SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/244 E. 2024/567 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/244

Karar No

2024/567

Karar Tarihi

17 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/244 Esas

KARAR NO :2024/567

DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat)

DAVA TARİHİ:18/04/2024

KARAR TARİHİ:17/09/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesi ile taraflar arasında Personel Tedarik Sözleşmesi' nin imzalandığını, davalının sözleşmesel ilişki çerçevesinde gerekli izin ve ruhsata sahip olmaması nedeniyle ...' nün davacı aleyhine 53.572,00 TL idari para cezası kestiğini, davacının indirimli olarak 40.179,00 TL idari para cezasını ödemek zorunda kaldığından fiili ödeme tarihinden itibaren işletilecek en yüksek ticari faizle birlikte 40.179,00 TL ' nin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ:

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dayanak idari para cezasının 4904 sayılı yasa 20.maddesi gereğince hem işçi talep eden geçici işverenlere hem de yetkisiz işçi temin eden firmalara ayrı ayrı kesilmesi nedeniyle geçici işveren olan davacının kendisine kesilen bu idari para cezasını rücu etme hakkının mümkün olmadığını, aynı olaylar nedeniyle ayrıca kendilerine de idari para cezasının kesildiğini, olayda müteselsil ve müşterek sorumluluk yerine her iki tarafa ayrı ayrı idari para cezasının kesildiğini, müteselsilen sorumluluk olmadığından rücununda mümkün olmadığını, cezaların şahsiliği ilkesi gereği rücu uygulamasının mümkün olmadığını, Kabahatler Kanunu' nda da müteselsilen sorumluluğun öngörülmediğini, davacının tacir olup basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerektiği halde davalının ruhsatının ve izninin olup olmadığını denetlemesinin sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Davanın konusunun taraflar arasında imzalanan Personel Tedarik Sözleşmesi gereği izni ve ruhsatı olmamasına rağmen davalıdan hizmet alan davacıya 4857 sayılı Kanun' un 106 ve Kabahatler Kanunu 17-7 maddeleri gereğince kesilen idari para cezasının rücu suretiyle tazmini davasıdır.

Davacı taraf sözleşmenin 5.e maddesi gereğince idari para cezasından sorumluluğun davalıda olması nedeniyle rücu davasının kabulünü talep ederken davalı taraf ilgili mevzuat gereğince hem üst işveren olan davacıya hem de alt işveren olan kendilerine ayrı ayrı idari para cezasının kesildiğini, bu cezalarda müteselsil sorumluluk olmadığından rücuen tazmininde mümkün olmadığını, davanın reddini talep etmişlerdir.

Taraflar arasında Personel Tedarik Sözleşmesi yapılmıştır. Sözleşmede yer alan ... isimli firma ismini ... olarak değiştirdiği dosyaya konulan İTO belgesiyle sabittir. Davalı tarafın izni ve ruhsatı olmadığı her iki tarafça da kabul edilmiş zaten bu yüzden her iki tarafa da Türkiye İş Kurumu tarafından idari para cezası kesilmiştir.

İdari para cezaları da bir ceza türü olup cezaların şahsiliği ilkesi gereğince sadece fiili işleyenlere kesilebileceği tartışmasızdır. Her iki tarafta tacir olup basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekli olduğu da tartışmasızdır. Davacının sözleşme imzalamadan önce davalının gerekli izin ve ruhsata sahip olup olmadığını araştırmakla yükümlüdür. Dolayısıyla davacı aleyhine idari para cezasının uygulanması hukuka uygun olup zaten Sulh Ceza Mahkemesi ' de buna yönelik itirazı reddetmiştir.

Mahkememizce tartışılması gereken davacıya kesilen idari para cezasının davalıya rücu edilme durumu olup olmadığıdır. Taraflar arasında sözleşmenin 4-e maddesi düzenlenmemiş olsaydı belki davacının rücu hakkının olmadığı düşünülebilirdi. Ancak taraflar arasında yapılan 18/03/2019 tarihli sözleşmenin 4-e maddesinde açıkça davacının (müşterinin) 3.kişi veya kurumlara ödemek zorunda kalabileceği tazminat ve ödemeleri davalının kabul ettiği düzenlenmiştir. Kabahatler Kanunu' nda düzenlenen idari para cezası adli ceza türünde olmayıp parasal idari bir cezadır. İdari para cezaları adli ceza olmadığından rücu edilmesinde bir engel yoktur. Nitekim başka idari para cezalarda idare tarafından ödenen idari para cezalarının bu cezaya sebep olan kişilere rücu edilebileceği değişik mevzuatlarda düzenlenmiştir.

Taraflar arasında 4-e maddesi göz önüne alındığında davacının davalı tarafın kusuru yüzünden ödemek zorunda kaldığı idari para cezasını rücu etme hakkı vardır. Bu nedenle rücu davasının kabulü yoluna gidilirken eylemin haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle ticari avans faizi değil ödeme tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerekir. Ödeme dekontu incelendiği 21/06/2023 tarihinde davacının Türkiye İş Kurumu' na 40.179,00 TL ödeme yaptığı sabittir.

Mahkemenin tensip 12-D ara kararı ile davacı vekili daha sonra verdiği dilekçesi ile taleplerinin 40.179,00 TL olduğunu yazılı olarak beyan etmiş olup bu miktarın ödeme tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere;

  1. Davacının davasının KABULÜ ile, 40.179,00 TL ' nin 21/06/2023 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  2. Alınması gereken 2.744,63 TL karar ve ilam harcının 686,16. TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 2.058,47 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

  3. Davacı tarafından ödenen 686,16 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

  4. Davacı tarafından bu yargılama nedeni ile ödenen 427,60 TL başvuru harcı ile 402,00 TL posta, tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 829,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

  5. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

  6. Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

  7. 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,

Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/09/2024

Katip ...

e-imzalıdır

Hakim ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararTARİHİ18/04/2024istanbulistinaf

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim