SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/530 E. 2024/621 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2017/530

Karar No

2024/621

Karar Tarihi

11 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/950 Esas

KARAR NO :2024/438

DAVA:Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ:24/11/2022

KARAR TARİHİ:24/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı ... Ticaret A.Ş. tarafından müvekkili aleyhine 22.04.2019 tarihinde....İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinde borcun sebebi olarak 02/01/2019 tarihli eksik imalata ilişkin iade faturası yazıldığını, müvekkilinin takip alacaklısı şirkete böyle bir borcu bulunmadığını, müvekkili hakkında açılan icra takibinde hiçbir yasal dayanak belirtilmeden ....İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinde borcun sebebi olarak 02/01/2019 tarihli eksik imalata ilişkin iade faturası yazıldığını, müvekkili şirkete böyle bir fatura verilmiş nede tebliğ edildiğini, icra dosyası incelendiğinde dosya içerisinde de dosya ya sunulmuş böyle bir fatura olmadığı görüleceğini, faturanın davalı tarafından gerçeği yansıtmayacak şekilde tek taraflı olarak düzenlendiğini, haksız kazanç elde etmeye çalışılarak ilamsız takip açıldığını, takibin müvekkiline tebliğ edilmediğini, müvekkili tarafından tesadüfen öğrenildiğini, davalı yalnızca kendisinin düzenlediği faturaya dayanarak alacağını ispat edemeyeceğini, davalı faturaya dayanarak alacaklı olduğunu iddia ediyorsa bunu somut ve inandırıcı ıslak imzalı yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini, davalı haksız ve kötü niyetli olarak müvekkiline karşı icra takibi başlattığını, davalının haksız ve kötüniyetli olduğu açık olduğunu, davalının takip miktarının % 20'sinden aşağı olmamak üzere takdir olunacak tazminata mahkum edilmesini, dava konusu haksız durum sebebiyle, müvekkilinin telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı oldukça açık olduğunu, davaya konu icra takibi neticesinde müvekkilinin uğrayacağı muhtemel zararların engellenmesi için ihtiyat-i tedbir kararı verilmesini, dava konusu takibin iş bu dava sonuçlanana kadar durdurulmasına karar verilmesini, davalı aleyhine açtığımız menfi tespit davalarının kabulüyle müvekkili şirketin davalı şirkete herhangi bir borcu olmadığının tespitini, dava konusu....İcra Dairesi ... esas sayılı takibin iptalini, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeniyle takip bedelinin % 20'si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde: müvekkili şirket tarafından.... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyası ile davacı şirket aleyhine icra takibine başlandığını, süresi içinde itiraz edilmeyerek takibin kesinleştiğini, icra takibi konusu alacak eksik imalata ilişkin iade faturası olduğunu, davacıya müteaddit defalarca iade faturasına konu paranın ödenmesi hususunda gerek şirket yetkililerine sözle ve mail ortamında gerekse .... Noterliğinin 28.2.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle iade faturası ekli şekilde tebliğ edildiğini, yapılan icra takibinde de dosya içerisinde ilgili fatura da sunulduğunu, davacının faturaya ilişkin itirazı konusunda iade faturası eksik imalata ilişkin iade faturası olmadığını, davalı tarafından yapıldığı iddia edilen işler karşılığı ödenmiş miktarın iadesine ilişkin olup bu husus davacı firma yetkililerince de bilindiğini, firmaya sözleşmeye uygun kesin hakediş yapılması için bir çok kez davet yapılmasına rağmen davacı şirket tarafından bu çağrılar da karşılıksız kaldığını, ispat yükü konusunda ise davacı şirket öncelikle yapmış olduğu işlere ilişkin alacağını ispat etmesi gerektiğini, davacının sunmuş olduğu cevap dilekçesinde belirtmiş olduğu Yargıtay kararında malın teslimi (veya görülen hizmetin ispatı) gerektiğini, bu nedenle de ve kendi kusuru ile dava açılmasına sebep olan davacı şirket ispat yükü altında olduğunu, davacı haksız ve kötüniyetle iş bu davayı açmış olduğundan %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, usul ve yasaya aykırı davanın reddine davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle: davalı tarafın cevap dilekçesinde müvekkili yönünden ileri sürdüğü hususların ve istemlerin hiçbiri kabul edilemeyeceğini, davalı şirket haksız takibine konu etmiş olduğu iade faturasının ....Noterliğinin 28.02.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle müvekkili şirkete tebliğ edildiğini iddia etmiş olsa da müvekkili şirkete böyle bir ihtarname tebliğ edilmediğini, davalı tarafından mezkur ihtarnamenin tebliğ şerhi de dosyaya sunulmadığını, icra dosyası incelendiğinde bizzat müvekkili şirkete yapılmış olan herhangi bir tebligat bulunmadığını, davalı taraf tek taraflı düzenlediği faturayı dayanak belge olarak sunmuş olmasına rağmen bu fatura müvekkili şirkete hiç tebliğ olmadığını, müvekkili şirketin defterlerine hiç işlenmediğini, müvekkili şirketin defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde bu durumun açıklığa kavuşacağını, müvekkili şirket yetkilisinin 22.02.2018 tarihli imzasını içeren bir evrak sunduğunu, bahse konu beyanlar stopajı yanlış hesaplanmış olan faturaların iptali için geri teslim alınması sırasında yapıldığını, yanlış vergi hesaplamaları nedeniyle teslim alınan faturalar yerine müvekkili şirket tarafından düzeltilen faturalar yeniden kesildiğini, bahse konu faturaların birer suretini iş bu dilekçe ekinde sunduklarını, 10.09.2018 tarihli ... numaralı fatura yerine yine 10.09.2018 tarihli ... numaralı fatura kesildiğini, 05.01.2019 tarihli 047081 numaralı fatura yerine ise 10.01.2019 tarihli ... numaralı fatura kesildiğini, davalı şirket cevap dilekçesi ekinde sunduğu iki nüsha fatura teslim alındığına dair beyanlar hatalı kesildiğini, iptal olmuş olan faturalar için yapıldığını, davalı taraf bu beyanları sunarak mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, davalının haksız ve kötüniyetli olduğu açık olduğundan dolayı davalının takip miktarının %20’sindan aşağı olmamak üzere takdir olunacak tazminata mahkum edilmesini talep ettiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı aleyhine açtıkları menfi tespit davaların kabulüyle müvekkili şirketin davalı şirkete herhangi bir borcu olmadığının tespitini, dava konusu....İcra Dairesi ... Esas sayılı takibin iptalini, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile takip bedelinin %20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle: müvekkili şirket tarafından takibe konu iade faturası, .... Noterliğinin 28.02.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle tebliğ edildiğini, davalının "..ihtarname tebliğ edilmemiştir.." şeklindeki beyanlarının dikkate alınması mümkün olmadığını, taraflar arasındaki 12.12.2017 tarihli Beton Delme Kesme İşleri Sözleşmesinin Tebligatlar Ve İhbarlar" başlıklı 12. maddesinde "Tarafların işbu sözleşmenin 1. Maddesinde belirtilen adresleri yasal tebligat adresi olarak kabul edilecek ve resmi yazılı bir bildirim ile adres değişikliği bildirilmediği sürece bu adrese yapılacak olan tebligatlar yapılmış kabul edilecektir." hükmü bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından keşide edilen ihtarname davacı'nın sözleşmede belirtilen adresine gönderildiğini, bu nedenle ihtarnamenin tebliğ edilmiş sayıldığını, .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 21.06.2019 tarihinde 35. maddeye göre muhatap adresi kapısına yapıştırma suretiyle tebliğ edildiğini, davacı tarafından adres değişikliği 12.10.2020 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesine tescil olduğunu, davacı yanın kendilerinden kaynaklanan kusur ve basiretli tacir gibi davranmamaları nedeniyle daha önceden yapılan usulüne uygun tebligatların kendilerine ulaşmadığını ve tesadüfen öğrendiklerini belirttiklerini, davacının kötü niyetli olduğunu, iki nüsha fatura alındığına dair beyanlar hatalı kesilmiş ve iptal olmuş olan faturalar için yapılmıştır iddiaları gerekçesi soyut ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, iade faturasının ihtarname ile tebliğ edildiği yukarıda gerekçeleri ile izah edildiğini, şirket yetkilisi Murat Sönmez'in 25.01.2019 tarihinde "iki nüsha faturanın aslını elden teslim aldım" beyanı iade faturasının arkasına yazıldığını, hatalı kesilmiş ve iptal olmuş faturalar için yapıldığı iddiaları yerinde olmadığını, davacı hem iade faturasından hem de takipten bilgisi olması rağmen ödeme yapmadığını, kendi kusuruyla kötüniyetli olarak takibi geciktirmek amacıyla iş bu davayı açtığını, usul ve yasaya aykırı davanın reddine davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, hukuki niteliği itibari ile icra takibi dosyasına konu iade faturasına konu olan işlerin davacı tarafından yapılıp yapılmadığı, iade faturasının haklı olarak düzenlenip düzenlenmediği, iade faturasının davacıya tebliğ edilip edilmediği, bu bağlamda davacının davalıya borçlu olup olmadığı yönünde menfi tespit davasıdır.

7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 24/11/2022 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür

Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.

....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı (... Esas) dosyası UYAP sisteminden alınmış, yapılan incelemesinde; davacı alacaklı tarafından davalı aleyhine 638.679,86 TL fatura alacağının tahsili için takip başlatıldığı, takip dosyasında ödeme emrinin tebliği ile davalının süresinde takibe itiraz ederek borcunun bulunmadığını bildirdiği tespit edilmiştir.

Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 20/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda: davalı tarafından düzenlenen, dava konusu 02.01.2019 tarih ... nolu, davacı ... End. Ltd. Şti'ne kesilmiş 638.679,86 TL (KDV dahil) tutarındaki, "Eksik İmalat İade Faturasının", Noter ihtarname tarihi olan 28.2.2019 tarihinden önce kargo, iadeli-taahhütlü vs. gönderim ile yada faturanın davalı tarafa bir zabıtla teslim edilmesi ya da imza karşılığı verilmesi hakkında herhangi bir belge görülemediğinden, iade faturasının sadece 28.02.2019 tarihinde Noter ihtarnamesi ile gönderildiği kanaatine varıldığını, .... Noterliği'nin 28.02.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davaya konu iade faturasının sözleşmede yazan adrese gönderildiği tespit edildiğini, ihtarnamenin, taraflar arasında imzalan 12.12.2017 tarihli "Beton Delme Kesme İşleri Sözleşmesi"nin 12.Tebligat ve İhbarlar maddesine uygun olduğu görüldüğünü, 13.03.2019 tarihli tebliğ mazbatasına göre" taşınma " sebebiyle tebliğ yapılmasının temin edilemediği görüldüğünü, dava konusu icra takibi dosyasına konu iade faturasına konu olan işlerin davacı tarafından yapılıp yapılmadığı, iade faturasının haklı olarak düzenlenip düzenlenmediği yani iade faturasının içeriğinin değerlendirilmesi konusu ayrı bir uzmanlık alanı olduğundan, mali bilirkişi olarak herhangi bir değerlendirme yapılamadığını, dava konusu icra takibi dosyasına konu iade faturasının kabulü halinde, tarafların mevcut cari hesaplarından bağımsız olarak davalı tarafın 638.679,86 TL tutarında davacı taraftan alacaklı olabileceği hesaplanmıştır." şeklinde rapor ibraz edilmiştir.

Bilirkişiler ... ve Semih Küçükarslan tarafından düzenlenen 14/03/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda: "Davacı vekilince kök raporda"…Dava konusu icra takibi dosyasına konu iade faturasının kabulü halinde, tarafların mevcut cari hesaplarından bağımsız olarak davalı tarafın 638.679,86 TL tutarında davacı taraftan alacaklı olabileceği hesaplanmıştır…” değerlendirmesinin hatalı olduğu ifade edildiği görülmüş olup, dosyaya ibraz edilen ....ATM’nin ...-... sayı ve 27.01.2023 tarihli gerekçeli kararı ve karara dayanak olan 19.06.2020 tarihli bilirkişi raporu ile bu dosyaya sunulan 09.05.2022 tarihli bilirkişi raporları incelendiğinde, taraflar arasında akdedilen 12.12.2017 tarihli sözleşme kapsamında 11 adet hakedişin çekincesiz olarak taraflarca imzalandığı, ödemelerinin yapıldığı, davalının sahada yaptığı inceleme ile 11 hakediş kapsamında KDV dahil 638.679,86 TL tutarındaki 9325 adet karot deliğinin eksik yapıldığı tespit edildiği belirtilerek 12 ve 13 nolu hakkedişlerin bu davada çekişmeli olduğu belirlendiğini, dava konusu edilen hususun 11 hakediş dahil yapılan karot delik işlerinde eksik imalat olup olmadığına ilişkin olduğu, tarafların çekincesiz olarak 11 adet hakkedişi imza etmiş olmaları ve bedelinin de ödenmiş olması nedeni ile yapılan işin işveren davalı tarafından kabul edildiği, eksik işin ise yapılan işin özelliği gereği sahada yapılacak bir inceleme ile belirlenemeyeceği kanaatine varıldığından dosya kapsamına göre; eksik imalata ilişkin bir verinin dosyada bulunmadığı" şeklinde raporunu ibraz etmiştir.

Tüm dosya kapsamından;

Taraflar arasında yapılan sözleşmede yapılacak işin belirtildiği, işin karot alma işlemi olarak tanımlandığı, ancak herhangi bir adet belirtilmediği, taraflar arasında 13 atm ... esas sayılı dosyada 12 ve 13 nolu hakedişler ile ilgili uyuşmazlık çıktığı, tarafların 1 ila 11 nolu hakedişlere ilişkin birlikte mutabık kaldıkları, karot alma işlemi sırasında iş sahibinin herhangi bir itirazının bulunmadığı, 12 ve 13 nolu hakedişlere yönelik ise 13 atm kararında da belirtildiği üzere davacı ... şirketince işlem yapılmasına rağmen davalı tarafça ödeme yapılmadığı, mahkememiz dosyası yönünden davalının eksik işler miktar ve bedelini ortaya koyamadığı, işin niteliği ve inşaatın durumu gereği alınmış olan karotların adetinin tespitinin keşfen yapılacak inceleme ile mümkün olmadığı anlaşılmakla, davanın kabulü ile, davacının.... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası dolayısıyla davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın kabulü ile, davacının.... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası dolayısıyla davalıya borçlu olmadığının tesptine,

  2. Davacı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine,

  3. Karar harcı 43.628,22 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 10.907,06 TL harcın mahsubu ile bakiye 32.721,16 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,

  4. Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL başvurma harcı,10.907,06 TL peşin harç, 11,50 vekalet olmak üzere toplam 10.999,26‬ TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,

  5. Davacı tarafından yapılan 550,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 6.500,00 TL bilirkişi ücreti ( iki farklı bilirkişi masrafı) olmak üzere toplam 6.607,75 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

  6. Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

  7. Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 95.415,18 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  8. 7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,

  9. Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,

Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 29/05/2024

Başkan ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Katip ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istanbulTARİHİ24/11/2022

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim