SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/821 E. 2024/220 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/821

Karar No

2024/220

Karar Tarihi

19 Mart 2024

T.C.

İSTANBUL

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/821 Esas

KARAR NO :2024/220

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ:08/12/2023

KARAR TARİHİ:19/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil Şirket tarafından işletilen köprü ve otoyoldan, davalıya ait, ... plakalı araç ile gerçekleştirilen ihlalli geçişler nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin, davalıya tebliğ edildiğini, borçlu müvekkil şirkete borcu olmadığını öne sürmek suretiyle borcun tamamına itiraz ettiğini, haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline, İtiraz konusu alacak hakkında takibin devamına, borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP :Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil ...'ın .... Noterliğince düzenlenen 29.09.2021 Tarih ve ... yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesi ile ... plakalı aracı satın aldığını, davacı yanın dava dilekçesinde icra dosyasına yapılan itirazda taraflarının borca itiraz ettiğini fakat ihlalli geçişe itiraz etmediğini ihlalli geçişin taraflarınca yapıldığından bahisle icra dosyamıza yapılan itirazın iptali için eldeki davayı ikame ettiğini, icra dosyasına yaptıkları itiraza bakıldığında yapılan itirazda ihlalli geçişin taraflarınca olmadığı değil aracın bir önceki sahibince yapıldığı dolayısıyla ihlalli geçiş sebebiyle davacı yanın taraflarından herhangi bir alacaklarının olmadığı anlaşılacağını, ihlalli geçişlerin tarihleri davacı tarafından bildirildiğini ancak müvekkilin 11.09.2021 tarihindeki ihlalli geçişi yapma ihtimalinin söz konusu olmadığını, zira müvekkilin aracının 29.09.2021 tarihinde devraldığını, yine müvekkilin 29.09.2021 tarihindeki ihlali yapmış olma ihtimali de söz konusu olmadığını, mezkur ihlalli geçişin yapıldığı noktaların Sakaryada bulunan ... gişelerinden giriş ve ... gişelerinden çıkış şeklinde olduğunu, gişelere giriş saatinin davacı yanın sunduğu evraklar içerisinde bulunmadığını, yalnızca ... çıkış saati bulunduğunu, fakat eldeki verilerle de müvekkilin ihlali gerçekleştirmediğinin kolaylıkla anlaşılabileceğini, zira müvekkil aracı noter satışı ile .... Noterliğinden ihlalli geçiş saatinden sonraki bir saatte satın aldığını, müvekkilin Gaziosmanpaşada'ki noterliğin işe başlama saati olan 08:30'da satın almış olsa ve son hızla Sakaryada bulunan ... gişelerine sürse oradan giriş yaparak yine son sürat ... gişelerine doğru aracını sürmesi durumunda 43 dakika içerisinde yaklaşık olarak 350 kilometre mesafe kat etmesi gerekeceğini, bir kara aracı olan Volkswagen marka panelvan aracın böyle bir hız kabiliyetinin olmadığı izahtan vareste olduğunu, tüm bu anlatılanlar nedeniyle müvekkilin herhangi bir ihlalli geçiş yapmadığının ortada olduğundan, müvekkilin yapmadığı ihlalli geçişten sorumlu tutulmaması gerektiği hususunun izahtan vareste olup davacı yanın davasının reddi, takibin iptaline karar verilmesi ile vekalet ücreti ve yargılama masraflarının davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İddia, savunma ve sair evraklar hep birlikte incelenmiştir.

Dava, hukuki niteliği itibari ile; İİK.nun 67.maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.

Taraflar arasındaki ihtilaf .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali gerekip gerekmediği, , takibin devamına karar verilmesi halinde davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilip edilmeyeceği noktalarında toplanmaktadır.

Mahkememizce davalı tarafın tacir kaydı bulunup bulunmadığı hususunda ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve ... Esnaf ve Sanatlarlar odasına müzekkere yazılmış, gelen yazı cevabında kimlik bilgisi verilen davalı ...'ın herhangi bir kaydının olmadığı ve kişinin gerçek kişi ticari işletme ortak kaydına rastlanılmadığının bildirildiği görülmüştür.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." denilmekle, aynı yasanın 114/1-c maddesinde "Mahkemenin görevli olması" dava şartları arasında sayılmış, mahkeme tarafından görev hususunun yargılamanın her aşamasında resen araştırılması gerekecektir. Öncelikle görev yönüyle inceleme ve değerlendirme yapılması gerekmiştir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmemesine rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olarak düzenlenmiştir.

Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nun 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır.

Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.

Yargıtay 11.H.D.' nin 06/03/2018 Tarih ve 2016/11515 E-2018/1718 K sayılı kararında da vurgulandığı gibi, TTK'nin 12. Maddesine göre "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur." hükmü yer almaktadır.

TTK'nun 11. maddesinde "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir.”, aynı yasanın 15. maddesinde de "İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." düzenlemesi bulunmaktadır.

Somut olayda, davalıya ait araç her ne kadar ticari sınıfta yer alsa da, bunun tek başına davayı ticari dava haline getirmeyeceği, davalının İstanbul Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan gelen kaydında mevcut gelirinin belirlenen esnaf sınırında kaldığı, ticari işletme olmadığı ve davanın mutlak ticari davalardan da olmadığı anlaşılmakla, davaya görmekle genel mahkemelerin görevli olduğu mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından, davanın HMK 114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca görev dava şartı nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davacının davasının HMK 114/1. c ve 115/2 maddesi gereğince görev dava şartı yokluğundan usulden reddine,

  2. Görevli Mahkemenin İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğuna,

  3. Karar kesinleştiğinde HMK'nun 20/1. maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süre içinde başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemesine gönderilmesine, belirlenen süre içinde başvurulmadığı takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,

  4. HMK 'nun 331/2. maddesi son cümlesi uyarınca dosya süresi içinde görevli mahkemeye gönderilmediği takdirde talep halinde yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda mahkememizce karar verilmesine,

  5. HMK 'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda görevli mahkemece karar verilmesine,

Dair, miktar itibariyle yasa yolu kapalı kesin olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı.19/03/2024

Katip ...

e-imzalıdır

Hakim ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistanbulhükümTARİHİ08/12/2023

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim