İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/816 E. 2024/616 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/816
2024/616
10 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/816 Esas
KARAR NO :2024/616
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:07/12/2023
KARAR TARİHİ:10/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ..., müteveffa babası ...’in 20.05.2022 tarihinde vefaatından sonra, 24.5.2022 tarihinde mirasın reddi için dava açtığını, açılan dava üzerine, ....Sulh Hukuk Mahkemesi ... E. ... K. sayılı ilam ile mirasın reddine karar verildiğini, müvekkili, kendisine gerçekte hiçbir borcu olmamakla birlikte eski eşi olan davalının aleyhinde icra takibi başlatmış olduğunu öğrendiğini, icra takibinin halen, ....İcra Müdürlüğü... E. sayılı icra dosyası ile devam ettiğini, müvekkilinin 2010 yılı temmuz ayında ...’de Genel Md. Yardımcısı ve Yiyecek İçecek Direktörü olarak çalışmaya başladığını, müvekkilinin 31.08.2011 tarihinde, davalı ile İstanbul’da birlikte yaşama kararı aldıklarından, ...’daki işinden ayrıldığını, bu dönemde müvekkili özellikle, otel, restaurant-kafe ve barlar için davalı ile birlikte reklam isleri yapmaya başladığını, büyük firmalara büyük bütçeli işler yapıldığını, müvekkili, ...’deki müdürlük işinden 28.02.2011 tarihinde ayrılmış ve Mart 2011 yılı mart ayı içerisinde, ... ... Caddesi No:... adresinde bulunan bir dükkanı kiralamış ve yapılan tadilat sonrası kafe-restoran olarak açıldığını, müvekkili bu dönemde, ... marka aracını 34.500 TL’ye satmış ve bankada mevcut parası ile birlikte yaklaşık 60.000 -TL kadar bir bütçe oluşturduğunu, iş yerinde yapılan tadilat masrafları ve tüm restoran malzemesi ve demirbaşları bu bütçeden karşılandığını, ekonomik kriz nedeniyle bozulmuş ve iş yeri davalının yapmış olduğu lüks ve gereksiz harcamaları nedeniyle de maddi sıkıntıya girildiğini, aralarında geçimsizlik doğan taraflar ayrılmış ve müvekkil tüm ev eşyalarını bırakarak davalı ile birlikte yaşadığı evden çıktığını, kafenin devri için verilen ilandan uzun bir süre sonuç alınama, müvekkili kafenin yarısında tadilat yaparak bir tavukçu restoranı açtığını, bu iş için gereken parayı da ...’tan 30 bin TL kredi çekerek karşıladığını, müvekkili teminat olması amacıyla yanında çalışan motorcu personelle davalıya boş olarak 3 adet senet gönderdiğini, senetlerde yalnızca müvekkilin imzası bulunduğunu, senetlerin geri kalan kısım boş olarak verildiğini, müvekkilinin işyerini 90 bin TL bedelle bir müşteriye devretmek zorunda kaldığını, müvekkili devam eden süreçte ...’de müdür olark işe başladığını, burada çalışırken davalının babasının müvekkilin yanına gelerek mevcut senetler üzerinden alacak iddiası ile kendisine tehdit ve baskıda bulunduğunu, müvekkilinin 2015 yılında çalışmak için Amerika’ya gittiğini, davalı taraf, müvekkili Amerika’da iken kendisine teminat olarak bırakılan müvekkilin imzalamış olduğu, ancak diğer kısımları tamamen boş olan senetleri doldurarak icra takipleri başlattığını, müvekkili Türkiye’de girdiği bazı işlerden de davalının yaptırmış olduğu maaş haczi işlemleri nedeniyle ayrılmak zorunda kaldığını, bu nedenlerle dava süresince davaya konu icra takibinin tedbiren durdurulmasına ve yapılacak muhakeme sonrası, davacı müvekkilin davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine ve ....İcra Müdürlüğü... E. sayılı icra dosyasının iptaline, dava masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, aleyhine 3 adet bonoya dayanılarak 08.10.2013 tarihinde.... İcra Dairesinin... E. dosyasında kambiyo senetlerine dayalı 256,082 TL üzerinden takip yapıldığını, Takipte yıllık %9 olan çok düşük yasal faiz istendiği halde bugünkü dosya borcu 525.000-TL olduğunu, İcra dairesince borçluya gönderilen ödeme emri, borçlu ile birlikte aynı konutta yaşayan babası ...'e 10.10.2013'te usulüne uygun tebliğ edildiğini ve takibin kesinleştiğini, iddia edilenin aksine icra takibi 2015’te değil 2013 yılında yapıldığını, İcra takibinin üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen icra dosya borcu ödenmediğini, 3 adet bonoya dayanan icra takibinde müvekkilin davacı-borçludan 3 bononun toplamı olan 239.882 TL alacaklı olduğunu gösteren başka belge de olduğunu, menfi tespit davası takipten itibaren 1 yıl içinde açılması gerektiğini, dava dilekçesinde belirtildiği üzere, davacı-borçlu ..., icra tebligatını alan babası ...'in 20.05.2022 tarihinde vefatından 4 gün sonra .... Sulh Hukuk Mah.... E. sayılı dosyasında mirasın reddini talep etmiş ve mahkeme ... K. sayılı ilamı ile mirasın reddine karar verdiğini, bu nedenlerle menfi tespit ve iptali istenen takipteki güncel dosya borcu 525.000 TL olup, eksik harcın güncel dosya borcu üzerinden tamamlattırılmasına, davacının nakit para borcuna karşılık verdiği 3 adet bonoya dayanılarak 08.10.2013 tarihinde.... İcra Md. 2013/ ... E. dosyasında takibe konulan 3 adet bonoya ve kesinleşmiş icra takibine karşı açılan işbu menfi tespit davasında, ispat hükümleri gereği yazılı delil ile ispat edilemeyen davanın öncelikle süre yönünden ve belirttiğimiz nedenlerle esastan reddine, haksız ve kötü niyetli davacının, davalıya, takibe konu alacağın dava tarihindeki toplam miktarı 525.000,00-TL üzerinden %20 icra inkar-kötüniyet tazminatı ödemesine, mahkeme masrafları ile nispi vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davalı tarafından davacı aleyhine üç adet kambiyo senedine dayalı olarak toplam 256.082,00-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davacı tarafça davaya konusu senetlerin gerçek bir borç ilişkisine dayanmadığı, boş olarak davalıya gönderildiği, teminat amacıyla verildiğinden bahisle menfi tespit istemi ile işbu davanın açıldığı, davalı tarafça ise davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Takibe konu senetlerin incelenmesinde; 06.12.2012 Tanzim tarihli, 09.01.2013 ve 11.03.2013 Vadeli 80.000 TL iki adet senet ile 06.12.2012 tanzim tarihli 79.882 TL bedelli toplam üç adet senedin keşidecisinin davacı, lehtarının ise davalı olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu senetlerin teminat senedi olduğu ve bedelsiz olduğu iddiası yönünden;
Dava konusu olup, takibe dayanak senetler yönünden davacının imza inkarının bulunmadığı, davacı tarafından senetlerin teminat senedi olduğu ve bedelsiz olduğu iddiası ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bir kambiyo senedi olarak bono bütün sebepten mücerret alacaklarda olduğu gibi kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.
Davacı tarafından davaya konu senetlerin teminat senedi olduğu ileri sürülmüş ise de, dava konusu senette teminat olarak verildiği hususunda bir kayıt içermediği gibi, bu yönde başkaca bir yazılı belge de dosya kapsamında bulunmamaktadır.
Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, m.200'daki meblağdan az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir.
HMK'nun 203/1-a maddesinde düzenlenen altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemlerde tanık dinlenebileceğine dair hüküm, senet alınmayan hallerde uygulanabilecek bir hükümdür. Dava konusu senet verilmiş olduğuna göre senede karşı ileri sürülen iddiaların yine senetle ispatı gerekir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 20.01.2014 tarih, 2013/17832 Esas, 2014/1460Karar sayılı kararı da bu yöndedir. Kaldı ki somut olayda davacı tarafından tanık dinletme talebi her ne kadar davacı ile davalının eş oldukları iddiasına dayandırılmış ise de Uyap sistemi üzerinden alınan nüfus kayıt örneğinde tarafların evli olmadıkları anlaşılmakla davacı tarafın bu yöndeki beyanlarına itibar etme olanağı bulunmadığından tanık dinletme talebinin deliline reddine karar verilmiştir.
Karine olarak bir kambiyo senedinin mevcut bir borcun ifası veya itfası amacıyla verildiği kabul edilir.Kambiyo senetleri birer ödeme aracıdır. Borçlu, bononun başka bir amaçla verildiği yönündeki iddiasını yazılı delil ile ispatlamalıdır. Bu konuda tanık dinletilmesi de mümkün değildir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 2018/2939 Esas, 2019/4786 Karar sayılı 2017/3521 Esas, 2019/1844 Karar sayılı kararları)
Senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası yönünden ise 6102 sayılı TTK 778 yollamasıyla 680. maddesi gereğince açık bono düzenlenebileceği ve davacının bu iddiasını da ancak yazılı delille ispat edebileceği görülmektedir.
Bu kapsamda somut olayımıza baktığımızda; davacı keşideci tarafından davalı olan lehtara karşı bedelsizlik def'inde bulunulması mümkün olup, davaya konu senedin teminat senedi olduğu ve bedelsiz olduğu ileri sürüldüğünden ispat yükü davacıya düşmektedir. Dava konusu senedin teminat amaçlı verildiği ve senedin bedelsiz kaldığı iddiasının ispatı bakımından ispata elverişli HMK 200. maddesi uyarınca dosya kapsamında yazılı delil bulunmadığı ancak davacı tarafından açıkça yemin deliline dayanıldığı gözetilerek davacıya yemin delil hatırlatması yapılmış olup, davacı vekilinin yemin delil hatırlatılmasına ve yemin metni sunulması hususunda verilen kesin süre içerisinde yemin delil hakkının kullanılacağına yönelik beyan ve yemin metni sunulmadığı, bu hali ile yemin delil hakkının kullanılmadığı anlaşılmıştır.
Hukukumuzda kesin deliller sınırlı olup, bunlar; ikrar (HMK madde 188), senet (HMK madde 193), yemin (HMK madde 228) ve kesin hükümdür (HMK madde 303).
Davacı tarafından yemin delil hakkının kullanılmamış olması ile birlikte, dava konusu senetlerin teminat senedi olduğu ve bedelsiz olduğunun ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine, mahkememizce verilen ve uygulanan bir tedbir kararı bulunmadığından davalının tazminat talebinin İİK 72/4 uyarınca reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
-
Davanın REDDİNE,
-
Mahkememizce verilen ve uygulanan bir tedbir kararı bulunmadığından davalının tazminat talebinin İİK 72/4 uyarınca reddine,
-
Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 427,60 TL ilam harcının peşin alınan 269,85. TL ve 4.104,00. TL tamamlama harcından düşümü ile fazla alınan bakiye 3.946,25. TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
-
Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üstünde bırakılmasına
-
Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 40.412,30. TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine
-
Karar kesinleştiğinde artan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
-
3.120,00. TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/07/2024
Katip ...
E-İmzalıdır
Hakim ...
E-İmzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01