İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/846 E. 2023/794 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/846
2023/794
31 Ekim 2023
T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/846 Esas
KARAR NO:2023/794
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:27/12/2021
KARAR TARİHİ:31/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil ile davalı arasında 09/10/2017 tarihli "...-Tedarikçi Satınalma Esas Sözleşmesi" imzalandığını, bu sözleşme uyarınca müvekkil, davalı şirket tarafından pazarlanan/satılan ürünlerin imalatçısı/tedarikçisi olduğunu, sözleşme uyarınca uzun süre boyunca müvekkil şirket, davalıya fatura karşılığında mal satmış/tedarik ettiğini, ancak son dönemde davalı şirket tarafından yapılması gereken ödemelerin bir kısmının yapılmadığını, bu konuda gönderilen ihtarnameden tam anlamıyla bir sonuç da alınamadığını, davalının faturalardan/cari hesaptan kaynaklanan, takip tarihi itibariyle 221.245,87 TL anapara ve 21.561,43 TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplamda 242.807,30 TL borcu bulunduğundan, davalı aleyhine bu tutar üzerinden 24.11.2021 tarihinde .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe süresi içerisinde "herhangi bir borçlarının olmadığı" gerekçesiyle haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, yapılan itirazın ardından davalı tarafından 06.12.2021 tarihinde müvekkile 220.170,13 TL ödeme yapıldığını, Yapılan 220.170,13 TL'lik harici ödemenin %2.27 üzerinden hesaplanan tahsil harcı 24.12.2021 tarihinde UYAP üzerinden yatırıldığını, yine 29.11.2021 tarihinde davalı şirket tarafından müvekkile, e-mail ile "31.10.2021 tarihli Mutabakat Mektubu" başlığıyla müvekkilin borçlu şirket nezdindeki cari hesabının 31.10.2021 tarihi itibariyle 221.245,91 TL alacak bakiyesi verdiği, ödenebilir alacağın sözleşmenin türüne göre (vadeli, sat-öde vs) belirleneceği hususlarını içeren bir mutabakat mektubu gönderildiğini, müvekkil şirket işlemiş faizler ve icra takibi açılması neticesinde oluşan alacak kalemleri nedeniyle mutabık olmadığına yönelik cevap verdiğini, davalı şirketin gönderdiği mutabakat mektubu, huzurdaki iddialarını doğrulmakta, davalı şirketin söz konusu borcu kabul ettiğini göstermekte olduğunu, davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptalinin gerektiğini, bunun üzerine arabuluculuk görüşmelerine başlandığını, ... Arabuluculuk Bürosundan yapılan başvuru ile 2021/... sayılı dosya kapsamında Arb. ... yönetiminde davalı ile arabuluculuk süreci gerçekleştirildiğini ancak yapılan görüşmeler nedeniyle anlaşma sağlanamış, akabinde anlaşamama tutanağı tanzim edildiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle davalının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın güncel Yargıtay kararları uyarınca yapılan ödeme mahsup edilerek, borcun ödenmeyen kısmı olan 55.403,19 TL asıl alacak yönünden iptaline karar verilmesini, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile müvekkile verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirket ... olarak uzun süredir perakende sektöründe faaliyet göstermekte olup, davacı müvekkil şirketin ürün tedarik ettiği firmalarından biri olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme 09.10.2017 tarihli olduğunu, taraflar sözleşmenin 3.27 maddesine göre müvekkil şirketin, satış devir hızları arzulanan seviyeye ulaşmayan, üretimden kaldırıldığı için devamı ve satışı olmayan ürünleri veya mevsimsel ürünleri, nakliye bedelleri de satıcıya ait olmak üzere iade etme ve bedellerini satıcının piyasada geçerli olan son satış fiyatı üzerinden geri fatura etme hakkına sahip olduğu, satıcının bu hususu kabul ve taahhüt ettiği kararlaştırıldığını, ticari ilişki sözleşmeye uygun devam etmekte iken, davacı tarafından .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile yapılan takibe itiraz edildiğini, davacı bu kez de itirazın kaldırılması için mahkemeye başvurmuş olup, yukarıda yazılı nedenlerle müvekkil şirketin kendilerine borcu bulunmamakta olduğunu, davacı müvekkili şirket ile uzun yıllardır çalışmakta olup, sözleşme şartlarına, çalışma koşullarına hakim olduğunu, taraf defterleri incelendiğinde bu durum net olarak ortaya çıkacağını, açıklanan tüm bu nedenlerle davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davalı tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK 'nun 67. maddesinde takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği düzenlenmiştir.
Eldeki davada davacı tarafından davalı aleyhine .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası ile 221.245,87 TL asıl alacak ve 21.561,43 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 242.807,3 TL alacak için ilamsız icra takibine başlandığı, ödeme emrinin 01/12/2021 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafından 06/12/2021 tarihli dilekçe ile takibe süresinde itiraz edildiği, itirazın davacı alacaklıya tebliğ edilmediği alacaklı tarafından davalı tarafından 06/12/2021 tarihinde 220.170,13 TL ödeme yapıldığı beyan edilerek 27/12/2021 tarihinde bakiye kaldığı belirtilen 55.403,19 TL alacak için eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Eldeki davada uyuşmazlık taraflar arasında imzalanan ...- Tedarikçi Satın Alma Esas Sözleşmesinden kaynaklandığı, sözleşme uyarınca davacı tarafından davalı yana ürün tedarik edileceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce davacının iddia ettiği alacağın tespiti için tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, SMMM bilirkişi ... tarafından sunulan 14/09/2022 Uyap tarihli rapor ile davacı tarafından sunulan ticari defter ve kayıtların kanuna uygun olarak tutulduğu, davalı tarafından ticari defterlerini inceleme için ibraz edilmediği, takip tarihi olan 18.10.2021 tarihi itibariyle davalıdan 220.170,09 TL alacaklı olduğu, 19.10.2021 tarihi itibariyle iade faturası nedeni ile 221.245,87 TL alacaklı olduğu, davalı tarafından 06/12/2021 tarihinden sonra 220.170,13 TL ödeme yapıldığı , 31.12.2021 tarihi itibariyle iade faturasından dolayı davacı yanın davalıdan 1.075,74 TL alacaklı olduğu, davalı tarafından takip tarihiden sonra yapılan ödemelerin davacı iddiası gibi işlemiş faiz ile takip masraflarına mahsup edildiğinde davacının dava tarihi itibariyle alacağının 52.977,64 TL olduğu rapor edilmiş, bilirkişi raporuna yapılan itiraz üzerine alınan 01/06/2023 tarihli ek rapor ile dava tarihi itibariyle davacı alacağının 55.385,63 TL olduğu tespit edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222. Maddesinin 3. fıkrasında " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.)..." düzenlemesine yer verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nun 100. maddesinde "Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir." hükmüne , 117. maddesinde ise ''(1) Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. (2) Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.'' hükmüne yer verilmiştir.
Yapılan açıklamalar, bilirkişi raporları taraflar arasında imzalanan sözleşme ile yukarıda yazılı kanuni düzenlemeler dikkate alındığında, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi nedeni ile davacı tarafın lehine delil olarak değerlendirilecek ticari defterlerine göre davalıdan 221.245,87 TL alacaklı olduğu, davalı tarafından takip tarihinden sonra yapılan 220.170,13 TL ödemenin TBK'nun yukarıda yazılı 100. maddesi uyarınca işlemiş faiz ve takip masraflarından mahsup edileceği, sözleşme ile taraflarca ödeme için 120 günlük vade belirlendiği ancak vadenin hangi tarihte işlemeye başlayacağının kararlaştırılmadığı, ticari yaşama ve kanuna uygun olanın ürünlerin tesliminden itibaren vadenin başlaması gerektiği, teslim tarihinin davacı tarafından ispat edileceği, davalı tarafından ticari defterlerinin ibraz edilmemesi nedeni ile davacının ticari kayıtlarının lehine delil niteliğinde olduğu ve bu durumda davacı tarafından ticari defter ve kayıtlarına faturaların işleme tarihinin teslim tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği TBK'nun 117/2 maddesi gereği davalının 120 gün sonunda temerrüde düşeceği ve davacının takip öncesi dönem için faiz talebinde bulunabileceği anlaşılmış ve bu esaslara uygun olarak hesaplama yapılan 01/06/2023 tarihli bilirkişi ek raporu mahkememizce hükme esas alınmış, davacının dava tarihi itibariyle davalıdan 55.385,63 TL asıl alacak talibinde bulunabileceği anlaşılmış davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 09/10/2019 tarihli 2019/... esas ve 2019/... karar sayılı kararında belirtildiği üzere; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması, borçlunun itirazında haksız olması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Davacının talebinin faturaya dayalı olduğu ve alacağın likit olduğu anlaşıldığından davacının icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilerek uyuşmazlığın bütünü hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere;
-
Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı tarafından .... İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 55.385,63 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin 55.385,63 TL' lik asıl alacak tamamen ödeninceye kadar 06/12/2021 tarihinden itibaren bu asıl alacağa işletilecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya dair istemin reddine,
-
İtirazın iptaline karar verilen alacağın %20 ' si oranında hesaplanan 11.077,12 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-
Alınması gereken 3.783,39 TL karar ve ilam harcının 946,15 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 2.837,24 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından ödenen 946,15 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-
Davacı tarafından bu yargılama nedeni ile ödenen 59,30 TL başvuru harcı ile 1.385,50 TL posta, tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.444,80 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 1.444,34TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 17,56 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine
-
Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
-
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabulucu ücretinin 1.319,58 TL' sinin davalıdan, 0,42 TL ' sinin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/10/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:55