SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/416 E. 2024/601 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2015/416

Karar No

2024/601

Karar Tarihi

9 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2015/416 Esas

KARAR NO :2024/601

DAVA:Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)

DAVA TARİHİ:17/04/2015

KARAR TARİHİ:09/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacının ... sicil numaralı “...” adresinde kayıtlı davalı “... ... Ticareti Limited Şirketi'nin hissedarı olduğunu, bu hissedarlığın şirketin kurucusu ve davacının babası ...'ın 16.03.2011 tarihindeki vefatı neticesinde miras yolu ile gerçekleştiğini, dava konusu şirketin aile şirketi olduğunu, yönetiminin uzun yıllardan bu yana davacının kardeşi diğer ortaklardan ... tarafından yönetildiğini, şirketin kurucusu müteveffa ...'ın vefatından önceki 10 yıl süre boyunca demans hastası olarak yaşamını sürdürdüğünü ve bu 10 yıllık süre içerisinde şirketin tüm faaliyetlerinin ... tarafından yürütüldüğünü, ...'ın bu 10 yıllık süre içerisinde kimseye hesap vermeksizin şirketi dilediği gibi yönettiğini, şirket faaliyetlerinden elde ettiği kazanımlarla kendisine ... ... adında başka bir dükkan açtığını, yine bu dönemde ... İlçesinde 3 katlı bir bina satın aldığını ve ailenin tüm sermayesini ve bu sermayeden edindiği kazancı kendi mal varlığına kattığını, ... ... ölümü ile şirket ortağı konumuna gelen davacıya şirket yönetimi ve şirkete ait hesaplar konusunda hiçbir bilgi verilmediğini ve keyfi yönetim anlayışının devam ettiğini, bu durumun önlenebilmesi amacıyla TTK 614. Madde çerçevesinde şirketin mali durumu ile ilgili bilgi alma, inceleme yapma ve ortaklar kurulu toplantısı yapılması taleplerini içeren ihtarnamelerine icabet edilmediğini, bunun üzerine .... Asliye Ticaret Mahkemesinde ... Esas sayılı davası ile davalı şirkete kayyum atanması talebiyle dava ikame edildiğini, davanın yasanın genel uygulaması ve ticari şirketlere müdahalenin sınırlı tutulması görüşü ile reddedildiğini, ancak 2012 yılı itibari ile dağıtılmayan 26.092,009 TL kar payı bulunduğu, aynı şekilde 2012 yılı dahil takip eden yıllara ait kar paylarının da dağıtılmadığı, şirket defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, ...'ın cari hesap alacağından davacının hesabına isabet eden 22.563,00 TL'nin ödenmediği, dava dışı ortak ...'ın nasıl elde edildiği bilinmeyen 472.625,00 TL”'sı gibi yüksek miktarda bir para ile şirketin altın/kredi hesap borcunu ödeyerek şirketten alacaklı duruma geldiği, davalı şirketin özvarlığını sürekli olarak arttırdığı, 2010 yılında şirketin banka hesaplarında yer alan 112.696,00 TL'dan 100.000,00 TL'lik bir kısmın şirket ortağının alacağı tanımı altında dava dışı yönetici ortak ...'a ödendiği hususlarının tespit edildiğini, ...'ın vefatının akabinde dava dışı şirket yöneticisi ve hakim ortak ... ve diğer ortaklar ... ve ...'la davacının arasında çok ciddi boyutlara ulaşan sorunlar yaşanmaya başlandığını, .... Aile Mahkemesinde ... sayılı ilamı ile davacının lehine, ... aleyhine koruma kararı verildiğini, .... Aile Mahkemesinin ....sayılı ilamı ile de bu defa davacının aleyhine ... ve ... lehine koruma kararı verildiğini, .... Sulh CezaMahkemesinde ... Esas sayısı ile görülen dava neticesinde davacı ile diğer şirket ortağı aile mensuplarının birbirlerine karşı olan eylemlerinin cezalandırılmasına karar verildiğini, diğer şirket ortaklarının davacının aleyhine bir arada ortaklaşa yaşadıkları murisleri ...'dan kalan evin izalei şüyu yoluyla satılması için .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını, davanın halen derdest olduğunu, davalı şirketin bir aile şirketi olmasına rağmen davacı ile dava dışı şirket ortakları ve aile mensupları arasında her anlamda birlikte yaşamayı ve çalışmayı imkansız kılan çok ciddi görüş ayrılıkları ve sorunlar mevcut olduğunu, davacının davalı şirketten yasal haklarını almak bir yana şirketin mali durumu ile ilgili en ufak bir bilgiye dahi ulaşamaması ve bu durumun mali ya da idari risklerden de haberdar olmamasına yol açması ve ileri de kendisi için telafisi imkansız zararlar doğurması tehlikesi karşısında mevcut şirket ortaklığının sağlıklı bir şekilde devam etme imkanı ve ihtimali kalmadığını ve davalı şirketten yasal haklarını tahsil ederek ayrılmanın davacı için bir zorunluluk haline geldiğini, dava dışı yönetici hakim ortak ...'ın davalı şirket üzerinde tam bir hakimiyet ve kontrolünün bulunması, şirkete ait defterlerin usulüne uygun tutulmaması ve bilirkişi raporları ile de tespit edildiğinden şirketle yönetici ortak arasında kaynağı belirsiz borçlanma ve geri ödemelerin bulunması gerçeği karşısında TTK'nın 638/2. Maddesi gereğince davacının durumunun teminat altına alınması amacıyla; Davacının haklarının telafisi imkansız şekilde zarar görmemesi ve dava dışı yönetici -ortakların mal kaçırmasını engellemek amacıyla ön inceleme duruşması beklenmeksizin tensip zaptı ile mahallinde keşif kararı verilmesine, şirketin dükkanında keşfen bilirkişi marifeti ile başta altın stoku olmak üzere sayım ve tespit yapılmasına, Şirketin banka hesaplarındaki ve kasalardaki nakdi bilgilerinin müzekkere yoluyla sorulmasına, Şirket defterlerinin davanın başlangıcı itibari ile (ileride yapılacak değişikliklere engel olmak amacıyla) incelenmesine, -Davacının kazanılmış hak kapsamında bulunan 26.092,00 TL kar payı ve hissesine düşen cari alacak payı olan 22.563,00 TL'sı için şirket malvarlığına tedbir konulmasına ve bu yıllara ait kar payı alacağının yasal faiziyle tahsiline, Davacının 2012,2013 ve 2014 yılları alacaklarına mahsuben en az 100.000,00 TL'sı değerinde kar payı alacağını güvence altına almak için şirket malvarlığı üzerine tedbir konulmasına ve bu yıllara ait kar payı alacağının yasal faiziyle tahsiline, Davacının hissesi oranında şirketin başta altın stoku olmak üzere tüm malvarlığına tedbir uygulanmasına, Gerekli görüldüğü taktirde şirkete kayyum atanmasına, Karar verilmesini tedbiren talep ettiklerini, beyan ve iddialar ile yargılamada kanıtlanacak bulgular çerçevesinde davanın kabulü ile davacının ortaklıktan çıkarılmasına ve yasal hakkının ödenmesine, ön inceleme duruşması beklenmeksizin tensip zaptı ile TTK 638/2 madde uyarınca davacının haklarını koruyacak şekilde talepleri çerçevesinde önlemler alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin hazırlamış olduğu dilekçe ile farklı hukuki temellere ilişkin taleplerini yasaya aykırı bir şekilde tek bir dilekçe ile talep ettiğini, davacı vekilinin esasen davalı şirketten ayrılmayı talep ettiğini, ayrılma talebi ile birlikte talep edilen yasal hakkın bedelinin tam ve net olarak belirlenmediğini, davacının sahip olduğu sermaye payı ve bedelinin belli olup, talebin en fazla bu miktar kadar olabileceğini, ancak davacının söz konusu miktarı belirtmediğini ve bu yönü ile dava dilekçesinde bulunması gereken zorunlu unsurun ihtiva edilmediğini, bu minvalde 6100 Sayılı Kanunun 119 uncu maddesinin d bendi gereğince zorunlu olarak bulunması gereken “Davanın konusu ve malvarlığına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri” şartının ihtiva edilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, söz edilen usul itirazları dışında dava dilekçesinde TTK madde 638/2 hükmü uyarınca şirketten ayrılmanın talep edilmiş olması yanında dilekçe muhtevasında dağıtılmayan kar payları gibi dava konusu hukuki dayanak ile uyuşmayan taleplere de yer verildiğini, davacı yanın HMK 119/8 hükmü gereğince “Açık bir şekilde talep sonucu”nu belirtmediğini, bu nedenle davacı vekilinin talebinin ne olduğunun açık ve net bir şekilde yasal dayanakları ile belirtilmesi ile mecburiyeti hasıl olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen ortaklığın çekilmez hale gelmesine davacının sebebiyet verdiğini, davalı şirketin diğer ortakları ve aynı zamanda kardeşleri olan dava dışı kişilere ağır hakaretler ettiğini, bununla yetinmeyerek zarar verme kastı ile her türlü fiilde bulunduğunu ve ceza konusunda dahi olaylar sergilediğini, ortaklığın birlikte yönetilmesinin imkansızlaşması halinin doğru olup, bu halin oluşmasında davalı şirketin bir kusuru bulunmadığını, davacı yanın kendi kusur ve fiilleri neticesinde vuku bulan halden davalı şirketin bir kusuru bulunmadığını, davacı yanın davalı firmadan ayrılma isteğini usulüne uygun hiçbir zaman taraflarına bildirmediğini, ayrıca pay sahipliği nedeniyle sahip olduğu yönetim hakkını da kötüye kullanmak saiki ile hareket ettiğini, bu ve yasal zorunluluklar nedeni ile davalı firma yönetiminin ...'a verildiğini, dava dışı ...'ın gerçekleştirmiş olduğu işlemlerin usulsüz olduğunun iddia edilmesi huzurdaki davanın konusunu teşkil etmediğini, söz konusu tarafin taraf ehliyeti başka olan yasal dayanakları farklı olan bir başka davanın konusunu teşkil ettiğini, bu nedenle davacı yanın kaynağı belli olmayan paranın şirkete sokulduğu, şirketin usulsüz olarak yönetildiği iddialarının gerçeği yansıtmadığı gibi huzurdaki davanın inceleme konusunu da teşkil etmediğini, kabul anlamına gelmemek ile birlikte davalı firma nezdinde gerçekleştirilmiş olan tüm işlemlerin yasal mevzuat çerçevesinde hukuka uygun şekilde yerine getirildiğini belirtmek istediklerini, muhasebe kayıtlarının incelenmesinden yönetimin tam ve usulüne uygun olduğu, dava dışı ...'ın kendi şirketini satarak bedelini baba yadigarı şirketi kurtarmak için yatırdığı ve büyük özveri ile çalıştığının belirleneceğini, davacı yanın haksız talepleri ile çalışmakta olan davalı firmanın işlemez hale gelmesini ve kötü niyetlerinin aracı olarak tedbir talebinde bulunduğunu, davacı yan tarafından kayyum atanması için açılan davanın daha önce reddedildiğini, davacı yanın kesinleşen bir karar ile reddedilmiş olan talebini hukuka aykırı bir usul ile yeniden talep etme yoluna gittiğini, davalı tarafından da söz konusu ortaklığın devamına ilişkin olarak ciddi çekincelerin bulunması muvacehesinde dava konusu şirketten ayrılma hususuna ilişkin olarak taraflar arasında gerekli görüşmelerin yapılması için uzlaşma hususunda taraflarına süre verilmesini talep ve beyan etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Mahkememizde görülen dava, davacının haklı nedenle ortaklıktan çıkması ve ayrılma akçesinin ödenmesine ilişkindir.

Davacı tanığı ... ... 15.06.2017 tarihli celsede; “Ren davacının amcasıyım, davacı da davalı şirkete ortaktır ancak kendisini şirkete almıyorlar ve para ödemiyorlarmış, ben sadece davacı ile görüşüyorum, şirket diğer ortakları ile 15-20 yıldan beri görüşmüyorum, en son kardeşim vefat ettiğinde 2011 yılında taziyede görüştük, davacının hiçbir yerden geliri yoktur, birçok yerden borç almış, en son ben kendisine maddi olarak destek oldum, şirkette yaklaşık 80 kilo kadar altın vardı, bu altınların kimin tarafından kullanıldığını bilmiyorum, yine ben tarafların babasının sağlığında 35 kilo altın vermiştim, bunun da ne şekilde kullanıldığını bilmiyorum, ben davacıya şirket ortaklığı nedeniyle para vermediklerini davacıdan duydum, diğer ortaklar ile görüşmediğim için onlardan herhangi bir şey duymadım, davacı ortak olmasına rağmen kendisine pay verilmediği için ortaklıktan çıkmak istiyor çünkü geçimini sağlayacak herhangi bir geliri yoktur” demiştir.

Davalı tanığı ... 15.06.2017 tarihli celsede; “Ben 18 yıldan beri davalı şirkette çalışıyorum, halen de çalışmaya devam ediyorum, tezgahtarım, davacı diğer ortaklar ile aralarında bulunan sorunlar nedeniyle şirkete hiç gelip gitmiyor ancak evinin bütün giderleri, özel sağlık sigortası, bağkur ödemeleri şirket tarafından karşılanıyor, benim aracılığım ile davacıya gönderilmiş herhangi bir para yoktur, yaklaşık 3 yıldan beri davacı gelip gitmediği için kendisini hiç görmedim, daha öncesinde ise evde tartışmalar yaşadıklarını duydum fakat şahit olmadım” demiştir.

Davacı tanığı ... 05.10.2017 tarihli celsede “ben tarafları davacının babası ... sağ iken küçüklüklerinden itibaren tanıyorum, davacı ve kardeşleri çocuklarımdan öteydi, babası sağ iken demans hastalığına yakalanmıştı, bu nedenle bakımını yapmamak için huzur evine yatırdılar, bu nedenle ben kendilerine kızdığımı cemiyet içerisinde çok kez söyledim, bunun üzerine ...'i eve almaya karar verdiler, davacı babasının bakımı ile ilgileniyordu, eve geldikten sonra bir süre beni eve hiç davet etmediler, görmek istememe rağmen bir süre görüştürmediler, bir süre sonra bir gün davacı babamı görmeye gelebilirsin dedi, bunun üzerine eve gittiğimde küçük bir odada davacının babası ile ilgilenmeye çalıştığına şahit oldum, davacı ile konuştuğumda maddi olarak zor durumda olduğunu, kendisine haftalık olarak sadece 150,00 TL harçlık verdiklerini, babasının hastalığı nedeniyle vesayet davasında kendisine şahit olup olamayacağımı sordu, vasi olarak atanır ise babasının ihtiyaçlarını karşılayabileceğini söyledi, bu görüşmeden bir gün sonra davacının kardeşi ... bana telefon ederek sinkaflı şekilde konuştu, bunun üzerine çocukluğundan beri tanıdığım için bir araya gelerek konuşup halletme teklifinde bulundum, ancak olumlu bir dönüş olmadı, davacıya maddi olarak zor durumda olduğu için yardım edebileceğimi söyledim, kendisine iş yerine şahitlerin huzurunda 5.000,00 TL nakit verdim ve sonrasında da bir çok kez yardımlarda bulundum, miktarını hatırlamıyorum ancak 15.000,00 TL'nin üzerindedir, ayrıca ... ile yukarıda anlattığım telefon görüşmesinden çok daha öncesinde dükkana gidip geldiğinde ve konuştuğumuz sırada ...'dan şikayet ediyordu ve onu akıl hastanesine yatıracağım diyordu, bu kapsamda davacı hakkında akıl hastası olduğu yönünde bir çok rapor alındı, ancak bu yönde bir rahatsızlığı olmadığı alınan raporlar ile tespit edildi, taraflar arasında husumet belirttiğim gibi davacının babasının hastalığı sonrasında mal paylaşımından kaynaklıdır, benim düşüncem ve görüp hissettiklerim bu yöndedir, babası yaşadığı dönemde ...'i korumak için yanına işe aldı ve dükkanın yarı hissesini ...'in üzerine yaptı, aksi halde ...'in dükkana gelmeyeceğini düşünüyordu, bu şekilde ... dükkanda çalışmaya başladı, ben 1980-1995 yılları arasında üç tane ticari taksi aldım, bunların hepsini almadan önce ... bana taksilerin tamamının bedelini altın olarak verdi, ben de tamamının bedelini ödedim, yine ...'in kardeşi ...'a 30 kilo altın borç verdi, ... uzun bir süre içerisinde borcunu ödedi, yine kardeşi ...'a 7 kilo altın borç verdi, bu borçları verdiği sıralarda dükkanın içerisinde ürünlerde azalma olmuyordu çünkü kasalarda da kilolarca altın ve dolar vardı, ...'in vefatından önce davacıya ödenen 150,00 TL, ... Ağabeyin vefatından sonra kesildi, davacıya ödenen herhangi bir pay yoktur, davacıyı 1,5 yıldır görmüyordum, dükkana alıp almadıklarını bilmiyorum, dükkanın tüm işlerini ... yürütmektedir, bu süreçte dükkanı aşırı lüks bir şekilde dizayn etti, bu nedenle yüklü bir miktar para harcadı, bu arada babasının vefatından önce yine babasının sahip olduğu Mercedes marka aracı satarak kendi adına yine Mercedes marka lüks bir araç satın aldı, babasının vefatından sonra İzmir'de lüks bir restaurant açtı, işletemeyerek kapattığını duydum, yani ... şirkete ait gelirleri kendi isteğine göre savurgan bir şekilde harcıyordu, ben dükkanın bugüne kadar ayakta kalabilmiş olmasına hayret ediyorum, dükkanda benim bildiğim kadarıyla en az 50 kilo altın vardır, bu miktar 100 kiloda olabilir, net olarak bilemiyorum, ayrıca TL ve döviz cinsi paralar da vardı, miktarlarını bilmiyorum.” demiştir.

Taraflarca sunulan bilgi ve belgeler, mahkememizce celp edilen bilgi ve belgeler hep birlikte değerlendirilmiş, dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilerek dosya kapsamında rapor aldırılmasına karar verilmiştir.

Mahkememize sunulan 07/10/2019 tarihli bilirkişi heyeti raporundan özetle; Davalı şirketin hiç kâr payı dağıtım kararı almadığı ve bu yönde de herhangi bir önerinin bulunmadığı, ortaklar arasında ceza davaları da dahi bir çok davaların bulunması sonucu husumet de oluştuğu hususları dikkate alındığında; davacı açısından haklı sebeple çıkma şartının gerçekleştiği, b) Davacının ayrılma payının esas sermaye payının gerçek değerine uygun olarak belirlenmesi gerektiği, bu değerin "bilanço değeri"nden az olamayacağı, c) Ayrılma payı belirlenirken ayrıca şirket öz varlığının hüküm tarihine en yakın tarihteki rayiç değeri üzerinden hesaplanması gerektiği, d) Davalı şirketin sermayesinin 30.000,00 TL olup tamamının ödendiği, ... ... sermaye tutarının 15.000,00 TL olduğu, davacının babasının vefatı ile bu sermayenin %12,5 oranına karşılık gelen 3.750,00 TL, sermaye ile davalı firmaya ortak olabileceği, dava tarihinden sonra kesinleşen ilk bilançonun 31.12.2015 tarihli bilanço olduğu, 31.12.2015 tarihli bilançodaki 159.798,04 TL Özkaynaklar tutarından 5.121,55 TL yasal yedeklerin tenzili sonrası 154.676,49 TL tutarın %12,5 oranı olan 19.334,56 TL tutarın ayrılma akçesi olarak hesap edildiği, e)Ancak hesaplanan bu değerin kaydi değer olduğu, davalı şirketin “kuyumculuk” sektöründe faaliyette bulunan bir şirket olması nedeniyle, faaliyet konusu dikkate alınarak şirketin sahip olduğu stoklar üzerinde bir inceleme yapılması ve incelenen stokların güncel değeri tespit edilerek davacının çıkma payının belirlenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Mahkememizin 09/12/2019 tarihli duruşma ara kararı gereğince ''daha önceki bilirkişi heyetine sektör bilirkişisi kuyumcu bir bilirkişi eklenmek suretiyle yerinde stok sayımı yapılmak ve bulunduğu yer çevresinde kuyumcu olup olmadığı v.s hususları da tutanağa bağlanmak suretiyle keşif sonrasında daha önce alınan rapora tarafların sunduğu itirazların da tek tek değerlendirilerek varsa stok miktarı dikkate alınarak ve yine stok bulunmaması halinde veya bulunan stokun şirketin geçmişinden bu güne ve dosyada mevcut diğer imzalık davacının ortak olmasına vesile olan murisi ... ile kardeşi ... arasındaki altın alışverişine ilişkin yazılı belgeler ve dinlenen tanık beyanları da dikkate alınarak terditli şekilde emsal dikkate alınarak ayrıca stokta olması gereken değer üzerinden de terditli hesaplama yapılarak ve tüm itirazlar her biri kendi adı ve sıra numarası altında tek tek değerlendirilmek suretiyle detaylı, gerekçeli denetime elverişli rapor alınmasına'' karar verildiği görüldü.

Mahkememize sunulan 24/08/2020 tarihli bilirkişi heyeti raporundan özetle; Altın fiyatları gün içerisinde değişiklik göstermekte olup, geçmiş günlerdeki altın fiyatları gün içerisindeki ortalama fiyat alınarak belirlendiği, Dava tarihi olan 17/04/2015 tarihinde 24 ayar gram altının Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın vermiş olduğu günlük kur fiyatı: 103,03 TL olduğu, Keşif tarihi olan 17/01/2020 tarihinde 24 ayar gram altının Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın vermiş olduğu günlük kur fiyatı: 292.62 TL olduğu, Raporun değerlendirme kısmında açıklandığı üzere, 17/01/2020 tarihinde yapılan keşif esnasında davalı şirketin stoklarında mevcut olan altın miktarının 24 ayar altın cinsinden karşılığının 3.628,08 gram 24 ayar altına tekamül ettiğinin tespit edildiği, aşağıdaki tabloda takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere tespit edilen miktarın dava tarihi ve keşif tarihi itibari ile TL karşılıkları ayrı ayrı fiyatlandırıldığı, Tespit edilen mevcut altın stokunun dava tarihi itibariyle TL karşılığının; 3,628,08 gram x 103,03 TL= 373,801,08 TL (Üç Yüz Yetmiş Üç Bin Sekiz Yüz Bir TL Sekiz Kuruş) Tespit edilen mevcut altın stokunun keşif tarihi itibariyle TL karşılığının; 3.628,08 gram x 292,62 TL= 1.061.648,76 TL (Bir Milyon Altmış Bir Bin Altı Yüz Kırk Sekiz TL Yetmiş Altı Krş.) olduğu, Bilirkişi heyetinin hazırlamış olduğu raporda resmi kayıtlara göre her ne kadar davalı şirketin 2015 yılında 159.798,04 TL öz kaynağına sahip olduğu görülmüş olsa da, yapılan değerlendirme sonucunda mevcuttaki altının dava tarihi itibariyle 17/04/2015 tarihinde 373.801,08 TL olduğu, Keşif tarihi itibariyle 17/01/2020 tarihinde de 1.061.648,76 TL olduğunun tespit edildiği, ” Sayın Mahkeme talep eder ise davalı şirketin stoklarında bulunan altınların işçilik bedellerini dâhil edilmeden hesapladığımızda karşımıza çıkan 24 ayar altın miktarı; 2.900,64 gram olduğu, 2.900,64 gram altının 17/04/2015 tarihi itibariyle fiyatının, 298.852,93 TL (İki üz Doksan Sekiz Bin Sekiz Yüz Elli İki TL. Doksan Üç Kr) 2.900,64 gram altının 17/01/2020 tarihi itibariyle de fiyatının, 848.785,27 TL olduğu kanaatine varılmıştır.

Mahkememizin 18/10/2021 tarihli duruşma ara kararı gereğince dosyanın bilirkişilere yeniden tevdii edilerek, taraf vekillerinin ek rapora karşı beyan ve itirazları, ek rapor sonrası dosyaya temin edilen belgeler de gözetilerek, ikinci ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verildiği görüldü.

Mahkememize sunulan 13/03/2022 tarihli bilirkişi heyeti ek raporundan özetle; Tüm dosya kapsamı yeni beyan ve sunulan belgelerin incelenmesi ile önceki raporlardan farklı bir sonuca ulaşamadığı, önceki raporda 31.12.2015 tarihli bilançoya göre hesaplanan 19.334,56 TL tutar ayrılma akçesi geçerli olmakla beraber ayrıca Sayın Mahkeme’ye seçenekli olarak en son kesinleşen 31.12.2020 tarihli bilançoya göre ayrılma akçesi 45.328,15 TL olarak hesaplanmıştır.

Mahkememizin 13/09/2022 tarihli ara kararı gereğince Dosyanın SMMM ... ve işletme /muhasebe akademisyen ...'dan oluşan bilirkişi heyetine tevdii edilmesine karar verildiği görüldü.

Mahkememize sunulan 09/08/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporundan özetle; 2014 tarihli bilirkişi raporunda, şirketin 05.08.2011 tarihinde 10.220 kg altın karşılığı 477.600 TL tutarında kredi kullanarak 24 ayar altın aldığının yazıldığının görüldüğü, 2010 yılsonu stoklarının 225.956,86 TL, 2011 yılsonunun ise 694.895,15 TL olduğu 468.938,29 TL tutarında stok artışının olduğu görüldüğü, Şirketin bilanço ve gelir tabloları incelendiğinde 2007-2015 mevcut mali yapıda satış rakamlarında, karlılık rakamlarında çok önemli farklar oluşmadığı, şirketin öz varlığını korumaya devam ettiği, 10.220 kg altın karşılığı 24 ayar altın alınarak 2011 yılı borçlanmanın sebebinin stok kalemlerine dönüştüğü tespit edilmiştir.

Mahkememizin 22/03/2024 tarihli duruşma ara kararı gereğince ;dosyanın daha önceki raporlarda yer alan bilirkişiler ...'e yeniden tevdine karar verildiği görüldü.

Mahkememize sunulan 30.05.2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporundan özetle; Önceki raporlarda 31.12.2015 tarihli bilançoya göre hesaplanan 19.334,56 TL tutar ayrılma akçesi ile 31.12.2020 tarihli bilançoya göre 45.328,15 TL olarak hesaplanan ayrılma akçesi geçerli olmakla beraber, Rapor tarihi itibariyle en son 06.05.2024 tarihinde ibraz edilen 31.12.2023 tarihli bilançoya göre davacının talep ettiği ayrılma akçesi tutarı; Yasal mevzut gereği 2023 yılı bilançolarında enflasyon düzeltmesi kayıtları yapılması zorunluluğu nedeni ile davalı şirketin ödenmiş sermaye tutarı 498.442,47 TL olarak kabul edilerek, 2023 yılı bilançosunda Öz kaynaklar toplamı 1.065.455,26 TL olup bu tutardan 42.731,45 TL yasal yedeklerin tenzili sonrası 1.022.723,81 TL tutarın davalının % 12,5 ortaklık oranı ile 127.840,76 TL tutar ayrılma akçesi olarak hesap edilmiştir.

Netice olarak mahkememizce yapılan değerlendirmede;

Davalı ...'nin ortaklık yapısının incelenmesinde,davalı şirketin 26.01.1998 tarihinde kurulduğu, 30.000,00 TL sermayeye sahip olduğu, “...” adresinde kurulu olduğu, şirket ortaklarının ... ile ... olduğu, en son tescil tarihinin 25.06.2007 olduğu, .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına göre 12.04.2011 tarihli “Mirsaçılık Belgesi İstemli” davanın 27.04.2011 tarihinde ... karar no ile karara bağlandığı, davacının dosyamız davacısı ... olduğu, muris ...'ın mirasçılarını gösterir verasat belgesi verilmesini talep ettiği, ...'ın 16.03.2011 tarihinde evli ve çocuklu olarak vefatı ile geriye mirasçı olarak eşi ... ve müşterek çocukları ..., ... ve ...'ın kaldığı gelen nüfus kayıtları ve dosya içeriğinden anlaşıldığı, verilen karar ile muris ...'ın miras meselesinin 4 pay kabul edilerek; 1 pay eşi ...'a, 1 pay kızı ...'a, 1 pay kızı ...'a, 1 pay oğlu ...'a ait olduğunun belirlendiği görülmüştür.

Dava ve karşı dava birlikte değerlendirildiğinde limited şirketler açısından ortaklıktan çıkma ve çıkarılma koşullarıın oluşup oluşmadığının incelenmesi gerekmektedir.

TTK m.638 maddesine göre;

"1.Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir.

  1. Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir"

TTK'nin 640. maddesinin 3. Fıkrası ile, limited şirketlerde esas sermayenin yansından fazlasına sahip bulunan ortakların mutlak ekseriyeti tarafından muvafakat edilmek şartıyla limİtcd şirketin, muhik (haklı) sebeplerden dolayı bir ortağın şirketten çıkarılmasını mahkemeden isteyebileceği hüküm altına alınmıştır.

Mahkememiz dosyasının davacısının davalı şirketin ortağı olup, ancak hali hazırda şirkette herhangi bir idare ve temsil yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır.

Limited şirketlere ait kısımda yer alan 638. maddedeki çıkma talebinin haklı bir sebebe dayanması gerekmektedir. Ancak anılan yasa maddesinde haklı nedenler sayılmadığı gibi, davalı şirket ana sözleşmesinde de bu husus düzenlenmediğinden, haklı nedenlerin varlığının hakim tarafından değerlendirilerek geçerli olup olmayacağı belirlenecektir.

Davalı şirketin hiç kâr payı dağıtım kararı almadığı, ceza davaları da dahil bir çok davaların bulunması sonucu husumet oluştuğu, tarafların dava sürecindeki beyanları dikkate alındığında; davacı açısından haklı sebeple çıkma koşulunun oluştuğu kanaatine varılmıştır.

Nihai olarak; raporlarda da yer verildiği üzere şahıs yönü ağır basan şirketin ortakları arasında aynı amaç için çalışma azmi kalmadığı, karşılıklı beyanlar dikkate alındığında ortaklığı birlikte devam ettirmelerin mümkün olmadığı, davacının şirketten çıkması noktasında iradelerin uyuştuğu anlaşılmakta olup, davacı tarafın ortaklıktan çıkmaya yönelik davası kabul edilmiştir. Bu durumda TTK md 641 hükmü dikkate alındığında her durumda (ortağın çıkması veya ortaklıktan çıkartılması) sermaye payının gerçek değerine uygun bir ayrılma akçesine hak kazanacağından, bilirkişilerce sunulmuş olan en son raporda yer alan ve mahkememizce de uygun görülen 127.840,76 TL çıkma payının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Davacı vekili, bankadan altın kredisi çekildiğini ve bu kredi de dikkate alınarak şirketin faaliyeti gereği keşifte belirlenen altın miktarından daha fazla altın olduğunu/olması gerektiğini ileri sürerek, bu kapsamda 2.197,64 gram 24 ayar altın karşılığı 5.516.076,00 TL ayrılma akçesinin ödenmesini talep etmiş ise de, dosya içeriği ve bilirkişi raporları, ayrılma akçesinin hesabının nasıl yapılacağına dair yasal mevzuat ile birlikte bir bütün halinde değerlendirildiğinde bahsi geçen altın miktarına ilişkin ticari defter ve kayıtlara/ bilançolara yansıyan bir kayıt tespiti yapılamadığından, talepleri mahkememizce kabul görememiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak düzenlendiği üzere;

  1. Davanın kabulü ile davacı ...'ın davalı şirket ortaklığından haklı nedenle çıkmasına,

  2. Davacı için çıkma payı olarak 127.840,76 TL'nin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,

  3. Alınması gerekli 8.732,80 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 27,70 TL ile tamamlama harcı 3.153,00 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 5.552,10 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

  4. Davacı tarafça başlangıçta yapılan 132,49 TL toplam harç ile yargılama aşamasında yapılan tebligat, posta ücreti 950,30 TL ve bilirkişi ücreti 11.950,00 TL olmak üzere toplam 12.900,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

  5. Davacı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 20.454,40 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

  6. Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,

Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile karar verildi. 09/07/2024

Başkan ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Katip ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

gerçekleştiğini,raporlarıdurumuhesabınaettiğini,toplantısımarifetitedbirendükkanhaberdarborcunugerçeğikararı...'a2012,2013ulaşamamasıolmakdavalıdurumununimkansızzorunlulukaileninyıllarıaltıngörüşşüyuolarakLimitedkayyumdurumunHukukedenmevcutsatınhastasıuygulanmasına,almakbulunduğu,lehine,babasıEsasmahallindefaaliyetlerindenyapılmasına,dava-Davacınınzararlaritibaridefterlerininyaşamayıaldığınıöncekianlayışınınbirliktetedbir2010dükkanında...Esasbulunması,dosyasıdurumaortağıözvarlığınıhesapgeldiğini,sicilözetle;DavacınınkonumunaAiletalepKararederekdavacınınverilmesine,ödeyerekmalikendisineödenmediği,taktirdeatanmasına,alacakkazanılmış...'ladeğerindealacağınıengelalınmasınaengellemekbeklenmeksizinancakyapılmasıgörülenaltın/krediortaklarıusulünediğerreddedildiğini,enyoluiçinüzerinegeribeyankasalardakidilediğiyeretmedavacıhakimiyetalacağındandağıtılmayandüşendeğişikliklereçalışmayıbaşkaTL'ninyıllardantalebiyleTicaretİlçesindesağlıklısatılmasıhissedarıbulunanyaşamını.......hissedarlığınŞirket...'dantutulmamasıhakimSulhalankoruyacakgibiMahkemesi'ninolduğunu,süreklidilekçesindeamacıylatalepleriniyineilamıyoladresindeönlemlerlehineaçmasıgelenedilmediğini,olmasınavermeksizinhesaplarbulunmasıkazanımlarla112.696,00kanıtlanacakçokölümü472.625,00kapsamındasayımkontrolününmüzekkeremalvarlığıisabetyaşadıklarıtahsilaçtıklarını,tutulmadığı,aitŞirketi'ninrağmen3takipolan22.563,00Davacınınşirket638/2.hesaplarındakialtındaaile2012yanadavacıyaikameödemelerinaztarafındanhalineCezaMahkemesindeatanmasıveuygunbilgimensuplarınıngereğincesürdürdüğünübaşlandığını,şirketletaleplerisınırlıdevam638/2ortaklığınınşirketietmiştir.üzerindeboyutlaraimkanıbinatümizalei“...”zararverilmediğiniuyarıncayargılamadaTL'sıkalanmiktardaboyuncapaylarınınortağınınönTTKortaklıktanTL”'sıkonusuaynıAsliyebilgiyeborçlanmadahilhususlarınınkonusundakaynağıedindiğigeneltelafisihesaplarındahalenyönetimininyılıbankaolmamasınakayıtlı614.maddekonulmasınadefanakdimurislerieylemlerinindağıtılmadığı,tensiparasındaeldeayrılıklarıayrılmanınalacaklarınahakdemanskeşifbununşekildealacağınınkendiarttırdığı,yapılacakciddi16.03.2011cezalandırılmasınakararüzerebilgilerininbirtamneticesindesüreiddialarkısmınkazancıyasalyönetildiğini,TicaretihakkınınTLbaşlangıcıkurucusuincelenmesine,100.000,00aleyhinemahsubenmensuplarıdavasıalma,sorulmasına,vefatınıncevapderdestdoğurmasıparaönlenebilmesiidarigörüşüödenmesine,...'ınşirketinyönetimileri26.092,00bilirkişiheriçerisindeödendiğişirketlereyasayısıbuvarlığınavefatıMahkemesindealacaklımalvarlığınaihtarnamelerineyıllıkedildiğini,katlınasılvekiliDavacıedildiğitehlikesiortaklaşaulaşandönemdeGereklikendisimüteveffaticarihiçbiredildiğindenyoluylakattığını,“...defterlerinicabetdekurulumalverildiğini,kaçırmasınıgörmemesiverilmesininumaralıaltınakorumakarşıkeyfişirketearadayöneticisişirkettenTTK'nıntutulmasıyükseksayılıbaştaMaddeMaddesiyılındakarşısındaTL'danakabindemüdahaleninfaiziyleTL'likyönetimiaçtığını,oranındaettiğisermayedenkardeşiMahkemesinindışı26.092,009tahsiline,keşfendahimirasistanbulamacıyla)stokufaaliyetlerininteminatortaklarettiklerini,yapmaiçerenuygulamasıtanımı10risklerdengörüldüğüortaklarınınyönettiğini,Şirketincaribulgulartespitortakbelirsizilgilikılanyürütüldüğünü,haklarınınufakyaşanmayauzunbirbirlerinesorunlaryıllarageldiği,hissesigüvenceyasanındavanınvefatındankalmadığını-ortaklarıntarihindeki....sayılı2014adındaçerçevesindezaptıkimseyeçıkarılmasınayılileortaklardanpayıyöneticiincelemeduruşmasısermayesinihaklarınıbilinmeyen(ilerideamacıyla;anlamdahissesinekabulüalacağıihtimalidakaralınmasıevin

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim