SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/203 E. 2024/344 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/203

Karar No

2024/344

Karar Tarihi

2 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/203 Esas

KARAR NO :2024/344

DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

DAVA TARİHİ:28/03/2024

KARAR TARİHİ:02/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirket İstanbul Avrupa Yakasında Türkiye genelinin yüzde 10’una denk gelen yaklaşık 4,5 milyon aboneye ‘görevli tedarik şirketi’ sıfatıyla Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından onaylanan perakende satış tarifeleri üzerinden hizmet verdiğini, müvekkili şirket ayrıca bölge sınırlaması olmaksızın serbest tüketici niteliğine sahip tüketicilerle ikili anlaşma yaparak indirimli tarife ve fayda kampanyalarıyla elektrik enerjisi satışı da yapabildiğini, müvekkili şirketin görevleri kapsamında yapılan denetimlerde davalının kaçak elektrik kullandığı tespit edildiği, davalı hakkında müvekkili kurum görevlileri tarafından ''ilgili kullanım yerinde pasif ve kayıtsız sayaçtan enerji kullanıldığı tespit edildiğini, 18.02.2022 tarihli kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı tutulduğunu, kaçak kullanıma ilişkin tahakkuk eden bedelin tahsili için davalı borçlu adına 22-03-2022 tarihli 23793.32 TL tutarlı fatura düzenlendiğini, davalı fatura ile tahakkuk ettirilen bedeli ödemediğini, alacağın tahsili için ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu icra dosyasına sunduğu haksız ve mesnetsiz itiraz dilekçesi ile borca ve itiraz ettiklerinden takip durduğunu, borçlu davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamına, itirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle itiraz olunan kısım üzerinden %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE:

Dava, itirazın iptali davasıdır.

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için, uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Yine, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.

Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanı ticari davalardır. Ticari davalar ise 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde sayılmıştır. Maddenin 1. fıkrasında "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri.." ifadesi ile her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren hususlardan doğan davalar nispi ticari davalar olduğu belirtilmiştir. Davanın nispi ticari dava olması için, her iki tarafın tacir olması ve davanın konusunun her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğması gerekmektedir.

Asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Yani bir özel mahkemede bakılacağına dair özel bir kanun hükmü bulunmayan her dava genel mahkemelerde görülür. Özel mahkemeler istisnai niteliktedir.

28/11/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2.maddesinde, kanun'un kapsamı “bu kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır.

6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83.maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.

Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, Vergi Dairesi'nden gelen müzekkere cevabının incelenmesinde davacının kazancının Bakanlar Kurulu'nun belirlediği sınırın altında kaldığı, Ticaret Sicil'den gelen müzekkere cevabının incelenmesinde gerçek kişi ticari

işletme kaydı, ortağı olduğu kollektif, komandit ve limited şirket kaydı

bulunamadığı gibi tek pay sahibi olduğu anonim şirket kaydı da bulunamadığı, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nden gelen müzekkere cevabının incelenmesinde davacının herhangi bir kaydının bulunmadığının bildirildiği anlaşılmakla, dava konusu yer iş yeri olsa da ticari işletme niteliğinde olmadığı, bu kapsamda davacının 6502 sayılı yasa kapsamında tüketici de olmadığı, bu durumda uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklandığından ve davanın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın Mahkememizin görevsizliği sebebiyle görev dava şartı yokluğundan HMK 114/1. c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden REDDİNE,

  2. HMK.nun 20. Maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birisinin başvurması halinde dava dosyasının görevli ve yetkili İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, süresi içinde talep olmaması halinde dosyanın Mahkememizce resen ele alınarak davanın açılmamış sayılacağı hususunun ihtarına,

  3. Harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, HMK 331/2. maddesi gereğince davaya başka bir mahkemede devam edilmediği taktirde talep halinde harç ve yargılama giderinin ve gider avansının harcanmayan kısmının Mahkememizce karar altına alınmasına,

Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalının yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 02/05/2024

Katip ...

e-imzalıdır

Hakim ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

incelemeistanbulTARİHİ28/03/2024gerekçe

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim