İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/664 E. 2024/50 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2015/664
2024/50
25 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/664 Esas
KARAR NO : 2024/50
DAVA : Sözleşmenin İptali + Tazminat
DAVA TARİHİ : 24/06/2015
KARAR TARİHİ : 25/01/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı asıl, karşı ve birleşen davaların mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Şti.'nin ... ilinde kedi kumu üretimi satış ve pazarlama işi ile uğraştığını, diğer müvekkili ... Şti.'nin ise ... faaliyet gösterdiğini ve ... ilinde maden sahasının bulunduğunu, bu maden sahasından çıkardığı ...'i öncelikli olarak müvekkili ...'e sattığını, işbu maden sahasının davalı şirkete devredildiğini; müvekkili ... ile davalı şirket arasındaki kedi kumu ticareti kapsamında müvekkili şirketin davalı şirkete borcu bulunduğunu, müvekkili şirketin ekonomik durumunun kötüleşmesi nedeniyle maden sahasının davalı şirkete satışı üzerinde tarafların anlaştıklarını, maden sahasının 1.320.000 TL bedelle davalı şirkete satıldığını, 900.000 TL'nin borca mahsup edilerek geri kalanın müvekkili şirketin hesabına gönderildiğini ancak, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında verilen hizmete karşılık bir kısım alacaklarının ödenmediğini, davalı şirketin sözleşme gereği üzerine düşen edimleri yerine getirmediğini, müvekkili şirketin ticari hayatının devamını sağlayacak siparişi yapılan kedi kumunun davalı taraftan alamadığını, bu nedenle de müvekkili şirketin zarara uğradığını, davalı şirketin müvekkili şirketin ticari faaliyetlerinin bitmesini sağlamayı amaçladığını ileri sürerek dilekçesinde ayrıntılı olarak bildirdiği diğer nedenlerle taraflar arasındaki 23/09/2013 tarihli sözleşmeye konu davacı tarafça davalıya devredilen maden sahasının devrine ilişkin işlemin iptali ile davacı adına tesciline ve yine taraflar arasındaki 30/09/2014 tarihli sözleşme hükümlerinin davalı tarafından yerine getirilmemesinden dolayı uğranılan zarar yönünden şimdilik 100.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; sözleşmenin iptali davası yönünden talep, sözleşme bedeli olan 1.615.000 TL üzerinden harçlandırılmıştır.
Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, 23/09/2013 tarihli sözleşme talepleri yönünden yetkili mahkemelerin ... Mahkemeleri olduğunu; hak düşürücü sürenin dolduğunu; taraflar arasında, maden sahasının devrine ilişkin 23/09/2013 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme gereğince maden ruhsatının devrinin 02/05/2014 tarihinde yapıldığını ve satış bedelinin büyük bir kısmının da bu tarihten önce davacıya ödendiğini, müvekkili şirketin davacıya borcunun bulunmadığını, müvekkili şirketin sözleşmeye aykırı herhangi bir davranışı bulunmadığını, sözleşmenin davacı tarafça ihlal edildiğini ve bu nedenle müvekkili şirketin zarar uğradığını ileri sürerek dilekçesinde ayrıntılı olarak bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuş;
Karşı davada ise; taraflar arasındaki 30/09/2014 tarihli sözleşmenin 5.maddesindeki yükümlülüğün davacı tarafça yerine getirilmemesine rağmen davalı-karşı davacıdan tahsil ettiği fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 84.472,70 TL'nin karşı davalılardan tahsiline ve davacı-karşı davalıların sözleşmeyi fesihte haksız olmaları sebebi ile müvekkili şirketin uğradığı zararlara karşılık fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL'nin karşı davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen ... 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 30/09/2014 tarihli ... Markaları için Alım Satım Sözleşmesi imzalandığını, davalıların edimlerini yerine getirmediğini, sözleşmenin 4.maddesi ile davacı tarafa ait markalar üzerinde bulunduğu bildirilen hacizlerin kaldırılması için davacı tarafça davalıya 30.000 Euro + KDV oranında ödeme yapılmasının kararlaştırıldığı, davacı tarafça bu bedelin davalılardan ...Ltd.Şti'ye fatura karşılığı 101.704,20 TL olarak ödendiği ancak, daha sonra yapılan araştırmalar neticesinde davacı tarafa ait markalar üzerindeki haczin sözleşme tarihinden önce kaldırılmış olduğu tespit edilmiş olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle 101.704,20 TL'nin 30/09/2014 ödeme tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Karşı davada ve birleşen davada davalılar vekili, karşı davanın ve birleşen davanın reddini savunmuşlardır.
Asıl davanın; taraflar arasındaki 23/09/2013 tarihli sözleşmeye konu davacı tarafça davalıya devredilen maden sahasının devrine ilişkin işlemin iptali ile davacı adına tesciline ve yine taraflar arasındaki 30/09/2014 tarihli sözleşme hükümlerinin davalı tarafından yerine getirilmediğinden dolayı feshi nedeniyle davacı tarafça uğranıldığı iddia olunan zarara ilişkin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL'nin davalıdan tahsili istemine,
Karşı davanın; taraflar arasındaki 30/09/2014 tarihli sözleşmenin 5.maddesindeki yükümlülüğün davacı karşı davalı tarafça yerine getirilmemesine rağmen davalı-karşı davacıdan tahsil edildiği iddia olunan şimdilik 84.472,70 TL'nin davacı-karşı davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile sözleşmenin davacı-karşı davalı tarafça haksız feshi nedeniyle davalı-karşı davacının uğradığı zararlara yönelik şimdilik 10.000,00 TL'nin davacı-karşı davalılardan tahsili istemine,
Birleşen dava ise; taraflar arasında yapıllmış 30/09/2014 tarihli sözleşmenin 4.maddesi ile davacı tarafa ait markalar üzerinde bulunduğu bildirilen hacizlerin kaldırılması için davacı tarafça davalıya yapılan 101.704,20 TL ödemenin, hacizlerin sözleşme tarihinden önce kaldırılmış olması nedeniyle davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Asıl dava yönünden yetki ilk itirazında bulunulmuş ise de; taraflar arasındaki 30/09/2014 tarihli sözleşmede, taraflar arasında çıkacak ihtilaflarda İstanbul Mahkemeleri yetkili kılındığı öngörülmüş ve anılan yetki sözleşmesinin HMK 17.maddesine göre geçerli olduğu anlaşıldığından, davalı tarafın mahkememizin yetkisine yönelik itirazı yerinde görülmemiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliği itibari ile çözümü uzmanlık gerektirdiğinden, asıl dava, karşı dava ve birleşen davalarda tarafların istemlerinin yerinde olup olmadığının, varsa miktarının tespiti yönünden bilirkişi kurulu raporu alınmasına karar verilmiş, getirtilen-sunulan belgelerle birlikte dosya konusunda uzman bilirkişilere tevdi edilmiştir.
Asıl davada davacı taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak üzere ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Tal. ve ..Tal. sayılı dosyalarına yazılan talimatların davacı tarafın defter ibrazından kaçınması nedeniyle bila ikmal döndüğü görülmüştür.
Mahkememizce alınan 03/05/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle; asıl dava yönünden, talimat ile alınan raporda belirtildiği üzere davacı ...'in yapılan tüm ihtara rağmen incelemeye ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı; diğer davacı ...'in 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin 21/08/2020 tarihli bilirkişi raporunda incelendiği, buna göre davalının, davacıdaki hesap bakiyesinin, fatura tutarı olan 72.297,65 TL olduğu ve halen ödenmediği, davalının borç bakiyesi olarak devam ettiği, 21/08/2020 tarihli bilirkişi raporu ile davalı ...'nın 2012, 2013, 2014, 2015 ve 2016 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin incelendiği;
Tacirler arasındaki ilişkilerde mali olarak tacirin müzayaka hali içerisinde olduğundan söz edilebilmesi için, ticari kayıtlar üzerinde etraflı bir inceleme gerçekleştirilmesinin gerektiği, ancak davacılardan ...'in şirket merkezi ... ilinde bulunup ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinin mümkün olmadığı; davacılardan ... ticari defterlerinin ise, sahibi lehine delil kudretine haiz olmadığının değerlendirildiği; bu açıklamalar çerçevesinde davacı şirketin zor durumda kalıp kalmadığının veyahut davacının anılan maden sahasının bir başka kişi veya kişilere satma ihtimalinin de bulunup bulunmadığının tespitinin yapılamadığı,
Karşılıklı edimler arasındaki açık oransızlık ve zayıf tarafın zor durumda olması tek başına gabin sebebiyle sözleşmenin iptal edilmesi imkânını bahşetmediği, dolayısıyla bu unsurların yanı sıra sömüren tarafın bir de zarar görenin zayıf durumundan “bilerek yararlanma ” kastının varlığının arandığı, somut olayda davalının davacının zor durumundan bilerek yararlanıp yararlanmadığı hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu,
Mahkemece (objektif ve subjektif koşulların da somut ihtilaf yönünden gerçekleştiği kanaatinde olunması haline ek olarak) zor durumda kalmanın dava ikame tarihine kadar devam ettiği kanaatinde olunması halinde davacının gabin koşullarının somut olayda oluştuğunun ifade edilebileceği; buna karşın Sayın Mahkemece zor durumda kalmanın taşınmazın devri anında ortadan kalktığı kanaatinde olunması halinde ise devir tarihi ile dava tarihi arasında bir yıldan fazla süre olduğu hususu nazara alındığında somut olayda gabin koşullarının sağlanmadığının ifade edilebileceği,
Karşı dava yönünden;
Taraflar arasında akdedilen 30.09.2015 tarihli sözleşmenin 5. maddesi gereği Bentonit tarafından davalı şirkete 01.10.2014 tarihli “ruhsat süresi boyunca izin başvurusu servis avans bedeli” açıklamasıyla fatura düzenlediği; bu kapsamda ise davalının 08.10.2014 tarihinde davacıya KDV dahil 84.472,70-TL'lik ödemede bulunduğu; sözleşme hükmüne göre ifa sırası davacıda olup; buna göre davacı Bentonit'in gereken tüm izinlerin alınabilmesi için resmi makamlara başvurması ve bu izinleri 2 ay içinde alması gerektiği, dosya münderecatından davacının, sözleşmede öngörülen sürede gerekli başvuruları yapmadığı ve fakat buna rağmen ücreti tahsil ettiğinin anlaşıldığı; bu noktada Bentonit'in sebepsiz zenginleştiğinden anılan bedeli sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iade etmekle yükümlü olduğu;
Birleşen dava yönünden;
Taraflar arasında akdedilen 30.09.2015 tarihli sözleşmenin 4. maddesi gereği asıl dosya davacının sözleşmenin 4. maddesi uyarınca ... markaların üzerindeki haczin kaldırılmasını taahhüt ettiği, ...'nın ise bunun için 30.000,00-Euro + KDV karşılığı olarak 101.704,20-TL'lik ödeme yaptığı, dosya münderecatından ise birleşen dosya davalısı Bentonit'in markalar üzerindeki haciz ve takyidatın kaldırıldığını belgeleyen marka sertifikalarını sözleşmede öngörülen süre içinde birleşen dosya davalısına sunduğuna ilişkin herhangi bir evraka rastlanılamadığı; bu noktada davacı sebepsiz zenginleştiğinden anılan bedeli sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iade etmekle yükümlü olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Alınan 03/05/2023 bilirkişi kurulu raporu gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun, itirazları cevaplar nitelikte ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden, rapora yönelik itirazlar yerinde görülmemiş; mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, alınan ve benimsenen 03/05/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporları, toplanıp değerlendirilen delillere göre;
Asıl dava yönünden yapılan yargılama sonrasında;
Asıl davada davacıların istemi; maden sahasının devrine ilişkin 23/09/2013 tarihli sözleşmenin, gabin (aşırı yararlanma) hukuksal nedenine dayalı olarak iptali ile 30/09/2014 sözleşmenin feshi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmini istemine ilişkin olup;
Benimsenen 03/05/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda dayanak ve gerekçeleriyle açıklandığı üzere; davacı tarafın dayanmış olduğu TBK'nın 28.maddesinde düeznlenen "Aşırı Yararlanma" yönünden objektif ve subjektif unsurların bir arada gerçekleşmediği, öte yandan hakkın yasada öngörülen 1 ve 5 yıllık hak düşürücü sürede ileri sürülmediği anlaşıldığından, 23/09/2013 tarihli sözleşmenin geçersizliği yönündeki iddialar yerinde görülmemiştir.
Davacı... Ltd. Şti. adına tescilli markaların üretim, satış ve pazarlanmasına ilişkin 30/09/2014 tarihli taraflar arasında yapılmış işbirliği sözleşmesinde öngörülen sürede davacı tarafça, gerekli izinlerin alınması için resmi mercilere başvuru yapılmadığı bu nedenle, üretim için maden sahasında çalışmaların başlayamadığı ve akabinde sözleşmenin sonlandırıldığı ve hükümsüz hale geldiği, dolayısıyla davacı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmemesiyle sözleşmenin sona erdirilmesine sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının, olumlu zarar niteliğindeki tazminat taleplerinin karşılanmasına yasal olanak bulunmayacağından, davacı tarafın tazminat istemi de yerinde görülmemiş ve açıklanan nedenlerle asıl davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Karşı dava yönünden yapılan yargılama sonrasında;
Taraflar arasında yapılmış 30.09.2015 tarihli sözleşmenin 5. maddesi ile, davacı karşı davalı ...'in, davalı karşı davacı ...'nın maden alanında çalışabilmesi için gereken tüm izinleri alması için resmi makamlar nezdinde gerekli girişimlerde bulunacağı, izinlerin alınmaması durumunda ödemenin yapılmayacağı kararlaştırılmış olup; işbu sözleşme gereğince davacı karşı davalı ... tarafından düzenlenen faturaya istinaden, davalı karşı davacı tarafça davacı karşı davalı tarafa 84.472,70 TL ödeme yapıldığı; benimsenen 03/05/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda dayanak ve gerekçeleriyle ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davacı birleşen davalı şirketin sözleşmede öngörülen sürede gerekli başvuruların yapılmadığı; ifa borcu kendisinde olan davacı karşı davalı tarafça edimin yerine getirildiğinin ispatlanamadığı, bu durumda ifa borcunu yerine getirmeyen karşı davalı tarafın temerrüdü nedeniyle TBK'nın 125/son maddesi gereğince kendisine yapılan 84.472,70 TL ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince karşı davacıya iadesinin gerektiği anlaşıldığından 84.472,70 TL'nin ödemenin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen karşı davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Bunun yanında karşı davacı tarafça sözleşmenin haksız feshi iddiasıyla karşı davacı şirketin uğramış olduğu zararların tazmini de talep edilmiş ise de; karşı davacı tarafça az yukarıda açıklanan ve iadesine karar verilen ödeme dışında uğranıldığı iddia olunan zararlar ispatlanamadığından, karşı davacı tarafın bu yöndeki isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen dava yönünden yapılan yargılama sonrasında;
Taraflar arasında yapılmış 30.09.2015 tarihli sözleşmenin 4. maddesi ile, markaların üzerindeki hacizlerin davalı tarafça kaldırılması için gerekli işlemlerin yapılacağının kararlaştırıldığı, buna karşılık davacı tarafça davalı tarafa 30.000,00-Euro + KDV karşılığı 101.704,20-TL ödeme yapıldığı ancak, benimsenen 03/05/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda dayanak ve gerekçeleriyle ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davalı tarafça, markalar üzerindeki haciz ve takyidatın sözleşmede öngörülen sürede kaldırıldığının ispatlanamadığı; bu durumda ifa borcunu yerine getirmeyen davalı tarafın temerrüdü nedeniyle TBK'nın 125/son maddesi gereğince yapılan 101.704,20 TL ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince davacıya iadesinin gerektiği anlaşıldığından 101.704,20 TL'nin ödemenin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
- Asıl Davanın REDDİNE,
a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince sözleşmenin iptali davası yönünden alınması gerekli 427,60 TL, tazminat davası yönünden alınması gerekli 427,60 TL olmak üzere toplam 855,20 TL karar ve ilam harcının, başlangıçta yatırılan 1.707,75 TL peşin ve 27.324,00 TL tamamlama harcı toplamı 29.031,75 TL'den mahsubu ile bakiye 28.176,55 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
b-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, sözleşmenin iptali davası yönünden hesap ve takdir olunan 201.200,00 TL ve tazminat davası yönünden hesap ve takdir olunan 17.900 TL vekalet ücretleri toplamı 219.100 TL'nin davacılardan alınıp davalıya verilmesine,
c-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
- Asıl davaya karşı açılan Karşı Davanın KISMEN KABULÜ ile;
a)84.472,70 TL'nin 05/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen karşı davalılardan alınarak karşı davacıya ödenmesine,
b)Karşı dava yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine,
c-Alınması gerekli 5.770,33-TL karar ve ilam harcından 1.613,35-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 4.156,98-TL harcın karşı davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp maliyeye gelir kaydına,
ç-Karşı davacı tarafça başlangıçta yatırılan peşin harç 1.613,35 TL'nin karşı davalılardan alınıp karşı davacıya verilmesine,
d-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 17.900 TL vekalet ücretinin karşı davalılardan alınıp karşı davacıya verilmesine,
e-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 10.000 TL vekalet ücretinin karşı davacıdan alınıp karşı davalılara verilmesine,
f-Davacı tarafından yatırılan 27,70 TL başvuru harcı, 4,10 TL vekalet harcı, 500 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 531,80 TL'nin kabul ve red oranına göre 475,51 TL'sinin karşı davalılardan alınıp karşı davacıya verilmesine,
- Birleşen ... 7.ATM.nin ... Esas Sayılı Davasının Kabulü ile;
a-101.704,20 TL'nin 30/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
b-Alınması gerekli 6.947,41-TL karar ve ilam harcından 1.736,86-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 5.210,55-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp maliyeye gelir kaydına,
c-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
d-Davacı tarafça yatırılan 27,70 TL başvuru harcı, 1.736,86 TL peşin harç, 4,10 TL vekalet harcı, 21.898,26 TL bilirkişi ücreti ve tebligat giderlerinin toplamı 21.898,26 TL yargılama giderinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
- Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalanın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzünde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı.
25/01/2024
Başkan ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Katip ...
¸e-imzalı
Bu belge 5070 sayılı Yasa uyarınca güvenli E-İMZA ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29