İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/853 E. 2024/97 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/853
2024/97
6 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/853 Esas
KARAR NO :2024/97
DAVA:Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:14/12/2022
KARAR TARİHİ:06/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların yağma yoluyla ele geçirdikleri çekleri hep birlikte kurguladıkları mizansen ile sahte ciro yoluyla son derece kötü niyetli bile bile hukuka aykırı olarak tedavüle çıkardığını ve davalılardan olan ve hakkında...l Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan 40 adet soruşturma dosyasında şüpheli olarak bulunan ...tarafından .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına kayıtlı olarak davacılar hakkında takip başlatıldığını, ancak davacıların, davalılara karşı hiç bir borcunun bulunmadığını, dava konusu dahil 24 adet çek hakkında ödeme yasağı olduğunu, davacı ... A.Ş.'nin hem kaşesi hem de imzalarının sahte olduğunu, davacıların davalıları tanımadığını ve hiçbir ticari ilişkisinin olmadığını, davalılar hakkında benzer suçlardan çok sayıda sahtecilik ve dolandırıcılık soruşturmasının olduğunu, davalıların arasındaki eylem birliğini ortaya çıkarabilmek için organik bağın varlığı ve çekin sözde el değiştirmesine neden olan ticari ilişkinin Mahkememizce mutlaka araştırılması gerektiğini, davalıların kötü niyetli ve ağır kusurlu hareket ettiğini, davalıların çekten dolayı alacaklı ve davacıların da borçlu olmadığının tespitini istediklerini, İİK M.72/3 gereğince ivedilikle ihtiyati tedbir verilmesi gerektiğini, kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek öncelikle dava konusu çekin çalıntı ve ... A.Ş.'nin imzasının ve kaşesinin sahte olması davalıların bunu bilerek kötü niyetle eylem ve işbirliği içinde hareket ettiklerinden davacıların herhangi bir borcunun bulunmadığının sabit olduğu nazara alınarak İİK m. 72/3 f. uyarınca takip borçlusu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, .... İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyasında icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davanın kabulü ile dava konusu takibe konu çekten dolayı davacıların, davalılara borçlu olmadığının tespitine, .... İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyası ile başlatılan takibin iptaline ve takip konusu çekin ... Ltd Şti'ye iadesine, davalıların haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle asıl alacak miktarının %20′sinden aşağı olmamak üzere %100 kötü niyet tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı ...tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacılardan ...'ün dava konusu çekin keşidecisi olup çekteki imzasına bir itirazının bulunmadığını, ... ...'ın dava konusu çekin lehtarı olup bu davacının da çekteki imzasına bir itirazının bulunmadığını, ... İnşaat Şirketinin ise çekte ikinci ciranta konumunda olup bu davacının da çekteki imzasına bir itirazının bulunmadığını, davacı ... tarafından keşide edilerek diğer davacı ... ... Şirketine verildiğini, ... Tarımın ise çeki cirolayarak davacılardan ... İnşaat şirketine verdiğini, ... İnşaat şirketinin ise çeki cirolayarak diğer davacı ... ... şirketine gönderilmek üzere kargoya verdiğinin iddia edildiğini, davacıların çeki keşide edip cirolayıp birbirlerine verdiklerini beyan ettiğine göre hem çekteki imzalarını hemde çekteki borç ilişkilerini kabul ettiğini, dava konusu çek nedeniyle ve çekteki imzasına itiraz etmeyen davacıların davalıya karşı sorumluluğunun devam ettiğini, çekin keşidecesi, lehtarı ve ikinci cirantası olan davacıların ciranta imzasının sahteliğine dayanarak sorumluluktan kurtulmasının mümkün olmadığını, çekte ödeme yasağı bulunmasının çekin icra takibine konu edilmesine engel teşkil etmediği gibi davalının kötü niyetli olduğunu da gösterdiğini, çekin ciro yoluyla geçmesi nedeniyle davalının çekin kayıp/ çalıntı olup olmadığı hususunda bir bilgisinin olmadığını, çekte ödeme yasağı bulunduğunu çeki bankaya ibraz anında öğrendiğini, bu nedenle iyi niyetli olduğunu, kambiyo senedine karşı açılan menfi tespit davalarında ispat yükünün davalı üzerinde değil borçlu üzerinde olduğunu, davacıların ise borçlu bulunmadığına yönelik iddiasını ispat edemediğini, dava dilekçesinde çekin ... ... şirketine ulaşamadan kaybolduğu belirtilmiş ve çekteki imzanın da şirket yetkilisine ait olmadığı ileri sürülmüşse de yetkisiz temsilcinin düzenlediği başka çekleri benimseyip ödeyen davacının, dava konusu çekten sorumlu olacağının karara bağlandığını, davacı tarafın takibe konu çekte 3.ciranta, davalılardan ... Dekorasyonun ise ondan sonraki ciranta olduğunu, biran için çekteki imzanın davacı ... ... şirketi yetkililerine ait olmadığı varsayımında dahi davalı aleyhine tazminata mahkum edilmesine yasal olanağın bulunmadığını, davacının davalının kötüniyetli olduğunu yani iktisap anında çekin çalıntı olduğunu bile bile çeki iktisap ettiğini somut delillerle ispat etmesi gerektiğini, çeklerde mücerretlik ilkesi geçerli olup çeki elinde bulunduran hamilin çeki hangi nedenle ve hangi ilişkiye istinaden iktisap ettiğini açıklama ya da kanıtlama yükümlülüğünün bulunmadığını, davacının taleplerinin usul ve hukuka ve kıymetli evrak hukukuna aykırı olduğunu, davalının tacir olmadığından basiretli davranma yükümlülüğünün bulunmadığını, bu nedenle de basiretli davranmadığından bahisle ağır kusurlu olduğunun iddia edilemeyeceğini, davacılardan ... İnşaat şirket ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyasıyla açmış olduğu çek iptal davasında ödeme yasağı kararlarının kaldırılmasını ve dosyaya yatırdığı teminatın kendisine iadesini talep ettiğini, çeklerin gerçekten çalındığı varsayımında, davacı ... şirketinin ödeme yasağı kararlarının kaldırılmasını istememesi gerekirdi ki ; ödeme yasağının kaldırılmasını talep etmeleri çalıntı iddiasının birer senaryodan ibaret olduğunu göstermediğini belirterek davacıların davasının reddine, davacıların %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkememizin 28/09/2023 tarihli celse ara kararı ile davacılar ... ... Sanayi Anonim Şirketi, ... ... ... Şirketi, ... İnşaat ... Ticaret Sanayi Limited Şirketi yönünden davanın tefrikine karar verilerek Mahkememizin ... Esasına kaydının yapıldığı anlaşıldı.
Taraflar arasında görülen davada, tarafların duruşmaya gelmemesi karşısında davacı ... yönünden 28/09/2023 tarihinde davanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 28/09/2023 tarihlerinden itibaren 3 AYLIK yasal süresi içinde davanın yenilenmediği ve takipsiz bırakılmış olması nedeniyle HMK'nun 150/5 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
HMK'nun 150/5 maddesi uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
-
Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 517,18 TL'den mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 89,58 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, (davacılar tarafından yatırılan 944,78 TL harcın 427,60 TL'sinin tefrik edilen dosyada değerlendirilmesine)
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK yönetmeliğinin 47/1 maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul BAM İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/02/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12