İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1013 E. 2024/572 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1013
2024/572
2 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:... Esas
KARAR NO:2024/572
DAVA:Alacak
DAVA TARİHİ:18/10/2016
KARAR TARİHİ:02/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde: Av. ... tarafından ... Hizm. Kur. Dağ. Taş. İnş. Yatırım San. ve Tic. Ltd. Şti./... ... ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. Ortaklığı ile müvekkili şirket aleyhine dava dışı ... vekili olarak .... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden çeşitli işçilik alacaklarının tahsili talebiyle açılan davada 11/11/2009 tarihli ve 2009/840 Karar sayılı davanın kabulüne karar verildiğini, iş bu karara karşı yaptıkları temyiz başvuru incelemesi sonucunda Yargıtay 9. Hukuk dairesinin ... Esas ve ... Karar sayılı ve 26/09/2013 tarihli onama kararı verildiğini ve kararın kesinleştiğini, söz konusu karara istinaden davacı vekilince .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden şirketleri aleyhine başlatılan icra takip dosyasına taraflarınca 23/12/2015 tarihinde 28.881,68 TL yatırılarak dosya borcunun kapatıldığını, ayrıca aleyhlerine haksız yere açılan bu dava sonucunda müvekkili şirket tarafından 2.542,20 TL yargılama gideri ödenmek zorunda kaldığını, müvekkili şirket ile taşeron firma arasında akdedilen sözleşme gereğince işçinin işvereni, sorumlusu ve muhatabının yüklenici davalı firma olduğunu, bu yüzden dava dışı 3. Kişi olana davalı firma işçisine kıdem, ihbar tazminatları ile diğer işçilik alacakları için faiz olarak müvekkili idarece ödenen söz konusu miktarların davalı yüklenici firmadan tahsili gerektiğini beyanla, fazlaya ilişkin dava, talep ve faiz hakları saklı kalmak kayıyla Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından onanan .... İş Mahkemesinin 11/11/2019 tarihli ilamı gereği anılana mahkeme nezdinde ödenmek ve yapılmak zorunda kalınan masrafların bedelleri ile birlikte .... İcra Müdürlüğü dosyasına müvekkili kuruluş tarafından ödenmek zorunda kalınan bedellerle birlikte toplam 31.423,88 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizleri ile birlikte davalılardan rücuen tahsili ile yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesinin meşruhatlı davetiye ile davalılara tebliğ edildiği, davalılar vekili tarafından cevap dilekçesi verildiği anlaşılmıştır.
Davalı ... ... A.Ş vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde: iş bu davada Bakırköy Mahkemelerinin yetkili olduğunu, açılan davarım bu nedenle reddi gerektiğini, açılan davanın genel yetki kuralına tabi olduğunu müvekkili şirketin merkezinin Bakırköy İstanbul olduğunu dolayısıyla Bakırköy Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın süresinde açılmamış olduğundan zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, davacı Kurumun dava konusu işçiye muvazaalı işlem yaptığı ve bu nedenle işçi alacaklarından sorumlu olduğunu, Yargıtay'dan geçerek kesinleşen mahkeme kararı ile sabit olmasına rağmen davacı Kurum tarafından açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davaya konu işçinin yapmış olduğu posta dağıtım ve ayrımı işinin davacı idarenin asıl işi niteliğinde olduğunu, İş Kanununun 2. Maddesi gereği davaya konu işçinin başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi olarak kabul edildiğini, müvekkili şirket bakımından husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davaya konu somut olayla ilgili mahkeme kararının gerekçesinde işçinin 2009 yılı öncesine ait çalışmaları bakımından asıl işveren ...'nin işçisi olarak kabul edilmesi gerektiğinin açık bir şekilde tespit ve kabul edildiğini vc söz konusu mahkeme kararının Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, 29/04/2009 tarihli 5893 sayılı Yasanın 1. Maddesi ile posta dağıtım ve ayrımı işinin ihale yolu ile üçüncü kişilere yaptırılabileceğinin düzenlendiğinin yasal hale geldiğinden bu tarihten önce müvekkili şirkette çalışan davaya konu işçinin asıl işveren PTTnin işçisi olarak kabul edilerek müvekkili şirket bakımından davanın reddine karar verilmesi gerekliğini, kabul anlamına gelmemek üzere işbu lilcu davasında gerçek sorumluluk miktarının tespiti ile müvekkili şirketin ancak kıdem tazminatından kendi dönemi ile sorumlu tutulabilecek olduğunu, söz konusu kanun maddelerinin davacının ödeme yapmasına neden olan İş Kanunu'nun 2. maddesindeki müşterek müteselsil sorumluluk gibi işçinin haklarını elde etmesi için koruyucu nitelikte olduğunu, gerçek sorumluluk durumunun saptanması gerektiğini, Türk Ticaret Kanunu hükümleri ve Borçlar Kanunu'nun 167. ve 168. maddesi hükümleri ve diğer mevzuat hükümlerince de her işverenin kendi dönemi ile sımrlı olarak sorumluluğuna hükmedilmesi gerektiğinin açıkça belirlendiğini» yerleşik Yargıtay içtihatlarının da her şirketin kendi döneminden sorumluluğunu ve asıl işverenin ise taşeronla birlikte taşeronun çalıştırmış olduğu dönemden birlikte geriye sorumlu olduğuna karar verilmesi gerektiğine işaret ettiğini, müvekkili şirketin ihale sözleşmesinde işçilik alacaklarından sorumluluğu düzenlenmiş olsa bile bu düzenlemenin sadece müvekkilinin kendi dönemine ilişkin İşçilik alacakları ile sınırlı olduğunu, İş Kanunu ve Borçlar Kanunu'nun emredici nitelikteki maddelerine ve hayatın olağan akışına aykırı olarak işçinin diğer alt işverendeki çalışma dönemlerine ilişkin işçilik alacaklarından sorumlu tutulamayacağını, son alt işveıen şirketin de idareye karşı kıdem tazminatından ancak kendi dönemi ile ilgili sorumluluğu olduğunu, davacı tarafın davasını diğer alt işveren tüm şirketlere yöneltmesi diğer alt işveren şirketlerin de davaya dahil edilmesi gerektiğini, 6552 sayılı Yasa ile İş Kanunu'nda yapılan yeni düzenlemeye göre kıdem ve yıllık İzin alacağının rücu talebi bakımından davanın reddi gerektiğini, 6552 sayılı Iş Kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması ile bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına dair Kanunu'nun 6. maddesine göre "Alt işveren işçilerinden alt işvereni değiştiği halde aynı işyerinde çalışmaya devam edenlerin yıllık ücretli izin süresi aynı işyerinde çalıştıkları süreler dikkate alınarak hesaplanır. Asıl İşveren alt işveren tarafından çalıştırılan işçilerin hak kazandıkları yıllık ücretli izin sürelerinin kullanılıp kullanılmadığını kontrol etmek ve ilgili yıl içinde kullanılmasını sağlamakla alı işveren ise 6. fıkraya göre tutmak zorunda olduğu izin kayıt belgesinin bîr örneğini asıl işverene vermekle yükümlüdür." denilmekle yıllık izinlerin işçilere geçmişe yönelik çalışma süreleri de dikkate alınarak kullanıp kullanılmadığını kontrol etme ve kullanılmasını sağlama yükümlülüğünün doğrudan asıl işveren idarelere verildiğini, yine aynı kanun değişikliğinin 8. Maddesi ile kıdem tazminatından asıl işveren idarelerin sorumlu olacağı ve ödemenin asıl işveren idare tarafından yapılacağının açıkça düzenlendiğini, bu itibarla kıdem tazminatından asıl işveren idarenin sorumlu tutulması gerektiğini, davaya konu işçiye 04/08/2008-11/08/2008 tarihleri arası 7 gün yıllık izin kullandırıldığını, davacı idarenin işçi tarafından açılan davayı müvekkili şirkete ihbar etmediğini bu nedenle ödemek zorunda kaldığı bedelin de müvekkili şirketten rücu talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, 6552 sayılı yasa gerekçesinden de anlaşılacağı üzere iş bu yasanın alt İşverenlerin kıdem tazminatını ödeyememesi nedeniyle asıl İşverenlerin sorumlu tutulduğunun açık olduğunu bu nedenle müvekkili şirketler bakımından açılan davanın reddi gerektiğini, ihale sözleşmesinde alt işverenin sorumlu olacağına İlişkin düzenlemenin kabulü halinde dahi müvekkili şirketin ancak kıdem tazminatından kendi dönemi ve işçinin son ücreti üzerinden hesaplanacak bedelden sorumlu tutulabilecek ve bu bedelin de ancak yarısından sorumlu tutulabileceğini, Borçlar Kanunu 367. maddesinde düzenlenen hüküm gereği müteselsil sorumlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu olduklarını ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceğinin de açıkça düzenlendiğini, ihale sözleşmesinde kıdem yıllık izin AGI fazla mesaî ve hafta tatili alacağından hangi tarafın sorumlu olacağının açıkça belirtilmediğini bu nedenle müvekkilinin sorumlu olduğu bir bedelin tespiti halinde dahi bundan davalı idarenin eşil olarak sorumlu tutulması gerektiğini, her ne kadar müvekkili şirketin sorumluluğu işçilerin müvekkili şirkette çalıştığı dönem ile sınırlı olsa da müvekkilinin çalışmış olduğu döneme ait hesaplanacak olan tazminat bedelinden Yargıtay kararları gereği müvekkilinin tek başına değil asıl işveren ile yarı yarıya oranında eşit olmak kaydıyla sorumlu kılınması gerektiğini, asıl işveren ile müvekkili şirket arasmda imzalanan sözleşme de personellere işçilik maliyetleri dışında ödenccck olan tazminat bedellerinden hangi işverenin ne oranda sorumlu olduğunun belirtildiğini, davacı ile akdedilen ihale sözleşmesinde açık bir düzenleme olmadığını bu nedenle davacı yanın alt işveren şirketler ile Borçlar Kanunu'nun 167. maddesine göre yarı yarıya eşit olarak sorumlu tutulması gerekliğini, Iş Kanunu'nun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren alt işverenin işçilerine karşı iş sözleşmesinden İş Kanunumdan ve alt işverenin toplu iş sözleşmesinden ... alacaklarından birlikte sorumludur dendiğini, müteselsil sorumluluğun dava konusu uyuşmazlıkta söz konusu olan tüm işçilik alacaklarını kapsadığını, dava konusu alacaklar açısından taraflar arasında Borçlar Kanunundaki hükümler dışında bir anlaşma bulunmadığını, Yargıtay'ın yerleşik kararlarında söz konusu hükümlerin açık bir kararlaştırma olarak kabul etmediğini beyanla öncelikle husumet yokluğu nedeniyle, zamanaşımı ve husumet itirazlarının kabul görmemesi halinde davanın esastan reddini savunmuştur.
Davalı ... ... ... AŞ vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde: ... Hizmetler Kur. Dağ. Taş. İnş. Yatırım San. ve Tic. A.Ş.'ye vekaleten sunduğu cevap dilekçesinde sunduğu hususları aynen beyanla, öncelikle husumet yokluğu nedeniyle, zamanaşımı ve husumet itirazlarının, kabul görmemesi halinde davanın esastan reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dosya, ....Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas ... Karar 25/05/2021 tarihli kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45.Hukuk Dairesi 2022/106 Esas 2022/181 Kararı ile davaya bakmakta görevli mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle kararın bozulduğu, dosyanın ilgili mahkemesine gönderildiği, yeni esasının ....Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas olduğu, mahkeme tarafından Görevsizlik Kararı verildiği ve mahkememize tevdi olduğu görülmüştür.
Dava, dava dışı işçi tarafından işçilik alacaklarının tahsili talepli açılan davalar sonucunda verilen mahkeme ilamlarının icraya konulması nedeniyle davacı tarafça ödenen bedel ve yargılama giderlerinin sözleşme hükümleri kapsamında davalı şirketin sorumlu olduğu iddiası ile ödenen bedellerin davalılardan rücuen tazmini istemine ilişkin tazminat talebine ilişkindir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
....Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında bilirkişi ... ... tarafından hazırlanan bilirkişi kök raporunda: " ... Hizmetler Kur, Dağ.Taş, İnş, Yatırım San. ve Tic. A.Ş.' den 1.771,34 TL'nin, ... Hizmetler Kur. Dağ. Taş. İnş. Yatırım San. ve Tic. A.Ş.-... ... Kur. Dağ. Taş. İnş. San. ve Tic. A.Ş. Adi Ortaklığr ndan 10.131,16 TL'nin, mahkemece davalı tarafların ödenen bedelinin tamamından sorumlu olduğuna kanaat getirilirse de sorumluluk miktarları ... Hizmetler Kur. Dağ. Taş. İnş. Yatırım San. ve Tic. A.Ş 'den 3.542,70 TL'nin, ... Hizmetler Kur. Dağ. Taş. İnş. Yatırım San. ve Tic. A.Ş, ... ... Kur. Dağ. Taş. tnş. San. ve Tic. A.Ş. Adi Ortaklığından 19.219,52 TL'nin, davalılara rücu edilebileceği" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
....Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında bilirkişi ... ... tarafından hazırlanan bilirkişi ek raporunda: kök raporda olduğu gibi görüş ve kanatinde herhangi bir değişikli olmadığına ilişkin ek rapor düzenlemiştir.
Mahkememiz ... Esas sayılı dosyasında bilirkişi ... tarafından hazırlanan 03/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda: "Davacının da alacaklardan yarı oranında sorumlu olduğunun kabul edilmesi halinde : ... Sos. Hiz. Kur. Dağ.Taş. İnş. San.Tic. A.Ş.'nin sorumluluğu 1.771,34 TL, ... Sos. Hiz. Kur. Dağ.Taş.İnş. San.Tic. A.Ş.-... Güv.Sis.Tem.Kur.Tic.A.Ş. adi ortaklığının sorumluluğu 10.131,16 TL olarak, davacının herhangi sorumluluğu olmayıp tüm alacaklardan davalıların sorumlu olduğunun kabul edilmesi halinde ise ... Sos. Hiz. Kur. Dağ.Taş. İnş. San. Tic. A.Ş.'nin sorumluluğu 3.542,70 TL, ... Sos. Hiz. Kur. Dağ.Taş. İnş. San.Tic. A.Ş.- ... Güv. Sis.Tem.Kur.Tic.A.Ş. adi ortaklığının sorumluluğu 19.219,52 TL olarak sorumlu olduğu, davacı tarafça bu miktar üzerinden rücu alacağı olduğu" şeklinde rapor düzenlemiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacı idare/kurum asıl işveren sıfatıyla, davalılar ise alt işveren sıfatıyla sözleşme akdetmiş olup, dava dışı işçinin İş Kanunu gereğince işçilik alacaklarının davacı kurumdan tahsil edilmesi nedeniyle, davacı kurum tarafından 6552 sayılı yasa gereğince ödenen işçilik alacaklarının davalı alt işverenlerden rücuen talep edildiği, işçinin bu davalı yüklenici alt işveren şirketlerin tamamının nezdinde çalıştığı dönemle ilgili bir ihtilaf olmadan yüklenicilerin yükümlendiği hizmeti yerine getirdiği, paralarını alıp işlerin teslim edildiği, işçinin davalı kamu kurumu tarafından istihdamına devam edildiği, mevzuat hükümleri doğrultusunda işçi tarafından asıl işveren kamu kurumundan tahsil edilecek kıdem tazminatı, ücret alacağı, hafta tatili çalışma alacağı, UBGT çalışma alacağı, fazla mesai gibi işçilik alacaklarının, damga pulu, icra masrafları, yargılama giderleri vs. gibi ferilerinin dava dışı işçinin tüm alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsamakta olduğu ve işçinin çalışmış olduğu her bir alt işveren dönemine isabet eden işçilik alacaklarından ilgili alt işverenlerin sorumlu olduğu ve alt işverenlerin sorumluluğunun da sadece kendi dönemleriyle sınırlı olduğu, bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ve yıllık izin ücreti alacaklarından diğer alt işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işverenin sorumlu olduğu, başka bir ifade ile davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını, yıllık izin ücreti alacaklarını, iş güvencesi tazminatını ve boşta geçen süre ücreti ile bunların damga pulu, icra masrafları, yargılama giderleri vs. gibi ferilerinin ancak son işverenden rücuen tahsilini talep edebileceği anlaşılmıştır.
6098 sayılı TBK'nın 162. maddesinde müteselsil sorumluluk ilişkisinin taraflar arasındaki sözleşmeden ya da doğrudan doğruya kanundan doğacağının hükme bağlandığı, somut olayda da müteselsil sorumluluk ilişkisi doğrudan doğruya 4857 sayılı İş Kanunun 2/6 maddesinden kaynaklandığı, TBK'nın 167.maddesinde, borçlular arasındaki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça veya aksinin kararlaştırılmamış olması halinde müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yaptığı ifa nedeniyle iç ilişkide birbirlerine karşı eşit paylarla sorumlu olduklarını, fazla ödeme yapan müteselsil borçlunun, diğer borçlulardan ancak kendi payları oranında rücuen isteme hakkının bulunduğunun belirtilmişse de, taraflar arasında dosyada örnekleri mevcut Hizmet Alımına Ait Sözleşmelerin 2 maddesinde, "İşbu mukaveleye bağlı idari ve teknik şartname taraflarca okunup imzalandıktan sonra aynen kabul edilmiştir." şeklindeki hükmün yer aldığı, yine aynı sözleşmenin 6.maddesinde, "Taahhüdün kısmen veya tamamen yerine getirilmemesi halinde idari ve teknik şartname hükümleri uygulanacaktır." hükmünün yer aldığı, yine İdari Şartnamenin 15/1. (diğerinde 29.) maddesinde, "Elemanların İş Kanunu ve diğer kanunlardan ... haklarından müteahhit surumludur." maddesinin bulunduğu, Genel Şartnamenin 6. Bölümümde "firma ile çalışanlar arasında herhangi bir sorun meydana geldiğinde, idare taraf olmayacaktır." hükmünün yer aldığı ve taraflarca imzalanan sözleşmeyle alt işverenin sorumlu olduğunun açıkça düzenlenmiş bulunduğu, buna göre artık TBK'nın 167. md.nin uygulanmayarak ödenen işçilik alacaklarından davalı şirketlerin dava dışı işçinin çalıştığı dönem açısından sorumluluğu tam olarak kabul edildiğinden, davacı kurumun, davalı şirketlerde çalışan dava dışı işçinin talep ettiği işçilik haklarına yönelik ödediği miktardan tüm alt işverenler, dava dışı işçinin kendi nezdinde çalıştığı süre ile orantılı olmak üzere işçilik alacaklarından sorumlu olup, davacı kurumun işçiye ödediği bedeli davalı alt işverenlerden talep etme hakkına sahip olduğu, iş aktinin yüklenici alt işverenler ile dava dışı işçi arasında yapıldığı hususunun ihtilaflı olmadığı, SGK kayıtları da bu hususun doğrulandığı, dava dışı işçinin, davacı kamu kurumuna ait işyerinde alt işveren firmaların işçisi olarak çalıştığı ve işverenlerin ihale süresinin sona ermesinden sonra çıkışının yapıldığı ve sonrasında yine aynı kurumdan iş alan yeni işveren yanında sigorta girişi yapılmak suretiyle yeniden çalıştığı, yüklenici firmalar arasındaki hukuki ilişkinin işyeri devri niteliğinde bir iş olduğunu, 1475 sayılı İş Kanunun 14.maddesi gereğince iş yerlerinin devri veya intikali yahut herhangi bir şekilde başka bir işverene geçmesi halinde işlemiş kıdem tazminatı, ücret alacağı, genel tatil çalışma alacağı, UBGT çalışma alacağı, fazla mesaiden her bir işverenin kendi döneminde geçen hizmet süresi ve devir tarihindeki ücret tutarına göre belirlenecek tutardan sorumlu olduğu, ancak iş yerini devreden işverenin sorumluluğunun işçiyi çalıştırdığı süreler ile sınırlı olduğu, dava dışı işçiye ödemede bulunan davacı kurumun, öteki sorumlulardan rücuen isteyebileceği miktarın asıl alacağa, faiz ve yargılama giderleri toplamı kadar olmak zorunda olduğu ve iç ilişkide zincirleme sorumluluk söz konusu olmayacağından her bir borçluya payı oranında rücu edebileceğini, ihbar tazminatını, yıllık izin ücreti alacaklarını, iş güvencesi tazminatını ve boşta geçen süre ücretinden son alt işverenin sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu olayda, davacı asıl işveren ... A.Ş.ile alt (taşeron) işverenler arasında, posta tekeli dışında kalan gönderilerin taşıttırılması işleri hizmet alım işinin davalı şirketlere ihale edilmiş olduğu, Yargıtay temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen ....İş Mahkemesinin 11/11/2009 tarihli ... sayılı kararıyla ve SGK kayıtlarıyla sabit olduğu üzere, dava dışı ... adlı işçinin davalı ... A.Ş. nezdinde olmak üzere, 01/01/1997 - 08/06/2005 tarihleri arasında olmak üzere, evveliyatında dava dışı alt işverenler arasında çalışmış olduğu halde son olarak 07/09/2000 - 08/01/2002 tarihleri arasında davalı alt işveren ... Hiz....Ltd.Şti. (yeni ünvanı ... Hiz...A.Ş.) işçisi olarak 488 gün, 09/01/2002 - 08/06/2005 tarihleri arasında son alt işveren davalı alt işveren ... Hiz....Ltd.Şti. ve ......Ltd.Şti. adi ortaklığı (yeni ünvanı ... Hiz...A.Ş. ve yeni ünvanı ......A.Ş.) işçisi olarak 1246 gün çalıştığının tespit olunduğu, çalışmalarının davalı alt işverenlere bağlı olarak davacı kamu kurumu bünyesinde kesintisiz olarak sürdüğü, dava dışı işçi ... tarafından asıl işveren ... Genel Müdürlüğü ile birlikte taşeron alt işverenlerden davalılar ... Hiz....Ltd.Şti., ......Ltd.Şti. ve davamız dışı alt işverenler Patanoğlu...Ltd.Şti., Kayalar....Ltd.Şti. aleyhine açtığı ....İş Mahkemesinin 11/11/2009 tarihli ... sayılı kararıyla, aleyhine işçi alacak ve tazminatlara hükmedildiği, söz konusu kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiş olduğu, dava dışı işçi tarafından söz konusu kesinleşmiş ilam nedeniyle asıl işveren ve tüm alt işverenler aleyhine 14/12/2015 tarihinde ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla ilamlı icra takibi başlatıldığı, icra takibi konusunun özetle 4.849,24 TL Kıdem Tazminatı, 10.726,08 TL İşlemiş Faizi, 948,59 TL İhbar Tazminatı, 687,02 TL İşlemiş Faizi, 1.998,81 TL Yıllık İzin, 1.419,09 TL İşlemiş Faizi, 2.679,33 TL Fazla Mesai Ücreti, 1.893,47 TL İşlemiş Faizi, 1.257,60 TL Dava Vekalet Ücreti, 689,65 TL TL İşlemiş Faizi, 387,90 TL Yargılama Gideri, 212,72 TL İşlemiş Faizi olmak üzere toplam 27.749,50 TL takip çıkışı olduğu, davacı kurum ... tarafından yapılan ödemeye esas alınan, icra dairesi tarafından yapılan 23/12/2015 tarihli kapak hesabında, 25.331,50 TL Takipte Kesinleşen Miktar, 90,06 TL İşleyen Faiz, 2.279,84 TL İcra Vekalet Ücreti, 0 TL İcra Masrafı, 1.152,58 TL Tahsil Harcı ve 27,70 TL Bakiye Borç Miktarı olmak üzere toplam dosya borcunun 28.881,68 TL olarak hesaplandığı, davacı ... tarafından 24/12/2015 tarihinde İcra Müdürlüğünün Vakıfbank hesabı icra dosyasına yapılan toplam 28.881,68 TL ödenerek dosyanın infaz edilmiş olduğu, dava dışı işçinin açmış olduğu davada hükmedilen alacak miktarlarının tamamen davalı alt işverenlere ait olmadığı, bir kısmının dava dışı diğer alt işverenlere ait olduğu, her ne kadar yıllık izin ücreti ve ihbar tazminatı ile ferileri olan faizleri, bu yıllık izin ve ihbar tazminatlarına tekabül edecek dava ve icradan kaynaklı vekalet ücreti, masraflar ve tahsil harcı gibi kısımları açısından yalnızca son alt işveren olan ... Hiz...A.Ş. ve yeni ünvanı ......A.Ş. adi ortaklığı sorumlu olsa da, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti ile ferileri olan faizleri, bu yıllık izin ve ihbar tazminatlarına tekabül edecek dava ve icradan kaynaklı vekalet ücreti, masraflar ve tahsil harcı gibi kısımları açısından tüm alt işverenlerin, dava dışı işçinin bünyelerinde çalıştığı gün ile sorumlu oldukları, bu nedenle dava dışı işçinin davalı alt işverenler ile dava dışı alt işverenler nezdinde çalıştıkları günlerin oranlaması sonucu elde edilen karşılığı sonucu davalı alt işverenlerin yalnızca kendi bünyelerinde çalıştığı gün miktarıyla sorumlu olduğu olduğu, bu kıstaslar doğrultusunda Mahkememizce aldırılan denetime tabi hükme esas alınan 06/10/2023 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, davalılardan alt işveren ... Hiz...A.Ş.'nin 3.542,70 TL'sinden sorumlu olduğu, davalılar ... Hiz...A.Ş. ve ......A.Ş.'nin 19.219,52 TL'sinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespit olunduğu, sair yapılan ödemelerin dava dışı şirketlerin sorumluluğu bulunması nedeniyle davanın kısmen kabülüne dair, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1)Davanın kısmen KABULÜ ile,
3.542,70 TL'sinin ödeme tarihi olan 28/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalı ... ... San. ve A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,
19.219,52 TL'sinin ödeme tarihi olan 28/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalılar ... ... San. ve A.Ş. ile ... ... San. ve Tic.A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
-
Karar harcı 1.554,89 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 536,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.018,24 TL harcın davalılardan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
-
Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 29,20 TL başvurma harcı, 536,65 TL peşin harç ve 4,30 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 570,15 TL'nin davalılardan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
-
Davacı tarafından yapılan 966,10 TL tebligat ve müzekkere gideri, 2.100,00 TL bilirkişi masrafı (2 farklı bilirkişi) olmak üzere toplam 3.066,10 TL (... Esas sayılı dosyasında 1.882,00 TL, ... Esas sayılı dosyasında 88,50 TL, ... Esas sayılı dosyasında 1.095,60 TL) yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 2.220,96 TL'sinin davalılardan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalılar tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen ve reddedilen miktarı geçmemek üzere 8.661,66 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
-
Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili yüzüne karşı, davalıların yokluğunda verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 02/07/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09