İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/583 E. 2024/19 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/583
2024/19
16 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/21 Esas
KARAR NO:2024/40
DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:10/01/2023
KARAR TARİHİ:23/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin yurtiçinde ve Yurtdışı taşımacılık alanında hizmet veren, sektörün tanınmış ve öncü kuruluşlarından olduğunu, müvekkil şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiye istinaden davalıya ait emtialarını Türkiye'den Hollanda ve Almanya'ya taşınma işi müvekkil tarafından üstlenildiğini ve taşıma hizmetinin gereği gibi yerine getirildiğini, yerine getirilen hizmete istinaden dava dilekçesi ekinde de sundukları müvekkil şirket tarafından verilen hizmetlerden kaynaklı cari olarak 1.146,60-EURO fatura alacağı bulunduğunu, müvekkil şirketçe bu alacağının ödenmesi için davalı tarafa vazıh ve sözlü olarak defalarca müracaat edilmiş ise de herhangi bir olumlu netice elde edilemediğini, bunun üzerine davalı şirkete karşı İstanbul ... Müdürlüğü ... E. sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatıldığını, ve davalı tarafa ödeme emri gönderildiğini, söz konusu ödeme emrine karşı davalı/borçlu tarafından borca ve ferilerine itiraz edildiğini, borçlunun haksız ve mesnetsiz itirazları nedeniyle takibin durdurulduğunu, takibe itiraz neticesinde taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğunu ancak tarafların anlaşamadıklarını, itiraz edilmiş olması nedeniyle 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıkları)" Arabuluculuk Kanunu 17. madde ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/A maddesi uyarınca Arabuluculuk süreci işletilmiş ancak taraflar anlaşamadıklarını, davalı Borçlu Tarafın Borca, Masrafa, Faize Ve Tüm Ferilerine İtirazını haksız olduğunu, müvekkilin anlaşma gereğince üzerine düşen tüm edimleri yerine getirdiğini, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile; davalı/borçlunun İstanbul ... Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına yaptığı haksız ve kötüniyetli itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde iddia edilenin aksine müvekkil şirketin davacıdan taraflar arasındaki anlaşmaya uygun şekilde herhangi bir taşıma hizmeti almadığını, davacının bunu ispat edecek nitelikte herhangi bir delil sunmadığını, davacı dava dilekçesinde, Müvekkil şirket ile aralarında ticari ilişki bulunduğu, müvekkil şirketin davacıya taşıma işi yaptırmış olduğunu ifade ettiğini, cevap dilekçesinde bedelleri yazılı faturalara dayandırdığını, ancak, davacının müvekkil şirkete karşı faturaya konu olduğu iddia edilen hizmeti sağlamadığını, nitekim müvekkil şirketin 2014 yılında 1.500.000 TL sermaye ile kurulmuş olup kurulduğu günden bu yana "Hazır Giyim ve Konfeksiyon" alanında faaliyet göstermekte olduğunu, davacı dava dilekçesinde müvekkil şirkete tam ve eksiksiz taşıma hizmeti verdiğini, buna istinaden müvekkile fatura kesildiğini ancak fatura bedellerini ödemediğini iddia etmekte Müvekkil şirket, yukarıda ifade edildiği gibi ürünlerini yurt dışında satmakta olup bu ürünlerin sevkiyatını sağlamak adına davacı firma ile görüşmeler sağladığını, 08.12.2020-10.12.2020 tarihlerinde gönderilerin çıkışı yapılmış, davacı firma tarafından ilki 18.12.2020 tarihinde İkincisi 23.12.2020 tarihinde teslim edildiği gerek yazılı gerekse sözlü olarak müvekkil şirkete bildirildiğini, müvekkilin söz konusu taşıma hizmetinin alındığına güvenerek, ürünleri yurt dışında pazarlamak adına masraf ve yatırımlar yaptığını, davacı tarafından ürünlerin teslim edildiğinin yazılı olarak bildirildiğini, ürünlerin yurtdışındaki satış kanallarında gözükmesi gerekirken gözükmemesi üzerine ürünlerin teslimatına ilişkin soruşturma yapıldığını, buna ilişkin satış kanallarından ürünlerin hiçbir zaman teslim edilmediği bilgisi verildiğini, bir başka deyişle, davacı firma gerçeğe aykırı bir şekilde ürünleri taşınmasını sağladığını ve teslim ettiğini belirtmişse de ürünlerin teslim edilmediği yurtdışı kanallarından müvekkile bildirildiğini, bu hususa ilişkin davacı firma ile irtibata geçildiğini, müvekkilin bildirimi üzerine davacı teslim ettiklerinin teyit etmelerine rağmen teslim edilmediğini ve gerçek dışı beyanda bulunduğunu ikrar ettiğini, nitekim bu hususun mail vazısmaları ile de mevcut olduğunu, Yargıtay'ın istikrar kazanmış emsal kararları ile anlaşılacağı üzere davacının faturaya konu hizmetin sağlanıp sağlanmadığı hususunu ispat yükümlülüğü bulunmakta olup, davacının dava dilekçesinde iddia edilen hizmetin yerine getirildiğine dair herhangi bir dayanak bulunmadığını, davacının müvekkil şirkete karşı davada belirtmiş olduğu edimi yerine getirmemiş olup, böyle bir durumda fatura içeriğinin kesinleşmesinin yahut iş veya hizmetin yapılmış olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, dava dilekçesinde alacak talebine ilişkin gerekli açıklamalara yer vermeyen davacının, bu aşamadan sonra sunacağı açıklamaların ve delillerin iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında yargılama konusu edilmemesini talep ettiklerini, Bilindiği üzere, basit yargılama usulünde Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) M. 319 uyarınca iddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı dava açılmasıyla başladığını, davacının davaya konu alacak iddiasının faturalara ilişkin olduğunu, ancak , dava dilekçesi incelendiğinde davacının alacak iddiası yönünden gerekli açıklamaları yapmadığı, müvekkil şirkete verilen hizmete ilişkin herhangi bir ispat yahut delil sunamamış olduğu görülmekte olduğunu, huzurdaki yargılamanın basit yargılama usulüne tabi olduğu, bu nedenle dilekçeler teatisinin cevap dilekçemizin sunulması ile sona erdiği, dolayısıyla bu aşamadan sonra davacının iddiasını genişletmesi ve değiştirmesinin mümkün olmadığının belirtildiği, davacının dava dilekçesinden sonra sunduğu/sunacağı açıklamalara ve delillere muvafakat etmediklerini, netice itibariyle, tüm bu nedenlerle Davacı şirketin müvekkil şirketten alacağı olduğunu iddia ettiği faturalara konu hizmeti gerçekleştirmemiş olup, müvekkil şirketin herhangi bir borcu bulunmadığından, haksız ve hukuka aykırı alacak ve faiz talebi ile davanın bütünüyle reddine, Vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Mahkememizde açılan dava: İİK.nun 67. maddesi gereğince itirazın iptali davasıdır.
Dosyamıza bir sureti celp edilen İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 1.146,60 TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, İstanbul ... Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında icra takibine konu 6 adet faturadan kaynaklı itirazın iptaline ilişkin iken davacı vekilince 13-01-2023 tarihli ıslah dilekçesi ile davalıya gerçekleştirmiş oldukları hizmetin karşılığının ödenmesine yönelik alacak davasına çevirdiği anlaşılmakla davanın alacak davası olduğu anlaşıldı.
Taraflar arasındaki ihtilafın giderilmesi hususu uzman görüşü gerektirdiği kanaati ile dosyanın alanında uzman bilirkişiye tevdi ile iddia, savunma, taraflarca sunulan bilgi ve deliller, mahkememizce celp edilen bilgi ve deliller ile tarafların ticari defter ve kayıtları da incelenerek,taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacının icra takibine konu faturalar bakımından davalıdan alacaklı olup olmadığına ilişkin rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi raporunda özetle; dosya kapsamı ve taraflarca sunulan defter kayıtlarının incelenmesi neticesinde; Davacı tarafın davalıdan alacağını tahsil edemediği gerekçesi ile 09.08.2021 tarihinde İstanbul 8.İcra Müdürlüğünün ... E. dosya numarası ile üzerinden ilamsız takibe geçtiği, davalının, icra takibine, takip miktarına, borca, faiz ve borcun tüm ferilerine itiraz ettiğini, bu itiraz üzerine davacının davalı aleyhine yaptığı takibin devamı için huzurdaki davayı açtığı tespit edildiğini, davacının ibraz edilen ticari defterlerinde icra ve dava konusu faturaların usulüne uygun kayıtlı olduğu ve takip tarihi itibariyle dava konusu faturalardan dolayı davalıdan (1.146,60 EUR) 11.107,92 TL alacağı olduğunu , davalının ibraz edilen ticari defterlerinde davacının icra takip konusu yaptığı faturalarının kayıtlı olduğu ve söz konusu fatura tutarlarından dolayı davacıya (1.146,60 EUR) 9.526,79.-TL borcu olduğu tespit edildiğini, davalının faturalara konu taşımaların yapılmadığı iddia ve savunmasını ispata yönelik dosyada her hangi bir delil bulunmadığını, karine olarak itiraz edilmeyen faturalara konu taşımaların tam ve gereği gibi yapıldığı değerlendirilerek, davacının alacak iddiasının yerinde olduğunu, uluslararası taşımalar söz konusu olmakla, EURO cinsinden davacı talebinin 1.146,60 EURO tutarında karşılıklı ve birbirine uyumlu ticari defterlerle teyit edildiğini, davacı alacağının iş görme faturalarına dayanan alacak olduğunu, buna bağlı olarak sair taleplerin yüce mahkemenin takdir ve değerlendirmesinde olduğu görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itirazlar sunulmuştur.
Tarafların incelenen ticari defterlerine göre, her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, lehlerine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ibraz edilen ticari defterlerinde icra ve dava konusu faturaların usulüne uygun kayıtlı olduğu ve takip tarihi itibariyle dava konusu faturalardan dolayı davalıdan 11.107,92 TL alacağı olduğu, davalının ibraz edilen ticari defterlerinde davacının icra takip konusu yaptığı faturalarının kayıtlı olduğu ve söz konusu fatura tutarlarından dolayı davacıya 9.526,79.-TL borcu olduğu tespit edilmiştir. Yine davaya konu olan faturalar tarafların ticari defterlerinde usulüne uygun olarak kayıtlı olduğu ve dava konusu faturalara davalı tarafından yasal süresi içinde itiraz edilmediği, ancak taraf ticari defterlerinde TL olarak fark tespit edildiği, davacının ibraz edilen ticari defterlerinde davalıdan 11.107,92 TL alacağı olduğu davalının ibraz edilen ticari defterlerinde davacıya 9.526,79.-TL borcu olduğunun tespit edildiği, farkın nedeni ise davacı faturaları EUR olarak tanzim etmiş olup VUK 280 maddesi uyarınca EUR tutarlarını kambiyo değerlemesi yaptığı, yapılan kambiyo işlemi VUK'na uygun olduğu, davalı ise ticari defterine kayıt ettiği dava konusu faturaları için Kambiyo değerlemesi yapmadığı, Taraf ticari defterler arasında fark, davacının kambiyo değerlemesi yapmasından davalını ise kambiyo değerlemesi yapmadığından kaynaklandığı anlaşılmıştır.
"...Faturanın davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiğini kanıtlama yükümlülüğü davacı tarafta olup davacının bu hususu kanıtlaması halinde, bu kez, TTK'nın 23/2. maddesinde yazılı 8 günlük yasal süre içerisinde faturaya itiraz ve iade ettiğini kanıtlama yükümlülüğü ise davalı tarafa aittir. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK'nın m.222 (TTK'nın 84. ve 85.) madde hükümleri uyarınca ispatlamış olur...." (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2014/... Esas 2015/... Karar sayılı ilamı).
"...Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2017/1445 Esas 2018/1438 Karar sayılı ilamı)
Somut olayda taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dava konusu faturaların davalı defterlerinde de kayıtlı olduğu, süresinde itiraz edilmediği gibi iade faturası da düzenlenmediği, bu haliyle davacı tarafından hizmetin gerçekleştirilmiş olduğunun ispatlandığı, davalının aksi yönde hizmetin yerine getirilmediği iddiasının ise dosyada mevcut belgelerle ispatlanamadığı davacının itirazın iptali davası olarak açmış olduğu davasını 13/01/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile ıslah ederek alacak davasına dönüştürdüğü, davacının davasını ispatladığı anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davanın kabulü ile 1.146,60 Euro'nun 10/01/2023 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Alınması gerekli 1.562,91 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 335,19 TL i harcın mahsubu ile geriye kalan 1.227,72 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
-
Davacı tarafça başlangıçta yapılan 540,69 TL ( peşin harç, başvurma harcı, vekalet harcı) ile yargılama aşamasında yapılan 4.142,00 ( tebligat, posta ücreti ve bilirkişi ücreti) TL olmak üzere toplam 4.682,69 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
-
Davacı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
-
Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
-
Tarafların zorunlu arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL'NİN DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Dair. Miktar itibariyle yasa yolu kapalı kesin olarak davacı vekili ile davalı (e duruşma) vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 23/01/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29