İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1220 E. 2024/167 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2018/1220
2024/167
7 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/1220 Esas
KARAR NO:2024/167
DAVA:Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:31/12/2018
KARAR TARİHİ:07/03/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile davalı şirket arasında yapılmış 24/12/2008 tarihli Acentelik Sözleşmesi gereği ... ili, ... Şubesini acente olarak işletmek üzere müvekkiline devrettiğini, müvekkilinin acentelik faaliyeti devam ederken sorumluluk alanındaki ... Tic. A.Ş. ile kargo taşımacılığı hakkında yapılan sözleşme kapsamında davalı şirketin isteği üzerine müvekkili davacı şirketin kurulduğunu, bir süre sonra davalı şirketin ... şirketi ile merkez olarak sözleşme yaptığını ve müvekkilinin kurduğu mobil şubesi devralmak suretiyle mobil şubede bulunan personellerle taşımacılık faaliyetini yürüttüğünü, müvekkilinin haksız şekilde zarara uğratıldığının davalıya bildirildiğini ancak, davalı tarafça herhangi bir cevap verilmediğini, davalının sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkilleri tarafından 28/08/2017 tarihli ihtarname ile haklı olarak feshedildiğini, fesih ihtarnamesinin davalı şirkete 26/09/2017 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle fesh edildiğinin tespitine, davalının sözleşmeye aykırı davranışı/alan ihlali nedeniyle oluşan zararlar yönünden şimdilik 5.000 TL, sözleşme gereği ödenmek durumunda kalan isim hakkı ve yatırım katkı bedellerine yönelik şimdilik 4.000 TL, davalı şirket tarafından kıdem tazminatı adı altında yapılan haksız kesintiler yönünden şimdilik 1.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 21/11/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini alan ihlali yönünden 1.131.600,42 TL, isim hakkı kesintisi yönünden 60.291,15 TL, kıdem tazminatı kesintisi yönünden 11.137,59 TL olmak üzere toplam 1.203.029,16 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki Acentelik Sözleşmelerinin davacı tarafın kendi isteği ile son verdiğini, sözleşmenin feshinin haksız olduğunu, sözleşme gereğince müvekkili ticari defter ve kayıtlarının kesin delil niteliğinde olduğunu, davacı tarafın, ... ile kargo taşımacılığı sözleşmesi imzaladığını ancak, ardından müvekkili ... Kargo ile ... arasında sözleşme imzaladığını, davacıların kurduğu mobil şubede bulunan elemanlarla ...'nin taşımacılık faaliyetlerine devam ettiğini ve bu nedenle zarara uğradığını ileri sürdüğünü, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin 6.maddesi çerçevesinde söz konusu durumun gerçekleştirilmesinde ilgili sözleşmeye ve hukuka aykırılık bulunmadığını, davacının taraflar arasındaki sözleşmeyi haklı nedenlerle feshetmediğini, bu nedenle davacıya isim hakkı ve yatırım katkı payı bedeli ödenemeyeceğini, personelin kıdem tazminatından dolayı davacıdan yapılan kesintinin sözleşmeye uygun olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
Dava; taraflar arasında yapılmış acentelik sözleşmesine davalı tarafın aykırı davrandığı iddiasıyla;
-Taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafça haklı olarak feshedildiğinin tespiti,
-Sözleşmenin feshi nedeniyle davacı tarafın uğramış olduğu maddi zararların davalıdan tazmini,
-Davacı tarafça sözleşme gereği ödenmek durumunda kalınan isim hakkı ve yatırım katkı bedelinin davalıdan tahsili ve
-Davalı şirket tarafından davacıdan kıdem tazminatı altında yapılan haksız kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Somut olayda uyuşmazlığın niteliği itibari ile çözümü uzmanlık gerektirdiğinden, ileri sürülen nedenlere dayalı olarak davacı tarafın davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarının tespiti amacıyla bilirkişi kurulu raporu alınmasına karar verilmiş; davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak üzere Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, bu yönden aldırılan 06/06/2022 tarihli bilirkişi raporunun dosya arasında olduğu görülmüş; bu kez davalı taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş; bu yönden bilirkişi Malimüşavir ... ve Ticaret Hukukunda nitelikli hesaplamalar konusunda uzman Dr. ...'tan alınan 27/09/2023 tarihli raporun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Talimatla aldırılan bilirkişi raporunda özetle; davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranışı (alan ihlali) nedeniyle haksız kazancın sözleşmede belirtilen oranlarda yapılan hesaplamada, davacıların 1.131.605,30 TL asıl alacak, 154.939,89 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.286.545,19 TL alacağının bulunduğu, hakediş alacakları ödendiğinden diğer taleplerle ilgili hesaplama yapılmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi kurulu raporunda özetle; usulüne uygun tutulan davalı taraf ticari defter ve kayıtlara göre davalının davacı taraftan, 60.291,15 TL acente isim hakkı kesintisi, 11.137,59 TL işçi kıdem tazminatı kesintisi yapıldığı; ... Kargo ... ... Şubesi alanı içerisindeki ... Tic. A.Ş. şubesinde yapılan cirolar ve buna ilişkin hesaplamalar cari hesap sözleşmesi ek protokolün hakedişlerin hesaplanması başlıklı 4.maddesi gereği 1.131.600,42 TL olarak hesaplandığı,
Davalı şirketin davacı acentenin yetki bölgesinde yer alan mobil şubeyi taraflar arasındaki Acentelik Sözleşmesinin 6.maddesine uygun olarak devralmaması ve acentenin tekel hakkını ihlal etmesi nedeniyle TTK'nın 113/2.maddesi gereğince doğrudan verdiği hizmetler sebebiyle acenteye ücret ödemekle yükümlü olduğunun söylenebileceği, dolayısıyla davacı tarafça yapılan sözleşme feshinin haklı nedenlere dayandığının değerlendirilebileceği; bu durumda, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin 37.md ve ek protokolün 9/2.maddesi gereğince ödediği isim hakkı ve yatırım katkı payı bedelini geri iade edilmesini talep edebileceği,
Taraflar arasındaki Acentelik Sözleşmesinin 26/b.maddesinde sadece davalı şirket tarafından acenteye devredilen personelin işçilik alacaklarından, devir öncekilerden davalı şirketin, devirden sonra davacı acentenin sorumlu olacağının düzenlendiği, acenteye devredilen personelin davlaı şirkete geri devredilmesinin sözleşmede açıkça düzenlenmediği, 2015 Mayıs ayında davalı şirket tarafından personeliyle birlikte devralınan mobil şube bakımından söz konusu personelin çalıştığı dönem için oluşan işçilik alacakları sebebiyle (kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti) kesinti yapıp yapamayacağı hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi kurulu raporu, talimatla aldırılan bilirkişi raporuna göre gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun, itirazları cevaplar nitelikte ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görülmüş, rapora yönelik itirazlar yerinde görülmemiş, mahkememizce alınan bilirkişi kurulu raporu talimatla aldırılan rapora göre daha üstün tutulmak suretiyle mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, mahkememizce alınan bilirkişi kurulu raporu ve toplanıp değerlendirilen delillere göre; taraflar arasında yapılmış 24/12/2008 tarihli Acentelik Sözleşmesi ile ... ili, ... Şubesinin acente olarak işletmek üzere davacı tarafa devredildiği, akabinde davacı gerçek kişi ile dava dışı ... Tic. A.Ş. arasında yapılmış kargo taşımacılığına ilişkin sözleşme kapsamında davacı şirketin kurulduğu ve kurulan bu mobil şubenin personeli ile birlikte davalı şirket tarafından devralındığı dosya kapsamı ile sabittir.
Fesih; uyuşmazlığın çözümü için öncelikle, feshin haklı olup olmadığının tespiti gerekir. Davacının feshe dayanak kıldığı maddi olaylar taraflar arasında çekişme konusu olmayıp, uyuşmazlık, sözleşmenin yorumu ve uygulanmasından kaynaklıdır. Her ne kadar davalı tarafından sözleşmenin 6/2 ve 6/3 fıkraları uyarınca dava dışı şirkette davacı tarafından kurulan mobil şubenin devralındığı savunulmuş ise de davacıya kapasitesini ve imkanlarını artırmasına yönelik yazılı bildirim yapıldığına dair kanıt sunulmadığı, ayrıca dava dışı şirkette kurulan mobil şubeden başka bir şube daha açılmayıp, davacının açtığı şubenin davalı tarafından sahiplenildiği, bu nedenle davalının akdin 6.maddesi çerçevesinde hareket ettiğini kabul etmenin mümkün olmadığı anlaşılmakla, akdin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği kabul edilmiştir.
Kıdem Tazminatı ve Yıllık İzin Kesintisi; taraflar arasında imzalanan zeyilnamenin 4.maddesi uyarınca davalıya, davacının çalıştırdığı işçilerin kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti kesintisinin yapılabilmesi yönünde yetki verilmiştir. Alınan ayrıntılı bilirkişi raporunda, yapılan kesintilerin miktar olarak hukuka uygun olduğu belirlendiğinden bu istemin reddine karar vermek gerekmiştir.
İsim Hakkı Kesintisi; acentelik sözleşmesinin 37.maddesinde acentenin " isim hakkı " adı altında bir meblağı davalıya ödeyeceği, aynı maddenin 3.fıkrasında ise bu bedelin acentenin haklı feshi dışında iade edilmeyeceği kararlaştırılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere, sözleşmenin acente tarafından haklı nedenle feshedildiği anlaşıldığından, acentenin ödediği bedeli talep edebileceği anlaşılmakla, benimsenen bilirkişi raporu çerçevesinde istem kabul edilmiştir.
Akde Aykırılık Tazminatı; davalının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle akdi feshetmek durumunda kalan davacı taraf, sözleşme çerçevesinde tazminat talep edebilecektir. Tazminatın miktarı ise, sözleşme ayakta kaldığı takdirde, davacının elde edebileceği kar kadar olmalıdır. Taraflar arasında imzalanan ek protokol doğrultusunda hesap yapan, ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporu benimsenerek ve davadan önce davalı şirketin temerrüde düşürüldüğünün usulüne uygun delillerle davacı tarafça ispatlanamadığı dikkate alınarak, davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-
1.131.600,42 TL maddi tazminat ve 60.291,15 TL isim hakkından kaynaklanan alacak olmak üzere toplam 1.191.891,57 TL'nin dava tarihi olan 31/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,
-
Davacı tarafın fazlaya ilişkin istemlerinin reddine,
-
Alınması gerekli 81.418,11. TL karar ve ilam harcından peşin ve ıslah harcı toplamı 20.545,78 TL'nin mahsubu ile geriye kalan 60.872,33. TL harcın davalıdan alınıp maliyeye gelir kaydına,
-
Davacı tarafça başlangıçta yatırılan peşin harç 20.545,78 TL'nin davalıdan alınıp davacılara verilmesine,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 161.108,07 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacılara verilmesine,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 11.137,59 TL vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvuru harcı, 5,20 TL vekalet harcı, 6.600 TL bilirkişi ücreti ve 474,50 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 7.115,60 TL'nin kabul ve red oranına göre 7.049,72 TL'sinin davalıdan alınıp davacılara verilmesine, bakiyenin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzünde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı.
07/03/2024
Başkan ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Katip ...
¸e-imzalı
Bu belge 5070 sayılı Yasa uyarınca güvenli E-İMZA ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57