İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/826 E. 2024/602 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/826
2024/602
9 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/826 Esas
KARAR NO:2024/602
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:12/12/2023
KARAR TARİHİ:09/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Gazetecilik ... adresi üzerinden yayınlanan “... . ...” başlıklı haber içeriğinde müvekkiller hakkında ifadeler kullanıldığı, Davalının herhangi bir yasal dayanağı, delili olmaksızın gerçeğe aykırı şekilde müvekkillere devletin taşınmaz mallarının, parasının ve kaynaklarının hukuksuz olarak aktarıldığı, bunu yaparken Türkiye Cumhuriyetinde hiç kimseye yapılmayan ayrıcalıkların akrabalık sebebi ile tanındığı, devlet kaynaklarının akrabalık ilişkisi kullanılarak çalındığı, müvekkillerin devlete vergi ödemediği algısı oluşturarak, toplumda müvekkile karşı infial uyandırılmış, yaptığı projeler ve sonucundaki başarıları ile halkın gurur kaynağı olmuş müvekkillerin onur ve saygınlığına saldırıldığı, Dava konusu haberdeki beyanlar ile hedeflenen unsur müvekkiller hakkında bilgi vermek ya da ifade özgürlüğü kapsamında haber yapmak olmayıp, yaptıkları ile devlete, millete ne kadar katkı sağlamış olursa olsun, adını yurt içi ve yurt dışında yaptığı başarılı işlerle halkın gözünde ne kadar yüceltmiş olursa olsun dikkate alınmaksızın yalanı ifadelerle halkın gözünden düşürmek amaçlandığı, yazı içeriğindeki iftira ve karalama kastının açıklığı hiçbir şüpheye yer vermeyecek ve herhangi bir özgürlük biçimi ile açıklanamayacak kadar aşikâr olduğu, Davalılar tarafından yapılan haber içeriğinde ise Endüstri Bölgeleri Kanunu dışında, kanuna aykırı şekilde sadece müvekkillere özgü, bugüne kadar herhangi bir şirkete yapılmamış hakların tanındığı, akrabalık ilişkisine dayalı olarak, kanunda yer almayan ayrıcalıklar yapılarak devletin kaynaklarının, parasının aktarıldığı, arazilerinin karşılıksız verildiği ve bu şekilde müvekkilin buradan gayriyasal bir menfaat edindiği algısı oluşturularak yayınlandığı, Müvekkile akrabalık ilişkisi sebebi ile herhangi bir ayrıcalık, iltimas tanınmadığı. kıyak yapılmaığı, Müvekkillerin vergi ödememe gibi bir durumu da kesinlikle yalan ve iftiradan ibaret olduğu, Müvekkil ... gibi Türkiye'de kanun tarafından belirlenmiş kriterleri sağlayan yerli ve yabancı şirketlerin proje bazlı destek başvuru hakları bulunduğu, müvekkil ... dışında bugüne kadar içlerinde ..., gibi yabancı şirketlerinde olduğu yerli ve yabancı 36 şirketin yatırım yapacağı alanlar ... ilan edildiği, bu bilgilerin aleni bir şekilde Resmi Gazete ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı internet sitesinde yayınlanmasına rağmen davalılar haberde belirtilenler dışında diğer şirketlerden hiç bahsetmeksizin konuyu adeta kamu kaynaklarında soygun yapıldığı içeriği ile haber yaptıklarını, haber salt müvekkillerin kişilik haklarına saldırı amacı ile yayınlandığı tüm bu nedenlerle itibarı zedelenen ve hakarete uğrayan müvekkilin, Davalının gerçeğe aykırı ifadeleri ile kişilik haklı 1.000.000,00- TL, ... için, ... Makina Sanayi ve Ticaret A.Ş için 1.000.000,00-TL olmak üzere toplam 2.000.000,00-TL manevi tazminatın haberin yayınlandığı ... tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsil edilerek ödenmesine, yasal ücreti vekâletin ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olan yazının içinde kelimeler ayrılarak bakılmadığında bir bütün olarak bakıldığında hakaret veya manevi tazminatı gerektiren bir durum olmadığı, Haber ... gazetesi kaynak gösterilerek yapıldığı, haberde, birtakım şirketlere yapılan teşvik ve vergi avantajlarından bahsedildiği, bu konuda iktidar partisinin eleştirildiği, Dava dilekçesine bakıldığında, birtakım şirketlere vergi ve teşvik avantajı verildiği de açıkça görüleceği,
yazının bütününe bakıldığında, endüstri bölgeleri denen uygulamaya eleştirel bir gözle bakıldığı, bu uygulama ile birtakım firmalara ayrıcalıklar tanındığı, bunun da eşitlik ilkesine aykırı bulunduğu görüleceği, bu uygulamada firmalara sağlanan ayrıcalıklar tek tek belirtildiği, dolayısıyla davacıların şahıslarına ve onurlarına yönelik, herhangi bir HAKARET söz konusu olmadığı, habere konu yazıya bakıldığında, ... ve ...’larla ilgili herhangi bir kötülüme olmadığı açıkça görüleceği, daha doğrusu ... ve ...’larla ilgili herhangi bir açıklama olmadığı, Türk Milleti olarak ... ve sihalarla gurur duyduklarını, Basının görevlerinden biri yukarıda belirttiğimiz gibi kamuoyunu aydınlatmak ve bilgilendirdiği, haberle de basın bu görevini yerine getirmeye çalıştığı, kimsenin onur ve şerefine yönelik bir davranışta bulunulmadığı, Davacının istemiş olduğu 2.000.000 TL, fahiş bir miktar olup; Yargıtay’ın manevi tazminat davalarındaki zenginleşme ve fakirleşmeye yol açmamalı kriterine de aykırı olduğu, ... Gazetesi bölgesel yayın yapmakta olan ve zarar eden bir gazete olduğu, Müvekkil şirket ile ilgili vergi kayıtları sunulduğu, Buradan da açıkça görüleceği gibi, sürekli zarar etmekte, fedakarlıkla basın görevini yerine getirmeye çalıştığı, tüm bu nedenlerle Davanın esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini saygıyla vekaleten arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dava; basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: davalı tarafından yayınlanan dava konusu haber içeriğinde davacıların kişilik hakkını zedeleyen içerikler olup olmadığı, yapılan haberin basın özgürlüğü kapsamsında kalıp kalmadığı, davacıların talep ettiği tazminat miktarının yerinde olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşıldı.
Basın özgürlüğü, Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur.
Basın özgürlüğü sınırsız olmayıp yayınlarında Anayasa'nın Temel Hak ve Özgürlükler bölümü ile Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da zorunluluktur.
Basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin çatışan iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerektiği, bunun sonucunda da, daha az üstün olan yararın daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Bunun için temel ölçüt kamu yararıdır. Gerek yazılı ve gerekse görsel basın bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli, haberi verirken özle biçim arasındaki dengeyi de korumalıdır. Yine basın, objektif sınırlar içinde kalmak suretiyle yayın yapmalıdır. O anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından da basın sorumlu tutulmamalıdır.
Somut olayda; davaya konu olan davalı ... Gazetecilik, ... tarihinde https; /www. ...,com-tr/... ... linki üzerinden yayınlanan “.... ...” başlıklı haber içeriğinde ".... .... İktidara yakın şirketlere "..." adı altında kamu arazileri bedelsiz olarak tahsis ediliyor. Her türlü kolaylığın sağlandığı ... ve ... gibi şirketler, vergi ödemeyip bir de teşvik üstüne teşvik alıyor. ..., iktidarı kendisine yakın şirketlere her türlü kolaylığı sağlıyor. Hazine arazileri "..." adı altında bu şirketlere 49 yıllığına tahsis ediliyor. Altyapı ve proje giderleri de kamu bütçesinden karşılanırken ... ve ... gibi şirketler, ruhsat, emlak ve damga vergilerinden muaf tutulurken bir de Cumhurbaşkanı kararıyla ek teşvikler veriliyor. ... ...'nın haberine göre; İktidarın ... ve yandaş şirketlere sağladığı kıyakların sonu gelmiyor. “...” adı altında yandaş şirketlere kamu arazileri bedelsiz olarak tahsis ediliyor, vergi muafiyetinden teşviklere varana dek her türlü “kolaylık” sağlanıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın verilerine göre, ... döneminde toplam 22
bin 519 hektar arazi büyüklüğüne sahip 37 ... kuruldu. Bu 37 endüstri bölgesinin 35'inin ise son 9 yılda içerisinde kurulduğu açıklandı. “...” adı altında yandaş şirketlere Hazine arazileri 49 yıllığına tahsis ediliyor, yurttaşlara ait araziler de devlet eliyle kamulaştırılıyor. Altyapı ve proje giderleri de kamu bütçesinden karşılanırken şirketler ruhsat, emlak ve damga vergilerinden muaf tutuluyor. Tüm bunların üstüne bir de Cumhurbaşkanı kararıyla ek teşvikler veriliyor. HEP BİLİNDİK ŞİRKETLER İktidarın her türlü kıyağı sağladığı, kamu arazilerini bedelsiz olarak tahsis edip vergi almadığı bazı şirketler ise şöyle: ... ... Enerji ...'nin yönetici şirketi Cumhurbaşkanlığı saraylarını inşa edip şehir hastaneleri işleten ... Holding. ... ... Enerji ...'ni ... 'de yer alan ... Holding kurdu. ...'taki ... ... Cumhurbaşkanı ...'ın arkadaşı ... ...'nın sahip olduğu ... Holding'in yönetiminde. ... ... yine ...'den ...'un kontrolünde. ... Özel ... de Cumhurbaşkanı ...'ın yakın arkadaşı ... ... ve ailesinin sahibi olduğu ... Turizm şirketi tarafından işletiliyor. Aynı zamanda yandaş ... gazetesinin de sahibi olan ... ailesi, özelleştirmeler ile devletin fabrikalarını aldı ve ... döneminde köşeyi döndü. İstanbul Özel ... ile de Cumhurbaşkanı ...'ın damadı ... ile ailesinin sahibi olduğu ... .... İstanbul Silivri ... ... İlaç Şirketi tarafından işletilip yönetiliyor. Kıyak sağlanan ... İlaç ...'ın yeğeni ...'a ait. ... Özel ... de yine yandaş ... ailesinin sahibi olduğu
... Motor ve Traktör Şirketi tarafından kuruldu. ...'de bulunan... ... de yine yandaş ... Holding'in yönetiminde. Endüstri bölgesiyle sağlanan kıyaklar: Altyapı masraflarını bakanlık karşılıyor. Devlet, şirketler için yurttaşların arazilerini kamulaştırıyor. Plan ve projeler bakanlıkça onaylanıyor. Ruhsat ve izinler bakanlık tarafından veriliyor, şirketler harç bedeli ödemiyor. Hazine arazileri üzerinde 49 yıllığına tahsis ediliyor. Bölge içerisinde yer alan bütün binalar emlak vergisinden muaf. Damga vergisinden de muaflar. Tüm bunların yanında Cumhurbaşkanı ek teşvikler belirleyebilir." içeriklerine yer verildiği görülmüştür.
Dava konusu haber içeriğinde "Cumhurbaşkanı ...'ın damadı ... ile ailesinin sahibi olduğu ... ..." ifadelerinin kullanıldığı, haber içeriğinde ise endüstri bölgelerinin kurulması ve kimler tarafından kurulduğu belirtilerek, endütstri bölgeleri kapsamında davacıların da aralarında bulunduğu şirketlere teşvik, muafiyet ve ayrıcalıklar tanındığına dair ifadeler yer aldığı anlaşılmaktadır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/786 esas 2021/1862 karar sayılı (davacıları aynı olan ve endüstri bölgeleri ile ilgili yapılmış bir haber dolayısıyla açılmış olan tazminat davasında ilk derece mahkemesince verilen karara ilişkin) ilamında "4737 Sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu' nun amacının yabancı sermayenin ülkeye girişimini sağlamak, bu bölgeler yoluyla ülke ekonomisine katkı sağlayarak ekonomik krizlerin önlenmesine katkı sunmak ve yerli girişimcinin de teşvik edilmesi olduğu herkes tarafından bilinmektedir. Bu amaçla 04/10/2019 tarihli Resmi Gazete ile, ... ilçesinde, ... İlçesinde, ... ilçesinde, ... Merkezde, ... ilinde ve İstanbul Esenyurt ve ... ilçelerinde 6 ayrı ... kurulduğu yayınlanmıştır. Gerçek bu olmasına rağmen bu yönde haber yapılmamış, haber çarpıtılarak devletin taşınmaz mallarının, parasının ve kaynaklarının hukuksuz olarak davacı şirkete aktarıldığı, davacı şirket ve yöneticisi davacı ...' a ayrıcalıkların tanındığı, devletin taşınmazlarının hukuksuz olarak devredildiği algısını oluşturacak şekilde haberleştirildiği yine aynı gün Resmi Gazete'de ilan edilen diğer endüstri bölgeleri üzerinde durulmadan sadece davacı şirket ve ...' ın şahsına yönelik özel düzenleme yapıldığı izlenimi verilerek haber yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu yönüyle gazetede yayınlanan haberin, yayında olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirme amacıyla yapılmadığı görülmektedir. Devletlerin, ülke güvenliği açısından önem verdiği ve katma değeri yüksek teknolojiler üreten şirketlerle ilgili yasal düzenlemeler yapması doğaldır. Davaya konu olan ... şirketi de ülkenin güvenliği için milli savunma alanda ileri teknoloji silah üreten, Milli Savunma Sanayii'ne bir çok ürün veren, yine bir çok analist tarafından savaşta oyun değiştirici olduğu kabul edilen, Türkiye'nin savunması anlamında önemli yeri olan bir şirkettir. Böyle bir şirketin yöneticisinin sosyal konumu ve akrabalık ilişkilerine bakılmaksızın her ülke tarafından özel ... ilan edilmesi en doğal durumdur. Buna rağmen yayına "..." ifadesiyle başlanılarak haber yapılmasında amaç haber vermek değil davacı ... ile ortağı olduğu ... şirketinin itibarına saldırıdır." gerekçelerine yer verilmiştir.
TBK’nın 58. maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalı, sebepsiz zenginleşmeye yol açmamalıdır.
Netice olarak; yukarıda belirtilen emsal istinaf kararı içeriğinde belirtilen hususlar, mahkememiz dosyasına konu olan haber içeriği ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde davacı şirketin savunma sanayine yüksek teknoloji üretim yapan ve Türkiye' nin savunması için önem arzeden kuruluş olduğu, bu gibi şirketler için özel ... ilan edilmesinin doğal olması gerektiği, bu düzenlemeden sadece bu kişilerin yararlanacağı algısı oluşturularak davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu kanaati ile TBK 58. Maddesi kapsamında davacılar lehine ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihi olan 17/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazla talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak düzenlendiği üzere;
- Davanın kısmen kabulü ile,
Davacılar için ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihi olan 17/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
-
Fazla talebin reddine,
-
Dava konusu olup, kabul edilen değer üzerinden alınması gereken 2.732,40 TL harcın önceden davacıdan alınan peşin harç 34.155,00 TL hartan mahsubu ile fazla alınmış olan 31.422,60 TL harcın karar kesinleştikten sonra istek halinde davacılara iadesine,
-
Tarafların zorunlu arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL'NİN (davanın kabul ret oranına göre) 3.136,00 TL'sinin davacılardan 64,00 TL'sinin davalıdan TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
-
Davacı tarafça yapılmış olan toplam posta ve tebligat ücreti 70,00 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre (% 2) 1,40 TL yargılama gideri ve 2.732,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.733,80 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
-
Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğininden karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davacıya ödenmesine,
-
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğininden karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre reddedilen dava değeri üzerinden (AAÜT 10/2 maddesine göre) hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davalıya ödenmesine,
-
Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacılar vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile karar verildi.09/07/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01