SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/634 E. 2024/80 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/634

Karar No

2024/80

Karar Tarihi

30 Ocak 2024

T.C.

İSTANBUL

10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/634 Esas

KARAR NO:2024/80

DAVA:Tazminat

DAVA TARİHİ:23/09/2022

KARAR TARİHİ:30/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA; Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; ... Sigorta A.Ş tarafından tanzim edilen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (TRAFİK) Sigorta Poliçesi kapsamında sorumluluğu temin edilen ... plakalı araç ile davacının sahibine ait ... plakalı aracın 30/09/2019 tarihinde maddi zararlı trafik kazası meydana geldiğini, davacının işbu kazada kusursuz olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu madde 99 sigortacıların, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorunda olduğun, davacının 03.10.2019 tarihinde davalı-borçlu sigorta şirketine başvuru yapılmış olmasına rağmen sigorta şirketi kanunun emrettiği 8 iş günü içerisinde ödemekle zorunda olduğu tazminatı ödemediğini, davacının haklarını (tazminatını) sebepsiz yere ödemeyerek ihlal ettiğini, ödemekle zorunlu olduğu tazminatın sürümceme de bırakarak sebepsiz zenginleşmeye gittiğini, tahsil etmeleri gereken tazminat alacaklarının yasal süresinde tahsil edilemediğini, alacağın zamanında tahsil edilememesinden ve faizi aşan zararın ortaya çıkmış olması sebebiyle aşkın zarar taleplerine ilişkin huzurdaki davayı açma zaruretinin doğduğunu, kazada açıkça ... sigorta sigortalısının kusurlu bulunduğunu, davacının ise kusurunun bulunmadığı dikkate alındığında davacıyı zarara uğratmak maksadıyla herhangi bir ödeme yapmadığını, bunun üzerine taraflarınca 04/01/2022 – 2022.E... sayılı dosyası ile değer kaybı tazminatı talep edildiğini ve dosya 23/05/2022 – K-2022/... numarasıyla karar verildiğini, yapılan değerlendirmeler ve belirtilen gerekçeler neticesinde davalı ... sigortanın sorumluluğuna karşı hüküm kurulduğunu, davacının borcu tahsil etmek amacıyla 3.10.2019 tarihinde borçluyu temerrüde düşürmüş ancak borcunu 22.6.2022 tarihinde icra kanalı ile tahsil edebildiğini, davacının davalıdan talep ettiği değer kaybı tazminatının temerrüde düşürdüğü tarihteki alım gücü ile tahsil edeceği tarihteki alım gücünün de aynı olmayacağını ve davacının zarara uğrayacağını, dosyada tahsil edilen faizi ile alacaklı davacının zararını karşılar nitelikte bir bedel olmadığını, anılan kanun maddesi uyarınca borçlu alacaklının temerrüt faizini aşan zararını karşılamakla yükümlü olduğunu, kaldı ki burada sigortalısı adına borçlu olan sigorta şirketi tazminat alacağını ödemeyerek kusuru ile borcun tahsil edilmesini engellediği için davacının uğradığı munzam zararı karşılamakla yükümlü olduğunu belirterek HMK 107. Maddesi uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile; davacının alacağını zamanında tahsil edememesinden kaynaklanan belirsiz olan munzam zararının şimdilik 500,00 TL'sinin davalıdan avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak nevinde ikame edilmesinin usul hukuku kurallarına aykırı olduğunu, davalı şirket tarafından davacıya ödeme yapılmış olduğundan herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, değer kaybına ilişkin olarak davalı şirkete 29.12.2021 tarihinde .... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosya ile ilamsız icra takibiyle ihbar edildiğini, işbu takibe dayanak belge olarak ekspertiz raporunun sunulduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan değer kaybı ekspertiz raporlarunun incelenmesi neticesinde işbu raporun başvuru konusu araç bizzat görülmeden, yalnız araç fotoğrafları ve diğer evraklar üzerinden inceleme yapılmak suretiyle hazırlandığının tespit edildiğini, usule uygun hazırlanmayan ekspertiz raporlarına itibar edilmediğini, davacı tarafından değer kaybına ilişkin olarak 04/01/2022 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuruda bulunulduğunu, işbu başvuru sonucunda 23.05.2022 tarihli 2022.E... - K-2022/... sayılı Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararı uyarınca davacı tarafından icra takibine konu edilmiş ve davalı şirket tarafından .... İcra dairesi ... E. Sayılı dosyasına ödeme yapıldığını, anılan ödeme ile birlikte davalı şirketin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, davacının faizi aşan zararını inanılır, kesin ve net bir şekilde ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafça bu hususu ispata yarar somut delilin sunulmadığını, salt ülkenin içinde bulunduğu ekonomik olumsuzlukların munzam zararın kanıtı olarak kabul edilemeyeceğinin aşikar olduğunu, davalı şirketin temerrüte düşmediğini ve dava konusu olayın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun da bulunmadığını, davalı şirketin yargılama süreçleri devam ederken savunma hakkını kullanmış olup kararda çıkan miktarı tazminat sorumlusuna ödediğini, belirterek davanın reddine, aksi taktirde ilgili resmi kuruluşlardan tahsil tarihi ile dava tarihi arasındaki enflasyon verilerini gösteren tefe-tüfe-üfe oranları, bankalardan faiz oranları ve diğer yatırım araçlarındaki hareketlere ilişkin dokümanlar getirtilerek varsa zarara ilişkin bilirkişi raporu alınmasına, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası UYAP sistemi üzerinden dosya içerisine alınmıştır.

Sigorta tahkim komisyonundan 2022.E... sayılı başvuru sonucunda aldırılan hakem kararı ve uyuşmazlık dosya sureti, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden Hasar bilgisi, Kaza Tespit Tutanağı bilgisi ve Eksper Rapor bilgisi suretleri dosya içerisine alınmıştır.

Tüm dosya kapsamının ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda: Dava; ... plakalı aracın değer kaybına ilişkin ödemenin geç yapılmış olması nedeniyle munzam zararın oluştuğu iddiasıyla açılan maddi tazminat davasıdır.

Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır.

Nispi ticari davalar ise her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... sayılı, 29/03/2022 tarihli ilamında belirtildiği üzere; borçlu temerrüdünün önem arzeden sonuçlarından ilki TBK'nun 120 maddesinde düzenlenen temerrüt faizi, ikincisi ise TBK'nun 122 maddesinde düzenlenen munzam zarar talebidir.

Temerrüt faizi; para borcunu ifada temerrüde düşen borçlunun, temerrüde düşmekte kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın ödemekle yükümlü olduğu, temerrüt olgusunun gerçekleşmesi ile kendiliğinden işlemeye başlayan bir borç olup, bu durum ve temerrüt faiz oranları, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un (3095 sayılı Kanun) 2. Maddesinde düzenlenmiştir. Temerrüt faizi, sözleşmeden doğan para borçlarının yanı sıra, sözleşme dışı hukuki ilişkiden kaynaklanan para borçlarında da uygulama alanı bulur.

TBK'nun 122, mülga 818 Sayılı BK'nun 105 maddesinde düzenlenen munzam zarar ise; para borcunun ifasında borçlunun kusuruyla temerrüde düşmesi nedeniyle alacaklı nezdinde ortaya çıkan zararın temerrüt faiziyle karşılanamaması hâlinde ortaya çıkar ve borçlunun temerrüdü ile borcun ödendiği tarih aralığındaki dönemi kapsar.

Munzam zarar, borçlu temerrüde düşmeden borcunu ödemiş olsaydı, alacaklının mal varlığının kazanacağı durum ile temerrüt sonucunda ortaya çıkan ve oluşan durum arasındaki farktır.

TBK’nın 122. maddesi, kaynağı ne olursa olsun temerrüt faizi yürütülebilir nitelikte olmak koşuluyla bütün para borçlarında uygulanma olanağına sahiptir. Munzam zarar borcunun hukukî sebebi, asıl alacağın temerrüde uğraması ile oluşan hukuka aykırılıktır. Bu nedenle borçlunun munzam zararı tazmin yükümlülüğü, asıl borç ve temerrüt faizi yükümlülüğünden tamamen farklı, temerrüt ile oluşmaya başlayan asıl borcun ifasına kadar geçen zaman içinde artarak devam eden, asıl borçtan tamamen bağımsız yeni bir borçtur.

Alacaklı munzam zarar talep edebilmek için borçlunun kusurunu ispat yükümlülüğü altında değildir. Ancak temerrüt faizi ile karşılanamayan bir zararın varlığını ve bu zarar ile temerrüt olgusu arasında illiyet bağı bulunduğu ispatla yükümlüdür. Bu iki hususun ispatı halinde borçlu; ancak temerrüde düşmekte kusurunun bulunmadığını ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir. Varlığı iddia olunan munzam zararın, alacaklı tarafından HMK'nun 194 maddesine uygun şekilde yasal ispat vasıtalarıyla somut, inanılır ve açık bir biçimde ispatlaması gerekir. (İstanbul BAM 13. HD. 14/03/2024 T. 2021/... E. 2024/... Karar Sayılı İlamı)

Somut olayda; davanın sebebi ZMMS poliçesi kaynaklı olmayıp aracın değer kaybına ilişkin ödemenin geç yapılmış olması nedeniyle munzam zararın tazminine ilişkin açılan bağımsız nitelikte yeni borç mahiyetindeki TBK 122. maddesine dayalı açılan tazminat davasıdır.

Dolayısıyla eldeki dava, yukarıda açıklanan mutlak ticari davalardan değildir. Yine davacı asil tacir olmadığından nispi ticari davanın şartları da somut olayda oluşmamıştır.

Dava; asıl borçtan tamamen bağımsız (yani TTK da düzenlenen sigorta hükümlerine dayanan poliçeye dayalı tazminat talebinden tamamen bağımsız) TBK 122. maddesine dayanan yeni bir borç niteliğindeki bağımsız nitelikte munzam zarar iddiasına dayalı açılan tazminat davası olduğundan uyuşmazlıkta TBK 122. Madde uygulanacağından uyuşmazlıkta görevli mahkemenin genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatine varılmakla Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, mahkememiz kararı kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle davanın usulden REDDİNE,

  2. Mahkememiz kararı kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

  3. HMK m. 331/2 hükmü yargılama harç ve giderleri hususunda görevli ve yetkili mahkemece bir karar verilmesine,

  4. Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,

Dair, tarafların yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 30/01/2024

Katip ...

e-imzalıdır

Hakim ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistanbulTARİHİ23/09/2022hükümtrafik

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim