İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/707 E. 2023/817 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/707
2023/817
26 Ekim 2023
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/707 Esas
KARAR NO:2023/817
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:22/12/2017
KARAR TARİHİ:26/10/2023
Mahkememizden verilen 02/10/2018 tarih ve ... Esas .../... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin21/10/2021 tarih ve 2020/... Esas 2021/... Karar sayılı ilamıyla BOZULMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında tütün mamülleri alım satımına ilişkin ticari iş ilişkisi kurulduğunu, bu bağlamda oluşan cari hesap bakiyesinin ödenmemesi neticesinde davalı aleyhine ... İcra müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasından icra takibine başladıklarını davalının haksız ve mesnetsiz olarak bu takipe itiraz edip durdurduğunu, alacağın tahsili amacı ile huzurdaki davanın açılarak yapılan itirazın iptaline takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı asil cevap dilekçesinde özetle; Davacıya borcunun bulunmadığını cari hesap bakiyesini 27/08/2014 tarihinde alacaklının hesabına yatırdığını, banka ödeme makbuzunun da elinde bulunduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini takibin iptaline karar verilmesini yapılan yargılama giderlerinin davacıdan tahsilini talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:
Mahkememizde açılan dava: İİK.nun 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
İcra İflas Kanununun 67/1 maddesine göre 'Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Dava konusu ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 6.272,27 TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, davanın, bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu ihtilaf; taraflar arasında bulunan ticari ilişki gereğince oluşan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılmış itirazın iptali noktasında toplanmaktadır.
Dosya bozma öncesi mahkemece reesen belirlenen mali müşavir bilirkişiye tevdii edilerek rapor hazırlaması talep edilmiş bilirkişi raporunda "Davacı yanın sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu, envanter defterinin ibraz edilmediği, davacı defterlerinin HMK 222'ye göre delil niteliğinde olup olmadığı hususunun Sayın Mahkemenizin takdirinde bulunduğu, davacı yanın ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucunda, davalı yandan takip tarihi itibarı ile kaydi olarak, 6.143,71 TL alacaklı göründüğü, davalının sunduğu ödeme dekontunda belirtilen tutarın, davacı yanın ticari defterindeki cari hesap icmalinde bulunmadığı, davacının işbu ödeme dekontuna itirazının olduğu, sunulan dekont üzerinde bahse konu paranın kime ve ne için gönderildiğine dair herhangi bir açıklama olmadığı, mevcut hali ile davalının ödeme yapıldığı yönündeki savunmasının belgesel anlamda izaha vc ispata muhtaç göründüğü, bu nedenle davalı tarafından borcun ödendiğine dair yapılan savunma sonucunda ödemeye ilişkin olarak ispat külfetinin davalı yana geçip geçmediği hususu hakkındaki hukuki yorum ve takdirin Sayın Mahkemenize ait bulunduğu, davacı yanın, davalı yanı takiple temerrüde düşürdüğü, bu nedenle faiz yönünden inceleme yapılmadığı, davacı yanın talep ettiği icra inkar tazminatı hakkında takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu" şeklinde rapor sunmuştur.
Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, alacağın davalıya fatura edildiği, cari hesaba işlendiği, ancak davalı tarafından davacı şirkete ödemede bulunulmadığı,bunun üzerine ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip yapıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, davanın İ.İ.K nun 67. Maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davalının duruşmalara katılmayıp cevap dilekçesi ile davanın reddini talep ettiği, ödeme savunmasında bulunduğu, ancak ödeme iddiasının ispat edilemediği, yapılan bilirkişi incelemesinde borçlu olduğunun da belirlendiği ve mahkememizce aldırılan raporun uygulama ve mevzuata göre yerinde olup hükme esas alınmaya elverişli olduğu ve davalının itirazında haksız olduğu kanaatine varıldığından, davacı yanın, davalı yanı takiple temerrüde düşürdüğü, bu nedenle faiz yönünden inceleme yapılmadığı da gözetilerek, takibin devamı ile itirazın asıl alacak yönünden iptaline karar verilmiş alacağın likit olması sebebiyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Mahkememizden verilen 02/10/2018 tarih ve 2017/... Esas 2018/... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin21/10/2021 tarih ve 2020/... Esas 2021/... Karar sayılı ilamında "İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı, davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık yönüyle re'sen yapılmıştır.
Davacı açık hesaptan bakiye alacağının bulunduğunu ileri sürmüş, davalı ise borcu ödediğini savunmuştur.
Taraflar arasında satım ilişkisinin bulunduğu ihtilafsız olup, ödeme savunmasında bulunan davalının ödemeyi yazılı belge ile ispatlaması gerekir. Davalı taraf, 27.08.2014 tarihli işlem dekonta dayanmış ve borcunu davacı şirket çalışanı ...'in bildirdiği davacı hesabına yatırdığını beyan etmiştir.
Mahkemece, davacı defterlerinde ödeme kaydı olmadığı gibi dekont üzerinde kime ve ne sebeple ödeme yapıldığına ilişkin bir açıklama bulunmadığı, ödemenin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de; davalı savunmasında davacı çalışanı olduğu bildirilen ...'in davacı şirket çalışanı veya yetkilisi olup olmadığı araştırılmadan yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmadığı gibi dosyadaki rapordan, davacının usulüne uygun tutulmayan ticari defter kayıtlarına göre, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, davalının ihtilafsız döneme ilişkin ödemelerinin nakit veya kredi kartı ile yapıldığı anlaşılmakta olup, davalının kredi kartı ile yaptığı ödemelerin hangi hesap numarasına yatırıldığı, bu hesap numarası ile ihtilafa konu borcun yatırıldığı hesabın aynı olup olmadığı, nakit ödemelere dayanak belgelerin içeriğinde davacı şirket adına tahsilatı yapan kişi veya kişilerin olup olmadığı ve eğer varsa davalı tarafından adı belirtilen kişinin davacı adına tahsilat yapmaya yetkilendirilmiş olduğu konusunda önceden beri süregelen uygulama olup olmadığı üzerinde durulmadan eksik inceleme ile karar verilmesi de isabetli görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile bu hususların araştırılmasını teminen dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir." şeklinde ilamı ile mahkememize gönderilmiştir.
Mahkememizce bilirkişiye dosya tevdi edilerek bozma ilamındaki hususlarda gözetilerek ek rapor tanzim edilmesi talep edilmiş ek raporunda özetle" Kök raporumuzda, davacı yanın ticari defterlerinde, davalı yandan takip tarihi itibarı ile KAYDİ olarak, 6.143,71 TL alacaklı göründüğü belirtilmişti. Sayın Mahkemece, ... Bankası kayıtları, SGK kayıtları, ticaret sicil kayıtları ve tarafların beyan ve itirazları dikkate alınarak uyuşmazlık konusunda ek rapor alınması istenmiştir. Dosyada mübrez ... Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'nün14.11.2022 tarihli, E-...-207.99-... - sayılı yazısında, davacı şirkette ... isimli çalışana rastlanılmadığı belirtilmiştir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 03.10.2022 tarihli, .../... sayılı yazısında, davacı şirket yetkililerinin dava dışı ... isimli kişiler olduğu tespit edilmiştir. Bir başka ifade ilse ...'in şirketin yetkilisi olarak görünmediği anlaşılmıştır. Dosyada mübrez CD içerisindeki ... Bankasından gönderilen hesap ekstreleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde; hesap ekstrelerinin 2021 ve 2022 yılı hareketlerin içerdiği, dolayısı ile davalının iddiasına konu ödeme tarihinin 2014 yılı olduğundan, bahse konu hesap hareketlerinden herhangi bir tespit yapılamayacağı anlaşılmıştır. SGK kayıtlarına göre, ...'in davacı şirket çalışanı olarak görünmediği, yine ... Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre, ...'in davacı şirketin yetkilisi olarak görünmediği, Dosyada mübrez banka kayıtlarının 2021 ve 2022 yılı hesap hareketlerini içerdiği, bu nedenle davalının sunduğu ödeme belgesinin 2014 yılına ait olmasından ötürü bahse konu hesap hareketlerinden herhangi bir tespit yapılamayacağı" şeklinde ek rapor sunulmuştur.
Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, alacağın davalıya fatura edildiği, cari hesaba işlendiği, ancak davalı tarafından davacı şirkete ödemede bulunulmadığı,bunun üzerine ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip yapıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, davanın İ.İ.K nun 67. Maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davalının duruşmalara katılmayıp cevap dilekçesi ile davanın reddini talep ettiği, ödeme savunmasında bulunduğu, ancak ödeme iddiasının ispat edilemediği, yapılan bilirkişi incelemesinde borçlu olduğunun da belirlendiği ve mahkememizce aldırılan raporun uygulama ve mevzuata göre yerinde olup hükme esas alınmaya elverişli olduğu ve davalının itirazında haksız olduğu kanaatine varıldığından, davacı yanın, davalı yanı takiple temerrüde düşürdüğü, bu nedenle faiz yönünden inceleme yapılmadığı da gözetilerek, takibin devamı ile itirazın asıl alacak yönünden iptaline karar verilmiştir.
İcra İflas Kanununun 67/2 maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." İşbu davada davalı mahkememizce bilirkişi raporu ve dosya kapsamı itibari ile haksız görüldüğünden ve talep olduğundan alacağın likit olması sebebiyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- Davanın kısmen kabulü ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 6.143,71 TL asıl alacak üzerinden devamına,
-Asıl alacağın takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına,
-
Asıl alacağın %20 si oranında 1.228,74 TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Fazlaya ilişkin (işlemiş faiz) talebinin reddine,
-
Dava konusu olup, kabul edilen değer üzerinden alınması gereken 419,67 TL harçtan önceden davacıdan alınan peşin harç 107,12 TL harcın mahsubu ile kalan 312,55 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye aktarılmasına,
-
Davacı tarafça yapılmış olan toplam posta ve tebligat ücreti ile bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.370,50 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre (% 97,95) 1.342,40 TL yargılama gideri ve 107,12 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.449,52 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinden, davalıdan tahsiline karar verilenden hariç kalan miktarın kısmen kabul. kısmen red dolayısıyla davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğininden karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 6.143,71 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davacıya ödenmesine,
-
Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/10/2023
Katip ...
Hakim ...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:10