İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/699 E. 2023/826 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/699
2023/826
7 Kasım 2023
T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/111 Esas
KARAR NO :2023/824
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:16/02/2023
KARAR TARİHİ:07/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen Personel Taşıma Hizmeti Sözleşmesi gereği 131.318,41TL' lik faturadan kaynaklı cari hesap alacaklarının takip talebinde ve ödeme emrinde detayı bildirilen oranlarda hesaplandığını ve hesaplanacak reeskont avans faiziyle birlikte tahsili için .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile borçlu aleyhine icra takibine geçildiğini, davalı icra takibine, borca ve tüm ferilerine haksız ve yersiz olarak itirazda bulunarak takibin durmasını sağladığını, davalının icra dosyasına yapmış olduğu itiraz haksız olup, davalı itirazında kötü niyetli olduğunu, zira müvekkili ile davalı arasında akdedilen anlaşma gereği müvekkilinin bütün edimlerini yerine getirmesine rağmen davalıdan cari hesap alacağını alamadığından bahsi geçen takibin başlatıldığını, müvekkili firma tacir olup icra takibinde reeskont faiz oranlarının uygulanmasını istemesi yerinde olduğu gibi bu anlaşmayı kar elde etme gayesi ile akdettiğini, müvekkili kendi üzerine düşen edimi yerine getirmiş olmasına rağmen karşı tarafın edimini yerine getirmemesinden dolayı mağduriyet yaşadığını, bunun üzerine her iki taraf da tacir olduğundan dolayı, işbu davayı açmadan önce, dava şartı olan Arabuluculuk kurumuna taraflarınca anlaşma sağlamak amacıyla başvuru yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamadığını, ...Arabuluculuk 2022/... Büro ve 2022/... Arabuluculuk Dosya Numarası ile anlaşmama tutanağı tutulduğunu, açıklanan tüm bu nedenler ve fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davalı yan kötü niyetli olarak ödemeyi geciktirme ve mal kaçırma saikinde olduğundan dolayı, mahkeme tarafından belirlenecek teminat mukabinle öncelikle ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, davalarının kabulü ile davalının haksız ve yersiz olarak yaptığı tüm itirazların iptaline ve alacağın tamamı üzerinden takibin .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası üzerinden devamına, taraflar tacir olduğundan dolayı TTK uyarınca alacağa takip tarihinden itibaren reeskont avans faizi uygulanmasına, davalı borca itirazda kötü niyetli olduğundan davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine,mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil firma, Türkiye’nin ilk yapı marketi olarak uzun süredir perakende sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, müvekkil şirketin vadeli, sat-öde (satıştan ödemeli), konsinye ve toplu alım şeklinde ürün tedarik ettiği birden farklı tür tedarik sözleşmesi tipinin olduğunu, davalı müvekkil ile davacı, sözleşme tipinin gerek ticari koşullarla ilgili ilk sayfaları, gerekse metin bölümlerini birlikte değerlendirmiş, görüşmüş ve tartıştıklarını, nihayetinde bu farklı sözleşme türü/yöntemleri arasından ürün bedellerinin vadeli ödenmesini öngören sözleşmenin imzalanması hususunda anlaştıklarını, tarafların, üzerinde anlaşma sağladığı vadeli sözleşmeye göre, ödeme, vadeli şekilde gerçekleştirilmekte olduğunu, buna göre, ay içinde satılan ürünlerin ödemesi, satıldığı ayın son günü vade kabul edilmekte ve bu tarihten 30 gün sonra, fakat sadece satılan ürünlerin ödemesi yapılmakta olduğunu, davacı tarafça düzenlenen faturaların vadelendirmeye esas teşkil etmeyeceği, vade ve ödenecek tutarın ise sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde uygulanacağı taraflar arasındaki sözleşme ile tartışma dışı olduğunu, ticari ilişki sözleşmeye uygun devam etmekte iken, davacı tarafından .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile yapılan takibe itiraz edildiğini, davacı bu kez de, itirazın kaldırılması için mahkemeye başvurmuş, yukarıda yazılı nedenlerle davalı müvekkil şirketin kendilerine borcu bulunmamakta olduğunu, davacı, takibe kötüniyetli olarak itiraz edildiğini iddia etmekteyse de, itirazın kötüniyetli olarak yapıldığına dair herhangi bir delil ibraz etmediğini, açıklanan tüm bu nedenlerle davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davalı tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK 'nun 67. maddesinde takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği düzenlenmiştir.
Eldeki davada davacı tarafından .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası ile faturaya dayalı olarak 131.318,41 TL asıl alacak ve 2.719,88 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 134.038,29 TL alacak için ilamsız icra takibine başlandığı, ödeme emrinin 24/10/2022 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından 21/10/2022 tarihli dilekçe ile yasal sürede yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, itirazın alacaklı tarafa tebliğ edilmeksizin 16/02/2023 tarihinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın aralarında imzalanan personel taşıma sözleşmesi gereği davacı tarafından "temmuz personel servis taşıma bedeli" açıklaması ile düzenlenen 21.727,54 TL bedelli ve 109.590,87 TL bedelli iki adet faturadan kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Davacı uyuşmazlık konusu faturalar nedeni ile davalıdan alacaklı olduğunu ispat yükü altındadır.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi ... tarafından sunulan 13/07/2023 tarihli rapor ile, davacının ticari defterlerinin kanuna uygun olarak tutulduğu, dava konusu faturaların defterinde kayıtlı olduğu, defter ve kayıtlarına göre davalıdan 906.266,68 TL alacaklı olduğu ve 3.683,21 TL işlemiş faiz talebinde bulunabileceği ancak taleple bağlılık ilkesi gereği 131.318,41 TL asıl alacak ve 2.719,88 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 134.038,29 TL alacak talebinde bulunabileceğinin rapor edildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu dosya kapsamına ve taraflar arasında imzalanan sözleşmeye uygun olmakla mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Davalı yapılan ihtarlı tebligata rağmen ticari defter ve kayıtlarını inceleme için mahkememize ibraz etmemiştir.
6100 sayılı HMK'nun ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222. Maddesinin 3. fıkrasında " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.)..." düzenlemesine yer verilmiştir. Davalı tüzel kişi tacir olarak defter tutmakla yükümlü olmasına rağmen ticari defter ve kayıtlarını mahkememize ibrazdan kaçınmıştır.
Tüm dosya kapsamı, yukarıda yapılan açıklamalar, bilirkişi rapor ile yukarıda yazılı kanuni düzenleme dikkate alındığında, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi nedeni ile davacı tarafın lehine delil olarak değerlendirilecek ticari defterlerine göre davalıdan 134.038,29 TL alacaklı olduğu anlaşılmış bu nedenle davalı tarafından yapılan itirazın iptaline takibin devamına karar verilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 09/10/2019 tarihli 2019/4054 esas ve 2019/7699 karar sayılı kararında belirtildiği üzere; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması, borçlunun itirazında haksız olması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Davacının talebinin faturaya dayalı olduğu ve alacağın likit olduğu anlaşıldığından davacının icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilerek uyuşmazlığın bütünü hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere;
-
Davanın KABULÜ ile, davalı tarafından .... İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına,
-
İtirazın iptaline karar verilen alacağın %20 ' si oranında hesaplanan 26.807,65 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-
Alınması gereken 9.156,16 TL karar ve ilam harcının 1.618,85. TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 7.537,31 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından ödenen 1.618,85 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-
Davacı tarafından bu yargılama nedeni ile ödenen 179,90 TL başvuru harcı ile 2.106,00 TL posta, tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.285,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 21.446,13 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-
Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
-
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/11/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:55