İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/242 E. 2024/216 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2016/242
2024/216
26 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2016/242 Esas
KARAR NO :2024/216
DAVA:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ' NİN ... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN
DAVA:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:28/08/2015
DAVA TARİHİ:28/08/2015
KARAR TARİHİ:26/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile ...' ın kayınbirader olduklarını, büfe işletmesi yaparken doğalgaz işine girdiklerini ve işe başlarken ... teminat güvence bedeli muhafaza etmek için 12-13 tane boş senet imzalatıldığını, boş olan senetleri alan ... isimli şahsın müvekkili adına kurulan 4 mevsim teknik adlı firmanın kaşesini temin ettiğini ve boş boş olarak ...'a imzalattırdığı senetlerde tahrifat yaparak tamamen kendisinin doldurduğunu, daha sonra müvekkilinin firma kaşesini kullanarak senet arkasında ismi ve imzası bulunan ... isimli kişiye verdiğini ve bu senetlerin piyasada kullanıldığını, ... isimli kişinin müvekkili aleyhine tazim ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, bunun üzerine dolandırıklarını anladıklarını ve bu hususta ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, yine müvekkili aleyhine sahtecilik olayından da senetleri elinde bulunduran davalı ... Ltd. Şti. İsimli firmanın .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip yaptıklarını, ödeme emrinin tebliği üzerine İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını belirterek, müvekkilinin senetlerde tahrifat yapılması ve sahtecilik sebebiyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasındaki takibin iptaline, dava sonuna kadar teminatsız takibin durdurulmasına,masraf ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkililerinin büfecilik işi ile iştigal etmekte olup, davalı ile hiçbir ticari ilişki içerisinde bulunmadığını, ancak dava dışı ... ... ... isimli tarafından müvekkilleri adına ve kaşelerini de kullanmak suretiyle 21.09.2013 vadeli, 1.300,00-TL bedelli sahte senet tanzim edildiğini, müvekkillerinin bu olayı ....İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı dosyasından aleyhlerine yapılan icra takibi sonucunda öğrendiklerini, iş bu takip konusu senet için savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, açıklanan nedenlerle, sahtecilik sebebiyle müvekkillerinin davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, icra takibinin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına, masraf ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekilinin süresinden sonra sunmuş olduğu beyan/cevap dilekçesinde özetle; senetlerin ... ... adlı kişi tarafından düzenlenip tahrif edildiğini iddia ettiği halde her nedense bu şahsı davaya dahil etmediğini, bütün bu yaşananların dışında olan ve hiçbir ilgisi bulunmayan müvekkilini dava ettiğini, bunu anlamanın mümkün olmadığını, davaya konu edilen senet asıllarını mahkemeye sunduklarını ve kasaya alınmasını talep ettiklerini, icra dosyalarında yapılan takipler taraflara tebligat yapılıp kesinleştikten sonra haciz işlemlerinin yapıldığını, açıklanan nedenlerle davacı tarafın açmış olduğu davanın haksız ve hukuka aykırı olması sebebiyle öncelikle tedbir kararının kaldırılmasını ve davanın reddini, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosyada davalı yana tebligat yasası hükümlerine uygun şeklide dava dilekçesi ve duruşma günü bildirildiği halde, davalı yan duruşmaya gelmemiş, cevap ve delil bildirmemiş ve bu nedenle davacının iddialarını reddetmiş kabul edilmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl ve birleşen dava icra takibine konu bonolar nedeni ile davacıların davalı yana borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır.
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.
Asıl dava yönünden; Davalı tarafından .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası ile davacılar aleyhine 1.300,00'er TL bedelli 11 adet bono dayanak gösteriler kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe girişildiği, dayanak bonolarda davacı ...'ın keşideci, davacı ... ...'nin lehtar ve davalı yanın yetkili hamil olduğu, bonoların nakden kaydını içerdiği anlaşılmıştır.
Davacılar vekili, daha sonra yapacakları mutabakata göre doldurulmak üzere dava dışı ...'un 11-12 adet boş senedi davacı ...'a imzalattığını, ...'un daha sonra boş senetlere davacı ...'nin adını yazarak tahrifat yapıp, davacı ...'nin imzasını taklit ederek piyasaya sürdüğünü ve menfaat elde ettiğini, özetle davacı ... yönünden bononun bedelsiz olduğunu aralarındaki anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ve davacı ... yönünden ise adını atılı ciro imzasının sahte olduğunu iddia etmiştir.
Bono bağımsız borç ikrarı içeren bir senet olup, senette yer alan kaydın aksine bir iddia ileri sürülmesi hâlinde ispat yükü kaydın aksini savunan tarafa aittir.
Davacı vekili bonoların davacı ... yönünden bedelsiz olduğunu ve aralarındaki anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia ettiğine göre, iddialarını TMK'nun 6. ve HMK'nun 191. maddesi uyarınca ispatla mükellef olup, HMK'nın 200. maddesine göre iddiasını ancak senet ile ispat edebilecektir. Ancak davacı tarafından iddialarını ispat eder kesin delil sunulmadığından ve imzaların istiklali prensibi gereği lehtarın imzasının sahteliğine dayanamayacağından davacı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
2004 sayılı İİK’nın 72/4. maddesi hükmü ile menfi tespit davası reddedildiği takdirde, şayet takip tedbir kararı verilerek durdurulmuş ise davalı alacaklının alacağına geç kavuşması sebebiyle alacaklı lehine tazminata hükmedileceği düzenlenmiştir. Mahkememizce, 23/03/2016 tarihli ara karar ile dava konusu bonoların HMK'nun 209/1 maddesi gereği hiç bir işleme esas alınmaması yönünde karar verildiği, İİK'nun 72. maddesi kapsamında verilmiş bir ihtiyati tedbir kararı bulunmadığı anlaşılmakla davalı alacaklı yararına tazminata hükmedilmemiştir.
Davacı ...'nin davasına gelince; mahkememizin 12/12/2023 tarihli duruşmasına davacı vekilinin duruşmadan haberdar olmasına rağmen katılmadığı, davacının bizzat veya başka bir vekil aracılığıyla kendisini temsil ettirmemesi nedeni ile dosyanın işlemden kaldırıldığı ve HMK'nun 150. maddesi gereği 3 aylık süre içerisinde yenilenmediği anlaşıldığından davacı ...'nin davası yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Birleşen dava yönünden; davalı tarafından .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası ile 1300,00 TL bedelli 21/09/2013 vade tarihli bono dayanak gösterilerek davacılar aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe başlandığı, dayanak bono incelendiğinde ... tarafından ... lehine keşide edildiği, davalının yetkili hamil olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili, davacıların davalı ile hiç bir ticari ilişkisi bulunmadığını, takip konusu senedin ... tarafından davacıların imzası taklit edilerek düzenlendiğini savunmuştur.
Mahkememizce, dava konusu bonoda yer alan imzaların davacıların eli ürünü olup olmadığının tespit için İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden alınan 14/04/2023 tarihli rapora göre keşideci imzasının davacı ... eli ürünü olduğunun tespit edildiği, aynı rapor ile 1. ciro imzasının davacı ...'ye ait olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Davacı ...'ın dava ve takip konusu bononun keşidecisi olduğu, yapılan imza incelemesinde imzanın kendisine ait olduğunun tespit edildiği, bononun bağımsız borç ikrarını içeren bir senet olması nedeni ile davacının, davalı ile arasında ticari ilişki bulunmadığına dair savunmasının dinlenemeyecek olması ve imzaların istiklali ilkesi gereği davacı ...'ın lehtara ait ciro imzasının sahteliğine dayanamayacak olması dikkate alınarak, davacı ...'ın davasının reddine karar verilmiştir.
Davacı ...'nin davasına gelince; mahkememizin 12/12/2023 tarihli duruşmasına davacı vekilinin duruşmadan haberdar olmasına rağmen katılmadığı, davacının bizzat veya başka bir vekil aracılığıyla kendisini temsil ettirmemesi nedeni ile dosyanın işlemden kaldırıldığı ve HMK'nun 150. maddesi gereği 3 aylık süre içerisinde yenilenmediği anlaşıldığından davacı ...'nin davası yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek uyuşmazlığın tamamı hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere;
A-Asıl dava yönünden,
-
Davacı ...' ın davasının REDDİNE,
-
Şartları oluşmadığından davalı lehine tazminat takdirine yer olmadığına,
-
Davacı ...' nin davasının AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
-
Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 289,06 TL harçtan mahsubu ile bakiye 138,54 TL harcın davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
-
Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 16.926,26 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine,
B-Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... Esas sayılı dosyası yönünden,
-
Davacı ...' ın davasının REDDİNE,
-
Davacı ...' nin davasının AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
-
Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 27,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 399,90 TL harcın davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
-
Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 1.392,73 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine,
C-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı ...' ın ve davalı vekilinin yüzüne davacı ... vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/03/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49