İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/360 E. 2024/539 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2015/360
2024/539
13 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2015/360 Esas
KARAR NO:2024/539
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:03/04/2015
KARAR TARİHİ:13/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;İngiliz vatarıdaşı ... ve ... M. ...'ten ibaret ... ailesi Temmuz ayı 2012 yanda tatil için ..., ... gelmiştir. Burada tatillerini sürdüren aile, 18.07.2012 tarihinde yine ailece dişarı çıkmış, saat 21.50 sularında ..., İncekum'da bulunan ... kavşağındaki yaya geçidinde trafik ışıklarının trafik ışıklarının yayalar için yeşil yanması üzerine, güneyden kuzey istikametine doğru karşıya geçmeye başladığı, bu sırada kavşakta ... istikametinden ... istikametine doğru seyir halinde oları ...'ın idaresindeki, ... plaka sayılı 2012 model ... marka motosiklet kendisi için kırmızı ışık yanmasına rağmen yüksek hızla seyrettiğirden hızını düşüremediği ve 8 yaşındaki ... ...'e çarpıp sürüklemiş ve maddi hasarlı ve varalamalı trafik kazasının meydana geldiği, müvekkil ... ... süricünün dikkatsizliği ve tedbirsizliği yüzünden ciddi şekilde yaralandığı,
Tüm bu nedenlerle Müvekkillerden anne Lişa ..., baba ... ... ve ... ...'in meydana gelen kaza neticesinde uğradıkları maddi zararın tazmini için 2.909,84 ... (İngiliz Sterlini) maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ...'dan ve poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalı ... Sigorta AŞ.'den müştereken ve müteselsileri tahsiline, Müvekkillerin uğradığı manevi zararlara binaen davacılardan ... için 40.000-TL, anne ... ... için 20.000-TL, baba ... ... için ise 20.000- TL tutarındaki manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan ...'dan tahsiline, Müvekkillerin kaza sonunda alacağını tahsil edememe ve mağdur olma ihtimaline karşılık davalılardan ...'a ait menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına karar kesinleşinceye kadar ihtiyati tedbir konulmasına, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde bahsi geçen ... plaka sayılı araç, müvekkil şirkete 12.03.2012-2013 tarihleri arasında ... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, bu poliçelerden dolayı sorumlulukları, sigortalımızın kusuru oranında olmak üzere, sürekli sakatlık halinde Trafik Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinde kişi başı azami 225,000.-TL ile sınırlı olduğu, Manevi tazminat talepleri poliçe teminatı dahilinde olmadığı, bilindiği Üzere kaza sonucu üçüncü kişinin yaralanması ve/veya malul kalması söz konusu olduğu takdirde, sigortacı sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve sigortalının kusuru oranında yaralanan/malul kalanlara veya vekiline tazminat ödemekle yükümlü olduğu ancak tazminatın ödenebilmesi için davacıların tedavi gideri olarak yapmış oldukları harcamaların uygun olup olmadığı, maluliyet oranı, çalışabilecek durumda olup olmadığı, bir maluliyet söz konusu ise bu zararlarının uzman bilirkişilerce ayrı ayrı hesap ettirildikten sonra sonuca göre karar verilmesi gerektiği, (Yargıtay'ın 26.11.1990 gün ve 1989/7479 Esas ve 1990/7584 Karar) Meydana gelen zarara ilişkin tazminatın ödenebilmesi için de; zarar görenlerin bu zararlarının uzman bilirkişilerce ayrı ayrı hesap ettirildikten sonra sonuca göre karar verilmesi gerektiği, tüm bu nedenlerle tüm bu nedenlerle esasa ilişkin cevap hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı delillerinin taraflarına tebliğine, Davacıların teminat dışında kalan yol, ulaşım, kazanç kaybı, zarar gören eşyaları gibi dolaylı zararlara ilişkin taleplerinin reddine, tüm delillerin toplanması ve “Adli Tıp Kurumu, Trafik İhtisas Dairesi” tarafından kusur tespitinin yapılmasından sonra Müvekkil Şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda; maluliyet oranının tespiti için davacının “Adli Tıp Kurumu 3, İhtisas Dairesi”ne sevk edilmesine, yine “Aktüer” sıfatına sahip bir bilirkişi kanalı ile “sakatlıktan kaynaklanan sürekli iş göremezlik” tazminatının hesaplanmasına, Müvekkil şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda; sorumluğunun bakiye limit ile sınırlı olacağına, Davanın kabulü halinde dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine, Müvekkil şirket dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Kaza tarihinde müvekkile ait olan ... sayılı aracın, davalı ...'ın kullanımındayken 18.07.2012 tarihinde davacıların müşterek çocuğu 2004 doğumlu ... ... ... ' in yayalara kırmızı ışık yanarken aniden yola atlayıp çarpılması sonucu trafik kazası meydana geldiği, aracın sigortası ile ilgili herhangi bir eksiklik mevcut olmadığı, Kaza tutanağı ve kazaya ilişkin tanık ifadeleri incelendiğinde, kazanın oluşumunda 2004 doğumlu küçük ... ' ın ağır kusurunun olduğunun anlaşılacağı, tanık ... kazaya ilişkin ifadesinde(ek:1) , küçük ... ' ın aniden yola fırladığını , davalı müvekkilin ise çocuğa çarpmamak için motorunu yana yatırdığını ve kazayı engellemeye çalıştığını bayan ettiği, olayda anne ve babanın küçük çocuklarına göz kulak olma sorumluluğunu yerine getirmemesi sonucunda kazaya sebebiyet verecek kadar ağır kusuru bulunduğu bu sebeple ... ve ... ... ' inde çocuklarına karşı göz kulak olma yükümlülüklerini yerine getirmedikleri için , yaşanan kazada ağır kusuru bulunduğu, bu hususlar yüce mahkeme tarafından, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Srş. - ... Karar sayılı dosyası incelendiğinde anlaşılacaktır.... Devlet Hastanesi 'nin 05.09.2012 tarihli .../... sayılı raporundan da (ek:3) anlaşılacağı üzere davacı yanın bedensel zarara ilişkin iddiaları da gerçeğe aykırı olduğu şöyle ki; kaza sonucu kişinin yaşamını tehlikeye sokabilecek bir durumunun olmadığı , orta derecede incinmelerin olduğu rapor edilmiş olup hasta sadece 1 gün yatırılmış ertesi gün tahliye edildiği iddia edildiği gibi yaraların mevcut olmadığı, ailenin tüm tatilini etkilediği yönündeki asılsız ifadeleri, yine davacı yanın , ailenin tatiline kaldığı yerden devam ettiğini ikrar etmesiyle ortaya çıkmış bulunduğu, söz konusu kazaya ilişkin manevi tazminat unsurları oluşmadığı, kaza ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağı olmadığı, somut olayda aynı zamanda vekil edenin sorumluluğunu gerektirecek bir halin varlığından da bahsetmek mümkün olmadığından manevi tazminat unsurları oluşmadığı, Davacının dilekçesinin 11. ve 12. bentlerinde bahsettiği zararların kazaya ilişkin olmadığı, ... ...'in daha önceden ağır bir psikolojik hastalığının varlığını ve dikkat eksikliği olduğunu davacı yan ikrar etmiştir alınan tedavilerin buna ilişkin olduğu apaçık ortada olduğu, kazaya da, küçük ... un dikkatsizliği ve çocuklarının bu rahatsızlığını daha önceden bilen anne ve babanın evlatlarına karşı yükümlüklerini yerine getirmemeleri sebebiyet verdiği, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Tarafların anlaşamadıkları hususların ;davalı sigortanın poliçeden davalının haksız fiil ve kusurdan kaynaklanan sorumluluğuna dayalı maddi ve manevi tazminat talebi olduğu tespit edildi.
Taraflarca sunulan bilgi ve belgeler, mahkememizce celp edilen bilgi ve belgeler hep birlikte değerlendirilmiş, dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilerek dosya kapsamında rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 12/02/2020 tarihli bilirkişi heyeti raporundan özetle; Davalı ... plakalı davalı motosiklet sürücüsü ...'ın davacı mağdur yayanın yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında %50 ( yüzde elli) oranında eşit derecede kusurlu olduğu, olaya müdrik yaşta bulunmayan 8 yaşındaki mağdur yaya ... ...'in kendi yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında yaşı itibari ile davranış faktörleri sonuç Üzerinde %50 (yüzde elli) oranında eşit derecede etkenlik arz ettiği, Davacı vekili tarafından talep edilen toplam 2.909,84 ... tutarındaki tazminat talebinin ancak 243,60 ... 'nin davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigortası kapsamında tedavi giderleri tem inatından talep edilebileceği ve kazanın oluşumunda davacının %50 oranında kusurlu olduğunun sayın mahkemece kabulü durumunda talep edilebilecek tedavi giderleri harcamalarının (243,60 .../2) 121,80 ... olabileceğinin hukuki münakaşası elbette Yüce Mahkemeye, 17. Hukuk Dairesi' nin 28.12.2017 T., 2015/6600 E. , 2017/12275 K. sayılı güncel kararı dikkate alınarak davacının belgelenmiş olan harcamalarından, eldeki uyuşmazlığa konu kazanın 18.07.2012 günü meydana gelmiş olması, 23.04.2015 tarihine kadar yapılan (faturalandırılmış) tedavi giderlerden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu olduğu (bu tarihteki kaza ve tarihleri dikkate alındığında belgelendirilmiş faturalar yönünden Sosyal Güvenlik Kurumunun; SUT (Sağlık Uygulama Tebliği, sağlık hizmetleri geri ödeme ve usulleri) kapsamında olsun veya olmasın sorumluğunun bulunduğu) sigortacının, atıf yapılan Yargıtay kararı gereği sürücü ve işletenin belgeli harcamalar yönünden sorumluluğunun sona erdiği ve belgelenmiş olan tedavi giderleri hesabına yer olmadığı, belgelendirilemeyen tedavi ve ilaç giderleri bakımından doktor bir bilirkişinin görüşüne ihtiyaç Duyulduğu, Sayın Mahkemece bir tazminata hükmedilmesine karar verilmesi halinde 9550 kusur oranına göre hesaplanan tazminatın %50'sine hükmedilebileceği, temerrüt tarihi ve faiz yönünden; Davalı sigorta şirketi yönünden 03.04.2015 dava tarihinin, diğer davalı ... yönünden ise haksız fiil (kaza tarihi) olan 18.07.2012 temerrüt tarihi olarak kabulünün faiz talep edilebileceğinin takdir ve hukuki münakaşasının Sayın Mahkemeye ait olduğu, Manevi Tazminat; trafik sigortası genel şartları kapsamında bulunmadığından davalı sigorta şirketinden talep edilemeyeceği ancak diğer davalıdan talep edilebileceği, davacı anne ve baba için ayrı ayrı 40.000,00 TL olmak üzere toplam 80.000,00 TL talep edilen manevi tazminatın hukuki tüm takdir ve münakaşasının elbette Yüce Mahkemeye ait olduğu, ancak Sayın Mahkemenin savunmalarının tümüne hasren tamamen davalı müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdirin Mahkeme'ye ait olduğu kanaatine varılmıştır.
Mahkememizin 03/11/2022 tarihli duruşma ara kararı gereğince ''Davacı vekiline müvekkiline ait manevi tazminat talepleri yönünde tedavi ve masraflara ilişkin belgeleri sunması için 1 aylık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre sonunda ilgili belgelerin verilmesi durumunda gün beklenmeksizin dosyanın 15. Celsenin 2 nolu ara kararı uyarınca doktor bilirkişide eklenmek sureti ile bilirkişi heyetinden rapor aldırılasına,'' karar verilmiş olup mahkememiz dosyasının yeniden bilirkişi heyetine tevdi edildiği görüldü.
Mahkememize sunulan 24/02/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporundan özetle; 18/07/2012 günü saat 21.50 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile ... istikametinden, ... istikametine doğru seyri sırasında olay mahalli ışık kontrollü kavşağa geldiğinde, seyir istikametine göre yolun solundan yola giren ve karşıya geçmek isteyen 8 yaşındaki yaya ... ...’e çarptığı, çarpma sonucu yayanın yaralanması ile neticelenen dava konusu olay meydana geldiği, Davalı ... plakalı davalı motosiklet sürücüsü ...’ın davacı mağdur yayanın yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 50 ( yüzde elli) oranında eşit derecede kusurlu olduğu, Olaya müdrik yaşta bulunmayan 8 yaşındaki mağdur yaya ... ...’in kendi yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında yaşı itibari ile davranış faktörleri sonuç üzerinde % 50 (yüzde elli) oranında eşit derecede etkenlik arz ettiği, Davacı vekili tarafından talep edilen toplam 2.909,84 ... tutarındaki tazminat talebinin ancak 333,60 ... ‘nin tedavi ve ilişiklerine dair harcama sayılabileceği, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigortası kapsamında tedavi giderleri teminatından talep edilebileceği ve kazanın oluşumunda davacının % 50 oranında kusurlu olduğunun sayın mahkemece kabulü durumunda talep edilebilecek tedavi giderleri harcamalarının (243,60 ... / 2) 121,80 ... olabileceğinin hukuki münakaşası elbette Yüce Mahkemeye ait olduğu, 17. Hukuk Dairesi’ nin 28.12.2017 T., 2015/6600 E. , 2017/12275 K. sayılı güncel kararı dikkate alınarak davacının belgelenmiş olan harcamalarından, eldeki uyuşmazlığa konu kazanın 18.07.2012 günü meydana gelmiş olması, 23.04.2015 tarihine kadar yapılan (faturalandırılmış) tedavi giderlerden Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sorumluluğu olduğu (bu tarihteki kaza ve tarihleri dikkate alındığında belgelendirilmiş faturalar yönünden Sosyal Güvenlik Kurumunun; SUT (Sağlık Uygulama Tebliği, sağlık hizmetleri geri ödeme ve usulleri) kapsamında olsun veya olmasın sorumluğunun bulunduğu) sigortacının, atıf yapılan Yargıtay kararı gereği sürücü ve işletenin belgeli harcamalar yönünden sorumluluğunun sona erdiği ve belgelenmiş olan tedavi giderleri hesabına yer olmadığı, belgelendirilemeyen tedavi ve ilaç giderleri bakımından doktor bir bilirkişinin görüşüne ihtiyaç duyulduğu, Sayın Mahkemece bir tazminata hükmedilmesine karar verilmesi halinde %50 kusur oranına göre hesaplanan tazminatın %50’sine hükmedilebileceği, Temerrüt tarihi ve faiz yönünden; Davalı sigorta şirketi yönünden 03.04.2015 dava tarihinin, diğer davalı ... yönünden ise haksız fiil (kaza tarihi) olan 18.07.2012 temerrüt tarihi olarak kabulünün faiz talep edilebileceğinin takdir ve hukuki münakaşasının Sayın Mahkemeye ait olduğu, Manevi Tazminat; trafik sigortası genel şartları kapsamında bulunmadığından davalı sigorta şirketinden talep edilemeyeceği ancak diğer davalıdan talep edilebileceği, davacı anne ve baba için ayrı ayrı 40.000,00 TL olmak üzere toplam 80.000,00 TL talep edilen manevi tazminatın hukuki tüm takdir ve münakaşasının elbette Yüce Mahkemeye ait olduğu ancak, Sayın Mahkemenin savunmalarının tümüne hasren tamamen davalı müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerine ulaşılmıştır.
Mahkememizin 16/03/2023 tarihli duruşma ara kararı gereğince ''Taraf vekillerinin beyan ve itirazlarını ayrıntılı karşılayacak şekilde ek rapor aldırılmasına'' karar verilmiş olup mahkememiz dosyasının yeniden ek rapor alınmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edildiği görüldü.
Mahkememize sunulan 25/04/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporundan özetle; Davalı ... plakalı davalı motosiklet sürücüsü ...’ın davacı mağdur yayanın yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 50 ( yüzde elli) oranında eşit derecede kusurlu olduğu, Olaya müdrik yaşta bulunmayan 8 yaşındaki mağdur yaya ... ...’in kendi yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında yaşı itibari ile davranış faktörleri sonuç üzerinde % 50 (yüzde elli) oranında eşit derecede etkenlik arz ettiği, TIBBİ YÖNDEN İNCELENDİĞİNDE; Mevcut fotoğraflar incelendiğinde, yüzünde alın bölgesinde sabit iz bulunduğu, kollarında bulunan izlerin fotoğraflardan tam olarak anlaşılamamakla beraber kapatılması için dövme yapılmış olabileceği, tıbbi bir yazı olmasa da küçüğün Türkiye’de yaşanan trafik kazası nedeni ile etkilendiğinin belirtildiği, Harcamalara dair belge olmamakla birlikte talep edilen rakamların mütevazı ve uygun olduğu görüldüğünden kadri maruf bulunduğu (538,18 ... / 2- Kusur yönünden takdir elbette Yüce Mahkemenindir.) 269,09 ... kanaatine ulaşıldığı, Hukuki münakaşası elbette Yüce Mahkemeye aittir. 4. SİGORTACILIK; 17. Hukuk Dairesi’ nin 28.12.2017 T., 2015/6600 E. , 2017/12275 K. sayılı güncel kararı dikkate alınarak davacının belgelenmiş olan harcamalarından, eldeki uyuşmazlığa konu kazanın 18.07.2012 günü meydana gelmiş olması, 23.04.2015 tarihine kadar yapılan (faturalandırılmış) tedavi giderlerden Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sorumluluğu olduğu (bu tarihteki kaza ve tarihleri dikkate alındığında belgelendirilmiş faturalar yönünden Sosyal Güvenlik Kurumunun; SUT (Sağlık Uygulama Tebliği, sağlık hizmetleri geri ödeme ve usulleri) kapsamında olsun veya olmasın sorumluğunun bulunduğu) sigortacının, atıf yapılan Yargıtay kararı gereği sürücü ve işletenin belgeli harcamalar yönünden sorumluluğunun sona erdiği ve belgelenmiş olan tedavi giderleri hesabına yer olmadığı, Sayın Mahkemece bir tazminata hükmedilmesine karar verilmesi halinde %50 kusur oranına göre hesaplanan tazminatın %50’sine hükmedilebileceği, Davalı sigorta şirketi sağlık giderleri için azami 225.000,00-TL’sınırlı diğer davalı ... ile birlikte müşterek ve müteselsilen sorumluluğunun bulunduğu ve talep edilebilecek olan tutarın işbu limit dahilinde bulunduğu, belgelendirilemeyen sağlık giderleri, yol, ulaşım vb. muhtelif giderlerin sigorta şirketinin sorumluluğunda olduğunun yerleşik Yargı içtihatlarında görüldüğü, 5. Temerrüt tarihi ve faiz yönünden; Davalı sigorta şirketi yönünden 03.04.2015 dava tarihinin, diğer davalı ... yönünden ise haksız fiil (kaza tarihi) olan 18.07.2012 temerrüt tarihi olarak kabulünün faiz talep edilebileceğinin takdir ve hukuki münakaşasının Sayın Mahkemeye ait olduğu, 6. Manevi Tazminat; trafik sigortası genel şartları kapsamında bulunmadığından davalı sigorta şirketinden talep edilemeyeceği ancak diğer davalıdan talep edilebileceği, davacı anne ve baba için ayrı ayrı 40.000,00 TL olmak üzere toplam 80.000,00 TL talep edilen manevi tazminatın hukuki tüm takdir ve münakaşasının elbette Yüce Mahkemeye ait olduğu, ancak, Sayın Mahkemenin savunmalarının tümüne hasren tamamen davalı müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerine ulaşılmıştır.
Mahkememizin 28/09/2023 tarihli duruşma ara kararı gereğince ''Dosyanın bir doktor, bir kusur, bir sigorta bir aktüerya FARKLI BİLİRKİŞİ HEYETİNE tevdi edilerek 4 kişilik bilirkişi heyetinden dava konusu uyuşmazlık hakkında ve davacının talepleri ayrı ayrı değerlendirilmek suretiyle rapor düzenlenmesinin istenilmesine,'' şeklinde karar verilmiş olup mahkememiz dosyasında yeniden kök rapor alınmak üzere farklı bir bilirkişi heyetine tevdi edildiği görüldü.
Mahkememize sunulan 20/02/2024 tarihli bilirkişi heyeti kök raporundan özetle; Davalı ... Sigorta A.Ş.’nin ZMMS Sigortalısı ... plakalı motosiklet maliki ve sürücüsü Diğer Davalı ...’ın; 18.07.2012 tarihli yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda, EŞİT ORANDA ASLİ KUSURLU olduğu ve KUSUR ORANININ %50 (Yüzde elli) olduğu; Davacı 05/01/2004 Doğum Tarihli Kaza Tarihinde 8 Yıl 6 Ay Yaşında Olan Yaya Çocuk ... ...’in, 18.07.2012 tarihli yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda, EŞİT ORANDA ASLİ KUSURLU olduğu ve KUSUR ORANININ %50 (Yüzde elli) olduğu; Tıbbi yönden yapılan değerlendirmede, Davacının alnındaki kesi, dizlerindeki laserasyonun PANSUMANI için, ülkesindeki iyileşme sürecinde 500,00 TL PANSUMAN GİDERİ ödemesi yapmış olabileceği, Davacının operasyonlarını gerçekleştirilen hastaneye kontrolleri için ve psikoloğuna 29 seans boyunca terapi için giderken yukarıdaki tabloda yer alan YOL GİDERİ ’ne katlanmış olabileceği, Davacı, iyileşme süresi boyunca tek taraflı kol askısına ihtiyaç duyacağının tıbbi gerçeklik olduğu ve dava konusu olay tarihlerinde bu kol askılarının 750,00 TL’ye temin edilebildiği, bu durumda, davacı ... ... ’in, 18.07.2012 tarihli araç dışı trafik kazası sonrası 956,58 TL BELGELİ TEDAVİ GİDERİNİN BULUNDUĞU ve toplam 1.250,00 -TL BELGESİZ TEDAVİ GİDERİ harcaması yapmış olduğu BELGELİ TEDAVİ GİDERLERİ toplamı 338,18 ... ‘nin kaza tarihi olan 18.07.2012 tarihindeki TCMB Efektif Satış kuru (.../TRY:2,8286) dikkate alınarak memleket parası karşılığı956,58 TL olduğu, Davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sözleşme koşullarına ( genel şart) hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, sigortacının sorumluluğunda, kazaya maruz kalan çocuğun kusur oranı da dikkate alınarak belirlenecek tazminat tutarında dikkate alınması gereken tutarların,- Türkiye de alınan ilaçlar 4,58 ..., - ... ayakkabı- ... t-shirt / zarar gören kıyafetler 70,00 ..., - 29 seans psikolojik tedavi 290,00 ... Olduğu, yukarıda da işaret edilen Genel Şart hükümleri uyarınca, dolaylı zararların, manevi tazminat taleplerinin ve gelir kaybı taleplerinin davalı sigorta şirketinden tazminin talep edilmesi mümkün gözükmediği kanaatine varılmıştır.
Dava ve cevap dilekçesi, bilirkişi raporu, tarafların ekonomik sosyal durumu, hastane raporları, soruşturma dosyası ve tüm dosya kapsamının yapılan incelemesinde; davanın trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, davacı çocuk ... ...'in 18/07/2012 tarihinde ...'da davalı ...'ın kullanmış olduğu, ... plakalı aracın kendisine çarpması sonucu yaralandığı, dolayısıyla hastanede tedavi edildiği ve devamında iyileştiği, davacıların trafik kazası nedeniyle yapmış oldukları seyahat, tedavi, konaklama, hastane masrafları ile birlikte manevi tazminat talebinde bulundukları, diğer davacıların dava tarihi itibarıyla davacı ...'ın ebeveynleri oldukları, mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları ile davacı tarafça ileri sürülen tedavi masrafları ile diğer giderlerin hesaplanması ve tarafların kusur durumlarının belirlenmesi amacıyla bilirkişi heyetinden rapor tanzim edildiği, yapılan değerlendirme ve mahkememizce kabul edilen rapora göre kazanın meydana gelmesinde davacı çocuk ve davalı ...'ın %50'şer kusurlu olduklarının tespit edildiği, davacının sunduğu belgeler, faturalar ve harcama kalemlerinde davacının kusuruna denk gelen 1.144,67 ... maddi tazminata ilişkin talebin kabul edildiği fazlaya ilişkin talebin reddedildiği, KTK ve TBK'ya göre trafik kazası sonucu meydana gelen haksız fiil nedeniyle kişilerin maddi tazminat talebinde bulunabilecekleri gibi, manevi tazminat talebinde de bulunabileceklerinin hüküm altına alındığı, gerçekten TBK 56. Maddesi uyarınca haksız fiil sonucu yaralanan veya bedensel bütünlüğü zarar gören kişinin manevi tazminat talebinde de bulunabilecekleri, tarafların kusuru, kaza tarihinde kaza geçiren ...'ın yaşı, davacı çocuğun yaralanması, ceza dosyası ve paranın alım gücündeki düşme de dikkate alınarak davacıların manevi tazminat taleplerinin belirlendiği ve çocuk için 30.000,00 TL anne baba için ise 15.000,00'er TL'nin kabul edildiği, fazlaya ilişkin kısmın reddedildiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak düzenlendiği üzere;
a-Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddine,
1.144,67 ... davalı ...’dan 18/07/2012 tarihinden davalı sigorta şirketinden yönünden 03/04/2015 tarihinden itibaren devlet bankalarının ... ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine
b- davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabul kısmen reddi ile
Davacı çocuk için 30.000,00TL , anne için 15.000,00TL ve baba için 15.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
-
Alınması gerekli 4.400,42. TL karar ve ilam harcından peşin alınan 311,64. TL harcın mahsubu ile geriye kalan 4.088,78. TL eksik harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Davacılar tarafından başlangıçta yapılan 343,44 TL gider başlangıçta yapılan harç, 311,64 TL peşin harç ile yargılama aşamasında yapılan 21.520,00. TL olmak üzere toplam 22.175,08. TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre(%70 kabul) hesaplanan 15.522,55 TL yargılama giderinin davalılardan alınıp davacılara verilmesine, geriye kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
-
Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
-
Davacılar vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00. TL vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınıp davacılara verilmesine,
-
Davalılar vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davacılardan alınıp davalılara verilmesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup anlatıldı.13/06/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19