İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/701 E. 2023/919 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/701
2023/919
5 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/701 Esas
KARAR NO:2023/919
DAVA:Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:05/11/2021
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA TARİHİ:11/11/2021
KARAR TARİHİ:05/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... pizza konusunda yetenekli bir iş adamı olduğunu, pizzalarına tanıtmak için Türkiye'de ... Gıda turizm İşletmeleri San. Ve tic. Ltd. Şti'yi kurduğunu, müvekkilin bu işyerine açarken kendini mimar olarak tanıtan ... ve ... Tarafından kandırıldığını ve dolandırıldığını, müvekkilin yaşamı boyunca İsveç'te kalmış olup Türkiye'deki hukuki uygulamalardan habersiz olduğunu, bu nedenle şüpheliler ile güvene dayalı olarak kuracağı iş yerinin mimari tasarımı, tadilat, araç ve gereçlerin alınması hususunda anlaştığını, bu anlaşmanın neticesinde şüphelilerin hileli davranışlarla müvekkiline senet imzalatmış olduğunu, müvekkil şirketin mimari tasarımı, tadilat yapılmasını ve gerekli eşya malzemelerin alınması hususunda anlaşmış olduğunu, 05/07/2021 tarihinde ilk peşinat olarak 120.000,00 TL davalı ... adına ...'a gönderdiğini, 05/07/2021 tarihinde davalı tarafın hizmete başlamış olduğunu 19/07/2021 tarihinde müvekkilin iş yerinin eksiksiz olarak tamamlanması hususunda sözleşme imzaladığını, müvekkilin iş yeri ile ilgili hizmet davalıları tarafından iki ay geç teslim edildiğini, bu aşamada müvekkilin para göndermeye devam ettiğini, davalı tarafın yapacağı işler ile ilgili standart tutarların üstünde tutarlar istediğini, yapılan hizmetin karşılığı aldığı ücretin yarısı olduğunu, bununla ilgili ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/... esas sayılı dosyasında delil tespiti davasının devam ettiğini, ayrıca haksız ve mesnetsiz olarak hileli davranışlar da bulunarak,29/10/2021 ödeme günlü 150.000,00 TL,123.000,00 TL,150.000,00 TL toplamda 423.000,00 TL senet düzenlendiğini, davalı tarafın kötü niyetli olup dava konusu senetler hakkında yapılacak icra takibin durdurulmasının gerektiğini, müvekkilin maddi kayba uğraması ile birlikte bu denli yüksek bir borç ile karşı karşıya kalması durumunda müvekkilin iş ve aile düzeninin sarsılacak maddi olarak daha fazla zarara gireceğini, Türkiye'de hedeflemek istediği gücünü kaybedeceğini, maddi ve manevi tazminat talepleri saklı kalmak kaydı ile huzurdaki davayı açarak senedin bedelsizliğinin tespitin ilgili yargıtay kararları ışığında ortaya çıkarılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle müvekkili ile hileli davranışlarda bulunarak imzalanan 29/10/2021 ödeme günlü 150.000,00 TL, 123.000,00 TL, 150.000,00 TL tutarlı üç adet senedin bedelsizliğine karar verilerek, iptaline, dava konusu senetler ilgili olarak yapılacak icra takip ve hacizler hakkında tedbir konulmasına, Alacaklı olmayan, haksız ve kötü niyetli olan davalı taraf aleyhine %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine,Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalılar vekilince Mahkememiz işbu dosyası ile birleşen ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasındaki davaya ilişkin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacıların dava dilekçelerindeki ve birleşen dosya dava dilekçelerindeki haksız ve hukuka aykırı iddia ve taleplerini kabul etmediklerini, davacı ..., ... Gıda Turizm İşletmeleri San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin sahibi ve yetkilisi olduğunu, davacının T.T.K hükümleri gereğince basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü altında olduğunu, dava dilekçelerinde davacının İsveç'ten gelmesi sebebiyle ve Türkiye'de yapılan işlemler hakkında bilgi sahibi olmaması, yaşamı boyunca İsveç'te kaldığı bu sebeplerle Türkiye'de ki hukuki uygulamalardan habersiz olduğu sebebiyle fahiş bir miktar ile iş yerinin mimari tasarımı, tadilat, araç ve gereçlerinin alınması işlerini yaptırdığı iddiaları Sayın Mahkemeyi yanıltmaya yönelik olup, gerçekliği bulunmadığını, davacı şirketin İstanbul Ticaret odasına 1996 yılında kayıt olmuş bir şirket olup daha sonra davacı ... tarafından devralınmıştır. ... şirketin sahibi ve yetkilisi olduğunu, Davacıların dava dilekçelerinde birbirinden tutarsız iddialarda bulunduğunu, davacıların ayıplı hizmette ve geç ifada bulunulduğu iddialarını kabul etmediklerini, davacı tarafça yaptırılan mimari tasarım, tadilat, araç ve gereçlerinin alınması işleri ve siparişleri tek seferde davacı tarafça talep edilmemiş olup kademe kademe talep edilmiş ve gerçekleştirildiğini, ayıplı hizmet ve geç ifa söz konusu olmayıp davacıların talep ve iddiaları haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafların dosyaya sunduğu listelerde ki işlerin tamamının yapılmış olup dosyaya sunulan işler dışında ilave işler de yapıldığını, müvekkilin halen davacıdan alacaklı olduğunu, davacı taraflara dava açma haklarını saklı tuttuklarını, yine davacı şirket birleşen dava dosyası dava dilekçesinde dava konusu senetlerin ödendiği iddiasında bulunduğunu, dava konusu senetlerin ödendiği iddiası gerçek olmayıp, senetlerin ödendiğine ilişkin herhangi bir belge de dosyaya sunulmadığını, davacı taraflar ödeme iddialarını ispatlamakla yükümlü olduğunu, davacı taraflar Mahkemeyi yanıltmaya yönelik birbiriyle çelişen haksız ve hukuka aykırı farklı iddialarda bulunduklarını, dava konusu senet miktarlarının farklı ödeme bedelleri içerdiğini, dava konusu senetlerin davacı tarafından borçlarına karşılık verilmiş olup, söz konusu işlere karşılık verildiği ispat külfetinin davacıda olduğunu, davacı tarafların hukuka aykırı olarak borçtan kurtulmak için asılsız iddialarla haksız olarak iş bu davaları açtıklarını, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, haksız ve hukuka aykırı olarak açılan işbu dosya ve birleşen dosya yönünden davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DOSYADA DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıların davacının İsveç'ten gelmesi sebebiyle ve Türkiye'de yapılan işlemler hakkında bilgi sahibi olmadığını, bu nedenle davalılar tarafından fahiş bir miktar ile davacının iş yeri ile ayıplı hizmette bulunulduğunu, davacıya iki ay süre ile geç teslim edildiğini, ayrıca davalı tarafın iş yerini teslim ederken, vaad ettiği birçok eksiği de tamamlamadığını ve davacının kendisi tamamladığını, davalı taraf, yapacağı işler ile ilgili standart tutarların üstünde tutarlar istemiş olup, yapılan hizmetin karşılığı aldığı ücrettin yarısı ederinde odluğunu, bunun ile ilgili .... Sulh Hukuk mahkemesi 2021/... Esas sayılı dosyada delil tespiti davası açılmış olup, bilirkişi tespiti yapılacağını, davalıların sahte kaşe ve sahte imza kullanılarak dava konusu senedi...'a ciro ettiğini, ... ile ilgili menfi tespit davasının.... Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/701 Esas sayılı dosyada teminat ile tedbir kararı verilerek teminat bedelinin yatırıldığını, .... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyada ihtiyati haciz işlemlerinin ... için durdurulduğunu ancak şirket olarak haciz işlemleri devam ettiğini, davacı ile hileli davranışlarda bulunarak sahte kaşe ve imza yapılarak ciro edilen 29/10/2021 ödeme günlü 150.000,00 TL, 123.000,00 TL, 150.000,00 TL tutarlı üç adet senedin bedelsizliğine karar verilerek iptaline, dava konusu senetler ilgili olarak yapılacak icra takip ve hacizler hakkında tedbir konulmasına, alacaklı olmayan, haksız ve kötü niyetli olan davalı taraf aleyhine %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İddia, savunma, tüm dosya kapsamı ile birlikte incelenmiştir.
Dava, Asıl ve birleşen dosyada menfi tespit davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf asıl ve birleşen dosyada davalılar Adil ve Kübra tarafından üstlenilen işin ayıplı olarak ifa edilip edilmediği, ücretlerin fahiş olup olmadığı, davacının davalılara senetler nedeniyle borçlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
.... Asliye ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında, Mahkememiz davacıları tarafından 29/10/2021 ödeme günlü 3 adet senet bakamından borçlu olmadığının tespitine ilişkin dava açıldığı, Mahkemenin 17/11/2021 tarih, ... esas, ... karar sayılı kararı ile her iki davanın taraflarının ve konusunun aynı olması gerekçesi ile 6100 sayılı yasanın 166. Maddesi gereğince davaların birleştirilmesine, yargılamanın Mahkememizin işbu dosyası üzerinden devamına karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilince mahkememiz davasında ve birleşen davada tedbir talebinde bulunulmuş, birleşen ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/11/2021 tarihli ara kararı ile "Somut olayda, İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği, paranın alacaklıya ödenmemesi talebi ise, .... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip alacaklısına borçlu olup olmadığının yargılamayı gerektirdiği ve mevcut delil durumu dikkate alındığında talebin yaklaşık ispat edildiği yönünde Mahkememizce yeterli kanaat oluşmadığı, davacının dava değeri oranında nispi harcını yatırmadığı, harç yatırılmadan tedbir talebinin de değerlendirilemeyeceği,.." gerekçe gösterilerek talebin reddine karar verilmiştir.
Yine Davacı vekilinin Mahkememiz dosyaya sunduğu dilekçe ile davalılar tarafından başlatılan ....İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasındaki hacizlerin durdurulmasını talep ettiği, haciz aşamasında 117.000,00 TL ödeme yapıldığının bildirildiği görülmekle, Mahkememizin 09/11/2021 tarihli ara kararı ile "Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin bedelsizliği talep edilen senet tutarı toplamı olan 430.000,00 TL'den ödeme yapılan 117.000,00 TL'nin düşümü sonrasında bakiye tutar olan 313.000,00 TL üzerinden takdiren %15 oranında teminat karşılığında İİK 72/2 maddesi uyarınca,..." gerekçesi ile .... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir.
Yine Mahkememizce birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında dava dilekçesi ile davacı ... San. Ve Tic. Ltd. ŞTi. vekilinin davalı... tarafından ....İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasında icra takibinin durdurulmasına talebi ele alınmış, 02/12/2021 tarihli ara karar ile İİK 72/3 maddesi gereğince, alacağın %15’i oranında teminat karşılığında, icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilmiştir.
Mahkememiz asıl davasında müdahale talebinde bulunan, birleşen ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında ise davalı olan... vekilince mahkememize sunduğu 15/11/2021 tarihli dilekçesi ile mahkememizce 09/11/2021 tarihinde verilen ihtiyati tedbir kararına itirazda bulunulmuş, ....İcra müdürlüğünün... esas sayılı dosyasında verilen takibin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İtiraz mahkememizce mürafaalı olarak ele alınmış, mahkememizin 23/12/2021 tarihli ara kararı ile " Dosya kapsamında ihtiyati tedbir kararı ile sınırlı olarak yapılan incelemede; Mahkememiz dosyası ile birleşen ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. dosyası nedeniyle, yine mahkememizce 02/12/2021 tarihinde İİK 72/3.maddesi uyarınca başlatılan takipte %15 teminat karşılığında, icra veznesindeki paranın tedbiren alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği, ayrıca ....İcra Hukuk Mahkemesinin ... E sayılı dosyasından başlatılan takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı vekili tarafından ihtiyati tedbir talep edildiği tarihte icra takibinin henüz başlatılmadığı, tedbir kararı verilmemesi halinde hakkın elde edilmesinin güçleşebileceğinin anlaşıldığı, İİK 72/2.madde koşullarının da oluştuğu, mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararının yerinde olduğu.." kanaati ile asıl davada müdahale talebinde bulunan, birleşen dosya davalı vekilinin, ihtiyati tedbire itirazının reddine karar verilmiştir.
Taraflarca sunulan bilgi ve deliller ile Mahkememizce celp edilen bilgi ve deliller hep birlikte değerlendirilmiş, dava konusu uyuşmazlığın çözümü hususunda uzman görüşü gerektiği kanaati ile tarafların ticari defter ve kayıtları da incelenmek suretiyle rapor tanzimi hususunda dosyanın bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiştir.
Bilirkişi heyetince sunulan raporda özetle; Tarafların iddia - savunma ve talepleri ile dosyasına sunulu sair belgelerin incelenmesi ve tümünün bir arada değerlendirilmesi sonucunda Asıl dava ve birleşen dava ile Davacı ... ... Ltd.Şti.'nin 2021 yılına ait ticari defterlerinde ... Gıda Şirket ortağı davacı ...'un davalı ...'a banka yolu ile 05.07.2021-20.08.2021 tarih aralığında toplam 12 ayrı ödeme ile 1.100.000,00 TL tutar ödeme yaptığı ve bu ödemelerden dolayı ... ...Ltd.Şirketinin 31.12.2021 tarihi itibariyle 159.01.002 nolu cari hesap kodunda davalı ...'dan alacaklı olduğu tespit edildiğini, dava dilekçesi ile söz edilen diğer masraf bedellerinin çeşitli kalemlerden toplam 212.800,00 TL olduğu belirtilmişse de sadece 5 adet fatura sureti sunulmuş olup bu 5 faturanın da davacı ... Şirketinde kayıtlı olmadığının tespit edildiğini, ... tarafından 29.10.2021 ödeme günlü olarak davalı ...'a ödenmesi gerektiği şekilde belirlenen ve düzenlenen 123.000,00 TL, 150.000,00 TL ve 150.000,00 TL toplamda 423.000,00 TL tutarındaki 3 adet senedin, muhasebe mevzuatı gereği davacı şirket kayıtlarında olmadığının tespit edildiğini, asıl dava talepleri bakımından yapılan incelemede : takdiri mahkemeye ait olmak üzere Asıl davada; Davacı - ...' un tüm teknik iddialarının ıspata muhtaç bulunduğunu, birleşen dava talepleri bakımından yapılan incelemede takdiri mahkemeye ait olmak üzere, Birleşen davada; Davacı - ... Gıda” nın tüm teknik iddialarının ıspata muhtaç bulunduğunu, Asıl ve Birleşen davada, tarafların sair hususlardaki taleplerinin takdirinin ise yine Mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatini bildirmişlerdir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, bir kısım davalılar vekilince rapora beyan ve itirazları sunulmuştur.
Davalı vekilince 01/11/2023 tarihli dilekçesi ile ....İcra Dairesi... Esas sayılı dosyasından verilen takibin durdurulması kararının kaldırılmasını talep etmiş, mahkememizce değerlendirilen talep, mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararının yerinde olduğu kanaati ile birleşen dosya davalı vekilinin, ihtiyati tedbire itirazının reddine karar verilmiştir.
Kambiyo senetleri soyut borç ikrarını içeren senetlerdir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. Bu bakımdan kambiyo senedinin bedelsiz olduğu iddiasıyla açılan menfi tespit davasında ispat külfeti davacı borçluya düşer. Bu itibarla, dava konusu bononun teminat senedi olduğunu iddia eden davacının öncelikle bu iddiasını 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 201. maddesi uyarınca yazılı delille ispatlaması ve bundan sonra da senedi elinde bulunduran hamilin iyiniyetli hamil olmayıp, senedi iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini kanıtlaması gerekmektedir.
Bononun teminat senedi olduğunun senet metninden anlaşılamadığı hâllerde borçlu bu iddiasını 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 168/5 ve 169/a maddeleri kapsamında borca itiraz olarak ileri sürebilir. Bu iddia niteliği itibari ile kişisel def'i olup, 6102 sayılı Tyasnaın 687. maddesinin 1. fıkrası uyarınca temel ilişkinin tarafları arasında ileri sürülebilir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. Bu bakımdan kambiyo senedinin bedelsiz olduğu iddiasıyla açılan menfi tespit davasında ispat külfeti davacı borçluya düşer. Senedin üçüncü kişiye ciro veya teslim yolu ile devredilmesi hâlinde bu definin iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesi mümkün değildir. Bu kapsamda Hukuk Genel Kurulunun 15.09.2020 tarihli ve .... sayılı kararında da ifade edildiği üzere; Bononun teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılamıyor ise 2004 sayılı Kanun’un 169/a maddesi kapsamında bononun sözleşme ile bağlantısının kanıtlanması, yani sözleşmede senedin vade, tanzim tarihi ve miktarlarına açık bir şekilde atıf bulunması gerekir, Senede açıkça atıf bulunan sözleşmede senedin teminat amacıyla verilmiş olduğu belirtilmiş olabilir.
Toplanan delillere göre dosyanın bir bütün olarak incelenmesi neticesinde; davacının dava dilekçesi ve devamındaki beyan dilekçelerinde dava konusu senetlerin davacı yanca imzalanarak davalıya aralarındaki ilişki kapsamında teminat olarak verildiği, ilişki gereği borçların ödenmesi sebebiyle senetlerin bedelsiz kaldığı iddiasıyla iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamında tarafların yazılı ve sözlü beyanları ve senet fotokopisi üzerinde yapılan incelemede, davacının beyaza imza niteliğinde senet düzenleyerek davalı yana verdiği, senedin metninden takip konusu senedin teminat için verildiğine dair bir kaydın mevcut olmadığının anlaşıldığı ve yine senet metninden teminat kaydının mevcut olduğu anlaşılmasa da taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme ve bu sözleşme gereğince verilmiş bir teminat mektubunun mevcudiyetinin ispat yükü üzerinde olan davacı yanca ispatlanamadığı, bu noktada senede karşı senetle ispat kuralı gereğince yazılı bir belge sunulamadığı gibi, ceza yargılaması sonucunda da davalıların beraatine karar verildiği ve davalıların kötü niyetli oldukları gerek ceza dosyasında gerek dosyaya sunulan belgelerle ispat edilemediği, ceza mahkemesince yapılan yargılamada senetlerdeki imzanın davacı eli ürünü olduğu tespit edildiği ve yine davacı tarafından senetlerin davalılara teminat amaçlı verildiğinin beyan edildiği, her ne kadar kaşenin sahte olduğu iddia edilmişse de bu hususun yargılamada önem arz etmediği, senetlerde iki imza bulunduğu ve bu imzaların davacı şirket yetkilisi ve davacı adına atıldığının anlaşıldığı, davacının iddiasını ancak yazılı delille yahut yemin delili ile ispatlayabileceği, yapılan defter incelemesinde davacı yanın davacıya yaptığı ödemelerin kaydedilmesinin bu tek başına senetlerin teminat olarak verildiğini ispata yeterli olmayacağı, dosyada bu husus ispatlar yazılı delil sunulmadığı ve yemin deliline de dayanılmadığı anlaşılmakla hem asıl davada davacı bakımından hem de birleşen davada davacı bakımından dava konusu senetlerin teminat senedi olarak verildiği hususu ispatlanamadığından sübut bulmayan davaların reddine karar vermek gerekmiş, İİK 72/3.maddesi uyarınca verilen tedbir kararının infaz edildiğine yönelik dosya içerisinde delil olmadığı, borçlu tarafından icra dosyasına kısmi ödemelerin yapıldığı ve davalı tarafında tazminat talebi olduğuna ilişkin bir beyanının olmadığı gözetildiğinde davalı lehine İİK. 72/4 maddesi uyarınca tazminata hükmedilmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :
- Asıl ve birleşen davaların reddine,
Asıl dava yönünden;
-
Alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL ve 7,164,48 Tl tamamlama harcının toplamı olan 7.223,78 TL'den mahsubu ile fazla alınan 6.953,93 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
-
Yargılama giderinin davacı üstünde bırakılmasına,
-
Davalılar kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 66.200,00 TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
Birleşen dava yönünden;
-
Alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL ve 7,164,48 Tl tamamlama harcının toplamı olan 7.223,78 TL'den mahsubu ile fazla alınan 6.953,93 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
-
Davalılar kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 65.220,00 TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
-
Yargılama giderlerinin davacı üstünde bırakılmasına,
-
Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 05/12/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:03