İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/733 E. 2023/916 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/733
2023/916
5 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/59 Esas
KARAR NO :2023/886
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:26/01/2023
KARAR TARİHİ:27/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalı taraf öğrencilik yıllarından beri arkadaş olduğunu, yurt dışında aynı okulda birlikte eğitim gördüklerini, taraflar Türkiye'ye döndükten sonra da birbirleriyle görüşmeye devam ettiklerini, 2021 yılının Eylül ayında davalı taraf ... adlı online oynanabilen bir oyun geliştirdiğini, oyunun test aşamasının neredeyse tamamlandığını, kuracağı şirket üzerinden oyunu piyasaya çıkarmak üzere olduğunu arkadaş ortamlarında dile getirdiğini, yaptığı piyasa araştırmalarının da bu hususu desteklediğini, oyunun belirtilen dönemde piyasaya sürülmesi ve şirketin kurulması için paraya ihtiyacı olduğunu belirttiğini, bu aşamada müvekkili ile anlaşma konusunda görüşmeye başladıklarını, davalı oyunun piyasaya çıkacağı Aralık ayı başına kadar öncelikle 50.000,00 Euro civarı bir paraya ihtiyacı olduğunu, bu paranın büyük bir kısmının reklam giderleri için harcanacağını, bu reklam süreciyle birlikte oyunun Aralık ayında şirket tarafından piyasaya sürüleceğini belirttiğini, müvekkili davalının beyanlarına güvendiğini, davalının kuracağı şirkete ortak olabileceğini belirttiğini, davalı son testleri yapılmakta olan oyunun 2021 yılı Aralık ayında piyasaya çıkmasıyla birlikte şirketin para kazanmaya başlayacağını, şirkete değerleme yaptırarak müvekkili hissesine takabül edecek oranda hisseyi müvekkiline devretmeyi taahhüt ettiğini, müvekkilinden anlaşacakları bir periyotta ödenmek üzere 250.000 Euro ortaklık bedeli talep ettiğini, müvekkili ortak olmayı kabul ettiğini, davalıya Ekim 2021 tarihi itibariyle ödemeler yapmaya başladığını, bu süreçte davalı müvekkiline yazılı olarak mesaj atarak banka üzerinden ödemeler yapılırken açıklama kısmının boş bırakılmasını, özellikle açıklama yazılmamasını talep ettiğini, müvekkili ... Bankası ... Şubesi 389/... no.lu hesabından davalının ... no.lu hesabına Ekim ayı itibariyle açıklama olmaksızın ödemelerini yapmaya başladığını, davalı tarafça sözleşme örneği yollandığını, sözleşmenin imzalanmadığını, müvekkilinin Türk Lirası olarak yaptığı ödemeler davalı tarafından ödeme tarihi itibariyle EURO'ya çevrildiğini, kur bilgileriyle birlikte müvekkiline bildirildiğini, davalı taraf Bulgaristan Cumhuriyeti'nde ...isimli şirket kurulumuna başladığını müvekkiline bildirdiğini, davalı taraf, oyunun piyasaya sürülmesi için başta konuşulan rakamlardan çok daha fazlasına yaklaşık 570.000,00 Euro civarı paraya daha ihtiyacı olduğunu belirterek müvekkilinden para talep etmeye başladığını, müvekkilinin göndereceği paraları kullanacağı yerleri baştan müvekkiline bildirdiğini, bu paraları ne şekilde kullandığına ilişkin hiçbir açıklama yapmadığını, yaptığı ödemeleri hiç bir fatura ya da makbuz olmaksızın elden yaptığını belirttiğini, bu paraları şirkete sermaye olarak da koymadığı gibi şirkete teknik personel alacağını belirterek isimlerini bildirdiğini, bunlarla emekleri karşılığında şirketten hisse vermek üzere anlaştıklarını belirttiğini, anlaşmalar hakkında da müvekkiline hiç bir bilgi vermediği gibi sonradan gönderdiği ve müvekkilinden para talep ettiği hesap tablolarında personel gideri olarak personel gideri eklediğini, daha sonra şirketin resmi hiç bir çalışanının olmadığını öğrendiğini, Aralık ayında ise davalı, oyunun henüz hazır olmadığını, piyasaya sürülemeyeceğini söylediğini, müvekkili kendisinden tahsil edilen bedellerin iadesini talep ettiğini, müvekkili davalı aleyhine icra takibi başlatığını, davalının takibe itiraz ettiğini, müvekkili zorunlu arabuluculuk yoluna başvurduğunu, bu süreçten de sonuç alınmadığını, davalının ikametgahı Eyüp İlçesinde olduğunu, yetkili icra müdürlükleri İstanbul İcra Müdürlükleri olduğunu, davalı tarafça yetki itirazının usulüne uygun yapılmadığını, davalının borca itirazının Türk Borçlar Kanunu sebepsiz zenginleşme hükümleri gözetilerek iptalinin gerektiğini, davalının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalini, takibin devamını, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: taraflar arasındaki uyuşmazlıkta Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, bu nedenle taraflar arasındaki adi ortaklıktan kaynaklanan uyuşmazlık nedeniyle davanın niteliğide gözetilerek işbu davada Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olup mahkemece bu husus re'sen gözetilerek görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesini, uyuşmazlığın niteliği yazılı yargılama usulüne değil basit yargılama usulüne tabi olduğunu, davada müvekkili aleyhine husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu edilen meblağın davacı tarafından katılım payı olarak konulduğunu, geri istenmesinin hukuken mümkün olmadığını, sebepsiz zenginleşmenin yasal koşullarının oluşmadığını, icra inkar tazminatı isteminin yasal koşulları oluşmadığını, davacı kötüniyetli olduğunu, müvekkili lehine kötüniyet tazminatının yasal koşulları oluştuğunu, ihtiyati haciz isteminin yasal koşulları oluşmadığını, davanın görev ve usul yönünden reddini, aksi halde davanın esas yönünden reddini, koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı isteminin reddi ile % 20 oranından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan tahsili ile müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, hukuki niteliği itibari ile itirazın iptali davasıdır.
7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 26/01/2023 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden alınmış, yapılan incelemesinde; davacı alacaklı tarafından davalı aleyhine 824.965,42 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, takip dosyasında ödeme emrinin tebliği ile davalının süresinde takibe itiraz ederek borcunun bulunmadığını bildirdiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği tespit edilmiştir.
Dosya kapsamında davacı, davalı tarafın oyun geliştirdiğini, bu oyunun piyasaya sürülmesi ve şirketin kurulması için paraya ihtiyacı olduğunu belirttiğini ve ortaklık konusunda görüşmeye başladıklarını ve bu kapsamda kendisine şirket hissesi devredileceği taahhütü üzerine dava konusu olan parayı davalıya gönderdiğini ileri sürmüş, davalı taraf ise davacının yatırım amaçlı olarak bu parayı gönderdiğini ileri sürerek taraflar arasında adi ortaklık kurulduğunu iddia etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1.maddesinde; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." hükmüne yer verilmiş ve TTK'nın 5/1. maddesinde ticari davalara bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu belirtilmiştir.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup TTK'nın 4/1.maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır.
Nispi ticari davalar ise her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
Buna göre bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Yine Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlediğinden, TTK'nın 19/II.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir.
Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevi, ticari davalarla sınırlı olup, davanın ticari dava olup olmadığının TTK'nın 4.maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. TTK'nın 4/1.bendinde nispi ticari dava, "her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları'' olarak belirtilmiş ve nispi ticari dava ticari işletme kavramı ile tanımlanmış olup, TTK'nın 11.maddesi; "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir." şeklinde düzenlenmiştir yani ticari işletmeden bahsedilebilmesi için; esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyet, bu faaliyetin devamlı olması ve bu faaliyetin bağımsız yürütülmesi şeklinde üç unsurun bulunması gerekmektedir.
Somut dosyada eldeki dava, mutlak ticari dava olmadığı gibi, davacı tacir değildir, davalıın şirket ortaklığı var ise de kendisi doğrudan tacir değildir. Bu bağlamda davanın nispi ticari dava niteliğinin de olmadığı anlaşılmakla, bu durumda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olmadığından, yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği sabittir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın Mahkememizin görevsizliği sebebiyle görev dava şartı yokluğundan HMK 114/1. c ve 115/2 Maddeleri uyarınca usulden REDDİNE,
-
HMK.nun 20. Maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birisinin başvurması halinde dava dosyasının görevli ve yetkili İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, süresi içinde talep olmaması halinde dosyanın Mahkememizce resen ele alınarak davanın açılmamış sayılacağı hususunun ihtarına,
-
Harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, HMK 331/2. maddesi gereğince davaya başka bir mahkemede devam edilmediği taktirde talep halinde harç ve yargılama giderinin ve gider avansının harcanmayan kısmının Mahkememizce karar altına alınmasına,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 27/11/2023
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:03