İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/825 E. 2023/1008 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/825
2023/1008
27 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/825 Esas
KARAR NO :2023/1008
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:07/10/2022
KARAR TARİHİ:27/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu yanın, takip dayanağı faturaları ödememesi üzerine, aleyhine icra takibi yapılmıştır. Davalı alacağımızın tahsilini geciktirmek amacıyla, mesnedsiz gerekçelerle, haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz etmiş, borçlu olmadığını beyan ederek takibi durmasını sağladığı, davalının borca ve ferilerine ilişkin itirazları soyut, gerçek dışı ve dayanaksız beyanlar olduğu, şirket ortağı ve yöneticilerinin TTK 553 ve devamı maddeleri uyarınca sorumluluğu bulunduğu, davalı yan ile müvekkil şirket arasındaki ilişki sözleşmeden kaynaklı olup, para alacağının iadesi söz konusu olduğundan davacı müvekkil şirketin ikametgahı mahkemesi de davaya bakmaya yetkili olduğu, nitekim Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2013/... E. 2013/... K. Sayılı ilamı da TBK m.89/1 gereği davaya bakmaya davacının ikametgahı mahkemesinin de yetkili olduğunu karara bağladığı, itirazı öğrenmemizden sonra yasal sürede takibe haksız itirazın kaldırılmasını, takibin devamı, alacağımızın tahsili yanında icra tazminatı ve masraf ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmek zarureti doğmuş olduğu, şikayet, fazlaya dair talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla; davalı yanın icra takiplerine ilişkin, borca itirazının iptaline takiplerin takip talebindeki şartlarla devamına, icra takiplerinde yazılı asıl ve feri alacaklarımızın davalı yandan tahsiline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, tensiple birlikte: alacağımızı teminen borçlunun taşınmaz, taşınır malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, masraf ve ücreti vekâletin davalıya tahmiline karar verilmesini bilvekale talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil firmanın davacıya herhangi bir borcu bulunduğu, anılan dönemde müvekkil firmada covid-19 pandemisi nedeni ile üretime ara verilmiş olduğu, işçiler çalışmamakta idi ve firmada da üretim yapılmadığı, bu nedenle davacı tarafın düzenlediği ve tüketime dayanmayan faturaya itiraz etmiş bulunduğu, müvekkil firmanın dava konusu dönemde fatura miktarı kadar bir tüketimi olması mümkün olmadığı, davacı taraf delil olarak kendi faturasına ve şirket kayıtlarına dayanmakta olup bunun hukuki bir değeri olmadığı, davacının davasını ispatlamış sayılması için müvekkil firmanın fatura miktarına denk gelecek kadar tüketimi o dönem içinde yaptığını fiilen ispat etmesi gerektiği, bu husus anılan dönemlerden önceki ve sonraki dönemlerdeki tüketim ve fatura bedellerinin karşılaştırılması ve uzman bilirkişilerin bu tesisat numarasında fatura döneminde ne kadar tüketim yapıldığının tespiti ve fiyatlandırmanın doğru yapılıp yapılmadığını kontrolü sonucu anlaşılabilir olduğu, davacı tarafın iddiasını ispat etmiş sayılması için dava konusu dönemde müvekkil firmanın fatura miktarı kadar tüketim yaptığını ispat etme yükümlülüğü olduğu, haksız ve hukuka aykırı davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, abonelik sözleşmesine dayanan fatura alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dosyamıza getirtilen İstanbul ... sisteminin 2020/... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 12.833,98 TL asıl alacak ve 1.101,31 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 13.935,29 TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
İddia, savunma, toplanan deliller kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 04/09/2023 tarihli raporunda özetle;
"Davacının, davalı aleyhine ... sisteminin 2020/... sayılı dosyasındaki 12.833,98 TL asıl alacak ve 1.101,31 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 13.935,29 TL takip talebinin olduğu, Yukarıda detayları açıklanan ve davalı tarafından ödenmeyen faturalara ilişkin Asıl alacak toplamının 12.833,98 TL hesaplandığı, davacının, davalının elektriğini kesmemesinin müterafik kusur teşkil edeceği ve bunun da ancak davalı için gecikme zammından indirim sağlayacağı, bu indirimin yasal faizden aşağı olamayacağı hususuna ilişkin hesaplamanın neticesinde, faiz tutarının 512,84 TL olmak üzere toplam 13.346,82 TL hesaplandığı, davacı, davalıdan 13.346,82-TL alacaklı olduğu, davacının İcra İnkar tazminatı talebinin de Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu," şeklinde görüş bildirilmiştir.
Dava konusu hakkında Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin emsal nitelikteki 2016/... Esas, 2018/... Karar nolu 26/09/2018 tarihli ilamında;
"Elektrik abonelik sözleşmesini imzalayan ve aboneliği devam eden davacı abone, tesisatta kullanılan elektrik bakımından elektrik dağıtım şirketine karşı sözleşme gereği sorumlu olduğu gibi, elektrik sayacının muhafazası konusunda da sorumluluğu devam eder. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ve Dairemizin istikrar kazanmış uygulamasına göre fiili kullanıcıya karşı rücu hakkı mevcut olan abonenin sözleşmesi iptal edilmediği sürece, fiili kullanıcı ile beraber elektrik dağıtım şirketine karşı kaçak elektrik kullanımı ve normal kullanım bedelinden dolayı müteselsil sorumludur.
Davacının uzun sayılabilecek bir süre elektrik tüketim bedeline esas faturaların öden- memesine rağmen yönetmelik gereği elektriği kesmemesi davalı açısından müterafik kusur teşkil etse de, bu kusur tüketilen enerji bedelinin aslından davacının tüketim bedeli olan ana borçtan hukukî sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Olsa olsa davacının (normal tüketim bedeli dışında) gecikme zammından en fazla yasal faize kadar indirim gerektirir."
Öte yandan; Hukuk Genel Kurulu'nun ve Dairenin yerleşmiş uygulamasına göre; "abonelik sözleşmesinde ödemelerde gecikme olması hâlinde, 6183 sayılı kanun da belirtilen gecikme zammının istenebilmesi için, gecikme zammına ilişkin şartın açık, anlaşılabilir ve oranları da belirtilmek suretiyle yazılması gerekir. Soyut olarak, salt kanun ve yönetmelik hükümlerine atıf yapılmış olması hâlinde gecikme zammı istenemez, abonenin sıfatına göre yasal faiz istenebilir. Abonelik sözleşmesinde alacağın geç ödenmesi hâlinde 6183 sayılı kanunda belirtilen gecikme zammı uygulanacağına dair bir hüküm yoksa alacağa gecikme zammı değil yasal faiz ilave olunur." denilmektedir.
Somut olayda; davalının fatura tarihi itibariyle aboneliğinin devam ettiği tespit edilmekle emsal Yargıtay kararları gereğince davalının sarf olunan elektrik tüketimine ilişkin asıl borçtan her halükarda sorumlu olduğu tartışmasızdır.
Ancak ödenmeyen faturalardan sonra davacı şirketin elektrik enerjisini kesmesi gerekirken elektrik enerjisinin kesilmemesi nedeniyle kendi zararının artmasına sebebiyet verdiği ve oluşan sonuçta müterafik kusurlu olduğu kabul edilmeli, bu nedenle faturalar için gecikme faizi olarak yasal faizin esas alınması ve buna göre borcun hesaplanması gerekmektedir.
Bu kapsamda, elektrik mühendisi bilirkişi tarafından dosyaya ibraz olunan rapor bu yönde hazırlanmış olup denetime elverişli bulunması sebebiyle rapor dahilindeki hesaplama esas alınarak davanın kısmen kabulüne alacağın likit olduğu gözetilerek davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
-
Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı tarafından ... sisteminin 2020/... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile takibin 12.833,98. TL asıl alacak 434,61. TL işlemiş faiz ve 78,23. TL faiz KDV'si olmak üzere toplam 13.346,82. TL üzerinden aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-
13.346,82. TL hesabının %20 oranında hesap olunan 2.669,40. TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Alınması gerekli 911,72. TL karar ve ilam harcından peşin alınan 237,98. TL harcın mahsubu ile geriye kalan 673,74. TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafça başlangıçta yapılan 330,18. TL gider ile yargılama aşamasında yapılan 1.603,50. TL olmak üzere toplam 1.933,68. TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.851,88. TL yargılama gideri ve peşin yatan harç gideri 237,98. TL'nin toplamı olan 2.089,86. TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
-
Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 13.346,82. TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
-
Davalı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 588,47. TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
-
1.560,00. TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.494,01 TL'nin davalıdan, geriye kalan miktarın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kabul ve reddedilen miktarlar itibariye kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/12/2023
Katip ...
E-İmzalıdır
Hakim ...
E-İmzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35