İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/637 E. 2023/474 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2019/637
2023/474
14 Haziran 2023
T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2019/637 Esas
KARAR NO :2023/474
DAVA:İtirazın İptali (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:15/11/2019
KARAR TARİHİ:14/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: "Emlak Komisyonculuğu ve emlak gayrimenkul Danışmanlığı hizmetleri sektörünün öncü ve saygın kuruluşları arasında yer alan ... firmasının franchisen olarak faaliyet gösteren firmanın, yıllar süren emek ve yapılan masraf sonucu oluşturduğu, davalı şirket müvekkil ile akdettiği 27.11.2017 tarih ve 120 gün süreli Gayrimenkul Aracılık sözleşmesi kapsamında müvekkilden , mülkiyeti davalı firmaya ait ... ... Cad ... Sokak No:14 ... adresinde bulunan ve tapuda İstanbul İli ... İlçesi, ... Mah 66 Pafta, 410 Ada, 58 Parsel numarasında kayıtlı olan işyeri vasıflı taşınmazın sözleşme metninde yazılı koşullarla tanıtımının yapılarak satılmasına aracılık edilmesi konusunda hizmet aldığını, sözleşmeye konu taşınmazın satılmasına yönelik aracılık hizmeti vermeyi kabul eden müvekkil, söz konusu taşınmazı ... ofisleri ağı internet sistemi içine alıp web sitesinde yayınladığı, çeşitli reklam araçları ile tanıtımı gerçekleştirdiğini, alıcı adaylarına portföyünde yer alan bu taşınmaz hakkında yerinde bilgiler vererek taşınmaz simsarlığı işine ilişkin tüm yükümlülükleri eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, buna karşılık akit konusu taşınmaz, sözleşme süresi içinde müvekkil şirketin onayı olmaksızın 3.bir kişiye satıldığını, bu durumun sözleşmenin açık ihlali sonucunu doğurduğunu, sözleşmenin 3.a maddesinde müşteri gayrimenkuller ilgili kendisine gelen tüm başvuruları ... ...'ye bildirmeyi peşinen beyan, kabul ve taahhüt eder hükmü olduğunu, müşteri sözleşmenin 3.maddesindeki taahhütlerini yerine getirmemesi ... ...'ye yukarıda belirtilen maksimum Satış Bedelinin (2.650.000,00 TL) % 6 + KDV = ( 159.000 + 28.620 KDV) 187.620,00 TL yi cezai şart olarak ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, ve cezaişart bedelini müvekkil şirkete ödeme yükümlülüğü doğduğunu, davalıya .... Noterliğinden 11.01.2018 tarih ve 772 yevmiye sayılı ihtamamenin gönderildiği, sözleşmede öngörülen cezai şart bedelinin 7 gün içinde müvekkile nakden ve defaten ödenmesinin ihtar edildiği, Davalının ödeme yapmaması üzerine bu kez .... İcra Müdürlüğü' nün ... E sayılı dosya üzerinden ilamsız takip başlatıldığını, davalının 25.01.2018 tarihinde takibe itiraz ettiği ve bu şekilde takibin durduğu, davalı yan ayrıca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası üzerinden müvekkil şirket yetkilileri hakkında "özel belgede sahtecilik" suç isnadı ile şikayette bulunduğu, soruşturma sonucu Kovuşturmaya yer Olmadığı kararının verildiği, müvekkil şirketin haklı alacağı için Arabuluculuk yoluna gidildiği, ancak anlaşmama ile sonuçlandığı, belirtilen nedenlerle davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalının takip konusu alacağın % 20' si oranında tazminata mahkum edilmesi” talep ve dava edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak aktif husumet yokluğu kabul edildiği takdirde esas yönünden de reddi gerektiğini, davacı tarafından gayrimenkul aracılık sözleşmesine dayanılarak üç internet sitesinde ilan girişi olduğu, hiç bir müşteriye gösterilmediği belirtilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Dava; Gayrimenkul aracılık sözleşmesinden kaynaklı cezai şart alacağına ilişkin .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen 27.11.2017 tarihli Gayrimenkul Aracılık Sözleşmesi, akit konusu taşınmaza ait tapu senedi, müvekkili şirket yetkililerinin imzası ile birlikte ... sistemine girişi yapılan sözleşmeye konu taşınmazın ..., ..., ... ve ... emlak sitelerinde yayınlanan ilan görselleri, müvekkili şirket adına .... Noterliği kanalı ile keşide edilen 11.01.2018 tarih ve 772 yevmiye sayılı ihtarname, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine ilişkin talep sureti, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyası İstanbul Arabuluculuk Bürosu'nun 2019/... sayılı dosyası üzerinden gerçekleşen toplantı ve dava şartı arabuluculuk son tutanağı, bilirkişi incelemesi, tanık ve yemin delillerine dayanmıştır.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Gayrımenkul Danışmanlık Ltd Şti, borçlunun ... San ve Tic Ltd Şti olduğu, takibin 187.620,00 TL alacağa ilişkin olduğu, 22/01/2018 tarihli ödeme emrinin, 24/01/2018 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 25/01/2018 tarihinde süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür.
Mahkememizin dosyasından yapılan yargılamada; tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamında toplanan tüm deliller, takip dosyası ile davalının ticari defter ve dayanağı belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak avacının davalıdan takip konusu alacağın bulunup bulunmadığının, cezai şartın davalının ekonomik yönden mahvına sebep olup olmayacağının tespiti ile defterlerinin usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediğinin belirlenmesi için dosyanın Mali Müşavir ve Borçlar Hukukçusu bilirkişisine tevdii ile rapor düzenlenmesine karar verilmiştir.
Mali Müşavir Ufuk Uysal, Borçlar Hukukçusu ... Tarafından Müşterek İmzalı 28/01/2022 tarihli bilirkişi heyeti kök raporunda özetle; Davacının noter onaylarına göre defterlerin usulüne uygun olarak açılış ve kapanış onaylarının yapıldığı, davalının 2017 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun olarak açılış ve kapanış onaylarının yapıldığı, defterlerde silinti ve kazıntı görülmediği, cezai şartın Yargıtay uygulaması dikkate alınarak belirlenmesi halinde sözleşmede kararlaştırılan 2.650.000 x 93 X 79.500,00 TL (KDV hariç) olarak değerlendirilebileceği, ceza şartın taraflar arasındaki sözleşmeye göre belirlenmesi halinde ise 2.650.000 x % 6 = 159.000,00 TL (KDV hariç) olarak değerlendirilebileceği, davacı şirket 2.650.000,00 TL tutar üzerinden % 6 cezai şart ücreti talep etmişse de taşınmazın 1.300.000,00 TL üzerinden satılmış olması nazara alındığında, 1.300.000 x 46 6 - 78.000,00 TL cezai şart talep edebileceği, cezai şartın aşırı olup olmayacağının alacaklı ve borçlunun ekonomik durumlarını, alacaklının çıkarlarını özellikle uğradığı zararın miktarını, borçlunun kusurunu, borca aykırılığının ağırlığını, sözleşmenin türünü ve süresini yönünden somut olarak ortaya konulması suretiyle değerlendirilebileceği, bu konudaki takdirin Mahkememizde olduğu kanaatine varıldığı tespit ve rapor edilmiştir.
Taraflarca rapora karşı itiraz ve beyan dilekçeleri sunulmuştur, tarafların rapora itiraz ve beyanları hususunda inceleme ve değerlendirme yapılarak, özellikle Cezai şartın davalının ekonomik mahvına sebep olup olmayacağı hususunda mali müşavir yönünden değerlendirme yapılarak ek rapor tanzimi için dosyanın bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiştir.
Mali Müşavir Ufuk Uysal, Borçlar Hukukçusu ... Tarafından Müşterek İmzalı 21/10/2022 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; Davalı şirketin 2016, 2017, 2018 ve 2019 yılı Kurumlar Vergisi beyannameleri talep edilerek incelendiği, söz konusu inceleme sonucu, davalı şirketin mali değerlerinin dava konusu taşınmazın satışı ile olumlu etkilendiği, satış olmaması halinde verilerin istenen seviye düzeyinde oluşabileceği, bu nedenle talep edilen cezai şartın davalı şirketin ekonomik olarak mahvına sebep olmayacağı ancak şirket mali yapısını olumsuz yönde etkileyebileceği görüşüne varılmakla birlikte takdir ve nihai karar Sayın mahkemeye ait bulunduğu, tarafların kök rapora yapılan diğer itirazlarının kök raporda değerlendirilmiş olduğu, yeni bir bilgi ve belge sunulmadığından kök raporda yapılan tespitlerden ayrılmamızı gerektiren bir husus olmadığı kanaatine varıldığı tespit ve rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir".
.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde; alacaklının ... Gayrımenkul Danışmanlık Ltd Şti, borçlunun ... San ve Tic Ltd Şti olduğu, takibin 187.620,00 TL alacağa ilişkin olduğu, 22/01/2018 tarihli ödeme emrinin, 24/01/2018 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 25/01/2018 tarihinde süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 15/11/2019 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Dava konusu alacağa dayanak olan taraflar arasındaki sözleşmeyi davalı adına imzalayan kişinin davalı şirket yetkilisi olduğu, sözleşmedeki tahrifat ve geçersizlik itirazlarına ilişkin İstanbul CBS'nin ... soruşturma dosyasında sözleşmede tahrifat olmadığının belirlendiği ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görüldüğünden her iki tarafın da tacir olması ve sözleme koşullarının serbestçe kararlaştırılabileceği hususu dikkate alındığında sözleşmenin 3. Maddesinin açık olduğu, gerek alınan bilirkişi raporlarından, gerekse taşınmaza ilişkin tapu kaydından davalının davacı ile sözleşmesinin devam ettiği sırada taşınmazı üçüncü kişiye sattığı, bedelinin ise ödendiğinin davalı kayıtlarından belirlendiği, davacı ile davalı arasında ise parasal alışverişin olmadığı ve davalının taşınmazın satışı ile davacıyı devre dışı bıraktığı anlaşıldığından davacının sözleşmenin 3. Maddesine göre davalıdan taşınmazın maksimum satış bedeli olan 2.650.000,00-TL'nin %6 sına isabet eden 159.000,00-TL ve bu tutarın %18 KDV'sine isabet eden 28.620,00-TL olmak üzere toplam 187.620,00-TL tutarında cezai şart talep edebileceği anlaşılmış, Mahkememizce alınan bilirkişi ek raporunda da belirlenen bu cezai şart tutarının davalının ekonomik mahvına sebep olmayacağı belirlendiğinden davacının takipte haklı olduğu, davalının ise itirazında haksız olduğu anlaşılmakla davalının itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir.
2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
- Davanın Kabulüne,
.... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının 187.620,00-TL alacak üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren 187.620,00-TL asıl alacağa yıllık %9 yasal faiz işletilmek suretiyle takibin devamına,
-
Alacağın %20'si oranında 37.524,00. TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Karar tarihi itibariyle alınması gereken 12.816,32. TL harçtan peşin alınan 2.265,99. TL harcın mahsubu ile bakiye 10.550,33. TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan 44,40. TL başvurma harcı, 2.265,99. TL peşin harç, 6,40. TL vekalet harcı, 129,60. TL tebligat/ posta gideri, 1.500,00. TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.946,19. TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 29.143,00. TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/06/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:49