İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/854 E. 2024/533 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/854
2024/533
12 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2019/222 Esas
KARAR NO :2024/377
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:19/04/2019
KARAR TARİHİ:10/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;... ile ... arasında 15/04/2016 tarihinde Elektriğin Teslimi ve Kabulüne İlişkin Genel Sözleşme akdedildiği, bu sözleşmeye ek olarak münferit sözleşmeler akdedildiği, sözleşme uyarınca 01/07/2018 ile 31/12/2019 tarihleri arasında ...'den ...'ya kararlaştırılan sabit fiyat üzerinden vadeli olarak elektrik satımı yapılması hususunda anlaştığı, sözleşme yürürlükte olmasına ve 31/12/2019 tarihine kadar yürürlükte kalacağının kararlaştırılmasına rağmen ..., 10/02/2019 tarihinde ... elektrik tedarik etmeyi durdurduğu, taraflar elektrik tedarikini ... aracılığıyla yürütmek yerine aralarında vadeli bir ödeme sistemi belirleyerek ...'ün peşin ödeme sisteminden ayrıldığını, 10/02/2019 tarihinde elektriğin durdurulması üzerine ... ...'ten elektrik tedarik etmek zorunda bırakıldığını, burdaki alınan elektriğin sözleşmede belirlenen miktarın üzerinde olmasından dolayı ... için bir zararın oluştuğunu, ...'ün haksız eylemi nedeniyle ... her ödeme için 20 ila 50 günlük faiz gelirinden mahrum bırakıldığını, ... 07/01/2019 tarihinde .... Noterliğinden çekilen ihtarnamesi ile sözleşme ile kararlaştırılan süreden önce tek taraflı olarak sözleşmeyi feshettiğini, Münferit Sözleşmelerin hepsi bir arada dikkate alındığında kurda ciddi artışların yaşandığı dönemlerde ... ...'ya yapılan satışlardan 450.000,00 TL varan tutarlarda fazladan kar elde ettiği, ... ise bu dönemlerde zarar etmesine rağmen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle sözleşmenin ihlali nedeniyle doğan tazminatı HMK 107.Maddesi şimdilik 1.850.000,00 TL'sinin tahsilini, davalı ...'ün elektrik tedarikine son verdiği 10/02/2019 tarihinden itibaren faiz işletilmesine, ... bankasının 03/07/2018 tarihli, 10/02/2020 vadeli ve 84.960,00 TL bedelli kesin teminat mektubunun ...'ya iadesine ve iadeye kadar geçecek sürede bu teminat mektubu için yapılacak tüm masrafların tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davacı arasında 15/04/2016 tarihinde sözleşme akdedildiğini, taraflar arasında en son ve ihtilafa konu 01/07/2018 - 31/12/2019 tarihleri arasında müvekkil şirketin satıcı, davacı tarafın alıcı olduğu münferit sözleşme karşılıklı e-mail onayı ile akdedildiğini, davacı yanın sözleşmenin feshedildiği tarihten itibaren elektriği elektiği ...'ten tedarik ettiğini, her gün ve her saat sözleşmede belirtilen fiyatı üzerinde elektriği satın aldığını ve fiyatı ile sözleşme arasındaki fiyat farkının davacının açık zararı olduğunu iddia ettiğini, müvekkil şirketin taraflar arasında sözleşme ve eklerini mücbir sebep nedeniyle haklı olarak feshetmesi neticesinde doğmuş ya da doğacak herhangi bir zararı bulunmadığını, davacı yan tarafından tanzim olunan faturaya ilişkin yasal süre içerisinde itiraz edildiği ve iadesinin yapıldığını, müvekkil şirketin davacı yana her ne nam altında olursa olsun herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkil şirket tarafından .... Noterliğinden keşide edilen ihtarname ile davacıya sözleşmesinin feshedildiğinin bildirildiği, feshin mücbir sebeple yapıldığını ihtarnamede belirtildiğini, davacı yan tarafından feshin kabul edilmediğini, davacı yan gerek ülkenin ekonomik durumu gerek devlet organlarınca yapılan açıklamalarda herhangi bir finansal krizin olmadığının kabul edildiği beyan edilmekle birlikte bu beyana gerçeği yansıtmadığını, izah edilen nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dava, taraflar arasındaki elektrik teslim ve kabul sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği iddiası ile sözleşmenin ihlalinden dolayı uğradığı zararların tazmini talebi ile birlikte teminat mektubunun iadesi davasıdır.
Mahkememizce dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 21/01/2022 tarihli raporda özetle;
-Taraflar arasında 15/04/2016 tarihli Versiyon 2.1 (a) / 21 Eylül 2007 Türkiye Versiyonu ... Federasyonu Elektrik Enerjisinin Teslimi ve Kabulüne İlişkin Genel Sözleşme başlıklı çerçeve sözleşmenin imzalandığı, daha sonra ise ek olarak farklı tarihlerde ... Federasyonu Genel Sözleşme Ek 2a Sabit Fiyat Münferit Sözleşmeler kurulduğu,
-Uyuşmazlığın dayanağının ise taraflar arasında varlığı ve geçerliği tartışmalı olmayan 01/07/2018 - 31/12/2019 tarihlerini kapsayan münferit sözleşme olduğu, bu sözleşmenin davalı tarafından TC .... Noterliğinin 07/01/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 30 gün önceden yazılı ihtarda bulunmak suretiyle ve 09/01/2019 tarihinden geçerli olmak üzere feshedildiği, fesih gerekçesinin temelde finansal krize bağlı değişikliklere dayandırıldığı,
-Davalının iddiasının ise bir mücbir sebebin oluştuğu, bu nedenle de ifanın imkansızlaştığı olduğu buna dayalı olarak da fesih hakkının kullanıldığının beyan edildiği,
-Tarafların edimlerinin ifasına etki eden bir olgunun mücbir sebep olarak nitelenip nitelenmeyeceği bakımından değerlendirme yapmak için öncelikle sözleşmede mücbir sebep hükmünün bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği, yapılan değerlendirmede çerçeve sözleşmede (m.7) mücbir sebeplerin tanımlandığı ve sınırlarının çizildiği ancak hükümde mücbir sebep niteliği taşıyabilecek olguların sayılanlarla sınırlı olmadığının düzenlendiği, dolayısıyla hükümde sayılmayan hangi hallerin mücbir sebep olabileceğinin belirlenmesi gerektiği, bunun için de TBK'da yasal olarak tanımlanmayan mücbir sebebin doktrinde ve yargı kararlarında yapılan tanımından hareket edildiği,
-Mücbir sebebin sorumlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen genel davranış normunun veya borcun ihlaline mutlak ve kaçınılmaz olarak yol açan öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü bir olay olduğu, mücbir sebep olduğu iddia edilen olgular bakımından heyetimizin finans alanında uzman sayın üyesi yapılan değerlendirmede, sözleşmenin kurulduğu dönemdeki ekonomik durum dikkate alındığında ülkede ekonomik bir darboğaz döviz piyasalarında normalin çok üstünde bir dalgalanma 2020 yılında yaşanıldığı gibi öngörülemeyen bir salgın nedeniyle piyasaların durması gibi bir durum söz konusu değildir. Döviz kurlarındaki değişim sadece ilgili dönemde değil, 24 Ocak 1980 tarihinde değişen Kambiyo Rejimi sonrası 1994 Ocak - Mayıs arası dönem hariç hiçbir zaman öngörülemez olmamıştır. Tüm bunları ışığında hilafı hakikat olacak şekilde döviz kurundaki yükselmenin öngörülemez bir durum olduğu iddia edilerek bunun mücbir sebep olarak öne sürülemeyeceği görüşüne ulaşılmıştır. Şeklinde kanaat bildirildiği için somut olayda mücbir sebebin unsurlarının gerçekleşmediği sonucuna varıldığı," şeklinde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce beyan ve itirazların değerlendirilmek üzere dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 09/04/2023 tarihli ek raporda kök raporda belirtilen görüş dışında başkaca bir husus olmadığı belirtilmiştir.
Mahkememizce dosyanın yeniden ek rapor alınmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 20/03/2024 tarihli 2. Ek raporda özetle;
"1.Taraflar arasındaki sözleşmenin mücbir sebebe dayalı olarak feshedildiğinin ileri sürülemeyeceği yönünde heyetimizce daha önce sunulan raporlarda yer alan görüşlerimizin muhafaza edildiği,
2.Davacının kendi üzerinde olan, eksik teslim nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararı ispat külfetinin ortada kaldığı, davacının iddiası aksine ...’tan gelen kayıt bilgilerine göre, ...’ten ikame elektrik enerjisi satın almadığının sübuta ermesiyle, var olmadığı anlaşılan bir zararını davalıdan sözleşme hükümlerine göre talep edemeyeceği,
3.Sözleşmenin feshedildiği ve dolayısıyla davalının fesih hakkına sahip olmadığı yönündeki iddianın kök ve ek raporlar içinde ayrıntılı şekilde değerlendirildiği ve önceki raporlardaki görüşlerimizin muhafaza edilmesi gerektiği sonuç ve görüşlerine ulaşıldığı" şeklinde görüş bildirilmiştir.
Netice olarak mahkememizce yapılan değerlendirmeye göre; Taraflar arasında Elektrik Enerjisinin Teslimi ve Kabulüne İlişkin Genel Sözleşme başlıklı çerçeve sözleşme ile ek olarak farklı tarihlerde Münferit Sözleşmeler düzenlendiği, 01/07/2018 - 31/12/2019 tarihlerini kapsayan münferit sözleşmenin davalı tarafından .... Noterliğinin 07/01/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 30 gün önceden yazılı ihtarda bulunmak suretiyle ve 09/01/2019 tarihinden geçerli olmak üzere feshedildiği, davalının iddiasının mücbir sebep nedeniyle ifanın imkansızlaştığı ve buna dayalı olarak da fesih hakkının kullanıldığı şeklinde olduğu, bilirkişi raporlarında da belirtildiği ve mahkememizce de yerinde görüldüğü üzere çerçeve sözleşmede (m.7) mücbir sebeplerin tanımlandığı ve sınırlarının çizildiği ancak hükümde mücbir sebep niteliği taşıyabilecek olguların sayılanlarla sınırlı olmadığının düzenlendiği, sözleşmenin kurulduğu dönemdeki ekonomik durum dikkate alındığında ülkede ekonomik bir darboğaz döviz piyasalarında normalin çok üstünde bir dalgalanma 2020 yılında yaşanıldığı gibi öngörülemeyen bir salgın nedeniyle piyasaların durması gibi bir durum söz konusu olmadığı, döviz kurlarındaki değişimin sadece ilgili dönemde değil, 24 Ocak 1980 tarihinde değişen Kambiyo Rejimi sonrası 1994 Ocak - Mayıs arası dönem hariç hiçbir zaman öngörülemez olmadığı, bu bağlamda döviz kurundaki yükselmenin öngörülemez bir durum olduğu iddia edilerek bunun mücbir sebep olarak öne sürülemeyeceği, bu haliyle de somut olayda mücbir sebebin unsurlarının gerçekleşmediği anlaşılmıştır.
Davacının zarar tazmini talebi yönünden yapılan inceleme ve değerlendirmeler uyarınca ise, dosyaya celbedilen bilgi ve belgeler ... kayıtları ve bu kayıtlar üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre davacının iddiası aksine ...’tan gelen kayıt bilgilerine göre, ...’ten ikame elektrik enerjisi satın almadığının anlaşılması karşısında, davacının zarar iddiasını ispatlayamadığı, olmayan bir zararın da davalıdan sözleşme kapsamında talep edilemeyeceği kanaati ile tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Tazminata ilişkin talebin tamamı reddedildiğinden, davalı lehine AAÜT 13/4 maddesi gereği maktu vekalet ücretine hükmolunmuştur.
Davada talep edilen, davacı tarafın diğer talebi olan teminat mektubunun iadesine yönelik talep yönünden, bu teminat mektubunun dava sürecinde davacı tarafa teslim edildiği anlaşılmakla konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve davadan sonra teslim edilmiş olan teminat mektubuna ilişkin talep yönünden davacı lehine vekalet ücretine hükmolunmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
-
Davanın talep edilen tazminat yönünden reddine,
-
Davada talep edilen teminat mektubunun iadesine yönelik talep konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
-
Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 33.044,97 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 32.617,37 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
-
Tarafların zorunlu arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL'NİN (davanın kabul ret oranına göre) 1.262,06 TL'sinin davacıdan 57,94 TL'sinin davalıdan TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
-
Davacı tarafça yapılmış olan toplam posta ve tebligat ücreti 372,65 TL, bilirkişi ücreti 18.000,00 TL olmak üzere toplam 18.372,65 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre (% 4,39) 806,55 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
-
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğininden karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre (konusuz kalan kısım için) hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davacıya ödenmesine,
-
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğininden karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre reddedilen dava değeri üzerinden (AAÜT 13/4 maddesine göre) hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davalıya ödenmesine,
-
Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 10/05/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19