İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/395 E. 2023/705 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2019/395
2023/705
26 Eylül 2023
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2019/395 Esas
KARAR NO :2023/705
DAVA:Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)
DAVA TARİHİ:25/03/2019
KARAR TARİHİ:26/09/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Tel San. Ve Tic. A.Ş şirketinin ... ... yolu üzerinde 15.000m²'lik arazi üzerine kurulu olduğunu, müvekkili şirketin ortaklarının %51 hissedar ... ve %49 hissedarının davalı ... olduğunu, tarafların ortaklık vesilesiyle İstanbul İlinin ... İlçesi olmak üzere birçok ilçede gayrimenkul edindiklerini, bu gayrimenkullerden bir tanesi olan dava konusu "... İsiklal Mahallesi, ... Cad. No:50/1 .../İSTANBUL" adresli taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olduğunu, taşınmazların henüz arsa ve tarla vasfında iken ...'dan satın alındığını, taşınmazın her iki kardeş adına ortak olunan şirket adına tescil edilmesi gerekirken davalının mülkiyeti yalnızca kendi adına tescil ettiğini, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile tapu kayıtlarının davalı adına olan hisselerinin iptali ile müvekkili adına tesciline, dava sonuna kadar taşınmazın 3. Kişilere devrini önlemek amacıyla ihtiyati tedbir veya davalıdır şerhi konulmasına ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu harcın 50.000-TL üzerinden ikame edildiğini, davaya konu taşınmazların ve üzerindeki fabrika binasının değerinin 50.000-TL'den oldukça yüksek olup gerçek değeri üzerinden harcın tamamlanması için karşı tarafa süre verilmesini, İddia edilen taşınmazlara ilişkin imar uygulamasının mevcut olup bir kısım taşınmazlarda İSKİ tarafından kamulaştırıldığından davada müvekkile husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını,
TBK' nın 146.maddesinde zamanaşımı "kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir." şeklinde düzenlendiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15.04.2011 tarih ve ... K. sayılı ilamında da açıkça değinildiği üzere, on yılık zamanaşımı süresi inançlı işlemler için de kabul edildiğini, bu doğrultu da davacı tarafın mülkiyet iddiasını kabul etmemekle birlikte, müvekkilin dava konusu taşınmazları 1999 tarihinde satın almış olmakla birlikte davacı tarafın alacak iddiasının TBK 146 madde doğrultusunda zamanaşımına uğramış olup davanın esastan reddi gerektiğini, davaya konu edilen taşınmazların bizzat müvekkil davalı tarafından çok 1999 yılında ... isimli malikten satın alınmış ve ödemeleri yine davalı müvekkil tarafından yapıldığını, davacı tarafın iddia ettiği gibi satın alma bedellerinin 60.000,00-TL olması ve 10.000,00-TL şeklinde taksit ile davacı şirket tarafından ödenmesi mümkün olmayıp 1999 yılında TL üzerinden ödeme yapıldığı iddialarının da yerinde olmadığını, davacı şirket tarafından 20 yıl sonra davacı şirketin %50 hissesine sahip ortağı olan davalı ...'ye ait dava konusu taşınmazlara ilişkin kötü niyetli bir şekilde mülkiyet iddiasında bulunulduğunu, dava konusu edilen ... İstiklal Mah. ... Cad. No:50 .../.. adresinde müvekkil ...' ye ait taşınmazlar üzerinde kurulu fabrika binasında davacı şirket ... Tel San ve Tic. A.Ş kiracı sıfatı ile iştigal ettiğini, buna ilişkin olarak ihtarname keşide edildiğini ve akabinde kira bedellerini ödememesi sebebi ile tahliye davasına konu edildiğini ve mahkeme kararı ile davacının dava konusu taşınmazlardan tahliyesine karar verildiğini, ....İcra Müdürlüğü'nün ... Tal. sayılı dosyası ile hacze gelindiğinde davacı şirketin dava konusu adreste olmadığı taşınmazın boş olduğunun tespitinin yapıldığını, davacı şirket tarafından tahliye davasında dahi mülkiyet iddiasında bulunulmadığını, bu durumun bile başlı başına davacı şirketin huzurdaki davayı açmaktaki kötü niyetini ortaya koyduğunu, diğer taraftan davacı şirketin diğer ortağı ... tarafından ...'ne verilen 01.06.2018 tarihli ifadesinde "... benim tarafıma geçip tahrip ettiğimizi beyan ettiği yerin mülkiyeti kendi şahsına ait olup, kira kontratı ... şirketine aittir..." şeklide olduğunu, davacı şirketin diğer ortağı ...'nin dahi polis ifadesinde verdiği beyanında açık bir şekilde dava konusu taşınmazların mülkiyetinin ...'ye ait olduğunu ve davacı ... Şirketi'nin kiracı sıfatı ile taşınmazda bulunduğunu kabul ettiğini, davacı şirketin %50 hissesine sahip diğer ortağı ...'nin bu beyanı karşısında davacı şirketin müvekkil ...'ye ait dava konusu taşınmazların mülkiyetinin kendisine ait olduğu yönündeki mülkiyet iddiasının dinlenilmesi hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafın inançlı işlem iddiasını yazılı delil ile ispatlamak zorunda olduğunu, davacı şirket yönetim kurulu üyeleri ve diğer ortak ... tarafından tabela şirketi haline getirildiğini, tüm bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddi ile; ihtiyati tedbir şartları oluşmadığından ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, zamanaşımı itirazları nedeni ile davanın reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu taşınmazların şirket adına tescilinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.
.... Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edilen dosya, Mahkemenin 26/03/2019 tarih, ... sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi olunmuştur.
Davacı vekilince, dava dilekçesi ile birlikte, dava konusu taşınmazlara dava sonuna kadar ihtiyati tedbir konulması talep edilmiş, talep mahkememizce değerlendirilmiş HMK 389/1 ve devamı maddeleri gereğince dava konusu taşınmazlara dava sonuna kadar 3. Şahıslara devir ve temlikini önler nitelikte ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir.
Dava konusu şirkete ait ticari sicil kayıtları, dava konusu taşınmazlara ait tapu ve imar durumları sorulmuş, taraflarca sunulan bilgi ve belgeler, mahkememizce celp edilen bilgi ve belgeler hep birlikte değerlendirilmiş, taşınmazın değerinin tespiti için keşif icrası ile dosya kapsamında rapor alınmasına karar verilmiştir.
Keşif heyetince bildirilen tarihlerde keşfe gidilmiş yapılan incelemeler ve dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek rapor sunulmuştur.
Bilirkişi heyetince sunulan 16/04/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu taşınmaz; ... Mahallesi, ... Caddesi, No: 50/1 ... İstanbul adresinde olduğunu, söz konusu taşınmazın dosya içindeki tapu kaydı ve çapı arazide aplike edildiğinde taşınmazın semt ve mevkii itibariyle yerine uygun olduğu görüldüğünü, toplu ulaşımı imkânın mevcut olduğunu, Belediyeye ait ve üst yapı hizmetlerinden yararlanmakta olduğunu, ... ... Mahalle sınırında yer aldığını, dava konusu taşınmazların, bulunduğu bölge, manzarası, büyük emlak ofislerinin parametreleri, sosyal, ticari, idari, eğlence ve yerleşim merkezlerine olan mesafeleri, emsallerin irdelenmesi, konumları, cephesi, imar durumu, kullanım alanı, serbest piyasa rayiçleri değerine tespitine tesir eden tüm olumlu ve olumsuz faktörlerin göz önüne alınarak taşırmazın bedeli tespit edileceğini,
İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... yolu mevkii, 4896 Ada, 11 Parselde 2.904,18 m2 yüzölçümlü, Ana Taşınmaz Niteliği Arsa, ... Tam hisseli taşınmazın Arsa m2'nin 1.250,00 TL olacağını, 06.03.2020 Keşif Tarihi Değeri: 2.904,18 x 1.250,00 - 3.630.000,00 TL 01.07.2019 Dawa tarihi Değeri: 3.550.000,00 TL olacağı hesap ve takdir edildiğini,14.03.2002 Edinme tarihindeki değeri: 570.000.000.000,00 ESKİ TL - 570.000,00 TL olacağını,
İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... yolu mevkii, 1230 Parsel, 959,11 yüzölçümlü, Ana Taşınmaz Niteliği Tarla ... Tam hisseli taşınmazın Arsa m2' sinin 800,00 TL olacağı heyetlerince hesap ve takdir edildiğini, 06.03.2020 Keşif Tarihi Değeri: 959,11 x 800,00 - 770.000,00 TL,01.07.2019 Dava tarfhi Değeri: 750.000,00 TL olacağı hesap ve takdir edildiğini, 14,03.2002 Edinme tarihindeki değerl: 121.000.000.000,00 ESKİ TL - 121.000,00 TL olacağını,
İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... yolu mevkii, 1232 Parsel, 5.548,66 m2 yüzölçümlü, Ana Taşınmaz Niteliği Tarla oları ... Hissesi 3193/4824 x 5.548,66 « 3.672,65 m2 olduğunu, taşınmazın Arsa m2 sinin 800,00 TL olacağını, 06.03.2020 Keşif Tarihi Değerinin 3.672,65 x 800,00 - 2.940.000,00 TL, 01,07.2019 Dava tarihl Değernin: 2.865.000,00 TL olacağı hesap ve takdir edildiğini, 14.03.2002 Edinme tarihindeki değeri: 461.000.000.000,00 ESKİ TL 461.000,00 TL olacağı görüş ve kanaatini bildirmişlerdir.
Alınan keşif ve bilirkişi raporu da göz önüne alınarak dava konusu taşınmazların tespit edilen dava tarihindeki değerleri toplamının 7.165.000,00-TL olduğu tespiti ile dosyaya 853,88-TL harç yatırıldığı, alınması gerekli peşin harcın 122.360,28-TL olduğu da göz önünde bulundurularak davacı vekiline eksik harcın tamamlatılması hususunda kesin süre verildiği verilen kesin sürede eksik harcın tamamlandığı, mahkememizce dava değeri dikkate alınarak dosyanın 6545 Sayılı yasanın 45.maddesi uyarınca miktar itibariyle heyete tevdiine karar verilmiştir.
Yargılama aşamasında davacı şirket hakkında 24/12/2020 tarihinde iflas kararı verildiği, mahkememizce iflas masasının dosya ihbar edilecek iflas idare memuruna dava dilekçesi, tensip zaptı, bilirkişi raporunun tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Dava, inançlı işleme dayalı tapu iptal ve tescil davası olup, inançlı işlemler, inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde inanana iade etmesini içeren işlemlerdir. İnançlı bir işlem ile inanan, sahibi olduğu bir mülkiyet veya alacak hakkını inanılana kazandırıcı bir işlemle devretmekte ancak borçlandırıcı bir sözleşme ile de onu bazı yükümlülükler altına sokmaktadır. İnançlı işlemin taraflarını, inanan ve inanılan oluşturur. Bir hakkı ya da nesneyi, güvendiği bir kişiye inançlı olarak devreden kimseye “inanan” adı verilir. Devredilen hak veya nesneyi, kendisine ait bir hak olarak kendi yararına, doğrudan doğruya ve dolaylı olarak kullanan kişiye de “inanılan” denir. İnananın, inanılana inançlı olarak kazandırdığı hak ya da nesne ise “inanç konusu şey” olarak nitelenir. İnançlı bir işlemde, kazandırıcı işlemin tarafları ile borç doğuran anlaşmanın tarafları aynıdır.
İnançlı işlemde inanılan, hakkını kullanırken kararlaştırılan koşullara uymayı, amaç gerçekleşince veya süre dolunca hak veya nesneyi tekrar inanana (veya onun gösterdiği üçüncü kişiye) devretmeyi yüklenmektedir. İnançlı işlem, kazandırmayı yapan kişiye yani inanana belirli şartlar gerçekleşince, kazandırmanın iadesini isteme hakkı sağlayan bir sözleşmedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir.
İnanç sözleşmesi, 5.2.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.
Somut olayda; davacının dayandığı (davalının imzasını taşıyan) yazılı delil bulunmamakta olup, ileri sürülen iddialar kapsamında dava konusu taşınmazların inançlı olarak davalıda bulunduğu hususunun ispatlanamadığı ve bir inanç sözleşmesi bulunmadığı kanaati ile davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davanın REDDİNE,
-
Mahkememizin 28/11/2019 tarihli tedbir kararının kaldırılmasına, bu hususla ilgili tapu müdürlüğüne müzekkere yazılmasına,
-
Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 269,85. TL ilam harcının peşin alınan 853,58 TL ve tamamlama harcı olan 121.506,40 TL'nin toplamı olan 122.359,98 TL'den tahsili ile hazineye irad kaydına, fazla alınan 122.090,13 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
-
Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üstünde bırakılmasına,
-
Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 375.650,00 TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
-
Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 26/09/2023
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:57:35