İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/707 E. 2023/446 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2018/707
2023/446
7 Haziran 2023
T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/707 Esas
KARAR NO:2023/446
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:30/07/2018
KARAR TARİHİ:07/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında 15.06.2015 tanzim tarihli ve iki yıl süreli “... Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesi” ile 15.06.2015 tanzim tarihli “Otel Web Sistesi Tasarım Sözleşmesi"nin akdedildiği, davacı şirketin, taraflar arasında akdediler “... Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesi”nin "Hüküm ve Koşullar” başlıklı hükümlerin (1.) maddesinde sayılan üzerine düşen edimleri ve hizmetleri kendi serverinda hazır ettiği buna karşın davalı şirketin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmediği, sözleşmeden kaynaklı edimlerini yerine getirmediği ve sözleşme hükümlerine aykırı davrandığı için taraflar arasında akdedilen “... Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesi”nin 7.maddesi amir hükmü gereğince, taraflar arasında akdedilen “... Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesi" ile “Otel Web Sitesi Tasarım Sözleşmesi"ni haklı olarak tek taraflı feshettiği, taraflar arasında akdedilen “... Online Rezervasyon Sistemler Kullanım Sözleşmesi”nin 10.maddesi amir hükmü gereğince; 3.000,00 € cezai şart bedeli x 2 Yıl - 6.000,00 € + 1.080,00 € KDV olmak üzere cem'an 7.080.00 € tahsili taleplerini ihtiva eden .... Noterliği'nin 09.12.2015 tarih, ... yevmiye sayılı ihtarnamenin davacı şirket adına keşide edilerek davalı şirkete tebliğe çıkarıldığı, söz konusu ihtarnamenin davalı şirketin adres bırakmadan taşınması sebebiyle bila ikmal edildiği, davacı şirket ile davalı şirket arasında akdedilen sözleşmelerden kaynaklı, davacı şirketin .... İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyası (.... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı yeni dosya na.su) tahtında başlatılan takibin mesnedini teşkil eden .... Noterliği'nin 09,12.2015 tarih, ... yevmiye sayılı ihtarnamenin davalı şirketin adres bırakmadan taşınması sebebiyle bila ikmal olması sebebine binaen talep edilen cezai şart bedelinin borçlu tarafından ödenmediği, davalı tarafından borcun zamanında ödenmemesi üzerine .... İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyası (.... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı yeni dosya no.su) tahtında, 23.827,39 TL üzerinden 11.01.2016 tarihinde kanuni takibe geçildiği, söz konusu takip üzerine davalı tarafından 31.05.2018 tarihinde tebellüğ edilen ödeme emrine karşı 05.06.2018 tarihinde takip konusu bhorca, işlemiş ve işleyecek faize, borcun tüm ferilerine itiraz edildiği, davalının bu itirazlarının usul ve yasaya ve taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin hükümlerine aykırı olduğu, davalı tarafından itiraz edilen borcun aslının cezai şart bedeli olduğu ve 7.080,00 €'nun tahsil/ödenmesi yönündeki taleplerinin usul, yasa ve taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin hükümlerine uygun olduğu, taraflar arasında düzenlenenen “... Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesi”nin “Hizmet Bedeli” başlıklı 2. maddesinin g bendi gereğince davalının takip konusu borca tüm ferileriyle birlikte işlemiş ve işleyecek faizle alakalı olarak aylık %5 gecikme faizine ilişkin itirazlarının taraflar arasında akdedilen sözleşmeye aykırılık oluşturduğu, taraflar arasında düzenlenen sözleşmelerde borcun ödenmesi için bir vade belirlenmiş olması, BK, 117. maddesinin 2. fıkrası ve TTK 1530 maddesinin 2. ve 3. Fıkrası amir hükümleri gereğince vadenin taraflarca sözleşme ile belirlenmiş olması sebebin binaen borçlunun temerrüdü için ayrıca bir ihtar ve ihbara gerek olmadığı ve yapılan işin ticari iş ve her iki tarafın da tacir olması sebeplerine binaen takip tarihine kadar işlemi aylık %5 (yıllık %60) faiz ve takip tarihinden sonra işleyecek olan takip borçlusu aleyhin talep olunan aylık %5 (yıllık %60) faiz taleplerinin, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler, Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun ve yasal olduğu, işbu sebeplere binaen davalı şirketin borca ilişkin itirazının iptaline ve alacağın tahsili ile %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmolunması taleplerini havi işbu davayı açma zaruretinin hasıl olduğu iddia edilerek sonuç ve istem olarak aynen aktarımla: maruz nedenlerle: .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası tahtında ... Hal. San, Ve Tic. Ltd. Şti. (...) (Yeni Unvan: ... İnş. Trzm. San Ve Tic. Ltd. Şti.) aleyhine başlatılan kanuni takip neticesinde borçlu tarafından yapıları haksız ve mesnetsiz “itirazın iptaline ve alacağın tahsili” ile takibin devamına, haksız ve mesnetsiz itiraz sebebiyle %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına, muhakeme masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalı şirketin, sözleşmelerin imza edildiği dönemde ... isimli otelin işletmecisi olduğu, anılan dönemde davacı ile davalı şirket arasında Web Tasarım Sözleşmesi ve Online Rezervasyon Sözleşmesinin imzalandığı, söz kanusu sözleşmeler kapsamında davacı şirketin öncelikle Web Tasarım Sözleşmesi kapsamında otel için web sitesi hazırlaması ve hemen ardından online rezervasyon motorunu davalı şirketin kullanımına açması gerektiği, bir başka ifade ile sözleşmeler ile davacının davalıya sunmayı taahhüt ettiği hizmetler i)Otel web sitesinin tasarımını yapmak ve ii)davalıya web sitesi üzerinden online rezervasyon olanağı sağlayan online rezervasyon motorunun kullanımını açmak olduğu, web sitesi tasarımı için davacı tarafından talep edilen bilgi ve belgelerin paylaşılmış olmasına rağmen davacı şirketin sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülüklerinden hiçbirini yerine getirmediği, dolayısıyla davacı şirketin davalı şirket nezdinde doğmuş hiçbir alacağının olmadığı, aksine davalı şirket tarafından Web Tasarım Sözleşmesi'ne dayanılarak davacı şirkete 25.07.2015 tarihinde elden 300 EURO 4 KDV tutarında ödeme yapıldığı, davalı şirketin davacı şirketten alacaklı olduğu, davacının hiç verilmeyen hizmete dayanarak ileri sürdüğü alacak iddiasının kötü niyetli olduğu, tarafların defter ve kayıtları incelendiğinde bu hususun açıklıkla ortaya çıkacağı, davacı şirketin Online Rezervasyon Sözleşmesi kapsamında ileri sürdüğü alacak taleplerinin de haksız ve kötüniyetli olduğu, söz konusu sözleşmenin, davacının diğer sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini ifa etmemiş olması nedeniyle hiçbir zaman yürürlüğe girmediği, davalı şirketin oteli, 30.09.2015'de (Devir Tarihi) boşalttığı ve otelin 10.10.2015 tarihinde dava dışı 3. Kişi ... Adi Ortaklığı'na devredildiği ve o tarihten bu yana anılan 3. kişi tarafından işletildiği, -Sözleşmenin bir an için yürürlükte olduğunun kabulü halinde dahi, Online Rezervasyon Sözleşmesi'nin Sözleşmenin Süresi başlıklı 7. maddesi dikkate alındığında, devir tarihi itibariyle, artık davalı şirketin sözleşmenin tarafı olmadığı ve davalı şirketten her ne ad altında olursa olsun hiçbir talepte bulunulamayacağı, online Rezervasyon Sözleşmesinin geçersiz bir sözleşme olduğu, söz konusu sözleşmenin tüm düzenlemelerinin genel işlem koşulu niteliğini haiz olduğu ve sözleşmenin tam anlamıyla matbu bir sözleşme niteliğine haiz olduğu, Online Rezervasyon Sözleşmesinin önceden hazırlanmış ve genel işlem koşulu olarak davalı şirkete dayatılmış hükümleri haiz tip bir sözleşme niteliğini haiz olmakla sırf bu nedenle dahi ölü doğduğu, bu bağlamda sözleşmenin cezai şarta ilişkin düzenlemelerinin de geçersiz olduğu, davacı şirketin, Web Tasarım Sözleşmesi'nden ve Online Rezervasyon Sözleşmesi'nden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi, sözleşmeleri sözleşmelerin imzasının üzerinden yalnızca 5 ay geçtikten sonra haksız olarak fesheden davacının, 2 yıl karşılığı cezai şart talep edebilmesinin her halükarda mümkün olmadığı, davacının, diğer müşterileriyle olan ilişkilerine bakıldığında, davacının temel amacının gelirini sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirerek değil tip sözleşmeler imza ettirdiği ve sonrasında hiçbir şekilde bağlantıya geçmediği müşterilerini görünüşte temerrüde düşürerek cezai şart uygulamak yoluyla kazarımak olduğunun açık olduğu, davacının gönderdiği ihtarnameyle görünüşte lemerrüde düşürdüğü veya cezai şart talep ettiği müşteriyle sonrasında pazarlığa oturduğu ve müşteriden alabildiğini alıp sözleşmesel ilişkinin içinden çıktığı, davacı tarafından, sözde alacağına yıllık Y60 oranında faiz uygulanması talebinin son derece fahiş ve hukuken geçersiz olduğu, söz konusu davanın hukuki dayanaktan yoksun ve dahası kötüniyetli olduğu, hukuk aykırı davanın reddi ile davacının kötüniyet tazminatına malıkumı edilmesi gerektiği ifade edilerek netice ve talep olarak aynen aktarımla: yukarıda açıklamış olduğumuz ve Sayın Mahkemenizce re'sen dikkate alınacak sebeplerle, müvekkilin davaya ilişkin başkaca her türlü iddia, talep ve suvunmalarını ileri sürme ve işbu nedenle uğradığı/uğrayacağı her türlü zararları talep etme hakkı saklı kalmak üzere; haksız ve yasal dayanaktan yoksun davyanın esastan reddine, kötü niyetli davacının 420'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesi ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesi yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın; taraflar arasındaki sözleşmenin feshinden kaynaklanan cezai şart alacağına ilişkin .... İcra Dairesinin ... E. Sayılı esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu görüldü.
.... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklı ... ... Ltd. Şti. tarafından 11.01.2016 tarihinde borçlu ... San. ve Tic, Ltd. Şti. (...) hakkında 22.585,20 TL (7.080-€ İhtarname Bedeli Karşılığı) alacağı ve 1.242,19 TL faiz (Yıllık %60) ile birlikte toplam 23.827,39 TL alacak için icra takibi başlatıldığı, takip talebinde 23.827,19 TL tutarındaki toplam alacağın icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren işleyecek (22.585,20 TL yıllık %60) faiz ile tahsil talep edildiği, takip dayanağının cezai şart alacağı olduğu, 12/01/2016 tarihli ödeme emrinin borçluya 31/05/2018 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 05/06/2018 tarihinde süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür.
SMM Bağımsız Denetçi ... ve Elektronik Mühendisi ... tarafından müşterek imzalı 14/02/2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; İstanbul...Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/05/2019 tarihli ön inceleme tutanağı ile verilen görev çerçevesinde, dosya münderecatının incelenmesi sonucunda; 1) Davacı şirket ve davalı şirket arasında 15.06.2015 tanzim tarihli “Otel Web Sistesi Tasarım Sözleşmesi” ile 15.06.2015 tanzim tarihli “... Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesi” akdedildiği, 2) Davacı ... ... Ltd. Şti. tarafından 11.01.2016 tarihinde Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. (... Residence) hakkında 22.585,20 TL (7.080 € İhtarname Bedeli Karşılığı) asıl alacak ve 1.242,19 TL faiz (Yıllık %60) ile birlikte toplam 23.827,39 TL alacağı için icra takibi başlattığı, davalı şirketin icra takibine itiraz ettiği, 3) Taraflar arasındaki yazılı sözleşmelere göre ve sözleşmelere uygun olarak dava, tarafından işin teknik gereklerinin sağlandığı ve kullanılabilir olarak davalıya sunulduğu 4) Davacı tarafından hazırlanan programın davalının kendi yükümlülüklerini yerini getirmemesi sebebiyle kullanımına başlanmadığı, 5) Teknik açıdan davalının kusuruna dayanarak davacının hazırladığı programı kullanımına başlanmadığı sonucuna varmak gerektiği, 6) Taraflar arasındaki sözleşmedeki cezai şarta dair hüküm ve cezai şartın TBK'daki düzenlenişi dikkate alınarak cezai şart konusunda ve ayrıca davalının dilekçelerinde iddia ettiği genel işlem koşulu bakımından hukuki nitelendirme ve nihai takdir yetkisini münhasıran mahkemeye ait olduğu, 7) Mahkemece cezai şart ödenmesine karar verilmesi halinde cezai şart anapara tutarının tespiti hususunun genel değerlendirme bölümünde açıklanan şekilde veya re'sen takdir edilecek başka şekilde cezai şart anapara tutarı hesaplanmasının mahkemenin takdirinde olduğu tespit ve rapor edilmiştir.
SMM Bağımsız Denetçi ..., Elektronik Mühendisi ... ve Bilgisayar Mühendisi Erdem Aydın tarafından müşterek imzalı 11/06/2022 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; 1) Davacı şirket ve davalı şirket arasında 15.06.2015 tanzim tarihli “Otel Web
Sistesi Tasarım Sözleşmesi” ile 15.06.2015 tanzim tarihli “... Online
Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesi” akdedildiği,
- Davacı ... ... Ltd. Şti. tarafından 11.01.2016 tarihinde
Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. (... Residence) hakkında 22.585,20 TL (7.080-
€ İhtarname Bedeli Karşılığı) asıl alacak ve 1.242,19 TL faiz (Yıllık % 60) ile birlikte
toplam 23.827,39 TL alacağı için icra takibi başlattığı, Davalı şirketin icra takibine itiraz
ettiği,
- Taraflar arasındaki yazılı sözleşmelere göre ve sözleşmelere uygun olarak davacı
tarafından işin teknik gereklerinin sağlandığı ve kullanılabilir olarak davalıya sunulduğu,
- Davacı tarafından hazırlanan programın davalının kendi yükümlülüklerini yerine
getirmemesi sebebiyle kullanımına başlanmadığı,
- Teknik açıdan davalının kusuruna dayanarak davacının hazırladığı programın
kullanımına başlanmadığı sonucuna varmak gerektiği,
- Taraflar arasındaki sözleşmedeki cezaî şarta dair hüküm ve cezai şartın TBK’daki
düzenlenişi dikkate alınarak cezai şart konusunda ve ayrıca davalının dilekçelerinde
iddia ettiği genel işlem koşulu bakımından hukukî nitelendirme ve nihaî takdir yetkisinin
münhasıran Mahkemeye ait olduğu,
- Mahkemece cezai şart ödenmesine karar verilmesi halinde cezai şart anapara
tutarının tespiti hususunun genel değerlendirme bölümünde açıklanan şekilde veya
re’sen takdir edilecek başka şekilde cezai şart anapara tutarı hesaplanmasının
Mahkemenin takdirinde olduğu,
Bilirkişi heyetinin 28/03/2023 tarihli 2. Ek raporunda özetle; Sayın Mahkemenin 23/11/2022 tarihli görevlendirme kararı gereğince Bilirkişi
Heyetimizce yapılan ek incelemeler sonucunda, Mahkemece cezai şart ödenmesine karar
verildiği takdirde ve cezai şart tutarının
hiç kullanılmaya başlanmamış program için tek bir otel başına bir yıllık
cezai şart (3.000 Euro) belirlenmesi halinde, bu cezai şart Davalı için fahiş nitelikte
olmayacak ve ekonomik mahvına sebep olacak boyutta olmayacaktır.
Davacının işin yapılması konusunda Davalı ile e-posta yoluyla temasa
geçtiği son tarih olan 20.10.2015 tarihinden tebellüğ edilmeyen ilk icra takibi tarihi
olan 09.12.2015 tarihine kadar geçen 50 gün için (yıl 365 gün olarak) hesaplanan
410,95 Euro belirlendiği takdirde, bu cezai şart davalı için fahiş nitelikte olmayacak
ve ekonomik mahvına sebep olacak boyutta olmayacaktır.
Davacının işin yapılması konusunda davalı ile e-posta yoluyla temasa geçtiği
son tarih olan 20.10.2015 tarihinden tebellüğ edilen ikinci icra takibi tarihi olan
11.01.2016 tarihine kadar geçen 82 gün için (yıl 365 gün olarak) hesaplanan 682,19
Euro dikkate alındığı takdirde bu cezai şart Davalı için fahiş nitelikte olmayacak ve
ekonomik mahvına sebep olacak boyutta olmayacaktır.
Davacının huzurdaki davaya esas icra takibinde talep ettiği iki yıl için toplam
6.000 Euro dikkate alındığı takdirde bu cezai şart Davalı için Olay Tarihi ve Dava
Tarihi için fahiş nitelikte olmayacak ve ekonomik mahvına sebep olacak boyutta
olmayacaktır, ancak cezai şartın fahiş olup olmadığının ve ekonomik mahva sebep
teşkil edip etmeyeceğinin tespiti Davalının günümüz mali durumu dikkate alınarak
yapılacak olursa bu cezai şart hem fahiş olarak nitelendirilmesi gerektiği tespit ve rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir".
.... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde; alacaklı ... ... Ltd. Şti. tarafından 11.01.2016 tarihinde borçlu ... San. ve Tic, Ltd. Şti. (...) hakkında 22.585,20 TL (7.080-€ İhtarname Bedeli Karşılığı) alacağı ve 1.242,19 TL faiz (Yıllık %60) ile birlikte toplam 23.827,39 TL alacak için icra takibi başlatıldığı, takip talebinde 23.827,19 TL tutarındaki toplam alacağın icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren işleyecek (22.585,20 TL yıllık %60) faiz ile tahsil talep edildiği, ttakip dayanağının cezai şart alacağı olduğu, 12/01/2016 tarihli ödeme emrinin borçluya 31/05/2018 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 05/06/2018 tarihinde süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itirazın alacaklı/vekiline 11/06/2018 tarihinde tebliğ edildiği, eldeki itirazın iptali davasının 30/07/2018 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından itirazın alacaklıya bildirildiği tarihten itibaren İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin dolmadığı görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında akdedilen sözleşme davacı tarafça fezhedilmiş olup, davacı taraf iddiasında sözlemenin haklı nedenle feshedildiğini belirterek sözleşme kapsamında cezai şart alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptalini talep etmiş, davalı taraf ise savunmasında davacının sözleşme edimlerini gereği gibi ifa etmediğinden bahisle davacının kusurlu olduğunu ve davacının alacak talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında belirlendiği üzere taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davacının edimlerini yerine getirdiği, davalı tarafın ise edimlerini yerine getirmediği anlaşılmış, bu durumda davacının sözleşmeyi feshinin haklı olduğu değerlendirilmiştir. Bu durumda taraflar arasındaki sözleşmenin cezai şart başlıklı 10.maddesinde sözleşmenin haklı nedenle feshi halinde senelik 3.000,00-EURO ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin 7.maddesinde ise sözleme süresinin 2 yıl olarak kararlaştırıldığı belirlendiğinden, davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshetmesi neticesinde davalının yıllık 3.000,00-Euro olmak üzere 2 yıl için toplam 6.000,00-Euro cezai şartı ve %18 oranında KDV'sini ödemekle yükümlü olduğu değerlendirilmiştir. Mahkememizce alınan ikinci bilirkişi ek raporunda seçenekli olarak belirlenen cezai şart tutarlarının tamamı için cezai şartın davalıyı ekonomik olarak olumsuz etkileyeceği belirtilmişse de devamında açıkça bu tutarların davalının ekonomik olarak mahvına sebep olmayacağı belirlendiğinden davacının talep edebileceği cezai şart tutarından indirim yapılmasına gerek görülmemiş, ayrıca davacının takip öncesinde ihtarname göndermek suretiyle davalıyı temerrüte düşürdüğü belirlendiğinden davalının 6.000,00-Euro cezai şart, 1080,00-Euro KDV'si ve işlemiş faiz tutarı yönünden itirazının haksız olduğu anlaşılmakla davalının itirazının iptali ile takibin aynı koşullarla devamına karar vermek gerekmiştir.
2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
- Davanın Kabulüne,
.... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının iptaline, takibin aynı koşullarda devamına,
-
Alacağın %20'si oranında 4.765,48. TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.542,80. TL harçtan peşin alınan 406,92. TL harcın mahsubu ile bakiye 1.135,88. TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan 35,90. TL başvurma harcı, 406,92. TL peşin harç, 5,20. TL vekalet harcı, 488,50. TL tebligat/ posta gideri, 2.250,00. TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.186,52. TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 9.200,00. TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/06/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:05:01