İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/798 E. 2023/993 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/798
2023/993
22 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/798 Esas
KARAR NO :2023/993
DAVA:Sigorta (Yangın Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:07/04/2017
KARAR TARİHİ:22/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Yangın Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı, müvekkili şirketin 30.09.2016 tarih ve ... nolu sigorta poliçesi ile güvence altına alındığını, müvekkiline ait “... Mahallesi 5006 Sk. No:15 .../İstanbul” adresinde bulunan ve ... ve ... üretim tesisi olarak faaliyet gösteren işletmenin depo kısmında, 01.11.2016 günü saat 02:50 sularında büyük bir yangın meydana geldiğini, yangında depo ve içerisinde istifli bulunan malların büyük oranda hasar gördüğünü, davalıya gerekli tüm ihbar ve bildirimlerde bulunulduğunu ve davalı ... şirketinin derhal yetkili eksperlerini görevlendirerek, 01.11.2016 tarihinden itibaren enkaz kaldırma ve hasarın tespitine ilişkin işlemlere başladığını, enkazın kaldırılmasının yaklaşık olarak 24 gün sürdüğünü, davalı tarafın hasar tespit çalışmalarına devam ederken bir anda tüm çalışmalara son verdiğini ve meydana gelen hasara ilişkin herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığının bildirildiğini ve tahsil ettiği sigorta primlerini müvekkiline iade ederek dava konusu poliçenin başlangıçtan itibaren hükümsüz olduğunu ileri sürdüğünü, davalının tam da hasar ve zarar miktarının ortaya çıktığı bir aşamada müvekkilinin yatırdığı primleri iade etmesinin sözleşmeye aykırı olup haksız ve kötü niyetli olduğunu, açıklanan nedenlerle; sigorta poliçe limiti dahilinde uğranılan tüm zararların tespitine, şimdilik 100.000,00 TL’nin 01.01.2017 tarihinden itibaren ... avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davaya konu riziko adresinin müvekkili şirkete teminatı başlamayan ve yürürlükte olmayan ... numaralı İşyerinizin Güvencesi Yangın Sigorta Poliçesi ile sigorta ettirildiğini, yürürlükte olmayan ve bu sebeple başlangıçtan itibaren iptale alınan bu poliçede dain mürtehin sigortalı T.C. ... Bankası A.ş. ... ... Şubesi olduğunu, dolayısıyla tazminat talep etme hakkının T.C. ... Bankası A.ş. ... ... Şubesi'ne ait olduğunu, davacının, dava açabilmesinin ancak dain mürtehin bankanın iş bu davayı açabilmesi konusunda kendisine açık muvafakat vermesine bağlı olduğunu, böyle bir muvafakat belgesi bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıalarını delilleri ile ilişkilendirmediğini, üzerine düşen "somutlaştırma külfetini" yerine getirmediğini, delillerin kendilerine tebliğ edilmediğini, poliçede sigorta konusu işyerinde hasardan sonra gündüz saatlerinde davacı yan ....'nin banka hesabına dekontta hiçbir açıklama yapmaksızın ve anılan poliçe peşinatının da üzerinde 44.346,54 TL ödenildiğini, kayıtlarda yapılan incelemede anılan ... sayılı Yangın Poliçesinin 30/9/2016 tarihinde 25.187,73 TL peşinatının 30/10/2016 tarihinde 15.109,00.-TL ilk taksidinin ve müteakip aylarda aynı tarihlerde de diğer primlerinin ödenmesinin kararlaştırıldığını, davacı ... ettirenin peşinat dahil ilk taksidi de ödemediğini, ödenen peşinat ve primin ise hasar gerçekleştikten sonra ödendiğini, 44.346,54 TL davacı hesabına iade edildiğini ve bu hususun kendisine Beyoğlu 51. Noterliği'nin 23192 yevmiye numaralı ihtarname ile bildirildiğini, açıklanan nedenlerle; davanın aktif husumet yokluğundan reddine, esasa geçilmesi halinde yürürlükte poliçe olmadığından davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı sigortalının, davalı sigortacısına karşı açmış olduğu poliçedeki rizikonun gerçekleşmiş olmasından kaynaklı hasar bedelinin tazminine ilişkin alacak davasıdır.
Mahkememizin... esas 2019/892 karar sayılı dosyası kapsamında yapılan yargılamada:
Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda talimat ile bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişiler 02/10/2018 tarihli raporda,
" Davacı şirketin İstanbul İli, ... İlçesi ... Mh. 5006 Sk. No: 15 adresinde mukim fabrika binasında 01.11,2016 tarihinde meydana gelen yangında zayi olan mamul ve/veya hammadde ile demirbaş ve/veya makine teçhizatlara ilişkin ilgili yıla ait yasal defterlerinin ilgili mevzuat gereğince elektronik ortamda tutulduğu ve 6102 sayılı T.T.K' nun 64'. ve V.U.K' un mükerrer 242/2. maddesi ve ilgili tebliğ/tebliğleri gereğince rapor içerisinde yapılan açıklamalar çerçevesinde takdiri mahkemeye ait olmak üzere, yasal defterlerinin tasdik yönünden usule uygun olduğunun tespit edildiği,
Demirbaş ve/veya makine teçhizata ait değer tespiti envantere giriş yılı 2014 senesi olması sebebiyle ilgili yıla ait "Envanter Defteri"' nin söz konusu maddi duran varlıkların belirlenmesine yönelik işlenmemesi ve Yevmiye - Defter-i Kebirin' de 21.06.2017 tarihinde Vergi Müfettiş Yardımcısı ... tarafından teslim alınmasından dolayı elektronik ortamda ibraz edilen excel dosyası üzerinden yapıldığı,
Davacı şirketin İstanbul İli, ... İlçesi ... Mh. 5006 Sk. No: 15 adresinde mukim fabrika binasında 01.11.2016 tarihinde meydana gelen yangında yangına müdahale ede...Belediyesi Başkanlığı İtfaiye Dairesi Başkanlığı Avrupa Yakası İtfaiye Müdürlüğü tarafından düzenlenen 07.11.2016 tarih ve ...-309.03/YS 1831 / 2812 S sayılı yangın raporuna istinaden yapılan tespite göre;
Yangında zayi olan mamul ve/veya hammadde ile demirbaş ve/veya makine teçhizatların yasal defter mukayyet değerleri;
10.462,99 m3 miktarda XPS (Polistren Isı Yalıtım Levhası) mamulü için 1.644.383.44. TL, 52.620m2 Bitümlü Mebran mamulü için 196.298,14.-TL olmak üzere toplam (1.644.383,44+196.298,14)= 1.840.681,58.-TL
Demirbaş ve/veya makine teçhizat için 254.558,26.-TL olarak yasal defter kayıtlarından tespit edildiği,
Demirbaş ve/veya makine teçhizatların piyasa rayiç değerleri ise 253.000,00 TL olduğu,
Davacı şirketin İstanbul İli, ... İlçesi ... Mh. 5006 Sk. No: 15 adresinde mukim fabrika binasında 01.11.2016 tarihinde meydana gelen yangında BİNADA MEYDANA GELEN ZARARIN Dosya içerisinde bulunan yangı raporu, ... Öğretim görevlileri tarafından hazırlanan raporların, T.C.... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş dosyasında bulunan Bilirkişi Raporu'nun incelenmesi ve mahallinde yapılan inceleme ve tespit sonucunda meydana gelen yapı hasar tutarının yaklaşık olarak 3.288.280,18 TL olabileceği hesaplandığı,
Davacı ... ettiren şirketin, poliçe primine ilişkin peşin ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği,
Olayın meydana geldiği sırada, sigorta poliçesinin yürürlükte olmasının (olay öncesi veya sonrası poliçenin fesih edilmiş olması) hasar tazminatının ödenmesi sonucunu doğurmayacağı), hasar tazmin tutarının sigorta poliçesi teminatları dışında olduğu, sigorta şirketinin sorumluluğuna gidelemeyeceği" hususlarında kanaatlerini bildirmişlerdir.
Davacı vekili tarafından 22/03/2019 tarihli dilekçesi ekinde sunulan uzman görüşünde özetle,
- sigorta himayesinin başlangıcı için esas alınacak olan tarih belirlenirken tarafların iradelerinin hangi yönde olduğunun tespit edilmesi gerektiği, yalnız yeni bir sigorta poliçesi düzenlenmesine dayanılarak, eski himayenin sona erdiği ve yeni dönemde ilk prim ödemesi yapılana kadar sigorta himayesi bulunmadığı sonucuna ulaşılamayacağı,
■ davacının üçüncü dönem için devam edecek olan sigorta ilişkisinde teminatın aralıksız devam etmesi yönündeki iradesini açıkça bildirmiş olduğu, davalı tarafın bu irade karşısında sessiz kaldığı ve davacının bu güvenini pekiştirecek ifadeler kullandığı, karşı tarafa aksi yönde bir bildirim veya uyarıda bulunmadığı,
■ TK 1421'e göre tarafların teminatın başlaması konusunda düzenleme yapma serbestileri ile SK 32 kapsamında davalı ... şirketinin iyiniyetli davranma yükümlülüğü de gözetilerek davacının güveninin korunması ve sigorta teminatının kesintisiz şekilde üçüncü dönemde de devam ettiğinin kabul edilmesi gerektiği,
■ sigorta himayesinin yeni poliçe döneminde kesintiye uğramış olduğu ve primin veya ilk taksitin ödenmesi ile tekrar başlayacağı düşünülse dahi, davalı tarafın ödeme için gereken hesap bilgilerini bildirmemiş olması himayesinin başlamasına engel olamayacağı, davalının kendi kusurundan yararlanamayacağı, peşinatın ödenmesi için öngörülen tarihten itibaren davalı sigortacının sorumluluğunun yeniden başlayacağı,
■ taraflar her ne kadar prim ödemelerinin tarihlerini ertelemek konusunda serbestlerse de, primin veya ilk taksitin ertelenmesinin TK 1421 'e göre teminatın başlangıcının da ertelenmesi anlamına gelebileceği, böyle durumlarda kanun koyucunun TK 1421 'in sigorta ettiren aleyhine değiştirilemeyeceği yönündeki yaklaşımının gözetilmesi gerektiği, ödemeler ertelense dahi sigorta himayesinin yine primin veya ilk taksitin asıl ödenmesi gerektiği tarihten itibaren başlayacağı,
■ davacının da beklentisi bu yönde olmakla birlikte, davalı tarafça aksi yönde bir bildirimde veya uyarıda bulunulmamasının davacı nezdinde oluşan güveni pekiştirdiği ve SK 32'ye aykırılık teşkil ettiği, netice olarak davacının güveninin korunması gerekeceği,
■ yerleşik içtihatlara göre sigorta şirketinin riziko gerçekleşse dahi sonrasında yapılan prim ödemelerini kabul etmesi ve karşı tarafta sözleşmenin feshedilmediği yönünde bir güven uyandırmasının, prim ödenmeden önce gerçekleşen hasardan sorumlu tutulması sonucunu doğuracağı,
■ ayrıca prim ödemelerinin kabul edildikten sonra eksper gönderilip enkaz kaldırılırken bir anda davacıya ihtar çekilmesi ve sorumluluğun doğmadığının bildirilmesinin dürüstlük kuralına ve özel olarak SK 32'de sigorta şirketlerine dair öngörülen yükümlülüklere aykırılık teşkil edeceği, davalı şirketin böyle davranışlarının korunmaması, dolayısıyla olayda meydana gelen rizikodan sorumlu tutulması gerektiği," görüşünü bildirmiştir.
Bu kez mahkememizce önceki bilirkişi heyetine mamul ve hammade yangını konusunda uzman bir bilirkişide eklenerek ek rapor alınması yönünde talimat yazılmıştır. Bilirkişiler ek raporda,
Taraflar Arasındaki Sözleşme .../2 Numara Sayılı 30.09.2016 Tarihinde İşyerinizin Güvencesi Yangın Sigorta Poliçesinin Tanzim Edildiği,
Poliçedeki Teminat Kalemleri ve Miktarı Özetle, bina 15.000.000,00 TL emtea 7.500.000,00 TL makina tesisat 28.000.000,00 TL demirbaş 250.000,00 TL, mali mesuliyet 3.000.000,00 TL olduğu,
Poliçedeki Muafiyetler 'Her Hasarda Asgari 50.000-Euro Olmak Kaydıyla Hasarın %10 Oranında Muafiyet Uygulanacağı poliçede belirtildiği,
Eksper Raporuna göre; Bina hasarı: 1.881.544,14 TL, Emtia 1.521.684,99 TL, Makine 102.105,67 TL, Demirbaş 8.070,76 TL, Mali Mesuliyet 25.740,00 TL, Sigortalı talep: 4.445.192,79 TL Eksper hasar tespit: 4.007,004,093 TL, Sovtaj: 74.620,96 TL, Muafiyet: 393.238,41 TL, Eksper tespiti ile Hasar miktarı /toplamı: 3.539.145.56 TL hesaplandığı,
Hasar Gören Hammadde Miktarının; 10.462,99m3 miktarda XPS (Polistren Isı Yalıtım Levhası) mamulü için 1.644.383,44, TL, 52.620 m2 Bitümlü Mebran mamulü için 196.298,14.-TL değerinde olduğu,
Değeri ve Defter Değeri Karşılaştırılarak Mamul Ürün Miktarı, Piyasa Değeri ve Defter Değerleri
XPS L644.383,44._TL,
Bitümlü Mebranın 196.298,14.-TL
XPS (Polistren Isı Yalıtım Levhası) mamulü 10.462,99m3 (miktarı)
Bitümlü Mebran mamulü 52.620 m2 miktarda olduğu (miktarı)
Piyasa değerlerine ve defter değerlerine uyumlu olduğu,
Bina Hasar Maliyetinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 2018 Birim Fiyat Analizleri ve serbest piyasa rayiç bedelleri kullanılarak hesaplanmış olup genel toplamı 3.288.280,18.-TL olduğu.
- Makinalara İlişkin Piyasa Fiyatları, Makine ile Binanın Amortisman Değerlerine göre; Makina Hasar Maliyeti toplamının 253.000,00 TL olduğu, Piyasa Değerlerine ve Defter Değerlerine Uyumlu Olduğu, hususlarında ek görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Davacı vekili dosyaya sunduğu 19/12/2018 tarihli dilekçesi ile dava değerinin 4.750.000,00 TL'ye çıkarmış buna ilişkin harcını da yatırarak harç makbuzunu dosyaya sunduğu görülmüştür.
Davacı ve davalı arasındaki temel ihtilaf yangın sigorta poliçesi sözleşmesinin kurulup kurulmadığı, geçerli olup olmadığı, primin ödenmemiş-ödenememiş, veya iade edilmiş olmasının sözleşmenin kurulmasına engel olup olmadığı ve neticetende sözleşme kurulmuş ise davacının davalıdan talep edebileceği teminat kapsamında kalan hasar miktarı ve davalının bu hasar miktarına mahsup talep etme hakkının olup olmadığı, var ise bunun ne kadar olduğuna ilişkin olduğu, davalı savunmasının SK'na ve Medeni Kanun 2. Maddesine aykırı olup olmadığı, davacının aktif dava ehliyetinin olup olmadığı noktalarında toplanmıştır.
Davalı tarafın, davacının aktif dava ehliyetinin dava dışı ... bankasının dain-i mürtehin kaydı nedeni ile bulunmadığı yönündeki savunması yerinde görülmemiştir zira dosyaya sunulan belgeden açıkça anlaşıldığı üzere dain-i mürtehin hakkı sahibi ... bankasının açılan davaya muvafakat verdiği buna göre de davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğuna kanaat getirilmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, alınan rapor, rapora karşı beyanlar, davacı tarafça dosyaya sunulan uzman mütalaası ve tüm dosya kapsamınca davacının davasının kabulü ile 4.750.000,00 TL'nin davacıdan alınmasına ancak davalı tarafın mahsup bedeli dikkate alınarak poliçe primi olan 100.732.73 TL'nin mahsubu neticesinde bakiye 4.649.267,27 TL'nin temerrüt tarihi olan 01/01/2017 tarihinden itibaren ... avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
6102 sayılı yasanın 1421. Maddesi uyarınca taraflar arasında bir sözleşmenin kurulmasından bahsedebilmek için "Aksine sözleşme yoksa, sigortacının sorumluluğu primin veya ilk taksidinin ödenmesi ile başlar..." şeklindeki hükmü dikkate alındığında öncelikle taraflar arasındaki poliçenin kurulup kurulmadığı değerlendirilmesi gerekir.
Yasanın açık hükmünde belirltildiği üzere bir sigortacının sorumluluğunun ancak sigorta priminin veya takside bağlanmış ise ilk taksidinin ödenmesi ile başlar. Ancak yine aynı maddede açıkça "Aksine sözleşme yoksa" hükmü dikkate alındığında taraflarca yasanın öngördüğü sorumluluğun başlaması için primin veya takside bağlanmış ise ilk taksidinin ödenmesi hususunu değiştirebilecekleri hali de sabittir. Buna göre davacı ile davalı arasında 2014 yılından hasarın meydana geldiği tarihe kadar devam eden bir ilişkinin olduğu, 2015 yılına ait poliçenin koruma süresinin son günü olan 29/09/2016 tarihinde taraflar arasında e-mail yazışmaları olduğu ve davalı tarafça inkar edilmeyen bu e-mail yazışmasında önceki ilişkinin devam ettireleceğinin kararlaştırıldığı ve yenileme kelimesinin kullanıldığı ancak bundan kastın BK. 133. Maddesindeki önceki ilişkiyi sonlandıran değil devamı niteliğinde olduğu ve buna göre de bu e-mail ile taraflarca yasada öngörülen aksine bir düzenleme yaptıkları yasada açıkça sözleşmenin şeklinin öngörülmediği buna göre sözleşmenin yazılı veya sözlü olabileceği gibi dava konusunda görüldüğü üzere e-mail yolu ile tarafların iradelerinin uyuşması halinde yapılmış olduğunun kabulü gerekeceği ve davalı tarafça da bu e-mail'e ilişkin bir itiraz getirilmediğinden e-mail yolu ile yasadaki öngörülen şartın yine yasaya dayalı olarak değiştirildiği ve buna göre de sözleşmenin kurulduğu tarih 30/09/2016 tarihi olmasına rağmen (2015 yılı poliçesinin bitişinden sonraki gün olan yeni dönem başlangıcı) taraflarca poliçenin peşinatın ve ilk taksidin ödenme tarihlerinin ayrı ayrı değiştirildiği ve buna göre de prim ödeme tarihinin 04/11/2016 tarihi olarak kararlaştırıldığının kabulü gerektiğine kanaat getirilmiştir.
Taraflarca, yasadaki düzenlemeden yararlanılarak poliçe teminatının başlaması için yasada öngörülen ilk prim ödemesi ve ilk taksidinin ödemesi tarihinin değiştirildiğinin e-mail ile kararlaştırılması sonrasında, ancak sözleşmenin kurulduğunun kabul tarihi olan 30/09/2016 tarihinden sonraki bir tarih olan ve henüz prim ödeme gününe 3 gün varken 01/11/2016 tarihinde rizikonun gerçekleşmiş olduğu, buna göre de 30/09/2016 tarihinde ... nolu olarak düzenlenen poliçenin geçerli ve kurulduğu bu kurulum üzerine de ötelenmiş olan prim ödeme tarihi uyarınca, davacı tarafın primini davalıya ödeyebilmesi için hesap numarasının davalıdan talep edilmiş olmasnıa rağmen bildirilmediği, bu hususun e-mail yazışması ile de sabit olduğu, sözleşmenin kurulduğu tarihten sonra gerçekleşen riskin davacı tarafça, davalıya usulüne uygun bildirildiği, bu bildirim üzerine davalı tarafça da sigorta eksperlerinin görevlendirildiği ve hasar tespitine başlandığı 23 günlük çalışma süresinde bulunduğu bu süreden sonra sorumluluklarının bulunmadığından bahisle davacının davalıya ödenmesi gereken primin de davacı tarafça 01/11/2011 tarihinde ödenmiş olmasına rağmen davalı tarafça iade edildiği oysa hem ötelenmiş olan tarih itibari ile hem de davacının yapmış olduğu ödeme dikkate alındığında ve bildirilen hasar üzerine davalı tarafın itirazsız ödemeyi kabul edip eksper çalışmasını başlatmasına rağmen bilahire yapılan ödemeyi iade ile hasar tespit çalışmalarını tamamlamayıp sorumluluklarının bulunmadığına ilişkin savunmasının SK'nun 32. Maddesine aykırı olduğu keza 6102 sayılı yasanın 1421. Maddesine aykırılık oluşturduğu ve davalı tarafın çelişkili davranışlar içerisine girip Medeni Kanunun 2. Maddesi uyarınca dürüstülk kurulına da aykırı davrandığı bu nedenle de savunmalarına itibar edilemeyceğine kanaat getirilmiştir. Taraflarca 6102 sayılı yasanın 1421. Maddesinin sağladığı imkanı kullanmak sureti ile sigorta primine ilişkin peşinat ve ilk taksidin ötelenmiş olmasının sözleşmesinin kurulmasına engel oluşturmadığı keza primin peşinat ve ilk taksidin ötelenmiş olmasının aynı zamanda sigorta poliçesinin davacıya sağlayacağı güvencenin de ötelenmiş olması manasına gelmeyeceğine kanaat getirilmiştir. Zira aksi halin yasa koyucunun sigortacı karşısında daha zayı olan sigortalıyı koruma hükümlerine aykırılık oluşturacağına kanaat getirilmiştir.
Taraflar arasında sigorta primine ilişkin peşinat ve ilk taksidin ötelenmiş olmasına rağmen davacının oluşturulan sigorta poliçesi korumasının 30/09/2016 tarihinden itibaren başlamış olduğu hasarın primin ödenmesinden önce gerçekleşmiş olmasının davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağına ve buna göre de detaylı gerekçeli dosya kapsamı ile uyumlu olması nedeni ile itibar edilen bilirkişi raporuna göre davacının 1.840.681,58 TL emtia, 3.288.280,18 TL ve 253.000,00 TL makina hasarı olmak üzere 5.381.961,76 TL'lik oluşan zarardan sorumlu olduğu ancak bu zarardan poliçedeki %10 muafiyet miktarına denkgelen 538.196,17 TL'nin poliçe hükümleri gereği indirilmesi gerektiği ve bu miktar düşüldüğünde davacının davalıdan 4.843.765,59 TL talep etme hakkı bulunmasına rağmen davacının bu rakamdan daha düşük 4.750.000,00 TL talepte bulunduğu cihetiyle taleple bağlılık kuralı gereği davalının bu tutardan sorumlu oludğuna kanaat getirilmiştir.
Davalı tarafça oluşan hasarın 4.750.000,00 TL'si ile sorumlu olmasına rağmen daha önce davacı tarafça yapılan ödemenin davalı tarafından uktesinde tutulmayıp davacıya iade edilmiş olduğu ve toplam sigorta priminin ise taraflar arasında 100.732,73 TL olarak kararlaştırıldığı buna göre de davalı tarafın davanın kabulü halinde sigorta prim miktarının mahsubunu talep etmiş olması hususu da göz önünde bulundurularak, davalının bu prim alacağının vadesi gelmiş olmasına rağmen ödenmemiş olduğu buna göre de mahsup şartlarının oluştuğu ve bu kısmın mahsubu neticesinde davacının davalıdan toplamda 4.649.267,27 TL'yi talep edebileceğine kanaat getirilmiştir.
Yangın sigortası poliçesine göre davalının temerrüdünün oluşabilmesi için ihbar edilen hasar üzerine davanın yangın sigortası genel şartları B.3. maddesi uyarınca 1 aylık süre içerisinde hasar tespitine başlaması ve B.8. Maddesi uyarınca da tespit edilen hasar miktarının en geç davacı sigortalıya ödemesi gerekirken bu gerekliliğe uymadığı buna göre de rizikonun gerçekleştiği tarih ve genel şartlar dikkate alındığında davalının 01/01/2017 tarihinde temerrüdünün gerçekleşmiş olacağına kanaat getirildiğinden davalının mahsup sonrası davalıdan talep edebileceğine hükmedilen 4.649.267,27 TL'ye 01/01/2017 tarihinden itibaren avans faizide talep edibileceğine kanaat getirilmiş ve buna göre de faize hükmedilmiş ve hüküm kurulmuştur.
Mahkememizin 2017/... esas 2019/... karar sayılı kararının İST BAM 17 HD'nin 2020/... esas 2023/... karar sayılı ilamı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 184 ve 186.maddesi düzenlemeleri emredici niteliktedir. Yasanın emredici düzenlemelerine aykırı hüküm tesis edilmesi ise aynı yasanın 33.maddesinde yer verilen genel ilkeler arasındaki hakimin Türk Hukukunu resen uygular düzenlemesine de aykırılık teşkil edecektir. Mahkemece, tahkikatın tamamlandığının kabulü halinde yasanın emredici düzenlemeleri gereğince işlem yapılması gerekirken HMK 27.maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkının ihlali sonucunu doğurur şekilde davalı tarafın yokluğunda ve tahkikatla ilgili beyanları alınmaksızın hüküm tesis edilmiş olması isabetli görülmemiştir. gerekçesi ile usul eksikliğinden kaldırıldığı görülmüştür.
İstinaf kararı sonrasında mahkememizce işbu esas üzerinden yargılamaya devam olunmuş ve, yapılan yargılamada araştırılacak başka husus olmadığından tahkikatın tamamlandığı bildirilerek sözlü yargılama aşamasına geçilmiş ve taraf vekillerinin sözlü yargılama kapsamında beyanları alınarak, istinaf kararından önceki kararda yer alan aynı gerekçeler ile davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak düzenlendiği üzere;
-
Davanın kabulü ile (1.840.681,58 TL emtia + 3.288.280,18 TL bina + 253.000,00 TL makina hasarı olmak üzere toplam 5.381.961,76 TL'den %10 muafiyet miktarı 538.196,17 TL'nin mahsubu sonrası kalan) 4.843.761,59 TL'den taleple bağlı kalınarak 4.750.000,00 TL'den davalı tarafın mahsup talebi dikkate alınarak poliçe primi 100.732,73 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.649.267,27 TL'nin 01.01.2017 tarihinden itibaren ... avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 317.591.45 TL karar harcından peşin ve tamamlama üzerine alınan toplam 81.118,13 TL'nin mahsubu ile geri kalan 236.473,32 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
-
Davacı tarafça başlangıçta yapılan 1.743,75 TL toplam harç ile yargılama aşamasında yapılan tebligat, posta ücreti 545,89 TL ile talimat ve bilirkişi ücreti 6.653,80 TL ve kaldırılan karar sonrasında yapılan 256,50 TL posta tebligat ücreti olmak üzere toplam 9.199,94 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
-
Davacı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 338.985,35 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
-
Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oybirliği verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 22/12/2023
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49