SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/622 E. 2023/881 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2019/622

Karar No

2023/881

Karar Tarihi

13 Aralık 2023

T.C.

İSTANBUL

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2019/622 Esas

Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas

KARAR NO:2023/881

DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ:25/02/2014

BİRLEŞEN ....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASI;

DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ:02/06/2023

KARAR TARİHİ:13/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "06/07/2012 tarihinde sürücü davacı ... sevk ve idaresindeki ... plaka motosikleti ile ... Köyü istikametinden ... ... istikametine seyir halinde iken aracının hakimiyetini kaybederek aracı devrildiğini ve meydana gelen kazada araçta yolcu olarak ...'nın vefat ettiğini, Kazaya karışan ... plakalı aracın sigorta kaydı bulunmadığını ve tespit edilmediğini, kaza sebebi ile ölen ... 'nın desteğinden yoksun kalanlar olarak annesi... ve babası ...'nın kaldığını, kaza tarihi itibariyle henüz 3 yaşında olan çocuklarını kaybettiğini, şahsın ölümü ile perişan bir duruma düştüğünü, zamansız ölümü hatırlayıp içlerinde derin sızılar hissettiklerini belirtmiş dilekçesinde vs açıklamalarda bulunarak sonuç olarak, kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte 3.000,00 -TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 06/07/2012 tarihinde ... Plakalı motosikletle seyir halinde iken aracın hakimiyetini kaybederek aracı devirmiş ve neticede meydana gelen kazada araçta yolcu olarak bulunan ...'nın vefat ettiğini, motosiklette seyahat etmekte olup hiçbir güvenlik önlemi almadığını, motosiklet yolcu taşıma kapasiteli olmayıp sürücü dışında motosiklete binilmesi mümkün değilken, binilmemesi gereken yere binmesi sebebi ile kusurlu olduğunu, davacıya hesaplanan tazminat ödendiğini, hukukun temel kuralı" kimse kendi kusurundan istifade edemez " ilkesi gereğince davanın reddi gerektiğini, dava konusu olayda hatır taşıması söz konusu olduğundan davanın müvekkili kuruma yöneltilmesinin yasal olarak mümkün olmadığını belirtmiş dilekçesinde vs açıklamalarda bulunarak sonuç olarak davanın reddini, faiz talebinin reddini yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

Birleşen ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 06/07/2012 tarihinde ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile ... ili Merkez üzerinde karıştığı trafik kazasında müvekkilinin oğlu ... nın vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, kaza sonrası İstanbul 13.ATM'nin 2019/622 esas sayılı dava dosyası ile anne ... için destekten yoksun kalma tazminat talepli dava açıldığını, 21/10/2015 tarihinde anne için 24.287-TL tazminatın yasal faizi ile davalı ... Hesabından alınıp müvekkiline verilmesi kararı verildiğini ve istinaf incelemesi sonucunda yeniden yargılama yapıldığını, 15/05/2023 tarihli hesap raporuna göre müvekkilinin destekten yoksun kalma tazminatı zararı 372.055,64-TL olarak hesaplandığını, bu sebeple ek dava açıldığını belirterek öncelikle dosyanın İstanbul ...ATM'nin ...esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, davanın kabulünü ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa hükmedilmesini arz ve dava etmiştir.

Birleşen ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı 28.09.2015 tarihinde ıslah dilekçesi sunmuş olup artık müvekkil kurum lehine usuli müktesep hak oluştuğunu, Usuli kazanılmış hakkın varlığı halinde artık kazanılmış hakkı olan taraf aleyhine fazlasına karar verilemeyeceğini, bu durumda davacı 28.09.2015 tarihinde ıslah dilekçesi sunmuş olduğundan müvekkil kurum lehine usuli kazanılmış hak oluşmuş olup davacının birleşen davada talep ettiği tazminat tutarı hukuka aykırı olduğunu, davacının karar verilmesini istediği bir durumda hem taleple bağlılık ilkesine hem hakkaniyete aykırı olup bu doğrultuda ek davanın ve sonrasında alınan raporların arttırım ve ıslahların yasal hükmü olmadığını,bu yönüyle usulden reddi gerektiğini, davacıların dava öncesi yazılı başvuru şartını yerine getirmediklerini, davanın ... plakalı araç maliki/sürücüsüne ihbarını ve dilekçemiz ekindeki ihbar dilekçesinin ihbar olunana tebliğini talep ettiklerini, davaya konu kazanın meydana gelişinde bizzat davacının kusuru bulunduğunu, dava dilekçesinde de açıkça belirtildiği gibi davacı yan 06.07.2012 tarihinde ... plakalı motosikletle seyir halinde iken aracın hâkimiyetini kaybederek aracı devirmiş ve neticede meydana gelen kazada araçta yolcu olarak bulunan ...'nın vefat ettiğini, Motosiklet yolcu taşıma kapasiteli olmayıp sürücü dışında motosiklete binilmesi mümkün değilken müteveffa binilmez yere binmesi sebebi ile kusurlu olduğunu, davacının güvenlik ekipmanlarını kullanmadığını, özellikle kaskının takılı olmadığını, gerekli önlemleri almayarak zararın artmasında etkili olduğnu, davacının zararın asıl müsebbibi olduğunu, müterafik kusurlu olduğunu, bu hususun davacının tazminat talebini ortadan kaldırdığını, Hukukun temel kuralı olan "kimse kendi kusurundan istifade edemez" ilkesi gereğince davanın reddi gerektiğini, her halükarda müterafik kusur BK. Madde 52 gereğince indirim sebebi olup dava konusu olayda hatır taşıması söz konusu olduğundan davanın müvekkil kuruma yöneltilmesinin de yasal olarak mümkün olmadığını, ... Hesabının sorumluluğuna gidilmeden önce kazaya sebep olduğu bildirilen ... plakalı aracın olay tarihini kapsayan mecburi mali mesuliyet sigorta poliçesi bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini belirterek, usule yönelik itirazlarının karara bağlanmasını, haksız ve hukuka aykırı davanın ve faiz talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Asıl davanın; Davacıların ortak çocukları ...'nın trafik poliçesi tespit edilemeyen ... plakalı aracın karıştığı 06.07.2012 tarihli trafik kazasında ölmesi nedeniyle davacı anne ... ve baba ...'nın davalıdan 24.287 TL destekten yoksunluk tazminatı talebine ilişkin olduğu, Birleşen davanın; 06/07/2012 tarihinde gerçekleşen trafik kazası neticesinde vefat eden ...' nın ölümü nedeniyle uğranılan destek zararı yönünden bakiye tazminatı tahsiline ilişkin ek dava olduğu anlaşımıştır.

Dava, Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben yazılan dilekçe ile açılmış ve .... AHM'nin 2014/93 esas sırasına kaydedilmiş, .... AHM ... sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosya Mahkememizin ... esas sırasına kaydedilmiştir.

Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde; 2015/757 karar sayılı kararı ile Davacı ... yönünden açılan davanın Reddine, Davacı ... yönünde asıl ve ıslahla açılan davanın Kabulü ile 24.287,-Tl nin 3.000.-Tl sinin dava tarihinden, 21.287.-Tl sinin ise ıslah tarihi olan 29.09.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı ... Hesabından alınarak bu davacıya verilmesine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Yargıtay 17. HD 20/05/2019 tarih... esas ... karar sayılı ilamında; "...Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Somut olayda; kazaya karışan motosiklete davacıların 3 yaşında ki müteveffa Fatih ile birlikte binmişlerdir. Davalı vekili, istiap haddi aşılarak ve hiçbir koruyucu güvenlik önlemi almadan motosiklete binilmesi nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunmuştur. KTK ve Karayolları Trafik Yönetmelik hükümlerine ve aracın özelliğine göre takılması gereken kask gibi koruyucu ekipmanların takılıp takılmadığının özellikle müteveffa 3 yaşında ki çocuğun taşınması yönünden araştırılarak tartışılması gerekmektedir. Koruyucu ekipmanların takılmaması halinde Daire’nin uygulamaları da dikkate alınarak TBK’nın 52. maddesi uyarınca %20 oranında tazminattan müterafik kusur indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken davalının savunmasına itibar edilmeyerek ve karar yerinde tartışılmayarak hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

  1. Hayatın olağan akışına göre; trafik kazası sonucu davacının küçük çocuğu ölmeseydi 18 yaşına gelmesi ile birlikte gelir elde edeceği ve ana ve babaya bakacağı muhtemeldir.

Mahkemece hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda desteğin olay tarihinde 3 yaşında olduğu ve 16 yaşından itibaren yardım ve hizmet ederek destek olacağı kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de ise de bu hesaplama şekli Yargıtay’ın yerleşik kararlarına uygun değildir. Tazminat hesabında küçüğün gelir elde etmeye başlayacağı yaşın 18 yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerekmektedir.

Yine hükme esas alınan aktüerya raporunda desteğin askere gideceği ve 1 yıllık askerlik döneminde destek olamayacağı halde tazminat hesabında bu bir yıllık askerlik dönemi için de hesaplama yapılmadığı ve tazminattan indirilmediği anlaşılmış olup, mahkemece bilirkişiden yukarıda değinilen hususlar doğrultusunda ek rapor alınmak üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

  1. Kabule göre de,her iki davacı yönünden toplam 3.000,00 TL maddi tazminat talep edilmiş, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporu ile dava ıslah edilmiş, buna göre başlangıçta ... yönünden talep edilen tazminat miktarının 1,00 TL olduğu, ... yönünden talep edilen tazminat miktarının ise 2.999,00 TL olduğu belirtilmiştir. Yine bilirkişi raporu ile ... yönünden talep edilen 2.999,00 TL maddi tazminat 24.287,00 TL olarak ıslah edilmiştir. Davacı ... yönünden ıslah yapılmamıştır. Hüküm kurulurken ret edilen 1,00 TL gözönüne alınarak vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 2.914,44 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle Mahkememizin ... esas 2015/757 karar sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma ilamı üzerine dosya Mahkememizin 2019/622 esas sırasına kaydedilmiş, Mahkememizin 2019/622 esas sayılı dosyasında bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.

Bozma ilamı sonrası alınan 10/07/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda Kök Rapor ve Ek Rapor tarihinde veriler dikkate alınarak iki ayrı hesap yapıldığı kök rapor 18.08.2015 tarihi itibariyle davacı anne ...'nın 16.211,00 TL destekteen yoksunluk zararının bulunduğu, ek rapor 10.07.2020 tarihi itibariyle Davacı anne ...'nın 51.885,00 TL destekten yoksunluk zararının bulunduğu hususu tespit ve rapor edilmiştir.

Bozma ilamı sonrası alınan 28/01/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; 17.Hukuk Dairesinin... E., ... sayılı bozma kararı kapsamında Hakim tarafından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine karar verilirse kök rapor 18,08.2015 tarihi itibariyle; Davacı anne ...'nın 16.211,00 TL destekten yoksunluk zararından; 16.211,00 X 207100 — 3.242,20 TL indirim sonrası tazminat tutarız 12.968,80 TL olacağını, ek rapor 10.07.2020 tarihi itibariyle; Davacı anne ...'nın 51.885,00 TL destekten yoksunluk zararından; 51.885,00X20/100 -10.377,00 TL İndirim sonrası tazminat tutarız 41.508,00 TL olacağı hususu tespit ve rapor edilmiştir.

Bozma ilamı sonrası alınan ek raporda PMF tablosuna göre hesaplama yapılmış olup, ek rapor ve AYM iptal kararı sonrasında verilen Yargıtay 17.HD 14/01/2021 tarih 2020/... esas 2021/... karar sayılı ilamına göre bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve Yargıtay 17.HD 24/02/2021 tarih 2019/... esas 2021/... karar sayılı ilamına göre hesaplamalarda progresif rant yöntemi kullanılarak tazminat hesabı yapılması için ek rapor düzenlenmek üzere aktüer bilirkişisine tevdi edilmiştir.

Bozma ilamı sonrası alınan 24/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Yüksek mahkemenin bozma kararı gereğince Müteveffanın 18 yaşından sonra gelirinin olacağı nedenleri ile 18 yaşında gelir elde edeceği ve annenin çalışıp çalışmadığı ve çalışması halinde % 5 oranında bakım ve yetiştirme gideri indirimi ile babanın yine yargıtay kararı gereğince %20 oranında müteferrik kusur oranı nazara alınarak baba için desteklik zararı yapılmamış olup anne için anılan indirimlerin yapılması ve 01.01.2021 tarihli yasal asgari ücret gözetilerek ANNE İÇİN PMF -2010 yaşam tablosu ve %10 artırım ve % 10 indirim gözetilerek aktif dönem zararı ile pasif dönem zararının pesin değerleri hesaplanması sonucunda davacı anne için 95.239,83 TL desteklik zararı hesabı yapılmış olup hatır taşıması indiriminin takdirinin mahkemeye ait olduğu hususu tespit ve rapor edilmiştir.

Bozma ilamı sonrası alınan 15/05/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; yüksek mahkemenin bozma kararı gereğince Müteveffanın 18 yaşından sonra gelirinin olacağı nedenleri ile 18 yaşında gelir elde edeceği ve annenin çalışıp çalışmadığı ve çalışması halinde % 5 oranında bakım ve yetiştirme gideri indirimi ile babanın yine Yargıtay kararı gereğince % 20 oranında Müteferrik kusur oranı nazara alınarak baba için desteklik zararı yapılmamış olup ( BABA İÇİN %5 indirimli olarak 306360,85 TL ) anne için % 20 oranında müteferrik kusur indirimlerin yapılması ve 01.01.2023 tarihli yasal asgari ücret gözetilerek anne için THR -2010 yaşam tablosu ve % 10 artırım ve % 10 indirim gözetilerek desteklik zararı ile hesaplanması sonucunda davacı anne için 372055,64 TL desteklik zararı hesabı yapılmış olup hatır taşıması indiriminin takdiri sayın mahkemeye ait olduğu hususu tespit ve rapor edilmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;

Mahkememizin 2019/622 esas sayılı dosyasında Yargıtay 17. HD 20/05/2019 tarih... esas ... karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ve bozma ilamı kapsamında bilirkişi Seda ...'den 2 ek rapor alınmış, asgari ücrette değişiklik nedeniyle yeniden rapor alınması gerekmiş ancak bozma öncesi rapor alınan bilirkişi ... ... pasif olduğundan dosya Mahkememizce resen seçilen bilirkişi ...'e verilmiştir.

Aktüer bilirkişi ...'in 15/05/2023 tarihli raporunda hesaplamanın Yargıtay içtihatlarına göre TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapıldığı, %20 müterafik kusur indirimi sonrası davacı...'nın destek zararının 372.055,64-TL olduğu, hatır taşıması indirimi hususunda takdirin Mahkemeye bırakıldığı görülmüştür.

Yargıtay bozma ilamında koruyucu ekipmanın takılıp takılmadığının araştırılması istenmiş, davacı vekili 22/06/2020 tarihli beyan dilekçesinde tüm koruyucu ekipmanın takıldığına dair beyanda bulunmuşsa da, bu hususta ispat yükü koruyucu ekipmanın takılmadığını iddia eden ve bu durumdan lehine menfaat sağlayan davalı tarafta olup, müteveffanın koruyucu ekipman takıp takmadığı ile ilgili taraf vekillerince somut bir belge sunulmamıştır. Bu durumda mevcut delil durumuna göre koruyucu ekipmanın takılmadığı hususu ispatlanamadığından kusur indiriminin yapılmaması gerekmektedir. Ancak 15/05/2023 tarihli aktüer raporunda %20 müterafik kusur indirimi yapılarak destek zararı hesaplanmış ve bu durum hatalı olmakla beraber davacının müterafik kusur indirimi neticesinde hesaplanan destek zararı her halükarda davalının teminat limiti olan 225.000,00-TL'nin üzerinde kaldığından ve aynı zamanda alınan 15/05/2023 tarihli hesap raporundan sonra asgari ücrette yeniden artış olması nedeniyle destek zararının da artacağı değerlendirilmişse de yine poliçe teminat limitinin 225.000,00-TL olduğu dikkate alındığında güncel asgari ücrete göre ek rapor alınmasının sonuca etkili olmayacağı değerlendirildiğinden aktüer bilirkişiden ek rapor alınmasına gerek görülmemiştir.

Davacı vekili Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında davacılar ... ve... için toplam 3.000,00-TL destek zararının kaza tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, 19/09/2015 tarihli ıslah dilekçesi ile 3.000,00-TL tazminatın 1,00-TL'sinin davacı ... için 2.999,00-TL'sinin davacı... için olduğunu belirterek davacı... için 2.999,00-TL tazminatı 24.287,00-TL olarak ıslah etmiştir.

Aktüer bilirkişi ...'in 15/05/2023 tarihli raporuna göre davacı...'nın destek zararının 372.055,64-TL olduğu tespiti üzerine davacı vekilince ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında ek dava açılarak davalının taminat limiti olan 225.000,00-TL'den Mahkememizin 2019/622 esas (... eski esas) dosyasında talep edilen 24.287,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 200.713,00-TL için ek dava açılmış ve Mahkememizin 2019/622 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

Asıl dava yönünden davacıların davadan önce davalıya müracaatı bulunmadığından temerrüt tarihi asıl dava yönünden dava tarihi olup, birleşen dava yönünden de birleşen dava için istenen tutar için yine dava açılmadan evvel davalıya başvuru bulunmadığından temerrütün davanın açılmasıyla gerçekleştiği değerlendirilmiş ve davalının sorumluluğu kanundan kaynaklandığından işletilecek faiz türünün yasal faiz olduğu anlaşılmakla, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, davacı ... yönünden davacı ...'a ait olan ve ... idaresindeki aracın sigortasının bulunmaması nedeniyle davalıya başvurulduğundan dava konusu kazada davacı ... %100 kusurlu bulunduğundan davacı ... yönünden davanın reddine karar karar vermek gerekmiş, davacı... yönünden ise 24.287,00-TL destek zararının dava tarihi olan 25/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı...'ya verilmesine karar vermek gerekmiş, Birleşen .... Asliye Ticaret MAhkemesinin ... esas saylı dosya yönünden davanın kabulü ile 200.713,00-TL destek zararının dava tarihi olan 02/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

A)ASIL DAVADA;

  1. Davanın kısmen kabulüne,

Davacı ... yönünden davanın reddine,

Davacı ... yönünden ise 24.287,00-TL destek zararının dava tarihi olan 25/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak adı geçen davacıya verilmesine,

  1. Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.659,04 . TL harçtan (25,20. TL peşin harç ve 732,00. TL ıslah harcı) olmak üzere peşin alınan 757,20. TL harcın mahsubu ile bakiye 901,84. TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, (bozma öncesi yazılan harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilememiş ise işlemsiz iadesinin istenmesine)

  2. Davacı ... tarafından yapılan 25,20. TL başvurma harcı, 25,20. TL peşin harç, 3,80. TLvekalet harcı, 732,00. TL ıslah harcı, 1.380,00 TL bozma öncesinde yapılan yargılama gideri, 188,50. TL bozma sonrasında yapılan yargılama gideri, 1.250,00. TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.777,40. TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı ...'ya verilmesine,

  3. Kendini vekille temsil ettiren davacı ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00. TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'ya verilmesine,

  4. Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1,00. TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalıya verilmesine,

  5. Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,

B).... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI BİRLEŞEN DAVADA;

  1. Davanın kabulüne,

Davacı ... için 200.713,00-TL destek zararının dava tarihi olan 02/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  1. Karar tarihi itibariyle alınması gereken 13.710,71. TL karar ve ilam harcı ile 179,90. TL başvurma harcı olmak üzere toplam 13.890,61. TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  1. Davacı tarafından yapılan 25,60. TL vekalet harcına ilişkin yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  2. Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 32.106,95. TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  3. Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,

Dair, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde Temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/12/2023

Katip ...

e-imzalıdır

Hakim ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

TARİHİ25/02/2014istanbulhüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim