İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/281 E. 2024/387 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/281
2024/387
14 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/281 Esas
KARAR NO :2024/387
DAVA:Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ:09/05/2024
KARAR TARİHİ:14/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekili ... Şirketi, ticaret sicilde kayıtlı olan resmi adresinde ayakkabı tabanı ve ayakkabı imalatı yaptığını, müvekkili ... ise şirketin yetkili müdürü ve temsilcisi olduğunu, müvekkili ... Şirketi ile davalı ... arasında elektrik abonelik sözleşmesi olduğunu, sözleşme tarihinden bugüne dek hizmet satın alım bedelleri müvekkili şirket tarafından aksatılmadan ödendiğini, müvekkili şirketin davalı kuruma borçlu olmadığı hususu tarafların ticari defter kayıtları ile sabit olduğunu, müvekkili ... ile davalı ... arasında ise herhangi bir sözleşme mevcut olmadığını, 06.04.2024 tarihinde ... yetkilisi olduğunu iddia eden ve kimlik bilgisini ibraz etmeyen iki şahıs müvekkili şirket adresine gelerek kaçak elektrik kullanıldığını iddia ettiğini, tutanak düzenlendiğini, tutanağın sakat eksik ve geçersiz olduğunu, müvekkiller tarafından kaçak elektrik kullanıldığının iddiasının asılsız olduğunu, davalı şirket tarafından düzenlenen belgeler arasında hukuki bir tutarlılık ve irtibat bulunmadığını, takip konusu faturada müvekkili ... 'un adının geçmediğini, asılsız bir kaçak elektrik kullanımı iddiasına dayalı olarak gerçekleştirilen elektriğin kesilmesi işlemi ve haksız bir borç tahakkuku hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini,
davanın kabulü ile müvekkili ... Şirketi ile müvekkili ...'un borçlu olmadığının ayrı ayrı tespitini, .... icra müdürlüğü'nün ... e. sayılı haksız icra takibinin her iki müvekkili için de ayrı ayrı tedbiren durdurulmasını, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla, bu dava sebebiyle uğramış oldukları zararların yasa gereği alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak müvvekile verilmesini, nihayet vekâlet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiler.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibari ile menfi tespit talebine ilişkindir.
6100 sayılı HMK 114.maddesinde dava şartları sayılmış, yine HMK 115.maddesinde ise dava şartlarının incelemesinin nasıl gerçekleştirileceği düzenlenmiştir. Buna göre "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder."
6102 sayılı kanun 5.maddesinde 7155 sayılı yasanın 23.maddesi ile eklenen 18/a maddesi ile yapılan değişiklik nedeniyle Arabuluculuk dava şartının eklenildiği, HMK 118/1 madde gereğince "Davanın dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış " sayılacağının belirtildiği, 7155 sayılı kanunun 20.maddesi ile 13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı TTK.5.maddesinden sonra gelmek üzere dava şartı olarak Arabuluculuk getirildiğini, söz konusu düzenleme ile "Bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarada, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" hükmünün bulunduğu ve yine 7153 sayılı kanun Yürürlük başlıklı 26/1-a maddesinde 10,20 ve 21.maddeleri 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe girer hükmü yer bulunduğu, söz konusu yasa değişikliği ile arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte bir dava şartı olmadığı açıktır.
Dava Şartı Olarak Arabuluculuk başlığı altında düzenlenen 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yasası'nın 18/A maddesinin ikinci fıkrası ise; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmünü düzenlemektedir.
Somut olayda, davacılar vekiline 10/05/2024 tarihinde: "Davacı vekiline, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dosyaya sunması için iş bu muhtıranın tebliğinden itibaren 1 (bir) hafta kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin işbu muhtıranın tebliği ile birlikte dosyaya sunulmaması halinde davanın usulden reddedileceği hususu ihtar olunur." şeklinde muhtıra çıkartılmıştır.
Davacılar vekilince 13/05/2024 tarihinde dilekçesinde dava şartı arabuluculuk başvurusunun yapılmadığını belirtmiştir.
Davacılar vekilinin beyanları doğrultusunda arabuluculuk başvuru şartının yerine getirilmediği gözetilerek davanın HMK 114/2 maddesi yollamasıyla 6102 sayılı 5/A maddesindeki zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
-
Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
-
Karar harcı 427,60 TL'den davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 11.801,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.374,10 TL harcın karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,
-
Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
-
Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacılara iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32