İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/775 E. 2023/1004 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/775
2023/1004
27 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/775 Esas
KARAR NO :2023/1004
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:21/09/2022
KARAR TARİHİ:27/12/2023
BİRLEŞEN İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI
DOSYASI
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:21/09/2022
KARAR TARİHİ:27/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... adına kayıtlı olan ... plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi müvekkili şirket tarafından ... no’lu poliçe ile düzenlendiğini, Sigortalı araç dava-dışı ... sevk ve idaresinde iken 20.02.2019 tarihinde Karadedeli mahallesinden çıkış yaparak ... ilçesi istikametine seyir halindeyken aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek yol üzerinden kayıp yaya kaldırımına aracın sağ ön lastik kısmı ile çarparak maddi hasarlı, ölümlü - yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, Kazada sigortalı araçta yolcu olan ... vefat etmiş olup ambulansla sevk edildiği ... Devlet Hastanesinde Ölü Adli Muayenesi yapılmıştır ve hak sahibi yakınlarına Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi kapsamında tazminat ödendiğini, yine aynı kazada yolcu ... yaralanmış ve geçirdiği kaza nedeniyle %17 nispetinde maluliyet meydana gelmiş ve müvekkil şirketçe de ...'a maluliyet durumuna ilişkin ödeme yapıldığını, kaza nedeniyle vefat eden ...'nun eşi ...'ya105.000-TL Tazminat + 9.000-TL vekalet ücreti, toplam 114.000-TL 22.10.2020'de ödendiğini, ... E.dosyası kararı gereği tazminat olarak 113.673-TL +23.000 vekalet ücreti 19.11.2020'de ödemesi yapıldığını, İtiraz Hakem Heyeti'nin 28.05.2020 tarihli 2020/... K. Sayılı kararı gereği .... İcra Müd. 2020/... E. İle 23.09.2020 tarihinde 16164,46-TL ödendiğini, İtiraz Hakem Heyeti'nin 2019/119020 K. Sayılı kararı gereği .... İcra Müd. 2020/... E. Dosyasına 16.10.2020'de 19.253,42-TL ödendiğini, toplam 286,260.48-TL ödeme yapıldığını, anılan kazada araç sürücüsü, ... marka koltuk adedi 24 olan midibuste 27 kişi taşımak suretiyle istiap haddini aştığını, istiap haddini aşmak suretiyle kazaya sebebiyet veren ... ve ...'a 12.02.2021 tarihinde rucü nedeniyle .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... E. dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçluya22.02.2021 tarihinde tebliğ edilmiş olup, borçlu 23.02.2021 tarihli dilekçesi ile borca itiraz ettiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile, .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... E. Dosyasına yapılan itirazın iptali ile asıl alacağa ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili için takibin devamına, %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına ve bu rakama da yasal faiz işletilmesine, borçluların borca yeter miktarda malvarlıklarına tedbir konulmasına, yargılama giderlerinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu icra takibinde, ödeme emrine tarihinde itiraz edilmiş olup, işbu davanın açıldığı tarih itibariyle kanunda öngürülen 1 yıllık hak düşürücü süre geçmiş olduğundan davanın usulden reddinin gerektiğini, trafik kaza tespit tutanağında istiap haddi aşım miktarı 3 olarak belirtilmiş ise de yaya/yolcu adı soyadı listesinde 22 yolcu olmak üzere sürücü ... dahil olmak üzere 23 kişi bulunduğu sabit olduğundan istiap haddinin aşıldığı iddiası iddiası gerçeği yansıtmadığını,Kazanın münhasıran istiap haddinin aşılması nedeniyle meydana gelmediği için davacının rücu talep hakkı bulunmadığı savunmamızdan vazgeçmemek kaydıyla davacının vefat eden yolcuların hak sahiplerine fahiş tazminat ödemesi yapmış olup, kaza tarihi itibariyle hak sahiplerine ödenecek tazminat miktarlarının uzman bilirkişilerce hesaplanması gerektiğini, davaya konu kaza, sigortalı araç ... tarafından kullanılmakta iken meydana gelmiş olduğundan davanın sürücü ...'a (T.C. ...) ihbarını talep zorunlu olduğunu, bu nedenlerle davanın reddi ile davanın sürücü ...'a (TC:...) ihbarına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü.
Birleşen mahkememiz ... Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından sigortalanan ... plaka sayılı aracın davalıya ait olduğunu, dava dışı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan söz konusu aracın 20/02/2019 tarihinde kazaya karıştığını, sürücünün tam kusurlu olduğunu ve trafik kurallarını ihlal ettiğini, kaza sırasında 24 koltuk adetli araçta 27 yolcunun taşındığını ve istiap haddinin aşıldığını, müvekkili tarafından kaza nedeniyle kazada yolcu olarak bulunan ...'in yaralanmasından ötürü kendisine 31.896,00-TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin bu ödemeyi rücu etme hakkının olduğunu fakat davalı tarafça müvekkiline ödeme yapılmadığını, bunun üzerine alacağın tahsili için .... İcra Dairesinin 2020/... Esas sayılı icra dosyasından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, yapılan itirazın hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl ve birleşen dava, trafik kazasından kaynaklanan vefat ve yaralanma sebebiyle dava dışı zarar görenlere davacı sigortacı tarafından ödenen tazminatların davalı araç malikinden rücuen tahsili amacıyla davalı adına yapılan icra takiplerine vaki itirazların iptali istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
İddia, savunma ve toplanan deliller kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve sigorta bilirkişisinin sunmuş olduğu 08/03/2023 tarihli raporunda özetle;
"Asıl Dava yönünden yolcu ...’a ödenen maluliyet tazminatının, ...’nun vefatı nedeni ile eşi ...’ya ödenen destekten yoksun kalma tazminatı ve birleşen dava yönünden yolcu ...’e ödenen maluliyet tazminatlarının gerçek zararlarının altında tutarlar olduğu, bir başka değişle ödendiği iddia olunan miktarların kadri maruf olduğu görülmüştür.
Ancak;
Davacı vekili tarafından; Söz konusu kaza nedeniyle vefat eden ...'nun eşi ...'ya 105.000-TL Tazminat + 9.000-TL vekalet ücreti, toplam 114.000-TL 22.10.2020 tarihinde ödendiğini davacı vekili dava dilekçesinde iddia etmiş olsa da ÖDEME BELGESİ’ nin dosyada bulunmadığı,
Malul ...'a Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi kapsamında; mağdur vekili tarafından sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulduğunu, ... E. dosyası kararı gereği tazminat olarak 113.673-TL +23.000 vekalet ücreti 19.11.2020'de ödemesi yapıldığını, dava dilekçesinde iddia etmiş olsa da ÖDEME BELGESİ’ nin dosyada bulunmadığı,
Davacı vekili (Birleşen Dava) dilekçesinde, 31.896,00 TL ödeme yapıldığını belirttiği, ancak ÖDEME BELGESİ’ nin dosyada bulunmadığı,
Ayrıca;
Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma dosyası için düzenlenen raporda; sigortalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı KTK’ nunda belirtilen 52/1-b maddesini (aracın hızını, yol, hava, aracın teknik özellikleri, trafik durumuna uydurmamak) kuralını ihlal etmesi nedeni ile kusurlu olduğunun belirtildiği, aracın Muayenesinin olduğu, lastik ve teknik olarak mühendis tarafından incelendiği ve bir sorunun olmadığının belirtildiği görülmekle, kazanın aşırı hız nedeni ile meydana geldiği, aracın 24 kişi kapasites olmasına karşın kazanın oluşumunun 27 kişinin araç içinde bulunmasından yani istiap haddinin anılmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının hukuki değerlendirmesi Yüce Mahkemeye ait olmak üzere, Konusunda Uzman Bir Bilirkişinin araç içinde 27 yolcunun bulunmasının kazaya münhasıran etkisi olup olmadığı hususunda görüş verebileceği, bu hususun uzmanlık alanım dışı olması sebebi ile huKuki takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu kanaatine varılmaktadır. Şayet Sayın Mahkeme tarafından 24 kişilik araçta 27 kişi bulunuyor olmasının kazaya neden olduğu, münhasıran istiap haddinin aşılmasının kazaya neden olduğuna karar verilmesi durumunda ve elbette
ödeme belgelerinin dosyaya sunulması ile rücuen davacı sigorta şirketinin ödemiş olduğu tazminat ve ferilerini ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek faizleri ile birlikte sadece Genel şartlar gereği sigortalısından bir başka değişle araç işleteninden talep edebileceği, Aksi durumda, ağır kusurdan söz edilmeyeceği ve yukarıda ayrıntılı olarak verilen Yargıtay Genel Kurul kararında da açık olarak belirtilmekle, rücu hakkının bulunmadığı görülmüş olup, takdir ve
hukuki münakaşası Yüce Mahkemeye aittir. " şeklinde görüş bildirdiği görülmüştür.Mahkememizce araç içinde 27 yolcunun bulunmasının (istiap haddinin aşılmasının) kazaya münhasıran etkisi olup olmadığı hususunda bir makina mühendisi bir trafik uzmanı b,ilirkişiden oluşan bilirkişi heyeti tarafından sunulan 03/07/2023 tarihli raporda özetle;
"... plakalı araç sürücüsü ...'ın; sevk ve idaresindeki aracı ile bölünmüş devlet yolu üzerinde seyir halinde iken, aracının hakimiyetini kaybetmesi sebebiyle tek taraflı kaza sonucu meydana gelen kazada, ...'ın hızını aracının teknik özelliğine göre kullanmamasından dolayı kazanın meydana geldiği kolluk birimlerince düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında yer alan kaza özeti ile çizilen krokiden anlaşılmış olup, ...'ın otobüs cinsi aracı ile içinde yolcularında olduğunu dikkate alıp aracının hızını, cinsine, teknik özelliğine, hava ve yol durumuna uygun ve süratini görüş alanı içerisindeki bir tehlike anında emniyetle durabileceği seviyeye göre ayarlaması, karayolunda aracının içindeki yolcular için tehlike doğurabilecek şekilde seyretmemesi, yolun icap ve şartlarına uygun seyretmesi, can güvenliği ile trafik güvenliğini tehlikeye sokmamak adına gerekli tedbirleri alması gerekirken, sürücü ...'ın bu hususlara riayet etmeksizin seyretmesinden dolayı, aracının kontrolünü kaybederek devrilmesinde, objektif olarak öngörülebilir ve önlenebilir zararlı sonucu önleyemeyip trafik kazasının meydana gelmesine sebebiyet verdiği, bu kurallara riayet etmediği, bu suretle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/b maddesini ihlal ettiği anlaşılmakla %100 oranında tam derecede etkili olduğu başkasına kusur atfedilemeyeceği değerlendirilmiştir.
D-İstiap Haddinin Aşılmasının Kazanın Oluşumuna Etkisinin Değerlendirilmesi;
İstiap haddinin aşılmasının frenleme mesafesine etkisinin irdelenmesi;
Dava konusu ... plakalı aracın, 1994 model ... ... marka /model 24 koltuk sayılı otobüs olduğu, net ağırlığı 3.520 kg, azami yüklü ağırlığı 7000 kg olduğu görülmüştür.
Karayollları Trafik Yönetmeliği madde 128'de '' ...Araçların yüklenmesine ilişkin ölçü ve usuller, ağırlık ve boyut kontrolü usul ve esasları ile tartı toleransları konusunda Araçların Yüklenmesine İlişkin Ölçü ve Usuller ile Tartı ve Boyut Ölçüm Toleransları Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanır.'' denilmektedir.
Araçların Yüklenmesine İlişkin Ölçü ve Usuller ile Tartı ve Boyut Ölçüm Toleransları Hakkında Yönetmelik madde: 7'de '' Tartı toleransı; en çok [(aracın azami ağırlığının % 3,75’i) + 500] kilogram olarak kabul edilir.
(2) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 65 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerinde belirtilen fazla yükleme oranları hesabında; aracın azami ağırlığı ile birinci fıkrada belirlenen tartı toleransının toplamı esas alınır.'' denilmektedir.
Buna Göre;
Dava konusu araç için izin verilen azami yüklü ağırlık, [(aracın azami ağırlığının % 3,75’i) + 500]= (7.000 + 7.000 * % 3,75) + 500 kg = 7.762,50 kg olarak kabul edilmelidir.
Dava konusu araç ruhsatında belirtilen, koltuk sayısı ve azami yüklü ağırlık bir birinden farklı kavramlardır.
Koltuk sayısı 24 olarak belirtilmiş olmasından ziyade, toplam yolcu ağırlığı, aracın boş ağırlığı ve araca yüklenen yükün ağırlıkları toplamının azami yüklü ağırlığı geçip geçmediği önemlidir.
Aracın toplam yürür vaziyetteki ağırlığı, izin verilen toleranslı istiap haddini geçerse fren sisteminin durdurabilme kapasitesini aşacağınızdan fren mesafesi uzayacak veya frenleme sağlanamayacaktır.
Karayolları Trafik Yönetmeliği 128. maddesiyle belirlenmiş istiap hadleri, aracın mekanik yapısına ve karayoluna zarar vermeden, güvenle yolcu ve yük taşınmasını sağlar.
AİTM Yönetmeliği Ek- 6.4 maddesine göre araç tasarımında insanların ağırlığı 75 kg olarak kabul edilerek tasarım yapılmaktadır.
Dava konusu olayda koltuk sayısından fazla alındığı iddia edilen 3 kişinin toplam ağırlığı 225 kg yapmaktadır.
Dava konusu aracın boş ağırlığı; 3.520 kg
24 Koltuk sayısına göre, sürücü ve yolcu toplam ağırlığı = 24 * 75 kg = 1.800 kg
Ruhsatta yazılı olan azami yüklü ağırlık : 7.000 kg
İzin verilen toleranslı azami yüklü ağırlık: 7.762,50 kg'dır.
Dava konusu araç için aracın boş ağırlığı ve koltuk sayısına göre yolcu ağırlığı toplamı: 5.320 kg olmaktadır. Bu ağırlığa fazladan alınan 3 kişinin ağırlığı olan 225 kg eklendiğinde toplam ağırlık 5.545 kg yapmaktadır. Bu ağırlık azami yüklü ağırlık olan 7.000 kg ve izin verilen toleranslı azami yüklü ağırlık olan 7.762,50 kg değerinin altındadır.
Dava konusu araç için aracın boş ağırlığı ve koltuk sayısına göre yolcu ağırlığı toplamının yanında bagajdaki valizler vb. Yüklerin toplamı ruhsatta yazılı olan 7.000 kg ağırlık limitinde olduğu varsayılsa dahi, fazladan alınan 3 kişi ile birlikte toplam ağırlık 7.225 kg olacaktır. Fazladan alındığı iddia edilen 3 kişi dahil toplam ağırlık değeri, izin verilen toleranslı 7.762,50 kg ağırlık değerinin altında kalmaktadır.
Ülkemizde “Belirli Motorlu Taşıt Sınıflarının ve Römorklarının Frenleme Düzenekleri İle İlgili Tip Onayı Yönetmeliği (71/320/AT)” 2002 yılında resmi gazatede yayımlanmış ve 2004 yılından itibaren üretilen taşıtları kapsayacak şekilde yürürlüğe girmiştir.
Belirtilen yönetmelikte, fren sistemi, haraket halindeki bir taşıtın hızını kademeli olarak azaltmak veya tamamen durdurmak veya hareketsiz bir taşıtın hareket etmesini önlemek için kullanılan kısımların kombinasyonu şeklinde tanımlanırken, fren sisteminin; fren kumandası, aktarma ve tekerlek freninden oluştuğu belirtilmektedir.
ECE (Economic Commission for Europe) regülasyonuna göre imalatçılar tarafından tasarlanan fren sistemleri istiap haddi dikkate alınarak imalatçı tarafından belirlenen tolerans değerlerinde frenleme sağlaması gerekir. Bu tolerans değeri genellikle %10-15 seviyesindedir.
Yani azami yüklü ağırlığı 7.000 kg iken bu değerin üzerinde, 7.700 - 8.050 kg değerine ulaşılması durumunda dahi imalatçı tarafından tasarlanan fren sisteminin, ECE regülasyonuna göre frenleme toleransı içerisinde kaldığından dolayı fren sisteminin istiap haddinin 225 kg aşılması durumunda dahi aracı durdurması gerekir.
Fazladan alındığı iddia edilen 3 kişinin toplam ağırlığı olan 225 kilogramın dava konusu aracın fren tertibatına etki etmeyecek derecede düşük bir değer olmasından, 225 kg ağırlığın aracın tip onay belgesinde belirtilen 7.000 kg istiap haddinin tartı ölçüm toleransı olan [(aracın azami ağırlığının % 3,75’i) + 500 ]7.762,50 kilogram sınırları içerisinde kaldığından dolayı, mevzuat tarafından izin verilen limitler dahilinde olmasından dolayı, Bu durumun kazanın meydana gelmesinde münhasıran etkisinin olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır.
E-SONUÇ: Takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1.... plakalı araç sürücüsü ...'ın %100 oranında tam derecede etkili olduğu,
2.... plakalı araç (Otobüs Cinsi) içerisinde yolcu olarak bulunan kişilerin kusur ve etkilerinin olmadığı,
- Davalı ...' nin işveren / işleten olarak, 24 kişi kapasiteli otobüste istiap haddinin üzerinde 27 kişi taşınmasına izin vererek etkili bir kontrol ve denetim mekanizması kurmadığı, ayakta taşınan yolcuların emniyet kemeri takma imkanı olmamasından dolayı ayaktaki yolcular açısından hasarın boyutunun artmasına neden olduğu, geçici olarak çalıştırdığı sürücü ...' a insan taşımacılığında uyulması gereken güvenli sürüş kurallarınında içerisinde bulunduğu iş güvenliği eğitimlerini ve talimatlarını vermediği, 6331 sayılı İş Sağlığı Ve Güvenliği Kanunu 4,5,10,16,17 maddelerine (iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, tedbirlerin devamlılığını sağlamak) muhalefet ettiği, Yargıtay10. HD., 31.10. 1978, E .../K ... kararında ifade edildiği gibi tehlikeleri önlemediği, Yargıtay l0. HD., 17.04.1984, E .../K ...) kararında ifade edildiği gözetim ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmediği,Yargıtay l0. HD., 20.06.1974, E .../K ... kararında belirtildiği gibi çalışanların güvensiz davranışlarına karşı önlem alma yükümlülüğünü yerine getirmediği, Yargıtay 10.HD, E.1978/..., K.1978/..., 31/10/78 tarihli kararında belirtildiği gibi doğmuş ve doğabilecek riskleri önlemek için çalışma yapmadığı anlaşıldığından meydana gelen trafik kazası niteliğindeki iş kazası olayında kusurlu olduğu, olan zararda trafik kurallarına uymayarak kazaya neden olan sürücü ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili her ne kadar 20/02/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak dava dışı zarar görenlere ödemiş olduğu tazminatı araç işleten davalıdan rücuen tahsilini talep etmiş ise de, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında sigortacının rucü hakkı, TTK'nın 1301/2 maddesi 2918 sayılı KTK'nın 95/2 maddesi ile Zorunlu mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında düzenlemeye tabi tutulduğu, ZMSS poliçe genel şartlarının B.4. Maddesinde düzenlenen "ağır kusur veya kasıt hali, ehliyetsiz araç kullanma, uyuşturucu ve alkollü araç kullanmak istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesi vb. " haller sonucunda sigortacının sigortalısına rucü edebileceği açıklanmıştır.
Bu kapsamda, TTK ‘ nun 1282. Maddesi uyarınca sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1281. Maddesi hükmü uyarınca da, kural olarak rizikonun
teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından ispatlanması gerekmektedir.
Davacı sigortacının ödeme yapmasına sebep olan kaza ile davacının ödeme tarihi ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 kısmında, sigortacının sigortalısı işletene rücu hakkı düzenlenmiş, rücu edilebilecek haller sınırlı olarak sayılmıştır. Adı geçen kısmın (e) bendinde "Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması yüzünden meydana gelmiş ise" hükmü getirilmiş olup, sigortacının istiap haddinin aşılması nedeniyle işletene rücu edebilmesi, kazanın münhasıran (salt) istiap haddinin aşılmasından kaynaklanmış olması şartına bağlanmıştır.
Somut olayda; davacının rücuen tazminat isteminin dayanağı olan trafik kazasının meydana gelmesindeki kusur oranlarının belirlenmesi bakımından makine mühendisi ve trafik kazalarında uzman bilirkişi heyetinden alınan ve dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan raporda, davacıya sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu ancak kazanın meydana gelmesinde istiap haddinin aşılmasının münhasıran etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Yargıtay 17. ve 4. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere; sigorta şirketi tarafından ödenen tazminatın sigortalısından rücuen alınabilmesi için istiap haddinin aşılmasının kazaya münhasıran etkili olması gerektiğinden, sigorta şirketinin davalıya rücu hakkı bulunmadığı anlaşılmakla sübut bulmayan asıl ve birleşen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
-
Davanın REDDİNE,
-
Birleşen mahkememiz ... Esas sayılı davanın reddine,
3-ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 269,85-TL harcın, peşin olarak yatırılan 5.403,64-TL harçtan mahsubu ile hazineye irat kaydına, artan 5.133,79-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
b-Yargılama giderlerinin davacı üstünde bırakılmasına,
c-Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine,
d-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden davalı lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 44.056,47-TL vekalet ücreti takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;
a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 269,85-TL harcın, peşin olarak yatırılan 395,48-TL harçtan mahsubu ile hazineye irat kaydına, artan 125,63-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
b-Yargılama giderlerinin davacı üstünde bırakılmasına,
c-Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine,
d-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden davalı lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 17.900,00-TL vekalet ücreti takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/12/2023
Katip ... Hakim ...
E-imzalıdır E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35