İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/226 E. 2024/591 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/226
2024/591
5 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/226 Esas
KARAR NO :2024/591
DAVA TARİHİ:05/04/2024
KARAR TARİHİ:05/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili pay sahibi olduğu aile şirketi niteliğindeki davalı şirket'in anne, iki kız ve kuzenlerden oluşan 6 pay sahibi olduğunu, davalı şirket olağan genel kurul toplantısında hissedarların sahip olduğu payların itibari değeri durumu görüldüğü, davalı şirkette pay sahipleri ... ile ... arasında yakın tarihte usulsüz bir pay devri yapıldığı ve bu pay devrinin de davalı şirketin Ana sözleşmesine aykırı şekilde fiillen 3 kişilik yönetim kurulu tarafından onaylanması gerektiği yerde usulsüz tek üye tarafından onaylandığı, şirketin pay defterinde usulsüz kaydedildiği, 04/03/2024 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısından 1 gün önce 2023 yılı yönetim kurul faaliyet raporu ile gerçekleştiğini öğrendiği davalı şirketin pay sahipleri olan ve birlikte hareket eden ...'e yapılan usulsüz ve haksız hisse devrinin, fiilen tek başına yönetim kurul olan ...' in kararı ile davalı şirket pay defterine usulsüz şekilde işlendiğini öğrendiğini, bu pay devrine onay verilmesine ilişkin alınan usulsüz ve geçersiz Yönetim Kurulu kararının yoklukla malul olduğunun tespitini, ... arasında yapılan pay devrinin onaylanmasına ilişkin Yönetim Kurulu Kararı'nın batıllığının tespitini, pay defterinin düzeltilerek ... arasında yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: dava konusu hisse devri başka iki ortak arasında olduğunu, davacının bu devirle ilgili dava açmakta hukuki yararı ve aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, anonim şirketlerde tek kişilik yönetim kurulu yasal olduğunu, kaldı ki bu hususun taraflar arasında geçerli hisse devrinde 3. Şahıslara bir talep hakkı vermesi sözkonusu olmadığını, dolayısıyla devrin geçerliliğini etkileyen bir sebep olmadığı gibi, yukarıda belirtildiği üzere davacıyı ilgilendiren bir husus ve kendisinin aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, bu nedenlerle haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava dilekçesi ile davacı tarafın; davalı Şirket'in pay sahipleri ... arasında yapılan pay devrinin onaylanmasına ilişkin fiilen tek üye ... tarafından alınan Yönetim Kurulu Kararı'nın yoklukla malul olduğunun tespitine, aksi halde terditli olarak ... arasında yapılan pay devrinin onaylanmasına ilişkin Yönetim kurulu Kararı'nın batıl olduğunun tespitine, pay defterinin düzeltilerek ... arasında yapılan pay devri işleminin düzeltilmesine ve sicilde tesciline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı tarafın cevap dilekçesinde; davacının bu davayı açmakta hukuki yararı ve aktif husumet ehliyeti olmadığını, devrin geçerliliğini etkileyen bir durum olmadığını belirterek davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının hukuki yararı ve aktif husumet ehliyeti olup olmadığı, davalı şirketin tek kişiden oluşan yönetim kurulunun esas sözleşme ve mevzuata uygun olup olmadığı, Davalı Şirket'in pay sahipleri ... arasında yapılan pay devrinin onaylanmasına ilişkin fiilen tek üye ... tarafından alınan dava konusu Yönetim Kurulu Kararı'nın yoklukla malul olup olmadığı, terditli olarak Yönetim kurulu Kararı'nın batıl olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davalısı mahkememiz dosyasının davalısı olan bir dosya ile ilgili olarak Yargıtay 11 HD'nin 2022/5082 esas 2024/1708 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 6102 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinde, anonim şirketin, esas sözleşmeyle atanmış veya genel kurul tarafından seçilmiş, bir veya daha fazla kişiden oluşan yönetim kurulunun bulunacağı hükmüne yer verilerek, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 312 nci maddesinde yer alan yönetim kurulunun en az üç kişiden oluşmasına ilişkin düzenlemesi terk edilerek anılan kurulun tek kişiden oluşmasına olanak tanındığı, yine, 6102 sayılı Kanun'un 421 inci maddesinin birinci fıkrasında, sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde, ana sözleşmeyi değiştiren kararların, şirket sermayesinin en az yarısının temsil edildiği genel kurulda, toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğu ile alınacağı, ilk toplantıda öngörülen toplantı nisabının sağlanamaması durumunda ise en geç bir ay içinde şirket sermayesinin en az üçte birinin temsili ile ikinci bir toplantının yapılabileceği şeklinde genel kural ortaya konulduktan sonra maddenin diğer fıkralarında özellikli bazı durumların gösterildiği, yönetim kurulu üye sayısının üç kişiden bir kişiye indirilmesine ilişkin esas sözleşme değişikliğinin nitelikli karar nisabı gerektiren durumlardan olmadığı, bu itibarla yönetim kurulunun tek kişiden oluşmasında kanuna ve esas sözleşmeye bir aykırılık bulunmadığı kanaati ile davacı tarafın tek kişilik yönetim kurulu tarafından alınan kararın bu gerekçe ile batıl olduğuna dair açtığı davasının reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın reddine,
-
Harç alınmış olmakla, yeniden alınmasına yer olmadığına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 05/07/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01