SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1201 E. 2023/943 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2016/1201

Karar No

2023/943

Karar Tarihi

12 Aralık 2023

T.C.

İSTANBUL

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2016/1201 Esas

KARAR NO :2023/943

DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ:06/12/2016

KARAR TARİHİ:12/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin davalı şirket ile 30,03.2015 yürürlük tarihli .... Noterliği 29.03.2015 tarihli ... yevmiye numaralı “Acentelik Sözleşmesi” imzalandığını ve sözleşme ile davacının davalı şirketin acentesi olarak ... İli, ... İlçesi sınırları içerisinde acente olarak faaliyet gösterdiğini, davacının faaliyetleri sonucu davalı şirketten acentelik hizmetleri karşılığında acentenin cirosu üzerinden % 30, dağıtımı üzerinden ise % 15 hak ediş aldığını, sözleşme süresinin beş yıl olarak düzenlendiğini, davalı şirkete .... Sulh Ceza Hâkimliği'nin 17.11.2015 tarih ve ... Değişik İş Sayılı kararı ile aynı tarihte kayyım atandığını, kayyım atanması sonrası faaliyetlerine devam eden davacının acente olarak hizmet verdiği süre boyunca hiçbir şekilde kanuna, ilgili yönetmeliklere ve sözleşmeye aykırı davranmadığını, davacının görevini layıkıyla yerine getirerek davalı şirketi ticari örf ve adetlere uygun olarak temsil ettiğini, ancak davalı yanın 21.09.2016 tarihinden itibaren hiçbir sebep göstermeksizin haksız olarak acentelik sözleşmesini feshettiğini, davalı tarafından .... Noterliği 16.09.2016 tarihli ... yevmiye numaralı haksız fesih ihbarnamesinin davacıya 19.09.2016 tarihinde tebliğ edildiğini, haksız olarak feshedilen sözleşme sonucu davalı yan davacıya kanundan ve sözleşmeden kaynaklanan hiçbir kusur atfetmediğini, haksız fesihten dolayı davacının zarara uğradığını, bu zararlarının dava tarihinden itibaren yasal faizin altında kalmamak koşulu ile ticari avans faizi ile talep ve dava etmiştir

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; .... Sulh Ceza Hâkimliği 17.11.2015 tarih ... D. İş sayıtı kararı ile davalı şirkete ... kapsamında kayyım ataması gerçekleştiğini ve daha sonra yayınlanan KHK hükümlerince tüm yönetim ve idaresinin ... tarafından devam ettirildiğini, taraflar arasında akdedilen 29.04.2015 tarihli .... Noterliği ... yevmiye ile onaylı acentelik sözleşmesinin 8. maddesi “Tarafların, tek taraflı olarak bu sözleşmeyi fesh etme hakkı vardır. Sözleşmenin süresinin bitiminden önce taraflardan birinin usulüne uygun bir fesih ihbarnamesi ile bu sözleşme fesh edilebilir” hükmünü içerdiğini, davalı şirketin sözleşme kapsamında taraflara tanınan bu hakkı kullanarak .... Noterliği'nin 16.09.2016 tarih ve ... yevmiye no.lu Fesih İhbarnamesi bildirimi ile 21.09,2016 tarihi itibariyle sözleşmeyi sonlandırdığını, davacı tarafın feshin haksız olduğunu beyan ederek kendisine kanundan veya sözleşmeden kaynaklanan hiçbir kusur atfedilmediğinden bahsettiğini, tarafların özgür iradeleri ile akdettikleri sözleşme hükümleri davalı şirkete haklı veya haksız herhangi bir sebep belirtmeden tek taraflı olarak bildirimde bulunmak yoluyla sözleşmeyi fesh yetkisini tanıdığını, CMK 133. madde ile atanan kayyım heyetinin göreve başlaması ile davalı şirketinde bağlı olduğu ... A.Ş. Grup Şirketleri nezdinde birçok inceleme ve denetim yapıldığını, bu yapılırken asıl gaye olan şirketlerin ticari faaliyetlerinin zarar görmeden sürdürülmesine büyük önem ve hassasiyet gösterildiğini, ancak bu süreç devam ederken ... kalkışmasının yaşanmış olması sebebiyle şirket yönetiminin hem soruşturma dosyası hem de ülkenin içinde bulunduğu sıkıntılı süreç nedeniyle bir takım önlem ve tedbirler almak durumunda kalındığını, bu kapsamda daha önce davalı şirket çalışanı olup şirket içi düzenlenen kampanyalar ile acentelik verilen kişilerin sözleşmelerinin yeniden değerlendirilerek şirket içi kararlar alındığını, davacınm sözleşmesinin bu kapsamda sonlandırıldığını, kesinlikle kabul anlamına gelmemek ile birlikte davacının kargo taşımacılığı nedeniyle kurulan sözleşme gereğince kendisinin başlanılmış ve tamamlanmamış işlerin neler olduğunu ve bu sebeple varsa uğradığı zararın miktarmı açık olarak belirtmesi gerektiğini, davacı yanca ayrıca sözleşme feshi ile elde edeceği ücret hakkından mahrum kalmasına dayalı zararları da talep edildiğini, davacının sözleşme hükümlerinden ari olarak elde edeceği ücret hakkından mahrum kalınması hasebiyle zarar tazmini istemesini düşünülemeyeceğini, davacının davalı şirkete kazandırdığı müşteri portföyü sayesinde davalının haksız kazanç sağladığını, denkleştirme talebinde bulunurken iddialarını kanıtlayan hiçbir somut verinin dava dilekçesine eklenmediğini, TTK 122. maddenin düzenlenmesinde acentenin talepte bulunabilmesi için şekli ve maddi koşulların gerçekleşmiş olmasının arandığını, TTK hükümlerinin davacının portföy tazminatı talep edebilmesi için işletmenin kazanç ve acentenin kayıp tutarının belirlenmesi olduğunu, dolayısıyla acentenin denktleştirme isteminin belirlenmesinde son sözleşme yılında elde ettiği net karın esas alınması gerektiğini, ancak net karın hesabında sadece acentenin kazandırdığı ya da ticari ilişkilerini geliştirdiği müşteri çevresi nedeniyle elde ettiği kazancın dikkate alınması gerektiğini, davacı yanın dosyaya somut veriler ibraz etmesi gerektiğini ve hakkaniyet ilkesi gereği davacı yanın lehine denkleştirme tazminatının ödenmesine karar verilmesinin hukuka uygun olmayacağını tüm bu nedenlerle davacı tarafın açtığı hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, Haksız Fiilden Kaynaklanan Tazminat davasıdır.

Taraflar arasındaki ihtilaf, taraflar arasında yapıldığı bildirilen acentelik sözleşmesinin Davalı tarafça tek taraflı feshi nedeniyle, haksız fesih nedeniyle davacı tarafın zarara uğrayıp uğramadığı, varsa zararın miktarı ile işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıdan tahsili gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.

Taraflarca sunulan bilgi ve deliller ile Mahkememizce celp edilen bilgi ve deliller hep birlikte değerlendirilmiştir.

Dava konusu uyuşmazlığın çözümünün uzmanlık görüşü gerektirdiği kanaati ile dosyada, tarafların ticari defter ve kayıtları da incelenmek suretiyle rapor alınmasına karar verilmiştir.

Bilirkişi heyetince düzenlenen 04/07/2018 tarihli raporda özetle; Uyuşmazlığın dayandığı sözleşmenin Acentelik Sözleşmesi ve Acentelik Sözleşmesi Ek Protokolünün 30.03.2015 tarihinde kurulduğu ve m. 1 hükmünde davalı şirketin yetki belgesi sahibi olması koşulu ile 5 yıl süreli olduğu belirlendiği, şu halde belirli süreli sürekli borç ilişkisi söz konusu olduğunu, TTK m. 133 uyarınca ilişkinin belirsiz süreli acentelik sözleşmesine dönüşmediğini, belirli süreli acentelik sözleşmesinin, sürenin sona ermesi ile kendiliğinden veya haklı bir sebebe dayanarak irade beyanı ile sona erdirilebileceğini, ancak tarafların sözleşmenin sona erdirilmesi rejiminde yasal düzenlemeden farklı hükümler kararlaştırdığını, belirli süreli acentelik sözleşmesinin sürenin bitiminden önce haklı bir sebep olmaksızın her ıkı tarafça da tek taraflı olarak sona erdirilebileceği düzenlendiğini, yalnızca acentenin sebep göstermeksizin sözleşmeyi sona erdirmek istemesi halinde bildirimi 3 ay önceden yapması zorunluluğu getirildiği, davalı tarafın da bu doğrultuda, hiçbir sebep göstermeksizin ve kendisi açısından sözleşmede düzenlenmediği için 3 aylık süre koşuluna uymadan .... Noterliğinin 16/09/2016 tarih ve ... yevmiye onul fesih ihbarnamesi ile 21/09/2016 tarihi itibariyle sözleşmeyi sonlandırdığını, davacı acentenin, ana sözleşme m 8 ve ek protokol m. 3 hükümlerinin birlikte değerlendirilerek buradan hareketle sözleşmenin eşit şartlar altında hazırlanmadığının bunun kabul edilmesi halinde sonuçları hususunun Mahkemenin takdirinde olduğunu, bu nedenle de raporda bu yönde bir değerlendirme yapılamayacağı bu nedenle de alternatifli değerlendirme yapılması gerektiği,

A) Mahkemece ... Kargo ya sözleşmeyi derhal ve sebep göstermeksizin sona erdirme hakkı tanındığı görüşünde olması ve buna dayalı olarak feshin haklı olduğu kanaatine varması halinde;

Başlanmış ancak tamamlanamamış işlerden doğan zararın TTK m. 121/(4) uyarınca yalnızca haklı sebep olmaksızın ve üç aylık fesih bildirim süresine uymaksızın gerçekleşen fesihlerde söz konusu olması nedeniyle talep edemeyeceği,

  • TTK m. 1227111 hükmü uyarınca portföy (denkleştirme) tazminatı da talep edilemeyeceği, Her ne kadar somut olayda müvekkilin sözleşmeyi feshi acentenin kusurlu davranışına dayanan bir haklı sebep oluşturmasa da amaca göre yorumla sözleşmede tanınan yetkiye dayalı feshi de bu kapsamda değerlendirmek gerektiği,

  • TTK m. 123/111 hükmü uyarınca, acentelik sözleşmesini diğer tarafın kusurlu davranışı nedeniyle haklı sebeplerle sona erdiren tarafın, fesihten itibaren bir ay içinde rekabet yasağı anlaşmasıyla bağlı olmadığını karşı tarafa yazılı olarak bildirmesinin mümkün olduğu, her ne kadar somut olayda müvekkilin sözleşmeyi feshi acentenin kusurlu davranışına dayanan bir haklı sebep oluşturmasa da amaca göre yorumla sözleşmede tanınan yetkiye dayalı feshi de bu kapsamda değerlendirmek gerektiği, dosya kapsamında ve cevap dilekçesinde müvekkilin rekabet yasağı anlaşmasıyla bağlı olmadığı yönünde bir beyanına rastlanılmadığı,

B. Mahkemenin ... Kargo'ya sözleşmeyi, derhal ve sebep göstermeksizin sona erdirme hakkı tanındığı görüşüne katılmaması ve buna dayalı olarak feshin haksız olduğu kanaatine varması halinde;

Başlatmış ancak tamamlanamamış işlerden doğan zararın TTK m. 121/IV uyarınca yalnızca haklı sebep olmaksızın ve üç aylık fesih bildirim süresine uymaksızın gerçekleşen fesihlerde söz konusu olması nedeniyle talep edilebileceği,

  • Portföy (denkleştirme) tazminatı açısından da yukarıdaki sonucun geçerli olduğu, TTK m. 1224111 hükmünün “Müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi fesh etmiş ise veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmişse, acente denkleştirme isteminde bulunamaz” ifadesi karşısında portföy (denkleştirme) tazminatının diğer koşulları oluşmak suretiyle talep edilebileceği, bu koşulların, “a) Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, b) Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve <) Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa” şeklinde düzenlendiği, Bu noktada müvekkilin önemli menfaat elde ettiğini veya sözleşme devam etseydi talep edebileceği ücreti ispatının acentenin, denkleştirme talebinin hakkaniyete uygun olmadığını veya bedelin indirilmesi gerektiğini ispatın ise müvekkilin üzerinde olduğunu,

  • Acentelik sözleşmesi ve buna dayalı olarak ek protokolün haksız feshedildiği hallerde, beyanın acenteye ulaştığı an itibariyle rekabet etmememe sözleşmesinin de ortadan kalktığı ve buna dayalı olarak tazminata yer olmadığı, acentelik sözleşmesini haksız fesheden müvekkil karşısında, acentenin rekabet etmeme yasağına uymasının beklenemeyeceği, görüş ve kanaatini bildirmiştir.

Mahkememizce bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itirazlar sunulmuştur.

Mahkememizce ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyetince sunulan ek raporda özetle; Davalının sözleşmenin eşit şartlarda hazırlanmadığı ve davacının fesih hakkını kullanmak istemesi durumunda davalıya göre çok daha elverişsiz şartlarda olacağı yönündeki beyanının dava dilekçesinde de bulunduğunu, bu beyanın varlığı heyetimizce tespit edilmekle kök raporda da belirtildiği üzere sözleşmenin içeriğinin ve tarafların menfaatleri arasındaki dengenin hukuka aykırı olarak bozulup bozulmadığının Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında olduğunu, Mahkemece , somut olayda uyuşmazlığın kaynağı derhal ve sebep göstermeksizin fesih hakkının davalıya tanınmasının, sözleşme özgürlüğü ilkesine, MK m, 2 Dürüstlük Kuralına, kamu düzenine, kişiliği ve özellikle ekonomik kişiliği koruyan emredici düzenlemelere, ahlaka ve adaba aykırı olduğu kanaatine varması halinde, fesih hakkı tanıyan hükmün bizatihi kendisinin hukuka aykırı olacağı için böyle bir haktan bahsedilemeyeceği ve buna dayalı olarak yapılan feshin haksız olarak niteleneceği (MK m. 2, 23, TBK m, 26-27), davacının itiraz dilekçesindeki Yargıtay Kararlarında, sözleşmede derhal ve süresiz bir fesih hakkının varlığı halinde bu hakkın yasaya ve iyi niyete uygun kullanılması gerektiği hususu üzerinde durulduğunu, hakkın kullanılmasında yasa ve iyi niyet kurallarına göre haklı sebeplere dayalı bir kullanım niteliğinde bulunup bulunmamasına göre değerlendirme yapılması gerektiğine hükmedildiğini, daha önce de belirttikleri üzere somut olayda, itiraz dilekçesinde anılan olguların oluşup oluşmadığı hususunda nihai takdir yetkisinin mahkemede olduğu için ara kararda verilen sınırlı inceleme yetkisi kapsamında anılan görüşü benimsediği veya benimsemediği alternatifler için ayrı ayrı değerlendirme yapıldığını, nitekim itiraz dilekçesinde de davalı tarafından raporda, Mahkemenin feshin haksız olduğu kanaatine ulaşması ihtimali için yapılan değerlendirmelerin esas alınması gerektiği yönünde beyanda bulunulduğunu, somut olayda, sözleşme sonrası rekabet yasağı anlaşmasının sona ermesi açısından TTK m. 1231-1N1 hükümlerinin hiçbirinin koşullarının gerçekleşmediği, nitekim olayın özelliği gereği gerçekleşmesinin de mümkün olmadığını, çünkü müvekkilin rekabet yasağı anlaşması için bir vazgeçme beyanı bulunmadığını, ayrıca sözleşmenin haksız feshedildiği kabul edilse bile fesheden taraf (müvekkilin kusurlu davranışına dayanarak) acente olmadığı için rekabet anlaşması ile bağlı olmadığını bildirme imkanının olmadığını, yasada sözleşmenin haksız feshedildiği durumlarda, rekabet yasağı anlaşmasının hukuki kaderi ile ilgili bir düzenleme bulunmadığını, kök raporda, “Acentetik sözleşmesi ve buna dayalı olarak ek protokolün haksız feshedildiği hallerde, beyanın acenteye ulaştığı an itibariyle rekabet etmememe sözleşmesinin de ortadan kalktığı ve buna dayalı olarak tazminata yer olmadığı sonucuna ulaşılacağını, çünkü acentelik sözleşmesini haksız fesihden müvekkil karşısında, acentenin rekabet etmeme Yasağına uyması beklenemeyecektir” şeklinde sonuca ulaşıldığını, esasen bu sonuca ulaşılmasında TBK m. 447411 hükmünün, “Sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın - işveren tarafından — veya işverene yüklenebilen bir- nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer” şeklindeki ifadesinden kıyasen yararlanıldığını, haksız feshin kabul edildiği hallerde, sözleşmesinin haksız olarak feshedilen acentenin bir de sözleşme sonrası rekabet yasağı sözleşmesinin yürürlüğe girmesi ile ekonomik açıdan kişilik haklarının aşırı derecede sınırlanmasının hakkaniyet ilkesi ve emredici hükümlere aykırılık oluşturacağının düşünüldüğünü, ancak davacı tarafından haksız feshe rağmen rekabet yasağı anlaşmasına sadik kalındığı ve buna dayalı tazminatın talep edildiği ileri sürüldüğü, bu nedenle somut olayda anılan sözleşmenin geçerli olup olmadığı ve buna dayalı tazminat talebinin kabulünün Mahkemenin takdirinde olduğunu, mahkemenin rekabet yasağı anlaşmasının geçerli olduğu yönünde görüşe sahip olması halinde, tazminat talebi için davacı tarafından yapmama borcu doğuran- anılan anlaşmaya sadık kalındığının ispatlanması gerektiğini, yapılan ayrıntılı inceleme neticesinden kök rapordan farklı bir görüş bulunmadığı görüş ve kanaatini bildirmişlerdir.

Ek rapor taraflara tebliğ edilmiş, taraflarca rapora karşı beyan ve itirazlar sunulmuştur.

Taraflarca raporlara itirazlar değerlendirilmiş ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi heyetince alınan raporda özetle; Dosyada mevcut delilerinin değerlendirmesi, yukarıda ve daha önce sunulan kök ve ek raporda detaylı olarak ele alınıp incelenmesi sonucunda, her türlü nihai takdir Mahkemeye ait olmak üzere ; Dava dilekçesi ile talep edilen “Başlatılan işlerin tamamlanmaması sebebiyle uğranılan zarar” talebinin davacının faaliyeti göz önüne alındığında, Davacının davalı yan hesabına yaptığı faaliyetleri sonucu başladığı ve tamamlayamadığı işler'in beyanı yapılmadan bu tür bir hesaplamanın mümkün olamayacağını, denkleştirme/portföy tazminatı tutarının dosyadaki mevcut verilerle TTK 122'nci madde kapsamında bilimsel olarak hesaplanmasının mümkün olmadığın bu yönde bir hesaplama yapılamayacağı yönündeki önceki raporlardaki görüşlerinin muhafaza edildiğini, Rekabet Yasağı Anlaşmasından Kaynaklanan Tazminat talebinin 48.047,28 TL olabileceğini, ancak davalı talebinin 10.000,00TL olarak sınırlandırıldığı, sonuç ve görüşlerine ulaşıldığını, takdiri mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatini bildirmişlerdir.

Mahkememiz işbu dosyası 19/02/2021 tarihli celsede başvuruya bırakılmış davacı vekilinin dosyanın yeniden işleme konulması talebi gereğince yargılamaya kaldığı yerden devam olunmuştur.

Davacı vekilince 28/12/2022 tarihli ıslah dilekçesi sunulduğu, davacı vekili ıslah dilekçesi ile Rekabet Yasağı Anlaşmasından Kaynaklı Tazminatı talebinin 10.000,00 TL den 48.047,28 TL olarak ıslah ettiklerini, 48.047,28 TL olan alacaklarının akdin fesih edildiği tarihten itibaren ticari temerrüt faizi ile aksi halde ticari (avans) faizi ile davalıdan alınarak tarafımıza ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Somut olayda davacı tarafından, taraflar arasında imzalanan 30/03/2015 tarihli sözleşmenin haksız feshedildiği iddiası ile başlanmış işlerin tamamlanamaması nedeniyle uğranılan zarar, portföy tazminatı ve rekabet yasağı sözleşmesi nedeniyle yeni bir iş yapılamamasından uğranılan zarar kapsamında tazminat talep edildiği anlaşılmıştır. 30.03.2015 tarihli sözleşmede, sözleşmenin her iki tarafına da usulüne uygun bir fesih ihbarnamesi ile sözleşmeyi tek taraflı feshetme yetkisi tanındığı ve ihbarın yapılması için belirli bir süre öngörülmediği, sözleşme uyarınca her iki tarafa da (yasada veya sözleşmede düzenlenmiş) haklı (geçerli) bir sebep olmaksızın, belirli bir süre koşuluna uymadan yapacakları bir fesih bildirimi ile sözleşmeyi sona erdirme hakkı verildiği, 30.03.2015 tarihli sözleşmenin eki olarak yapıları sözleşmenin “Sözleşmenin Süresi ve Fesih” başlıklı m. 3 hükmünde ise yalnızca Acentenin, sözleşmeyi yetki belgesinin süresinin bitiminden önce tek taraflı olarak feshetmek istemesi halinde 3 ay önceden ... Kargo'ya yazılı olarak haber verme zorunluluğunun düzenlendiği, ana sözleşmede acenteye tanınan herhangi bir sebebe dayanmadan sözleşmeyi fesih yetkisinin belirli süre önceden bildirmek koşulu ile davacı tarafından da kullanılabileceği, buna dayalı olarak davalı tarafından sözleşmenin herhangi bir sebebe ve süreye dayanmaksızın .... Noterliğinin 16/09/2016 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 21/09/2016 tarihinden itibaren tek taraflı olarak sona erdirildiği anlaşılmıştır.

Dosya kapsamında tarafların tacir olduğu, sözleşme imzalanırken basiretli davranarak sözleşmede öngörülen edimlerin sonuçlarını düşünmek zorunda oldukları, ahde vefa ilkesi gereğince sözleşme hükümlerine uymakla yükümlü oldukları, sözleşmede tarafların hak ve yükümlülüklerinin kararlaştırıldığı, tacirin basiretli davranma yükümlülüğü ve sözleşme hürriyeti kapsamında ele alındığında davacı aleyhine düzenleme yapılmadığı bu nedenle geçersiz olduğunun kabulü gerektiği yönündeki davacı itirazları yerinde görülmemiştir.

Davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu başlanmış ancak tamamlanamamış işlerden doğan zararın TTK m. 121/1V uyarınca yalnızca haklı sebep olmaksızın ve üç aylık fesih bildirim süresine uymaksızın gerçekleşen fesihlerde söz konusu olacağı, davalının sözleşmede kendisine verilen yetkiyi kullanarak sözleşmeyi feshetmesinin haksız fesih sayılmayacağı bu sebeple davacının tamamlanmayan işlerden uğranılan zarar tazminatını talep edemeyeceği, Portföy (denkleştirme) tazminatının TTK m. 122/3 hükmünün “Müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmişse veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmişse, acente denkleştirme isteminde bulunamaz” ifadesi karşısında da davalının somut olayda haksız feshinin olmaması nedeniyle talep edilemeyeceği, davanın rekabet yasağından kaynaklanan tazminat talebinin ise, TTK m. 123/3 hükmü uyarınca, acentelik sözleşmesini diğer tarafın kusurlu davranışı nedeniyle haklı sebeplerle sona erdiren tarafın, fesihten itibaren bir ay içinde rekabet yasağı anlaşmasıyla bağlı olmadığını karşı tarafa yazılı olarak bildirebileceği, dosya kapsamında ve cevap dilekçesinde davacının rekabet yasağı anlaşmasıyla bağlı olmadığı yönünde bir beyanına rastlanılmadığı, yine davalının kendisine verilen yetkiyi kullanarak sözleşmeyi feshetmesinin haksız fesih sayılmayacağı bu sebeple davacının rekabet yasağından yeni bir işte çalışamamasından dolayı oluşan zararları davalıdan tazmin edemeyeceği anlaşılmakla davacının tüm talepleri bakımından davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM:yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davanın reddine,

  2. Alınması gerekli 269,85. TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 512,33 TL ve 309,00 TL ıslah harcının toplamı olan 821,33 TL'den mahsubu ile artan 551,48 TL bakiye harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

  3. Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

  4. Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  5. Kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

  6. Davalı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,

Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı.

Katip ...

e-imzalıdır

Hakim ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistanbulTARİHİ06/12/2016

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:03

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim