İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/639 E. 2023/742 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/639
2023/742
5 Ekim 2023
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/639 Esas
KARAR NO:2023/742
DAVA:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:09/03/2020
KARAR TARİİ 05/10/2023
....Asliye Hukuk Mahkemesi ...sayılı Yetkisizlik Kararı ile mahkememize geldiği, mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacı ...'nin ... ilinde ... Döner isimli iş yerini işlettiğini, diğer davacı ...'ın ise davacıya yardımcı olmak için ara ara iş yerinde bulunduğunu, davalı banka tarafından ticari kredi kullandığından bahisle ... ve ... ... isimli şahıslar hakkında ....İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, dosyadaki borçlunun davacı ...'ın annesi olduğunu, davalı banka borçluları ...'a karşı haciz işlemleri yapmak üzere davacının iş yerine hacze geldiklerini, ...'ın davacılarla ticari yahut fiili bir bağlantısı olmamasına karşılık haciz adresi davacının iş yerini gösterdiğini, 11/02/2020 tarihinde davalı banka vekili davacının iş yerine giderek iş yerinde bulunan malları haczetmeye kalkıştığını ve davacı da istihkak iddiasında bulunduğunu, istihkak iddiasına karşılık davalı banka vekili malları haczettiğini ve yediemin olarak davacı ...'a bırakarak iş yerinden ayrıldığını, davalı banka vekili 04/03/2020 tarihli talimat yazısı gereği tekrar borçlu ...'ın borcu için davacının iş yerine hacze gittiğini ve haczedilen malları muhafaza altına almaya yönelik baskı ve tehditte bulunduğunu, bunun üzerine davacı ..., malların ...'ın olmadığı, eşi ...'ye ait olduğunu dile getirdiğini, davalı banka vekili buna rağmen malları kaldıracağını, muhafaza altına alacağında ısrar ettiğini, davacı ... ise iş yerinden malların çıkarılması durumunda ticari hayatlarının sonlanacağı ve iflas etme durumlarının olacağını dile getirdiğini, davalı banka vekili ise bunun üzerine davacıların senet imzalamasını istediklerini, davacı ... ve ... 'nin borçlu olduğu ve alacaklısının ise ... olan 09/03/2020 vade tarihli 154.000,00 TL bedelli bono imzalattığını ve iş bu bonoyu aldıktan sonra da kendi aralarında protokol tanzim ettiklerini, davalı banka vekili davacılara bono imzalattığını ve davacının da bankaya borçlu olmasını sağladığını, borçlular ...'dan alacağını tahsil edemeyen banka vekilinin davacıları bankaya borçlu duruma düşürmesinin kanunu aykırı olduğunu, davacıların davalı banka ile hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, borçlanmalarını gerektirecek bir bağlantılarının da olmadığını iddia ederek davacıların davalı bankaya 09/03/2020 tarihli 154.000,00 TL bedelli alaaklısının ..., borçlularının ... ... ve ... ... olan bonoya ilişkin borçlu olmadıklarının tespitine ve senetin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davalı bankanın alacağının tahsili amacıyla borçluları ... ve ... ... aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas dosyası ile takibe geçildiğini, borçluların menkul, gayrimenkul malları ile hak ve alacaklarının haczi ve muhafazası için 11.02.2020 tarihinde ... İcra Dairesi ... Talimat sayılı dosyası ile ... Mah. ... Cad. No:18/A adresinde haciz işlemi gerçekleştirilmiş, gerçekleştirilen haciz işlemi sırasında ... ... tarafından istihkak iddiasında bulunulduğunu, istihkak iddiasına itiraz edildiğini, İcra Müdürlüğünce dosya İİK m.97. mucibinde İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, .... İcra Hukuk Mahkemesi... sayılı kararı ile takibin devamına karar verildiğini, takibin devamı kararının akabinde yeniden 05.03.2020 tarihinde haciz, ek haciz ve muhafaza gerçekleştirmek üzere adrese gidildiğini, ek haciz işlemi sırasında davacılar ... ... ve ... ... tarafından dosya borcu üstlenilerek senet düzenlendiğini, dosya borcuna istinaden tanzim edilen bu senet, davacıların borçlu ile birlikte hareket ettiğini açıkça gösterdiğini, davacılar tarafından tanzim edilen senet vadesinde ödenmediğinden davacılar aleyhine 10.03.2020 tarihinde .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, akabinde davacılar tarafından huzurdaki menfi tespit davasının açıldığını, haciz işlemi .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası borçlusu olan ... ve ... ... aleyhine gerçekleştirildiğinden, takip borçlusu olmayan davacıların kendilerini haciz baskısı altında olduğunu, bu nedenle senet verdiklerini iddia edemeyeceklerini, takibin devamı kararı da hacizli malların borçlunun elinde bulunduğunu gösterdiğini, borçlu ile 3. kişiler arasında açık bir şekilde organik bağ bulunduğunu, haciz mahallinde yapılan evrak araştırmasında borçluya ait muhasebe ve ticari nitelikte birçok evrak bulunduğunu, bulunan belgelerin hayatın olağan akışı içinde 3.kişilerde bulunmasının mümkün olmayan belgeler olduğunu, istihkak iddiasının alacaklıları zarara uğratmak ve alacaklılarından mal kaçırmak kastı ile muvazaalı olduğunu, haciz mahallinde bulunan evraklar borçluların, haciz mahallinde ticari faaliyetine devam ettiğini gösterdiğini, bu nedenle haczedilen menkullerin borçluya ait olduğunun ve mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olduğunun kabulü gerektiğini, haciz mahallinde borçlunun oğlu olan davacı hazır bulunmuş ve borçtan haberdar olduğunu beyan ettiğini, borçlu ve 3.kişi arasında yakın akrabalık gereği yine organik bağ olduğunu, takip dosyasının konusunun 24.07.2018 tanzim, 01.11.2019 vade tarihli Genel Kredi Sözleşmesi olduğunu, borçlu ile aralarında yakın akrabalık gereği organik bağ bulunan sözde 3.kişi ... ...'un vergi levhasında yer alan işe başlama tarihinin ise borcun doğumundan sonra, vadeye kısa süre kala 01.11.2019 olduğunu, borçlular borca batık hale geldikten sonra 3.kişi lehine ileri sürülen istihkak iddiasını ispatlamaya elverişli herhangi bir belge sunamadığını, Yerleşik Yargıtay içtihatları gereği; fatura kira sözleşmesi gibi her zaman herkes tarafından düzenlenebilen adi nitelikli belgelerin istihkak iddiasını ispata haiz olmadığını, 3.kişi tarafından işbu adi nitelikli belgeler dahi sunulamadığını, bu neticede 3.kişinin istihkak iddiasının soyut ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, yine davacılar, haciz işleminin gerçekleştirildiği .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığından kendisine karşı haciz baskısı yapılmasının da mümkün olmadığını, gerçekleştirilen talepler borçlunun mal ve alacaklarının haczine yönelik olup davacı tarafından borçlu şirketin borcu kabul edilmiş ve üstelenilmiş olup iş bu davaya konu ödemelerin yapıldığını, usul ve yasaya aykırı kötü niyetle açılan davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, davacı müvekkillerinin davalı bankaya bonodan kaynaklı olarak borçlu olmadıklarının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
İcra dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişiler ...tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda özetle: davalı banka tarafından borcun devam ettiği hakkında borcun konusu ile alakalı Kat hesaplarının gönderildiği ve 21/11/2019 takip tarihinde ... sorumluluğunun 116.981,76 TL ve müteselsil kefil ... ... sorumluluğunun 36.919,33 TL olarak devam ettiği, borca karşılık haciz işlemi yapıldığı ve 05/03/2020 düzenleme tarihli 09/03/2020 ödeme tarihli, nakden, 154.000 TL için muhatap ... ..., borçlu ... ... oğlu ... ... olarak keşide edilen bir bono olduğu, organik bağ, Türk Borçlar Kanunu m.38/f.1 hükmüne göre korkutma eylemi ve Yargıtay 19. Hukuk Dairesi kararlarında belirtilen haciz baskısı altında protokol düzenlendiği hususunun mahkemenin taktirinde olduğunu, Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2004/862 Esas 2004/4654 Kararına (23.3.2004) göre “İcra Müdürü'nün huzurunda düzenlenmeyen ve İcra Müdürü'nün imza ve onayını içermeyen taahhüd hukuken geçersiz olduğu gibi, ödenmesi gerekli toplam borç miktarının tüm fer'ileri ilehüd hukuken geçersiz olduğu gibi, ödenmesi gerekli toplam borç miktarının tüm fer'ileri ile birlikte belirlenip gösterilmemiş olması nedeniyle de taahhüt geçersizdir” denilmekte olduğu ve bu hususunda mahkemenin taktirinde olduğunu, organik bağ varsa ve yukarıda belirtilen Yargıtay kararlarının dava ile ilişkisi yok ise ... ..., borçlu ... ... oğlu ... ...’un 05/03/2020 düzenleme tarihli 09/03/2020 ödeme tarihli, nakden, 154.000,00 TL protokolden ve bonodan sorumlu olduğu ve 10.03.2020 tarihinde .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyanın takibine devam edilmesine ilişkin rapor düzenlenmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile sonucunda; mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunduğu, bilirkişi raporu hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılarak davacılar tarafından verilen taahhüdün ve imzalanan bononun haciz baskısı altında imzalandığı gerçekte davacıların davalı bankaya borçlarının olmadığı, toplanan tüm delillere göre de bu durumun sabit olması nedeniyle davanın kabulü ile, davacıların, davalı bankaya 09/03/2020 tarihli 154.000,00 TL bedelli, alacaklısının davalı ... A.Ş borçluları ... ... ve ... ... olan bononya ilişkin borçlu olmadıklarının tespitine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- Davanın KABULÜ ile,
Davacıların davalı bankaya 09/03/2020 tarihli 154.000,00 TL bedelli, alacaklısının davalı ... A.Ş borçluları ... ... ve ... ... olan bononya ilişkin BORÇLU OLMADIKLARININ TESPİTİNE,
-
Karar harcı 10.519,74 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.629,94 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.889,80 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
-
Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL başvurma harcı ve 2.629,94 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.684,34 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacılara ödenmesine,
-
Davacı tarafından yapılan 433,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti (2 farklı bilirkişi) olmak üzere toplam 3.433,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacılara ödenmesine,
-
Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 24.640,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
-
Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 05/10/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:25