takip kapsamında haciz tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı 205.721,58 TL.nin istirdadı ile 1.000.000,00 TL tutarındaki senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı ...Ş.; dava dışı .... Gıda İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. İle Faktoring Sözleşmesi akdedildiğini, davacıların da iş bu sözleşmeyi müşterek müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, taraflar arasında akdedilen Faktoring Sözleşmesine binaen dava konusu senedin ödeme aracı olarak dava dışı ...'ten alındığını, davacıların senedi aval veren sıfatı ile imzaladıklarını savunmuştur.
... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Karari ile; "Takip dayanağı senedin tahsili için 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9/2. maddesi ve Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 8/1. maddesi uyarınca alacağını, yetkili hamil olup olmadığını fatura ile tevsik etmesi gerektiği, takibe konu edilen senedin tahsile konulabilmesi için 6361 sayılı Kanunun 9/2. maddesi ve yukarıda sözü geçen Yönetmeliğin 8. maddesinde yazılı koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarının yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla mahkememizin 2018/... asıl dosya yönünden davanın kabulü ile ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki takibin davacı borçlular yönünden iptaline,” karar vermiş, İstanbul BAM 21. HD. 2022/... Esas ve 2023/... Karar sayılı kararı ile de "İlk Derece Mahkemesince, Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğinin 8/1. maddesinde öngörülen şartın gerçekleşip gerçekleşmediği dolayısı ile alacaklının yetkili hamil olup olmadığı, alacağın miktarı ve tahsilinin gerekip gerekmediği hususları yargılamayı gerektirdiğinden istemin kabulü ile İİK’nun 170/a-2. maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi yerindedir.” gerekçesiye takibin kesin olarak iptal edildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda işaret edilen hususlarda yargılama yapma genel mahkemeye bırakıldığı için takibin iptal edilmesinin, eldeki menfi tespit ve istirdat isteminin dinlenmesine engel teşkil etmediği anlaşılmaktadır.
O halde davada çekişme, takip ve davaya konu senette aval veren sıfatıyla davacılara atfen atılı bulunan imzaların davacıların eli ürünü olup olmadığı ve buna göre davacı yanın menfi tespit ve istirdat taleplerinin yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Dosya kapsamında bulunan Adli Tıp kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi'nin 20.11.2020 tarih, ... sayılı raporunda; “ imzaların kuvetle muhtemel ...'un eli ürünü olmadığı” kanaati bildirilmiştir.
... İcra Hukuk Mahkemesi ... Karar sayılı dosyası kapsamında bulunan bilirkişi... tarafından verilen 27.02.2020 tarihli Bilirkişi Raporuna göre, “İnceleme konusu imzaların ...'un... ürünü olduğu” belirtilmektedir.
Mahkememizce bilirkişiler heyetinden alınan 01.04.2021 tarihli rapor içeriğine göre de, "inceleme konusu senet metninde, gerek “...” yazısı ile ...un yazı örnekleri arasında, gerekse Karakuş kaşesi üzerindeki imza ve ... adına atfen atılı imza ile ...'un mukayese imza örnekleri arasında önemli derecedeki benzerlikler nedeniyle, Karakuş kaşesi üzerindeki imza ile ... adına atfen atılı imzanın ...'un eli ürünü olduğu..." tespit ve rapor edilmiştir.
Son olarak Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulunun 24/08/2022 tarihli raporunda; "inceleme konusu senette "... San. İç. ve Dış Tic. Ltd. Şti" kaşe izi üzerine ve ... adına atılı basit tersimli imzalar ile ...'un mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'un eli ürünü olmadığı..." kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizce alınan 01.04.2021 tarihli bilirkişi heyetinden alınan raporun, senedi inceleme biçimi, gerekçesi, mahkememizin ve tarafların denetimine elverişli olması nedeniyle hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, hükme elverişli bulunan 01.04.2021 tarihli bilirkişi heyetin raporu ile yine 15/01/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporları ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda;
Davalı ile dava dışı ... arasında 04.05.2018 tarihli, 1.000.000,00-TL bedelli Faktoring Sözleşmesi akdedilmiş olup; bu sözleşme davacılar tarafından müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalanmıştır. Sözleşme ile birlikte, dava dışı Faktoring Müşterisinden tanzim tarihi sözleşme ile aynı tarihi taşıyan, borçlusu dava dışı .... Gıda İnş San ve Tic Ltd Şti ve kefilleri/aval verenleri sözleşmedeki gibi davacılar olan 1.000.000,00-TL bedelli bir senet alındığı görülmektedir.
Bu açıklamalar ışığı altında bakıldığında; davaya konu senet üzerinde senedin teminat senedi olduğuna dair bir ibare rastlanmamış, senedin yazılı bir belge ile teminat senedi olduğu ispatlanmamış olup, senedin teminat için değil, kullanılan faktoring kredilerinin ifası amacıyla, diğer bir deyişle (davacı) faktoring müşterisinden, kredi borçlarının ifası uğruna alınmış bir senet olduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik in 22/2.maddesine göre, 6361 sayılı yasanın 9/2 kapsamında Faktoring Şirketi kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş veya doğacak fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilemeyen alacakları (çek senet veya poliçeyi) satın alamayacak veya tahsilini üstlenemeyecekleri düzenlenmiş olmakla bilrilkte ilgili yönetmeliğin 8/2 maddesinin;
"Müşterilerden ek teminat mahiyetinde olmak üzere devralınan ve fatura veya fatura yerine geçen belgeler ile ilişkili olmayan kambiyo senedi veya diğer senetlerin tahsil edilebilmesi için;
a) Alacağın vadesinde ödenmeyip sorunlu hale gelmiş olması,
b) Alınan kambiyo senedi veya diğer senet karşılığında hiçbir şekilde kambiyo senedi ve diğer senedin ilgililerine finansman sağlanmaması,
c) Kuruluşun işlem ve muhasebe kayıtlarında ek teminat mahiyetinde alınan kambiyo senedi veya diğer senedin ilgili borcun teminatı karşılığında alındığına ilişkin kayıt düşülmesi gerekmektedir.
(3) Müşterilerden ek teminat mahiyetinde olmak üzere devralınan ve fatura veya fatura yerine geçen belgeler ile ilişkili mayan kambiyo senedi veya diğer senedin tahsil edilmesi, ancak kuruluşun vadesinde ödenmeyen alacağı ve müşteriden olan diğer alacaklarını ilgili mevzuat çerçevesinde alacağın geri ödenebilirliğine göre Tasfiye Olunacak Alacaklar veya Zarar Niteliğindeki Alacaklar hesabında sınıflandırması, buna göre özel karşılık ayırması ve hukuki takip süreçlerini başlatmış olması halinde mümkündür." hükmünü içerdiği görülmektedir.
Tüm bu açıklamalar ışığında davaya konu senedin faktoring işlemleri ile ilgili olmadığı, bu senedin 6361 sayılı yasanın 9/2 maddesinde belirtilen “...bir mal veya hizmet satışından doğmuş veya doğacak fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilmiş bir senet olmadığı...” Faktoring işlemi için temlik edilen faturalar ekinde Faktoring Şirketine ciro yoluyla teminat olarak verilmediği, temlik edilmiş bir faturanın bedelini karşılayacak olan bir senet olmadığı, taraflar arasında akdolunan 04.05.2018 tarihli faktoring sözleşmesi ile birlikte faktoring şirketinin müşterisi .... Gıda İnş San ve Tic Ltd Şti tarafından ... ... AŞ lehine keşide edildiği, sözleşmede müteselsil kefil olarak imzaları bulunan davacılar tarafından aval veren sıfatıyla senedin imzalanmış olduğu, imzanın davacı ...'un eli ürünü olduğu, davalı ... Şirketine teminat altına alınan çek ve senetlerin karşılıksız çıkması ve borcun ödenmemesi halinde, borcun ifası amacıyla verilmiş bir senet olduğu, teminat senedi olmayan, Yönetmeliğin 8/2 maddesi içerisinde yer almayan senet ile ilgili olmak üzere davalı ... Şirketi tarafından “Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yoluyla Takibe geçilebileceği anlaşıldığından davacı yanın menfi tespit isteminin reddine, takibin durdurulmasına yönelik bir tedbir kararı verilmediği anlaşıldığından koşulları oluşmadığı için davalı yanın icra tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacı yanın istirdat isteminin değerlendirilmesinde; İİK.m.72/6 hükmüne göre, borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Karari ile takibin iptal edildiği ve kararın kesinleştiği, takip kapsamında davacı yanın 57.629,29 TL. ödeme yapmış olduğu, fazlaya ilişikin talebi bakımından ödemenin davacı tarafından yapıldığının kanıtlanamadığı anlaşılmakla, istirdat isteminin kısmen kabulüne, 57.629,29 TL.nin ödeme tarihi olan 26/12/2018 tarihinden itibaren avans faizi işletilmek sureti ile davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla;
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
-
)Davacı yanın menfi tespit isteminin REDDİNE, koşulları oluşmadığı için davalı yanın icra tazminat talebinin reddine,
-
)Davacı yanın istirdat isteminin KISMEN KABULÜNE, 57.629,29 TL nin ödeme tarihi olan 26/12/2018 tarihinden itibaren avans faizi işletilmek sureti ile davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
- )Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 3.936,65. TL harçtan peşin alınan 20.590,72. TL, mahsubu ile bakiye 16.654,07 . TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
)Davacı tarafından yapılan 44,40 . TL başvurma harcı, 20.590,72 . TL peşin harç, 12,80 . TL vekalet harcı olmak üzere toplam 20.647,92. TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
)Davacı tarafından yapılan 893,79 . TL davetiye gideri 10.550,00. TL bilirkişi ücreti, 2.895,00 TL ATK fatura masrafı olmak üzere toplam 14.338,75 . TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre 685,34 . TL davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
)Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 . TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
)Davalı tarafından yapılan 70,00. TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 66,65 TL sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalıya verilmesine,
-
)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 156.290,15 . TL nispi vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalıya verilmesine,
-
)Karar kesinleştiğinde davacının / davalının gider avansından artan bakiyesinin talep halinde iadesine
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/02/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12