SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/241 E. 2023/791 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2019/241

Karar No

2023/791

Karar Tarihi

14 Kasım 2023

T.C.

İSTANBUL

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2019/241 Esas

KARAR NO:2023/791

DAVA:Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ:22/04/2019

KARAR TARİHİ:14/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacı vekili 01.04.2019 tarihli dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin 2007 yılında davalı şirket ile imzaladığı Acentelik Sözleşmesine istinaden 25.01.2017 tarihine kadar ... Kargo ... Şubesi olarak acentelik faaliyetinde bulunduğunu, yine müvekkilinin acentelik faaliyeti süresince tüm ... Kargo acentelerinin muhatap olduğu haksız uygulama, yansıtma, ceza ve yaptırımlara maruz kaldığını, başlangıçta yatırımlarının zayi olmaması düşüncesiyle kendi öz sermayesini kullanmak suretiyle öz sermayesinin bittiği vakitte ise gayrimenkulünü satmak suretiyle faaliyetini devam ettirmeye çalıştığını, çalışma koşullarındaki haksızlıklar ve müvekkilinin sağlık sorunlarının baş göstermiş olması nedeniyle tedavi ve ameliyatlarını yaptırabilmek için acentelik faaliyetini sona erdirmek mecburiyetinde kaldığını, ... Kargo şirketinin çalışma sisteminin yatırımcılara acentelik vermek ve bu şekilde şube kirası vermeden ve işçi çalıştırmadan ticaret yapmak olduğunu, ama uygulamada sözleşme ve yaptırımları ile karın tamamının alınması acentelere ise zarar seviyesinin biraz üstüne kar miktarı bırakmak suretiyle işleyecek bir sistem kurduğunu, ... Kargo markasına güvenerek sisteme dahil olan yatırımcıların ise hata yaptıklarını sisteme girdikten sonra gördüklerini, şu anda herhangi bir ... Kargo acentesine kar ve işleyiş ve yatırım yapabilecek bir alan olup olmadığı sorulduğunda hepsinin aynı cevabı vereceğini, tüm yatırımcıların yüklü miktarda sermaye ile sisteme girdiğini ancak ilk aydan itibaren haksız uygulamalara uğradığını ancak ilerde kar edebilirim düşüncesiyle çalışmaya devam ettiklerini ama hiçbir zaman karın da başa baş noktasından ileri gitmesine izin verilmediğini, dilekçe ekinde sunulan bilirkişi raporunda davalı şirketin acentelere yansıttığı kesintilerin haklı neden dayandığı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yapıldığı, yönünde herhangi bir somut delil sunulmadığını bu nedenle de acentelere yansıtılan haksız kesintilerin tazmin edilmesi gerektiği kanaatini açıkladığını, bu nedenle müvekkilin acentelik faaliyeti sürecindeki haksız uygulama, yansıtma ve cezalardan kaynaklanan maddi zararların tazmini amacıyla işbu davanın ikame edilme zarureti hasıl olduğunu, benzer nedenlerle açılmış olan ... Kargo ... Şubesi'nin davasında bilirkişi raporu, ek raporu ve mahkemenin gerekçeli kararı da acentelik faaliyetinden kaynaklanan maddi zararların olduğu tespiti üzerine olduğunu, müvekkilinin de maddi zararlarının tazminine karar verilmesini talep ettiğini, taraflar arasında yapılan arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını, ancak görüşmelerde davalı şirketin herhangi bir teklifinin olmadığını, müvekkilin acentelik sürecinde, önceden belirlenmiş işletme kurallarına aykırı olacak şekilde davalı genel müdürlüğünün aldığı kararlara uymak zorunda kaldığını, bu nedenle de işletmesinin zarara uğradığını, Katsayının Hatalı Hesaplanmasından Kaynaklı Maddi Zararlar Yönünden; acentenin elde ettiği gelirin hangi oranda davalı genel müdürlüğe hangi oranda da acenteye verileceğini belirleyen acente katsayısının hesaplanma yöntemi davalı tarafından hazırlanan Performans Bazlı Hakediş Modeli'nde belirtildiğini, belirtilen formül uygulanmak suretiyle müvekkilin acente katsayısının hesaplanması gerekirken davalı tarafın tamamen kuralsız olarak katsayıyı tek taraflı olarak belirlediğini, müvekkilin her defasında daha fazla çalışarak belirlenen katsayıya rağmen kar edebilme umuduyla çalışmasına devam ettiğini, cirosunu arttırarak kara geçtiği durumda ise genel müdürlük tekrardan katsayısını düşürerek acenteyi başa baş noktasına döndürdüğünü, genel müdürlüğün yeni katsayı hesaplamalarında yukarıda belirtilen kendi belirlediği formülü kullanmadığını, bu hatalı katsayı belirlenmesi müvekkilin hak edişinin eksik kesilmesine neden olduğunu, müvekkil acentenin zararı oluştuğunu, müvekkilinin yaklaşık olarak 10 yıllık bir acente olmasından dolayı kesin zararı yapılacak olan bilirkişi incelemesi ile tespit edilebileceğini, bu nedenle fazlaya dair haklarının saklı olduğunu, şimdilik 5000 TL katsayının hatalı hesaplanmasından kaynaklı maddi zararın tazminine karar verilmesini,

Portföy Tazminatı Yönünden; bilirkişi raporunda da acentenin portföy tazminatı isteyebileceği kanaatini bildirildiğini, bilirkişi raporunda portföy tazminatının şu şekilde bildirildiğini: (katsayı farkından kaynaklanan zarar "iade faturat cezalar ve verilmeyen primler" kök rapordaki hak edişler toplamının aylık faaliyet süresine oranlanması sonucu ortaya çıkan rakamın portföy tazminatı miktarı olacağı belirtilmiştir.) bu nedenle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla yapılacak olan bilirkişi incelemesi sonucunda ıslah edilmek üzere şimdilik 5000 TL portföy tazminatına karar verilmesini talep ettiği,

Tahsil Komisyonu Tazminatı Yönünden; bilirkişi raporunda da acentelik süresi boyunca nakit, kredi kartı, havale, çek ve mahsup gibi toplam rakamın tespiti durumunda tahsil komisyonu alacağının tazminine karar verilebileceği değerlendirildiğini, toplam rakamın tespitinde kullanılacak belgelerin davalı şirketin mali kayıtlarında mevcut olduğunu, finans departmanından talep edilmesi durumunda aylık raporlar olarak müvekkilin her ay ne kadar nakit, kredi kartı, havale, çek tahsil ettiğini veya müşteri ile mahsuplaşma yoluyla tahsilat yaptığı bilgileri rapor olarak temin edilebileceğini, davalı genel müdürlüğünün bu belgeleri sunmaması durumunda dilekçe ekinde sunulan ve ayrıca bilirkişinin kesintileri inceleyebilmesi için davalı genel müdürlükten talep etmesi gereken hak ediş tablolarında yer alan fatura cirosu bölümünde bu bilgilerin bulunduğunu, bu rakamlardan da müvekkilin tahsil komisyonu tazminatı hesaplanabileceğini, bu nedenle yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda talep miktarını ıslah etmek üzere şimdilik fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla tahsil komisyonu tazminatı olarak 1000 TL tazminata karar verilmesini talep ettiklerini,

Personelin Geçmişe Dönük Mesai Ödemelerinin Tazmini Yönünden; Çalışma Bakanlığı'nın ... Kargo bünyesinde yapmış olduğu tespitler sonucunda müvekkilinin acentesi ile birlikte tüm şube ve acentelerin mesai saatlerinin uzun olması, resmi tatilden önceki günlerde tam gün çalışılmış olması ve bazı resmi tatillerde tüm gün çalışılmış olması sebebiyle Çalışma Bakanlığı yetkililerince tespit edilen fazla mesai ücretlerinin personellerin son bordrolarına ilave edilerek ödenmesi kararı verildiğini ve müvekkile tebliğ edildiğini, ... Kargo mesai saatlerini resmi tatil günlerinde çalışılıp çalışılmayacağını kendisi belirlediğini, müvekkilin de zorunlu olarak bu çalışma saatlerine uymak zorunda olduğunu aksi durumda ... Kargo tarafından ceza uygulamasına muhatap kaldığını, delil listesinde sunulacak olan mailde de görüleceği üzere Çalışma Bakanlığı'nın ... Kargo tarafından belirlenmiş olan 19:30 kapanış saati sebebiyle fazla mesai cezaları uyguladığını, kapanış saatinin ... Kargo genel müdürlüğü tarafından belirlendiğini, acentelerin takdir yetkisinin bulunmadığını, Çalışma Bakanlığı tarafınca yapılan bu tespitlerden sonra ... Kargo tarafından 2015 yılından itibaren yeni çalışma saatlerinin tebliğ edildiğini, Çalışma Bakanlığı'nın tüm kargo firmalarına aynı mesai ihlallerine yönelik denetim yaptığını, diğer bir kargo firması olan ... Kargo mesai saatlerini kendisi belirlediği için mesai ihlallerini acentelerine yansıtmadığını, açıklanan sebeplerle personelin geçmişe dönük mesai ihlallerinin tazmininin ... Kargo tarafından müvekkile haksız olarak yansıtıldığını, bu nedenle yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda talep miktarını ıslah etmek üzere şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla personelin geçmişe dönük fazla mesai ihlali tazminatı nedeniyle 1000 TL tazminata karar verilmesini talep ettiklerini,

VGA Cezası ve Verilmeyen Primler ile Cezaların Tazmini Yönünden; müşteri borcunu vadesinden

sonra ödemesi durumunda hizmet sözleşmesi gereğince müşteriye yansıtılması gereken gecikme faizinin, müşteri kaybına sebep olacağı gerekçesiyle müvekkil acenteye yansıtıldığını, 2015 yılından itibaren ise uygulamanın hatalı olması gerekçesiyle ... Kargo tarafından vadesi geçmiş alacaklar sebebiyle acentelere yansıtma yapılmayacağı duyurulduğunu, ayrıca davalı şirketin her yılın başında acenteler için hedef ciro belirlediğini ve kendilerine tebliğ ettiğini, müvekkilin belirlenen hedef ciroya ulaşabilmek için çok çalıştığını ve sonucunda da prim aldığını ancak hedef ciroya ulaşıldığını gören davalı şirketin hedef ciroyu kuralsız olarak yükselttiğini, müvekkilin iş bölgesi ve müşteri potansiyelinin belli olduğunu ve özel reklam yapma yetkisinin de bulunmadığını, kuralsızca belirlenen ikinci hedef ciroya ulaşılamayınca müvekkile haksız cezalar uygulandığını, bu nedenlerle de müvekkilin zararının oluştuğunu, Hakediş Tabloları ve Cari Hesaplarda yapılacak olan bilirkişi incelemesi sonucunda tazminat miktarını ıslah etmek üzere fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla VGA cezası ve verilmeyen primler ile cezaların tazmini için 5000 TL tazminata hükmedilmesini talep ettikleri,

Haksız Kesintilerin Tazmini Yönünden; bilirkişi raporunda acenteye yansıtılan haksız kesintilerin haklı nedene dayandığı veya sözleşme hükümlerine uygun olduğuna dair herhangi bir somut delil sunulmadığından kesintilerin haksız olduğu değerlendirilmesinde bulunulduğunu, haksız kesintiler nedeniyle müvekkilin çok fazla zararı olduğunu, Tonaj Cezaları, Trafik Cezaları, müşteri çeklerindeki vade farkının yansıtılması ve diğer haksız kesintiler olan kira stopajı kesintisi, iptal irsaliye barkodlarının kullanılmasın yansıtılması, ölçüm tartım yansıtması, gün sonu yapmayan acente yansıtmaları, araç takip yansıtması, eğitim bedeli yansıtması, çevre temizlik vergisi kantar muayenesi yansıtması, ek araç şirket kiralama bedeli yansıtması gibi cari hizmet sözleşmesi ve hak ediş tablolarında belirtilen pek çok haksız kesinti nedeniyle müvekkilin ciddi zararları oluştuğunu, bilirkişi incelemesi sonucunda tazminat miktarını ıslah etmek üzere şimdilik 5000 TL tazminata hükmedilmesini arz ve talep etmişlerdir.

CEVAP:

Davalı vekili 31.05.2019 tarihli cevap dilekçesi ile özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğramış olduğunu, TBK m. 147/5 hükmü gereği acentelik sözleşmesinden doğan bütün taleplerin 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, davacı delillerinin ve dava dilekçesinin eklerinin taraflarına tebliğ edilmediğini, bu nedenle söz konusu delil ve belgelere ilişkin beyanda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, davacı tarafından “haksız kesintilerin tazmini” talep edilmiş olup dilekçe içeriğinde bir kısım kesinti sayılara "..gibi pek çok haksız kesinti'” ifadesi kullanıldığını bu bağlamda davacının hangi kesintileri talep ettiğini tam olarak net olmamakla birlikte hangi kesintiye ilişkin ne kadar talep edildiğinin de belirtilmediğini, davacının haksız kesinti diyerek açıklama yapmadığı kesintiler ile ilgili daha sonra talepte bulunulmasına muvafakatinin olmadığını, davacı ile müvekkil şirket arasında Acentelik Sözleşmesi imzalandığını, cari hesap sözleşmesinin Acentelik Sözleşmesi'nin eki niteliğinde olup sistemde değişiklik olduğu takdirde ve her yıl hak ediş oranları için imzalandığını, davacının söz konusu sözleşme kapsamında müvekkil şirketin ... acentesi olarak faaliyetini yürüttüğünü, davacı tarafından müvekkil şirkete “sağlık sorunlarım acentelik faaliyetlerimi sürdürmeme engel olacak derecede çok ciddi boyutlarda olduğundan acentemin fesih işlemlerinin yapılmasını saygılarımla takdirlerinize arz ederim.'' Şeklinde dilekçe sunarak sözleşmeyi kendi isteğiyle sonlandırdığını, davacı tarafından başka bir acente tarafından açılan davadaki bilirkişi raporuna atıf yapılmış olsa da bahsi geçen dosya ve bilirkişi raporunun tam bir talihsizlik örneği olduğunu, zira ne dosya kapsamı, ne sözleşme maddesi, ne fatura, ne hak ediş incelemeksizin hazırlanan rapor olduğunu, söz konusu dosyanın kesinleşmemiş olup henüz istinaf aşamasında olduğunu, bu haliyle esas alınmasının mümkün olmadığını,

Katsayının Hatalı Hesaplandığı İddiasına İlişkin Cevaplar; Taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesine bağlı olarak ödeme ilişkilerinin düzenlenmesi amacıyla Cari Hesap Sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkil şirket Cari Hesap Sözleşmesinin 4. Maddesi gereği “... Kargo tespit edeceği acente katsayısını yılda en az 2 kez olarak yeniden belirleme hakkına sahiptir.'' Davacının katsayı oranına atıfla keyfilik ve acentenin karının asgari düzeyde kaldığı iddialarının hukuki herhangi bir mesnedi bulunmadığını, davacının kendi iradesi ile imza altına aldığı sözleşme bükümlerine ilişkin daha sonradan kar oranı düşük olduğu iddialarını ileri sürmesi ticaret hayatının olağan akışına aykırı olduğunu, sözleşme gereği katsayı belirlenmesi hakkının müvekkil şirkette olduğunu, bu yönden davacının talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, cari hesap sözleşmelerinde hak ediş hesaplamalarının detayının belirtildiğini yine acentenin başlangıç tarihi itibari ile başa baş katsayı modeli hesaplamasının ne şekilde yapıldığını detaylı olarak hak ediş tablolarında belirtildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte yapılan değişikleri izah ettiklerini, müvekkil şirketten alınan bilgiye göre 2015 yılı öncesindeki başa baş katsayı modelinde katsayı belirlenmesine konu giderlerin şubenin işlem hacminin gerektirdiği personel ve araç normuna göre belirlendiğini, şubenin işletme masrafları lokasyana göre belirlenen tutarların gider tablosunda yer alırken ilaveten kira, malzeme bedeli, internet bedeli gibi yansıtılan tutarların da birebir gider tablosuna alındığını, acente giderlerinden personel maliyeti, ödenen tüm yol, yemek, sigorta dahil bedelleri içerirken araç maliyeti ise kiralama bedeli üzerinden alınarak çoğu öz mal araçla çalışan acentelerin sair giderleri için marj bırakıldığını, dolayısıyla gider/gelir mantığında hesaplanan başa baş katsayı için hem gider tarafında bırakılan marj hem de karlılık marjı öngörülerek katsayı belirlendiğini, 2014 yılının ikinci döneminde kira dahil sabit tüm giderlerin şirket tarafından karşılandığını, ikinci yarı itibariyle şirkete çekilen masraflar düştüğünden katsayıların düşüldüğünü, 2015 yılı sistem değişikliği ile birlikte tüm giderlerin acentenin sorumluluğuna geçtiğini ve şubeleri bulunduğu lokasyon, hizmet ettiği müşteri profili ve irsaliye iş ve iş yükünü belirleyen irsaliye oranına göre segmentasyon gerçekleştirildiğini, giden kargo ve gelen kargodan verilen katsayıların ayrıştırıldığını, giden kargoda; liste fiyatından, satış indirimli müşteri ve büyük kurumsal müşteri olarak üç ayrı katsayı belirlendiğini, bu katsayının tüm acenteler için eşit alındığını dolayısıyla acente cirosunu artırdıkça hangi müşteri profilinden hizmet verirse versin karşılığı artmadığını, gelen kargoda; şubenin iş yükü analizi karşılığı olan segmentasyona bağlı olduğundan değişken olduğunu, sunulan delillerde davacı acentenin yıllık ortalamada zarar ettiğinin görülebileceğini, söz konusu uygulamaların yalnızca davacıya özgü olmayıp müvekkil şirketin genel çalışma sistemindeki değişiklikten kaynaklandığını,

Portföy Tazminatına İlişkin Cevaplar; davacının acente sözleşmesini kendi isteği ile sonlandırdığını, bu sebeple dahi bu talebin incelemeye alınmaksızın reddi gerektiğini, davacının denkleştirme tazminatı adı altındaki talebinin herhangi bir hukuksal ve sözleşmesel dayanağının bulunmadığını, TTK m.122/3 “Müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmişse veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmişse, acente denkleştirme isteminde bulunamaz.'”' Hükmünün yer aldığını, sözleşmeyi kendi sunmuş olduğu dilekçede açıkça sağlık sorunları sebebi ile bıraktığını ifade eden davacının denkleştirme tazminatı talep etmesinin mümkün olmadığını, öte yandan ... Kargo markası ile ticaret hayatına rakiplerinden bir adım önde başlayarak iş yapan ve belli bir kar marjına sahip olan davacının kendisi olduğunu, müvekkil şirketin davacının herhangi bir katkısı sebebiyle yarar sağlaması/sağlamaya devam etmesi gibi bir hususun söz konusu olduğunu, müşterilerin kazanılmasında gerek müvekkil şirket markası, şirket ve satış politikaları, gerekse de müvekkil şirket satış yöneticilerinin katkısı bulunduğunu, müşterilerin davacı acenteye gitmesi ... Kargo olması sebebiyle olduğunu, bu minvalde de denkleştirme tazminatına hak kazanması mümkün olmadığını,

Tahsil Komisyonu Talebi Hakkında Cevaplar; TIK m.113/4 “Acente, ayrıca, müvekkilinin talimatına uygun olarak tahsil ettiği paralar için de tahsil komisyonu isteyebilir. ”” İlgili maddenin gerekçesinde tahsilin acentelik sözleşmesinin bir parçası olamaması şartı arandığını, taraflar arasında akdedilen Acentelik Sözleşmesinin 22/a. Maddesinde : 'Acente bir çalışma günü içerisinde ücret alıcıdan ve peşin ödeme taşımalarına ilişkin taşıma ücretlerini kural olarak kargoyu teslim anında ve faturası karşılığında tahsil eder ve yapmış olduğu tüm işlemlere ilişkin tahsilatları aynı gün ATM dahil. ATM'nin arızalı olduğunun ispatı halinde banka mesai bitim saatine kadar, Bu saatten sonra gerçekleşecek tahsilatları ise en geç bir sonraki iş günü saat 10:00'a kadar ... Kargo tarafından belirlenip kendisine bildirilen banka hesabına yatırmakla yükümlüdür.'' Hükmünün yer aldığını, görüldüğü üzere bedel tahsili acentenin görevi olarak düzenlenmiş olup bu hizmet acentelik sözleşmesinin bir parçası olduğunu, bu halde davacının tahsil komisyonu talep etme hakkının bulunmadığını, bunu aşan tutarda herhangi bir alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin kapsamı Acentelik Sözleşmesi ile ve ödeme ilişkilerinin ayrıntıları da Cari Hesap Sözleşmesinde kesin bir şekilde düzenlendiğini, söz konusu sözleşme kapsamında belirlenen hak edişler dışında acentenin herhangi bir alacağı doğmadığını, kadı ki kabul manasına gelmemek üzere müşteri alacağı tahsilatı konusunda hedefin tutturulması durumunda yine sözleşme kapsamında- acenteye belli bir ödeme yapıldığını, bu nedenle gerek sözleşme ve gerekse kanun kapsamında davacının başkaca herhangi bir alacağı bulunmamakta olup tahsil komisyonu talebinin de reddinin gerektiğini,

Personelin Geçmişe Dönük Mesai Ödemelerinin Tazmini Hakkında Cevapları; taraflar arasında akdedilen Acentelik Sözleşmesi 27. Maddesi personel yapısı ve sorumlulukları içerdiğini, buna göre personelin her türlü ücret, prim ve istihkakından ve ayrıca işçi tazminatından acentenin sorumlu olduğunun açıkça düzenlendiğini, m.27/a “Acente... personel ücretleri, primleri ve her türlü istikkaklarının ödenmesi hususunda yalnızca kendisinin (acentenin) yükümlü olduğunu''m.14/b "Acente, yanında çalıştırdığı personele ilişkin olarak İş Kanunun hükümlerine uymayı, bu kapsamda ilgili kuruluşlara gerekli bildirimleri yapmayı, personeline ilişkin SGK primlerini ve personelinin İş Kanunundan doğan her türlü işçi alacağını ödemeyi... ” kabul beyan ve taahhüt ettiğini, haftalık 45 saati aşan çalışmalar ve genel tatil tarihlerinde yapılan çalışmalarda çalışanlarına fazla çalışma ödemesi yapıldığını, bu ödemenin davacının sorumluluğunda olduğunu, bu kapsamda fazla mesai ücretlerinin acente tarafından ödenmiş olması sözleşme kapsamında müteber olup iadesinin talep edilemeyeceğini, öte yandan fazla mesai ücretlerini ödememesi sebebiyle ödemiş olduğu cezadan da yine davacının sorumlu olduğunu,

VGA Cezası ve Verilmeyen Primler İle İlgili Cevaplar; vadesi geçmiş alacak gün sayısı tanımının cari hesap sözleşmesinde yapıldığını, acentelere hedeflerini gösterir kayıtların müvekkil şirket tarafından aylık hatta haftalık raporlar ile iletildiğini, bu işlemlerin müşteriler ile yapılan sözleşme çerçevesinde belirlenmiş olan fatura vadelerinde tahsilat işlemlerinin zamanında sağlanması amacıyla gerçekleştirildiğini, belirlenen hedefin altında kalma durumunda müşteriden tahsil edilemeyen tutarların acenteye yansıtıldığını, bu işlemlerin belirlenen hedeflerin üzerinde olması durumunda ise yine sözleşme gereği acenteye prim ödendiğini, tahsilatın zamanında yapılmaması ise şirketin nakit akiş sürecini olumsuz etkileyeceğini ve şirket yönetiminin doğal olarak sadece acente değil, çalışan, kiralık araç, tedarikçi vs tüm paydaşlarına ödemesi gereken hizmet bedellerini ödemekte zorlanacağını, bu performans yönetim kriterinin de yalnızca kesinti tarafı olan bir uygulama değil, hedefleri ile paralel tahsilat sürecini yürüten acentelerin de prim almaya hak kazanarak ek gelir yaratan bir yönetim sistemi olduğunu, 2015 yılında şirket yönetimi kararı ile ara verilmiş olan bu tahsilat kriteri sonucunda özellikle acenteler tarafında alacakların takibi ve tahsilat süreçlerinin uzatıldığını ve tahsilat konusuna gerekli önemin verilmediği ve ikinci plana atıldığının görüldüğünü, bu dönemde şirketin vadesi geçmiş alacak rakamlarının performans yönetiminin uygulandığı dönemdeki rakamların iki katına çıktığının görüldüğünü, aynı zamanda bu durumun sonucu olarak da şirketin nakit akışının olumsuz etkilendiği görülerek tahsilat performans kriterinin asıl iş süreçlerinin aksamaması için mutlaka performans yönetim kriteri uygulanması gereken bir uygulama olduğunun görüldüğünü, müvekkil şirketin sistemin ve işleyişin gereksinimleri, yasal gereksinimler, acentelerin talepleri doğrultusunda değişiklik yaptığını, tüm bölgelerdeki acenteler ile toplantılar, çalıştaylar sonrasında yeni modeller belirlendiğini, 2017 yılında tekrar aktif edilmesine karar verildiğini, bu performans yönetiminin sadece kesinti yapılan değil, işini doğru yapan acentelerin de ödüllendirildiği bir yöntem olduğunu, VGA cezasının müşteriler ile yapılan sözleşme çerçevesinde belirlenmiş olan fatura vadelerinde tahsilat işlemlerinin zamanında sağlanması amacı ile gerçekleştirildiğini, belirlenen hedefin altında kalma durumunda müşteriden tahsil edilemeyen tutarların oranı kadar vade farkı tutarı fatura edildiğini, bu işlemlerin belirlenen hedeflerin üzerinde olması durumunda ise yine sözleşme gereği acenteye prim ödendiğini, her şubenin vadesi geçmiş alacak gün sayısı hedefi doğrultusunda belirlenen tutar kadar vadesi geçmiş alacak bulundurma imkanı bulunduğunu, ancak bu hedef tutarın üstünde vadesi geçmiş alacağı bulunması durumunda faiz uygulanarak acenteye yansıtma yapıldığını, prim cezası uygulamasının da bu süreçle işlemekte olup daha iyi yaparsa da prim aldığını, 304 vadesi geçmiş alacağı olan müşterilerin mevcut ve gelecek tüm bakiyesinin acenteye yansıtılarak cari kartının kapatıldığını, acentenin kendisinin yaptığı tahsilatı bölge müdürlüğüne bildirmediği durumlarda ters mahsup işlemi yapılamadığını ve kendisine ödenmemiş gibi göründüğünü, ödeme alındığında ... Kargo'nun ödeme tarihlerine göre ilk ödeme planına dahil edilerek ödemesi yapıldığını, ayrıca yapılan yansıtmalar sonrasında acente talep ederse temlik süreci işletildiğini, söz konusu acentelik sözleşmeleri ve cari hesap sözleşmelerinin de basiretli tacirler arasında akdedildiğini, bu minvalde hesaplanan primlerin de davacıya ödenmiş olup herhangi alacağı bulunmadığını, tüm şartlari kabul eden ve mutabakatı bulunan davacının taleplerinin yersiz olduğunu Davacıdan yapılan kesintilerin haklı olarak ve taraflar arasında akdedilen sözleşmeler kapsamında gerçekleştirildiğini, davacı ile müvekkil şirket arasında mutabakat bulunmakta olup davacının bu mutabakatlara rağmen dava konusu taleplerde bulunmasının mümkün olmadığını, tarafların aralarındaki sözleşmeler kapsamında Cari Hesap ilişkisi çerçevesinde hesap mutabakatı yapmak suretiyle ticari ilişkisini sürdürdüğünü, bu kapsamda sözleşmeyi akdederken olduğu gibi uygularken de basiretli tacir gibi hareket etmesinin kanun gereği kendisinden beklendiğini, tacir sıfatını haiz davacının, bu aşamada yapılan yansıtma ve kesintiler ile cari hesaptaki faturalara haksız olduğundan veya başkaca herhangi bir sebeple itiraz etmesinin mümkün olmadığını, davacının talep ettiği tutarların hepsinin taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında yapıldığını, davacı ile mutabakat imzalanmış olup bu hususta talepte bulunma imkanının bulunmadığını, gerek Acentelik Sözleşmesi son sayfasında gerek Cari Hesap Sözleşmesinde “'acentenin bağımsız bir tacir olduğu, basiretli tacir olarak kendi iradesi ile ve hukuki yardım da almak suretiyle tüm sözleşmeyi incelediği, içeriğini anladığı ve bu koşullar altında sözleşmeyi imzaladığı ' hususlarının imza altına alındığını, Cari Hesap Sözleşmesinde Mutabakatların Sağlanması başlıklı maddede “... Kargo hesap durumlarını gösteren hesap özetini her ayın sonunda acenteye gönderir ve 8 gün içine itiraz edilmemesi halinde acente mutabık kalınmış sayılacağını kabul eder.'” Hükmünün yer aldığını, davacı yanın adeta akdetmiş olduğu sözleşmenin niteliğini, yükümlülüklerini ve şartlarını göz ardı ettiğini, cari hesap sözleşmesinde ve acentelik sözleşmesinde açıkça belirlenen hususlara itiraz ettiğini, söz konusu itirazların haksız, mesnetsiz ve yersiz olduğunu, davacının “haksız kesintilerin tazmini” başlıklı talebinin net olmadığını, hangi kesintiden bahsedildiğinin açıkça belirtilmediğini, davacının daha sonra taleplerini genişletmesine muvafakatlerinin olmadığını ve davacının dilekçesinde belirtmiş olduğu kesintiler ile ilgili bilgilerin;

Tonaj Cezaları, Trafik Cezaları, Kantar Muayenesi : Acentelik Sözleşmesinin 25/h maddesinde “Acente kendi faaliyeti sırasında kullandığı ... Kargo logolu araçların kaza, arıza vs nedenlerle 3. Kişilere verdiği zarar ve ziyan ile idari ve adli para cezalarından Acente sorumludur. ' Hükmünün yer aldığını, acentelerin desisi yüksek olan kargosu olan müşterileri için transfer merkezinden ek araç istendiğini, bu araçların da tonaj kapasitesinin söz konusu olduğunu, acente araca kapasitesinin üstünde tonaj yüklediği takdirde ve trafik yakaladığı durumda müvekkil şirkete ceza kestiğini, ilgili cezanın acentenin fazla yüklemesi sebebiyle oluştuğu için acenteye yansıtıldığını, tüm tonaj cezası, trafik cezası ve kantar muayenesine ilişkin kesintilerin sözleşme kapsamında yapıldığını,

Kira Bedeli : Acentelik Sözleşmesinin 8-b maddesinde “... Kargo, Şubenin kira bedelin (stopaj ve damga vergisi tutarı dahil olmak üzere) ödeyecek ve ödediği tutarı acentenin hakkediş bedelinden mahsup edilmek suretiyle tahsil edecektir. “yine Cari Hesap Sözleşmesini Hesaplamalara Ait Diğer Hususlar başlıklı U maddesinde “Acentelik faaliyetinin yürütüldüğü mülke ait kira gideri ... Kargo tarafından belirlenecek tutarda acenteye yansıtılır. 'Hükümlerinin yer aldığını, kiradan acentenin sorumlu olduğu sözleşme maddesinde açıkça yansıtıldığını,

İptal İrsaliye Barkodları : Taraflar arasında akdedilen Cari Hesap Sözleşmesi'nin Hesaplamalara Ait Diğer Hususlar başlıklı 6. Maddesinin N bendinde “'İptal irsaliye ile hareket eden kargolar:Sistemden iptal işlemi yapılan gönderi datası ile kargo sevkiyati yapılması durumunda irsaliye tutarı 0-25,00 TL arası olanlara 25,00 TL, 25,00 TL üzeri ise irsaliyeli tutarı yansıtılır. ''Fiili olarak sevki yapılan kargoların taşıma irsaliyelerinin sistem üzerinden ilgili birim tarafında iptali gerçekleştirilerek yapılması ve sistem üzerinden çıkış şube sonrası hareket görmesi durumunda uygulanan cezai işlem olduğunu, iptal edilmiş irsaliye barkodu ile müşteriye faturalandırma yapılamadığından ücretsiz taşınma durumunun ortaya çıktığını, bu durumun müvekkil şirkete maliyet oluşturmasına rağmen müşteriden ödeme alınamayacağı için cezai işlem uygulandığını,

Ölçüm - Tartım : Taraflar arasında akdedilen Cari Hesap Sözleşmesinin Hesaplamalara Ait Diğer Hususlar başlıklı 6. Maddesinin R bendinde “Ölçüm Tartım: Gönderinin olması gereken kg/ds bilgilerinin sisteme girilmemesi. Arada oluşan eksik ke/ds farkı bireysel gönderi tutarı üzerinden hesaplanır ve oluşan tutar yansıtılır. ” hükmünün yer aldığını, gönderilmek üzere acenteye teslim edilen kargoların öncelikle acente tarafından ölçüm tartıma tabi tutularak sisteme kg/ds bilgisi girildiğini, daha sonra söz konusu kargoların dağıtılmak üzere acentenin bağlı olduğu transfer merkezine gönderilmekte olup kargoların transfer merkezinde ikinci kez ölçüm tartıma tabi tutulduğunu, acente tarafından yapılan ölçüm tartım ile transfer merkezinde yapılan ölçüm tartım arasında fark bulunması halinde ise Cari Hesap Sözleşmesi'nin yazılı maddesi gereğince bu farkın acenteye yansıtılması gerektiğini, davacının da kendisine teslim edilen kargolarla ilgili olarak ölçüm tartım işlemlerini yaptığını ve bu bilgileri sisteme girdiğini daha sonra kargoların davacının bağlı olduğu transfer merkezinde tekrar ölçüm tartıma tabi tutulduğunda arada fark ortaya çıktığı görüldüğünün,

Gün Sonu Kesintisi : Taraflar arasında akdedilen Cari Hesap Sözleşmesinin Hesaplamalara Ait Diğer Hususlar başlıklı 6. Maddesinin O bendinde “Gün Sonu: Mesai bitiminde gün sonu işleminin yapılmaması durumunda gün başına 150,00 Ti ceza yansıtılır. ''Hükmünün yer aldığını, operasyonel işleyişe göre şubenin teslimat, tahsilat ve devir kargo işleyişlerini tamamladıktan sonra belirlenen çalışma süresinde sistem üzerinden gün sonunu yapmak durumunda olduğunu, tüm bu işlemlerin sistematik takibi açısından gün sonu yapılmasının önemli olduğunu, gün sonu yapılmadığı takdirde operasyonel ve muhasebesel iş süreçlerinin aksadığını, gün sonu yapılmama sebebinin sistem kaynaklı olduğu durumlarda bu cezanın uygulanmadığını,

ATS Konusu : ATS hat bedelinin araçlarda bulunan Araç Takip Sistemi'ne ait bir bedel olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeler gereği acentelerin kullandığı hattın bedelini ödediğini,

Eğitim Bedeli : Acentelik Sözleşmesi'nin 35/e maddesinde “Eğitim ve yönetim amaçlı çalışmalar için yapılan masrafların şubeye tekabül eden payları ... Kargo'nun belirleyeceği oranlarda acentenin hak edişinden mahsup edilir." hükmünün yer aldığını, iş sağlığı güvenliği yasası gereği hizmet alınan firmanın acente personeline ilk verdiği eğitimin acentelere yansıtıldığını,

Çevre Temizlik Vergisi : Acentelik Sözleşmesi'nin 28. Maddesinde “'acente resmi kurum ve kuruluşlara verilmesi gerekli beyanname, bildirim vb usulüne uygun olarak ilgili makama verilmesi ve bunlarla ilgili prim, kesenek, vergi vs ödemeleri yasal sürede yapılmasına dair yükümlülüklerini ihmal edemez.''Hükmünün yer aldığını, çevre temizlik vergisinden de sözleşmeler kapsamında davacının sorumlu olduğunu,

Ek Araç Kiralama Bedeli : Araç kiralama bedelinin transfer merkezlerinden ek araç hizmeti alan acentelere uygulanan kiralama bedeli olduğunu, talep edilen hizmetin süresi, şube-transfer merkezi mesafesi, verilen hizmet, gönderilen araç boyutuna göre belirlenmiş fiyat tarifesine göre yansıtıldığını, Yapılan tüm işlemler, ödemeler ve kesintilerin basiretli tacir olan davacı ile müvekkil şirket arasındaki sözleşmeler kapsamında gerçekleştirildiğini, davanın reddini arz ve talep etmiştir.

GEREKÇE:

Dava; Taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinden kaynaklı kat sayının hatalı hesaplanmasından kaynaklı zararın tazmini, portföy tazminatı, tahsil komisyonu tazminatı, davalının yanında çalıştırmış olduğu personele ait geçmişe yönelik mesai ödemelerinin tazmini, VGA cezası ve verilmeyen primler cezaların tazmini ve haksız kesintilerin tazmini istemine ilişkin maddi tazminat davasıdır.

Bilirkişi heyetinin 19.02.2021 tarihli raporunda özetle; "...Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davalı ... Kargo ... ve ... A.Ş. ile davacı ... 01.12.2007 tarihinde ... Acentesi için sözleşme imzalamışlar, 20.01.2017 tarihinde acente sahibi ... sağlık sorunları nedeniyle acentelik fesih kararı talep etmiş ve sözleşme feshedilmiştir. Davacı ve davalı arasında bulunan cari hesap sözleşmelerinde dava dosyasında davacı acentenin, davalı şirketin hak ediş bildirimlerine itiraz ettiğini gösteren herhangi bir belge bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı yanın katsayıların değiştirilmesine dayalı olarak yapılan hak ediş hesaplamalarının hatalı olduğu yönündeki iddiaları yerinde görülmemiştir. Davacının sözleşmeyi sağlık nedenleri ile sona erdirdiği anlaşıldığından, dava dosyasında bu sağlık sebeplerinin acentelik faaliyetlerini devam ettirmesine engel olacak düzeyde olduğunu gösterir herhangi bir bilgi belgeye rastlanmamıştır. Davacı tarafın TTK. m. 122/1b uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybettiğine dair dosyada bilgi belgeye rastlanmamıştır. Davacının denkleştirme talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. SGK na yapılan bildirimler nezdinde, çalışan personele ilişkin gerçek durumu bildirme ve buna göre prim ve tazminat ödeme yükümlülüğü işverene ait olduğundan, söz konusu yükümlülüklerin davacı sorumluluğunda olduğu değerlendirilmiştir. Davalı şirket tarafından yapılan VGA kesintilerinin sözleşmesel dayanağının bulunduğu, davacı yanın bu yöndeki tazminat talebinin yerinde olmadığı..."

Bilirkişi heyetinin 03/02/2022 tarihli ek raporunda; "...Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle, tarafların kök rapora yapmış oldukları itirazların değerlendirilmesi neticesine, Kök raporda yer verilmiş olan değerlendirme ve görüşlerde değişiklik yapılmasını gerektiren bir hususa rastlanmadığı, Sayın Mahkemece davacı tarafın denkleştirme isteminde bulunabileceği kanaatine ulaşılması halinde, TTK m. 122/2 uyarınca davacı tarafın fesih tarihinden önceki son 5 yıllık gelirinin ortalamasını aşmayacak şekilde, ödenmesi gereken tutarın takdirinin Sayın Mahkemede olduğu, kök raporda davacı acentenin son 5 yıllık hak ediş tutarları toplamının 3.940.295,44 TL olarak belirlenmiş olduğu, bu itibarla Mahkemece takdir edilecek denkleştirme tutarının üst sınırının “3,940,295,44/5— 788.059,088 TL” olduğu, Acentelik sözleşmesinde, acentenin işletme giderlerine kendisinin katlanmakla yükümlü olduğu, personel giderlerinin de bu kapsamda kaldığı, Davacı acente ile davalı taraf arasındaki acentelik sözleşmesinde bedelin tahsili işinin acentelik sözleşmesinin bir parçası olarak düzenlenmiş olduğunun anlaşıldığı, bu itibarla davacı acentenin tahsil komisyonu talep etme hakkının bulunmadığı yönünde kök raporda yer verilmiş olan değerlendirme ve görüşlerde değişikliğe gidilmesini gerektiren bir durum olmadığı, Sayın Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde, TTK m. 115 kapsamında tahsil komisyon ücretinin belirlenmesine hükmedebileceği, bu hususta takdirin tamamıyla Sayın Mahkemede olduğu..."

Bilirkişi heyetinin 21/11/2022 tarihli ek raporunda; "...Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle, tarafların kök rapora yapmış oldukları itirazların değerlendirilmesi neticesinde, Kök ve ek raporda yer verilmiş olan değerlendirme ve görüşlerde değişiklik yapılmasını gerektiren bir hususa rastlanmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Davacı yanın ısrarla davalı şirketten istenmesi gerektiğini belirttiği bilgi, belge ve açıklamaların bilirkişi marifeti ile talep edilmesi yerinde görülmemiş olup, mahkemece davacı yan taleplerinin yerinde olduğunun değerlendirilmesi halinde, elbette ki mahkeme davalı şirketten bu yönde bilgi, belge ve izah istemekte muhtardır. Zira bilirkişilerin, taraflardan herhangi biri lehine araştırma yapması, iddia ya da savunmalarını destekler şekilde karşı taraftan bu çerçevede bilgi, belge ve izah sunmasını istemesi gibi bir görev ya da yetkisi bulunmayıp, sunulan belgeler çerçevesinde somut iddia ya da savunmaların yerindeliğinin tespitini yapması esastır. Kök raporda yer verdiğimiz şekli ile davacının denkleştirme talebinin yerinde olmadığı yönündeki kanaatimiz saklı kalmak kaydı ile mahkemenin aksi kanaatte olması halinde değerlendirilebilmesi maksadı ile yapılan portföy tazminatı hesabına göre denkleştirme tazminatı 776.130,03 TL olarak belirlendiği..." tespit ve rapor edilmiştir.

Davanın taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinden kaynaklı kat sayının hatalı hesaplanmasından kaynaklı zararın tazmini, portföy tazminatı, tahsil komisyonu tazminatı, davalının yanında çalıştırmış olduğu personele ait geçmişe yönelik mesai ödemelerinin tazmini, VGA cezası ve verilmeyen primler cezaların tazmini ve haksız kesintilerin tazmini istemine ilişkin maddi tazminat davası olduğu ;

Tarafların iddia ve savunmaları , mahkememizce yapılan yargılama , aldırılan bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı yapılan yargılama neticesinde ;

Davacının acentelik sözleşmesinden kaynaklı kat sayının hatalı hesaplanmasından kaynaklı zararın tazmini istemine ilişkin açmış olduğu davada ; davacı bu zarar kaleminin, yaklaşık 10 yıllık acentelik hizmeti süresi için hesaplanmasını talep etmektedir.Taraflar arası düzenlenen acentelik sözleşmesinin eki niteliğindeki cari hesap sözleşmelerinde de “... Kargo tespit edeceği acente katsayısını yılda en az 2 kez olarak yeniden belirleme hakkına sahiptir” düzenlemesi yer almakta olup, davacı yanın bu düzenleme karşısında, katsayıların değiştirilmesine dayalı olarak yapılan hak ediş hesaplamalarının hatalı olduğu yönündeki iddiaları yerinde görülmemiştir. Zira hak ediş dönemlerinde davacı yanın hak ediş bedellerine bu yönde bir itirazda bulunduğuna işaret eden herhangi bir belge de dava dosyasında yer almadığından bu talebin reddine karar vermek gerekmiştir.

Portföy tazminatı istemine ilişkin açmış olduğu davada ; huzurdaki davaya konu acentelik ilişkisinde davacı yanın sözleşmeyi sağlık nedenleri ile sona erdirdiği anlaşıldığından, dava dosyasında bu sağlık sebeplerinin acentelik faaliyetterini devam ettirmesine engel olacak düzeyde olduğunu gösterir herhangi bir bitgi belgeye rastlanmadığı ,Oysaki davacının denkleştirme tatebinin TTK m. 122 uyarınca yerine getirilebilmesi için davacının sözleşmeyi fesih talebinin haklı bir sebebe dayanması şarttır. Ayrıca davacı yanın, sözleşmeyi fesih nedeni olarak çalışma koşullarındaki haksızlıkları da ileri sürdüğü görülmekle, acentelik sözleşmesi ve buna bağlı cari hesap sözleşmeleri içeriğinde yer alan hükümlere, sözleşmenin yürürlükte kaldığı süre içerisinde herhangi bir yazılı ihtar, itiraz ve benzeri bildirim yapmamış olması karşısında, bu iddianın da yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Kaldı ki davacı yanın, davalı şirkete ibraz etmiş olduğu fesih dilekçesinde, çalışma koşullarındaki haksızlıkları fesih sebebi olarak göstermediği, sadece sağlık sorunlarının, acentelik faaliyetlerini sürdürmesine engel olacak boyutlarda olduğundan bahisle fesih işlemlerinin yapılmasını talep ettiği görülmektedir.

Acentelik sözteşmesi sona erdiğinde, acente tarafından oluşturulan müşteri çevresi müvekkile kalır ve müvekkil acentenin kazandırdığı müşterilerle işlem yapmaya devam ederse, acente ise artık bu işlemlerden herhangi bir ücret talep edemediği için bu kaybın karşılığında TTK. m. 122 uyarınca acenteye denkleştirme istemi hakkı tanınmıştır. Huzurdaki davaya konu acentelik ilişkisinde davacı tarafın TTK. m. 122/1b uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybettiğine dair dosyada bilgi belgeye rastlanmamıştır.

Anılan bu nedenlerle denkleştirme tazminatı yerinde olmadığı anlaşılmakla bu istemin reddine karar vermek gerekmiştir.

Tahsil komisyonu tazmin istemine yönelik açmış olduğu davada ; Taraflar arası akdedilen acentelik sözleşmesinin 22/a maddesi ve Türk Ticaret Kanunun 113/4 maddesi bir arada değerendirildiğinde ilgili maddenin gerekçesinde, tahsilat hizmetinin acentelik sözleşmesinin bir parçası olmaması halinde tahsilden bir komisyon alınabileceği ifade edilmektedir. Ancak acentelik sözleşmesinin 22/a düzenlemesi dikkate alındığında, tahsilat hizmetinin, sözleşmenin bir parçası olduğu görülmektedir. Bu anlamda davacı yanın tahsil komisyonu tazminatı talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla bu istemin reddine karar vermek gerekmiştir.

Personelin geçmişe dönük mesai ödemelerinden doğan tazminat istemiyle açmış olduğu davada; Çalışma Bakanlığınca yapılan denetimler sonucunda davalı ... Kargo tarafından, personelin geçmişe dönük mesai ihlallerinin davacıya yansıtıldığı iddia edilmektedir.Taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin 27. Maddesi, personel yapısı ve sorumluluklarına ilişkin düzenlemeleri ihtiva etmekte olup, davacı acentenin çalıştırmış olduğu tüm personel ile ilgili yükümlülüklerin kendisine ait olduğu anlaşılmaktadır. Davacı yan her ne kadar çalışma saatlerinin davalı şirketçe belirlendiği ve kendilerinin de buna uymak zorunda olduklarını beyan etmişse de, yasal zorunluluk gereği SGK na yapılan bildirimler nezdinde, çalışan personele ilişkin gerçek durumu bildirme ve buna göre prim ve tazminat ödeme yükümlülüğü işverene ait olduğundan, söz konusu yükümlülüklerin davacı sorumluluğunda olduğu değerlendirilmiştir. Davalı şirketin, sözleşmenin yürürlükte kaldığı süre içerisinde davacı acenteye bu yönde, “mesai bitiş ihlali” 5.475,00 TL ve “personel kıdem tazminatı” 9.581,56 TL olmak üzere toplam 15.056,56 TL kesinti uyguladığı anlaşılmakla, davacı yanın bu yöndeki talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla bu istemin reddine karar vermek gerekmiştir.

VGA cezası ve yerilmeyen primler ile cezaların tazmini istemiyle açmış olduğu davada :Müşteri borcunu vadesinden sonra ödemesi durumunda hizmet sözleşmesi gereğince müşteriye yansıtılması gereken gecikme faizinin 2015 yılına kadar davacı acente yansıtıldığı, hedef cironun her yıl yükseltildiği, hedef ciroya ulaşılamayınca primlerin ödenmediği ve davalı ... Kargo tarafından haksız cezalar uygulandığı iddia edilmektedir.Taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin eki niteliğindeki cari hesap sözleşmelerinde VGA tanımının yapıldığı, acentelik sözleşmesinin 22/e bendinde de acentenin, tahsilat gecikmeleri ile ilgili cari hesap sözleşmesindeki “vadesi geçmiş alacak performansı” bölümünde yer alan ceza uygulamasını kabul ettiği yönünde düzenlemenin mevcut olduğu görülmüştür. Bu durumda, davalı şirket tarafından yapılan VGA kesintilerinin sözleşmesel dayanağının bulunduğu değerlendirilmiş olmakla, davacı yanın bu yöndeki tazminat talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla bu istemin reddine karar vermek gerekmiştir.

Haksız kesintilerin tazmini istemiyle açmış olduğu davada: Cari hizmet sözleşmesi ve hak ediş tablolarında belirtilen kesintilerin haksız olduğu ve bu nedenle zarar uğrandığı iddia edilmektedir.Taraflar arasında devam eden sözleşme ilişkisi çerçevesinde, fesih tarihine kadar yapılan kesintilere ilişkin olarak davacı yanın herhangi bir itirazda bulunduğunu gösteren bir belgeye dava dosyasında rastlanmamıştır.Dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacı yanın bu yöndeki tazminat talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla bu istemin reddine karar vermek gerekmiştir.

Tüm bu husular ve dosya kapsamı yapılan değerlendirme sonucu hükme dayanak dosya kapsamına uygun bilirkişi raporu da dikkate alınarak davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

Davacı tarafça davanın ıslah edildiğine dair 28/02/2023 tarihli dilekçe ile ; 20.000TL yi ıslah ederek temyiz sınırı olan 240.000TL miktara dava değerini yükselttiklerini beyan ettiği ; mahkememizce davacı tarafa ıslah ettikleri değer üzerinden eksik peşin harcı yatırmaları için 2 haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içeirsinde eksik harç tamamlanmadığı takdirde HMK. 181 maddesi gereği davacı tarafın ıslah talebinden vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut dosya kapsamına göre karar verileceğinin ihtar edildiği ve yine davacı vekiline ıslah ettiği hususlardaki alacak talebini kalem kalem ayırmak ve talep sonucunu açıkça belirtmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde yanıt verilmediği takdirde dosyanın mevcut durumuyla değerlendirileceğinin ihtarı edildiği ancak davacı vekilince bu ara kararların yerine getirilmediği anlaşılmakla ıslah talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:

  1. )Davanın REDDİNE,

  2. Karar tarihi itibariyle alınması gereken 269,85. TL harcın peşin alınan 375,71 . TL harçtan mahsubu ile bakiye 105,86 . TL harcın davacıya iadesine,

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  1. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  2. Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  3. Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine,

Dair davalı vekilinin yüzüne karşı, davacının / vekilinin yokluğunda; tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/11/2023

Katip ...

e-imzalıdır

Hakim ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistanbulTARİHİ22/04/2019hükümgerekçe

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim