İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/231 E. 2024/514 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2017/231
2024/514
11 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2017/231 Esas
KARAR NO :2024/514
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:04/01/2017
KARAR TARİHİ:11/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; : Davalılardan ...'un kullandığı ... plakalı aracın 25/01/2016 tarihinde ... mevkiinde köprü altından karşıdan karşıya geçmek isteyen müvekkili ...'a çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, kazaya karışan aracın diğer davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı olduğunu, müvekkilin kaza sonrası alınan Adli Tıp Raporuna göre ağır (5) derecede yaralandığını, kaza nedeniyle işişnden olduğujnu, 5 ay çalışamadığını, eşinin de bu nedenle işten ayrılarak eşine evde bakmak zorunda kaldığını, 5 ay boyunca bakıcı marifetiyle evde temizlik ve yemek işlerinin yapılabildiğini, müvekkilin 7-8 ay yürüyemediğini, çeşitli ameliyatlar geçirdiğini, maddi ve manevi olarak müvekkillerin zarar gördüklerini, .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalının cezalandırılmasına karar verilmiş olduğunu beyan etmiş, davaya karışan aracın trafik kaydına ve davalılar adına kayıtlı gayrimenkullerin tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasını, davalılardan şimdilik müvekkil ... için şimdilik 15.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen, 15.000,00 TL manevi tazminatınsa davalı ...'dan ayrıca müvekkil ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın da davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekili tarafından açılan davada, olay sebebiyle yaralanan davacı ...' in eşinin de talepte bulunması mümkün olmadığını, kendisinin olaydan zarar gördüğünü kabulü illiyet bağının genişletilmesine sebebiyet verdiğini, bu durumda olay sebebiyle doğrudan zarar görmeyen bu davacı yönünden davanın reddi gerektiğini, Hukuk mahkemesi ceza mahkemesinin kusur tespit ile bağlı delildir. Borçlar Kanunu 74. Maddesinde “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz. “ hükmünün düzenlendiğini, müvekkilin ceza yargılaması aşamasında avukatı olmadığından kendisini savunamadığını ve olay sebebiyle tam kusurlu kabul ettiğini, mahkemece bu aşamadan sonra yeninde keşif yapılması ve kusur tespit yapılması gerektiğini, dolayısıyla davacı tarafın her ne kadar müvekkilimin olay sebebiyle mahkum olduğu .... Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasını delil olarak göstermiş ise de bu yargılamada verilen kararın tazminat hukuk anlamında yeniden incelenmesinin zorunlu olduğunu, davacı ..., olay sonrası ... Tp fakültesine kaldırılmış ve iki gün özel odada kalmış ve bunun için 180 TL ödendiğini, onun dışında 5 ay çalışamamış olup herhangi bir kalıcı iş görmemezlik durumu da oluşmadığını, bu durumun yargılama aşmasında alınacak bilirkişi raporuyla da sabit olacağını, yine iş görmemezlik durumu sonrasında ise hemen sonra işbaşı yapmış, mevcut işinden çıkıp farklı bir iş yerinde çalışmadığını, Maddi tazminatın bir zenginleşme aracı olamayacağına ilişkin genel hukuk prensibi ve hakkaniyet gereği davacı tarafın gerçek zararından daha fazla miktarı müvekkilimden istemesi ve mahkemenin bu miktara hükmetmesinin mümkün olmadığını, 5510 sayılı kanun kapsamında geçici iş görmezlik durumunda olan kişilere iş görmezliğin başladığı 3. Günden itibaren ayakta tedavilerde günlük kazancın 2/3 “ü tutarında ödenek ödenmekte olduğunu, bu durumda davalının varsa gerçek zararının tespitinin önemli olduğundan davalı tarafın çalıştığı kurumun tespiti yapılarak bu Kurumca İş görememezlik döneminde herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı ilgili kuruma sorulmalı ve varsa yapılan ödeme gerçek zararın tespiti açısından belirlenen miktardan indirilmesi gerektiğini, her ne kadar bakıcı vs masraflarının varlığından bahsetmiş ise de bu durumu belgeli olarak davcı tarafça ispatlanmasının zorunlu olduğunu, aksi durumda davcı tarafın haksız yer zenginleşmesi gündem geleceğini yasaların koruduğu hukukun bu olmadığını, yine davalı tarafın her ne kadar müvekkilden manevi tazminat talep etmiş ise olayda müvekkilimin bir kastının olmadığı ve olayda yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonunda müvekkilinin kusurunun da değişebileceği dikkate alındığında davacının manevi tazminat talebinin reddi gerekeceğini, diğer davacı ... yönünden ise değinildiği üzere illiyet bağı bulunmadığından ve yine yasanın aradığı yansıma zararın tazmini şartları davacı eş yönünden kabul edilmediğinden onun açısında da bu talebin reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın davacı ... yönünden sıfat yokluğu sebebiyle, diğer davacı yönünden ise yasal şartlar oluşmadığından reddine, Yargılamaya ilişkin bütün masrafların ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, cevap ve sair evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dava, trafik kazası nedeniyle karşı taraf aracının sürücüsü ve sigorta şirketine karşı TTK 1473 ve devamı maddelerine ilişkin açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Dosya .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esasına kaydedilmiş, mahkemece verilen görevsizlik kararı ile mahkememize tevdi olunmuştur.
Mahkememizin... esasına kaydedilen dosyada, iddia,savunma tekrarlanmış, tetkikine karar verilen evraklar celp edilmiş, kusur ve maluliyet oranlarının tespiti hususunda Adli Tıp Kurumana gönderilmesine karar verilmiştir.
Kusur durumu yönünden alınan Adli Tıp Kurumu raporunda özetle; dosyanın bir bütün halinde incelenmesi neticesinde dava konusu kazada Davalı sürücü ...’un %100 (yüzde yüz) oranında kusurunun bulunduğu, davacı yaya ...’ın kusursuz olduğu kanaati bildirilmiştir.
Maluliyet durumu yönünden alınan Adli Tıp Kurumu raporunda ise; dosyadaki mevcut tıbbi belgelere göre; davacı ...’ın 12.11.2015 tarihinde geçirdiği kazaya bağlı yaralanması sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre;
Kas İskelet Sistemi
Alt Ekstremite: Tablo 3.33.d-ön ve orta ayak deformelerine bağlı özürlülük; %1 kişinin özür oranı olduğu,
Kişinin tüm vücut engellilik oranının %1 (yüzdebir) olduğu,.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunmuştur.
Alınan ATK raporları da eklenerek, dosyanın aktüer bilirkişiye tevdi ile, dosya kapsamında rapor alınmasına karar verilmiştir.
Alınan aktüer bilirkişi raporunda özetle; Davacı ...'ın 12.11.2015 tarihli kazasından ve eşi ...'ın kazada yaralanan eşinin bakımından dolayı uğramış oldukları zararının tazminine ilişkin olarak;
Davacı ... Yönüyle,
Hesaplanan toplam tazminatın 21.259,62 TL olduğu, söz konusu tutardan SGK tarafından yapılan ödemelerin güncellenmiş halinin mahsubu sonrası bakiye tazminat tutarının 16.189,21 TL olduğunu, Söz konusu tutardan aracın ZMMS poliçe kapsamında davalı ... Sigorta AŞ'nin sorumlu olduğu, hesaplanan tutarın poliçe teminat üst limitini aşmadığı, hesaplanan tutara dava tarihi olan 04.01.2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini, Manevi tazminat talebinin Mahkemenin takdirinde olduğu,
Davacı eş ... Yönüyle:
Davacı eşin olay tarihinde çalıştığı işini bırakmak zorunda kaldığına ilişkin bir tespitte bulunulamadığı, davacı ... adına düzenlenen maluliyet raporlarında kısmen veya tamamen bakıma muhtaç olduğuna ilişkin bir kaydın olmadığı, Mahkemenin takdirinde olmak üzere bakım giderinin davacı eşin geçici iş göremez olduğu 3 aylık dönem için 2.028,97 TL olabileceği, Söz konusu tutardan aracın ZMMS poliçe kapsamında davalı ... Sigorta AŞ'nin sorumlu olduğu, hesaplanan tutarın poliçe teminat üst limitini aşmadığı, hesaplanan tutara dava tarihi olan 04.01.2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itirazlar alınmıştır.
Davacı vekilinin manevi tazminat yönünden tanık dinletilme talebinde bulunmuş, bildirilen tanıklara duruşma gün ve saatinin tebliğ edilmiştir.
Mahkememizin 20/12/2022 tarihli duruşmasında hazır bulunan davacı tanağı ... duruşmadaki beyanı ile "kaza olduğunda ben daha liseye gidiyordum. Maddi manevi olarak ailemle birlikte zarar gördük. Anneme bakmak için ya ben okulu bırakacaktım ya babam işi bırakacaktı. O dönem babam işi bırakmak zorunda kaldı. Bende o sene sınıf tekrarı yaptım. Aile olarak çok zor zamanlardan geçtik. Karşı taraf hiçbir şekilde annem babamla iletişime geçmedi. Geçmiş olsun bile demediler. Annem kazadan sonra uzun bir süre yürüyemedi, bakıma muhtaç kaldı " şeklinde beyanda bulunmuş, bu beyanını da imzası ile tevsik etmiştir.
Aynı duruşmada hazır bulunan davacı tanığı ... duruşmada "kaza sonrası hastanede bir süre kaldı. Eve geçtiğinde bakıma muhtaçtı. 2.5 aya kadar hiç yürüyemedi sonrasında 6 7 ay koltuk değnekleriyle yürümeye çalışıyordu. Eşi işten çıkmak zorunda kalarak eşine bakmaya çalıştı. Psikolojik olarak çok kötü bir duruma düştüler. Sürekli borçla hareket ediyorlardı. Damadım işten çıktıktan sonra 6 7 ay iş bulamadı. Çevremize karşı mahcup olduk. Karşı taraf geçmiş olsun bile demedi. " şeklinde beyanda bulunmuş beyanını imzası ile tevsik etmiştir.
Davacı vekilince bakıcı gideri talebi yinelenmiş, mahkememizce davacının dava konusu kaza nedeniyle bakıcı ihtiyacı olup olmadığı hususunda rapor alınmak üzere dosya ATK'ya tevdi edilmiştir.
Bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığına ilişkin düzenlenen Adli Tıp Raporunda özetle; dava konusu kaza nedeniyle davacı ...’ın 12.11.2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle sürekli ya da geçici süreyle başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı mütalaa olunmuştur.
Yargılama aşamasında davacı ...'ın 17/04/2023 tarihinde vefat etmiş, davacı vekilince müteveffanın veraset ilamı dosyaya sunulmuş, davacı vekilince mirasçı ...'ın vekaletnamesini dosyaya sunmuştur.
Davacı vekilince 13/02/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile Maddi tazminatı 15.000-TL talep emiş olduklarını alınan rapor 16.189, 21-TL olup, eksik talep edilen 1.189,21-TL ile yine eksik talep edilen işten kalma için 3 aylık toplam 2.028, 97-TL'nin hesaplanan tutarın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Somut olayda meydana gelen kazada Adli Tıp Kurumu’nun 27.04.2020 tarih ve 4585 sayılı ve 26.03.2021 tarih ve 4290 sayılı kusur raporlarında; Kaza olayının meydana gelmesinde sürücü ...’un %100 kusurlu olduğu, davacı yaya ...’ın kusursuz olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 17.03.2021 tarih ve 4954 sayılı raporunda; kazalı ...’ın 12.11.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasından dolayı 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmek hükümlerine göre meslekte kazanma gücü kaybı oranının % 1, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, SGK tarafından davacıya 03.03.2016 tarihinde 1.024,80 TL, 03.02.2016 tarihinde 512,40 TL, 20.01.2016 tarihinde 594,30 TL, 20.01.2016 tarihinde 594,30 TL, 20.01.2016 tarihinde 679,20 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği, yapılan ödemelerin güncellenmiş halinin 5.070,41 TL olduğu anlaşılmıştır. Kazaya karışan 34 BL 094 plakalı aracın davalı ... Sigorta AŞ’ye 24.09.2015-2016 tarihleri arasında 4101502830450 numaralı ZMMS poliçesinin olduğunu, ölüm ve yaralanma olaylarında poliçe teminat üst limitinin 290.000,00 TL olduğu görülmüştür. Davacının tazminat talebini açıklamaya yönelik beyan dilekçesinde 5.000,00 TL geçici iş göremezlik talebinde bulunduğu, fakat dava öncesinde geçici iş göremezlik tazminatının SGK tarafından ödendiği anlaşıldığından bu talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Bilirkişi raporunda davacının kalıcı iş göremezlik tazminatının 19.230,65 TL olarak hesaplandığı, davacı vekilinin beyan dilekçesinde 5.000,00 TL kalıcı iş göremezlik talebinde bulunduğu, talep arttırım dilekçesi ile talebini 16.189,21 TL olarak belirlediği anlaşılmış olup, tazminat miktarı poliçe limiti altında kaldığından davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermek gerekmiştir. Davacının alınan ATK raporunda bakıcı ihtiyacı olmadığının belirtildiği görüldüğünden davacının 5.000,00 TL bakıcı gideri tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Dava dosyası incelendiğinde; kazanın 12.11.2015 tarihinde meydana geldiği, dava tarihinden önce davalı Sigorta şirketinden talepte bulunulmadığı, davanın 04.01.2017 tarihinde açıldığı, hesaplanan tazminata davanın açıldığı 04.01.2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Manevi tazminat yönünden ise, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın oluş şekli, kusur durumları, maluliyet oranları, kaza dolayısıyla içinde bulunulan manevi durum dolayısıyla sebepsiz zenginleşmeyle yol açmayacak ölçüde davacı ... için 8.500,00 TL, manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihi olan 12.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte alınarak davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir. Davacı ... yargılama esnasında vefat etmiş olup mirasçıları davaya devam etmiş ise de TBK m. 56 gereğince ölen ya da ağır bedensel zarar halinde yakınlara tazminat ödenebileceğinin belirtildiği, davacı ...'nın meydana gelen kaza neticesinde ağır bedensel zarara uğramadığı alınan raporlarla anlaşıldığından davacı ...'ın manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 16.189,21 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının davalı sigortadan 04/01/2017 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, diğer davalılardan 12/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı ...'ın bakıcı gideri tazminatı talebinin reddine,
-
Davacı ...'ın geçici iş göremezlik talebinin reddine,
-
Davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 8.500,00 TL manevi tazminatın 12.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine,fazlaya ilişkin talebin reddine
-
Davacı ...'ın manevi tazminat talebinin reddine,
Maddi Tazminat Yönünden;
-
Dava konusu olup, kabul edilen değer üzerinden alınması gereken 1.105,88 TL harçtan önceden davacıdan alınan 256,17 TL (maddi tazminat talebi yönünden alınan ) peşin harç ve 440,00 TL ıslah harcının toplamı olan 696,17 TL'nin mahsubu ile eksik olan 409,41 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
-
Davacı tarafça yapılmış olan toplam posta ve tebligat, bilirkişi ücreti ve Adli Tıp Kurumu masrafı olmak üzere toplam 6.803,50 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre 4.966,55 TL yargılama gideri ve peşin harç 51,23 TL ve tamamlama harcı 440,00 TL olmak üzere toplam 5.457,78 TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, geri kalan kısmın ... üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğininden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre kabul edilen maddi tazminat dava değeri üzerinden hesaplanan 16.189,21 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
-
Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğininden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre reddedilen(bakıcı gideri, geçici iş göremezlik tazminatı) edilen maddi tazminat dava değeri üzerinden hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'tan tahsili ile davalılara verilmesine,
10-Kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Manevi Tazminat Yönünden;
11-Alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 341,55 TL(manevi tazminat talebi yönünden alınan) harçtan mahsubu ile geriye kalan 86,05TL nispi harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
12- Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
13-Kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
14-Davacı ... kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 8.500,00 TL vekalet ücretini davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
15-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 7.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'tan tahsili ile davalılara verilmesine,
16-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'tan tahsili ile davalılara verilmesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 11/06/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19