İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/308 E. 2023/940 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2013/308
2023/940
12 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2013/308 Esas
KARAR NO :2023/940
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:04/10/2013
KARAR TARİHİ:12/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı ... ... Şubesi müşterileri olduğunu ve hesaplarının bulunduğunu, diğer davalı ...'in ise vekil edenlerinin çalışanı olduğunu, davalı ...'un vekil edenlerine ait davalı bankada bulunan parayı kendi hesabına aktararak harcadığını, davalı banka tarafından paranın internet bankacılığı ile hesaptan çekildiğini, internetten havale yapma yetkisi konusunda hem şahıs hem de şirket olarak vekil edenlerinin bankadan şifre taleplerinin bulunmadığının beyan edilmesi üzerine davalı bankanın internet şubesi başvuru formu ve internet şubesi iptali ve yetkili ekleme çıkarma formunu gösterdiklerini ancak bu formlardaki imzanın vekil edenine ait olmadığını, davalı banka yetkililerinin evrak üzerinde şube onayının bulunduğunu, bu kadar önemli bir olayda banka çalışanlarının vekil edeninin imzasının sanki kendi anında atılıyormuş gibi onaylayarak diğer davalı ...'e vekil edenlerinin hem şirket hem de şahıs hesaplarından havale yapma yetkisi tanınması durumunun davalı banka yönünden ağır bir kusur olduğunu, böylelikle hem davalı ... tarafından hesaptan çekilen paradan dolayı ve de ayrıca kullandırılan kredi nedeniyle vekil edenlerinin davalı bankaya borçlandırıldığını, tüccar olan vekil edeninin bankacılık sisteminde krediyi geri ödeyemeyen kişi konumuna düşerek gerek ticari itibarının zedelendiğinden, gerekse bir daha kredi kullanmak istediğinde zorlanacağından maddi ve manevi kayba uğradığını belirterek, vekil edenlerinin hesaplarından tahsil edilen ücretlerin mahrum kalınan faiz hakkının hesaplara aynen (yatırılan para cinsinden) iadesine, vekil edeninin zor durumda kalması nedeni ile ödemek zorunda kaldığı, kullanmadığı kredi ödemesinin reeskont faizi ile birlikte iadesine, bu talep kabul olmazsa şimdilik fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile çekilen paranın hesaplanarak vekil edeninin icra tehdidi altında kalmaması için tediye etmek zorunda kaldığı, kullanmadığı kredi ödemesi ile birlikte dava tarihinden itibaren ilk aşamada hesapladıkları 210.000,00-TL'nin (dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte karşılanmayan munzam zarar ve kur artışı, mahrum kalınan faiz gibi fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile) reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken tahsiline ve vekil edenine ödenmesine, ... yönünden somut olayda hukuka aykırı eylem ile ağır manevi zarar birlikte tahakkuk ettiğinden 10.000,00-TL manevi tazminatın reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken tahsiline ve vekil edenine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve vekil edeni banka yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiş, vekil edeni bankanın TTK gereğince tacir sıfatına sahip olduğunu, diğer yandan davacılardan birisinin de tacir olduğunu, tacirin yaptığı işlerin ticari iş sayılmasının esas olduğunu, davaya konu uyuşmazlığın bankacılık işlemlerinden kaynaklandığı bu nedenle TTK 4. maddesi gereğince uyuşmazlığın Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirterek iş bölümü itirazında ve ayrıca husumet itirazında bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dava, Tazminat davasıdır.
Dosyanın, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek mahkememizin iş bu esasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
Taraflarca sunulan bilgi ve belgeler, mahkememizce celp edilen bilgi ve belgeler hep birlikte değerlendirilmiş, dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek dosya kapsamında rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 23/05/2014 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; davacının diğer davalı - (...)adına hesaplardan para çekilmesi, havale yapılması gibi açık bir talimatı davalı bankaya verdiğine ilişkin dosya içeriğinde herhangi bir belgeye rastlanılamadığı, bu nedenle davalı bankanın talimatsız Iİşlem yapması nedeniyle kusurlu bulunduğu, diğer davalının da usulsüz işlemi gerçekleştirmesi sonucunda 72.000.00 EURO dan sorumlu olduğu, dolayısıyla her iki davalının müştereken sorumlu oldukları, dava tarihi 26.06.2012 itibarı İle EUR DÖVİZ SATIŞ 2.2740X72.000-163.728.00 TL dava tarihinden itibaren ise değişen oranlarda REESKONT falzi talep edebileceğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Tarafların beyan ve itirazları üzerine dosya ek rapor alınmak üzere yeniden bilirkişilere tevdi edilmiş, mahkememize sunulan 16/02/2015 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; davacı şirketin hesapları ile ilgili olarak yapılan iadeler dikkate alındığında bir zararının kalmadığı, davacı asil yönünden ise yapılan iadeler sonrasında 5.512,83 EUR bir zararın kaldığı, her iki davacının da Yargıtay içtihatları gereğince işlemlere icazet verdiğinin ve yetki konusunda güven verdiğinin kabulü gerekeceği, davalı bankanın zarardan sorumlu tutulamayacağı ve diğer davalının ise 5.512,83 EUR'dan sorumlu olacağı kanaatine varıldığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Taraf vekillerinin itirazları üzerine yeniden aynı bilirkişi heyetinden rapor alınmış olup 11.03.2016 Tarihli Bilirkişi heyeti 2. Ek Raporunda; davacı şirketin hesapları ile ilgili olarak yapılan iadeler dikkate alındığında bir zararının kalmadığı, davacı asil yönünden ise yapılan iadeler sonrasında 5.512,83 EURO bir zararın kaldığı; her iki davacının da Yargıtay içtihatları gereğince işlemlere icazet ve yetki konusunda güven verdiği düşüncesi ile, davalı bankanın zarardan sorumlu tutulup tutulamayacağı ve diğer davalının ise 5.512,83 EUR'dan sorumlu olacağı kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Taraf vekillerinin bilirkişi ek ve kök raporlarına karşı beyan ve itirazları doğrultusunda dosya önceki bilirkişiler dışında SMMM bilirkişisi, bankacı bilirkişi ve nitelikli hesaplamalar konusunda uzman bilirkişiden oluşan heyetten rapor alınmak üzere tevdi edilmiştir.
Mahkememize sunulan 28/09/2018 yılındaki bilirkişi heyeti raporundan özetle; Davacı ... şirketinin hesabından; davalı ... hesabına 44.129,00 TL (1), 15.786,13 USD karşılığı 28.789,17 TL (2), olmak üzere, toplamda 72.918,17 TL, Davacı ... Abacıağlu'nun hesabından; davalı ... hesabına 23.383,99 TL (3), 71.991,04 Euro karşılığı 163.845,01 TL (4), olmak üzere, toplamda 187.229,00 TL olmak üzere; toplamda (72.918,17 TL+ 187.229,00 TL= 260.147,17 TL davacıların hesabından davalı ... hesabına paraların aktarıldığı, davalı ... tarafından; davacı ... şirketinin TL hesabına 28.230,00 TL (1) ve USD hesabına, 54.850,54 USD karşılığı (26.06.2012 dava tarihindeki TCMB efektif döviz satış kuru: 1,8237 x54.850,54 USD-) 100,030,93 TL (2), olmak üzere, toplamda; 128.260,93 TL iade edildiği, dava dosyasına sunulan banka ekstreleri, dosyada yer alan bilgi ve belgeler doğrultusunda, davalı ... Açısından; davacıların hesabından davalı ... tarafından; 260.147,17 TL çekildiği - 128.260,93 TL davacıların hesabına iade edildiği ve sonuç olarak; 431.886,24 TL davacıların ...'den alacaklı olduğunun mütalaa edildiği, TCMB verilerinden 26.06.2012 dava tarihi itibariyle avans faizi oranımın 817,75 olduğu görüldüğünden, davacıların belirlenen 131.886,24 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren $17,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, davalı ...Ş. Açısından; davacı şirketin davalı ...'e intermet bankacılığı yetkisi veren formdaki imzanını sahte olduğunun ceza davasında yapılan inceleme ile sabit olduğu, bu sahte forma dayamlarak yapılan davalı banka nezdindeki işlemlerin sadece şirketin aleyhine olmadığı ve bu hesaplardan Örneğin; ... şirketinin TL hesabından, fatura ödemeleri, SGK ödemeleri, cari hesap borcuma ilişkin ödemeler, davacılardan ...'na yapılan ödemeler gibi banka işlemlerinin de yapıldığı, davacıların banka kayıtlarında; dava konusu edilen eksiltmeler haricinde (davalı ... tarafından) de Çok sayıda İşlemler yapıldığı, bu işlemler yapılırken davacının intemet bankacılığı işlemlerine - itiraz etmemesinin; bu işlemlere icazet vardiğinin kabulü anlamına gelip gelmeyeceği ve davalı bankanın sorumlu olup olmadığı hususlarındaki hukuki değerlendirmenin Mahkeme'ye ait olduğu, Faizin infaz aşamasında hesaplanması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazları doğrultusunda bilirkişi heyetinden alınan 20/09/2019 tarihli bilirkişi ek raporundan özetle; Davalı ... açısından dava dosyasına sunulan banka ekstreleri, dosyada yer alan bilgi ve belgeler doğrultusunda, davacıların hesabından davalı ... tarafından; 260.147,17 TL davacıların hesabından çekildiği - 88.286,93 TL davacıların hesabına iade edildiği ve sonuç olarak; 171.860,24 TL davacıların ...'den alacaklı olduğu mütalaa edildiği, TCMB verilerinden 26.06.2012 dava tarihi itibariyle avans faizi oranının 417,75 olduğu görüldüğünden, davacıların belirlenen 171.860,24 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren 417,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, Davalı ...Ş. Açısından; Davacı şirketin davalı ...'e internet bankacılığı yetkisi veren formdaki imzanın sahte olduğunun ceza davasında yapılan inceleme ile sabit olduğu, bu sahte forma dayanılarak yapılan davalı banka nezdindeki işlemlerin sadece şirketin aleyhine olmadığı ve bu hesaplardan Örneğin; ... şirketinin TL hesabından, fatura ödemeleri, SGK ödemeleri, cari hesap borcuna ilişkin ödemeler, davacılardan ...'na yapılan ödemeler gibi banka işlemlerinin de yapıldığı, Davacıların banka kayıtlarında; dava konusu edilen eksiltmeler haricinde (davalı ... tarafından) de çok sayıda işlemler yapıldığı, bu işlemler yapılırken davacının internet bankacılığı işlemlerine itiraz etmemesinin; bu işlemlere icazet verdiğinin kabulü anlamına gelip gelmeyeceği ve davalı bankanın sorumlu olup olmadığı hususlarındaki hukuki değerlendirmenin Mahkeme'ye ait olduğu, Faizin infaz aşamasında hesaplanması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Taraf vekillerinin 2. Kök ve ek rapora karşı beyan ve itirazlarını sunması üzerine mahkememizce önceki heyette bulunan bankacı ve smmm bilirkişisinin değiştirilmesi ile oluşturulan yeni heyetten tarafların beyan ve itirazları doğrultusunda alınan 08/12/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Davalı ...’in 44.645,38 TL. (54.627,56 – 9.982,18), 22.737,36
USD (1.725+21.012,36), 71.991,04 EUR, davacıların hesabından kendi hesaplarına aktarıldığı
ve/veya nakit kullanıldığı tespit edildiği, davacı/alacaklının işbu dava tarihine kadar 44.645,38 TL. için 16.659,12 TL, 22.37,36 USD
için 256,13 USD faiz hesaplandığı kanaatine varıldığının beyan edildiği anlaşılmıştır.
Hukuk hakimi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz. Ancak TBK m. 74'te yer alan bağımsızlık ilkesi nispi özellik taşır. Ceza mahkemesince verilen mahkumiyet ve beraat kararları açısından ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylar, filller ve hukuka aykırılık unsurları açısından yapılan tespitler -istisnaf durumlar saklı kalmak kaydıyla- hukuk hâkimini bağlayıcı etkiyi haizdir. Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır (Yargıtay H.G.K.'nun 10.1.975 gün ve 1971/... E., 1975/1 K.; H.G.K.'nun 23.1.1985 gün ve 1983/10-... E., 1985/21 K.; H.G.K.'nun 27.4.2011 gün ve 2011/17-... E., 2011/... K. sayılı ilamları). Buna karşılık kusur, zarar ve illiyet bağı unsurları bakımından aynı çıkarsama yapılamayacaktır.
Somut olayda ceza mahkemesi kararında, davalılardan ...'in, interaktif bankacılık kullanım talebini davacının imzasını taklit ederek eş değişle borçlar hukuku açısından yetkisiz temsilci sıfatıyla onun adına bankaya talep iradesini yönelttiği ve bunun sonucunda bankacılık işlemleri şeklinde ifade edilen hukuki işlemleri kurduğu sabittir (TBK m. 40 vd.). Şu halde yetkisiz temsilci sıfatıyla yaptığı hukuki işlemler, davacılar ile aralarındaki hizmet (iş) sözleşmesine aykırılık oluşturur ve ... bundan sorumludur. Dava, davalının yetkisiz temsil sıfatıyla davacıların hesaplarından çekmiş olduğu paraların iadesinden davalıların sorumlu olup olmadıklarına ilişkin olup, davacı şirketin diğer davalı ... 'e intermet bankacılığı yetkisi veren formun sahte olduğu ceza dosyası ile sabittir. Uyuşmazlığın dayandığı intermet işlemleri için bankaya verilen talep formunun, davalı banka çalışanı ... tarafından kabul edildiğinin, ...'ın, .... Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği ifadesinde, davacının tüm işlemlerinin ... tarafından yürütüldüğünün, bu nedenle aralarında güven ilişkisi oluştuğunun, anıları formun ...'in bankadan aldığının, daha sonra doldurulmuş ve imzalanmış şekilde getirdiğinin, bunun üzerine şube kaşesinin basıldığının, belgenin yetkili kişilerce imzalandığı düşündüğü için işlemin yapıldığını beyan ettiği dosyadaki deliller sabittir. Her ne kadar İşlemin bizzat bankacının yanında yapılması, imzaların yetkili kişilerce atılması veya ilgili kişilerden yetkilendirme ile ilgili teyit alınması zorunlu olsa da, davaya konu olayımızda sahte form ile alınan yetki ile sadece şirket aleyhine işlem yapılmadığı ve bu hesaplardan örneğin; ... şirketinin TL hesabından, fatura ödemeleri, SGK ödemeleri, cari hesap borcuna ilişkin ödemeler, davacılardan ...'na yapılan ödemeler gibi başkaca banka işlemlerinin de yapıldığı, yine, davacının hesap hareketleri incelendiğinde davacının itiraza konu olmayan ve dava konusu edilmeyen internet bankacılığı üzerinden gerçekleşmiş motorlu taşıtlar vergi, trafik cezası ödeme gibi işlemlerinin de bulunduğu görülmektedir. Bununa birlikte davacının itiraz ettiği işlemlerden sonrada gerek ATM gerek ise şubeden işlemler yaptığı görülmektedir. Davaya konu dönem içerisinde hesabında 168 adet borçlandırıcı işlem yaptığı, davaya konu edilen dönem içerisinde 94 adet işleme itiraz etmediği, 74 adet işlemi (misli com ve döviz satış işlemleri) ise dava konusuyantığı tespit edilmistir. Ayrıca, davacı şirketin muhtelif zamanlarda hesapların bakiyesini tamamen kullanarak işlemler yaptığı ve hesabını sıfırladığı görülmektedir. Davacının hesabın işleyişine ve yapılan işlemlere vakıf olabilecek şekilde çok sayıda işlem yapmasına rağmen internet bankacılığı işlemlerine itiraz etmemesi ve davacının bu işlemlerden haberdar olmadığı yolundaki kabulün halin icabına uygun düşmeyeceği, davacı ile davalı banka arasında bu tür işlemler bakımından bir teamül oluştuğunun kabulü gerektiği, dava konusu hesapların uzun süreli ve sürekli olduğu hesaplar olduğu, dava konusu işlemlerden sonra da hesaplarda çok sayıda işlemler gerçekleştirildiği, davacının bunlara herhangi bir itirazının bulunmadığı, bu süreç içerisinde sahte ve usulsüz talimatla yapılan işlemlere itiraz etmediği, bu işlemlerin yöntemini ve işlemleri benimsediği, bu suretle davalıda bir güven oluşturduğu, davacının hesabında gerçekleştirilen işlemleri denetlemesine bir engel bulunmadığı ( Yargıtay 11. HD'nin 05/05/2016 tarih 2015/... Esas, 2016/... Karar; 31/05/2016 tarih 2015/... Esas, 2016/... Karar; 29/06/2018 tarih 2016/... Esas, 2018/... Karar sayılı ilamları), aynı nedenlerle manevi tazminat koşullarının da oluşmadığı anlaşılmakla davalı banka yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiş, alınan bilirkişi raporarında yapılan hesaplar doğrultusunda davacıların hesabından davalı ... tarafından; 260.147,17 TL davacıların hesabından çekildiği - 88.286,93 TL davacıların hesabına iade edildiği ve sonuç olarak; 171.860,24 TL davacıların ...'den alacaklı olduğu, davalı ...'un bakiye kalan 171.860,24 TL'den sorumlu olduğu anlaşılmakla davalı ... bakımından davanın kısmen kabulüne, manevi tazminat şartları bu davalı için de oluşmadığından maneviz tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisie dilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak düzenlendiği üzere;
-
Davanın, davalı ...Ş yönünden reddine,
-
Davanın, davalı ... bakımından kısmen kabulü ile; 171.860,24 TL'nin 26/06/2012 tarihinden itibaren işleyecek %17,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-
Davacıların manevi tazminat taleplerinin reddine,
-
Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 11.739,77. TL harçtan daha önceden ödenen toplam 3.267,00. TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 8.472,77. TL harcın davalı ...'den alınarak Hazineye irad kaydına,
-
Davalı ...Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 33.500,00. TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...Ş'ye verilmesine,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 27.497,64. TL nisbi vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan; 21,15. TL Başvuru Harcı, 3.267,00. TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 3.288,15 TL harcın davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan; 6.374,00. TL Bilirkişi ücreti, 1.259,30. TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 7.633,30. TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 5.963,00. TL lik kısmanın davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Manevi tazminat yönünden davalı ...Ş kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 10.000,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...Ş'ye verilmesine,
10-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı ...Ş vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/12/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:03