İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/840 E. 2023/913 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/840
2023/913
21 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/840 Esas
KARAR NO:2023/913
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:29/12/2021
KARAR TARİHİ:21/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Vekil eden ... A.Ş ile davalı arasında 04.08.2020 tarihli "Elektrik Abonelik Sözleşmesi” imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden de kendisine ait ticari işletmelerde kullanılmak üzere sayaç numaraları ... ve ... olan sayaçlar ile elektrik enerjisi tahsis edildiğini, davalı-borçlu, söz konusu enerji kullanımına ilişkin aylık faturalarını sürekli olarak aksatmakta ve ödemelerini kendisiyle imzalanan sözleşme hükümlerine aykırı olarak geciktirdiğini, ilgili faturaların, ödenmesi yönünde kendisiyle birçok kez telefon görüşmesi yapılmış, ayrıca sms ve e-posta yoluyla, borcunu ödemesi gerektiği aksi hâlde sözleşme hükümlerinin uygulanarak sözleşmenin tek taraflı olarak feshedileceği ve yasal yollara başvurulacağı ihtarında bulunduğunu ancak davalı yana yönelik tüm bu başvurular sonuçsuz kaldığını, davalı, İlk dönem olan Eylül 2020 dönemine ait iki sayacın tüketimlerinin toplamının karşılığı olarak düzenlenen 07.10.2020 tarih, ... no ve 117.039,23 TL tutarındaki faturaya istinaden, son ödeme tarihinden sonra kısmi olarak 19.11.2020 tarihinde 74.000 TL ve 23.11.2020 tarihinde 30.000 TL ödeme yaptığını ancak kalan kısmı ödemediğini, davalıya ait sayaçların sonraki dönemlerine ait tüketim faturaları ise son ödeme tarihleri geçmiş olmasına rağmen ödemediğini, müvekkil şirket, davalı ile imzalanan sözleşmenin davalı tarafından ihlal edilmesi nedeniyle sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini ve dönem sonu itibariyle fesih sebebiyle oluşacak cayma bedelinin faturaya yansıtılacağını davalıya 18.11.2020 tarihinde bildirmiş ve portföyden çıkışı yaptığını, bu bildirimden sonra dahi davalı hiçbir faturayı ödemediğini, fatura ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalı karşısında müvekkil şirket yönünden sözleşme, katlanılamaz hale gelmiştir ve daha fazla zarara uğramamak adına fesih hakkı kullanıldığını, davalı, bilgileri bulunan faturalar kendisine SMS VE E-POSTA olarak bildirilmesine ve tüm uyarılara rağmen ödemesini yapmaması üzerine davalı aleyhine ... ... Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı-borçlu, söz konusu icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek ve işbu ilamsız icra takibinin durmasına yol açtığını, davalı-borçlunun bu itirazı haksız ve gerekçesiz olup itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini, açıklanan işbu nedenlerle davalı-borçlunun ... ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalının İ.İ.K.’nın madde 67/2 hükmü çerçevesinde alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava ettikleri anlaşıldı.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Mahkememizin yetkisiz olduğunu bu nedenle esasa girilmeksizin davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde iddia edilen hususlar hiç bir zaman gerçekleşmediğini, davacının talepleri, tamamen karşılıksız maddi menfaat temin etmek üzere dile getirildiğini, abonelik sözleşmesi tarafınca yapılmadığını, ilgili şirketin dışarıdan elektrik pazarlama işini yapan birileri tarafından tarafına ucuz elektrik sağlama vaadiyle ulaşan kişiler tarafından ön bilgliendirme yapıldığını, ancak abonelik için şirket yetkilileri yerine bu kişilerin tarafından vekalet alarak işlemleri yürüttüğü bahsi geçen sözleşmede ki imzaların bizzat tarafına ait olmamakla birlikte sözleşmesinin incelendiğinde ilk form sayfası hariç diğer ana bağlayıcı maddelerin bulunduğu sayfalarda imza olmadığını, vekalet ile abonelik anlaşması yapan şahıs abonelik işlemi başladıktan sonra kendisine sadece ilk sayfayı getirdiklerini, sözleşmeyi inceleme fırsatının olmadığını, kaldı ki bu sözleşmedeki cezai şartın kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın işyerine sağlamış olduğu yarar 1000-2000-TL arasındayken art niyetli olarak kullandığı faturaların tamamı kadar cezai şart talep edildiğini, sözleşmeyi tamamen reddettiğini, taahhütlü aboneliklerde tüketicinin süresinden önce tahhütlü aboneliğini sonlandırması halinde firmanın talep edeceği bedel, tüketicinin taahhüdüne son verdiği tarihe kadar tüketiciye sağlanan indirim, cihaz veya diğer faydaların bedellerinin tahsil edilmemiş kısmının toplamı ile sınırlı kalmak zorunda olduklarını, ancak tüketiciden taahhüt kapsamında tahsil edileceği belirlenen bedellerin henüz tahakkuk etmemiş kısmının toplamının yani abonelik bitmeseydi gelecek aylara ait faturaların toplam tutarı, bu tutardan düşük olması halinde sınır değeri olarak tüketici lehine olan tutarın esas alınmasının zorunlu olduğunu, ayrıca kullanılan elektrikte vaad edilen indirimin sağlanmadığını, elektrik sayaçlarındaki çarpan oranları hatalı girildiğini, davacı tarafa vaadleri doğrultusunda ilk gelen faturada dahi itiraz ettiğini ve indirimli elektrik sağlamadıkları için inceleme sürecinde faturayı ödemediğini, kısmi olarak davacının beyanlarıyla da anlaşılan 110.000-TL'yi ödediğini, ancak ilk fatura dahi abonelikten çıkarmak ve cezai şartı uygulamak için defalarca telefonla taciz edildiğini, sözleşme gereği 2 fatura borcu biriktiğinde abonelikten atabilecekleri için 2.faturayı da süresinden önce düzenleyip kendilerinden aykırılık yaratıp 1 hafta sonrasına ödeme günü vermesine rağmen ve ikinci faturanın son ödeme günü gelmeden abonelikten çıkartıp kaçak durumuna düşürdüklerini ve ana dağıtıcı tarafından tarafına kaçak bedeli ceza uyguladıklarını ve mağduriyetle zarara uğratıldığını, açıklanan işbu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı.
DELİLLER
Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; İstanbul Merkezi Sistemi'nin ... E sayılı takip dosyasına, Faturaların suretine, Taraflar arasında imzalanan elektrik abonelik sözleşmesine, müşteri başvuru belgeleri vs. gibi enerji kullanımı ile ilgili her türlü bilgi, belge ve kayıt ve bunların dosya, şirket kayıtlarına, ticari defterlerine, Banka kayıt ve belgelerine, Hesap hareketlerine, Davalıya yapılan sistemsel bildirimlere ilişkin aktivite dökümlerine, ... A.Ş' (...)'dan Sayaç Bilgilerine, ...A.Ş. Kayıtlarına, keşif incelemesine ve Bilirkişi incelemesine dayanmışlardır.
Davaya dayanak... Sistemi'nin ... E sayılı takip dosyasında; alacaklı ... ANONİM ŞİRKETİ tarafından borçlu ... aleyhine 595.000,42-TL alacağın tahsili için 26/01/2021 tarihinde ilamsız genel haciz yoluyla takibe girişildiği, borçluya ödeme emrinin 04/02/2021 tarihinde tebliğ edildiği, 05/02/2021 tarihinde süresinde borca ve yetkiye itiraz edildiği anlaşılmaktadır.
Getirtilip incelenen ticaret sicil kaydına göre; ... ANONİM ŞİRKETİ nin unvan değiştirerek yeni unvanının ... olduğu, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ...-0 sicil numarasında kayıtlı "... Mah. ... Sk. ...No:14/20 Beşiktaş" adresinde faaliyet gösterdiği, 10/09/2007 tarihinde şirket ana sözleşmesinin tescil edildiği anlaşıldı.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamında toplanan tüm deliller ile davacı yanın ilişki dönemini kapsayan ticari defter ve dayanağı belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapıtırılması ve davacı yanın icra takip tarihi itibariyle davalıdan alacağı varsa miktarı ile taraf defterlerinin usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediğinin tespiti için bilirkişi heyetinden alınan 30/08/2023 havale tarihli raporunda:
''... Taraflar arasında usulüne uygun olarak düzenlenmiş geçerli bir sözleşme bulunmadığından davacı tarafça düzenlenen cayma bedeli faturalarının hukuki dayanağının bulunmadığı, davacı tarafça düzenlenen tüketim bedeli faturalarının yönetmelik hükümlerine uygun olup, davalı tarafın tüketim bedeli faturalarından kalan ve ödenmesi gereken bakiye borcunun 265.277,48 TL olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında gecikme faizi yönüyle teamül haline gelmiş bir uygulamadan söz edilemeyeceğinden, davacı tarafça faturalar üzerinde belirtilen aylık % 5 oranındaki gecikme faizinin her hangi bir bağlayıcılığının olmayacağı, bu itibarla gecikme faizlerine yönelik ihtilafın sektöre yönelik uygulama esaslarını belirleyen Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne göre çözümlenmesinin dosya içeriğine uygun düşeceği, Yönetmeliğin 4. ve 35. maddeleri gereği zamanında ödenmeyen tüketim bedeli borçlarına 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 51. maddesine göre günlük olarak gecikme zammı uygulanması gerektiği, Davacı tedarik şirketinin ödemelerdeki gecikmeler ve takip tarihi itibarıyla henüz ödenmemiş bakiye 265.277,48 TL tutarındaki tüketim bedeli alacağı için yönetmelik hükümlerine göre talep edebileceği gecikme faizinin 9.681,50 TL olarak hesaplandığı ..." tespit ve rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; iş yeri elektrik abonelik sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağı ile cayma bedellerinin tahsili için girişilen icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
Dosya kapsamında bulunan ... "Serbest Tüketicilere Satışlar İçin Enerji Alım Satım Bildirim Formu" nda davacının imzasının yer almadığı, davalının imzasının yer aldığı, ancak, "Elektrik Abonelik Sözleşmesi"nde sözleşme kapsamına tedarik ve ödeme koşulları, fesih, cayma bedeli, temerrüt, gecikme faizi gibi tarafları borç ve yükümlülük altına sokan sözleşmenin hiç bir sayfasında tarafların imzaları bulunmadığından, taraflar arasında usulüne uygun olarak düzenlenmiş bir sözleşmenin varlığından söz edilemez.
Mahkememizce hükme elverişli bulunan bilirkişi heyeti raporuna göre; sözleşmenin esaslı noktalarına ilişkin her hangi bir hüküm içermeyen ... bildirim formunun imzalanmış olmasından hareketle, imzasız sözleşme içeriğinde yer alan ve davalı taraf açısından cayma bedeli ve oranı davacı tarafça tek taraflı olarak belirlenebilecek olan gecikme faizi gibi ağır yükümlülükler getiren koşulların bağlayıcı olduğunu kabul etmenin hakkaniyete uygun düşmeyeceği kanaatine varılmıştır. Kaldı ki, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 12. maddesinin 1. fıkrası ile getirilen "Tedarikçi ikili anlaşma kurulmadan önce EK-1 ve Ek-2'de yer alan standart formlarla açık ve anlaşılır bir şekilde kayıt altına alma suretiyle kağıt üzerinde veya kalıcı veri saklayıcısı ile tüketiciyi bilgilendirmek ve tüketicinin söz konusu bilgileri edindiğini teyit etmesini sağlamak zorundadır. Söz konusu bilgilendirmenin yapıldığına ve tüketici tarafından teyit edildiğine ilişkin ispat yükü tedarikçiye aittir. Bilgilendirmenin gereği gibi ya da hiç yapılmamış olması tüketici için haklı fesih sebebidir" yönündeki açık düzenleme karşısında, dosyaya tüketicinin imzasını içeren bir sözleşme dahi sunamamış olan davacı tedarikçinin tüketiciyi gereği gibi bilgilendirmiş olduğunu kabule imkan bulunmadığı açıktır. Bu itibarla davacı tarafça her iki sayaca ilişkin olarak düzenlenen 16.12.2020 tarihli cayma bedeli faturalarının yasal ve sözleşmesel hiç bir hukuki dayanağının bulunmadı sonucuna varılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından yapılan hesaplamaya göre; davacı tarafça düzenlenen tüketim bedeli faturalarının yönetmelik hükümlerine uygun olup, davalı tarafın tüketim bedeli faturalarından kalan ve ödenmesi gereken bakiye borcunun 265.277,48 TL olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında gecikme faizi yönüyle teamül haline gelmiş bir uygulamadan söz edilemeyeceğinden, davacı tarafça faturalar üzerinde belirtilen aylık % 5 oranındaki gecikme faizinin her hangi bir bağlayıcılığının olmayacağı, bu itibarla gecikme faizlerine yönelik ihtilafın sektöre yönelik uygulama esaslarını belirleyen Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne göre çözümlenmesinin dosya içeriğine uygun düşeceği, Yönetmeliğin 4. ve 35. maddeleri gereği zamanında ödenmeyen tüketim bedeli borçlarına 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 51. maddesine göre günlük olarak gecikme zammı uygulanması gerektiği, davacı tedarik şirketinin ödemelerdeki gecikmeler ve takip tarihi itibarıyla henüz ödenmemiş bakiye 265.277,48 TL tutarındaki tüketim bedeli alacağı için yönetmelik hükümlerine göre talep edebileceği gecikme faizinin 9.681,50 TL olarak hesaplandığı görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, hükme elverişli bulunan bilirkişi heyeti raporu ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre, dosya kapsamında bulunan ... "Serbest Tüketicilere Satışlar İçin Enerji Alım Satım Bildirim Formu"nun davalı tarafından imzalandığı ancak tedarik ve ödeme koşulları, fesih, cayma bedeli, temerrüt, gecikme faizi gibi tarafları borç ve yükümlülük altına sokan "Elektrik Abonelik Sözleşmesi"nin hiç bir sayfasında tarafların imzaları bulunmadığından, taraflar arasında usulüne uygun olarak düzenlenmiş bir sözleşmenin varlığından söz edilemeyeceği, bu itibarla davacı tarafça her iki sayaca ilişkin olarak düzenlenen 16.12.2020 tarihli cayma bedeli faturalarının yasal ve sözleşmesel hiç bir hukuki dayanağının bulunmadı, bilirkişi heyeti tarafından yapılan hesaplamaya göre; davacı tarafça düzenlenen tüketim bedeli faturalarının yönetmelik hükümlerine uygun olup, davalı tarafın tüketim bedeli faturalarından kalan ve ödenmesi gereken bakiye borcunun 265.277,48 TL olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında gecikme faizi yönüyle teamül haline gelmiş bir uygulamadan söz edilemeyeceğinden, davacı tarafça faturalar üzerinde belirtilen aylık % 5 oranındaki gecikme faizinin her hangi bir bağlayıcılığının olmayacağı, bu itibarla gecikme faizlerine yönelik ihtilafın sektöre yönelik uygulama esaslarını belirleyen Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne göre çözümlenmesinin dosya içeriğine uygun düşeceği, Yönetmeliğin 4. ve 35. maddeleri gereği zamanında ödenmeyen tüketim bedeli borçlarına 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 51. maddesine göre günlük olarak gecikme zammı uygulanması gerektiği, davacı tedarik şirketinin ödemelerdeki gecikmeler ve takip tarihi itibarıyla henüz ödenmemiş bakiye 265.277,48 TL tutarındaki tüketim bedeli alacağı için yönetmelik hükümlerine göre talep edebileceği gecikme faizinin 9.681,50 TL olarak hesaplandığı, davalı yanın yasal bir dayanağı olmayan soyut zamanaşımı itirazının reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; davanın kısmen kabulüne, ...'nin ... Esas Sayılı dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 51. maddesine göre aylık %1,6 oranı üzerinden günlük olarak gecikme zammı uygulanması suretiyle 265.277,48 TL asıl alacak ve 9.681,50 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 274.958,98 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hüküm altına alınan ve likit olarak kabul edilen asıl alacak tutarı üzerinden hesaplanacak %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE;
...'nin ... Esas Sayılı dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 51. maddesine göre aylık %1,6 oranı üzerinden günlük olarak gecikme zammı uygulanması suretiyle 265.277,48 TL asıl alacak ve 9.681,50 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 274.958,98 TL üzerinden devamına,
-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
-
)Hüküm altına alınan asıl alacak tutarı üzerinden hesaplanacak %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 18.782,45. TL harçtan peşin alınan 10.228,92. TL mahsubu ile bakiye 8.553,53. TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. 14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00. TL arabuluculuk ücretinin 610,00. TL davacıdan, 710,00. TL davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan 59,30. TL başvurma harcı, 10.161,12. TL peşin harç, 8,50. TL vekalet harcı olmak üzere toplam 10.228,92. TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
)Davacı tarafından yapılan 284,50. TL davetiye gideri, 8.000,00. TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.284,50. TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre 3.828,40. TL davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
)Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 43.243,85. TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 50.006,22. TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
-
). Karar kesinleştiğinde davacının / davalının gider avansından artan bakiyesinin talep halinde iadesine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/01/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49