İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/552 E. 2023/676 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/552
2023/676
13 Ekim 2023
T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/552 Esas
KARAR NO :2023/676
DAVA:Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi)
DAVA TARİHİ:18/08/2022
KARAR TARİHİ:13/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkil davacılar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında kurulmuş bir anonim şirket olan davalı ... ... Tic. ve San. A.Ş.'nin toplamda %40'ına denk gelen 17.600.000 TL tutarındaki 17.600 adet hisseyi elinde bulunduran azınlık pay sahibi olduklarını, davalı şirket ...'in 2 Ağustos 2022 tarihinde gerçekleşen 2020 ve 2021 Yıllarına Ait Olağan Genel Kurul Toplantı'sında müvekkil davacılar adına özel denetçi atanmasına ilişkin talepte bulunulmasına rağmen işbu talep genel kurul tarafından herhangi bir geçerli neden olmaksızın reddedildiğini, davalı şirketin iki ortağından biri olan ...'ın 23.05.2021 tarihinde vefatı üzerine müvekkiller intikal ettikleri hisselerin şirket pay defterine kaydını sözlü ve yazılı olarak birden çok kereler talep ettiğini, ancak herhangi bir sonuç alınamadığını, davalı şirket hisse tescili yapmayı reddettiğini ve hukuka aykırı bir şekilde müvekkillere intikal ettikleri hisse bedellerinin gerçek değerinin altında bir bedel ödemeyi teklif ettiğini, kaldı ki, söz konusu teklif şirket adına gerekli irade beyanı oluşturulmadan, genel kurul toplanmadan ve usulüne uygun bir herhangi bir karar alınmadan yapılmış olduğunu ve geçersiz olduğunu, hukuki bağlayıcılığı bulunmadığını, nitekim davacı daha sonra müvekkilleri genel kurula davet etmiş ve zımnen müvekkillerin pay sıfatına sahip olduğunu kabul ettiğini, müvekkiller, davalı ...'in %60 hissesine sahip dava dışı ... ile yaşadıkları uyuşmazlıklar neticesinde .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosyası ile şirketin öz sermayesinin tespitini talep ettiklerini, öz sermaye tespiti talebinin yanı sıra, müvekkiller .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosyası ile ise şirketin feshini talep ettiklerini, müvekkiller tarafından davalı şirkete karşı ikame edilen iki dava da halen derdest olduğunu, müvekkiller, davalı şirketin mal kaçırdığına, şirket mal varlığının satıldığına, benzer isimlerle aynı faaliyet konusuna sahip yeni şirketler kurulduğuna ve borçlandırıcı işlemler gerçekleştirilerek şirketin içinin boşaltılmaya çalışıldığına, şirketin kayıt dışı ticaret gerçekleştirdiğine, vergisel yükümlülüklere aykırı hareket ettiğine, şirketin malvarlığının diğer ortak üzerine geçirildiğine ilişkin ciddi duyumlar aldığını, bu duyumların gerçeği yansıttığı 2020 ve 2021 yılı gelir tablosu ve bilançolar ve açılan diğer davalar sonrasında elde edilen kayıtlar ile de açıklığa kavuştuğunu, işbu hususların yanı sıra, yıllardır davalı şirkette kar payı dağıtımı yapılmaması, olağan genel kurul toplantılarının gerçekleştirilmemesi, halen daha müvekkillerin pay defterine kaydedilmemesi ve çoğunluk pay sahibi olan ...'ın taraflar arasında yarattığı husumetler gibi hususlar da göz önüne alındığında, müvekkiller davalı şirketin işlerliğinden ve faaliyetlerinin devamlılığından şüphe duymaya başladığını, müvekkiller söz konusu konularla ilgili olarak bilgi alma ve inceleme hakkını kullanarak birçok kez talepte bulunduğunu, şirkete birçok kez ihtarname gönderdiğini, ancak müvekkillerin gönderildiği ihtarnamelere cevap verilmediğini, herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığını, müvekkillerin bilgi alma hakları mevzuata aykırı olarak engellendiğini, müvekkillerin özel denetçi atanması talebinin 2 Ağustos 2022 Tarihli Genel Kurul Toplantısında reddedildiğini, atanacak özel denetçi sayesinde 2020 ve 2021 yıllarında yönetim kurulu üyesi ...'ın üçüncü dereceye kadar akrabasının hissedar veya yönetici olduğu şirketlerle/işletmelerle herhangi bir ticari ilişki kurulup kurulmadığının tespiti, kurulduysa ne kadarlık satış yapıldığının belirlenmesi ve bu satışların piyasa (rayice) koşullarına uygun olup olmadığının tespiti ve varsa bu şirketler ile ... arasındaki mevcut cari hesap, şirket hesabından ...'ın ve onun 3. Dereceye kadar akrabalarının hesabına yapılan finansal işlemlerin tespit edilmesini, geçtiğimiz 5 yıl boyunca başta araçlar olmak üzere şirketin menkul ve gayirmenkullerinin pay sahipleri dahil kimlere hangi bedellerde satıldığı, bu rakamların şirkete ödenip ödenmediği, yapılan bu satışların ilgili menkul ve gayrimenkullerin emsal değerlerine uygun olup olmadığı, bu nedenler şirketin zarara uğrayıp uğramadığını, geçmiş 5 yıl boyunca yapılan üretim girdileri ile satışların ve elde kalan stok miktarının karşılaştırılarak arasında bir denge olup olmadığının tespitini, stokta bulunan mevcut ekipman, malzeme, ürün ve hammaddenin sayımının yapılması ve şirket kayıtları ile karşılaştırılarak doğruluğunun teyit edilmesini ,şirket gelir tablosu, bilançolar ile bağımsız denetçi raporlarının karşılaştırılması ve bu kayıtların doğru olup olmadığının tespiti, aradaki farkın nedenlerinin belirlenmesini, şirketin üretim kapasitesinin düşüp düşmediğinin enerji tüketimine ilişkin kayıtlar, SGK kayıtları ve şirket kayıtları da incelenerek tespiti, bunlarda herhangi bir düşüş olmadıysa bu kapasite kullanılarak üretilmesi gereken ürünler ile son beş yılda kayıtlarda görünen üretim, satış ve stok miktarlarının karşılaştırılması, mevcut stok miktarı ile kayıtlarda görünen stok miktarının fiziki karşılaştırması için Türk Ticaret Kanunu'nun 439. Maddesindeki koşulların sağlandığını ve talepleri kapsamında davalı ... ... Tic. ve San. A.Ş.'ye özel denetçi atanmasına karar verilmesi talep ve dava ettikleri anlaşıldı.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların özel denetçi atanması talebine dayanak olarak gösterdiği hiç bir husus gerçeği yansıtmadığını, davacıların kendilerine intikal eden payların müvekkil şirket tarafından pay defterine işlenmediği iddiasının dayanaktan yoksun ve gerçeklerle bağdaşmadığı taraflarınca müvekkil şirketin olağan genel kurul toplantısına katılmaları ile sabit olduğunu, davacıların işbu davayı ikame etmelerinde hukuki yarar olmadığını, davacıların özel denetçi atanması talebinin ön şartını yerine getirmediklerini, davacıların özel denetim yapılmasını istediği konuların özel denetime konu edilmeyeceğini, özel denetim talep edilen konular pay sahipliği hakları arasında bir bağlantı ve pay sahiplerinin korunması gereken güncel hiçbir hukuki menfaatleri bulunmadığını, açıklanan işbu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri anlaşıldı
DELİLLER
Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; Müvekkillerin pay sahipliğini gösterir mirasçılık belgesi, keşide edilen ihtarnameler, davalı şirket genel kurul toplantı tutanakları, İstanbul Ticaret Odası sicil kayıtları, TTSG suretleri 02.08.2022 tarihli 2020 ve 2021 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısı tutanağı, 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin ve daha önceki yıllara ilişkin faaliyet raporu, 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin gelir tablosu ve bilançoları, 2020 yılı ve son beş yılın bağımsız denetçi raporu, son beş yılın gelir tablosu ve bilançoları, davalı şirket kayıtları, şirketin ticari defterleri, şirketin ticari kayıtları bilirkişi incelemesi ve keşif incelemesine dayanmışlardır.
Getirtilip incelenen ticaret sicil kaydına göre; ... ... SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİnin İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ...-0 sicil numarasında kayıtlı "... Cad.no.8b/a .../İstanbul" adresinde faaliyet gösterdiği, ana sözleşmesinin 28/10/1981 tarihli olduğu, sermayesinin 44,000.000,00 TL olduğu, şirketin son tescilinin 19/08/2022 tarihinde yapıldığı, yönetim kurulu üyelerinin; ..., yetkililerinin de ... olduğu dosyaya kazandırılan ticaret sicil kayıtlarından anlaşılmıştır.
Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiler heyetinden alınan havale 02/08/2023 tarihli raporlarında: "...
a) Davalı şirketin bilanço büyüklüğünün 2020 yılı sonu itibariyle bir önceki yıl sonuna göre 63.960.345,33 TL azaldığı, bu azalışın ise ... SAN.’a ait borç ve alacak tutarlarının kaydedildiği 120 ve 320 hesaplardaki değişimlerden kaynaklandığı,
b) Davalı şirketin 2021 yılında 4 adet taşıtı satış yada başka bir yolla şirket aktifinden çıkardığı ve 1 adet yeni araç alımı yaptığı,c) Faaliyet Karlılığı 2020 yılında % 9.58 oranında gerçekleşmik iken 2021 yılında % 4.30 oranında gerçekleştiği ve bu oranlara göre 2021 yılında faaliyet karlılığının bir önceki yıla göre gerçekleşen oranın yaklaşık yarısı oranında gerçekleşmiş olduğu,
d)Davalı şirketin dönem net karlığının 2020 yılında % 6.68 iken, 2021 yılında % 4.39 oranında gerçekleştiği,
Davalı şirketin 31.12.2019, 31.12.2020 ve 31.12.2021 tarihli bilançoları ile bu dönemlere ilişkin gelir tablolarındaki kalemlerin, davalı şirketin 31.12.2019, 31.12.2020 ve 31.12.2021 yıl sonu mizan kayıtları ile karşılaştırıldığı, mizan kayıtlarındaki tutarların bilanço ve gelir tablolarına aynen aktarıldığı, dolayısıyla şirketin 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin bilanço ve gelir tablolarının şirketin ilgili dönem mizan kayıtları ile uyumlu olduğu,f)Davalı şirketin 2019, 2020 ve 2021 yıllarında ortalama her yıl 5.500.000,00 TL tutarında vergi sonrası net kar elde ettiği, faaliyet karlılığının 2020 yılında % 9.58, 2021 yılında ise % 4.30 oranında gerçekleştiği ve bu oranlara göre de 2021 yılındaki faaliyet karlılığının bir önceki yıla göre gerçekleşen oranın yaklaşık yarısı oranında kaldığı hususları dikkate alındığında, şirket organlarının, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğratacak eylem ve işlemlerinin bulunup bulunmadığının tespitinin yapılamadığı, dolayısıyla da şirket organlarının, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğratacak eylem ve işlemlerinin bulunduğunu gösterecek somut bir belge ve kanıtın bulunmadığı,
g)Davalı şirketin dava dosyasında bulunan 01.01.2020-31.12.2021 dönemi yıllık faaliyet raporunun kapsam, içerik, şekil ve yıllık faaliyet raporunda bulunması gereken bölümler ile her bir bölümde yer alması gereken hususlar açısından, 28.08.2012 tarih ve 28395 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Şirketlerin Yıllık Faaliyet Raporunun İçeriğinin Belirlenmesi Hakkında Yönetmelik”te yer alan hükümlere aykırılık teşkil eden hususların bulunduğu, bahse konu Yönetmeliğin Yıllık faaliyet raporunun bölümleri başlıklı 7 nci maddesinde belirtilen b) Yönetim organı üyeleri ile üst düzey yöneticilere sağlanan mali haklar, c) Şirketin araştırma ve geliştirme çalışmaları, e) Riskler ve yönetim organının değerlendirmesi, bölümlerinin davalı şirketin yıllık faaliyet raporunda yer almadığı, h)Somut dosya kapsamında davacı tarafın özel denetim talebini haklı kılacak şekilde ikna edici verilere rastlanılmadığı ve bu kapsamda davacı tarafın özel denetim talebinin haklılığının ispatlanamadığı..." tespit ve rapor edilmiştir.
DELİLLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davanın; TTK'nın 439.maddesi kapsamında davalı şirkete özel denetçi atanması talebine ilişkindir.
Özel denetim isteme hakkı genel kurulun kabulü başlıklı TTK'nın 438. Maddesinde; "(1) Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir. (2) Genel kurul istemi onaylarsa, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebilir." denilmektedir.
Genel kurulun reddi başlıklı TTK'nın 439. Maddesinde; "(1) Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az birmilyon Türk Lirası olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atamasını isteyebilir. (2) Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır." hükmüne yer verilmiştir.
Mahkememizce hükme elverişli bulunan bilirkişi heyeti raporuna göre; davalı şirketin 31.12.2019, 31.12.2020 ve 31.12.2021 tarihli bilançoları ile bu dönemlere ilişkin gelir tablolarındaki kalemlerin, davalı şirketin 31.12.2019, 31.12.2020
ve 31.12.2021 yıl sonu mizan kayıtları ile karşılaştırıldığı, mizan kayıtlarındaki tutarların bilanço ve gelir tablolarına aynen aktarıldığı, dolayısıyla şirketin 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin bilanço ve gelir tablolarının şirketin ilgili dönem mizan kayıtları ile uyumlu olduğu, Davalı şirketin 2019, 2020 ve 2021 yıllarında ortalama her yıl 5.500.000,00 TL tutarında vergi sonrası net kar elde ettiği, faaliyet karlılığının 2020 yılında % 9.58, 2021 yılında ise % 4.30 oranında gerçekleştiği ve bu oranlara göre de 2021 yılındaki faaliyet karlılığının bir önceki yıla göre gerçekleşen oranın yaklaşık yarısı oranında kaldığı hususları dikkate alındığında, şirket organlarının, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğratacak eylem ve işlemlerinin bulunup bulunmadığının tespitinin yapılamadığı, dolayısıyla da şirket organlarının, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğratacak eylem ve işlemlerinin bulunduğunu gösterecek somut bir belge ve kanıtın bulunmadığı, dosya kapsamında davacı tarafın özel denetim talebini haklı kılacak şekilde ikna edici verilere rastlanılmadığı ve bu kapsamda davacı tarafın özel denetim talebinin haklılığının ispatlanamadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delileri, hükme elverişli bulunan bilirkişi raporu ile yukarıda değinilen hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda; davanın, TTK m.439 uyarınca davalı şirkete özel denetçi tayini istemine ilişkin olduğu, azınlık pay sahibi olan davacının isteminin genel kurulda reddedildiği, davanın yasal süresi içinde açıldığı,
TTK m. 349/f.2 hükmüne göre, şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarının ikna edici bir şekilde ortaya konulması hâlinde mahkemece özel denetçi atanabileceği, yasanın haklılık konusunda inandırıcılık kriterini kullandığı, bu bağlamda yapılan değerlendirmede raporda değinilen oranda davalı şirketin faaliyet karlılığı düşmüş olsa bile şirket organlarının kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ettiklerine dair dosya kapsamında ikna edici veri ve emarelere rastlanmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
-
Davanın REDDİNE,
-
)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 269,85 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 . TL'nin davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
-
) Davacı yanca yapılan tüm giderlerin üzerlerinde bırakılmasına,
-
)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 17.900,00. TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
-
)Davacı/davalı tarafından yatırılan gider/delil avansından artan bakiyenin re'sen davacıya/ davalıya/ vekillerine iadesine,
Dosya üzerinden, tarafların yokluğunda; kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi 13/10/2023
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:25