İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/547 E. 2024/660 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/547
2024/660
25 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/547 Esas
KARAR NO :2024/660
DAVA:Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:23/09/2024
KARAR TARİHİ:25/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile davacı hakkında davalı alacaklı tarafından ilamsız icra takibi yapıldığını, takibe konu olarak da 5.000.000 TL avukatlık ücret sözleşmesinden bahsedilmiş olup böyle bir rakamdan dolayı davalı alacaklıya davacının borcunun olmaması nedeniyle takibin iptali için bu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, davacı hakkında yapılan icra takibinin hukuki dayanaktan yoksun olup iptali gerektiğini, davacı ...'nın,... ... Dış Tic. Şirketlerinin sahibi olup ticaret ile uğraşan bir iş insanı olduğunu, davalı tarafın avukat olup davacının muhasebecisi vasıtasıyla tanıştıklarını ve 2016 yılından bu yana davacıya hukuki danışmanlık vermeye başladığını, ilk başlarda avukat davacı ilişkisi içinde devam eden bu ilişki zamanla davalı tarafın davacının güvenini fazlasıyla kazanmasından dolayı abi kardeş ilişkisine döndüğünü, ilk başlarda davacının ticari işleri normal seyrinde devam etmekte iken özellikle 2018 yılından itibaren piyasaların da kötüleşmesiyle ve dalgalanmalar sebebiyle davacının işleri de önce durgunlaşmaya ve yavaşlamaya başlamış,akabinde araya Pandemi sürecinin de girmesiyle davacının da ticari anlamda zor süreçler yaşamaya başladığını, davacının davalı avukatla aylık danışmanlık ücreti ve yapılacak işlerde masraflar haricen karşılanmak üzere 2016 yılında anlaştıklarını ve 2016-2019 yılları arasında çok fazla avukatlık işi olmamasına rağmen danışmanlık ücretleri davalı tarafa ödendiğini, bu ücretlerin ya elden teslim edilmek suretiyle ya da davalı avukatın yakınlarının (annesinin, kız kardeşinin ) hesabına yapılmak suretiyle ödendiğini, neden onların hesabına ödeme yaptığını sorduğunda ise davalı taraf her defasında kendisinin yeni avukat olduğu yönünde bahaneler ürettiğini, davacının işleri kötüye gitmeye başladıktan sonra piyasaya borçlanmaya başlamış,borçlarını yapılandırmak ve ödeme planları yapmak için alacaklılarla bir araya gelerek çeşitli protokoller imzalandığını, bu süreçte davalı avukat davacıya hukuki yardımda bulunmaktan öte hep korkutmak ve sindirmek suretiyle yaklaştıklarını, bütün haklarını sadece ve sadece kendisinin koruyacağını,piyasadaki alacaklı ve borçlu olduğu kimselere güvenmemesi gerektiği yönünde ısrarla telkinlerde bulunduğunu, davacının içinde bulunmuş olduğu zor durum dolayısıyla kendini tamamen davalı avukatın direktiflerine bırakmış,onun dediği her şeyi yapar olduğunu, bu süreçte davacının da alacaklı olduğu bazı firmalarla ilgili bütün evrakları ve bunun dışında davalı avukatın kendinden talep etmiş olduğu bütün evrakları davalıya ilettiğini, zamanla davalı avukat davacının üzerindeki baskılarını iyice artırmaya başlamış,bilgisi ve rızası dışında davacıya borçlu olan şahıs ve firmalar üzerinde de borçlu oldukları rakamlardan çok fazla meblağlar talep edilebilecğini, davacının bunu iknaya zorlamaya çabalar hale geldiğini, her defasında davacı tarafından durumun bu olmadığı,borcunu ödemek isteyenlere bu şekilde yaklaşılmaması gerektiği yönünde aralarında konuşmalar geçtiğini, davacı tarafından davalı avukatın bu hukuk dışı taleplerinin hep reddedilmiş olmasının davalının davacı hakkında eylemlerine başlangıç zemini oluşturduğunu, aralarındaki vekalet ilişkisi nedeniyle vekalet ilişkisini ve güveni kötüye kullanan şüpheli taraf, avukatlık ücreti alacağı adı altında afaki ve kabul edilemez bir meblağı icra marifetiyle davacıdan tahsil etmeye çalışmakta olup davacıya karşı tehdit hakaret suçlarını da işlediğini, Arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, davacının yargılama harç ve giderlerini karşılayabilecek durumda değildir.Yargılama giderleri ile dava harcını ödeme gücünden yoksun olduğunu, bu sebeple Adli Yardım taleplerinin bulunduğunu belirterek öncelikle Adli Müzaheret taleplerinin kabulü ile, davanın kabulüne,müvekkil aleyhine başlatılan ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibinin iptaline, davalının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına ve %10 para cezasına mahkûmiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dosya tensip aşamasında iken kararı çıkmış olduğundan davalı tarafa tebligat yapılamamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, avukatlık vekalet alacağı iddiasıyla başlatılan ilamsız icra takibi sebebiyle İİK 72. maddesine göre menfi tespit istemine ilişkindir.
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosya UYAP sureti dosyamız içerisine alınmıştır. İcra takibini başlatan davalı alacaklı "Avukat ve avukatlık sözleşmesinden kaynaklanan alacak ücret alacağı" diye alacağını nitelendirmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık temelde vekalet ilişkisine dayanmakta olup, vekalet ilişkisi TBK 502 ve devamı maddelerinden düzenlenmiş bir müessese olup, 6102 sayılı TTK'da düzenlenmediğinden TTK 4. Maddesinde belirtildiği anlamda mutlak bir ticari davaya vücut vermez. Ancak, vekalet sözleşmesinin her iki tarafı tacir olması durumunda, uyuşmazlık nispi ticari davaya vücut verebilir.
Eldeki davada taraflar arasında TBK 502.maddesi göre vekalet sözleşmesi olduğu, her iki tarafında tacir olmadığı ( yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre avukat tacir değildir) anlaşılmakla, eldeki dava mutlak ticari dava veya nispi ticari dava olmadığından görevsizlik kararı verilerek görevli mahkemelerin İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
-
Dava dilekçesinin görev nedeniyle REDDİNE, görevli mahkemenin İstanbul Nöb. Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun tespitine,
-
HMK 20. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesine müteakip taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmesi halinde dosyanın Nöb. İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmediği takdirde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına,
-
Harç, yargılama giderleri ve sair hususların görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden oy birliğiyle karar verildi. 25/09/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:32:59